"Faruk Bildirici" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Faruk Bildirici" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Faruk Bildirici

Söyleşinin kaynağı eksik

“DEV organizasyon öncesi açıklandı! Müthiş önlemler” başlıklı haber,  İstanbul’da yapılan Euroleague 2017 Final Four’un güvenliğini üstlenen Magus Güvenlik AŞ Genel Müdürü Atilla Akyürek ile söyleşiyi içeriyordu.

Hürriyet internette 18 Mayıs’ta yayınlanan bu habere aradan yaklaşık bir ay geçtikten sonra bir itiraz geldi. Yağız Çelikyüz adlı internet editörü, bu söyleşinin kendisine ait olduğunu öne sürüyordu:

 

“Vatandan Haber isimli web sitesinde çalıştığım sırada Final Four organizasyonunun güvenlik işlerini yapan firmanın genel müdürü ile bir röportaj gerçekleştirdim. Ardından, yaptığım röportajı site sorumlusuna gönderdim ve onay aldım. Bir süre sonra sitede röportajı bulamadım. Google’da arama yaptığım zaman bu röportajın Fenerbahçe muhabiriniz Ahmet Ercanlar imzası ile web sitenizde yayınlandığını gördüm.”

 

Bu iddiayı, haberde imzası olan Ahmet Ercanlar’a sordum. Söyleşinin öyküsünü samimi bir dille anlattı:

“Yağız Çelikyüz’ün çalıştığı internet sitesi, Magus Güvenlik’in bulunduğu gruba iş yapan şirketin. Genel müdür ile kendi sitelerinde yayınlanmak üzere ona bir söyleşi yaptırmışlar. Ben oradayken getirdi, yöneticileri de Hürriyet’te yayınlanması için bana gösterdi. Ben de bu metni yeterli bulmadım, Genel Müdür Atilla Akyürek ile telefonla görüşerek, o metni genişlettim. Ancak benim hazırladığım metin Hürriyet internette yayına verilirken editörler tarafından kısaltılmış. Öyle olmasaydı, iki metin arasındaki fark daha iyi görülecekti. Yağız Çelikyüz, şimdi işten atılınca bu konuyu gündeme getiriyor, daha önce itiraz etmemişti.”

 

İki tarafı da dinledikten sonra Çelikyüz’ün gönderdiği ilk metin ile Hürriyet internet sitesinde yayınlanan metni karşılaştırdım. Hürriyet’te yayınlanan ve 30 cümleden oluşan haberin girişinden başlayarak 25 cümlesi, Çelikyüz’ün metniyle sözcüğü sözcüğüne aynı. Haberde ilk metinde olmayan beş farklı cümle eklenmiş.

Bu durum, Çelikyüz’ün hazırladığı söyleşinin büyük bölümünün Hürriyet’in haberinde kullanıldığını ama Ercanlar’ın da genel müdür ile konuşarak eklemeler yaptığını ortaya koyuyor. Orijinal metni o şirketin yöneticileri vermiş olsa bile yararlanılan metnin kaynak olarak gösterilmesi gerekirdi. Oysa internetteki haberde söyleşinin tamamını Hürriyet yapmış gibi sunulmuş. Bu söyleşinin eksiği bu.

 

MEDYANIN UYARI GÖREVİ

 

MAALESEF uzun tatili olan bayramlarda trafik kazası haberleri rutin hale geldi. Her bayram onlarca kanlı kaza yaşanıyor, bayram sonrasında da ölen ve yaralanan insanların bilançoları çıkarılıyor. Ama biz gazetecilerin, trafik kazaları karşısında yapacaklarımız bu tür haberlerle sınırlı kalmamalı. İnsanları bilgilendiren, uyaran ve dikkatlerini çeken haber ve yazılar da yayınlayabiliriz, yayınlamalıyız.

 

Uyarıcı yayınlara trafik kazası yapan otobüs firmalarının adını açıkça yazmakla başlayabiliriz. Bu firmaların adlarının yayınlanması hem firma yöneticileri için hem de o otobüslere binen okurlarımız için uyarıcı olur. Firma yöneticileri önlem almak, şoförler de daha dikkatli olmak zorunda kalır. Aksine kaza yapan firmaların isimlerinin haberlerde gizlenmesi, aynı hataların dolayısıyla da kazaların tekrarlanmasına yol açar. Medyanın uyarı görevini hakkıyla yerine getirdiği bir örnek geçen hafta yaşandı. Başta Hürriyet olmak üzere birçok medya kuruluşu, gençler arasında uyuşturucu kullanımının ne denli arttığına ilişkin haberler yayınlayarak toplumun ve devletin dikkatini bu konuya çektiler. Hürriyet, başarılı habercilik örnekleri sergiledi. Toplumu bilgilendirme konusunda son günlerde ortaya çıkan olumlu örneklerden bir diğeri Manisa’da askerlerin zehirlenmeleri olayı idi. Hürriyet, bu konuyu ayrıntılı haberlerle takip etti, orada yaşananların perde arkasını aydınlatmaya çalıştı.

 

Olumlu habercilik örneklerinden biri de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “Adalet” yürüyüşü ile ilgiliydi. Hürriyet, birçok medya kuruluşunun tersine basılı gazetede ve internette bu protesto eylemiyle ilgili haberleri her gün ayrıntılı olarak okurlarına duyurdu. Okurları bilgilendirme işlevini yerine getirdi.

 

Yanlışları düzeltmek için eleştiri ne kadar gerekliyse olumlu örneklerin çoğalması için de övgü o kadar yararlıdır. Olumlu örnekleri görmezden gelmek bu zor koşullarda didinen, koşuşturan arkadaşlarımıza haksızlık olur.

 

OKURDAN KISA KISA

 

MÜZEYYEN Huş: Ahmet Hakan, “bir zamanların efsane cep telefonu” dediği N.’yi kullanmaya başladığını yazıyor. Sonra da “bu telefonla tanışmasını sağlayan” kişiye teşekkür ediyor. Bu yazı bir telefon reklamı değil midir? Daha önemlisi, bu kişi o telefonu Ahmet Hakan’a hediye mi etmiştir; yoksa parasıyla satmış mıdır? Bizi aydınlatın lütfen. (18 Haziran)

 

Evren Dağ: İnternette “Ronaldo’nun yeni takımını açıkladılar” başlığı var. Tıklıyoruz. Açılan sayfada Ronaldo’nun Instagram fotoğrafı var fakat yeni takımıyla ilgili bilgi yok. Yanıltıcı başlık.

 

Timur Çınar: Bugünkü (11 Haziran) bulmaca ekinizin şifreli bulmacasında anahtar kelime Münir Özkul. Resimde ise Robin Van Persie? Geçen pazar günkü bulmacanızda ise bir soru: Resimdeki sanatçı. Ama resim yok!

 

Naim Aktar: Büyükada’daki tacizciyle ilgili habere “İranlı tacizci” başlığı atmak zorunda mıydınız? Böylece bütün İranlıları töhmet altında bıraktığınızın farkındasınızdır umarım. Bıraksaydınız o bilgi haberin içinde kalsaydı.

 

Mustafa Sağlamer: 8 Haziran’da birinci sayfadaydı: “Doha için Türk-İran formülü.” Türk ile İran, elma ile armuttan bile fena. Hiç değilse onların ikisi de meyve. Peki Türk ile İran? Biri ulus, diğeri ülke. Türkiye ile İran’ın suyu mu çıktı? Bu yanlışla ilgili eleştirileri ve okur temsilcisi olarak sizin uyarılarınızı kaç kere okudum, hatırlamıyorum. Ama aynı hata sürekli tekrarlanıyor.

 

Birce Ertızman: “Genç kızın onur davası” başlığınızı kınıyorum. 2017 yılında hâlâ bekareti onur olarak gören bu bakış açısı kadınların her gün cinayetlere kurban gitmesine neden olmaktadır.

 

Bayezid Yıldırım: Haberde bahsedilen hava aracı “microlight” olarak isimlendirilir. Parantez içinde yazdığınız “yelkenkanat” farklı bir branştır.  Kullandığınız yanlış isim hiç kazası olmayan bir branşın adının asılsız yere bir kaza ile anılmasına sebep olmaktadır. (21 Haziran)

 

Çağatay Bayrak: İnternette tek satırlık haberi okumak için sayfalarca fotoğraf gezmekten bıktık. Başta spor haberleri olmak üzere, başlıkta yazanı okuyacağımızı düşünüp, onlarca fotoğrafın arasında kaybolmak sinir bozucu.

 

Etem Derman: “Galatasaray’a kötü haber! Küme düştü.” Galatasaray küme mi düşmüş? Hayır. Sadece bir istatistikte son üçte. Peki, bu haber internette böyle bir başlıkla mı verilir?

 

Sacit Renda: Medyada “o” salgını var. “O bakan ne dedi?”, “O gazeteci gözaltına alındı” diye internette başlamıştı. Bugün de Hürriyet’te, 1. sayfada “O telleri pilot niye göremedi?” ve 3. sayfada “O levyeye 3 yıl hapis istendi” başlıkları var. Bilmece gibi... (3 Haziran)

 

X