"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Hikmet Demirkol

Tarkan ile bu yaz bambaşka olacak

21 Haziran 2017

Geçtiğimiz sene yayınladığı Türk Sanat Müziği albümü Ahde Vefa’nın rekor satışı aslında yaklaşmakta olan Tarkan çılgınlığının artçılarındandı. En son 2010 yılında yayınladığı pop albümü Adını Kalbime Yazdım’dan beri sevenleri gerçek bir pop Tarkan albümüne hasretti. Geçtiğimiz yaz yayınladığı ‘Cuppa’ single’ı ile deyim yerindeyse Türk müzik dünyasını tartışmalar ile fokur fokur kaynatan sanatçı, beklentileri boşa çıkartmayacak cinsten dopdolu bir albüm ile yeniden bizlerle.

Tarkan, sevenlerini hangi şarkılarla yakalayacağını çok iyi bilen bir profesyonel. 7 yıl gibi büyük bir aradan sonra hayranlarının onu ne denli özlediğini tahmin edercesine yine uzunca süre adından söz ettirecek bir albüm hazırlamış. 14 şarkılık yeni albümünde Tarkan, kendi şarkılarının yanı sıra vazgeçilmezleri Aysel Gürel, Sezen Aksu ve Nazan Öncel şarkılarına da yer vermiş. Ümit Sayın, Günay Çoban, Gülşah Tütüncü ve Ayça Z. Aydın’ın şarkılarının da yer aldığı albümün prodüktörlüğünü Ozan Çolakoğlu ile Tarkan birlikte üstlenirken, tüm aranjeler yine Ozan Çolakoğlu imzasıyla hazırlanmış.

Benim için yeni bir albümü tadına vararak dinlemenin en güzel yolu mümkünse albüm hakkında kimseler yorum yapmadan önce alıp dinlemekten geçiyor. Konu Tarkan olunca hakkında yazılacak o kadar çok yazı ve haber olacağını çok iyi bildiğim için albümün müzik marketlere düştüğü ilk akşam hemen gidip satın aldım. Evde CD çalarım olmadığı için DVD oynatıcımda albümü en baştan sona hiç şarkı atlamadan bir kere dinledim. Hemen sonrasında albümü bir kere de kartonetteki sözleri okuyarak, kim hangi şarkıyı yazmış, bestelemiş diye ince detay dinleyerek favorilerimi oluşturdum.  

ÇIKIŞ ŞARKISI: ‘YOLLA’

Albüm gerçek bir A1 şarkısıyla açılıyor. Kıpır kıpır bir yaz şarkısı olan ‘Yolla’ artık klasikleşen, heyecanı tavan yapacak bir Tarkan introsuyla başlıyor. Albümde Yolla’ya kıyasla daha etkili çıkış şarkıları var diye kendi kendime söylenirken, bir haftanın sonunda Tarkan’ın bu şarkıyla çıkmasını ancak anlayabildim. Melodisinden midir, sözlerinden midir, yoksa klibini izledikten sonra bende bıraktığı histen midir bilmiyorum. Ama Yolla’nın çok zekice hazırlanmış bir çıkış şarkısı olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Eminim bu sezon birçok maçta, stadyumlarda bu şarkının tezahürat halini duyacağız.

Bunca yıl sonra Tarkan piyasaya yeni bir albüm çıkartınca herkes gibi benim de beklentilerim tavan oluyor. Nedense hiç yapılmayanı, hiç cesaret edilmeyeni bir tek Tarkan yapar gibi bir beklentim var. Hayalimdeki ‘Yolla’ klibi nasıl olurdu ben de tam bilmiyorum, ama Justin Bieber-Sorry klibine benzeyecek bir çalışma olmazdı sanırım. Beklentilerim hala yüksek, darısı ikinci klibe diyelim.

Yazının devamı...

Katy Perry’e Tanık Olmaya Hazır Mısınız?

14 Haziran 2017

Neredeyse bundan 10 yıl önce hayatımıza ‘I Kissed A Girl’ şarkısıyla giren ve akılları karıştıran Perry, ardı arkası kesilmeyen hit şarkılarıyla ve zihin zorlayan albüm satışlarıyla bunca zaman içinde müzik dünyasında ismini pırlantalarla yazdırmış bir sanatçı. Katy Perry’nin müzik piyasasında kırdığı rekorlar, satış listelerinde bir numaraya çıkan turne hasılatları olsa da, kendisi saf yanını ısrarla koruyan, aklına geleni ilk seferde söyleyen haliyle hala dikkat çekmeyi başaran samimiyetiyle hafızalarda yer ediyor. Bu huylarını özellikle yeni albümüyle daha çok gözler önüne seren sanatçı son haftalarda yaptıklarıyla merakları yeniden kendisine çekmeyi başardı.

Taylor Swift Ve Katy Perry Krizi…

Katy Perry yeni albümü ‘Witness’ı tanıtmakla meşgul olsa da bir yandan da geçmişiyle hesaplaşıyor. Taylor Swift ile olan arkadaşlığının son senelerde rekabetten düşmanlığa geçişini açık açık her fırsat dile getiren Perry bu işin peşini bırakmayacağa benziyor. 2013-2014 döneminde Pery’nin bazı dansçılarının Taylor Swift’in turnesinde de destek amaçlı yer almasıyla anlaşmazlık durumu yükselişe geçmiş.  Taylor Swift’in ‘1989’ turnesinde Katy Perry’nin ekibinden adam çalma çabası ikili arasında ilişkileri daha da gergin bir hale getirmiş. Dahası Taylor Swift’in son albümündeki ‘Bad Blood’ şarkısını Perry’e ithafen yazdığı iddiası zaten hali hazırdaki gergin durumu daha da çıkılmaz bir yola sokmuştu.

Katy Perry bu konuya o dönemde ara ara açıklamalar vermiş ve sosyal medya paylaşımları yapmış olsa da, esas içini dökme durumunu yeni albümünün tanıtım evresinde yapmaya karar vermişe benziyor. İlk olarak James Corden ile Carpool programında Taylor Swift ile arasındaki gerginliği açık açık dile getiren sanatçı, yaşanan tüm gerginliklere rağmen kendisiyle barışmak istediğini dile getirdi. Bununla konu sona erdi mi dersiniz? Elbette hayır. Son 2 haftadır Katy Perry yeni şarkılarını ve yeni albümünü anlatsa bile, magazin basını tüm manşetleri Taylor Swift ve Katy Perry arasındaki bu gerginliğe çevirmiş durumda. Geçtiğimiz Cuma yani Katy Perry’nin yeni albümü yayınlandığı gün, 3 yıldır dijital platformlarda’1989’ albümünün yayınına izin vermeyen Taylor Swift ani bir karar ile bu yasağı kaldırmaya karar verdi. Herhalde Taylor Swift’in bu kararı basit bir tesadüften bir tutam fazladır diye düşünen bir ben değilimdir. Bu ikilinin yeni round kapışmaları 2017’nin gündeminden düşmeyecektir, bence ikisini bir düet paklar.

“Witness’ İle Farklı Bir Katy Perry

Her yeni albüm çıkartan sanatçı gibi Katy Perry de farklı ve dikkat çekici yollarla yeni albümünü tanıtmanın peşinde. ‘Witness’ albümünün Cuma günü yayınlanmasından sonra sanatçı Los Angeles’taki evine yerleştirdiği 41 kamera ile Youtube kanalı üzerinden canlı yayınla hayatını tüm dünyayla paylaşmaya başlayan sanatçı farklılığını yine ortaya koydu. 72 saatlik canlı yayın boyunca hayranlarıyla canlı yayında uzun uzun sohbet eden hatta bir psikolog eşliğinde terapi bile yapan sanatçı ev halini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermeye devam ediyor. ‘Witness’ın sözlük anlamı gibi Katy Perry tüm onu sevenlerini kendi hayatına tanık hale getiriyor ve bu yolla 2017 senesindeki turnesine bir anlamda göz kırpıyor, onu merak edenlere farklı bir konser deneyimi yaşatacağının sinyalini ufaktan veriyor.

Yazının devamı...

#ONELOVEMANCHESTER

7 Haziran 2017

Yaşanan saldırı sonrası Ariana Grande hemen ardından ülkeyi terk etmiş, uzunca süre sessizliğini korumuş hatta bu tutumundan ötürü de ciddi şekilde eleştirilmeye başlanmıştı. Acımasız saldırıda hayatını kaybeden bir sürü genç insanın acılı aile yakınlarının ve arkadaşlarının feryatları herkes gibi beni de çok derinden yaraladı. Sosyal medyada insanlar yaşadıkları bu acı olaya karşı hissettiklerini paylaşırken, bir video özellikle dikkatimi çekmişti. Söz konusu videoda olaydan birkaç gün sonra Manchester Arena önüne giden kalabalığın hayatını kaybeden ve yaralananlar için seçtiği protesto yöntemi hep bir ağızdan meşhur Oasis şarkısı ‘Don’t Look Back In Anger’ şarkısını söylemesiydi. Özellikle yaşanan bu hain saldırıdan sonra, olanları sindirmek ve kabullenmek bir o kadar zorken, sosyal medyada insanların duygularını kin gütmeden, birbirlerini ayrıştırmadan, hep birlikte yaşamak istediklerini dile getirir paylaşımlar yaptıklarına tanık oldum. Terörün insanlara yaşatmak istediği korku ve panik duygusu bu sefer tam tersine insanları daha da birbirine kenetler bir duruma dönüştürdü.

ARİANA GRANDE SESSİZLİĞİNİ BOZDU

Tüm dünya bu hain saldırıyı konuşmaya, tartışmaya devam ederken Ariana Grande geçtiğimiz hafta sessizliğini yaşananlardan sonra Manchester’da yapacağı anma konserini duyurarak bozdu. 23 yaşındaki genç yıldız 4 Haziran akşamı Manchester’da ‘One Love Manchester’ adıyla Old Trafford Cricket Ground’da dev bir yardım konseri düzenledi. Biletleri 6 dakikada tükenen bu etkinlikte ayrıca patlama gecesi olaydan etkilenenlerin de katılması için özel bölümler ayrılmıştı. Grande’nin düzenlediği bu özel geceden elde edilen gelir Manchester Arena’daki saldırının kurbanlarına bağışlanacak olması, bu konseri tüm dünyanın gözünde daha da farklı bir yere taşıdı.

DÜNYACA ÜNLÜ SANATÇILAR AYNI SAHNEDEYDİ

60.000 kişinin katıldığı bu dev organizasyonda Ariana Grande’yi Justin Bieber, Katy Perry, Miley Cyrus, Coldplay, Liam Gallagher, Marcus Mumford, Pharrell Williams, Imogen Heap, Little Mix, Take That, Robbie Williams, Black Eyed Peas ve Niall Horan sahnede yalnız bırakmadı. Birbiri ardına çıkan ünlü isimler şarkılarla geceyi doldururken, havadaki sevgi ve barış duygusu 3 saat boyunca hiç kesilmeden artarak devam etti. Ariana Grande sahnede Miley Cyrus, Coldplay, Black Eyed Peas’e eşlik ederken çoğu zaman duygularına hakim olmakta güçlük çekip göz yaşlarına engel olamadı. Bu özel gecenin aynı zamanda internet üzerinden canlı yayınlanması ile Pazar gecesi sosyal medyada #OneloveManchester hashtag’i saatlerce en çok paylaşılan ve konuşulan konu oldu. Her sahneye çıkan şarkıcının performansı ve sahnede söyledikleri gece boyunca sosyal medyada büyük yankı yarattı.

GALLAGHER KARDEŞLER AYNI SAHNEDE OLACAKTI İDDİASI

Yazının devamı...

KAÇIRILMAYACAK BİR MÜZİKAL: HEDWIG VE ANGRY INCH

31 Mayıs 2017

Müzikale gidene kadar kendimi özellikle oyunun detaylarından ve hakkında yazılanlardan uzak tuttum. Tamamen tarafsız bir şekilde izlemek için buna gerçekten özen gösterdim. Tıpkı bir konserden mest şeklinde ayrılıp bütün gece o konserdeki şarkıları tekrar tekrar dinleyip, doyamayıp hafta boyunca sanatçının şarkılarına kendimi vurduğum gibi dün bütün gün internette ‘Hedwig and Angry Inch’ haberleri kovaladım. Oyunun heyecanı sizlere kalsın diye o konuda pek bir şey yazmayacağım. Ama hazırlık süreci ve yarattığı yankılarıyla ilgili yazmak istediklerim var.

Sinema Uyarlaması Ve Broadway Oyunu

‘Hedwig ve Angry Inch’ aslında dünyaca ünlü bir müzikal. Sinema uyarlamasıyla da büyük ses getiren eser, kült bir Broadway oyunu olarak anıladursun, böylesine büyük başarı kazanan bir oyunun aynı etkide Türkçeleştirilmesi gerçekten de çok zor bir proje. John Cameron Mitchell’in eserini Türkçe’ye çeviren ve müzikaldeki tüm şarkıları uyarlayan kişi, oyunun başrolündeki Yılmaz Sütçü. Müzikalin 2 saat ve arasız olduğunu öğrendiğimde ‘ara vermeden acaba zorlanır mıyım?’ diye düşündüğümü itiraf etmeliyim. Bu soruyu müzikalden çıkınca bana tekrar sorsalardı oyun ara vermeden keşke bir saat daha sürse diyebilirdim.

2 saat boyunca şarkılardaki enfes ve nefessiz bırakacak yorumu, etkileyici oyunculuğuyla Yılmaz Sütçü salondaki herkesi kendisine hayran bıraktı. Benzer şekilde oyunda başrollerde Yılmaz Sütçü’ye eşlik eden Ayşe Günyüz’ün performansı da bir o kadar etkileyiciydi. Müzikale baştan sonra enstrümanlarıyla hayat veren müzisyenler; Engin Özşahin, Sinan Altıparmak, Necmi Taşkıran, Eren Turgut, Can Kalyoncu da oyunun başarısında büyük rol oynuyorlar.

Ödüllerle ‘Hedwig ve Angry Inch’

‘Hedwig ve Angry Inch’in başarısı meğer bu sene birçok ödülle taçlandırılmış.  Afife Tiyatro Ödülleri 2017’de Yılın En Başarılı Yardımcı Kadın Oyuncusu Ödülü, Haldun Dormen Özel Ödülü,  Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri 2017’de Yılın En Başarılı Müzikal / Komedi Erkek Oyuncusu Ödülü, Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde ‘Müzikli Oyun’ ödülü, Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Barış Ödülleri 2017’de komedi ve müzikal dalında yılın yönetmeni ve aynı dalda yılın En İyi Erkek Oyuncu ödülleri bu başarının kanıtları. 

Yazının devamı...

Morrissey’in filmi geliyor

17 Mayıs 2017

Hava kararıp sahne ışıkları artık Morrissey için yandığında etrafımdaki insanların çıldırırcasına bağırmaya başladığını, zaten tüm bekleme süresi boyunca kendimde de neden bu kadar biriktiğini anlayamadığım heyecanın tavan yaptığı o anı hala unutamıyorum.

Morrissey grubuyla birlikte sahneye gelip selam verdikten sonra önce Türkçe ‘merhaba’ dediğinde konser için bekleyen o dev kalabalık resmen kendinden geçmişti. Anonslarına ‘Zeki Müren’ ve ‘Morrissey’ diyerek devam ettikten sonra ilk şarkısı ‘Panic’i söylemeye başladığında daha önce hiç hissetmediğim farklı bir mutlu enerjiyi üzerimde ve etrafımdaki insanlarda hissettiğimi hatırlıyorum. O zamana kadar Morrissey benim için dışarı çıktığımda, en çok da bir Ankara klasiği olarak gittiğim Cafe Bien’de dinlemekten mutlu olduğum şarkıcılardan biriydi. One Love performansından sonra The Smiths albümlerini ve Morrissey’in solo albümlerinin hepsini sanki sınavda soracaklarmışçasına ezbere öğrenecek kıvama gelene kadar dinlemiştim. Bir konserden çok etkilendiğim zaman bu etki bende konser sonrasında daha fazla yer ettiği için Morrissey heyecanım üzerimden birkaç ay gitmemişti.

‘ENGLAND IS MINE’ 2 TEMMUZ’DA PRÖMİYERİNİ YAPIYOR

Konser performansları bir yana, katıldığı televizyon programları ve röportajlarında da kendisine hayran bırakan Morrissey’in hayat hikayesi keşke filme çekilse ne güzel olurdu diye içimden geçirdiğim çok olmuştur. Yazının buraya kadar bendeki Morrissey heyecanını anlatmama sebep olan haber de işte tam burada geliyor karşımıza. Yapım aşamasındayken adı ‘Steven’ olan daha sonra ‘England Is Mine’ olarak değiştirilen söz konusu film 2 Temmuz’da Edinburgh Uluslararası Film Festivali’nde(EIFF) prömiyerini yapmaya hazırlanıyor.

‘England Is Mine’ 1970’lerin Manchester’ında geçiyor. Genç yaşlarda vergi dairesindeki pek de sevmediği işini hayali olan müzik kariyeri için terk eden Morrissey’in hikâyesi konu ediliyor. İngiltere’nin müzik arenasında Linder Sterling ile yollarının kesişip arkadaş olmalarından, The Smiths’in kurucularından Johnny Marr ile bir araya gelmelerine kadar giden sürecin anlatıldığı filmin biletleri geçtiğimiz gün satışa çıktı.

MORRISSEY CEPHESİNDEN SES YOK

Bu özel yapımın oyuncu künyesine baktığımızda Morrisey’i Jack Lowden, Linder Sterling’i Jessica Brown Findlay, Jonnny Marr’ı ise Laurie Kynaston canlandırıyor. Senaryosunu Mark Gill ve William Thacker’ın yazdığı, yönetmenliğini ise yine Mark Gill yaptığı ‘England Is Mine’ 71. Uluslararası Edinbrugh Film Festivali’nin kapanış gecesinde beyaz perdede olacak. Filme dair birçok soru işareti havada gezinedursun, yapım aşamasında filmdeki anlatılanlara ve olaylara dair Morrissey’den herhangi bir onay alınmadığını da belirtmek gerekli. ‘England Is Mine’ı önümüzdeki dönemde Türkiye’de vizyonda görür müyüz bilmiyorum, ama tahminimce film festivallerinden birinde mutlaka izleriz diye umut ediyor, dileğimi buradan evrene iletiyorum.

Yazının devamı...

‘13 Reasons Why’ geri dönüyor

10 Mayıs 2017

İlk sezon sonunda olayların tam olarak sonuçlanmaması, karakterlerin gelecekte neler yaşayacağını merak edenler bir yanda, ‘13 Reasons Why’ ilk sezon sonunda geldiği sonuçla bitmesi gerektiğini düşünenler diğer yanda, sosyal medya epeydir bu iki tarafla çalkalanıyordu. Jay Asher’in aynı adlı romanından uyarlanan dizi Hannah Baker’ın kendi hayatına dair geride bıraktığı ipuçlarının izini süren lise arkadaşlarını konu ediyor. Diğer yandan da ’13 Reasons Why’  gençlerin ergenlik döneminde yaşadıkları sıkıntılara da mercek tutuyor. Böyle bir sosyal sorumluluk hissi de barındırdığı için dizinin kısa sürede fenomen oluşu, imdb’de yüksek puanlar alması çok da sürpriz sayılmaz doğrusu.

Tıpkı bir başka Netflix harikası olan ‘Stranger Things’te olduğu gibi ‘13 Reasons Why’ da müzikleriyle beni büyüledi. Dizinin dünya çapındaki başarısında oyunculuk ve işlenen konunun güncelliğinin yanı sıra, dizi müziklerinin de büyük pay sahibi olduğunu düşünüyorum. The Cure, Joy Division, Billie Eilish, Chromatics, Lord Huron, The Japanese House ve Selena Gomez gibi isimlerin yer aldığı soundtrack albüm de en az dizi kadar ilgi çekmeyi başardı. ’13 Reasons Why’ soundtrack albümünde Yazoo cover’ı ‘Only You’ şarkısını seslendiren Selena Gomez dizinin devam edeceği haberini kendi instagram profilinden de paylaşırken yakaladığı ilgiyi göz önüne alırsak, yeni bölümler için 2018 senesine kadar nasıl bekleyeceğiz inanın ben de bilmiyorum.

CALVIN HARRIS’TEN YAZA YENİ ALBÜM MÜJDESİ

Dans müziğinin nev-i şahsına münhasır sanatçısı Calvin Harris bu yaz yayınlayacağı albümünü duyurdu. Yakın zamandaki açıklamalarında bir albüm yayınlamaktansa single çalışmalarıyla ilerleyeceğini belirten sanatçı yazın yayınlayacağı albüm haberi ile adeta sağ gösterip sol vurdu.

‘Funk Wav Bounces Vol. 1’ adını verdiği albümü için dün sosyal medya profilinde yayınladığı video ile albümde çalıştığı isimleri açıklayan Calvin Harris bu yazı bize farklı yaşatacak anlaşılan.

Yazının devamı...

'OK Computer' 20 yaşında!

3 Mayıs 2017

Berlin, Londra, Amsterdam, Melbourne, New York gibi dünyanın birçok şehrinde duvarlara asılan 1997-2017 tarihi net olarak belirtilmiş, OK Computer albümü çağrışımlı posterler son 10 gündür Radiohead severler tarafından fark edilip, sosyal medya üzerinde haklı bir merakı körüklemişti.

Grup kendi sosyal medya profillerinden dün bu merakları haklı çıkartacak kısa bir video paylaşıldı.  ‘Climbing Up The Walls’un sözlerinin biraz daha farklı bir versiyonunu duyduğumuz bu videonun paylaşımından sonra ‘OK Computer’ sinyalleri daha da tavan yaptı. Radiohead olayı fazla uzatmadan dün ağzındaki baklayı çıkarttı. 21 Mayıs 1997’de yayınlanan bu efsane albüm 20. yılına özel bir paketle tekrardan yayınlanmaya hazırlanıyor. ‘OK Computer’ın 20. yıl versiyonu 12 şarkılık orijinal halinin yanı sıra 3 adet daha önce hiç yayınlanmamış yeni şarkı ve 8 adet b-side’da oluşan iki albüm olarak yayınlanacak. Haziran ayında dağıtıma çıkacak olan albüm, arşiv sevenlerin özenle düşünüldüğü box set’in yanı sıra plak, cd ve djital formatları da müzikseverlerin beğenisine sunuluyor.

4.5 MİLYON SATTI…Radiohead’in müzik kariyerlerinde yayınladıkları üçüncü albüm olan ‘OK Computer’ grubun bir önceki albümlerine nazaran daha deneysel ve farklı bir çalışmaydı. Buna rağmen yayınlandığı 1997 senesinde İngiltere’de albümler listesinde bir numaraya yükselmiş, Amerika müzik listelerinde ise en yüksek giriş yapan albüm olarak başarısını perçinlemişti. Albümden yayınlanan ‘Paranoid Android’, Karma Police’, ‘Lucky’ ve ‘No Surprises’ single’ları ile albüm dünya çapında 4.5 milyondan fazla satmıştı.

‘OK Computer’ öyle özel bir çalışma ki, hem eleştirmenler tarafından hem de müzikseverlerin nazarında her daim günümüze kadar yayınlanan en iyi albümler listesinde yerini hazır etmiştir.  Radiohead’in kültleşmiş bu albümü, Britpop’un bilindik yapısından bir nebze uzak olsa da aslında günümüz popüler müzik türleri olan alternatif ve indie müziğinin temel yapı taşlarındandır diyebiliriz. Diğer yandan ‘OK Computer’, tüketim çılgınlığı, politik karmaşa, yalnızlık gibi 21. yüzyıl durumlarına inceden inceye dokunduran bir albüm olmasıyla da dikkatleri üzerine çekmiştir. 20. yılı şerefine bu özel albümü tekrar hatırlamak, arşivleri albümün yeni versiyonuyla şenlendirmek gerek.

 

PARKFEST’TE UNKLE RÜZGARI ESECEKSon iki yılın festival sezonunu başlatan PARKFEST 3. senesinde yine nefis bir line-up karşımızda. UNKLE, Koop Oscar Orchestra, Monality, Vilette, Jakuzi, Lola Marsh,  Anna RF, Nihil Piraye ve Radyo Eksen Dj’leriyle gün boyu müzik vadeden etkinlik yine KüçükÇiftlik Parkı’nda düzenleniyor. PARKFEST öncesi UNKLE yani nam-ı diğer James Lavelle ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik, sizi festivale hazırlamak için iyi geleceğini düşünüyorum:

 

Yazının devamı...

Fizy 20. liseler arası müzik yarışması sonuçlandı

26 Nisan 2017

Liseler Arası Müzik yarışması gençlerin müzik yapma azmini arkasına alarak her sene bir önceki yıldan daha da iddialı bir şekilde geri dönüyor ve yeni seslere olanak veriyor. Buradan bakınca yarışmayı müzik sektörüne ve müzik yapmak isteyen gençlere verdiği imkân bakımından çok kıymetli buluyorum.


Dile kolay, tam 20 senedir devam eden etkinlik bu sene arkasına fizy’nin rüzgârını alarak yoluna devam etti. 50 ilden liselerin yarıştığı yarışmada yaklaşık 500 lise İstanbul, Ankara ve İzmir’de Mart ve Nisan ayı boyunca yapılan yarı finallerde tüm hünerlerini sergileyip, büyük final için mücadele ettiler.


40 KİŞİLİK JÜRİ22 Nisan günü İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapılan yarışmanın finalinde 34 lise kıyasıya mücadele etti. Basın mensuplarının yanı sıra Tarkan Gözübüyük, Harun Tekin, Fuat Güner ve Edis’in de yer aldığı 40 kişilik dev jüri, gün boyunca sahneye çıkan genç müzisyenleri can kulağıyla dinleyip, performanslarını en ince ayrıntılarına dikkat ederek değerlendirmeye aldılar.


Yazının devamı...