"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Hikmet Demirkol

Cranberries’in ‘Son’ Albümü Yolda

17 Ekim 2018

‘Everybody Else Is Doing It, So Why Can’t We?’nin 25. yıl özel baskısının ses kalitesinin yenilenmesinin yanı sıra albümde daha önceden yer almayan demo şarkılar ve birçok şarkının stüdyo versiyonlarına da yer verilmiş. 4 CD’lik özel box set, 2 CD’lik özel format ve 2 özel plak versiyonuyla Cranberries hayranlarının yüzü biraz olsun gülecek.

Noel Hogan ve Dolores O’Riordan son 2 senedir bu özel proje için çalışıyorlarmış. Geçtiğimiz gün grubun resmi sosyal medya hesaplarından 2017 senesinde, söz konusu derleme albümün hazırlıkları devam ederken, Dolores ile yapılan özel röportajdan küçük bir kesit yayınlandı.

İlk albümleri yayınlandıktan bir süre sonra bir telefon alan Dolores, ‘Linger’ın Amerika’da inanılmaz bir başarı yakalaması üzerine alelacele grup olarak New York’a davet edilmişler. İlk uçakla soluğu Amerika’da alan grup, şarkının yakaladığı başarının şoku bir yana, MTV’de günde 20 kere şarkının klibinin dönmesine bir hayli şaşırmışlar.

Dolores alışveriş için gittiği bir dükkânda bir müşterinin ‘Cranberries’in solisti burada’ diye çığlıklar atarak kendine koşmasını ve ilk olarak o anda ‘ünlü’ olmanın ne acayip bir his olduğunu kahkahalar içinde anlatmış. Bu sene Ocak ayında çok ani bir şekilde aramızdan ayrılan Dolores’in hayat dolu bu halini röportajda görmek insanın içini acıtıyor.

Dolores’in Ardından

Noel Hogan ilk albümlerinin 25 yıl sonra yeni baskısıyla yayınlanması sebebiyle bir dizi söyleşi gerçekleştirmiş. Tahmin edersiniz ki söyleşinin her kelimesi Dolores ile ilgili. Dolores’i kaybetmenin ardından uzunca bir süre kimsenin kendisine gelemediğini anlatmış söyleşilerde. Her sabah kalktığında bu haberin ilk aklına gelen şey olduğunu belirten Hogan, buna alışmanın bir hayli zaman alacağını belirtmiş.

Yazının devamı...

İbrahim Maalouf’tan Özel Bir Senfoni

10 Ekim 2018

Bu özel albümde Maalouf’a bu şarkıları hayata geçirmesinde destek olan tüm detayları biraz sonra okuyacağınız söyleşide konuştuk. Sanatçının yeni albümüne dair heyecanı ve geleceğe dair söyledikleri, her şeyden önemlisi müziğine dair aktardıkları çok değerli. İbrahim Maalouf’un yeni albümü ‘Levantine Symphony No 1’nin tüm detayları sizlerle:

Yeni albümünüz Levantine Symphony No 1’i yaparken size ilham olan neydi?

Amerika’daki ‘Yeni Levant Girişimi’ adlı organizasyon benimle iletişime geçti. Washington DC’deki yıllık konferanslarının açılış ve kapanış törenleri için benden beste hazırlamamı istemişlerdi. Bu organizasyon Levant (Doğu Akdeniz) fikrinin ekonomik ve kültürel alanlarda tanıtımını yapan bir oluşum. Özetle bu iletişim aramızdaki harika işbirliğinin de başlamasına sebep olan kıvılcım oldu. Bu senfoninin elimizden geldiğince güzel olması için birlikte bütün enerjimizle çalıştık.

Bu işbirliğiyle ilgili biraz daha sizden detay alabilir miyiz? Yeni Levant Girişimi’yle birlikte çalışmak nasıldı?

Kültürel aktivitelere de destek veren ve çok başarılı bir iş adamı olan Jamal Daniel beni aradı. Bana ‘Yeni Levant Girişimi’ni anlattı. Bana aktardıkları şeyler çocuklarımız için hayalini kurduğum geleceğe çok uyuyordu, bu sebeple kendimi onun fikirlerine çok yakın hissettim. Bu konuşmanın ardından birçok kez bir araya geldik, hazırlanacak olan bu müziğin nasıl sunulacağına dair, hangi müzisyenlerle çalışacağımızdan, tüm tanıtım planlarına kadar bütün detayları çok kez konuştuk. Yavaş yavaş ama emin adımlarla projeyi bir araya getirdik. İtiraf etmek gerekirse hayatımda en çok keyif aldığım müzikal yolculuklardan biriydi.
Levantine Symphony no:1’in üretim sürecini merak ediyorum, her parçada nasıl ilerlediğinizi, bestelerin nasıl ortaya çıktığını sizden öğrenmek isteriz.

Senfoninin tamamı aslında tek bir melodinin üzerine kurulu. Bu melodi aslında Doğu Akdeniz ülkeleri için yaptığım bir marştı. Bu melodiyi yapınca tüm hikâyeyi onun etrafına ördüm diyebilirim. Bazen caz, bazen pop, funk, klasik, oryantal hatta bazen dini temalı notlar duyabilirsiniz şarkılarda. Hem Ortadoğu’ya hem de daha Batı’ya giden geniş bir yelpazede oldu ortaya çıkan eser.

Yazının devamı...

Sezen sokakta

3 Ekim 2018

Hafta sonu 55. Antalya Film Festivali’nde ilk defa izleyicisiyle buluşan bu özel belgesel, son senelerde müzik üzerine yapılan en içten ve doğal işlerden biri olmuş. Bu özel proje sayesinde Erkan Güleryüz’ü de tanımış oldum. Erkan, müzik aşkıyla içi içine sığmayan, pozitif ve sürekli yeni bir proje üretmek isteyen çok özel bir sanatçı.

Bu özel gecenin ardından, üretim süreci yaklaşık 1.5 yıla uzanan ‘Sezen Sokakta’ üzerine konuşmak için Erkan Güleryüz ile bir araya geldik. Hem Sezen Sokakta projesinin ortaya çıkış hikâyesini, hem de Erkan’ı yakından tanıma fırsatı buldum.

Söyleşimizin detayları için buyurun:

Erkan Güleryüz'ü kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba Hikmet’cim öncelikle bu güzel sohbet için çok teşekkür ederim. 1975 yıllında Almanya’da doğdum. İlk orta ve lise eğitimimi Aydın’da tamamladıktan sonra müzik eğitimim için İ.T.Ü. Türk Müziği bölümüne başladım.

Kariyerim ile ilgili dönüm noktası 1995 yılında katıldığım müzik yarışması POPSHOW 95 oldu. O gece iki şarkı ile birden dereceye girdim. Yarışma sonrası 1996 Eylül ayında ilk albümüm “İstanbul Bekliyor” yayınladım. O zamandan bu zamana halen müzik sektöründe şarkıcı, besteci söz yazarı,  prodüktör olarak çalışmalarıma devam ediyorum.   

 

Erkan Güleryüz’ün yayınlanmış

Yazının devamı...

Delinin Yıldızı ‘Deluxe’ Geri Döndü

26 Eylül 2018

Remixlerde; 2Rule, Tan Atalar& Emre Yönter, Armageddon Turk, Hökemon imzası yer alıyor ve hepsi de birbirinden harika olmuş. Benim favorilerim: İsim – Şehir (Armageddon Turk Mix), Komşu Işıklar (2Rule House Remix), Dünyacım (Hökemon Mix) ve Arzuhal (2Rule Mix).

‘Delinin Yıldızı’nın yayınlanmasından 1 sene sonra piyasaya çıkan bu özel albüm eminim benim gibi tüm Vega severleri ziyadesiyle mutlu etmiştir. Deluxe albümde bir iki tane de demo niyetine ‘Delinin Yıldızı’na girmemiş yeni Vega şarkısı da olsaydı daha da mest olurdum onu da eklemeden geçemeyeceğim.


Gökhan Türkmen’den yeni proje: 'Synesthesia

Gökhan Türkmen geçtiğimiz hafta yayınladığı yeni maxi single çalışmasına yakından bakmak gerekli. Türkmen bu sefer dinleyenlerini duyuları arasında yolculuğa çıkarmaya hazırlanıyor.

Yazının devamı...

İngiltere’den Gelen Müzik Akımı

19 Eylül 2018

 

İngiliz etkisinin müziğe kattığı güzellikleri sizlerle paylaşacağım.

Pale Waves- My Mind Makes Noises

Geçen seneden beri yakından takip ettiğim Manchester’ın müzik sahnesine kazandırdığı grubu Pale Waves ilk stüdyo albümlerini geçtiğimiz hafta yayınladılar. 2017 senesinde ilk yayınladıkları single’larından itibaren özellikle de anavatanları İngiltere’de hatırı sayılır hayranları olan grup rock ve pop türleri arasında çok usta bir çizgide duruyorlar.

Pale Waves’in sözcüsü ve vokali Heather Baron-Gracie şarkılarının sözlerine ilk günden beri hep çok önem verdiklerinin altını çiziyor. Sahnede onlarca insanın içi boş kelimelerle yazılmış, içinde duygu olmayan şarkılarla mest olmalarına çok üzüldüğünü itiraf eden Heather, kendi şarkılarında bunu hiçbir zaman yapmayacaklarının sözünü veriyor. ‘Biz her zaman yaşanan bir hikayeyi anlatıyoruz ve anlatacağız, yapaylık bize göre çok uzakta’ diyen grubun vokali Heather müziğin onu hayata bağlayan en iyi ifade biçimi olduğunu belirtmiş. Bundan 3.5 sene önce grup arkadaşı Ciara ile ilk defa tanışan Heather, senelerdir yazdığı şarkılarına Ciara’nın davul çalmasıyla birlikte grubun temellerini atmışlar. Kısa zaman sonra Hugo Silvani ve Charlie Wood ile tanışan kızlar geçen hafta yayınlanan ilk albümleri ‘My Mind Makes Noises’ için o dönemden beri harıl harıl çalışmaya başlamışlar.

Albüme yakından bakış

Yazının devamı...

Çiçek Açan Albüm: ‘Bloom’

5 Eylül 2018

Bu senenin başında albümün habercisi ilk single ‘My My My!’ ile ortalığı kasıp kavuran sanatçı, Mayıs ayında bu hızını ‘Bloom’ single’ını yayınlayarak ikiye katlamıştı. Şarkıların hazırlık aşamasıyla ilgili detaylar veren sanatçı albüme ‘Bloom’ adını nasıl vermeye karar verdiğini anlatmış. Yeni albüm çalışmaları için İsveç’e giderek Max Martin’in ekibiyle şarkı yazmak için bir araya gelen sanatçı, bu ortak çalışma sonrasında ‘My My My!’ı yazmışlar. Yeni şarkının heyecanıyla rahatlayan Sivan aynı gün ‘Bloom’ şarkısını yazmış. Söylediğine göre ilk başta şarkının sözlerini yazdığında aslında bu şarkıyı bırakın single olmasını, albüme eklemek istediği bir şarkı bile değilken, stüdyoda üzerinde biraz daha çalıştıktan sonra ortaya çıkan çalışmadan oldukça etkilenmiş. Sonrasında da ‘Bloom’ hem albümün ikinci single çalışması olmuş, hem de Troye’nin yeni çıktığı yolu, coşkusunu ve heyecanını en iyi dile getiren şarkılardan biri olduğu için albüme de adını bırakmış.




Albümde Ariana Grande ile birlikte söyledikleri ‘Dance To This’ şarkısı esin kaynağını Janet Jackson’ın ‘All Nite (Don’t Stop)’tan alıyor. Troye Janet Jackson’ın şarkısını dinledikten sonra ritmi bu hissi veren bir şarkı yazmak istemiş. Sözleri ve bestesi hazır olduğunda Ariana Grande’nin kapısını çalan sanatçı düet sözünü kapınca da birlikte stüdyoya girmişler. Haziran’da yayınlanan söz konusu single ‘Bloom’un bence albümün en iyilerinden.

Troye Sivan ilk albümü ‘Blue Neighbourhood’ sonrası hayatında ne değiştiği sorulduğunda haliyle yaş olarak biraz daha büyümenin ona bir olgunluk getirdiğinden bahsetmiş. Günümüzdeki müzik dinleme alışkanlıklarına bakınca hip-hop ve rap’in yoğun şekilde takip edilen türler olduğunu gözlemlese de, kendisi 2. albüm için çalışmaya başladığı ilk andan itibaren yine de pop bir albüm yapmak istemiş. Troye, ‘Bloom’un gerçek anlamda bir kutlama, kendi varlığını, cinselliğini özgürce anlattığı, hayat coşkusunu yansıtan bir albüm olsun istemiş. İlk albümündeki melankoliyi biraz olsun bu sefer park edip, gençliği, özgür olmayı ve hayatı bu albümde hakkını vererek bir şekilde kutlamış.

 

Yazının devamı...

Eylül’e hazır mısınız?

29 Ağustos 2018

Yeni albümler, yeni çıkışlar, sonbahar ve kış dönemindeki etkinlik planları dahil hepsi Eylül ayını bekliyor dört gözle. Ben de hazırlıkları bir süredir devam eden ve İstanbul’un birçok yerinde afişleriyle duvarları renklendiren Eylül ayında büyük ses getirecek iki festivale bu yazı ile biraz daha yakından bakmak istedim.

 

fizy İstanbul Müzik HaftasıBu sene 18-23 Eylül döneminde ilki düzenlenecek olan yepyeni bir festival başlıyor.


 
fizy İstanbul Müzik Haftası hem müzik dünyasının yıldızlarını bir araya getiriyor, hem de gerçekleşecek paneller ve imza günleriyle farklı ve zengin bir müzik deneyimi sunmayı hedefliyor. 4 ayrı sahnede 30’dan fazla performans, paneller, söyleşiler, imza günleriyle dopdolu bir program bizleri bekliyor. fizy ana sponsorluğunda, Atlantis Yapım, Zorlu Performans Sanatları Merkezi ve SM Production Group organizasyonuyla gerçekleşecek olan festivalin ilk isimleri geçtiğimiz günlerde açıklandı.

 

18-23 Eylül arasında düzenlenecek olan festivalde

Yazının devamı...

Ariana Grande’nin Yeniden Doğuşu: ‘Sweetener’

22 Ağustos 2018

4. stüdyo albümü olan ‘Sweetener’ için aslında Ariana’nın çalışmaları 2016 senesine uzanıyor. Sanatçı ‘Dangerous Woman’ albümünden sonra daha farklı bir sound arayışına gireceğini çeşitli röportajlarda belirtmişti. Geçtiğimiz sene turnesinin Manchester ayağında yaşanan terör saldırısından sonra yeni albümün yayınlanma tarih ve tanıtım çalışmaları otomatik olarak ileriye alındı.

Grande yaptığı söyleşilerde yeni bir albümü yayınladıktan sonra, sanki bu an yaşanmamış gibi davranıp yeni şarkılar yazmaya başladığını belirtmiş. Albümlerinin tanıtım döneminde oldukça faal ve hareketli yaşadığı için bunun ona daha üretken bir hava sağladığını söyleyen Grande, özellikle 4. stüdyo albümü için bu dönemi çok iyi kullanmış.

4. stüdyo albümüne ‘Sweetener’ adını koymasını sebebini yaptığı yeni şarkılar ile sanki bir soruna çözüm bulmak istemiş. Sweetener ile bir insanın hayatına ışık olmak hatta onu hayata döndürmek, yani deyim yerindeyse hayattaki durumları daha tatlı hale getirmek istediğini belirtmiş. Hayata böyle bir pencereden bakacak şarkılar yapması bence yeterince tatlı ve içten, Ariana’nın sempatikliği üzerine şarkıları da sözlerine biraz daha dikkat ederek dinleyince bu his otomatik olarak zaten geçiyor.

Albümdeki Sürpriz İsimler

‘Sweetener’ 15 şarkıdan oluşuyor. Albümdeki 8 şarkının yapımcılığını Pharrell Williams üstlenirken, Pharrell Williams yeni albüm ile yepyeni ve farklı bir Ariana’nın doğduğunu belirtmiş. Hani her sanatçı her yeni albümünde ayrı bir olgunluk dönemi yaşadığını belirtir, o albüm en onun en özel ve samimi albümü olur ya, işte bu tanımların tam karşılığı olan bir albüm ‘Sweetener’. Gerçekten de  Ariana Grande’yi yeniden müzik dünyasına tanımlayacak bir çalışma olmuş.

‘Sweetener’dan ilk çıkan single ‘

Yazının devamı...