"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Hikmet Demirkol

2017’nin en iyi albümleri -Bölüm 1-

20 Aralık 2017

 

12 ay boyunca müzik dünyasında neler oldu, hangi single’lar listelerde tavana vurdu, hangileri listelere bile giremedi, albümlerin enine boyuna son bir kere daha değerlendirildiği adeta sömestr sonu gibi bir dönem.

Bu senenin öne çıkan albümlerini sıralamaya başlayınca ilk listem 50 albümden fazlaydı. 50 albümden daha makul bir rakama inmek için epey uğraştığımı belirtmem gerek. Sonunda bu yazıyı derlerken, geriye dönüp 2017’ye baktığımda en çok aşağıdaki 20 albümün benim hafızamda yer etmiş olduğunu farkettim.

Şimdi sizlerle bu listeyi paylaşmanın zamanı geldi. Haftaya aynı listenin yerli versiyonu ile karşınızda olacağım:

PARAMORE - AFTER LAUGHTER

Bu senenin en güzel olaylarından biri Paramore’un yeni bir albüm ile geri gelmesiydi. Grup dağıldı, dağılacak derken gitarist Taylor’un yaptığı demolar yeni şarkılara giden kapıyı aralamış. ‘Birlikte bir daha müzik yapamayacağımıza neredeyse emindik’ itirafını yapan grubun vokali Hayley Williams yeni albümleriyle bambaşka bir Paramore tonu yakaladıklarını da bu açıklamasının peşine yapıştırıyor. Önceki albümlerine nazaran daha pop havası olan albüm kemikleşmiş kitlelerine kendilerini unutmayacak şarkılar da vermeyi ihmal etmemiş.

Yazının devamı...

Morrissey'den beklenen açıklama geldi

13 Aralık 2017

Hazır kış gelmiş, havalar tam da yeni melankolik Morrissey şarkıları için yeterli koşulları sağlamışken, tüm medya Morrissey’in son dönemde Kevin Spacey ve Harvey Weinstein skandalları hakkında yaptığı yorumları konuşur oldu.

Sivri diliyle her daim dikkatleri üzerine çeken Morrissey, son aylarda taciz iddialarıyla Amerika’yı ve dünya gündemini ciddi şekilde sarsan önce Harvey Weinstein skandalı, daha sonra da Kevin Spacey’nin adının geçtiği iddialar üzerine yaptığı yorumlarla en az bu skandallar kadar kendisinden söz ettirmişti. Sanatçı Der Spiegel’e verdiği röportajda yaptığı açıklamalar üzerine aldığı negatif eleştiriler üzerine dün resmi facebook sayfasından bir açıklama yaptı.

Morrissey’in resmi facebook sayfasından yaptığı açıklamada, Berlin’den Los Angles’a kendisiyle röportaj yapmak için gelen Der Spiegel ekibinin hevesinin, kendisiyle aynı bakış açısında olduğunu sanmasının, bu yaşananlar sonrasında büyük bir hayal kırıklığı olduğunu söylemiş. Yayınladığı açıklamada Kevin Spacey’nin adının geçtiği taciz suçlamalarından ötürü ona kesinlikle hak vermediğini, hiçbir türlü taciz ve cinsel istismarı tasvip etmediğini ve savunmadığını, bu konular hakkında söz konusu söyleşide aktardıklarının Der Spiegel tarafından çarpıtıldığını üstüne basa basa açıklamış. Açıklamalarına bir daha yazılı basına hiçbir koşulda konuşmayacağını ekleyen sanatçı, müzik dünyasında ve politikada fark yaratmak isteyen insanların günümüzde yok sayıldığını ve susturulduğunu belirtmiş.

Söz konusu açıklamada Morrissey, Der Spiegel’e verdiği röportajda söylediklerinin çarpıtıldığını, röportaj sonrasında kamuoyunun verdiği tepkilere cevap olması için röportajdaki ses kaydının kendisine verilmesini talep ettiğinde bu isteğinin reddedildiğini, sadece bu durumun bile kendi başına büyük bir cevap olacağını belirtmiş. Bakalım Morrissey’in bu çıkışına karşı taraftan nasıl bir yanıt gelecek?

 

KEŞİF: FARKETMEZ BAND

Yazının devamı...

Üçlemenin son halkası: ‘Üzülmedin mi?’

6 Aralık 2017

‘Yankı’ yayınlandığı zaman hakkında yazamadığım için içimde kalmıştı, yeni single çalışması ‘Üzülmedin Mi?’ ile Simge’yi daha yakından tanıma fırsatı edindim, bu sayede kasedi biraz başa sarmak istiyorum.

Müzisyen bir babanın kızı olan Simge 12 yaşında gitar çalıp ilk bestelerini yapmaya başlamış. Gün be gün müzik sevgisi çoğalan Simge, müzikle ilgili çalışmalarını İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi bölümünü kazanarak devam ettirmiş. Müzik kariyerine öğrencilik yıllarından başlayan Simge;  Zeynep Dizdar, Gülşen, Yaşar ve Serdar Ortaç’a sahnede vokalist olarak eşlik etmiş.

Birçok jingle ve dizi müziğiyle aslında senelerdir sesini duymaya alışık olduğumuz Simge, 2011 yılında  “Yeni Çıktı” adlı albümüyle müzik piyasasına ilk solo albümü ile giriş yapıyor.  2014 yılında prodüktörlüğünü kendi üstlendiği single çalışması ‘Bip Bip’ i çıkarırken, 2015 Haziran ayı bence Simge’nin kırılma noktasına işaret ediyor.

2015 Haziran ayında DMC etiketiyle yayınladığı Riff Cohen - Dans Mon Quartier cover’ı olan, Sibel Algan'ın türkçe söz yazdığı ‘Miş Miş’ isimli single çalışması Simge’nin müzik kariyeri için belki de en önemli anlardan biri. Söz konusu şarkı yayınlandığı dönem Youtube’da izlenme rekorları kırarken, bugün 164 milyon izlenme sayısına erişmiş durumda.

‘Miş Miş’ ile yakaladığı büyük çıkışın ardından 2016 yılında yayınladığı ‘Yankı’ single’ı benim de Simge’yi gerçek anlamda farkettiğim şarkıdır. 2017’nin başında yayınlanan ‘Prens & Prenses’ ardından geçtiğimiz hafta piyasaya çıkan son single çalışması ‘Üzülmedin Mi?’ meğer bir üçlemenin son parçasıymış.

 

Yazının devamı...

Yeni yıl coşkusu Sıa’dan

29 Kasım 2017

Her sene yeni yıl döneminde yayınlanan Christmas temalı albümler kervanına bu yıl Sia da katılıyor. Yapımcılığını Greg Kurstin’in üstlediği Sia’nın yeni albümü ‘Everyday Is Christmas’ tam anlamıyla mutluluk aşılayan bir albüm olmuş.

Yeni yıl temalı bir albüm yapma fikri ortaya çıktığında Sia ilk olarak her sene yayınlanan bu albümlerin aslında hiç yeni şarkı içermediğini, genellikle yorum farkıyla klasiklerden oluşan çalışmalar olduğunu ve  bu duruma yeni bir bakış getirmek istediğini farketmiş. Greg Kurstin ile bu fikrini paylaşan sanatçı ilk başlarda bir iki single yaparak bu müzik türüne biraz olsun renk katmak istemiş. ‘Muhtemelen üretkenliğimin en yoğun dönemini bu şarkıları yazarken yaşadım’ diye belirten Sia, ‘Everyday Is Christmas’ için şarkılar yazarken kendini bu masal dünyasına öylesine kaptırmış ki sonunda bir albüme yetecek kadar şarkı üretmiş.

Sözlerle ve melodilerle olan hünerini, her yaptığı projede bir başka seviyeye taşıyan Sia, özellikle tatil temalı ‘Everyday is Christmas’ albümü için yine kendine hayran bırakacak bir iş çıkarmış. Muhtemelen birçok sanatçı özellikle bu tema için yeni bir şarkı yazmaktansa, alışılagelmiş klasikleri cover yaparak bu kategoriye destek verirken, Sia ezberleri yine bozacak bir albüm yaratmış.

Yıldızlar: Santa’s Coming For Us, Ho Ho Ho, Puppies Are Forever, Candy Cane Lane

Oscar’ımı Verdim Gitti: Snowman, Snowflake

DERİN SARIYER’DEN YENİ ŞARKI

Yazının devamı...

Ezberbozan Taylor

22 Kasım 2017

Ağustos sonunda Taylor Swift’in yeni albümü ‘Reputation’ için başlattığı tanıtım çalışmaları o dönem oldukça ses getirmişti. Sosyal medya profilini karartıp, tüm geçmiş postlarını silen sanatçı, her gün paylaştığı görsel parçalarıyla tüm takipçilerini bir puzzle oyununa dahil etmişti. Günler sonra bu puzzle oyunu sonunda  bir yılan videosa dönüşmüş ve beraberinde yeni albümün yayınlanacağı tarihi duyurmuştu. Taylor Swift’in seçtiği bu farklı ve oldukça kışkırtıcı tanıtım kampanyası uzunca süre kendisinden söz ettirmişti.

ESKİ TAYLOR NERDE?

‘Reputation’dan yayınlanan ilk single çalışması ‘Look What You Made Me Do’ ile yeni albümün kapılarını aralayan sanatçı, önceki Taylor’ları bir bir yok ettiğin, yeni gelen Taylor Swift’in kimseye benzemediğini bizlere duyurdu. 3 sene önce yayınladığı 1989 albümünden farklı olarak Taylor Swift bu albümün single’larını dijital müzik platformlarında da yayınlayarak yeni albüm çalışmalarında kendi sınılarını genişletti. Sırasıyla ‘Ready For It?’ , ‘Gorgeous’ ve son olarak ‘Call It What You Want’ single’larını yayınlayan şarkıcı yaklaşık 3 ay boyunca yeni Taylor ‘bambaşka’ olacak diyerek albümün yayınlanma tarihi olan 10 Kasım’a kadar geldi.

Her ne kadar yeni Taylor Swift ‘bambaşka’ olacak dense de aslında albüm stratejisi bakımından Taylor, bildiğimiz eski model pazarlama taktiklerinden ilerlemeyi tercih ediyor. Swift, 3 sene önceki yayınladığı 1989 albümünde de uzun süre gündem olan albümünün dijital platformlarda dinlemeye açılmaması politikasını yeni albüm ‘Reputation’ için de sürdürmeye devam ediyor.

REKORLARA DOYMAYAN ‘REPUTATION’

Financial Times’ın Taylor Swift’in yeni albümüne dair önceki gün açıkladığı rakamlara bakılırsa ‘Reputation’ın dijital yayın politikasından uzak olması kendisine zararla değil aksine bu senenin en çok fiziksel albüm satan sanatçısı ünvanıyla geri dönmüş gibi duruyor. Reputation’ın yayınlandığı ilk hafta sadece Amerika’da 1.22 milyon adet satış başarısı yakalarken, bu rakam dünya genelinde 2 milyon adedi buluyor. Yeni albümün ne zaman dijitale açılacağı henüz bilinmezliğini korurken bir önceki albümün aylar boyunca dijital platformlara açılmadığını düşünürsek, bu durum Taylor Swift’in çok da umrumdaymış gibi durmuyor.

Yazının devamı...

18 Yıl Sonra Açılan ‘Kapılar’

15 Kasım 2017

Müzik sektöründe böyle uzun soluklu aralar verildiğinde, geri dönüş çalışmaları hem sanatçı adına,  hem de takipçileri için daha da farklı bir anlam taşıyor. Hafızaları tazelemek adına bir iki ufak not düşmek gerekirse; Fatih Erdemci, 1997’de  Türkiye’nin ilk toplama albümü olan “9’da 9‘da” ‘Ben Ölmeden Önce’ adlı şarkısıyla yer aldı. ‘Ben Ölmeden Önce’nin yakaladığı büyük beğeninin ardından 2 yıl sonra tüm söz ve besteleri kendine ait, içinde “Ben Ölmeden Önce” nin de yer aldığı “Yaşamak Zor” albümünü çıkardı. Şimdilerde yeni albümü ‘Kapılar’ın heyecanını yaşayan Fatih Erdemci ile hem arada geçen bu uzun dönemi, hem de yeni albümü üzerine sohbet ettik.

 

Bu kadar uzun bir aradan sonra yeni bir albüm ile geri dönmek nasıl bir duygu?

 

Çok heyecanlıyım tabi ki. İlk başta biraz endişeliydim çünkü 18 yıl unutulmak için yeter bir zaman. Ama görüyorum ki takip edenim, hala şarkılarımı -bulunması zor da olsa- dinleyenim çokmuş. Bu çok güzel. Bulunması zor dedim çünkü eski albümüm “Yaşamak Zor” yeniden basıma giremedi nedeni ise bağlı olduğum plak şirketinin ben albümü yaptıktan kısa süre sonra kapanmasıdır. Albümü artık bulmak mümkün değil. O zamanlar dijital medya ortamı yoktu. Belli bir sayıda basıldı ve bitti. Bu tür zorluklara rağmen halen biliniyor olmam ya da hatırlanıyor olmam gurur verici. Demek ki iyi şeyler yapmışım sadece yanlış kişilerle yanlış zamanda. Umut verici olan iyi şeylerin mutlaka bir gün doğru yerlere varıyor olması. 

 

Ara verdiğiniz bu sürede müzik ile olan ilişkiniz nasıldı? Yeni bir albüm yapma fikriniz nasıl ortaya çıktı?

 

Yazının devamı...

Biraz Sam, Biraz Kalben

8 Kasım 2017

Kalben’in uzun süredir merakla beklenen ikinci stüdyo albümü ‘Sonsuza Kadar’ ve benzer şekilde Sam Smith’in ikinci stüdyo albümü ‘The Thrill Of It All’. Geçtiğimiz hafta piyasaya çıkan iki albüm günün farklı anlarında sürekli kafamda dolanıp duruyor. Yazıyı yazana kadar fark etmemiştim, iki albüm de sözleriyle önde olan çalışmalar. İki yeni albüm de son günlerimin en büyük neşesi, yeni şarkıları dinledikçe keşfetmek, keşfettikçe daha da bağlanmak tarifsiz bir keyif.  

KALBEN-SONSUZA KADAR

13 şarkıdan oluşan albüm Berkant Ali İncesaraç’ın yönetmenliğinde tamamlanan ‘Ben Her Zaman Sana Aşıktım’ video klibiyle ilk kıvılcımını yaktı. Önceki hafta albümün basın dinleme partisinde yeni şarkılara ısınmış olsam da, bir albümü tam anlamıyla tanımak için onunla tek başına kalmayı daha önemli buluyorum. Ben de bu sebeple albümün cd’si piyasaya çıkınca hemen kendime bir tane aldım. Şarkıları baştan sona dinlerken kartonet incelemek, sanatçının teşekkürler bölümünde yazdıklarını merakla sona kadar okumamak, şarkılara dair kartonette verdiği ipuçlarına tanık olmak inanılmaz hoşuma gidiyor.

Kalben’in ikinci albümü aslında tanıştığımız ve sevip dinlemekten kendimizi alamadığımız o sesi çok da değiştirmeden bize sunuyor. İlk albümden bildiğimiz Kalben müzikal anlamda fazla değişikliğe uğramadan yine bizlerle. Kalben ile ilk albümünden sonra yaptığım röportajlarda şarkıların hikayelerini sorduğumda bu hikayeleri anlatmaktansa dinleyenin kendi tasvirine bırakmak istediğini söylemişti. Bu söylediğini özellikle yeni albümle daha iyi anlıyorum. ‘Sonsuza Kadar’ın sözleri her dinleyişimde beni bambaşka hikayelere götürüyor. ‘Sonsuza Kadar’da Kalben’in kelimeler ile kurduğu dünya çok ustaca. Şarkılardaki melodik yapı akılda kalıcılığı sağlamasının yanı sıra, albümün genel hali sizleri durup düşündüren bir masalsı hava yaratıyor.

Garaj Müzik etiketiyle yayınlanan albümde 13 şarkı yer alıyor. İlk albümde olduğu gibi bu albümde de bir cover şarkıya yer verilmiş. Nil Karaimrahimgil’in ilk albümü olan ‘Nil Dünyası’ndan en özel şarkılardan biri olan ‘Rüzgar’ bu sefer Kalben’in yorumuyla bambaşka bir kimliğe bürünmüş. Kalben şarkı sözü konusunda usta olduğu kadar bence cover yapma konusunda da gerçek bir uzman diyebilirim. Burada değinmeden geçemeyeceğim Kalben’in Zuhal Olcay cover’ı ‘İyisin’ beni ilk duyduğumda büyülemişti. ‘İyisin’ her ne kadar bu albümde olmasa da umarım bundan sonraki albümde bu şarkı kendine yer bulur diye evrene dileklerimi gönderiyorum.

Albümdeki bir diğer sürpriz de, Kalben’in canlı performanslarından herkesin ezbere söylediği ‘Sakin Ol Evladım’ yeni albümde yer alıyor olması.  ‘Sonsuza Kadar’ın düzenlemeleri Kalben’in eşi

Yazının devamı...

Placebo’da David Bowie Etkisi

25 Ekim 2017

Deyim yerindeyse ‘müzelik’ bu malzemelerin satılması her ne kadar grubu duygusal olarak farklı bir yöne götürmüş olsa da, bu satıştan elde edilen gelir Bangkok’taki bakıma muhtaç çocuklara ve İngiltere’deki CALM derneğine bağışlanıyor.

20.yıl turnesi kapsamında İngiltere’de konserlerine devam eden grup yeni albüm çalışmalarına da bir yandan başlamış durumda. Geçtiğimiz günlerde Placebo’nun solisti Brian Molko’nun NME’ye verdiği röportajla birbirinden önemli açıklamalarda bulunmuş. Molko, en son yayınladıkları single’ları ‘Jesus Son’ ve Talk Talk cover’ı ‘Life is What You Make It’in şimdiye kadar yayınladıkları en ticari şarkılar olduğunu belirtmiş. Genelde bu tarz işlerden sonra yaptıklarının tam tersine giderek deyim yerindeyse ‘kariyer yok edecek’ şarkılar peşinde koştuklarını söyleyen Brian Molko, yeni albüm için sürekli şarkı yazdığını söylemiş. Molko, son dönemde yazdığı şarkıların daha çok insanlığın ve hayatın acısı, trajedisi üzerine olduğunu söylerken, bu hislerin şimdilik akıllarının arkasında onlarla birlikte yeni albüme kadar gideceğini de eklemiş.

Yeni albüm için yazdıkları şarkılar bir yana Brian Molko aynı zamanda bu dönemde daha önce hiç denemediği farklı methodlarla üretim yaptığını belirtmiş. David Bowie’nin de sıklıkla kullandığı ‘cut up’ tekniği ile şarkılar yazdığını belirten Molko, bu sayede eski yöntemlerinin tamamını bu albüm için çöpe attığını söylemiş. Kimi şarkılarda önce başlık ile başlayıp daha sonra sözler üzerine ilerlediğini belirten Molko, kendi limitlerini zorlayarak daha önce yapmadığı her yolu şarkı üretmek adına denediğini aktarmış. Yeni şarkılar için bütün bu yeni yöntemleri denemekten çekinmeyen Molko, şarkı yazmanın bir disiplin işi olduğunu ve sürekli çalışmayı gerektirdiğini eklerken, hayranlarına yeni şarkılar için sürprizlere hazır olmaları gerektiğini söylemiş.

David Bowie’nin vefatından sonra Placebo’ya bu kaybın hayatlarına olan etkisi sorulduğunda, Brian Molko hala bu konuyu kendi içinde irdelediğini, uzun meditasyonlar yaparak bu konuyu anlamaya çalıştığını belirtmiş. David Bowie’nin kendisine son 5-6 yıl içinde verdiği öğütleri bu dönemde tekrar tekrar anımsadığını belirten Molko, çok yakın bir arkadaşını ve aynı zamanda akıl hocasını kaybetmenin üzüntüsünü henüz üzerinden atmadığını itiraf etmiş. Brian Molko üzerinde çalıştıkları 8. stüdyo albümlerinin temelinde Bowie’nin kaybının büyük etkisi olacağını belirtirken, bu duruma alışmalarının tahminlerinden de uzun süreceğini belirtmiş.

Kalben – Sonsuza Kadar

Yazının devamı...