"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Gerçekten de yok artık

24 Haziran 2017


“Yok artık” dedirtecek olaylar oluyor.
Erzurum’da bir arkadaş canı sıkıldığı için eline silahı alıyor, ateş ediyor.
Söylediğine göre kola şişesini hedef almış.
Ne fark eder ki...
Ama iki küçük çocuk yaralanıyor.
4 yaşındaki Sümeyye ile 6 yaşındaki İkra sırtlarından vuruluyor.

Yazının devamı...

Kalbimize dokunan reklamlar

23 Haziran 2017


HD Ses Teknolojisi’nin tanıtıldığı filmde bir baba ve kızı var.
Baba bebekken kızına türkü söylüyor, yanı başında...
Elinde sazıyla büyüyünceye, kız okula başlayıncaya kadar...
O kız uykuya öyle dalıyor, baba da kızının üstünü örtüp yanağından bir öpücük alıp öyle yanından ayrılıyor.
Ve genç kız; üniversiteye gidip yurtta arkadaşları uyurken sessizce babasını arıyor.
“Uyuyamıyorum” diyor.

Yazının devamı...

2019 yarışı şimdiden başlar

22 Haziran 2017

Ama bu arada siyasetin tansiyonunun da düşmeyeceğini şimdiden söyleyebilirim.

CHP’nin Ankara’dan başlattığı “Adalet Yürüyüşü” nü yaz boyunca konuşacağız.
AK Parti’nin buna karşı stratejisi tam netleşmedi ama belli ki bir karşı hamle gelecek gibi gözüküyor.
MHP’de iptal edilen kongre kararından sonra parti içi muhalefetin yaz tatili yapacağını zannetmiyorum.
Bu arada CHP’de olağan kongre, kurultay süreçleri var.
İlçe ve il kongreleri yapılacak.
Yani çok sıcak bir yaza hazır olun.

Yazının devamı...

Dertleşme

18 Haziran 2017

Arkadaşlarımla, dostlarımla konuştuğumda, yaptığım iş görüşmelerinden bunu anlıyorum.
Ne kadar çok yorulduğumuzu, ne kadar çok gerildiğimizi, ne kadar çok stres yüklü olduğumuzu...
Bir buçuk yılda dört seçim, bir referandum geçirince hayat kolay olmuyor işte...
Ha bir de 15 Temmuz darbe girişimi...
O hain ordusunun yaptıkları...
Meydanların gerilimi ister istemez topluma yansıyor, evlerin içine giriyor, iş yerlerinin koridorlarında geziniyor.
“İzlemiyorum, takip etmiyorum, okumuyorum” filan deyip, sanki gündemden kopuk olduğunu ima edenlerin aslında olayların tam ortasında olduğunu da biliyorum.

Yazının devamı...

Hiç yakışmadı

17 Haziran 2017

Beni ilgilendiren o görüntüler...
Büyükşehir Meclisi’nde üyeler birbirine giriyor, üstüne yürüyenler mi dersiniz, küfredenler mi, güreş yapanlar mı?
Siyasete uzak durmamın, kalmamın işte haklı gerekçelerinden biri...
Ankara’da, Meclis’te bu görüntüler olursa her kentin meclisinde de bunlar olur.
“Normaldir” diyebilirsiniz.
Ben bunu kabul etmiyorum işte...
İnsan her konuyu tartışır, her konuyu konuşur ama bunun için savaşmak zorunda değildir, birbirine zarar vermek zorunda değil, siyaset kurumunun algısını bozmak zorunda değildir.

Yazının devamı...

Kök hücre bağışçısı olacağım

16 Haziran 2017

Onur Güven’i neredeyse çocukluğundan beri tanıyorum.

Sonra yolumuz gazetecilikte kesişti.
İyi bir muhabirdi, iyi fotoğraf çeker, ses getiren haberler yapardı.
Ben de yakından tanıdığım için hep gurur duyardım.
Ama o benim gibi meslekte inatçı olmadı, meslekten de kopmadı.
Kendine bir ajans kurdu, kendi kendine patron olmayı tercih etti.
Kardeşi İlayda’yı da Onur sayesinde tanıdım.

Yazının devamı...

Hayat dersi veren sözler

14 Haziran 2017

Başarının tesadüfi olmadığını anlatan, kanıtlayan örneklerden sadece biri Obradoviç...
Öyle kolay değil, 9 kez Euro Lig şampiyonu olmak...
Ve bu kadar da mütevazı olmak...
Ne diyor Obradoviç:
“Oyuncular size göre yıldız, bana göre değil. Onlar benim oyuncum, ben de koçlarıyım. Herkes hata yapar, en iyi oyuncular bile. Ben, ‘Her şey çok güzel gidiyor, en iyi sensin!’ demem, gerçek neyse onu söylerim. Dahası, en iyi oyuncuların daha fazla sorumluluğu var. Her konuda örnek olmalılar. Eğer yıldızsanız, en iyisiyseniz, arkanızda 30 milyon insan var. Sizi izliyorlar, hakkınızdaki her şeyi, nereye gittiğinizi, ne yaptığınızı biliyorlar. Bu nedenle bu sorumluluğu taşıyacak bilince sahip olmanız gerekiyor.”
Bu kadar basit aslında...
Bu kadar net...

Yazının devamı...

Sorun sadece futbolda mı?

13 Haziran 2017

Baltaş çok uzun yıllar hem Milli Takım’a, hem de Galatasaray’a danışmanlık yapmış biri...
Bizlerin de Hürriyet bünyesinde aldığımız eğitimlerin bazılarına Baltaş hoca giriyordu, o yüzden kendisini iyi tanıyorum.
Baltaş’ın tespitleri ve önerileri çok önemli.
Sizden ricam bu röportajı yeniden okumanız.
Ne diyor Baltaş Hoca, Türk futbolunun yaşadığı olaylarla ilgili?
Bakın çok çarpıcı...
“Türkiye’de 12-15 yaş akademi ligi diye bir lig vardı. Geçmişte burada görev yapacak 100’ün üzerinde hocayla bir eğitim programını yönettim. Bu programdaki hocalarının yarısının okur-yazarlığı bile şüpheliydi. Bu hocalardan, genç çocukların öfkesini, kaotik enerjisini yönetmelerini beklemek gerçekçi değildir. Geri bildirim vermesini bilmeyen, zaten kendisi futbolun bilimsel tarafından haberdar olmayan kişiler Türk futbolunu geliştirecek gençleri nasıl yetiştirebilirler?”

Yazının devamı...