"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Meydanlar önemli ama sokağı da unutmamalı

27 Haziran 2018


O günden bugüne tam 16 yıl geçti.
Tayyip Erdoğan önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı olarak sayısız seçime girdi ve hepsinden de birinci çıktı.
Kolay değildir.
Hem iktidarda olacaksınız, hem de girdiğiniz her seçimi kazanacaksınız.
Bu şunu gösteriyor.
Erdoğan meydanların dilini iyi okuyor, Türkiye’yi iyi tanıyor, kendi üslubuyla seçmeni ikna etmeyi başarıyor.

Yazının devamı...

Demokrasimizi güçlendirelim

26 Haziran 2018


Ama Türkiye her çözümü sandıktan arayan bir ülke...
Yüzde 87’lik bir katılım belki dünyanın en yüksek oranlarından biri...
O yüzden en büyük takdiri hak eden seçmendir, vatandaşımızdır.
Her koşulda kendine göre çözüm üreten bir ülkeyiz.
Sonuçlara herkesin saygı gösterip asıl gündemimize dönmemiz gerekiyor.
Türkiye kritik bir dönemden geçiyor.

Yazının devamı...

İnsanlığa veda

17 Haziran 2018

Tıpkı Bodrum’da deniz kenarına vuran Aylan bebek gibi... Suriye’deki iç savaşın sembol fotoğraflarından biriydi. Herkes gibi benim de gözümün önünden gitmeyen bir görüntüydü. Size birkaç fotoğraf daha hatırlatayım. Örneğin oyun oynarken Buca’da bir kurşunla aramızdan ayrılan Umut gibi... Aramızdan ayrıldığında beş yaşındaydı. Şimdi yaşıyor olsaydı; genç bir delikanlı olacaktı. 7 yıldır o kurşunu kimin sıktığını adalet bir türlü bulamadı. Geçenlerde bir dava vardı; mahkeme beraat kararı verdi. Silahı ateşleyen o kişi miydi, yoksa bir başkası mıydı, adalet emin olamamıştı. Ama ne fark eder ki... Umut bugün aramızda değil. Koşamadı, oynayamadı, arkadaşları gibi ilkokula, ortaokula gidemedi. Hayallerini gerçekleştiremedi; ailesi onun büyüdüğünü göremedi. Umut’un da fotoğrafları benim hep aklımda, hafızamda...

 

Yine bir başka fotoğraf... Serviste unutulan Alperen... O da çok küçüktü, küçücüktü, daha üç yaşındaydı. Ve bu kısa hayatında verdiği o pozlar benim hafızamda... Serviste unutuldu ama ben onun yüzünü unutamadım. 

Ve... Sakarya’da dört ayağı ile kuyruğu kesik halde bulunan yavru köpeğin son bakışları da öyle... “İnsanlığa veda” dedirtecek kadar içimizi burkan bir fotoğraf oldu. Birkaç gündür sosyal medya yıkılıyor, imza kampanyaları düzenleniyor. Konuşalım, imza atalım ama acaba bir şeyler değişecek mi? Çok emin olamıyorum. Çünkü bir olay yaşanıyor, medyaya yansıyor, “Daha kötüsü ne olabilir ki...” diye insan düşünüyor. Ama bir süre sonra daha felaketi oluyor, daha iğrenci yaşanıyor. O yüzden kampanyalar yapalım ama bunun ötesinde yasalarımıza bir bakalım. Çünkü caydırıcı olmadığı sürece hepimizin yüzünü kızartan bu olaylar bitmiyor, devam ediyor. Şimdi siyasilerimiz seçim derdinde, oy peşinde... Ancak şunu söylemeliyim. Asıl seçmenin dikkatini çekecek, oyunu kullandıracak işte bu meseleler... Yani toplumsal, sosyal olaylar... Bu olayları azaltacak, caydırıcı önlemleri artıracak sözler bence en fazla prim yapacak seçim vaatleridir. Yüzümüz yine kızardı, insan olduğumuzdan utandık. Ne olur bu canilere izin vermeyin...

 

Gözlemim şu: Siyasetten herkes yoruldu

ÇOK insanla konuşuyorum. O kadar çok insanla bu ara siyaset konuşuyorum ki... Siyaset yapanlara söyleyeyim. Yaza girmiş olmamız elbette önemli, havanın sıcaklığı insanlara deniz kenarını hatırlatıyor olması da önemli ama bunu sadece yaz sıcaklığıyla anlatmak da zor. Şunu gözlemliyorum. İnsanlar siyaset uzun bir süre konuşmak istemiyor. Gerçekten de öyle... 24 Haziran’dan sonra belki ikinci tur olacak, sonrasında da yerel seçimler var. Ancak insanlar Türkiye’nin asıl gündemine dönülmesini istiyor. Herkesin önceliği kendisine olabilir. Ancak Türkiye’nin önünde yapısal, radikal kararlar alması gereken çok mesele var.

Yazının devamı...

Benim İzmir tarifim

15 Haziran 2018


Outdoor ilanları veren İzmir Büyükşehir Belediyesi...
Herkesin aklında bir İzmir var ya da herkese göre bir İzmir tarifi var elbette...
İzmir’in son yıllarda çok konuşulduğunu biliyorum.
Ben bunu şöyle yorumluyorum.
Daha doğrusu benim İzmir tarifim şöyle...
Hayatımın neredeyse tamamı burada geçti.

Yazının devamı...

Burası İstanbul değil Bodrum

13 Haziran 2018




İstanbul değil; Bodrum...
Bodrum’u bilenler son yıllarda trafiğin giderek İstanbul’a benzediğini söylüyorlar.
Ben de her fırsatta bunu yazıyorum.

Yazının devamı...

Hikayesi olanları hep sevdim

10 Haziran 2018


“Sizin hayat hikâyenizi kimin yazmasını isterdiniz?”
“Ben yazdım bile... Aslında ölüp gittikten sonra arkamdan neler diyecekleri umurumda değil...”
Bu kadar, nokta...
İki gündür herkes şaşkın...
61 yaşında, bir anda, ansızın kenara çekildi Bourdain...
Kimisi ihanet diyor, kimi aşk acısı, kimi de depresyon...

Yazının devamı...

Zidane gibi davranmak

9 Haziran 2018


Real Madrid’le üç kez Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu ve bir kez lig şampiyonluğu kazanmış bir teknik direktör Zidane...
Böyle bir istifa kararı acaba Türkiye’de alınır mıydı?
Üst üste şampiyonluklar almış bir teknik adam Zidane gibi “Önümüzdeki yıl Real Madrid’in başında olmama kararı aldım. Real Madrid bana her şeyi verdi. Hayatım boyunca bu kulübe yakın olacağım. Bu kararı bu kulübü ve Florentino Perez’i çok sevdiğim için aldım. Perez’e minnettarım” diyebilir miydi?
Kolay kolay tanıklık edeceğimi zannetmiyorum.
Peki hangisi doğru?
Belki Zidane yorulmamış olsaydı, bir süre daha görevine devam edebilirdi.

Yazının devamı...

Manisa İzmir’in bir semti gibi

7 Haziran 2018

 

Zaten yakın olan iki kent daha da yakınlaşmış olacak.
Artık o virajları almak zorunda değilsiniz.
İzmir’den Manisa’ya çok daha rahat gidebileceksiniz.
Manisa son yıllarda önemli bir atak yaptı.
Bunda hiç kuşkusuz Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin önemli bir yeri var.
Türk sanayisinin önemli markalarının Manisa’da üretim tesisleri var.

Yazının devamı...