"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Kentsel dönüşüm asıl imar barışından sonra

10 Ağustos 2018


İmar barışını olumlu buluyorum.
Devletle vatandaş arasında uzun yıllardır süren anlaşmazlıklar, çelişkiler en azından son bulacak.
Bu işin pozitif tarafı...
Devlet fotoğrafı gerçek anlamda çekecek; bana kalırsa kentsel dönüşüm asıl şimdi başlayacak.
Dün Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, imar barışına gelen başvuru sayısını açıkladı.
İmar Barışı’na 3 milyon 780 bin vatandaşımız müracaat etmiş, 1 milyar 350 milyon lira para ödenmiş.

Yazının devamı...

Yeni yüzleri siyasete sokmamız lazım

9 Ağustos 2018



Şimdiden çok şey duyuyorum.
Politikaya nokta koymak öyle kolay değil bizim ülkemizde. Dolayısıyla mevcut başkanların, meclis üyelerinin çoğunu yine aday adayı olarak görün.
İçlerinden bazıları “Tamam...” diyecektir elbette ama çoğunun şansını bir kez daha deneyeceğini düşünüyorum.
Bir de kadrolu adaylarımız var.
Her seçimde isimlerini gördüklerimiz var.

Yazının devamı...

Dikkat çekmezseniz dinleyenler de azalır

8 Ağustos 2018

 


Mesleğim gereği çok sayıda toplantıya gidiyorum.
Bazıları resmi toplantılar, bazıları sivil toplum örgütlerinin organize ettikleri, içlerinde akademik olanlar da var.
Dikkat ediyorum, salonların çoğu boş...
İnsan üzülüyor.
Çünkü konuşma yapanlar günler öncesinde notlar çıkarıyor, hazırlık yapıyor, çalışıyor.

Yazının devamı...

Yerel seçim yaklaşırken

7 Ağustos 2018



Ağustos’a girdik, önümüzdeki ay Eylül, tatil programları biter, okullar açılır ve biz önümüzdeki Mart’ta yapılacak yerel seçimlerle ilgili konuşmaya başlarız.
Diyorum ki...
Acaba bu sefer partiler adaylarını, son 45 gün kala değil de; 5-6 ay öncesinde açıklarlar mı?
Genellikle parti genel merkezleri teşkilatları diri tutmak, heyecanı artırmak için aday adaylığı sürecini uzatıyorlar.
Çoğu kez Yüksek Seçim Kurulu’nun ilan ettiği takvime uyuyorlar.

Yazının devamı...

100 mil yani 160 kilometre koşabilmek

5 Ağustos 2018


Ankara’ya sınırı olan, bozkırın içinde gündüz buz mavisi, akşam üzeri de gün batımı manzarasıyla büyüleyen Tuz Gölü’nde...
“Garmin Runfire Salt Lake Ultra Trail” yarışlarını izlemek için oradaydım.
Neredeyse bütün uzun etapçılarla tanıştım.
Uzun etabı şöyle anlatıyorlar...
“Biz spora gitmeye değil, spor yaparak yaşamaya inanıyoruz. Bunun için hayatın içinde sınırlarımızı zorlayarak, bedenimizi tanıyarak spor yoluyla keşfetmeye, gelişmeye ve eğlenmeye olanak sağlayacak farklı dallarda organizasyonlar düzenliyoruz.”
2010 yılından bugüne Türkiye’nin ilk çok etaplı ultra maratonları olan Likya Yolu Ultra Maratonu ve Runfire Cappadocia Ultra Maratonları gibi uluslararası koşu organizasyonları yapmışlar.

Yazının devamı...

Toplumsal bir konsensüs oluştu

4 Ağustos 2018


Bakıyorum; toplumun genelinde bu konuda bir konsensüs var.
Yine de şöyle bakmak lazım.
Bunlar gelip geçici şeylerdir, bugün gerilen ilişkiler yarın bambaşka bir noktaya gidebilir.
Önemli olan Türkiye’nin kendi ödevlerini yapması...
Bu da daha güçlü bir demokrasiyle olabiliyor.
Ekonomik çözümleri demokrasiyi de içine alarak sunmalıyız.

Yazının devamı...

Bu fotoğrafı önemsiyorum

3 Ağustos 2018



Ben ise sonrasıyla daha çok ilgileniyorum.
Yani seçim sonrasıyla ilgili...
Çünkü Türkiye demokratik bir ülke, önemli olan çarkların çalışmasıdır.
O yüzden seçim sonrasındaki siyasi çekişmeleri, sözleri, işte burada kullanılan tonu zaman zaman eleştiriyorum.
Siyasi nezaketin, siyasi birlikteliklerin önemli olduğunu düşünüyorum.

Yazının devamı...

Tarım 4.00’ın adresi İzmir ve çevresi olmalı

2 Ağustos 2018


Ve ben de bu öneriye birkaç yazımda değindim.
Uğural’ın söylediği neydi?
“Üretim miktarları Türkiye’yi dünyanın en önemli tarım ülkelerinden biri yapıyor. Bu çok büyük ve stratejik bir avantajdır. Öyleyse yapılacak iş bellidir. Türkiye tarım ve gıdada ihracata odaklanmalıdır. Bu performans hedefi Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte özellikle bir devlet politikası şeklinde ele alınmalı ve bu doğrultuda işlerliği olan bir yol haritasına dönüştürülmelidir. Türkiye bunu başarabilir.”
100 milyar dolarlık ihracat potansiyeli olan Türkiye’nin gerçekleşen rakamı 18 milyar dolar...
Yani potansiyelinin çok ama çok altında...
***

Yazının devamı...