"Hakan Ünsal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hakan Ünsal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hakan Ünsal

ABARTILI SAVUNMA...

24 Şubat 2017

Fakat ilk maçtan daha zor olacağı da aşikardı. Olympiakos yakın oyunu seven, mücadeleyi ön plana çıkaran ve korkmayan bir takım. Mustafa Hoca, oyuncularını iyi motive etmiş ve rakibi iyi anlatmış. Savunma ile orta sahanın uyumu ilk yarıda kusursuzdu. Ama maçın tamamını böyle oynamamaları gerektiğini de anlatması gerekirdi. Eksik olan, savunmayı iyi yapan ama asıl işi çabuk hücum olan Regattin, Maher, Bifouma ve Ndiaye’nin rakip kaleye gitmekte zorlanmasıydı. Burada Olympiskos’un çok iyi geri koşmasının ve oyun bilgisi iyi oyuncularının da etkisi vardı.

ASLINI UNUTTU TAKLİTTE ISRAR ETTİ

İkinci yarının başında yenilen gol, belki de her iki takım adına gol bulabilecekleri tek yol olan duran toptan geldi. Sonrasında maçın hareketlendiğini ve hızlandığını gördük. Mustafa Hoca’nın, moral olarak düşen takımını kaldırmak için erken müdahale etmesi gerekirdi. Bu hamle gelmeyince, üst üste Olympiakos atakları ve gol geldi.Osmanlıspor, iyi mücadele ettiği, taktik savunmayı abarttığı ve hücumu unuttuğu bir maçta elendi. Daha doğrusu, aslını unutup taklitte ısrar edince kaybetti. İlk yarıda oyunu tutma, rakibi kontrol etme tamam. Ama ikinci yarı maçı kazanmak için hücum etmemek hataydı.

Yazının devamı...

ŞAMPİYON OLACAK

20 Şubat 2017

Mustafa Hoca, çok tecrübeli ve bu ligi tanıyan bir teknik adam. TFF 1. Lig’e bu kadar hakim değilken bile Rizespor’u çıkarmış bir hoca olarak neler yapacağını biliyor. Dahası, kadrodaki oyuncuların yarısı eski öğrencisi, diğer yarısı da karşılıklı rakip olarak oynayan oyuncular. Hoca, elinde olsa belki bu kadroyu kurardı.

En büyük sorun, Alpay Hoca’nın da birçok maçta sıkıntı yaşamasına sebep olna defans. Savunmada oynayan oyunculara bakınca hepsi kaliteli ve tecrübeli. Fakat öyle hatalar yapıyorlar ki maç kazanmak zorlaşıyor. Savunma direnci, TFF 1. Lig’in olmazsa olmazıdır ve Eskişehir’in kaybettiği maçların baş rolünde basit defans hataları vardı.

KORKUTUCU DEFANS...

Tarık Çamdal genç ama tecrübeli bir bek. Fakat sezon başından beri kafası TFF 1. Lig’e gelmiş değil. Fiziki ve psikolojik olarak bu ligin altında şu anda. Akaminko’nun geçen hafta yaptığı hatalar şaka gibiydi.

Kaldı ki, Elazığspor’un girdiği pozisyonlar fazla ve netti. Mustafa Hoca, çoğu Süper Lig kariyerli oyuncularını kafa olarak TFF 1. Lig’e indirmeyi başarırsa ve bildiği bu ligin oyununu oynatmaya başlarsa şampiyon olur zaten.

 

Yazının devamı...

TUTMUYOR...

19 Şubat 2017

Kayseri karşısında kaybedilen sadece büyük avantaj değil aynı zamanda takım ruhuydu. Dolayısı ile Tudor geldikten sonra neler değişecek sorusu çok merak ediliyordu. Haksızlık etmeyelim, bir haftada kimse büyük değişiklik yapamaz. Sadece değişimin işaretlerini verir.

CHEDJOU FARKI...

Rize karşısında neler değişti? Öncelikle, Selçuk’un dönmesi sonucu topa ve oyuna hakim olma avantajı tekrar kazanıldı. Sonrasında, hoca değişiminin ilk yansıması tazelenmenin verdiği istekli oyun ve mücadele gözüktü. Josue, oynadığı pozisyonun hakkını verecek kadar oynadı.

Yasin ve Rodrigues etkisiz ve beklenenin altında oynadılar. Chedjou ile geçmiş maçlara nazaran daha derli toplu bir defans görüntüsü vardı. Neredeyse her duran top ve yan toptan gol yiyen defansta Chedjou top sektirmedi.

Yazının devamı...

FETiH DEVAM EDiYOR

17 Şubat 2017

Mustafa hoca, Avrupa’da bu kadar uzun gidiyor olmasının neden olduğunu anlatan bir ilk yarı oynattı takımına. Sıkıntı, üretkenlik ve çabuk oyundaydı. Ligimizin en iyi hızlı hücum takımının neredeyse hücum yapamamasının sebebi, karşısındaki takımın savunma kalitesiydi.  Son derece ciddi ve disiplinli iki takım gördük sahada. Çünkü biliyorlar ki kim kopsa geri dönüşü olmaz ve dağılır. Mustafa hoca ve Osmanlıspor için artı yazacak durum; Avrupa tecrübesi olan bir takım gibi sakin ve sabırlı oynamaları. İyi olmayan taraf ise, öndeki hızlı ve yetenekli adamların tam da istedikleri gibi şekillenen bir maçta etkisiz olmaları.

TAM WEBO’NUN iSTEDiĞi GiBi BiR MAÇTI

Osmanlıspor’un nadiren geldiği anlarda top ve oyuncuların aradığı bir isim vardı o da Webo. Birkaç pozisyonda kenardan yapılan iyi ortalara son dokunuşu yapacak adam olmayışı çok net belli oldu. Mustafa hoca, oyun hızı ve temposu için Webo’yu düşünmedi belki ama maç Webo’ya döndü.

Ankara’daki rövanş maçı hem mental hem de fiziki açıdan daha zor olacak. Mustafa hoca bu maçtaki gibi hazırlarsa takımını, sevinen taraf biz oluruz.  

Yazının devamı...

G.Saray ‘Kafa'dan kaybetti

13 Şubat 2017

GALATASARAY için büyük fırsatın maçıydı. Kritik ve zor haftalar öncesi kazanarak zorlu 5 haftalık periyoda avantajlı girme şansıydı. Böyle bir haftada, oyuncuları sadece biraz motive edersin ve çok şey anlatmaya gerek kalmaz.

Galatasaray’da Sneijder ve Selçuk’un olmayışının etkisinin ne ölçüde olacağını iki kişi belirleyecekti. Sergen Hoca ve Riekerink. Sergen Hoca’nın takımını hangi sistemle oynatacağı ve belirlediği oyun stratejisi ilk önemli sebepken, diğeri ise Riekerink’in eksik oyuncuların yerine kimleri tercih edeceğiydi. Bir oyun planı ve stratejisi olmadığı için onu beklemiyordum zaten. Sergen Hoca’nın takımı ilk yarı çok motive ve etkiliydi. Son zamanlarda Türk Telekom Arena’da bir rakibin bu kadar oyuna hakim olduğu maç yoktur. Sebebi, oyunu başlatan ve sonlandıran adamların olmayışıydı elbette ama Riekerink’in seçimi da anlamsızdı.

Tolga uzun zaman sonra döndü ama karşısında sert ve tempolu orta saha oyuncuları görünce düştü. De Jong sadece mücadele ile kendini ifade etmeye çalışan adam olunca Galatasaray orta sahası rakibin kontrolüne geçti.

Riekerink’e sormak lazım... Senin başlatan ve organize eden adamların yokken, bu açığı Rodrigues ile nasıl kapatmayı planladın? Seçimin, top ayağına geldiğinde oyuna dahil olan ve kenardan topla hareketlendiğinde etkili olan Rodrigues mi olur yoksa orta sahada oynattığın ve oyun kurmada şu anda elinde var olan en iyi futbolcu olan Josue mi? Riekerink rakipleri tanımıyor biliyoruz da, kendi oyuncusunu bile tanımıyor.

KAPTAN OLMAYINCA...

SELÇUK İnan son yıllarda hep eleştirilen ve beğenilmeyen oyuncu olarak ön plana çıkartılıyor. Selçuk gibi oyuncuların takım için önemi ve aslında ne iş yaptığını anlatan maçlardır bunlar. Ne Tolga ne de De Jong, Kaptan’ın yaptığı işleri yapamaz. G.Saray’ın neden kendi sahasında bu kadar top kaptırdığını, defansın neden uzun vurmak zorunda kaldığını ancak Selçuk’un olmayışı açıklar.

FORMANIN HAKKI

GOL kaçırırsın, iyi pas atamazsın, hata yaparsın tamam da rakibin kendi ceza alanından çıkarken bu kadar kolay ve adeta kafa yaparak çıkmasına nasıl izin verirsin? Dahası, kendi sahanda rakibin bu kadar kolay paslar yapmasına nasıl izin verirsin? Duruma isyan eden, kabullenmeyen oyuncu yok sahada. Ne kadar eksik olursan ol, giydiğin forma için kavga edip savaşırsan o forma kazandırır sana.

CİMBOM NELER KAYBETTİ?

1- Şampiyonluk yarışı için en önden bileti.

2- Taraftarın desteğini ve inancını.

3- Olmayan hocasını ve bu yılını.

4- Herkese yetki veren yönetimi.

 

Yazının devamı...

Hikayesi baştan farklı

5 Şubat 2017

Bu gerçekte, büyük şova sahne olacak ‘şampiyonluğa tamam mı devam mı’ maçının galasıydı.

Bu bir nevi, hızlı ve çabuk öğrenen öğrenci ile tecrübe ve aklın birleşimi öğretmenin akıl oyunuydu.

CAROLE DARBESi

Muslera’nın bir gün önce sakatlanması, moral bozucuydu. Ama daha maçın başında Sneijder’in sakatlanıp çıkması, işte bu kötüye işaretti. Tutanla oyunu tutan olmayınca, maç daha 6’da G.Saray adına çok daha zorlaştı.

 Osmanlı, Konya ve Başakşehir maçlarının başrol oyuncusu oldu Carole. Carole’un maçın yıldızı yaptığı son oyuncu  Caiçara oldu. Elbette onun  bu duruma düşmesinde Bruma’nın katkısını unutmamalı.

 Maçın başında, her iki takım da rakip savunmalara baskı yaparak oyuna geriden iyi başlama seçeneğini kaldırdı. Doğal olarak oyun her iki takımdan iki önemli oyuncunun, yetenek ve tecrübesine kaldı. Bunlar Emre ve Sneijder’di. Biri sahada olmayınca doğal olarak diğeri devreye girdi ve oyun şekillendi.

GERÇEKLER VİSCA

G.Saray’ın farklı kazandığı Akhisar maçından bambaşka bir görüntüde olması sadece Sneijder ve Muslera ile açıklanamaz. Çünkü karşıda, ligin saha yerleşimi ve alan paylaşımı uygulaması konusunda yıllarını vermiş en iyi örneklerinden biri vardı. Yasin ve Bruma’nın neredeyse sahada olmamaları da bunun göstergesi. Bruma’yı izlemeye gelen Visca’yı alır, Caiçara’yı da not ederdi. Başakşehir’in sisteme sadık sabırlı ve disiplinli oyunu, rakipler için  çok zor ve kazanmak için özel çalışma gerektiren bir düzen. Bu seneye kadar, Başakşehir ile oynayan takımlar yenme odaklı maça çıkarlardı. Ama bu sene Başakşehir’e yenilmemek için sahaya çıkıyorlar. Başakşehir, anormal işler olmazsa İstanbul’un 4. büyüğü olur.

G.Saray, ilk 5 dakika hariç oyunda yoktu. Varlığını hissettirmeye çalıştığı anlar, Podolski’nin şutlarıyla oldu ancak. 2. yarı, top fazlası ile Galatasaraylı oyunculardaydı. Fakat, ne kenarlar kullanılabildi ne de Bruma-Yasin driplinglerini yapabildi. Alan ve zaman bırakmayan Başakşehir sistemi, bütün yetenekli ayakları öldürdü. Sneijder olmayıp, Selçuk sakatlanınca Galatasaray sıradanlaştı. Riekerink için ne söylesek boş. Niye takımın başında kaldığı belli ve süresi dolana kadar o koltuğu işgal edecek. Riekerink’i gönderemez yönetim.

Yazının devamı...

Bruma festivali

29 Ocak 2017

 Bu dörtlü, Galatasaray’ın belki de şimdiye kadar sahip olmadığı kadar farklı ve yetenekli kanat oyuncuları. Sürat, çabukluk, adam geçme ve direkt kaleyi düşünme özelliği olan bu dörtlüye sahip hoca şanslı, takım ise güçlüdür. Bruma uzun sayılacak bir aradan sonra gol atınca rahatladı. Üzerindeki baskıyı atınca da koptu. Aslında takım ve herkes rahatladı. Podolski’nin goldeki pozisyon alışı ve pası bırakışı ders niteliğindeydi. Podolski dersleri devam...

SNEIJDER RESİTALİ

 Maçın başında bulunan goller, Galatasaray’ın çok rahat devam etmesini sağladı. Öyle ki, Wesley’nin topukla verdiği ve gol olsa yılın asisti olacak pası; ceza alanı çevresinde kolay ve etkili paslar yapması, neredeyse her hücumun pozisyon olması bu rahatlığın sonuçları. Sebep? Akhisar takımının savunma ve hücumdaki yetersizliği. Tolunay Hoca’nın takımları saha disiplini ve iyi savunmasıyla bilinir. Belli ki transfer ihtiyacı var, ama saha içinde yolunda gitmeyen işler de var.

YASİN ŞOVU

 Yasin’in bu kadar ekstra oynamasında ve goller bulmasındaki ana sebep, kendini kenara atmak yerine içeri; defans arkasına koşu sayısını artırması ve devamlı ceza alanı içinde olması. Kenar oyuncusu görünümlü forvet olarak oynuyor Yasin. Bruma’nın bencil halini görünce kendini ‘update eden’ (güncelleyen) Yasin, artık hazırlayan değil, hazıra konan adam oldu.

UZUN ZAMAN OLDU 

1- Uzun zaman sonra ilk defa bir yazımı daha ilk yarı bittiğinde tamamladım.

2- Uzun zaman sonra Galatasaray, Muslera’sız bir maç oynadı.

3- Uzun zaman sonra Galatasaray savunması hatasız bir maç tamamladı.

4- Uzun zaman sonra Riekerink’in devreye girmesine gerek kalmadı.

5- Uzun zaman sonra Galatasaray taraftarı rahat ve stressiz bir maç izledi.

6- Uzun zaman sonra maç o kadar erken ve güçlü bitti ki, ikinci yarıyı seyretmeye gerek kalmadı...

Yazının devamı...

Podolski dersleri

25 Ocak 2017

Ama takımın inişli çıkışlı hali ve geleceğe yönelik vermediği inanç da etkiliydi. Galatasaray sezon sonuna kadar yarışta olacaksa bunu yapabilecek tek güç taraftar. Çünkü, camiayı toparlayacak bir yönetim yok, takımı yönetecek bir hoca hala aranıyor, saha içinde kendini dinletecek kaptan da doğrandı ve bitti.

BİR HAFTA İYİ, BİR HAFTA İSE SIRADAN

Maçın yarım saatlik durumu ile Galatasaray’ın hali aynı. Bir hafta çok iyi diğer hafta sıradan. Bir hafta yıldızlar geçidi diğer hafta kara delik. Bir hafta mutluluk diğer hafta çile. Linnes’e bakın. Adam sağ bek ortada yok ama sol bek döktürüyor. Podolski’nin aklı, kalitesi ve isteği maçı kopardı. Eren maçı izlediyse, Podolski’nin organizatörlüğünü görmüştür. Pozisyona girerken Bruma, Rodrigues ve Sneijder’i nasıl kullandığı ve aslında nasıl yönettiğini gördüyse yapması gerekeni de anlamıştır.

Yazının devamı...