"Hakan Ünsal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hakan Ünsal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hakan Ünsal

Sahada olmayan oyuncular!

24 Eylül 2018

Fizik olarak ikinci yarıda düşüş yaşaması ve oyundan kopması maç öncesi tahmin edilen bir durum iken, bütün bunların üstüne, neredeyse her maçta G.Saray’a gol atmayı başaran Seleznyov gibi büyük bir kozun yokluğu maçı sarı kırmızılılar için kağıt üzerinde kazanılmış hâle getirdi. Maçı ve savunmayı gördükten sonra net olarak söyleyebiliriz ki Seleznyov oynasa kesin gol atardı.

Her şey Galatasaray’ın lehine iken maça daha istekli ve direnç koyarak başlayan taraf Akhisar oldu. Kısa pasları baskı yemeden iyi yapan, orta sahadan hızlı çıkan ve oyunu yönünü çabuk değiştirerek Regattin’in Galatasaray savunmasını eksik yakalamasını sağlayarak etkili olmaya çalıştı Akhisar...

Bir diğer akıllıca yapılan iş, oyunun hakimiyetini G.Saray’a bırakıp, baskı yiyerek kendi sahasında mahkum oynamak yerine, orta sahada ve önde pres yaparak G.Saray’ı şaşırtmak oldu. Yarım saat geçildiğinde işler değişmeye başladı ve G.Saray bol pas yaparak oyunu kontrolüne aldı. G.Saray tarafında yolunda gitmeyen durumlar ve sahada olmayan oyuncular vardı. Akhisar’ın işini kolaylaştıran hareketsiz ve statik oyun, Henry’nin devamlı öne koşuları düşünmesi ve takımdan kopması, Sinan’ın etkisiz hâli ve Emre’nin tam ortaya çıkması gereken maçta ağırlığını hissettirememesi, Mariano’nun, Güray’ın savunması karşısında eriyip giden hâli.

BU MAÇTAN HERKES DERS ÇIKARMALI

GALATASARAY ikinci yarıya oyunda ve oyuncularda değişim olmadan başladı. Henry’nin yokları oynayan hâli ortada iken Eren ile ikinci yarıya başlamamak hataydı. Bu maçın bize gösterdiği ve anlattığı net durum, Henry’nin asla önde tek oynayamayacağı, Eren Derdiyok’un eldeki tek forvet olduğudur.

Asıl endişe verici durum ise geçen sezon hep korkutan ve kayıpların çoğunun olduğu deplasmanda kazanamama kâbusunun geri mi döndüğü sorusu...

Bu maçın özürü yok. Hiçbir şekilde mazereti olamayacak, hoca da dahil herkesin ders çıkaracağı bir maç. Takım konsantre değilse, maç içinde yoksa ve devre arası sonrası yine bir şey değişmiyorsa konsantrasyon ustası Fatih Hoca da iyi hazırlanmamış demektir.

NEDEN KAYBETTİ? 

Yazının devamı...

Tarih hep tekerrür eder...

19 Eylül 2018

UZUN aradan sonra statta Şampiyonlar Ligi maçı izlemeye gittim. Önce şunu söyleleyim, gerçekten özlemişim. Hatıralar canlandı ve tarihin tekkerürüne şahitlik etme fırsatı doğdu. Şampiyonlar Ligi müziğini duyunca içi kıpırdamayan, yerinde küçük küçük zıplamayan, ayaklarını sallamayan, kafasını hafifçe yukarı kaldırıp müziğin etkisine girmeyen yoktur.

Taraftar havaya girmiş stadı doldurmuş, futbolcular full konsantre ve galibiyete aç sahaya çıkmış. Maç zaten daha başlamadan kazanılmış. Oyuna başlangıç tam bir iç saha ve Şampiyonlar Ligi startı.

RODRiGOL...

Rodrigues’i attığı golde topu aldığı pozisyonda durdurabilecek oyuncu nerdeyse yok. Kısa alandaki çabukluğu, topla ne yapacağının bilinmemesi ve her iki köşeye de vurma becerisi var. Bu golleri çok atar ve bu goller onun Rodrigol adıyla markası olur. Dar alanda geniş alanda, kısa mesfede uzun mesafede, yakından uzaktan her şekilde adam geçen ve gol atabilen Rodrigues, bu sezon her kulvarda yıldız olur.

Rodrigues’in golü ile tavan yapan tempo ve istek, sonraki dakikalarda düşmeye başladı. Düşen tempo aynı zamanda oyunun hakimiyetini de rakibe geçirdi. Bunun sebebi yorgunluk ya da panik değildi. Eren’in beşli Lokomotiv defansı içinde pulverize olması sonucu forvetsiz ve 1 eksik oynanması yetmemiş gibi, hocanın yanlış seçimi sonucu sahaya çıkan ve hep 1 eksik oynatan Belhanda ile ilk yarının son yarım saatini 2 eksikle tamamladı Galatasaray.

İkinci yarıya da baskı yenilerek başlanması ve oyunu kendi sahamızda kabul etmemiz, rakip kadar Donk ve Serdar’ın kendi güvenli alanlarında kalmak istemesi ve takımı geriye çekmeleri sebebiyleydi. Ceza alanı dışında ve çevresinde kısa ve kolay pas yapılmasına izin verilen Lokomotivli oyuncular, Fernandes ile oyunu yönetti.

EREN DERTSAVAR...

Dahası

Yazının devamı...

İç saha performansı iyi deplasmanı göreceğiz: Metin olun

15 Eylül 2018

Galatasaray’ın maç başlangıcı ve ilk çeyrekte baskı kuramaması, oyuna tam olarak hakim olamamasının birkaç sebebi vardı:

1- Orta sahada rakip paylaşımındaki uyumsuzluk ve baskı zamanlamasındaki hata.

2-Ndiaye ve Donk’un oyun başlangıcında ve rakip karşılamada Fernando etkisi yapamamaları sonucu fazla enerji harcanması.

3-Linnes’in tempo olarak tamam ama oyun aklı ve kenar etkisi olarak Mariano’nun sol ayağı kadar bile olmaması.

4-Eren’in takımı rakip alanda tutacak paslara hakim olamaması ve çevresinde oynayan Rodrigues, Sinan, Emre üçlüsüyle bağlantı kuramaması.

Elbette bunları söylerken, Kemal Hoca’nın Galatasaray’ı iyi analizi ve etkili ayakları nasıl dönüştüreceğini biliyor olması da etkiliydi. Temposu düşük ve güçsüz Eren’i etkisiz hale getirmeleri ise hiç zor olmadı.

Ndiaye, topu kullanmaktan çok, kazanan ve çabukluğu ile topu hızlı öne taşıyan adam rolünü unutmamalı.

Emre Akbaba

Yazının devamı...

Emre Akbaba'nın dönüşü

11 Eylül 2018

UĞRUNA bir veya iki turnuva feda edip, geleceğimizi kurtarmak için sabır gösterip, zaman vereceğimiz jenerasyon bu mudur? Eğer bu soruya net bir şekilde evet cevabı veriyorsak, o zaman saha içinde beklentiyi düşürüp, kadro devamlılığı sağlamak ve saha dışı etkenleri iyi yönetmek zorundayız.

Eksiklerimiz çok. Lider oyuncumuz yok, tecrübemiz az, agresif değiliz, sistemimiz yok ve sahada dağınık bir görüntü veriyoruz.

Artılarımız da var... Yetenekliyiz. Genç, dinamik bir ekibiz ve daha iyisini verebilecek ama kapasitesine ulaşamayan oyuncularımız var. Yani çok sey yapabiliriz.


Yazının devamı...

Galatasaray için hayırlı hezimet

2 Eylül 2018

TRABZONSPOR’un oyun planında en dikkat çeken durum, top Galatasaray savunmasında iken top kullanma becerisi daha iyi olan Maicon’a baskı yapıp, Ahmet’in topla oynamasına izin vermeleriydi.

Devamında orta sahaya ve özellikle Fernando’ya yapılan baskı sonucu, Galatasaray oyuna başlamakta ve hakim olmakta zorlandı.

Trabzonspor, orta saha çizgisinin 25 metre ileri ve gerisindeki bölgede net, tavizsiz ve sert oynadı. Bu bölge içindeki Henry, Emre, Belhanda, Fernando ve Sinan çok yakın markaj içinde önce etkisizleşti, sonra rahatsız edici mücadele içinde kayboldular.


Yazının devamı...

Galatasaray antilop görmüş aslan gibiydi!

28 Ağustos 2018

DAHA ligin başında, Galatasaray için çok kârlı bir hafta haline dönmüştü Alanya maçı... Alanyaspor’un önemli eksikleri, sarı kırmızılı takımın iç saha performansı ve rakiplerin kayıpları, maçtan önce Galatasaray’ı antilop görmüş Aslan’a çevirmişti!

Fakat maçın başında sahada iş pek öyle olmadı. Aç ve istekli olmasını beklediğimiz Aslan, rahat ve tok başladı. Yavaş oyun, düşük tempo ve Eren ilk yarım saati boşa harcadı. İki kenarda oynayan Nagatomo ve Mariano aslanın pençeleri gibi devamlı saldırırken, Sinan, Henry ve Eren’den oluşan hücum hattı birbirinden kopuk, etkisiz ve sıkıntılıydı. İlk yarının son bölümünde duran toptan gelen gol tempoyu ve baskıyı yukarı çekse de, pozisyon sayısını artırmadı.

Galatasaray ikinci yarıya öyle bir başladı ki, o coşkuya birçok rakip karşı koyamazdı. Aslında ilk yarıda yapması gereken herşeyi ikinci yarıya saklayan Galatasaray’da Sinan’ın golü, Alanyaspor’un az kalan direncini tamamen kırdı ve şov başladı. Aslan artık avını yakalamıştı ve kısa sürede paramparça etti.

EMRE GALASINI YAPTI

Henry, çabukluğunu, süratini ve nasıl bir etkisi olacağını gösterdi. Emre, kalitesini, zekasını ve atacağı gollerin galasını yaptı. Sinan, sol ayağını hatırlattı, kendine güvenenleri mahcup etmedi ve neden forma verildiğini gösterdi. Muslera, kariyerinin en rahat maçını oynadı. Taraftar da olabilecek en iyi senaryoda bir maç seyrederek büyük zevk aldı.

GÖRDÜKLERİNİZ GÖRECEKLERİNİZİN TEMİNATIDIR

FARKLI galibiyetin morali ve etkisi sadece Galatasaray’a olmayacak. İşin olumlu tarafı elbette sarı kırmızılı tarafa ama endişe verici tarafı da rakiplere olacak. Ligin başı olsa da, nispeten sorunsuz ve kazanarak gidiyor olmak ve takviyelerin gelecek olması Galatasaray’ı ligde şampiyonluk yarışının en güçlü adayı haline getirecek. Aslında Galatasaray, farklı kazanırken şunu anlattı. Gördükleriniz göreceklerinizin teminatıdır...

GOMIS BULMAK ZOR

Yazının devamı...

Belhanda için devir teslim zamanı

20 Ağustos 2018

Maçın ilk yarısı tam bir tek kale şeklinde geçti. Bu kadar baskı içinde, Göztepe’nin az pozisyon vermesi, ilk defa kalede oynayan genç Göktuğ’un çok sıkıntı yaşamadan ilk yarıyı tamamlaması Galatasaray için soru işareti. Henry’nin golüne kadar olan nadir görülecek süredeki baskılı oyunda ilk sıkıntı Eren’di. Eren’in önde topu saklama oranının düşük olması ya da Titi’nin iyi savunması, baskıyı büyük pozsiyonları küçük yaptı.

EREN'LE OLMAZ

Bir kez daha gördük ki Eren iyi bir yardımcı forvet olur. Eren’den sonraki problem ise Belhanda. Tıkır tıkır işleyen çarktaki kırık diş Belhanda... Birbirine bağlı hatlar arasında aparat olamayan Belhanda... Jonglörlük ile futbolculuk arasında aylardır yeteneklerini göstermesini beklediğimiz Belhanda... Artık yolun sonu. Taraftarın gözünde Cimbom’un çocuğu, sahadaki işleri ile futbolun çocuğu Emre geldi ve artık değişim zamanı. Bugüne kadar tanınan fırsatları değerlendiremedin ve şimdi devir teslim zamanı geldi.

YAŞATACAĞIN ÇOK ŞEY VAR

EMRE Akbaba için heyecan, hırs ve istek içeren bir maçtı. Nasıl olmasın ki... Sevdiğin takıma transfer olarak hayallerine ulaşmışsın ve ilk maçında büyük taraftarın karşısına çıkıyorsun. Maçtan önce kurduğu hayaller, kafasında yazdığı senaryolar, bir gol atmanın o ve taraftar için anlamını düşünerek geçen hazırlık. Devamlı ceza alanına yaptığı koşular, kaliteli sol ayağı ile verdiği paslar ve disiplinli hali ilk maçında ön plana çıkan yanlarıydı. Yaşayacağı ve yaşatacağı çok şey var Emre’nin...

GOMIS'SiZ ASLA OLMAZ...

- SORUN ön tarafta olunca tabii ki çare Bafetimbi Gomis. Nedenlerinden önce direkt söyleyeyim; Gomis’siz olmaz. Çünkü;

- 1-)

Yazının devamı...

Galatasaray için çok rahat bir başlangıç

11 Ağustos 2018

LEFTER Küçükandonyadis sezonunun bütün takımlara umduğunu veren, oyuncuları sakatlıktan uzak tutan ve zevkli bir dönemi barındırmasını temenni ederim. Güzel geçmesini beklediğimiz bu sezona keşke güzel sahalarla başlasaydık. Galatasaray’ın 2 resmi maçında da sahanın kötü olması şanssızlık kadar ihmali de barındırıyor.

Fatih Hoca, geçen sezondan beri beklenen seviyede oynamayan Belhanda ve Feghouli ile bu sezona başlamayan Gomis’i yanında oturttu. Ligin ilk maçından oyuncularına erken mesaj vermek istedi ama mesajı ilk alan Ankaragücülü oyuncular oldu.

Galatasaray’ın golü yedikten sonra bulduğu pozisyonlar, duran toplar ve Serdar’ın başrolde olduğu anlardı. Beraberlik sonrası daha etkili ve istekli bir takım gördük. Zeminin olumsuz etkisi oyunun her anında kendisini hissettirirken, Mariano ve Nagatomo hasarı azaltan ikili oldu.

Eren, biraz mesaj verme amaçlı oynatıldığından, biraz beklemediğinden, biraz da Yalçın-Kone arasında tek kalmasından, Henry ve Rodrigues ikilisi ile bağlantı kuramadığından maçın genelinde etkisiz kaldı ama son bölümde golünü atarak işi kurtardı.

GARRY’LEDİ!..Rodrigues’i bitiren 2 şey vardı. İlki, top sürme ve kaleye inme becerisi yüksek bir oyuncuyu durduracak amansız düşman zemin. İkincisi, pas alışverişi yapmasını sağlayacak ve rakibi şaşırtıp makas değiştireceği istasyon görevi yapan Gomis’in olmaması.

Belhanda gibi yetenekli ve kapasitesi olan bir oyuncudan bütün bir sezon beklenen, Eren’e attığı pasların benzerleriydi. Umarım kenarda beklemek onun adına olumlu olur.

 

UZAK OLMA EFSANE OL..

Yazının devamı...