"Hakan Ünsal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hakan Ünsal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hakan Ünsal

Bozuk düzen...

23 Ekim 2017

Tudor’un maça 3’lü defans başlaması ve alışılmış düzeni değiştirme isteği Serdar’ın sakatlığına takılmış, takım, maça normal oyununu oynamasına engel olacak kadar aşırı istek ve hırs ile başlamıştı.

Belhanda da ilk defa gördüğümüz agresif tavır, Mariano’nun hırsını dizginleyemeyerek erken sarı kart alması, hazır olmayan Denayer’in sarı kartı sakin kalamamanın sonuçlarıydı.

İlk yarıda en önemli problem, Galatasaray’ı sezon başından beri farklı kılan öne hızlı oyunu hiç uygulayamamasıydı. Yavaş oyun, maçı ikinci yarıya ve son anlara taşımak isteyen Aykut Hoca’nın tam da istediği işti.

Kendi oyununu oynayamayan, baskı kurduğu halde bunu rakibe kabul ettiremeyen sadece takım değildi. Tolga, Denayer, Belhanda ve Feghouli ilk yarı iyi oynamadı. Aslında Galatasaray ilk yarı ne yaptığının farkında olmayan bir takımdı. Bunun sebebi de Fenerbahçe değil kendine zarar veren aşırı motivasyonuydu.

10’U GÖREMEMEK...

Tudor’un devre arası sorunu görüp müdahale edeceğini beklerken maçı seyretmesi koca ikinci yarıyı heba etti. Rodrigues,Yasin ve Sinan gibi oyunu hızlandıracak, adam eksiltme ve öne top taşıma özelliği olan adamları tercih etmeyip, Belhanda ve Feghouli’yi oyunda tutması hataydı.

İtici güç taraftar da çok erken oyundan kopup destek veremeyince ikinci yarı hiçbir şey yapamadan ve kötü geçti. Belhanda atıldıktan sonra zaten üstünlük kurmak imkansızdı. Maçın başından atıldığı ana kadar normal olmayan bir agresiflik ve kötü bir oyun oynayan Belhanda, geldiğinden beri beklentilerin altında.

Derbi, Fenerbahçe ve Aykut Hoca’nın istediği şekilde oynandı. Zevksiz, pozisyonu az ve beklentinin çok altında. Fenerbahçe istediğini aldı ama Galatasaray çok ama çok önemli bir maçı kaybetti bence. Berabere kalmak, önemli sonuçları olacak böylesine kritik maçta kayıp gibi. Galatasaray bu beraberliğin sonuçlarını ileriki haftalarda görür.

Yazının devamı...

3 soru 3 cevap

18 Ekim 2017

Monaco, bu grubun en kötü takımı. Beşiktaş da Şampiyonlar Ligi’nde bambaşka bir takım oluyor. Siyah beyazlılar son derece haklı ve rahat bir galibiyet almayı başardı.

2.SORU: Monaco karşısında Beşiktaş’ın en iyileri kimlerdi?

Cenk gerçek anlamda resital yaptı. Sadece gol atmakla kalmadı, savunmada da iyi savaştı. Quaresma da tek kelimeyle döktürdü. Şenol hoca da Jardim’e ders verdi.

3.SORU: Cenk Tosun’dan böyle bir çıkış bekliyor muydunuz?

Formda bir Cenk’i iyi savunmalar bile durduramazken, Monaco defansının durdurması imkansızdı. Beşiktaş bu savunmaya karşı çok daha fazla gol atabilirdi.

Yazının devamı...

3 soru 3 cevap

16 Ekim 2017

FARKI oluşturan oyuncuların başında Valbuena geldi. Oyun aklı ve organizasyon kabiliyetiyle parlayan bu oyuncunun en önemli destekçileri Giuliano ve Ozan Tufan oldu.

2.SORU: Galatasaray derbisi dünkü maçı etkiledi mi?

FENERBAHÇE’nin maça yüksek tempoyla başlamasının sebebi pazar günü oynanacak derbi için Galatasaray’a mesaj verme çabasıydı. Ama sonra o tempo oldukça düştü.

3.SORU: Fenerbahçe’nin şu an için en büyük sıkıntıları nedir?

POZİSYON hazırlayıcılar iyi ama pozisyonu bitirecekler problem. Fenerbahçe rakip ceza alanına kadar çok iyi geliyor ancak sonrası sıkıntılı. Ayrıca savunma organizasyonu da kötü.

Yazının devamı...

Taht Oyunları ve gerçek kral

15 Ekim 2017

Beşiktaş’ın şampiyon kadrosu ve özgüveni, Fenerbahçe’nin önemli transferler yapması, Trabzonspor’un 50’nci yıl konsantrasyonu ve Başakşehir’in son yıllarda yarıştaki varlığı bu sene ligi Taht Oyunları’na  (Game of Thrones) çevirdi.

Kral Toprakları’nda hükümdarlık ilan etmek isteyen ve gücü ele geçirmek için savaşan aileler gibi oldu lig. Ama Gerçek Kral buna izin vermeyecek gibi gözüküyor. Çünkü Kral, kendisi için savaşan, sadık ve korkusuz askerlere sahip.

KORKUSUZ ASKERLER

- Krallar’ın ve Lordlar’ın arkasında kalan ama büyük işler yapan Jon Snow’a benzeyen Tolga Ciğerci ile,

- Kuzey’in Kralı, lideri ve korkusuz savaşçısı Ed Stark’ın sahada vücut bulmuş hali Gomis ile,

- Yetenekleri ve gücü ile geleceğin kralı olacak karizmatik Bran Stark gibi Rodrigues ile,

- Güçlü, acımasız, sadık ve savaşmak için doğmuş Sander Clegane’in bile hayran olacağı Maicon ile,

-

Yazının devamı...

Şampiyonluk şarkısı

1 Ekim 2017

Nitekim, Bursa deplasmanında çok iyi bir ikinci yarı ile kazanarak gelmenin morali ile müthiş bir ilk çeyrek seyrettik. Golleri bulana kadar olan bölüm, her şeyin doğru yapıldığı, üst düzey bir mücadele ve kazanma iştahına sahne oldu. 

Takım tam bir görev dağılımı içinde oynuyor. Savunmada Serdar sakıncasız piyade gibi kafa göz dağılmacasına savaşıyor, Maicon yönetiyor. Orta sahada Ndiaye aç aslan gibi çıldırmışcasına saldırıyor, Fernando yönetiyor. Önde Rodrigues ve Feghouli esiyor, uçuyor Gomis hem yazıyor hem de yönetiyor. Mariano’nun düşmeyen enerjisi, sakinliği ve kalitesi, Ndiaye’nin anormal temposu, savaşçılığı ve isteği, Feghouli’nin sürati ve kalitesi kadar zekasını da kullanması ve elbette duran top sorununu bitirip rakiplerin kabusu haline çeviren Maicon.

Bu iyi oyun içinde 4 sıkıntı vardı.

1- Bu kadar baskılı rakip alan oyununda bile çok gözükmeyen ve etkisi sınırlı olan Belhanda.

2- Geleli kısa süre olmasına rağmen bölgesine hareket katan Latovletici’nin yokluğu ve Linnes’in etkisiz hali.

3- Karabükspor’u da oyuna dahil eden geride kaptırılan toplar.

4- Bu maça kadar çok iyi oyunu ve skor katkısı üst düzey olup doğal olarak Fransa Milli Takımı’ndan davet bekleyen Gomis’in morali bozuk hali. İlk defa bu kadar düşmüş gördüm.

NET MESAJ

Yazının devamı...

Biraz gecikti

25 Eylül 2017

Geçen hafta Kasımpaşa, ilk yarı, öne doğru tek ve çabuk paslar ile hızlı oynayarak Galatasaray orta sahasını by-pass edip pozisyonlar bulmuştu. Serdar ve Maicon’un orta saha çizgisine yakın oynuyor olması rakipler için hızlı hücum için alan ve pozisyon demek.

Bursaspor orta sahasında Badu-Agu ikilisi, Galatasaray orta sahasına aynı nitelikte cevap veren adamlar olunca öndeki Batalla, Delarge ve Kembo etkili oldu.

BAY RİSK TUDOR!

Rakipte, Badu-Agu gibi çok atletik bir orta saha, Battala gibi zeki ve yetenekli bir organizatör, Delarge-Kembo gibi süratli kenar oyuncuları varsa ve senin defansın orta saha çizgisinde oynuyorsa iki işi çok iyi yapman lazım.

İlki, pas oyununu minimum hata ile göbekten değil kenardan oynamak. İkincisi, topu kaybettiğinde top rakipte iken çok çok iyi baskı yapmak. İlk yarının ortalarından sonra bu işi yapan Galatasaray maçı tek kaleye çevirdi ama son vuruşu yapamadı.

Bursaspor savunmasının ana hedefi Gomis’i iyi marke etmesi, gol için başka ayaklara olan ihtiyacı fazlasıyla artırdı. Rodrigues, Tolga ve Maicon ile bu fırsatlar da geldi. Pozisyonlar bulunmaya başlamışken, Antalya maçından ders alan Tudor, iki beki çıkarıp 3’lü savunmaya dönüp ciddi risk aldı.

Öyle ki Bursaspor, tek pasla Fernando Muslera ile karşı karşıya kalacak kadar risk alınmıştı ama ortaya çıkan Serdar Aziz çok iyi müdahaleler ile müthiş defans yaptı. 

Galatasaray, maçın genelinde iyi oynadı. Birçok net pozisyona rağmen maçın zor geçmesinin tek sebebi, topun doğru oyuncu ile buluşamamasıydı.

Yazının devamı...

Şimdilik rüzgar

18 Eylül 2017

Başakşehir, var olan oyun kalitesini yaptığı transferlerle başka bir seviyeye taşıdı. Forvet sıkıntısı Adebayor ile çözüldü. Tek problemi oyunu geriden kurma ya da baskı altında defansın hata yapması. Ersun hoca da buraya oynayarak sorunu büyüttü ve sonucu aldı. Trabzon’un, maçın başından golü bulduğu ana kadar olan ilk çeyrekte Başakşehir defansına yaptığı baskı ile sonuç alması kadar, Adebayor’un da sakatlanması önemli bir diğer gelişmeydi.

MAÇIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN AVCI OLDU

Golü bulana kadar doğru işler yapan Trabzonlu oyuncular, ilk yarının kalan bölümünde iyi yaptıkları işleri bırakınca sıradanlaştı ve golü yedi. Başakşehir takımının orta sahada hakim olmasını engelleyememek Trabzonspor’un ilk yarıyı kötü bitirmesine sebep oldu. Tabii Emre Belözoğlu gerçeğini de unutmamak lazım.

İkinci yarı dejavu gibiydi. Yine önde baskı, yine hataya zorlama, yine Burak Yılmaz.

Maçın seyrini değiştiren, maçı seyretmeyen Abdullah hoca oldu. Yaptığı müdahalelerle oyunu çevirdi. Ersun hoca, oyun 2-1 iken oyuna dahil olabilse kazanarak evine dönebilirdi.

Bildiğimiz Trabzonspor ‘fırtına’ ise bu Trabzonspor daha ‘rüzgar’ kıvamında...

MAÇIN ADAMI: BURAK YILMAZ

-

Yazının devamı...

Nerede kalmıştık

17 Eylül 2017

Kasımpaşa maçı, o taze başlangıca dönme maçıydı. Taraftarı ile baskılı oynamaya çalışan, kenarları iyi kullanan, orta sahada sert pres yapan ve savunması orta sahaya kadar çıkan bir Galatasaray gördük.

İlk yarım saat Galatasaray baskısına hızlı hücumla karşılık vermeye çalıştı Kasımpaşa. Trezeguet, Murillo ve Eduok ile hızlı hücumun tanımını yapacak kadar iyi çıkışlar da yaptılar. Galatasaray orta sahası, her ne kadar çabuk ve sert pres yapsa da bu hızlı hücumları kesmekte zorlandı. Çünkü, Kasımpaşalı oyuncular ya tek pasla çabuk oynadılar ve baskıyı kırdılar ya da direkt öndeki hızlı oyuncularına top attılar.

2 BÜYÜK SIKINTI

- G.Saray’da, biri bu maça diğeri genele özgü olan 2 sıkıntı vardı. Kasımpaşa maçına özgü sorun, final pası ve vuruşu ile ilgiliydi. İlk yarıda 4 pozisyonu olan Galatasaray, final pasında hata yapmasa bir o kadar daha pozisyon bulurdu.

Diğeri, bundan sonraki maçlarda da sorun olabilecek pres zamanlaması ve sayısı ile ilgili. Oyuncuların baskı isteği gayet iyi fakat bunu beraber ve doğru zamanda yapamazsan, orta sahada iyi pas yapan ve hızlı oynayan takımlara karşı pozisyon vermek daha kolay olur.

Bu sebeple, Tudor ‘İşler iyi gidiyor’ diyerek bu konuyu kenara bırakmamalı. Eğer baskı zamanlamasını doğru ayarlamayı başarırsa bu takım çok daha iyisini oynayabilir.

Maçın özeti şu: Müthiş taraftar, sağ kenarı işleyen Mariano, günlerdir aç kalan aslan gibi saldıran Ndiaye ve Fernando, klas gollerin adamı Gomis ve doğru işler yapan Tudor.

MAÇIN ADAMI: GOMİS

Yazının devamı...