"Hakan Ünsal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hakan Ünsal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hakan Ünsal

Eksikler ve tecrübe

23 Ocak 2018

Sahaya bakınca en dikkat çeken seçim Belhanda’nın olmayışı ve Feghouli’nin onun pozisyonunda oynuyor olmasıydı. Bu seçimin Feghouli’yi daha etkin hale getirdiği ve oyunun içine soktuğu aşikar.

Eren’in, 2 gol atmanın ötesinde, tazelenmiş ve istekli görüntüsü mesajlar içeriyordu.

SUMUDICA İLE TERİM’İN SAVAŞI

- İlk yarıda işler Galatasaray’ın istediği gibi gitti ama ikinci yarı gidişatı bozan Sumudica oldu. Sol kenara yaptığı müdahale ile çok net pozisyonlar buldu ve bunu Mariano gibi iyi bir beki sahadan silerek yaptı. İlk gol ve sonrasında gelen net pozisyonlarda takımı ayakta tutan önce Muslera sonra Fatih hocanın müdahaleleri oldu.

Sinan Gümüş bu takımın en yetenekli oyuncularından biri. Vereceği çok şey var Galatasaray’a. Ama oyuna girdikten sonra 3 net pozisyona girmesi ne kadar olumlu ise, bu pozisyonları rahat harcaması da kendini hazır tutma açısından sıkıntısı olduğunu gösteriyor.

Denayer’in sade ama hatasıza yakın oyunu kayda değerdi. Rodrigues’in oyun disiplinine ve sisteme sadık oyunu onu başka bir oyuncuya evrilmesini sağladı. Galatasaray açısından zorlandığı ama çok rahat da kazanabileceği bir maçtı. Üstelik bunu Kayseri gibi iyi bir takıma ve çok önemli eksiklere rağmen başardı. Yeni başkan sayın Mustafa Cengiz’e oyuncuları güzel bir hoşgeldin hediyesi verdi. Ben de sayın Cengiz’e başarılar diliyorum.

MAÇIN ADAMI: RODRIGUES

- YETENEKLERİNE laf yok. Bu yeteneklerini oyun disiplini ve takım oyunu ile birleştirince her açıdan dört dörtlük oynayan bir Rodrigues sahneye çıktı. Hep böyle oynamalı.

Yazının devamı...

4. Fatih Sultan Terim....

25 Aralık 2017

Bu, bir buluşmanın ötesinde bir ihtiyaç, bir kavuşma, bir eksik parçanın tamamlanması gibiydi ve taraftar, mutluluğunu sonuna kadar hissettirdi hocaya. Uzun bir seferden zaferle dönen, “Sultan” gibi karşılandı Terim.

TERİM İMZAYI ATTI

Maçın oyun boyutunda, en dikkat çekici noktalar:

1- Feghouli başta kenar oyuncularının ilk buldukları fırsatta orta yapmaya çalışması ve Gomis’e bol servis düşüncesi.

2- Rodrigues ve Ndiaye gibi çabuk oyuncuların topu ayağından bir önce çıkarıp öne doğru oynama isteği.

3- Genel manada, oyunun hızını kesen topu ayakta fazla tutma düşüncesini terk etme çabası.

4- Bu sezon geri düştüğünde ne yapacağını şaşıran ve dağılan takımın, erken geri düşmesine rağmen maçtan kopmaması.

Fatih

Yazının devamı...

Bu neyin kafası?

18 Aralık 2017

Bu bağlamda Tudor’un, takımın önemli ismi Mariano yokken yaptığı değişim ve tercihleri kendini sorgulatır. Mariano yok diye, hep aklında olan ve fırsatını bulunca oynatmaya çalıştığın 3’lü savunmaya dönüyorsan, Serdar Aziz, Rodrigues veya Sinan Gümüş’ü kenarda tutup, Denayer ve Linnes ile oynuyorsan, üstelik bunu Erol Bulut Hoca geldikten sonra saha yerleşimi düzelen ve savunması toparlanmış bir takıma karşı oynarken yapıyorsan sorgulanırsın.

Eğer bu sistemde, sol kenarda Martin Linnes’in iş yapmasını bekliyorsan, hata yapan ve toparlanamayan Denayer’in Maicon’u da bozduğunu göremiyorsan, oyunun hızının düştüğünü, yavaş oyunda Galatasaray’ın sıradanlaştığını ve bu hızı, kenarda bekleyen Rodrigues veya Sinan Gümüş’ün top taşımaları ile artıracağını öngöremiyorsan, Galatasaray’da bir geleceğin olamaz.

BUNLAR SENİ BİTİRİR

Yetenekli olduğu aşikar Belhanda’yı takımın organizatörü yapamamak, Feghouli’yi etkin hâle getirememek, duran toplardan herkesin gol attığı bir takım haline dönmek, geriye düştüğünde ne yapacağını bilemeyen bir takım görüntüsü vermek, şampiyonluğu neredeyse garantileyecek maçların hiçbirinde varlık gösterememek ve oyunu okuyamamak seni bitirir hoca.

Ondan sonra, bu Galatasaray’ın kaliteli oyuncuların eseri olduğu gerçeği karşına gelir ve yerine devamlı başka hocaların ismi geçer, sebebi de sen olursun.

Galatasaray’ın, savaşan ve disiplinli oynayan Yeni Malatyaspor’u yenmesi çok zordu. Sebebi; saha dışında enteresan işler yapan Tudor, saha içinde eksik oynatan Belhanda, etkisiz oynayan Feghouli, hata yapan Denayer, varlığı belirsiz Linnes ve sorumluluk almayan oyuncular. Devre arası çok şey değişir...

MAÇIN ADAMI: SADIK

YENİ

Yazının devamı...

Kazanırken kaybetti

10 Aralık 2017

Mariano’nun sakatlanıp çıkması, çok ihtiyaç olan bir maçta kötü sinyaldi. Oyuncuların Başakşehir ve Beşiktaş maçları nedeniyle özgüven kaybı yaşadıkları aşikârdı. Üstüne Maicon’un kendi kalesine attığı gol ve Muslera’nın hatası gelince yıkım hızlandı.

 Öne geçtiğinde  rakibini boğan G.Saray, geriye düştünce ne yapacağını bilmiyor. Çünkü sadece öne oynamayı düşünen, savunmayı çok öne kuran ve hücumcu bir ekip. Ayrıca oyunu tutacak bir liderinin olmayışı ya da Belhanda’nın kötü olması...

Belhanda, en kritik oyuncu ve o olmayınca Fernando ile Ndiaye gibi oyun stilleri mücadele üzerine kurulu oyuncular ayağa kalkamıyor. Feghouli ve Yasin gibi oyuncular sıfırlanıyor. Haliyle, Belhanda’dan başlayan bu dalga en sonunda Gomis’i vuruyor ve üretkenlikten uzaklaşılıyor.

2. yarı ise, sezon başındaki haline dönen G.Saray, 5 dakikada skoru eşitledi. Bu bölümün kahramanları, savunmadan kafayı kaldırıp öne destek veren ve golü atan Fernando ile Gomis’e asist yapan Ndaiye idi. Maçın son bölümünün hikayesini yazan, kırmızı kart gören takımın ağır abisi Gomis ve kayıpları oynayan ama kazandıran golü atan Belhanda oldu. G.Saray zor da olsa kazandı ama kalan haftalar için hasar verecek iki kayba uğradı. Gomis ve Mariano’nun yokluğunu telafi edecek isim yok.

ÖNCE SARI SONRA KIRMIZI

Mariano sakatlandı takımın morali dip yaptı, Maicon kendi kalesine attı büyük hata yaptı, Muslera önde yakalandı, Belhanda ilk yarı yattı, Fernando savunmada kaldı, Ndiaye hücumu unuttu.

Fernando bekleneni yapıp  golü attı, Ndiaye biraz destek verdi Gomis attı, Belhanda kalitesini hatırladı, Rodrigues  vites artırdı, Fegholuli fırsatı buldu çalımlar ve gol attı, Serdar müthiş savaştı. Ve Gomis, yanlış yapıp haklı olarak atıldı.

MAÇIN ADAMI: FERNANDO

Yazının devamı...

10’suz oyna daha iyi

3 Aralık 2017

Şenol hocanın Talisca yerine Oğuzhan tercihi yapması, orta sahayı ve maçı kazanma hamlesiydi. Hem Galatasaray’ın kaybettiği maçlarda hem de kendi puan kaybettiği maçlarda rakiplerin orta saha tercihi Şenol hocayı böyle bir seçime iten sebep oldu. Orta sahadaki savaşı kazanan maçı da kazanırdı çünkü her iki takım da kaybettiği maçlarda önce orta sahayı kazanamadı.

TUDOR İSTEDİ

Galatasaray’ın ilk yarım saat baskı yemesi Tudor’un tercihiydi. Beşiktaş’ı kendi sahasında karşılayıp kazanılan toplarla çabuk çıkma stratejisi ilk yarıda önemli pozisyonlar olarak karşılık buldu. İlk yarıda Galatasaray adına en önemli mesaj; Tudor’un kaybettiği Trabzon ve Başakşehir maçlarından ders çıkardığıydı. Rodrigues ve Feghouli’nin arkalarında oynayan Mariano ve Denayer’e yardımları, Babel ve Quaresma’nın ilk yarıda beklenenin altında oynamasını sağladı.

BELHANDA FAKTÖRÜ

Galatasaray adına ilk yarıdaki sorun, orta sahadaki pas sayısının azlığı ve öne çabuk oynanan toplardaki tercih hatası yada kötü paslardı. Buna rağmen girilen 2 net pozisyondan sonra Beşiktaş baskısı ve taraftarın coşkusu biraz olsun kırıldı. Bu bölümde, Belhanda biraz devreye girse Galatasaray baskı da yemez pozisyon da bulurdu. Belhanda’sız oynanan oyuna rağmen iyi bir ilk yarı geçirdi Galatasaray.

Darbe hiç beklemedik yerden, en güvenilen adam Muslera’dan büyük bir hata sonucu gelince Beşiktaş ikinci yarının başında rahatladı. Galatasaray’ın gol bulmak için savunmasını öne çekmesiyle, Beşiktaş için istediği geniş pas ve koşu alanları da çıktı. Sonrasında Beşiktaş, ligde geçen haftalarda girmediği kadar bütün pozisyonlara girmeye başladı. Beşiktaş’ın girdiği pozisyonların şekline ve kaçırdığı gollere kendileri bile şaşırmıştır.

MAÇIN ADAMI: CENK TOSUN

DARBE

Yazının devamı...

Az oyun çok kazanç

26 Kasım 2017

Ligin kolay gol atan hücumcuları olmayınca Galatasaray defansı rahat maç çıkardı ve bu sayede Fernando’nun yokluğu da çok hissedilmedi. Fakat, yine ligin kolay gol yiyen savunmasına karşı Galatasaray hücumcuları zorlandı. Bu etkisizlikte Belhanda başrolü alırken, yardımcılıklarını Ndiaye ve Rodrigues yaptı.

Tudor rakibi iyi analiz etse, aynı atılan golde olduğu gibi , Alanya takımının özellikle ceza sahası çizgisi üstünde ofsayt taktiği yaptığını, savunmanın yapılan koşulara cevap vermediğini ve bu sebeple çok gol yediğini görürdü.

Asıl şaşırtıcı olan Belhanda’nın durumu. Yetenekli, çabuk ve mücadeleden kaçmayan bir 10 numaranın, üstelik Gomis gibi topu saklama ve servis yapma becerisi olan bir forvet ile oynarken etkisiz olması kabul edilir değil.

Maicon, yine iyi maçlarından birini çıkardı ve savunmanın en belkemiği olduğunu bir kez daha gösterdi. Serdar, fizik olarak iyi durumda olduğunda ligin en iyi savunmacılarından oluyor. Mariano, geçen haftadan sonra bildiğimiz temposuna ve etkisine döndü.

Son haftalar şunu gösterdi ki, Fernando alternatifsiz, Gomis tek olduğu için çaresiz, takım sol beksiz. Yani, devre arasına mümkün olan en az kayıpla lider girip, eksikleri tamamlayıp zirve yarışına daha güçlü devam etmek lazım.

ZORLANDI...

- Belhanda olmayınca,

-

Yazının devamı...

Kötünün de kötüsü

19 Kasım 2017

Tudor’un tercihleri ile oynattığı oyun bir takım çelişkileri barındırıyordu. İç sahada oynadığı ve kolay kazandığı Gençlerbirliği maçının hücumcularıyla çıkan Tudor’un, niyeti ile oynattığı tutmadı. Eren tercihi, Gomis’in yalnızlığına bir çareydi ama iç sahada daha etkili olacak bir tercih bu. Eğer Başakşehir karşısında bu tercih yapılıyorsa ve rakipte Emre gibi bir oyuncu yoksa o zaman rakibe ne savunmada ne de orta sahada pas yapma izni vermemek lazım.

Galatasaray ilk golü yiyene kadar, Başakşehir savunması rahat pas yaparak ve baskı yemeden maç oynadı. Dahası, Galatasaray’ı farklı takım yapan yüksek temposu da yoktu sahada...

BİREYSEL YOKSAN

Belhanda, maçın başında çok istekli gözüktü ama sonuca yönelik işlerde hiç yoktu. Tolga, sezon başından beri en kötü oyunlarından birini oynadı. Mariano, karşısında iyi pozisyon alan oyuncular olunca etkisiz kaldı. Ndiaye, mücadelesini ortaya koydu ama yeterli olmadı. Denayer’in oynadığı maçlarda yaptığı hatalar ve uyumsuzluğu ortada. Eren, hem rakibe baskı hem de Gomis’e asistanlık yapma anlamında bekleneni veremedi.

TAKIM OLARAK DA YOKSUN

Bireysel olarak bu kadar kötü olunca takım olman ve sistemini işletmen de mümkün olmuyor. Orta sahada oyuna hakim olamayan, kenardan yeterince gelemeyen, savunmada ciddi hatalar yapan ve bireysel olarak hiçbir oyuncusu iyi olmayan bir takımın o maçı kazanması imkansızdır. Sezonun başından beri hep öne ve çabuk toplarla kullanan Galatasaray, Başakşehir karşısında orta sahada topların büyük çoğunluğunu yana ya da geri oynamak zorunda kalınca sezonun en kötü oyunu ortaya çıktı.

Tudor’un Fenerbahçe, Trabzonspor ve Başakşehir maçlarından öğrenmesi gereken, bu maçların farklı bir kurgusu olduğudur. Galatasaray’ı iyi analiz edip önlemini alan takım aynı zamanda istediğini de alıyor. Başakşehir istediğinden fazlasını alarak Galatasaray’a ağır bir mağlubiyet tattırdı.

MAÇIN ADAMI: ADEBAYOR

Yazının devamı...

Kral döndü

4 Kasım 2017

Nitekim, oyun başlangıcı ve erken gol ile bunu gösterdi. Golü bulduktan sonraki bölüm son birkaç haftadaki Galatasaray görüntüsü içinde geçti. Orta sahada topu rakip alana taşıma ve temposu aranan Ndiaye’nin yokluğu ve rakip geçme, pozisyon hazırlama özelliği olan Belhanda’nın oyundaki yokluğu ilk yarıdaki sorunun temelini oluşturdu.

SOL BEK ARAMA..

- Mariano bir tarafı müthiş işlerken ve golü atarken, diğer tarafta Denayer ile ne bir ofansif girişim ne de savunmada varlık gösterememe ilk yarının sonlarına kadar sıkıntılı oyunun bir başka sebebiydi. Tudor’un elinde orijini sol bek olan Latovlevici varken olmayan Linnes ve Denayer’de ısrar etmesi doğru değil. Lato’nun kötü hali bile bu iki oyuncudan daha faydalıdır.

Eren Derdiyok tercihi, son haftalarda yaşanan gol ve pozisyon sıkıntısına direkt çözüm üretme isteğinin yanında, Gomis’in önde yalnız ve sıkı savunmalar karşısında yaşadığı çaresizliği de bitirme isteğiydi. Eren’de Gomis’e asist yaparak ve dahası Gomis’i yalnızlıktan kurtararak işini iyi yaptı. Ama asıl sıkıntıyı çözen Bay Duran Top Maicon oldu.

Aslında bütün yaşanan sıkıntıların ve çözüm arayışlarının temelinde Belhanda’nın formsuz ve beklenti altında kalan hali var. Gomis, Maicon ve Tolga ekstra işler yapıp golleri atınca gözükmeyen sorun, bu oyuncular durunca ciddi problem olarak ortaya çıkıyor. Belhanda yetenekli ve dirençli bir oyuncu ve ikinci yarının başında yaptığı gibi bunu takımın lehine kullanmayı öğrenmeli.

FORVET MARIANO

- İlk yarıdaki rüzgar, ikinci yarının başında fırtınaya dönünce maç erkenden koptu. Gençlerbirliği maçı sadece yarışa güçlü dönmenin değil, aynı zamanda Tolga ve Gomis’in geri dönüşüne ve Maicon’un krallığına sahne oldu.

İkinci yarının başında dağılan rakibine karşı kolay bir galibiyet alan Galatasaray için bu maç, önümüzdeki haftaya oynayacağı rakibi için ölçü olmayacak kadar farklıydı.

Yazının devamı...