"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

Tatlı bir girişim

2 Aralık 2018

Onlar ise iş yaşamına ilk adımı burada atar. Kimi işletme, kimi de mimarlık okur. Tuba, Tansu, Yasemin, Teoman ve Selin kardeşlerin her biri kariyerine profesyonel olarak ayrı kent ve ülkelerde devam eder. Annelerinin vefatıyla tekrar bir arada olmak isterler. Fitili büyük abla Tuba Gürgan ateşler ve Fransa’da 2 yıllık pastacılık eğitimi alır. 2011’de de İzmir’de Fransız tatlılarının sunulduğu ve annesinin ismini verdiği Leone’yi kurar. Zamanla tüm kardeşler Leone çatısı altında toplanır. Bugün tek bir noktayla lezzet yolculuğuna devam eden Léone Patisserie & Boulangerie, 2019’da ise şubeleşmeye hazırlanıyor.

 

LEONE Patisserie & Boulangerie... Kardeşler arasındaki dayanışma, uyum ve görev paylaşımıyla İzmir’de marka olmayı başarmış bir durak. Zor olanın peşinden giderek kentte Fransız tatlarıyla kendini kanıtlayan bir marka. Yasemin Gürgan Deniz ile hem Léone Patisserie & Boulangerie’nın kuruluş hikayesini, hem de gelecekle ilgili planlarını konuştuk. Hem Türk, hem de Fransız kimliği taşıyan bir ailede büyüdüklerini anlatan Deniz, şöyle devam etti:

İLK İŞ DENEYİMİ AİLEDE

“5 kardeşiz. Anne Fransız, baba Türk. Hepimiz İzmir doğumluyuz. Annem ve babam turizmciydi. Kuşadası’nda acenteleri vardı. Tabii babamın geçmişte halıcılık ve bir dönem otelcilik macerası da oldu. Kardeşler olarak aslında ilk iş deneyimlerimizi buralarda öğrendik. En büyük ablam Tuba ile bir küçüğü Tansu işletme mezunu. Ben mimarlık, en küçük kardeşim Selin ise finans okudu. Sonra herkes işleri gereği dünyanın çeşitli yerlerine dağıldı. Tansu ablam Tunus’ta, ben uzun süre Libya, sonra Rusya’da çalıştım. Erkek kardeşim Teoman ise Fransa’da yaşadı.”

ANNELERİNİN HAYALİYD

Yazının devamı...

Bir kadın dünyayı değiştirebilir dedi ve...

25 Kasım 2018

 

Kozmetik sektöründeki 10 yıllık profesyonel hayatın ardından da tekrar İzmir’e döner. Banu Işıl Koç, eşiyle restoran açar. Bir yandan da sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol alır. Ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı kadınların da içinde yer aldığı bir ekiple el örmesiyle çanta yapar. Çantalardan birinin gittiği Amerika’dan yeni siparişlerin gelmesiyle Koç, şirketleşme yoluna gider. Bugün İngiltere’den Rusya’ya çeşitli ülkelere ihracat yapan Banu Işıl Koç, hem ürün çeşidini artırmayı hem de cezaevindeki kadınları da sisteme dahil etmeyi hedefliyor.

BANU Işıl Koç... Aslında ‘bir kadın değişir, dünya değişir’ sözünün en güzel örneklerinden biri... Hayata geçirdiği girişimle birçok kadının ev ekonomisine katkı sağlamasına vesile olan başarılı bir iş insanı. Your Bag’in kurucusu Banu Işıl Koç ile hem girişimcilik serüvenini hem de gelecekle ilgili planlarını konuştuk. 1974 İstanbul doğumlu ve memur bir ailenin en büyük çocuğu olan Banu Işıl Koç, hikayenin devamını şöyle paylaştı:


EŞİNİN HAYALİNE ORTAK OLDU
“Memuriyet nedeniyle kent kent dolaştık. Köy enstitüsü mezunu olan annem sayesinde de elişine karşı bir yatkınlığım oldu. Annemle babamın lise yıllarında ayrılmasıyla üzerimdeki sorumluluk arttı. Ve ev ekonomisine katkı için bir mağazada tezgahtarlığa başladım. Çalışma hayatım Dokuz Eylül Üniversitesi’nde işletme okuduğumda da sürdü. Ama ben ikinci sınıfın sonunda radikal bir karar aldım. Sınavına girdiğim bir kozmetik firmasında çalışmak için okulu dondurup İstanbul’a gittim. Orada basamakları birer ikişer çıkarak iyi bir noktaya geldim. 10 yıllık profesyonel iş hayatına anne olunca ara verdim. 2000’li yılların başlarında İzmir’e geri döndüm. İzmir’de eşimin hayaline ortak oldum ve birlikte bir restoran açtık. Restoranı önemli bir noktaya getirdik.”


Yazının devamı...

Rütbeyi ikinci kuşak yükseltti

18 Kasım 2018

Öte tarafta ise ek gelir için evin bir odasında çavuş ve onbaşı rütbesi diker. Emeklilik parasıyla da İzmir Kemeraltı’nda bir dükkan açar. Mehmet Duran, hem ticaret hem de üretim yaparak işi büyütür. İkinci kuşağın da sürece dahil olmasıyla askeri ürünlerin yanında bazı denizcilik okullarının kıyafetleri eklenir. 2000’li yıllarda ise baba Mehmet Duran, şirketi tamamen çocuklarına bırakır. Hakan, Volkan ve Serkan Duran kardeşler ise yönlerini personel giyime çevirir. Bugün Duran kardeşler, Serkan Personel Giyim ile birçok markayı giydiriyor. Dolaylı yoldan da ihracat yapıyor.

SERKAN Personel Giyim... Rekabetin oldukça yoğun olduğu sektörde merkezine farkındalığı ve kaliteyi alan bir işletme. Dönemin şartlarını fırsata çeviren ve kuşaklar arası uyumla da ayakta kalmayı başaran bir şirket. İkinci kuşaktan Serkan Duran ile hem Serkan Personel Giyim’in kuruluş hikayesini hem de gelecekle ilgili planlarını konuştuk. Sivas doğumlu baba Mehmet Duran’ın askeri sınavları kazanmasıyla her şeyin başladığını belirten Serkan Duran, hikayenin devamını şöyle anlattı:


EVİN BİR ODASINDA
“Babam Sivas’ın bir köyünden çıkar ve astsubay olur. İskenderun’da bulunduğu süreçte babama bir arkadaşı ek gelir için kapı açar. Çavuş ve onbaşı rütbelerinin nasıl yaptığını öğretir. Babam da annemin desteğiyle 1974 yılında evin bir odasında rütbe dikmeye başlar. Ev imkanlarında zamanla seri üretime geçilir. İki ağabeyim büyüyünce onlar da işe destek olur. Çeşitli kentlerde görev yapan babam gündüzleri askerlik akşamları ise rütbe üretimine devam eder.”


Yazının devamı...

Her havada üretime devam

11 Kasım 2018

 

Turan Muşkara, asansörden klimaya çeşitli ürünlerin ticaretini yapar. 1967’de ise yeni ortaklarla birlikte İMAS A.Ş.’yle brülör, asansör, klima ve su soğutma kulesinin üretim serüveni başlar. Bir dönem yaşanan grevler nedeniyle Turan Muşkara, 2 yıl üretimi durdurmak zorunda kalır. Defter tutarak çalışma hayatına dahil olan ikinci kuşaktan Talat Muşkara da İMAS’ı büyütmek için çalışır. Ancak, İMAS dışındaki bir ortaklığın iflasıyla tekrar sıkıntılı günler yaşanır. Ama ekonomi alanında aldığı eğitimin de katkısıyla Talat Muşkara, şirketi sektörünün önemli aktörlerinden biri haline getirir. Bugün üçüncü kuşağın da yönetimde olduğu İMAS’ta hedef ise soğutma, iklimlendirme ve havalandırma alanında farkındalık yaratan yerli üretimler.

İMAS Klima A.Ş... Yıllardır onca sıkıntıya rağmen ticari, endüstriyel, kurumsal binalar ile konutlar için soğutma, iklimlendirme ve havalandırma alanlarında yenilikçi ürünler ve çözümler geliştiren bir kurum. Zaman zaman dip görse de piyasadaki güçlü referansıyla bugünlere gelmeyi başaran bir şirket. İMAS Klima Yönetim Kurulu Başkanı Talat Muşkara ile hem şirketin kuruluş hikayesini hem gelecekle ilgili planlarını konuştuk. ‘Küçük Talat’ unvanlı dedesinin tarihte önemli bir isim olduğunu söyleyen torun Talat Muşkara, hikayenin devamını şöyle anlattı:


İLK ADIM 1950’DE

Yazının devamı...

Gayrimenkulün hızlı balığı

4 Kasım 2018

 

FAİZ oranlarının yükselmesi, piyasalardaki belirsizlik, döviz kurundaki hareketlilik... Ve bunun gibi daha birçok olumuz gelişmeye rağmen İzmir’de gayrimenkul sektöründe yatırımlar devam ediyor. Maliyetlerde yüzde 30’a varan artışla an be an değişen fiyatlarla birlikte lokomotif sektörde de hızlı olanın kazançlı çıkacağı bir devir başladı. İzmir’de son dönemde ses getiren işlere imza atan İzka İnşaat, 250 milyon liralık yatırımla hayata geçirdiği ‘Park Yaşam Santorini’ projesinin kaba inşaatını 6 ayda tamamladı. Bayraklı’da ise İzka Port’a başlayan şirketin yönetim kurulu başkanı Azat Yeşil, “devir hız devri” diyerek hem yeni yatırımlarını, hem de sektördeki gelişmeleri değerlendirdi.

 


AYAKTA KALMANIN FORMÜLÜ
İzka İnşaat Yönetim Kurlu Başkanı Azat Yeşil, 539 konut ve hem dubleks hem de tek katlı müstakil 17 adet villadan oluşan Park Yaşam Santorini projesinin 6 ayda kaba inşaatını bitirdiklerini, peyzaj ve ince işçilik çalışmalarına da başladıklarını dile getirdi. Azat Yeşil, “Müşterilerimize projeyi 18 ayda teslim etmeyi taahhüt ediyoruz. Ama bu hızla 1 yılda tamamlanacak gibi duruyor. İnşaat maliyetleri sürekli yükseldiği için hızlı hareket etmek gerekiyor. Bu dönemde hızlı inşaat yapan para kazanacak. Hızla birlikte değişen fiyat dalgalanmalarından etkilenmiyoruz. Eskiden işçi bulmakta zorlanıyorduk. Ama projeler azalmaya başlayınca işçi ekipleri boşa çıkmaya başladı. Oradan aldığımız güçle de hızla konut üreterek yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Yazının devamı...

Gözde ilçelerde yatırım sürüyor

29 Ekim 2018

EGE ekonomisinin güçlü aktörlerinden turizm, bu yıl oldukça iyi bir sezonu geride bıraktı. 2019’dan da Egeli turizmciler hayli umutlu. Bölgenin iki önemli durağı Çeşme ve Bodrum, turizmin yanı sıra gayrimenkul sektöründe de hareketli bir yılı geride bırakmaya hazırlanıyor. Her iki bölgeye olan ilgi, gayrimenkul yatırımlarını da canlı tutuyor. Taşçeken Group, Çeşme’ye 400 milyon TL, Bodrum’a ise 110 milyon euroluk yatırım yaptı. İki ilçede villalar üreten şirketin rotasında ise İzmir kent merkezi yer alıyor. Taşçeken Group Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Taşçeken ile bölgedeki yatırımlarını konuştuk.


ÜÇ ANA SEKTÖRDE
Taşçeken Group’un inşaat, madencilik ve kuyumculuk-mücevherat olmak üzere üç ana sektörde faaliyet gösterdiğini aktaran Cevdet Taşçeken, “Temellerimizi inşaat sektörüyle atarak kurulduk. Yıllar içinde yatırımlarımızı farklı sektörlerde de yoğunlaştırdık. İnşaat alanında ağırlıklı Ege’de çalışıyoruz. 1990’dan bu yana 2 binin üzerinde konut ürettik. Butik ve özel projeler yaptık. Kuyumculuk ve mücevherat işimiz İsveç merkezli devam ediyor. Madencilik ise Sivas’ta” bilgisini verdi.


ÇEŞME 2019’DA TAMAM

Yazının devamı...

Ürünleri kuruttu değerini katladı

28 Ekim 2018

Kulüp bünyesinde kurulan şirketle Amerika’ya ihracat bile yapar. ‘Sistem Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra 1,5 yıl aile şirketinde çalışır. Türkmen Türkmenoğlu, 2012’de ise lise arkadaşıyla teknoloji şirketi kurar. Cep telefonların elektromanyetik dalgalarını kesen kılıftan ürünü soğutan aparata kadar çeşitli icatlara imza atar. Türkmen Türkmenoğlu, bir yandan da aile işine katma değer yaratmak için çalışır. Türkmenoğlu, bu yolda kendi şirketini kurarak yaş meyveleri kurutma yoluna gider. Türkmen Türkmenoğlu, bugün Mateks ile 4 yılda Amerika’dan Japonya’ya kadar 12 ülkeye ihracat yapar hale geldi. Gündemde ise markalı ihracat ile yeni pazarlar var.

 

TÜRKMEN Türkmenoğlu... Aile şirketinin bugün kilosunu 70 cente ihraç ettiği yaş meyveye inovasyon katarak kurutan ve ürünün fiyatını 8,5 dolara çıkaran genç bir iş insanı. Kuşaklar arası uyumla kendi hikayesini yazmayı başaran bir isim. Mateks Tarım Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Türkmen Türkmenoğlu ile hem girişimcilik hikayesini hem de gelecekle ilgili planlarını konuştuk. 1988 İzmir doğumlu Türkmen Türkmenoğlu, ailesinin yıllardır taze meyve-sebze yetiştirdiğini ve ihraç ettiğini söyleyerek, şöyle devam etti:


ALTI YAŞINDA BAŞLADI
“Ben ailenin dördüncü kuşak temsilcisiyim. Merhum dedem Türk narenciye sektörünün duayen isimlerinden Mehmet Ali Türkmenoğlu, 1962’de Türkmenoğlu Dış Ticaret’i kurar ve yaş meyve ihracatına başlar. Zamanla da sürece babam Mustafa Türkmenoğlu dahil olur. Babam Mustafa Türkmenoğlu, dedem gibi işine aşık ve sektörü nedeniyle de çok yoğun çalışan biriydi. Hâlâ da öyle. Ben hem onu hem de çalışma ortamını görmek adına 6 yaşından itibaren annemin yardımıyla hafta sonları işe gitmeye başladım. Genlerde girişimcilik olsa da bu anlamda önemli atılımı lise yıllarında yaptım.”


Yazının devamı...

Kahraman babanın kahraman çocukları

21 Ekim 2018

Askerlik sonrası İzmir Kemeraltı’nda kalıpçılık serüveni başlar. Rafet Kahraman, savaş döneminde askeriyeden gelen taleple de yağ keçesi üretimine yönelir. 1964’te global bir traktör markasının Rafet Kahraman’ın kapısını çalmasıyla işler büyür. Bir dönem yaşanan grevler nedeniyle Kahraman, bir yıl üretime ara verir. Tekrar işleri büyütmek için ortaklık yoluna gitse de ortağın iflasıyla sıkıntılar artar. 80’lerde ikinci kuşaktan Coşkun Kahraman’ın işe dahil olmasıyla Tokez güç kazanır. 90’lı yıllarda ise Suha Kahraman’ın sürece dahil olmasıyla Rafet Kahraman’ın kurduğu Tokez yönünü yurtdışına çevirir. Bugün ikinci ve üçüncü kuşağın yönetimindeki Tokez Yağ Keçeleri, otomotiv sektörüne yönelik ürettiği sızdırmazlık elemanlarını 55’e yakın ülkeye ihraç ediyor. Gündemde ise yeni ürün ve tesis var.

TOKEZ... 1955’ten bu yana onca sıkıntılı sürece rağmen ayakta kalmayı başaran bir kurum. Aşırı büyümek yerine esnek üretim modeliyle katma değerli ürünlere odaklanarak sektörünün hızlı balığı. Tokez Yağ Keçeler A.Ş.’nin ikinci kuşak temsilcilerinden İşletme Müdürü Suha Kahraman, şirketin kuruluş hikayesini ve geleceğe dair planlarını anlattı. İşin kahramanının baba merhum Rafet Kahraman’ın olduğunu söyleyen Suha Kahraman, şöyle devam etti:


İLK ÜRÜN BİSKÜVİ KALIBI
“Babam 7 yaşında dedemle birlikte Macaristan’dan İzmir’e gelir. Dedem Macaristan’da hem marangozluk hem de imamlık yapar. İzmir’e geldiğinde de dede marangozluk deneyimini tahtadan tarım ekipmanları yaparak kullanır. Babam ise okumayı tercih eder. Sivas’ta teknik lise okur. Lisenin ardından öğretmen olmak için iki yıl daha okur. Sonrasında ise üç yıllık bir askerlik süreci olur. Önce Almanya’da eğitim alır ve sonra döndüğünde topçu birliğinde top tamiri yapar. Baba Rafet Kahraman askeriyede edindiği bilgi birikiminden hareketle asker arkadaşıyla kalıpçılık üzerine İzmir Kemeraltı’nda 1944’te dükkan açar. Gelen talebe göre de ilk ürün bisküvi kalıbı olur.”


KÜÇÜK BİR ATÖLYEDE BAŞLAR

Yazının devamı...