"İpek Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "İpek Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
İpek Özbey

Suriye’yle ilgili hiçbir hatıraları yok

15 Ekim 2018

“Bizim askerimiz orada savaşırken, onlar nargile içiyor! Ucuza çalışıp, Türkleri işsiz bırakıyorlar! Nitelikli olanları Avrupa’yı eğitimsizler Türkiye’yi seçiyor! Bu kadar fakirlerse neden bu kadar çocuk yapıyorlar? Devletten para alıyor, bedava yaşıyorlar! Bizim gençlerimiz ter dökerken onlarınki üniversiteye sınavsız giriyor!” Tüm bu sorunlar 3.5 milyonu aşkın Suriyeli’nin yaşadığı Türkiye’de vatandaşın kafasını kurcalıyor ve tepki her geçen gün artıyor. TÜBİTAK ile birlikte ‘1003 entegrasyon projesi’nin startını veren Koç Üniversitesi Göç Araştırmaları Merkezi’nden Doç. Dr. Şebnem Köşer Akçapar’a göre birçoğu yaratılan yanlış bir algıdan besleniyor ve suç oranları sanıldığının aksine çok düşük: “Büyük kısmı burada yaşamaya devam edecek. Gettolaşmanın önüne geçmek lazım!”

Farklı rakamlar açıklanıyor. Türkiye’de kaç Suriyeli yaşıyor?

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (GİGM) rakamlarına göre, Türkiye’de 3.5 milyonun biraz üzerinde geçici koruma altında Suriyeli bulunuyor. Ancak, geçici korunmadan yararlanmayıp oturma izni ile Türkiye’de ikamet eden 2017 sonu itibariyle sayıları 65.000’i bulan Suriyeli de var. Bunlar, nispeten daha yüksek sosyo-ekonomik gruptan ve iş sahibi kişiler. Yine Türkiye’den çıkışlara baktığımızda, sayıları tam olarak bilinmemekle beraber, Türkiye’de kayıtsız yaşayanlar da mevcut.

İpek Özbey - Doç. Dr. Şebnem Köşer

Bir de vatandaşlık hakkından yararlananlar var…

Evet. Onların rakamları şu an için 60 bin civarında. Suriyeliler bu vatandaşlık süreçlerinde, kendileri başvuru yapamıyor. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve tabii GİGM kişisel verileri inceledikten sonra, birkaç temel kriter üzerinden değerlendirme yaparak Suriyelileri ön görüşmeye çağırıyor. Bu kriterler, Türkiye’ye yasal yollardan giriş yapmış olmak, geçici koruma ya da geçerli ikamet izniyle yaşıyor olmak, üniversite ve daha yukarı bir seviyede yüksek eğitimli olmak, meslek sahibi olmak ve suç işlememiş olmak. İlk değerlendirme, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüklerince de yapıldıktan sonra, uygun görülen adaylar belirlenip eski sistemde Bakanlar Kurulunun onayına sunuluyordu. Şimdi doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı birimler değerlendirecek. Çoğu vasıflı olan ve Türk vatandaşlığı edinen Suriyeliler entegrasyon süreçlerinde daha faal rol oynayabilir.  

Kaçı burada doğdu?

Yazının devamı...

Cinsel tacizden DNA’ya en kötü genetik miras

8 Ekim 2018

.

Cinsel tacizden DNA’ya en kötü genetik miras

.

 

Yazının devamı...

Şimdi yeni bir yolun başlangıcındayız

1 Ekim 2018

.

Şimdi yeni bir yolun başlangıcındayız

.

Yazının devamı...

Türkiye'nin yardımcısı İdlib halkı olacak

24 Eylül 2018

.

Türkiye'nin yardımcısı İdlib halkı olacak

.

Yazının devamı...

Tropik geceler bizim eserimiz

17 Eylül 2018

Yıllardır ‘küresel ısınma’ uyarılarını dikkate almadık ve şimdi sonuçlarını mı yaşamaya başladık ? Önce küresel ısınma nedir, onu anlatalım. Soluduğumuz havanın sıcaklığını yeryüzünden yayılan uzun boylu radyasyon ayarlar. Güneşten kısa dalga boylu radyasyon yeryüzüne ulaşır. Yeryüzü bu radyasyonu emer ve uzun dalga boylu radyasyon olarak uzaya doğru geri verir. Bu radyasyon havayı ısıtır, fazla kısmıysa uzaya kaçar. Yani esas kaynak güneş olsa da gelen ışınlar havayı ısıtmaz, dünyanın geri verdiği ısıtır. Yeryüzünün verdiği bu radyasyon uzaya doğru giderken önüne bir engel çıkar…

Sera gazı yani…Aynen, bu engel sera gazıdır. Dünyada atmosferin oluşumundan itibaren varolan bu kuşaktaki en önemli sera gazları; karbondioksit, metan ve nitrius asittir. Bu kuşak uzaya doğru kaçan yeryüzünden yayılan radyasyonun bir kısmını geri gönderir, bir kısmının uzaya gitmesine izin verir. Böylece dünyanın ortalama sıcaklığı sabitlenir. Bu değer de 14-15 derece civarındadır. Şayet atmosferdeki sera kuşağı kalınlaşırsa geri gönderilen rasyasyon artar ve dünya ısınmaya başlar. Yorganla ya da çarşafla yatmak gibidir. Kalın bir yorganla yatarsanız daha fazla ısınırsınız. Atmosferin oluşumunda karbondioksit değeri yaklaşık milyonda 290 birimdi. 2018’de bu değer milyonda 420 birime çıktı. Dolayısıyla sera kuşağı kalınlaştı, yorgana döndü. Ve dünya ısınmaya başladı. Sera gazlarını kim arttırdı? İnsanoğlu… Sanayi devrimiyle üretim de arttı. Böylece sanayi ve evsel ihtiyaçta gerekli enerjiyi elde etmek için kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtların kullanımında yükselme oldu. Bunların yanmasından dolayı da atmosfere karbondioksit ve diğer sera gazları çıkmaya başladı.  


Prof. Dr. Orhan Şen

Yazının devamı...

YPG’nin hedefi: Ne koparırsam kârdır

10 Eylül 2018

.

YPG’nin hedefi: Ne koparırsam kârdır

.

Yazının devamı...

Hiç bilmediğiniz yönleriyle Atatürk

9 Eylül 2018

Fotoğraflar: Murat ŞAKA
Latife Hanım ve ardından Halide Edip’i kaleme aldınız. Atatürk’ü de yazmak aklınızda mıydı?

- Bu iki kitabı yazarken yaptığım okumalar, beni Atatürk’e yönlendirdi. Hayatımızda bu kadar büyük bir rol oynamıştı, ne var ki hakkında yazılanlar onu tanımama yetmiyordu. Halide Edip’ten sonra yeni bir konu arayışına da girmiştim. Her defasında Atatürk’ü düşünüyor, sonra aklımdan uzaklaştırıyordum. Sonunda dedim ki, bunun kaçarı yok, hiç değilse bir girişeyim...

* Akıldan uzaklaştırmak niye? Yazar üzerinde bir baskı mıdır Atatürk’ü anlatmak?

- Bilgilere ulaşmak zevkliydi ama Atatürk’ü yazmak zordu. Dokunulmazlıkları çok fazla. Herkesin hassas noktası. Üzerine yazılmış kitap da çok fazla. Atatürk’ü yazıyorum dediğimde, beni vazgeçmeye teşvik eden bakışlar ya da sözcüklerle çok karşılaştım. Fakat Makbule Hanım’ın izinden gidip anlattıklarını okuyunca “Böyle bir kaynak varsa ben bunu yazmalıyım” diye düşündüm. Onun anlatılarından çok etkilendim.


Yapı Kredi Yayınları, 560 sayfa, 32 TL

*

Yazının devamı...

AB havayı da suyu da temizler

3 Eylül 2018

.

AB havayı da suyu da temizler

.

Yazının devamı...