İpek Özbey

Her çocuğa Avrupa gibi mahremi öğretelim

23 Temmuz 2018
Türkiye geçen hafta da kız çocuğunu telefonla taciz eden 73 yaşındaki A.S.’ye meydan dayağını, bir kız çocuğuna “Gel senden çocuk yapacağım” dediği öğrenilen servis şoförünü, zengin bir işadamının kızını yıllarca nasıl taciz ettiğini konuştu. Cinsel istismar, kadın hakları ve hayvan hakları konusunda Meclis’e birçok araştırma önergesi veren MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, şimdi de parlamentonun gündemine çocuklara ‘mahrem’i öğretecek ‘hayır dersi’ önerisini getiriyor. Öneride neler var? Bu vakalar neden sıklaştı? Aynı zamanda pedagojik destek uzmanı ve adli bilirkişi olan Erdem’le konuştuk.

.

Her çocuğa Avrupa gibi mahremi öğretelim

.

 

Yazının Devamını Oku

'FETÖ ile hazırlık sınıfında başlayan kavgam devam ediyor'

22 Temmuz 2018
İstanbul Emniyet Müdürü Dr. Mustafa Çalışkan, 15 Temmuz darbe girişiminin seyrini değiştirenlerden biriydi. Çalışkan, o gece yaşadıklarını, polis kolejinden bildiği FETÖ’cüleri ‘15 Temmuz Kıyam(Et) Gecesi ve Milli Duruş’ kitabında yazdı. Telefonla ulaştığımız Çalışkan, kolej yıllarını ve darbe gecesini anlattı.

“1983 yılında Polis Koleji’ne girdiğimden beri bu grubu takip ediyorum” diyen İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’a göre, FETÖ’yü en iyi tanımlayacak kişiler polisler... Örgütün; kuruluşundan itibaren istihbarat servislerinin kontrolünde olduğunu söylüyor ve diyor ki: “Bu örgütün elemanları daha başlangıç aşamasında istihbaratçı gibi yetiştiriliyor: Asker ama istihbaratçı asker, eğitimci ama istihbaratçı eğitimci, iyi bir aile babası veya toplumda yaşayan iyi bir insan ama yine istihbaratçı gibi.” Çalışkan, FETÖ üyeleriyle aynı okulda; polis kolejinde okuduğu yıllara ilişkin çok ilginç bilgiler veriyor: “Polis kolejine başladığımızda okul müdürümüz emekli bir askerdi. 1980 darbesinin etkisi hâlâ devam ediyordu. Okulda o emekli askerin mahiyetinde olanların belki yarıya yakını bu konuya sempatisi olanlardı. Yönetimin yarıya yakını böyleyse, altta bir örgütlenme varsa ve destekleniyorsa, Anadolu’dan çıkıp gelen insanların şansı çok sınırlı.”

Peki 15 yaşındaki gençleri örgüte katılmaya nasıl ikna ediyorlardı? Şöyle anlatıyor: “Kimi hemşerim kimi bir ihtiyacın var mı diye yaklaşır. Kimi hastalığınla, kimi bir yakınının derdiyle ilgilenir. Bir şekilde sizi ağına düşürür. Onlarla hazırlık sınıfında başlayan kavgam hâlâ devam ediyor. Okulda bu kavgadan dolayı çok sıkıntı çektim. Herkes yan gelip yatıp, derslerden kolay geçerken, ben ekstra çalışmak zorunda kaldım. Abartılı cezalar, baskılarla karşılaştım. 8 yıl boyunca sizi yabancı gibi gören bir yönetim olduğunu düşünün. O yaşta bununla mücadele etmek kolay değildi…” 15 yaşında bir gencin, çevresindekilerin çoğu aynı gruptayken uzak durması da pek kolay değil. Bu zorluğun üstesinden şöyle gelmiş: “Ailem bu konularda bilinçli insanlardı. Biz daha çok devlete yakın, manevi değerleri Anadolu çapında yaşayan bir aileyiz. Bir de kolejdeyken haftada 2-3 kitap okurdum. Okumalarım, ailemin yapısı, biraz da aldığım terbiye sayesinde kurtuldum.”



İKİ YILDA BEŞ TAYİN

Yazının Devamını Oku

"Ellerindeki takip cihazları poliste bile yoktu"

17 Temmuz 2018
Türkiye, Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar örgütüne operasyonu konuşuyor: Bir yanda güzel kadınlar, yakışıklı erkekler, dudak uçuklatan bir servet, lüks içinde şaşalı bir hayat... Ve karşısında çocuk tacizinden casusluğa kadar uzanan akıl almaz iddialar! 1999’da örgüte yönelik ilk operasyonu başlatan eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’a göre ellerinde çok uzun yıllardır büyük bir arşiv var ve diyor ki: "Şantaj mekanizmasını işletiyorlar ve mal varlıklarını böylece büyütüyorlar. Yabancı istihbarat örgütleriyle çetrefil ilişkiler kurulmuş. Neslimiz büyük tehdit altında…" Tantan uluslararası sırlara ışık tutuyor...

.

Sadettin Tantan: Ellerindeki takip cihazları poliste bile yoktu

.

Yazının Devamını Oku

Darbe 03.00’te olsaydı kendimizi bir karanlığın içinde bulacaktık

15 Temmuz 2018
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden iki yıl geçti. Türkiye hâlâ yaralarını sarmaya çalışıyor, bir yandan da FETÖ ile bağlantısı olanların izini sürüyor, mücadelesine devam ediyor. O gece tepemizde uçan F16’lar, bombalamalar, halkın sokağa dökülmesi ve 249 kişinin şehit olması hepimizin hafızasında. Yine o gece terör örgütü tarafından basılan yerlerden biri Hürriyet gazetesiydi. Bir yılı aşkın süredir iddianamelerin içine dalan ve kılı kırk yaran titizliğiyle 90’a yakın köşe yazısında o gecenin fotoğrafını net bir şekilde önümüze koyan dönemin Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin’le konuştuk.

*

Darbe 03.00’te olsaydı kendimizi bir karanlığın içinde bulacaktık
Yazının Devamını Oku

Katil aramaya katılır, aileyle ağlar

9 Temmuz 2018
Bir yanda ayakları kesilen, gözleri oyulan köpekler... Çuvallara doldurulup çöpe atılan, yakılan kediler… Diğer yanda kaçırılan, tecavüz edilen, açlıktan ölüme terkedilen çocuklar… Bu vahşet birbiriyle ilintili mi? Kimler tecavüze daha yatkın? Çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz? İdam cezası, kimyasal kastrasyon çare mi? Dünya nasıl yapıyor? Türkiye’nin en önemli adli tıp profesörü Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sevil Atasoy sorularımıza çok çarpıcı örneklerle yanıt verdi.

.

Katil aramaya katılır, aileyle ağlar

.

Yazının Devamını Oku

“Kılıçdaroğlu gitsin, İnce gelsin” dışarıdan gelen bir baskıydı

2 Temmuz 2018
CHP ve SHP’nin iki eski genel başkanı Altan Öymen ve Murat Karayalçın  sonuçların ilanıyla birlikte Muharrem İnce ve Kemal Kılıçdaroğlu ile ayrı ayrı görüştü. Ziyareti  “Nezaket, dayanışma, durum değerlendirmesi” diye açıkladılar,  ancak kulisler ‘arabuluculuk’ diye fısıldadı. Nihayetinde; zirve diplomasisi sonucu tansiyon düştü ve art arda olumlu mesajlar geldi. 1950 yılından bu yana partinin içinde olan Altan Öymen ile hem ziyareti hem CHP’nin durumunu konuştuk.

.

“Kılıçdaroğlu gitsin, İnce gelsin” dışarıdan gelen bir baskıydı

.

Yazının Devamını Oku

Hangi oy nereye gitti?

26 Haziran 2018
Yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan oldu. Meclis’te çoğunluğu da ‘cumhur ittifakı’ kazandı. Anketlerde sonuca en yakın tahminleri yapan Konda Araştırma’nın genel müdürü Bekir Ağırdır ile MHP’nin yükselişini, Tayyip Erdoğan’ın başarısını konuştuk. Muharrem İnce’nin seçim sonrası ilk kez kamuoyunun karşısına çıkışını birlikte izledik ve yorumladık. Ağırdır’a göre Kılıçdaroğlu kurultay yapmaksızın koltuğu İnce’ye takdim edecek.

*

Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır sonuçları değerlendirdi... Hangi oy nereye gitti?
Yazının Devamını Oku

Başkanlık cumhuriyeti zorunlu kılar

18 Haziran 2018
Türkiye kısa bir süre sonra çok tartışılan yeni bir ‘hükümet sistemi’ne geçiyor... ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kuralları yazılırken tüm aşamalarında başında olan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ile ‘Yeni Türkiye Yönetimi’nin ayrıntılarını konuştuk. Şentop’a göre, 24 Haziran seçimlerinde, Meclis’te cumhurbaşkanının siyasi partisinin çoğunlukta olması çok önemli. Aksi halde sistem kör topal başlar…

.

Başkanlık cumhuriyeti zorunlu kılar

.

Yazının Devamını Oku