"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Tacizci pisliğin teki ama tanısan iyidir ya!

17 Temmuz 2018

Herif biri 9, diğeri 11 yaşındaki iki çocuğunu yıllarca istismar etmiş...

“Söylerseniz annenizi öldürürüm” diye tehdit savurmuş, göz korkutmuş, sindirmiş...

Kızlardan birinin pijamasında “babasına” ait “meni lekesi” tespit edilmiş... Buna rağmen indirim gelmiş cezasına, bravo vallahi!

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya “İyi hal indirimi kaldırılıyor” diye demeç vere vere görev süresini tamamladı, tık yok desek yeridir bu hususta...

Kamuoyu her iyi hal indiriminde homurdanıyor kimsenin umurunda olmuyor...

İki kızını istismar eden bu alçağın tek örnek olmadığını hepimiz biliyoruz...

Diyarbakır’da imam hatip lisesinde bir öğretmen, öğrencisi kızı taciz etti, kızın babası olayı mahkemeye taşıdı.

Tacizci öğretmen suçu kabul etti, mahkemeyi beğenmedi

Yazının devamı...

'Maduro Çöküş'

12 Temmuz 2018

Geçen yılın son günlerinde New York Times’ta yayınlanan ve Venezuela’da her yıl 4’e 5’e katlanarak artan çocuk ölümlerini konu alan haber bu iç acıtıcı cümleyle başlıyordu.

17 aylık Kenyerber, çöken sistemin masum kurbanlarından yalnızca biri.

Annesinin Zika virüsü nedeniyle emziremediği bebek, ailesi mama alacak para bulamadığı için yeteri derecede beslenememişti.

Bebek maması Venezuela’da bulması çok zor, asgari ücretle çalışanların hayal bile edemeyeceği kadar pahalı.

Yazının devamı...

Rahatsızlık

10 Temmuz 2018

Davanın başlaması için 11 ay beklemek gerekti. Mahkeme ilk kez Nisan 2015’te toplandı.

O tarihten bu yana 20’nin üzerinde duruşma yapıldı ve bir türlü karara varılamadı.

Son olarak haziran ayında “seçim sonrasına” ötelenen karar duruşmasının dün yapılması bekleniyordu.

Dün de heyette görevli bir hâkimin ani gelişen rahatsızlığından dolayı duruşma yarına, 11 Temmuz tarihine ertelendi.

Öncelikle rahatsızlanan hâkime içten geçmiş olsun dileklerimi yolluyorum; umarım ciddi bir vaziyet yoktur ve tez elden şifa bulur.

Sayın hâkimin dava yüzünden rahatsız olduğuna dair bir bilgi paylaşılmadı, ben de pek ihtimal vermiyorum.

Ancak bu bağıra bağıra gelen, kazadan çok bir katliamı andıran davanın her aşamasından büyük rahatsızlık duyanlar arasındayım ve yalnız olduğumu da düşünmüyorum.

Soma’da hayatını kaybeden işçiler arkalarında 423 (yazıyla dört yüz yirmi üç) yetim bıraktı; onlar için rahatsızım...

Yazının devamı...

Bir konserden çok ayin gibi

8 Temmuz 2018

Acılarınızı, dertlerinizi, ‘hayatın anlamıyla ilgili’ soru işaretlerinizi, coşkunuzu, müzik aşkınızı, ilkel veya çok medeni dürtülerinizi, kalbinizi ve ruhunuzu, şaşkınlığınızı, hayranlık hislerinizi ve saymaya üşendiğim diğer tüm ‘şeyleri’ toplayın, Nick Cave’e gidiyoruz.

Aslında çok şanslıyız, çünkü o bize geliyor...

10 Temmuz Salı akşamı, İstanbul KüçükÇiftlik Park’ta toplanacak şanslı kalabalık, Nick Cave And The Bad Seeds’in bir canlı müzik performansından çok ‘duygusal/ruhani/cinai/şehevi’ ayini çağrıştıran gösterisine tanıklık edecek.

Henüz gerçekleşmemiş bir konser için böyle büyük laflar etmek fazla bağlayıcı, elbette durumun farkındayım. Ancak konser sonunda gelin konuşalım, haklı çıkacağıma eminim.

Çünkü bildiğim bazı şeyler var... Bildiklerimi anlatayım o zaman...

16 Kasım 2017’de, Atina’nın antikçağlarda liman vazifesi gören Faliro semtinde 2004 Olimpiyat Oyunları için inşa edilmiş kapalı spor salonunda, Nick Cave ve ‘Kötü Tohumlar’ sahneye çıktığında oradaydım.

İlk kez seyretmiyordum Nick Cave’i. 2001’deki İstanbul konserine ve 2009’da Glastonbury Festival’daki destansı performansına da şahitlik etmiştim.

Yazının devamı...

Ah Leyla, ah Eylül...

5 Temmuz 2018

Bu yazı sizin için, bütün kayıp çocuklar için...

24 Haziran itibariyle tarihe karışmış olan başbakanlık makamına bağlı “Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı”, bundan tam 10 yıl önce, Temmuz 2008’de bir “Kayıp Çocuklar Raporu” yayınlamıştı.

Giriş bölümünde “medyada yer alan kayıp çocuk haberleri üzerine 17 Aralık 2007’de harekete geçildiği”, “İçişleri Bakanlığı marifetiyle konunun soruşturulduğu”, “İl İnsan Hakları Kurulu başkanlıklarından STK’larla iletişime geçerek çalışma yapmalarının istendiği” ve 6 aylık çalışma neticesinde söz konusu raporun hazırlandığı belirtiliyordu.

Rapora yeniden döneriz, ancak sorunları kendince tespit eden ve istatistiklerin yanı sıra çözüm önerileri de sunan bu çalışmanın ardından neler olduğuna bir bakmak ister misiniz?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre raporun yayınlandığı 2008 ile 2016 yılları arasında 104 bin 531 kayıp çocuk vakası yaşandı ki; bunun 16 ülkenin nüfusundan fazla olduğu vurgulanıyordu bazı haberlerde.

TÜİK’in adli istatistiklerine göre...

2008 yılında 

4 bin 517...

Yazının devamı...

İyi ki hep biz aldandık!

3 Temmuz 2018

O lanetli yılın ilk günlerinde, 24 Ocak’ta Uğur Mumcu’nun alçakça katledilmesiyle memleketin üstüne yerleşen karabulut daha da, daha da karararak yerini korudu, kapladığı alanı sürekli genişletti...

Siyasi krizler, ekonomik felaketler, faili meçhuller, derinliğine ve karanlığına erişilemeyen şebeke işleri, suikastlar, çok şüpheli ölümler, katliamlar, terör saldırıları yağdı üstümüze...

Eşref Bitlis’ten Bahtiyar Aydın’a, Cem Ersever’e, hatta Turgut Özal’a, Adnan Kahveci’ye kadar pek çok ismin sis perdelerine sarılı ölümleri...

Sivas’tan Başbağlar’a katliamlar...

Geçip giden 25 yılın ardından, bir çeyrek yüzyıl sonra, meşhur “aldanan ve aldatılan” denkleminde hep aldananların tarafında kaldığımı itiraf etmeliyim...

Nutuklara inandık, aldandık...

Travma geçiştirici ezberden okunan “kararlılık” demeçlerine inandık, aldandık...

Barışın bir gün geleceğine inandık, aldandık...

Yazının devamı...

N’apıcan işte vaziyet böyle

28 Haziran 2018

“Siyasette Kadın Temsili” başlıklı araştırmaya göre 36 ilde görüşülen 5 bin 434 kişinin yüzde 86’sı “kadınların hayatın her alanında erkeklerle eşit fırsatlara sahip olması gerektiğini” düşünüyordu.

Bu görüşe tamamen karşı çıkanların oranı yüzde 7 civarındaydı...

“Daha fazla kadın yönetici olmalı” görüşünü destekleyenler yüzde 72 oranındaydı ve yine yüzde 72’lik bir kesim “İçişleri veya Savunma Bakanlığı, Meclis Başkanlığı gibi” görevleri üstlenmek için kadın veya erkek olmanın fark etmeyeceği görüşündeydi...

Özetle 2011 tarihli bu araştırma, toplumun büyük bölümünün kadınların siyasette temsiliyle ilgili bir meselesinin olmadığını, kadın yönetici sayısının artmasını destekleyeceğini ortaya koyuyordu...

Memlekette kadınların ilk kez katıldığı seçimler 1935 yılında gerçekleştirildiğinde, Meclis’teki kadın vekil sayısı toplamın yüzde 4.5’ine denk geliyordu (18 vekil)...

Bu oran daha sonra yıllarca, 1990’lar sona erene kadar “dev bir rekor” olarak kaldı.

Çok partili döneme geçilen 1950’de oran yüzde 0.61’e düşerken, 1995’e gelindiğinde bile Meclis’te ancak yüzde 1.8 oranında temsil ediliyordu toplumun yarısını oluşturan kadınlar...

2000’li yıllarda AKP ve (bugünkü adıyla) HDP başta olmak üzere siyasi partilerin öncülük etmesiyle kadın siyasetçi sayısında gözle görülür bir artış kaydedildi...

Yazının devamı...

Salih’e göre seçim

26 Haziran 2018

Seçim üzerine hepsi de kendi açısından isabetli olabilecek tahliller, yorumlar, gelecekle ilgili projeksiyonlar arasından geçip giderken “büyük gündemden” rol çalmaya gücü yetmeyecek, hiçbir seçimde kazanamayan/kazanamayacakların ömründen bir kaza, bir dram:

“Kadın işçiler dehşeti yaşadı! Ölü ve yaralılar var...”

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde kadın tarım işçilerini taşıyan kamyonetin kaza yapması sonucu 2 kişi öldü, 4’ü ağır 37 kişi yaralandı.

Fasulye toplamaya gidiyorlarmış... Olay yerine çok sayda ambulans sevk edilmiş... Can pazarı yaşanmış... Jandarma soruşturması sürüyormuş...

Türkiye’de 48 farklı ilde ekmek parası peşinde sürünen milyonlarca tarım işçisi var...

Çoğunluğu kadınlardan ve çocuklardan oluşuyor. Bursa’daki kazada ölenler gibi çok sayıda Suriyeli de bu ucuz ve güvenceden uzak işgücü ordusunda mecburi nefer...

Günlük kazançları ortalama

Yazının devamı...