"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Ayşe Nine bir demokrasi kahramanı

17 Ocak 2019

31 Mart yerel seçimlerine giden süreçte seçmen listeleriyle ilgili muhalefet kanadından tespit edilen “tuhaflıklar” haberlere yansırken, iktidar cephesinin de “memnun olmadığı hususları” dile getirdiğine şahit olduk.

Geçtiğimiz günlerde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Erdoğan seçmen listeleri konusunda “Asıl mağdur biziz” dedi ve devam etti: “10 milyon 337 bin üyeden 504 bininin seçmen kütüklerinde kaydını bulamadık...”

CHP, İYİ Parti ve HDP de seçmen listelerinde tespit ettikleri usulsüzlükleri, akla mantığa sığmayacak değişimleri duyurmaya devam etti.

DW Türkçe’den Hilal Köylü’ye konuşan CHP’li vekil Burhanettin Bulut “boş araziden, tamamlanmamış inşaatlardan, olmayan binalardan, olmayan dairelerden” sahte seçmen çıktığını belirtiyor.

Mesela İstanbul’un Adalar ilçesinde Kasım 2018’de 11 bin 862 olan seçmen sayısı 899 kişilik artış göstermiş ve 12 bin 761’e ulaşmış.

Beyoğlu’nda “4 katlı binanın olmayan 5’inci katına kayıtlı” seçmenler çıkabiliyor.

Üsküdar’da boş binaya kayıtlı “tanımlanamayan seçmen” izine rastlanıyor.

HDP’li

Yazının devamı...

Mermine kurban Türkiye

15 Ocak 2019

Sadece ulusal ve yerel basın haberlerinden yola çıkılarak oluşturulan ve hazırlayanların “devede kulak” ibaresiyle paylaştıkları rapor bile durumun ne derece vahim olduğunu ortaya koymaya yetiyor.

2015 yılında “basına yansıyan” 2 bin 175 silahlı saldırı yaşanmıştı Türkiye’de. 2018’de ise 3 bin 679 olaya şahitlik ettik ki bu da 4 yılda yüzde 69’luk bir artışa denk düşüyor!

Şiddetin hayatın her alanında bir “kendini ifade şekline” dönüştüğünü, normalleştiğini bilen, bu artıştan endişe duyan çoktur ama şaşıran herhalde çıkmayacaktır!

İnternet üzerinden tüfek sipariş edip (taksit de yapabiliyorlar, kapıda da ödeyebiliyorsunuz!) cinayet işlendiğine, gencecik bir kızın hayata veda ettiğine şahit olduk, ne şaşıracağız?!

Geçen sene “evde” ürettikleri silahları “0-12 yaş çocuk mağazalarında” satan 10 kişilik çetenin pervasızlığını gördük, ne diye afallayacağız?!

“Yüzde 85’i ruhsatsız” 25 milyon silah geziyor memlekette iddialara göre canım okur... O silahların patlayıp durması karşısında “Aaa, ne tuhaf” mı diyeceğiz yani?!

Sorun büyük, büyüyor ve ne acı ki büyümeye devam edecek.

Peki çözüm var mı?

Yazının devamı...

İşsizin yeşeremeyen umutları

11 Ocak 2019

Eylül ayında yayınlanan rakamlara göre 3 milyon 750 bin kişi işsiz ama bu rakama “artık iş aramaktan umudunu kesenler” de eklendiğinde 6 milyon kişiye ulaşıyoruz.
5 gençten biri işsiz. İşsizliğin madden ve manen ezdiği bu gençlerin bir kısmı “yeterli eğitim imkânına ulaşamamış”, belli bir meslekleri yok.
Peki eğitim almış olanlar? Yıllarca dirsek çürüten, ailesi tarafından nice fedakârlıkla okutulan, mezuniyetlerinin ardından umutla yola çıkıp “iş aramaktan umudu kesecek kadar” yorgun düşen umutsuzlar.
Önceki gün sosyal medyada binlerce kez paylaşılarak hızla yayılan bir iş arama mesajı ve bu mesaja yapılan yorumlar dikkatimi çekti.
Söz konusu paylaşım şöyleydi:
“Ben inşaat mühendisiyim. 1.5 yıldır işsizim. Kahramanmaraş’ta yaşıyorum ama Mersin/Erdemli de de kalacak yerim var. Çok iyi derecede İngilizcem var. Tecrübem de var. Yurtiçi/yurtdışı fark etmez iş arıyorum. Bunu rt yaparak (paylaşıp yayarak) bana destek olur musunuz?”
Paylaşıma yorum yapanlar arasında iş arayan kardeşimizin de denediği ve netice elde edemediği kurumları sıralayanlar, akıl verenler, destekleyenler, “Sorun sendedir o zaman” diyerek filan köstekleyenler, kendilerinin de aynı (veya daha kötü) durumda olduğunu belirtenler hatta yazım yanlışları üzerinden eleştirenler bile toplanmıştı.

Yazının devamı...

Palu sarmalında kaybolmak

8 Ocak 2019

Televizyon ekranında beliren altyazıya sığdırılabilenler bunlar sadece...

Konuştukça suçlar, günahlar çeşitleniyor, artıyor; akıl, vicdan, sabır kaldırmayacak hale geliyor.

Şimdilik bildiklerimizi gazete haberleri şöyle özetliyor: “3 cinayet, 4 çocuğa tecavüz, gasp, işkence...”

Aklını yitirenler mi ararsınız, sırra kadem basanlar mı?

Cinci Hoca yutturmacasıyla sızdığı aileyi muskalarla, şiddetle, tehditle yöneten bir soytarı mı?..

Hepsi ve daha fazlası... Şimdi, hemen şimdi...

Palu Ailesi’nin hikâyesine hoş geldiniz.

“Palu Ailesi”

Yazının devamı...

Zarar eden otopark?

3 Ocak 2019

İstanbul Belediyesi’nin CHP’li meclis üyesi Hakkı Sağlam’ın verdiği soru önergesiyle ortaya çıkan zarar şemasında ikinci sırada İSPARK yer alıyordu.

“Park yeri bulmanın hep sorun olduğu İstanbul’da hem de peşin para ile çalışan” İSPARK’ın zarar etmesi “Bu ne biçim iş?” şeklinde eleştirildi.

Daha önceki yıllarda da zarar ettiği yazılan çizilen, her seferinde “Biz zarar etmiyoruz, kâr amacı da gütmüyoruz. Her ay ciromuzun yüzde 25’ini İBB’ye kira olarak aktarıyoruz” şeklinde bir karşı açıklamayla göğüslenen bu durum yeni değil.

Konuyla ilgili haberlerde 2017 yılında Sayıştay’ın raporu şöyle hatırlatılıyordu:

“Sayıştay’ın 2017 raporunda İSPARK tarafından işletilen 225 otoparkın sadece 52 tanesinin ruhsatlı olduğu, İSPARK dışında belediyenin işlettiği kalan 719 adet otoparkın ise ruhsatsız olduğu tespit edilmişti. Kaba bir hesapla 892 otopark hiçbir vergi ödemeden belediye tarafından işletiliyordu...”

İSPARK son “Zarar etti” haberleri üzerine yine bir açıklama yaptı ve konuyu “mevsimsel düşüş”e bağladı.

İstanbul’da park eden araç sayısını hangi mevsim etkileyebilirmiş (bu durumda yaz!) bilemedim ama herhalde vardır bir bildikleri!

İSPARK web sayfasında misyonunu

Yazının devamı...

Mısır, sinema ve bizim çocuklar

1 Ocak 2019

Yapımcılar tarafında Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Şahan Gökbakar gibi aynı zamanda kamuoyunun ilgisine mazhar olmuş, sevilen yıldızların da bulunması konuyu daha görünür kıldı.

Mars adına konuşan, kurumsal iletişim direktörü titrine sahip Aslı Irmak Acar’ın “Cem Yılmaz olmazsa başka Cem Yılmaz çıkar... Film çekmezlerse çekeni buluruz” tarzı nobran açıklamaları doğal ve haklı olarak sert tepkiyle karşılandı.

İlk bakışta “Mısır kârı paylaşım savaşları” olarak gündemde beliren tartışmayı da film gibi seyreden sinemaseverler neticede “Kim bir filmden ne kadar kazanır? Mısır mı pahalı bilet mi?” gibi sorulara cevap bulmuş oldular veya bulduklarını sanmakla yetindiler.

Bütün bu kavga, patırtı devam ederken oyuncu/yönetmen Onur Saylak da şöyle bir bilgi paylaştı sosyal medyada:

“DAHA filmi ilk haftasında 13 şehirde sadece 36 (!!!) salonda gösterime girebildi...”

‘Daha’ taş gibi bir filmdi. 2018’de izleyip çok etkilendiğim yapımlar arasındaydı.

Ödüller kazandı, övgüler kazandı ancak seyircisiyle hakkıyla buluşabilecek imkânı bulamadı.

‘Daha’ bir örnek...

Yazının devamı...

Geçme virajda kasatura bagajda

27 Aralık 2018

38 ilçeye yayılan, taksiler (ve yolcuları) üzerinde yoğunlaşan denetim sırasında Ortaköy’de bir taksinin bagajından kasatura çıktı.

Kasatura dediğim, pala boyutunda ve 2018 model Rambo bıçağı görünümünde bir nevi kılıç! Ancak bir ejderha avcısında filan normal görülebilecek bu “aksesuvarın” internet üzerinden 60-70 liraya alınabildiğini de not düşeyim. Teksas, Teksas mübarek!

Her neyse, belediye ruhsatı sürücü adına kayıtlı olmadığı için 108 TL ceza da yazılan şoför ile ilgili işlem yapmış emniyet görevlileri.

Uygulama kapsamında 1700 civarında taksi denetlenmiş, 65 taksi trafikten men edilmiş, 209 araca toplam 160 bin lira ceza yazılmış...

Bu ve benzeri denetimler hem emniyet tarafından hem de İstanbul Büyükşehir Belediye’ye bağlı Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü (TUHİM) tarafından son dönemde sıkılaştırıldı.

Arkadaşımız Ceyhun Kuburlu’nun 1 Aralık 2018 tarihli haberine göre yılın ilk 11 ayında taksilerle ilgili 60 bin şikâyet alınca denetimler artmış ve TUHİM de sosyal medya hesabından arsızları ifşa etmeye başlamış.

Mesela 13 Kasım’da birini “enselemişler”:

“İsveçli turistin parasını gasp ederek kaçan taksi ilgilileri hakkında Başkanlığımızca TUDES (Toplu Ulaşım Hizmet Kalitesi Değerlendirme Sistemi) kapsamında gerekli yaptırımlar uygulanmış, aracın çalışma belgesi askıya alınmış ve araç Emniyet birimlerince trafikten men edilmiştir.”

Yazının devamı...

Vız vız, tırıs tırıs

25 Aralık 2018

Yıl 2009: “Aydın’ın Kuşadası ilçesine bağlı Davutlar beldesi ile Söke ilçesine bağlı Ağaçlı köyündeki 5 bin civarında kovanda toplu arı ölümleri meydana geldi...”

Yıl 2013: “Aydın’da arılar esrarengiz bir şekilde ölmeye başladı. Aydın merkez, Köşk, Sultanhisar, Çine, Yenipazar ve Dalama bölgesinde meydana gelen arı ölümleri ile ilgili Aydın Arı Yetiştiricileri Birliği ve Tarım Bakanlığı yetkilileri inceleme başlattı.”

Yıl 2014: “Aydın’da şaşırtan arı ölümleri. Havaların ısınması ve tarım faaliyetlerinin başlaması ile birlikte milyonlarca arı telef oldu.”

Yıl 2018: “Aydın’da geçen hafta Karpuzlu’da meydana gelen arı ölümlerinin ardından bu defa da Efeler’de arı kolonileri arasında yağma savaşları başladı.”

Dahası da var elbette ve Aydın bu konuda tek örnek değil. Sistematik şekilde katlediliyor, toplu şekilde ölüyor arılar her yıl.

Peki sebebi nedir?

Mantarlar, parazitler ve bakteriler de arıları öldürür ama birinci sıradaki şüpheli tarım ilaçları, pestisitler, “neonikotinoid” adı altında satılan ve “kafaya göre” kullanılan ürünler.

Bu zehirler elbette dünyanın hassas dengesinde çok önemli bir görev üstlenen arılara zarar vermiyor sadece.

Yazının devamı...