"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Çare Harry Potter

21 Temmuz 2017

Islıklanan Carole müydü acaba? Yoksa Ali Sami Yen’in “Bir renge ve isme sahip olmak ve Türk olmayan takımları yenmek” diyerek temel harcını döktüğü G.Saray’ı bu duruma düşüren zihniyet mi? ‘Zihniyet’ derken Selçuk’un veya Özbek’in veya Tudor’un zihniyetinden ötede bir yeri işaret ettiğimi bilin isterim. Koca G.Saray camiası, kulübün anahtarını teslim edecek başka bir ‘kafa’ bulamıyor mu? Dediğim futbolcusundan teknik direktörüne, başkanından kulüp doktoruna bir silsile...

Bu silsileyi belirlemek, kulübün geleceğiyle ilgili parlak ve gerçekçi bir vizyon oluşturmak sorumluluğunu taşıyanlar, yani ‘seçenler’ maçta homurdanıp eve dönmekten ötesini yapmakla sorumludur.

BRAVO GERÇEKTEN

Bruma, Sneijder, Podolski gitmiş; G.Saray’a hem skor katkısı sağlayan hem de çoğu zaman ıstırap verici oyun kalitesini anlık da olsa yükseltebilen isimler gitmiş. Sahada ne olacağı, zamanla ne yöne evrileceği belli olmayan bir kadro ve mesela bu kadronun başında da Tudor var. Kimdir Tudor? Şu ana kadar yaptığı bir değişiklikle çehresini değiştirdiği maç hatırlayanınız var mı? Tudor’un bu sezonu G.Saray’ın başında bitirebileceğine kendisi inanıyor mudur acaba? Suçu ona yıkacak halimiz yok ama manzara ortada işte...

Bu kadroyu, bu yönetimi, bu zihniyeti kurtarsa kurtarsa Harry Potter kurtarır. Onu transfer etsinler, çare Harry Potter.

G.Saray’ı düşürdükleri hale bak şunların... Mayıs ayında Avrupa’da kupa kaldıran takım, Temmuz ayında pasaportunu kasaya koyuyor...

Yazıklar olsun...

Yazının devamı...

Bir göz için adalet

20 Temmuz 2017

Haziran 2013’te bir gözünü polisin ateşlediği gaz fişeğiyle kaybetti Sarıkaya...

O günden beri sağ gözünün hakkını arıyor adalet dünyamızın hep karışık ve daha da karışık hale gelmeyi başaran koridorlarında.

Bir arpa boyu yol kat edemedi demeyelim haydi; en azından umutlanmasını sağlayan minik gelişmeler de oldu...

Ama vardığı noktanın boyu bir arpadan da uzun sayılmaz.

4 YIL 6 SAVCI

Bu yıl verdiği bir röportajda şunları söylüyordu Sarıkaya:

“4 yıl önce vücut bütünlüğü tam iken şimdi bir gözümde görme yetisini kaybettim. Bizi vuran polislerin yargılanması için açtığımız davada ise 4 yıl boyunca 6 savcı değişmesine karşı halen soruşturma aşamasından bir adım ileri gidilemedi...”

Aslında davada

Yazının devamı...

Musluk suyuyla eğitim devrimini düşünmeliyiz

13 Temmuz 2017

Heyetler oluşturuldu, raporlar yazıldı, denetimlerin artırılacağı, sıklaştırılacağı ‘titizlikle vurgulandı’ ve kararlılık abidesi olarak bir de yönetmelik değişikliğine gidildi.

Özel yurtlarda kalan öğrencilerin ‘güvenli ve çağdaş’ ortamlara kavuşmaları için Milli Eğitim Bakanlığı bazı standartlar belirledi.

Buraya kadarki gelişmeler iyi de...

PEH PEH PEH

Görene “Peh, peh, peeeeh!” dedirten ‘Özel Öğrenci Barınma Hizmeti Kurumlarının Standartları ile Çalışma Usul ve Esasları’ gibi bir ada sahip bu yönetmeliğin ömrü ne kadar sürdü bilmek ister misiniz?

Bir ay bile sürmedi...

Birgün’den Çağlar Ballıktaş’ın haberine göre işletmecilerin ‘ricaları’ doğrultusunda yeni yönetmelik ‘esnetildi’ ve 2019’a ötelendi.

Atılan geri adımların hangi alanları kapsadığına bir bakalım mı?

Yazının devamı...

Bu mudur adalet?

11 Temmuz 2017

Raporlar, haberler yaşanan büyük felakete kaza deyip geçmenin mümkün olmadığını ortaya koydu.

Kâr marjına insan kurban edilen, işçinin taşeron taşeron dayıbaşı dayıbaşı sömürüldüğü sistem, emniyetlerine zerre kadar önem vermemişti.

Yalandan denetlemeler, dümenden uyarılar derken, yaşanana kaza değil cinayet denir herhalde...

3 sene oldu ama unutmuş olabilirsiniz sonra yaşananları...

Mesela demeçler, ah o cilalı ve fiyakalı demeçler...

“Sorumlular gereken en ağır şekilde...” diye başlayan konuşmalar, hırslı avukat rolündeki Al Pacino’yu amatör gösterecek derecede başarılıydı...

Nitekim kamuoyunun tepkisiyle birlikte sorumlu isimler tespit edildi, haklarında yasal işlemler başlatıldı; gözaltılar, tutuklamalar, duruşmalar...

NEREDEYİZ ŞİMDİ?

Yazının devamı...

Bak şu Sezen’e!

9 Temmuz 2017

Sezen Aksu’nun son albümünde yer alan “Manifesto” adı şarkısı “ciddi ciddi”, “Oynatalım Uğurcum” tarzı durduruşlarla filan bir kanalda gösterildi ve “Benim!” diyen komplo teorisyenine mesleği bıraktıracak şekilde incelendi.

Kıyafetinde apolet ‘belirmesi’, “manifesto” lafının “bildiri” anlamında olması ve dolayısıyla “muhtıra”yı çağrıştırması, “Ters esiyor yine rüzgâr/ Önümüzde sert bir güz var” gibi sözler içermesi, klibin mayıs ayında yayınlanmasının Gezi Parkı’nı andırması...

ZIRVA TEVİL GÖTÜRMÜŞ

Zırva tevil götürmüş bildiğiniz; “ciddi ciddi” Sezen Aksu’nun şarkısından darbe şifresi çıkartmak için uğraşmışlar.

Milyonlarca Sezen hayranına, mesela bana sorsalar “Ooohoooo!” derdim ve devam ederdim:

“O şarkıya gelene kadar Sezen’in neleri var akıllım...”

Sonra mesela “Ayar” şarkısını hatırlatırdım:

“Ya bizdensin ya da onlardan/ Hadi bu köprüyü geç bakalım/ Ya dostsun ya da düşman/ Hadi sıfatını seç bakalım...”

Yazının devamı...

Patent aldırtanlar utansın

6 Temmuz 2017

“Sana, vatanımız ve milletimiz adına tarihi bir görev veriyorum. Tuğgeneral Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şahadet var. Hakkını helal et.”

Halisdemir “Başüstüne komutanım, hakkım helal olsun. Siz de helal edin” dedikten sonra 20 askerle komutanlığa girmek üzere olan Semih Terzi’yi üç el ateş ederek öldürdü.

Daha sonra darbeciler tarafından sırtından vurularak şehit edilen Halisdemir, 15 Temmuz’un seyrini değiştiren askerlerden biri oldu.

Halisdemir’i on binler, yüz binler ziyaret etti Niğde’nin Çukurkuyu beldesinde...

Adı aralarında bir üniversitenin de bulunduğu çeşitli okullara verilerek yaşatıldı.

KÜÇÜKDİLE DİKKAT!

Dün eşi Hatice Halisdemir’in Ömer Halisdemir” adının patentini aldığını öğrendik.

Şehit olmuş eşinin, evladının adının patentini almak ilk bakışta

Yazının devamı...

Mogambo’nun ağır yükü

4 Temmuz 2017

Hikâyemiz kabaca bunlarla ilgilidir...

Darbe oldu resmen sarayda ve veliaht prens sıralaması değişti.

80 yaşını devirmiş Suudi Kralı Salman, İçişleri Bakanı yeğeni Muhammed bin Nayif’in ayağını kaydırdı, 32 yaşındaki oğlu ve Savunma Bakanı Muhammed bin Salman’ı veliaht ilan etti.

Eski veliaht bağlılık yemini ederek görevden ayrılırken, sarayında hapis mi, değil mi bilemiyoruz hâlâ... Büyük ihtimal Aman kelleyi kurtaralım da gerisi kolay” diyordur...

Yeni veliaht orijinal bir karakter... Batı yanlısı, cihatçı gruplara karşı, savaşçı bir tip olarak yansıtılıyor.

Ordunun lideri, Yemen sınırında Husiler ile süren savaşı o yönetiyor.

İddialara göre Katar’a ambargo kararının mimarı veya mimarlarından biri. Bölgede ABD’nin politikalarına tam uyumlu bir çizgide...

Sadece orduda değil, para musluğunda da, enerjide de yani Aramco’da da etkin.

Yazının devamı...

Alaydan öfkeye yürüyüş

2 Temmuz 2017

Bunun için bir adım atması gerekiyordu, o dün Deniz Zeyrek’in köşesinde paylaştığı istatistiklere göre toplamda 600 bin adım atacağı bir yürüyüşe çıktı.

Partisi adına yürümeyeceğini “adalet” için yürüyeceğini söyleyerek başladığı yürüyüş “Sen bir adım at, biz koşarız” diyen farklı kesimlerden giderek artan bir ilgi görüyor.

Antikapitalist Müslümanlar’dan Balyoz mağdurlarına, 78’lilerden kadın örgütlerine, nükleer karşıtlarından futbol taraftarlarına her gün yeni bir ekibin yürüdüğünü görüyoruz haberlerde.

SIRTI DERT YÜKLÜLER

Gün geçtikçe, İstanbul yakınlaştıkça uzuyor insan katarı...

İnsanın aklını başından alıp vestiyer fişi yerine huni uzatan bu sıcakta her gün başkaları ekleniyor yürüyüşe...

Tabana yapışan asfalta kuvvet sırtına yüklediği derdiyle yürüyenlerin ortak noktası sadece Enis Berberoğlu (selamlar bu vesileyle) kararı değil elbette.

Kılıçdaroğlu,

Yazının devamı...