"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Çıkan çiviyi bulan yerine taksın

20 Şubat 2018

Öz babası tarafından, kaldığı tarikat yurduna bırakılırken istismar edilen 14 yaşındaki çocuğun ifadesinden alındı bu cümle.

Dün Hürriyet’te Mesut Hasan Benli imzasıyla yayınlanan haber sayesinde öğrendik bu iğrençliği...

Tahammül sınırlarımız yerle yeksan olalı çok oldu ama tıpkı kadın cinayetlerinde olduğu gibi bu tip haberler her gün geliyor, her yerden geliyor...

“Vah!” demek, “Yuh!” demek, “Yeter!” demek fayda etmiyor.

Adana’da düğün evinde el kadar çocuğa tecavüz eden sapığın şokunu atlatamadan, öz babası tarafından istismar edilen çocuğu öğreniyoruz işte.

Bela okumak iyi değildir ama şarttır bu durumlarda: Allah belasını versin!

İLK DE DEĞİL SON DA OLMAZ

İlk mi? Hayır!

Yazının devamı...

EYY Mohaç, bir sen eksiktin!

15 Şubat 2018

Malumunuz 29 Ağustos 1526’da Kanuni’nin başında olduğu ordu, Mohaç Ovası’nda Kral Layoş’un ordusunu bozguna uğratmış, Budin’e yürümüş, Macaristan’ı topraklarına katmıştı.

Tarihin en kısa süren meydan savaşlarından biri, belki birincisidir.


YAĞMURLU BİR GÜNDÜ
Yağmurlu günde karşılaşır iki ordu... Macar tarafı saldırıya geçer, Osmanlı ordusu yanlara açılır, ortada beliren 300 topla düşmanı önce dağıtır sonra kapanan kollarla çevirip bataklığa doğru sürer.

Yazının devamı...

Basın ‘layk’ı Burhan Bey’e

13 Şubat 2018

Aşkımız yoğun. İstatistikler, nüfusun yüzde 60’ına denk gelen 48 milyon kişinin internet kullanıcısı olduğunu, 48 milyon sosyal medya hesabı bulunduğunu gösteriyor.

Tekil sosyal medya kullanıcısı 33 milyon olarak tahmin ediliyor.

Yapışık yaşıyoruz sosyal medyaya, ortalama 3 saatten fazla vakit geçiriyoruz.

Böyle büyük bir aşk yaşıyoruz...

Peki nefret neresinde bu ilişkinin?

OLUK OLUK NEFRET

Her yerinden, her satırından, her pikselinden oluk oluk akıyor...

Kutuplaştıkça kutuplaşmışız; tartışma kültürünün yerine de

Yazının devamı...

Ganimeti bol maç

13 Şubat 2018

Hızlı, kararlı, agresif, konsantrasyonu üst seviyede ve gole odaklı... Ligin tabanına yakın bloktan kurtulmak için mücadele eden, Hamza Hamzaoğlu ile silkinse de gücünü toparlayamamış Antalyaspor, bu baskıyı kaldıramadı.

Biraz taktik faullerle Galatasaray’ı durdurmayı denediler, onda da başarılı olamadılar. Gomis, önce Garry Rodrigues’in şuttan asiste dönüşen pasıyla buluşarak direnci kırdı. Aynı ikili 5 dakika içinde bir golde daha ortaklık yaptılar ki; Rodrigues’in koşusu, zamanlaması, pasındaki incelik bizzat gol kadar kıymetliydi.

KISA SÜRELİ BASKI

Feghouli’nin Belhanda’nın şahane pasıyla buluşarak attığı gol, maçı ve 3 puanı cebine koyacak skor ve moral üstünlüğünü de getirdi ev sahibine... Bu erken skor rahatlığı ve Hamza Hamzaoğlu’nun devreyi beklemeden yaptığı değişikliklerle takımına yeniden format atması maçın görüntüsünü değiştirdi.

İkinci yarıda Antalyaspor gol noktalarına taşınan boyutta olmasa da tehdit yaratan bir baskı oluşturdu kısa süreliğine... Yine de net gol fırsatı yakalayan ve kaçıran taraf Galatasaray’dı. 3 gol, 3 puan, ilk 45 dakikadaki coşkulu oyun ve liderlik koltuğu dün gece elde edilen ganimetlerdir Galatasaray için.

DERİNLİK YOK

İkinci 45 dakikadaki durgunluğu rehavete bağlayabiliriz ancak oyun kalitesi ve kadro derinliği fikstürün çetinleştiği dönemleri kaldırabilecek güce sahip gözükmüyor şimdilik... Kayıpsız ilerlemek ve sorunları da bu süreçte halletmek güç iş; Fatih Hoca’ya kolay gelsin...

MAÇIN ADAMI: GOMIS

Yazının devamı...

Ne âlâ memleket çok âlâ memleket

8 Şubat 2018

Hangi hesap?

Mesela “Yurttaşa 416 milyarlık nükleer fatura” başlığı ve Şehriban Kıraç imzasıyla Cumhuriyet’te yayınlanan haberdeki hesap.

İşi rakamlara boğmak istemem ama “alım garantili” iki nükleer ve üç termik santral projesi için yapılan hesaplara göre 15-20 yıl içinde 120 milyar dolar gibi bir para ödeyeceğiz.

Yakıt bedeli ve enflasyon etkisi “hariç” ayrıca, onu da ödeyeceğiz.

Yazının devamı...

Takvime dayalı şehit ayrımı

6 Şubat 2018

“...Mavi ve yeşil bir kömür tozu geldi. Sonra patlamayla alev topu geldi. Yandığımı hissettim. Dua ettik. Arkadaşlarımın seslerini duydum. Ben, ‘Korkmayın grizu patladı’ dedim. Benim baret erimişti. Sonra alçaktan sürünerek anayola çıktık. Ölen arkadaşların üstlerinden yanlarından geçtik. Kimseye müdahale edemiyorsun o anda. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın...”

3 Mart 1992’de 263 maden işçisinin hayatını kaybettiği kazadan sağ kurtulan Mustafa Bozacıoğlu, 2015’teki anma töreninde o acı günü böyle anlatıyordu...

Kozlu’daki kazada şehit olan son iki maden işçisine 1997’de, ancak 5 yıl sonra ulaşılabilmişti, öyle büyük, öyle korkunçtu...

O kazanın üstünden 26 yıl geçti, unuttuk mu?

PROBLEM VAR BU İŞTE

Nereden baktığınıza bağlı...

Eğer Mustafa Bozacıoğlu’nun aktardığım sözleri söylediği toplantıdaki “faciadan kurtulanlara madenci heykelciği hediye edilmesi” gibi jestleri hatırlamak sayıyorsak problem yok.

Ancak geçtiğimiz günlerde TBMM’ye sevk edilen torba yasadaki bir maddeye bakarsak, vallahi problem var yahu!

Yazının devamı...

Plaket de verseydik istismarcıya

1 Şubat 2018

Tacizci öğretmeni biraz tanıyalım önce...

Arkadaşımız Felat Bozarlsan ve Burak Emek’in haberleri sayesinde tanımıştık öğretmen A.B.’yi...

2000 yılında DGM’de yargılanmış, “Hizbullah terör örgütüne üye olmaktan” hüküm giymiş, 4 yıl cezaevinde yattıktan sonra tahliye edilmişti.

Ama belli ki Hizbullah sevdası bitmemiş.

Yazının devamı...

‘Bir karafatmalar, bir sinemacılar’

30 Ocak 2018

Şubat 2017’de Cumhuriyet’ten Ezgi Atabilen’in “Peki ne yapmayı düşünüyorsunuz?” sorusuna yönetmen Tolga Karaçelik bu cevabı veriyordu...

İmece usulüyle, eşin, dostun, bazı sinemaseverlerin desteğiyle, internet üzerinden yardım kampanyasıyla çekti filmini Karaçelik.

Ve çektiği “Kelebekler” adlı bu film, dünyanın en büyük bağımsız film festivali Sundance’de “büyük ödül”ü kazandı.

Küçük bir ihtimalle “ana medyada”, kuvvetle muhtemel sosyal medyada rastlamış olabilirsiniz bu harika habere.

Ve o haberde “Kültür Bakanlığı’nın destek vermediği film” vurgusu dikkatinizi çekmiş olabilir.

Karaçelik’in henüz üçüncü filmi “Kelebekler”. Bir önceki filmi “Sarmaşık” Altın Portakal’dan Cinemaeuropa’ya onlarca ödül toplamıştı.

Parlayan bir isim olarak sinema dünyasının gelişimini, kariyerini, filmlerini ilgiyle izlediği isimlerden.

Peki niye destek vermiyor Kültür Bakanlığı

Yazının devamı...