"Ahmet Karabıyık" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Karabıyık" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Karabıyık

Ahmet Karabıyık

Varlık Barışı için son şans

21 Haziran 2017

Yaklaşık son bir yıldır Maliye, barış ilan ediyor. Vatandaşlarla ve işletmelerle el sıkışıyor. Geçen yıl; ‘matrah artırımı’ yapanlar için, geçmiş beş yıl için vergi incelemesi yapılmayacağı güvencesi verildi. ‘Stok-kasa affı’ yoluyla işletmelerin kayıtlarındaki uyumsuzlukları giderme imkânı tanındı. Devlete olan borçlar düşük faizle ‘yeniden yapılandırıldı’. (7020 sayılı yasa ile 2017 içinde yeni bir yapılandırma imkânı daha tanındı.)

 6736 sayılı yasa ile bu süreç başlamıştı... Aynı yasanın içinde; saydığımız vergi barışı hükümlerine ilaveten bir de ‘Varlık Barışı’ hükümleri vardı. Şirket veya şahısların bildireceği yurtiçi veya yurt dışındaki varlıkları için devletin inceleme, soruşturma yapmayacağı ve üzerinden vergi de alınmayacağının ilan edildiği bir el sıkışma projesiydi Varlık Barışı da... Normalde 31 Aralık 2016’da başvuru süresi dolacakken bu ayın sonuna (30 Haziran 2017) kadar varlık barışı için başvuru süresi uzatılmıştı. Ki o sürede dolmak üzere, içinde bayram tatilinin de olduğu son 10 gün artık... 

Varlık Barışı imkânından yararlanmak isteyip henüz başvuru yapmamış kişi-işletmeler için varlık barışının genel çerçevesini özetleyelim...

YURTDIŞINDAN GETİRİLECEK VARLIKLAR

Yurtdışında bulunan para, altın, döviz gibi varlıklarını 30 Haziran’a kadar Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişiler, bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecekler. Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları içinse getirme zorunluluğu yok, istenirse getirilebiliyor, bankaya veya aracı kuruma formla bildirim yapmak da yeterli oluyor.  (6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği,
Seri No: 4) Getirilen varlıklar üzerinden- önceki varlık barışından farklı olarak- herhangi bir vergi de istenmiyor. 

YURTİÇİNDE BEYAN EDİLECEK VARLIKLAR

Yurtiçinde; yurtdışından farklı olarak, ‘taşınmazlar’ için de barıştan yararlanmak mümkün. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri sahip oldukları, Türkiye’de bulunan ancak defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını, haziran sonuna kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın kanuni defterlere kaydedebilecekler. Yurtdışı varlıklar gibi yurtiçi varlıklar da sermayeye eklenebilecek, ortaklara da dağıtılabilecek. Kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması hâlinde kâr dağıtımına bağlı stopaj olmayacak.

Yazının devamı...

Günlük kiralamalarda vergi cezası riski

14 Haziran 2017

Her bir havale-EFT işleminde ekrana bu seçenek gelir…. Ödeme türü ‘kira’ ise üzerine tıklanır, sonra işleme devam edilebilir. (Veya ‘diğer’ seçeneği seçilerek işlem yapılır.)

Kira ödemesini bizzat bankaya giderek gişeden ödeme yapanlar da, dekont açıklamasında kira ödemesi şeklinde açıklama yazdırırlar.

2008/Kasım’da gelmişti bu zorunluluk… İşyeri kirası ödemelerinin tümü için, bankadan veya PTT vasıtasıyla mülk sahiplerine ödeme yapılması zorunlu. Konut kira ödemelerinde ise aylık 500 lirayı aştığında bu zorunluluk başlıyor. Şimdi; 1 Temmuz’dan itibaren haftalık, günlük veya benzeri şekilde ‘kısa süreli konut kiralamalarında da’ tutara bakılmaksızın ödemelerin bankadan veya PTT’den yapılması zorunluluğu geldi. (9.6.2017 tarihli Resmi Gazete: 268 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ‘nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ - Seri No: 298)

Böylece, kiracılar ödemelerini bankadan yapmasına rağmen, kira geliri elde edenler bu gelirlerini beyan etmezlerse kayıt dışılık çok rahat tespit edilebilir hale geldi. Nitekim yıllar itibariyle diğer vergi mükelleflerinin (ticari kazanç elde eden işletmeler, kurumlar vergisi mükellefi şirketler...) toplam sayısında çok düşük oranlarda artış yaşanmışken, kira gelirinden dolayı beyanname veren mükellef sayısında ise 2008’den bugüne katlanarak artış görüldü. (2008’den sonra kira gelirinden dolayı beyanname veren kişi sayısı 750 binlerden, önce 1 milyona, sonra 1,5 milyona çıktı ve 2017’ye gelindiğinde ise 1.9 milyonu buldu.)

Yazının devamı...

 Simitçinin isyanı

7 Haziran 2017

SİMİTÇİ ne yapsın? Belli ki vergi dairesinin yolunu bulamayanlarla başa çıkamamış...

Simitçinin bulunduğu yer: Eski Ali Sami Yen Stadı’nın alt caddesinde... Ortaklar Caddesi’nden Gayrettepe’ye giden yolun sağında...  Arabanın üzerinde yazıldığı gibi hakikaten de;  ‘bir alt sokaktan, ilk sağ ve ilk solu’ takip ettiğinizde vergi dairesinin önüne çıkıyorsunuz. Ki orada; bir de değil, üç vergi dairesi mevcut... Şişli, Beşiktaş ve Mecidiyeköy’ün vergi daireleri... Hepsi aynı binanın farklı katlarında...

Simitçi tezgâh açmadan önce,  buranın yaya trafiğinin yoğunluğunu da dikkate almış olmalı... Yaya ne kadar çoksa, satış da o kadar çok olur düşüncesiyle... Ama bu kez de vergi dairesine giden yayaların adres sormaları rahatsızlık vermiş simitçiye...

Son yıllarda teknolojinin etkin kullanımıyla vergi dairesine gitmek için çok neden de kalmadı aslında. İşletmeler aylık veya yıllık tüm beyannamelerini elektronik olarak iletiyorlar vergi dairesine. Çok istisnai olarak bizzat vergi dairesine gidiliyor artık.

Peki; simitçi amcayı kim bunalttı o zaman? Vergi dairesine gitmeden neredeyse tüm işlemler yapılabiliyorsa... Kim yazdırdı simit arabasına o yol tarifini?

Hemen söyleyelim: Yapılandırma için vergi dairesine başvuranlar... Ki yapılandırma yalnız vergi borçlarını da kapsamıyor. Öğrenim ve katkı kredisi borçları, trafik cezaları, köprü-otoyol geçiş ihlali cezaları gibi devlete olan gecikmiş çok sayıda borç türünü kapsıyor. Dolayısıyla yapılandırmadan yararlanmak için bizzat vergi dairesine gidenler, caddedeki yaya trafiğini dönemsel olarak daha da arttırmış belli ki... 

Bu dönemsel yaya trafiğinin bir süre daha devam edeceğini de şimdiden söyleyelim... Çünkü geçen yılki yapılandırma yasasından (6736 sayı kanun) sonra yeni bir yapılandırma yasası  (7020 sayılı Kanun)  daha çıktı. Yeni yapılandırma için de bu ayın sonuna (30 Haziran’a) kadar vergi dairesine başvurulması gerekiyor. (Aslında yapılandırmalar için de vergi dairelerine elektronik yolla başvuru yapılabiliyor. Ancak vatandaş, çoğunlukla bizzat vergi dairesine giderek yapılandırmayı tercih ediyor...)

Yazının devamı...

Beş yıldızlı iftar vergisi

31 Mayıs 2017

RAMAZANIN gelişiyle toplu iftar davetleri başlayınca beraberinde “Beş yıldızlı iftarlar da” gündeme gelir. Ramazanın; ‘paylaşım, empati, tevazu’ gibi amaçlarına pek uygun olmadığı vurgulanır bu zengin menülü iftarların... 2017 ramazanının henüz ilk günleri... Dileriz bu yıl iftarlarla ve diğer erzak vb. yardımlarla daha fazla insanla temas kurulur, paylaşım yapılır, yarası olanlara merhem olunur... 

Başlıktaki vergi konusuna da bakalım... Evet; yıldız sayısı arttıkça vergi oranı da artıyor... İftar davetlerinin düzenlendiği yere göre vergi oranları değişiyor... Beş yıldızlı otel veya diğer otel ve restoran- lokantalar...

Vergi mevzuatımıza göre “beş yıldızlı iftarlara” farklı vergi uygulanıyor, yüksek oranda vergilendiriliyor, “üç yıldız altı” iftarlardan ise daha düşük oranlı vergi alınıyor.

Şöyle ki; (birinci sınıf olmayan) restoran-lokanta; faturayı kesiyorsa, KDV oranı yüzde 8 olarak hesaplanıyor. Eğer (üç yıldız ve üzeri ) otelde verilen bir iftar yemeğiyse veya organizasyon firması fatura düzenliyorsa bu kez KDV oranı yüzde 18 olmak zorunda.

RAMAZANA ÖZEL YAN HAKLAR

Tabii ki konu iftar yemeğine özel değil. İftar yemeği değil de başka bir davet, kokteyl vb. organizasyon için de durum aynı... Eğer üç yıldız ve üzeri bir otelde; davet, kokteyl vb. organizasyon düzenleniyorsa yemek faturasında KDV oranı yüzde 18 olarak hesaplanıyor. Lokantalar arasında da yemek faturasının KDV oranı farklı... Birinci sınıf lokantalarda yemek bedelinin üzerine yüzde 18 KDV hesaplanırken, ikinci sınıf ve üçüncü sınıf lokantalarda yüzde 8 KDV oranı uygulanıyor. (Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan “Özel Tesis” belgesi almış olan işletmelerin uygulayacakları KDV oranları için önceki verilmiş özelgeleri de dikkate alarak Maliye’den konuyu netleştirmelerinde yarar var.)  Her zaman faturayı kesen, tahsilatı yapan otel veya restoran da olmayabiliyor... Tüm işlemler organizasyon firması üzerinden de yürütülebiliyor ve yemek faturasını organizasyon firması kesebiliyor. Bu durumda da; organizatör firmanın faturasında yüzde 18 KDV oranı uygulamak zorunda.

İşletmelerde ramazana özel

Yazının devamı...

Şirketler şirket sattığında vergisi var mı?

24 Mayıs 2017

Ki borsada işlem gören veya halka açık olmayan şirket hisselerinin el değiştirdiği haberlerini sık sık ekonomi sayfalarında da okuyoruz...

Hisse satışı söz konusu olduğunda; pay sahipleri için en kritik soru tabii ki ‘hisse devri üzerinden vergi ödenecek mi?’ oluyor.

Şirketler, edindikleri (başka bir şirkete ait) hisseleri sattıklarında hem Kurumlar Vergisi (KV), hem KDV ödemek durumunda kalabilir. Ancak ‘vergisi ödenecek mi?’ sorusunun cevabını verebilmek için öncelikle aşağıdaki dört kritik sorunun da cevaplanması gerekecek.

1-Hisselerin edinim değeri ile devir değeri arasında kazanç oluştu mu? Kurumlar Vergisi kazanç üzerinden hesaplanıyor. Satıştaki devir bedeli, alış bedelinden düşükse kazanç oluşmadığından vergisi de olmayacaktır.

2-Şirket payları hisse senedi olarak bastırılmış mı? Şirketin sermayesine ait paylar hisse seneti olarak bastırılmamışsa hisse satış kazancı üzerinden (iki tam yıl geçmiş olsa bile) yüzde 20 kurumlar vergisi ödenmesi gerekecek.

Hisse senetleri basılı ise (Veya hisse senetleri basılana kadar geçerli ‘ilmühaber’ bastırılabiliyor) ve edinimin üzerinden iki tam yıl geçmişse bu kez kazancın yüzde 75’i istisna oluyor, yüzde 25’i üzerindense vergi hesaplanıyor. (KV Kanunu Md. 5/1-e )

3-Şirket payları edinildikten sonra ne kadar süre geçmiş? Şirket hisse senetleri edinildikten sonra iki tam yıllık süre geçmemişse elde edilen kazanç üzerinden yüzde 20 kurumlar vergisi ödenecek.

İki tam yıl süre geçmişse bu kez kazancın yüzde 75’i için istisnadan yararlanılabiliyor, yüzde 25’i üzerindense vergi hesaplanıyor.

Yazının devamı...

Genç patrona vergi, genç çalışana sigorta teşviki

17 Mayıs 2017

Yeter ki genç olsun, 29 yaşını doldurmamış olsun, ‘yeni bir işyeri’ açsın. ‘İlk defa vergi mükellefiyeti tesis ettiren’ genç girişimcinin yıllık kazancının 75 bin liraya kadarına vergi yok. Aşıyorsa aşan kısmının vergisi isteniyor. Ve bu Gelir Vergisi (GV) avantajından üç yıl boyunca da yararlanılabiliyor... (GVK Mükerrer 20.nci madde)

Malum... Avukatlar ve eczacılar mesleki faaliyetlerini şirket olarak (Kurumlar Vergisi-KV- mükellefi) zaten yürütemiyorlar. Ancak şahsen GV mükellefi olabiliyorlar. Teşvikten yararlanmak isteyen diğer alanlardaki genç girişimcilerin de şirket olarak (anonim veya limited) değil, şahsen faaliyet göstermeleri gerekiyor.

Anonim ve limited şirketler KV mükellefi olduğundan ‘Genç Girişimciye GV Teşvikinden’ yararlanamıyor. Kollektif şirket ve adi ortaklıkta; ortaklar bizzat gelir vergisi mükellefi olduklarından teşvikten yararlanabilirler. 

100 bin lira kazanç örneği üzerinden teşvikin sağlayacağı vergi avantajının hesabına da bakalım: Her ikisi de 2017’de 100 bin lira kazanç sağlayacak iki işletmeden; teşvikten yararlanmayan 26.650 lira GV ödeyecekken, teşvikten yararlanan ise 4.350 lira GV ödeyecek. Dolayısıyla teşvikin genç girişimciye sağlayacağı vergi avantajı (100 bin lira kazanç için) 22.300 lira oluyor.  (2017’de elde edilecek gelir, 2018 Mart’da beyan edilecek.)

Yeni işyeri açan genç girişimcilere (Ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle) sağlanan vergi avantajlarının diğer detaylarını da sıralayalım: (292 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde uygulama açıklanmıştır.)

1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması,

2. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi, (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı ihlal etmiyor.),

3. Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla diğer şartları taşıması,

Yazının devamı...

Kenan İmirzalıoğlu nasıl daha az vergi öder?

10 Mayıs 2017

Kenan İmirzalıoğlu’nun şu sıralar Fatih Sultan Mehmet’i canlandıracağı yeni dizinin hazırlıkları içinde olduğu da konuşuluyor. Dolayısıyla 2018 Mart’dan sonra açıklanacak vergi rekortmen listesine, şimdiden aday olduğunu söylememiz de yanlış olmaz.

İmirzalıoğlu, oyunculuktaki başarısını gayrimenkul yatırımlarında da gösteriyor. Geçenlerde “1 koyup 3 aldı” şeklinde haber okumuştum. Haberde; sanatçının Marmaris’te iki yıl önce 1.7 milyona aldığı evi, 5.5 milyona sattığından bahsediyordu. (Ki küsurleri de dikkate aldığımızda satış bedeli, alış bedelinin üç katını da geçiyor.)

Ve bu kazanç da iki yıl gibi bir kısa bir sürede elde edilmiş. Gayrimenkule yapılan yatırımının değerlenip üç katı kazanç olarak geri dönüşü ekonomik olarak gayet başarılı bir operasyon. Ancak kazancın bu kadar kısa sürede elde edilmesinin bir maliyeti de var. Malum... Taşınmazlar, beş yıldan önce satıldığında kazanç üzerinden gelir vergisi ödenmesi gerekiyor.

Vergi ödenecek olduğunda bu kez şu sorular önem kazanıyor: Satış kazancının vergisi nasıl hesaplanıyor? Enflasyondaki artış kazançtan düşülebiliyor mu? Kazançtan düşülebilen istisna var mı?

Yalnız İmirzalıoğlu için değil, milyonlarca taşınmaz satışı yapan vatandaş için de kritik öneme sahip bu soruların cevabı...

Tabloda vergi hesaplaması detaylarıyla yer almakta. Alış ile satış arasındaki fark ilk başta 3.8 milyon olarak görünse de vergi bu 3.8 milyon üzerinden ödenmeyecek. Öncelikle enflasyon endekslemesi yoluyla alış maliyeti arttırılabilecek, dolayısıyla vergiye tabi kazanç da, ödenecek vergi de azaltılabilecek. Sonrasında da her ne kadar -milyonluk kazancın yanında- çok etkisi olmasa da, 11 bin lira istisna da düşebilecek. Kalan tutar 3.440.457 TL üzerinden vergi ödenecek. (2017 gelir vergisi tarifesi dikkate alınarak; kazancın ilk 13 bin lirası için yüzde 15, sonraki 17 bin lirası için yüzde 20, sonraki 40 bin lirası için yüzde 27 ve kazancın kalanı olan 3.370.457 lira için yüzde 35 vergi oranı uygulandığında toplam 1.195.809,95 lira vergi hesaplanıyor.)

İmirzalıoğlu’nun mülk satışı için; enflasyon endekslemesi yoluyla kazancı 348.543 TL daha aşağıya düştü ve dolayısıyla yaklaşık 122 bin lira daha düşük vergi hesaplandı. Ancak her gayrimenkul satışı için enflasyon endekslenmesinden yararlanmak mümkün olmuyor. Endeksleme için; alış ve satış tarihleri arasındaki ÜFE artış oranının yüzde 10’un üzerinde olması gerekiyor. (Satışın yapıldığı aydan bir önceki ve alışın yapıldığı aydan bir önceki) Ki; 2017 Mart ÜFE endeksi ile 2015 Mart ÜFE endeksi arasında yüzde 10’un üzerinde fark var. (Satışın da alışın da iki yıl arayla nisan ayında olduğunu varsaydığımızda; 2017 Mart endeks değerinin ‘291.58’ ve 2015 Mart endeks değerinin ‘241.97’ olarak dikkate alınması gerekir. Her iki endeks değeri arasındaki farkın oranı da yüzde 21’e denk gelmekte.)

Netice de; İmirzalıoğlu’nun gayrimenkulü alış tarihi ile satış tarihi arasındaki ÜFE endeksinde yüzde 10’dan fazla oranda artış olduğundan

Yazının devamı...

İşte emeklilerin emlak vergisi avantajları

5 Mayıs 2017

1- Hangi emekliler emlak vergisi ödemeyecek?

Kanunla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumlarından (Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur emeklileri) aldığı aylıktan başka geliri olmayan emekliler, ‘brüt 200 metrekareyi aşmayan tek konutları için’ indirimli bina vergisi (sıfır oranlı) imkânından yararlanabiliyorlar.

2- Emekliyim başka işte de çalışıyorum vergi var mı?

Emekli maaşına ilaveten yeni gelir elde etmeye başlayanlar emlak vergisini ödemek zorunda. Ancak faiz ve repo vb gelirler için durum farklı. 2016’da elde edilen mevduat faizi ve repo benzeri geliri (menkul sermaye iradı) 30.000 TL’ye kadarsa bu durum tek konut için tanınan emlak vergisi avantajını ortadan kaldırmıyor, 2017’de emlak vergisi ödenmiyor.

3- Emekliyim, iki ayrı konutta hissem varsa vergi var mı?

İki ayrı konut sahipliği olunca her durumda her iki konut için de vergi ödenecek. Toplamları 200 metrekarenin altında da olsa, 200 metrekareyi de geçse fark etmiyor.

4- Kendi emekli maaşım var, eşimden ölüm aylığı  da bağlandı. Vergi ödeyecek miyim?

Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan emekli maaşının yanı sıra eşten dolayı da ölüm aylığı alınması durumunda yukarıda belirtilen diğer şartları taşımak kaydıyla indirimli (sıfır oranlı) bina vergisi avantajından yararlanılması mümkün. (GİB İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı 17/07/2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.35.17.02-175.01-686 sayılı özelge).

Yazının devamı...