"Ahmet Karabıyık" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Karabıyık" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Karabıyık

Ahmet Karabıyık

Evden çalışmanın püf noktaları

25 Temmuz 2018

Nedeni de belli... Tatilde de olsa; akıllı telefonundan, bilgisayarından e-posta kutusuna, mesajlarına bakmak zorunda kalıyorlar... Yılın sayılı birkaç tatil gününde de olsa, işinden tam olarak kopamıyorlar... Uzaktan takip etmek zorunda hissediyorlar geride kalan işleri...

Tatil dışında da; işlerini uzaktan takip edenler var... Hatta takipten de öte işlerini bizzat uzaktan yürütenler de var... Tatil dışı normal zamanlarda da iş yeriyle fiziki bağını tamamen (veya belirli günlerde) koparanların sayısı her geçen gün artıyor. Yazılımcılar, mimarlar, hukukçular, mali müşavirler, farklı alanlarda danışmanlık hizmeti verenler gibi...

Uzaktan-evden çalışmanın, patron için de, çalışan için de yasal boyutu da var tabii ki... Gerek vergi mevzuatı yönünden gerek iş mevzuatı yönünden...

Yaygın kullanımıyla ‘home ofis’ çalışmanın iş mevzuatı ve vergi mevzuatı yönünden, merak edilen kritik noktalarına birlikte göz atalım...

İŞ YASASI AÇISINDANUzaktan çalışma: ‘Evden Çalışma’ İş Yasası’nda ‘Uzaktan çalışma’ olarak adlandırılıyor. (Md.14)  Yasada; ‘İşçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir’ şeklinde tanımlanıyor.  

İş sözleşmesi: Uzaktan çalışanın iş sözleşmesinde; işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümler yer almak zorunda.

Farklı işlem yapılamaz: Uzaktan çalışmada işçiler, esaslı neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamıyor.

İş güvenliği:

Yazının devamı...

Vergisiz varlık barışı için son günler

18 Temmuz 2018

Normalde varlıkların değeri üzerinden yüzde 2 oranında ‘barış vergisi’ ödenmesi gerekiyor. Ay sonuna kadar (31 Temmuz’a kadar) başvuru yapanlar vergi ödemeden barış imzalayabilecek. 30 Kasım’a kadar başvuranların yüzde 2 oranında vergi ödemesi de gerekecek.

Varlık barışı ile genel olarak ‘kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor ve varlıklarını beyan edenlere-getirenlere herhangi bir vergi incelemesi yapılmayacağı güvencesi’ sağlanıyor.

VARLIK TÜRLERİVarlık barışı kapsamında; yurtdışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ülkeye getirilebiliyor. Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildirilen söz konusu varlıkları gerçek ve tüzel kişiler serbestçe tasarruf edebilecekler.

Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi de gerekiyor.

Vergi ödemeden varlık barışından yararlanmak için, yurt dışındaki varlıkların Türkiye’ye 31 Temmuz 2018’e kadar transferi gerekiyor. (Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesi yeterli görülüyor.)

İşletmeler için; varlıklar, en geç 30 Kasım 2018 tarihine kadar kredilerin kapatılmasında da kullanılabiliyor. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın varlık barışı hükümlerinden yararlanılabiliyor. Yurtiçinde; (yurtdışı için sayılan varlıklara ilaveten) taşınmazlar da barış kapsamına dâhil edilebiliyor. Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar varlık barışı kapsamında değerlendirilebiliyor. Vergi ödemeden varlık barışından yararlanmak için, yurt içindeki varlıkların 31 Temmuz 2018’e kadar vergi dairesine beyanı gerekiyor.

Başvuruda bulunanlar için; varlığın geçmişte belli bir tarih itibariyle var olduğunu ispat etme zorunluluğu da bulunmuyor. Belirtilen süre içinde varlığın yurda getirilmesi veya kayda alınması koşulunun sağlanması yeterli görülüyor.

Yurtdışı varlıklar için Türkiye’deki

Yazının devamı...

10 milyon dolarlık tatilin vergisi var mı?

11 Temmuz 2018

İSTANBUL’UN en lüks 10 otelinin de aralarında bulunduğu çok sayıda otelde yerleri hazır... Cömert patronları; masraflar için 10 milyon dolarlık bütçe ayırmış. Ayrıca çalışanlara 1 milyon dolar da harçlık dağıtılacakmış.

Türsab Başkanı Firuz Bağlıkaya; 11-18 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek organizasyona kendilerinin de katkı verdiğini belirterek, gelen turistlerin İstanbul Boğazı’nı teknelerle gezeceğini, bunun dışında Ayasofya Müzesi ve Topkapı Sarayı başta olmak üzere İstanbul’daki saray ve müzeleri ziyaret edeceğini, eğlence gecelerinde Türk yemeklerinin de tadına bakacağını söylemiş.

Misafirlere iyi eğlenceler, turizmcilere de bol kazançlar dileyelim. Diğer yandan çalışanlara sunulan tatil paketinin gözden kaçırılmaması gereken bir de “yasal yükümlülükler” tarafı var. İşverenler için kritik olan yasal yükümlülükler kısmına da bir göz atalım. Tabii ki Türk mevzuatı açısından...
Türkiye’de de şirketler çalışanlarına motivasyon ve ödüllendirme amaçlı cazip hediyeler sunulabiliyor. Çalışanlarına nakit prim, ikramiye gibi ödemeler yapmak yerine veya bunlara ilaveten tatil paketi sunmak gibi... Bu tip ödüllendirmeler için mevzuattaki kritik konular neler, şimdi sırasıyla ele alalım.

Yazının devamı...

Yılın ikinci yarısında maaşlar ne kadar azalacak?

4 Temmuz 2018

Geçmiş altı ay için; çalışanlar, net maaşlarındaki değişimi her ay itibariyle banka hesaplarında zaten görmüşlerdi... Peki, gelecek altı ayda net maaşlar ne kadar azalacak? Birçok çalışan için en önemli soru bu. Aile bütçesinin belki de tek gelir kalemi olan net maaşa göre, tüm harcamalar yapılacak...

Brüt ücret üzerinden maaşları hesaplanan çalışanlar için; yılın başında kesinti yapılan vergi tutarı ilerleyen aylarda artıyor. Önümüzdeki altı ay için; maaştan kesilen gelir vergisi tutarı ne kadar artacaksa, net ücret de aynı tutarda azalacak...

Örneğin; 3 bin 500 lira brüt ücreti olan bir çalışan, ocak net maaşı olarak 2 bin 654 lirayı banka hesabında görmüşken, mayıs da 2 bin 650 lirayı, haziran da ise 2 bin 505 lirayı hesabında gördü... Önümüzdeki beş ay boyunca da her ay 2 bin 505 lira olarak net maaş hesaplanacakken aralık ayına gelindiğinde ise net maaş olarak bankaya 2.386 lira yatırılacak. (TABLO I)


Yazının devamı...

Konut ve işyeri tapuda arsa olarak görünüyorsa

27 Haziran 2018

“Konut olsun, işyeri olsun, eğer gayrimenkulün tapu ve belediye kayıtlarında görünen durumu ile fiili durumu arasında uyumsuzluk varsa bunu giderelim.” Binanın; emlak vergi (arsa) değeri ile yapının yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, konut için yüzde 3, işyeri için yüzde 5 ödeme yapan vatandaşlar ‘Yapı Kayıt Belgesi’ alarak taşınmazını kaçak durumundan kurtarabilecek. 

Uygulamaya yönelik tebliğ de çıktı. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 6 Haziran 2018 tarihli tebliği) Konutu veya işyeri için resmi “Yapı Kayıt Belgesi” almak isteyenler 31 Ekim 2018 tarihine kadar başvurularını yapıp, 31 Aralık 2018’e kadar da barışın bedelini ödemeleri gerekiyor.  Başvurular; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yapılabildiği gibi e-devletten de başvurulabiliyor. Yapı Kayıt Belgesi bedeli; Emlak vergisine esas arsa değeri ve yapının yaklaşık maliyet değerinin toplamı üzerinden yüzde 3 veya yüzde 5 oranında hesaplanacak.

Mülklerin; tapuda görünen durumu ile fili durumu arasındaki farklar (uyumsuzluklar) yalnız imar mevzuatını ilgilendirmiyor. Vergi mevzuatı açısından da ‘kayıtlarla fiili durum arasındaki uyumsuzluklar’ önemli olabiliyor... Özellikle taşınmazın satışı söz konusuysa...

Malum, gayrimenkullerde vergisiz satış (kazanç) için alım (edinim) tarihinin üzerinden beş yıl geçmesi gerekiyor... Ancak; mülkün tapuda görünen alım tarihi ile fiilen teslim alınan tarih arasında farklılık varsa “beş yılın hesabı hangi tarihten başlayacak” tereddütü yaşanabiliyor. Fiilen daha önce teslim alınmış olsa dahi, tapuda tescili daha ileriki bir tarih de olabiliyor. İşte bu durumda vergisiz satış için “mülkün tapuda görünen tescil tarihi mi, fiili kullanım tarihi mi esas alınacak?” sorusunun cevabı oldukça kritik hale geliyor.

Önce genel kuralları hatırlayalım... Normalde taşınmazın alış değeri ile satış değeri arasında kazanç oluştuğunda bu kazanç üzerinden de vergi hesaplanır. Ancak Gelir Vergisi (GV) Kanunu’na göre alış tarihinin üzerinden beş tam yıl geçtikten sonra taşınmaz satıldığında ne kadar kazanç elde edilirse edilsin vergi ödenmiyor. (GVK Mükerrer Md. 80/6)

Beş yıldan önce evini-işyerini satıp vergi hesaplamak zorunda olan kişiler için şu iki ayrıntıyı da hatırlatalım. Elde edilen kazancı; önce enflasyondan arındıracaklar ayrıca 12 bin lira istisnayı düşecekler, sonrasında vergi hesaplayacaklar. (Enflasyondan arındırmak için alış ve satış tarihleri arasındaki sürede, ÜFE endeksindeki artış oranının yüzde 10 veya üzerinde olması gerekiyor.) Vergi oranı; kazancın büyüklüğüne göre, yüzde 15’den başlayıp yüzde 20, yüzde 27 ve yüzde 35’e kadar çıkabiliyor.

Şimdi tekrar ‘5 yıllık sürenin ne zaman başladığı’ sorusuna dönersek... Taşınmazlarda; normalde ilk alım (iktisap-edinim) tarihi olarak, ‘gayrimenkulün tapuya tescil edildiği tarih’ dikkate alınır... Ancak eğer tapuya tescil tarihinden önce gayrimenkul fiilen kullanılmaya başlanmışsa (oturum başlamışsa) ‘fiili kullanım tarihi’ dikkate alınabilir.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE 5 YILLIK SÜRE SIFIRLANIYOR

Yazının devamı...

Sandık görevlileri vergi ödeyecek mi?

20 Haziran 2018

Pazar günkü seçimde oy kullanabilecek seçmen sayısı (yurtdışında bulunanlarla birlikte) toplamda 59 milyon 369 bin 960 kişiye ulaşıyor... Tüm yurtta saat 08.00 – 17.00 arası seçmenler kayıtlı oldukları sandıklara gidip oy kullanabilecek. Hem cumhurbaşkanlığı seçimi için hem milletvekili genel seçimi için tercihte bulunulacak. 

Seçmenlerin oy kullanacağı sandık sayısı ise 181 bin 863.  

Milyonlarca kişiyi ilgilendiren ve dokuz saatle sınırlı olan büyük organizasyonun sağlıklı sonuçlanabilmesi için her sandıkta devlet memurları ve siyasi partilerin temsilcileri (yaklaşık 2 milyon kişi) görev alacak.  (Sandık kurulu başkanları,  seçim sandık kurulu üyeleri ile bina sorumlusu, memur, hizmetli ve şoförler)

Ve bu görevlilere; pek tabi kritik görevleri karşılığı olarak bir ödeme de yapılacak. Ödenecek tutarlar tabloda yer almakta.

Ödemeler Ziraat Bankası şubeleri aracılığıyla 14 Aralık 2018 Cuma gününe kadar yapılabilecek. (Bu tarihe kadar alınmayan hak edişler, seçmen kütük bürosuna müracaat edilmesi halinde mal müdürlüklerinden de alınabiliyor.)

Ve tabii bir görevlendirme ve karşılığı ödeme söz konusu olunca haliyle ‘üzerinden vergi hesaplanacak mı?’ sorusu da akla gelecektir.  Hizmet karşılığı olarak elde edilen hemen her türlü ödenek ve para transferi vergiye tabi iken seçimde görevli olarak hizmet verenlerden ise vergi alınmıyor. Hakedişler gelir vergisi kesintisi yapılmadan, net olarak ilgili görevlilere ödenecek. Gelir Vergisi Kanunu’na göre seçim işlerinde görev alanlara ödenecek gündelikler vergiden istisna edilmiş durumda. (Md. 24/5)

SPOR KULÜPLERİNE VERGİ İADESİ BAŞLIYOR

Yazının devamı...

Erzak ve ikramiyeler vergiye tabi mi?

13 Haziran 2018

7143 sayılı yasa milyonlarca kişiyi, işletmeleri ilgilendiriyor ve önemli avantajlar sağlıyor... Vergi barışı ile; mükelleflere geçmiş beş yıla ilişkin incelenmeme güvencesi sağlanıyor, stok ve kasa affı yoluyla işletmelere kayıtlarını düzeltme imkanı sağlanıyor.  Varlık Barışı ile; yurtdışı ve yurtiçindeki ‘kayıt dışı varlıklar’ (yüzde 2 gibi düşük bedel) ödenerek ekonomiye kazandırılıyor. (31 Temmuz 2018 tarihine kadar bildirim ve beyan yapıldığında yüzde 2 vergi de istenmiyor.) Varlık Barışında da yine; beyanda-bildirimde bulunan şahıs ve şirketlere vergi incelemesi yaşamayacaklarının güvencesi veriliyor.

Devlete borçlu olan şahıs ve şirketlere; borçlarını üç yıla kadar yayarak uygun koşullarda yeniden yapılandırma imkânı tanınıyor.  Yüksek gecikme zammı-faizi işletilmiş devlete olan borçların gecikme faizleri siliniyor. Cazip oranlı ÜFE üzerinden hesaplama yapılarak borçlar yeniden yapılandırılıyor. Peşin ödenirse ÜFE üzerinden hesaplanan tutarın yüzde 90’ı, iki taksitle ödenirse de yüzde 50 ‘si siliniyor.

Vergi barışı ramazan ayı boyunca hep gündemdeydi. Barışın avantajlarından yararlanmak isteyenlerin, bayramdan sonra (süreleri de dikkate alarak) başvurularını geciktirmeden yapmalarında yarar var. (Yapılandırma için son başvuru tarihi 31 Temmuz, matrah artırımı için son başvuru tarihi 31 Ağustos, Varlık Barışı için 30 Kasım 2018) 

Vergi barışı yasası ramazan ayı boyunca hep gündemde yer almış olsa da, işletmelerin ramazan ayından kaynaklı başkaca yükümlülükleri de var, bu yükümlülüklerin de gözden kaçırılmaması gerekiyor...

İşletmelerde ramazana özel ‘yan haklar’ olabiliyor mesela... Birçok işletme ramazanda çalışanlarına erzak dağıtabiliyor veya ramazan ayının sonunda çalışanlarına bayram ikramiyesi verebiliyor. Bu iki yan hakkın ücret bordrosuna yansıması ve dolayısıyla üzerinden vergi ödenmesi de gerekiyor.

ERZAKLARDA VERGİLEME

Çalışanlara dağıtılan erzak kolileri de, bayram ikramiyeleri de Gelir Vergisi Kanunu’na (GVK) göre vergiye tabi... (Md. 61) İşverenin erzaklara ödediği KDV dâhil bedeller (brütleştirilerek) çalışanın ücreti gibi değerlendirilecek ve çalışanın bordrosunda GV hesabına dahil edilerek Maliye’ye beyanda bulunulacak. Erzak değeri üzerinden Damga Vergisi ödenmesi de gerekiyor. 

Çalışanlara dağıtılacak

Yazının devamı...

Vergi Barışı nasıl bozulur?

6 Haziran 2018

O zamanki 2016 model barış yasası (6736 sayılı) hükümleri ile bugünkü 2018 model yasa (7143 sayılı) hükümleri büyük oranda birbirine de benziyor. Ancak çok kritik farklılıklar da var... Ki en önemli fark; barışın bozulma koşullarında...

Önce vergi barışının genel çerçevesine göz atalım...  

Şirketler olsun, şahıslar olsun... Barış imzalamak için Maliye’ye 31 Ağustos’a kadar başvurup geçmiş beş yılları için vergi matrahlarını artıracaklar... En önemli güvenceyi de sağlamış olacaklar... Yani geçmiş beş yıl için vergi incelemesine artık tabi olmayacaklar.

Vergi barışıyla; Maliye inceleme hakkından vazgeçiyor, mükellefler de bunun karşılığı geçmiş yıllar vergi beyanlarını artırıyor’

Şimdi o kritik soruya ve cevabına bakalım... Maliye ile mükellef arasındaki barış, hangi koşullarda bozulur? Matrah artırımı sonrası (yeni hesaplanan) vergilerin taksitleri aksatıldığında barış da bozuluyor. Mükellefin artık incelenmeme güvencesi ortadan kalkıyor. Diğer yandan matrah arttırımı yoluyla yeni (2018’de) borçlanılan vergiler de, mükelleften yüksek faiz oranıyla (aylık 1.40) istenir hale geliyor.

Matrah arttırımı sonrasında yeni hesaplanan vergiler 30 Eylül’e kadar peşin ödenebiliyor. Ayrıca taksitle bir yıla yayılarak ödenebiliyor. İlk taksit 30 Eylül’de başlıyor, ikişer ay arayla 6 eşit taksitte (1.045 oranında katsayı ilave edilerek) ödeme yapılabiliyor.

Taksitlendirilen vergilerin ödenmemesinin yaptırımı oldukça ağır olduğundan ‘aman dikkat’ diyoruz...

Önceki vergi barışı yasasında (6736 sayılı) matrah arttırımı sonucu ödenmeyen taksitler barışı bozmuyordu. Yalnızca cazip katsayıyla borçlanılan taksitler yerine, gecikme zammının bir katı fazlası oranla (aylık 2.80) takibe başlanıyordu.

Yazının devamı...