"Ahmet Karabıyık" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Karabıyık" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Karabıyık

Ahmet Karabıyık

Hangi şirketler vergi incelemesine tabi olmayacak?

9 Mayıs 2018

Hesaplarında sorun olmasa bile; kayıtlara azami özen gösterilmiş olsa da, geçmiş yıllara ilişkin ne kadar fatura, ne kadar işlem varsa, her biri ayrı ayrı vergisel riskler taşıyor sonuçta...

Şimdi; vergi cezası da dâhil tüm riskler bertaraf ediliyor matrah arttırımı yoluyla. Şirketlere vergi incelemesi yapılmayacağı garantisi veriliyor yeni yasa tasarısıyla.

Meclis’teki tasarıyla; ‘Maliye inceleme hakkından vazgeçiyor, isteyen mükellefler de bunun karşılığı geçmiş yıllar vergi beyanlarını artırıyor’. Aslında bu işleme, bir nevi sigorta poliçesi de denilebilir. Vergi mükellefleri, geçmiş yıl hesaplarının vergi incelemesine tabi olmayacağı garantisini devletten almış oluyor bu sigorta poliçesiyle...

İncelenmeme güvencesine kavuşmak isteyenler gelir vergisi mükellefi de olabilir, kurumlar vergisi mükellefi de. Şahsen vergisini ödeyen kişiler gelir vergisi matrahlarını, şirketlerse kurumlar vergisi matrahlarını arttırabiliyor.

Hali hazırda; mükelleflere geçmiş 5 yıl için vergi incelemesi yapılabiliyor. Zamanaşımı süresi dolmamış yıllar 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017... Ancak tasarıda hem kurumlar vergisi, hem gelir vergisi mükelleflerine son yıl (2017) için matrah artırımı hakkı tanınmıyor. (Meclis’te yasa metninin içine; ‘2017 dönemi için de matrah artırımı yapılabileceğine’ dair ilave yapılması mümkün) Şirketler için matrah arttırımının diğer koşullarına ilişkin merak edilen soruların cevaplarını da şöyle özetleyebiliriz:

Hangi yıl için ne kadar artırım yapılacak? Örneğin; 2016 yılı için vergi incelemesi riskini kaldırmak isteyen anonim ve limited şirketler, daha önce beyan ettikleri Kurumlar Vergisi (KV) matrahını, yüzde 20 oranında arttıracak, bunun da yüzde 15’ni ödeyecekler. (Artırımda bulunulan yıla ait yıllık beyannamelerin; yasal süresinde verilmesinde ve tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesi konusunda aksama yaşanmışsa vergi oranı olarak yüzde 15 değil, yüzde 20 oranı dikkate alınacak. Her bir dönem için ayrı ayrı 10 TL’yi aşmayan tutardaki eksik ödemeler, 5 puanlık oran avantajından yararlanmayı engellemiyor. )

Ancak her yıl için belirlenmiş asgari matrah tutarları da mevcut. 2016 yılı örneği için; bildirilecek asgari matrah (o yıl için zarar beyan edilmiş olsa dahi) en az 43 bin 260 TL olabilecek. Bu matrah üzerinden de yüzde 15 oranında vergi barışı karşılığı olarak (2016 yılı için) 6.489 lira ödenecek. 

Artırım oranı ve bildirilmesi gereken asgari matrahlar, Tablo-1’de yıllar itibariyle yer almaktadır.

Yazının devamı...

Emeklilerde emlak vergisi avantajı

4 Mayıs 2018

1- Hangi emekliler emlak vergisi ödemeyecek?

Kanunla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumlarından (Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur emeklileri) aldığı aylıktan başka geliri olmayan emekliler, ‘brüt 200 metrekareyi aşmayan tek konutları için’ indirimli bina vergisi (sıfır oranlı) imkânından yararlanabiliyorlar.

2- Emekliyim başka işte de çalışıyorum vergi var mı?

Emekli maaşına ilaveten yeni gelir elde etmeye başlayanlar emlak vergisini ödemek zorunda. Ancak faiz ve repo vb gelirler için durum farklı. 2017’de elde edilen mevduat faizi ve repo benzeri geliri (menkul sermaye iradı) 30.000 TL’ye kadarsa bu durum tek konut için tanınan emlak vergisi avantajını ortadan kaldırmıyor, 2018’de emlak vergisi ödenmiyor.

3- Emekliyim, iki ayrı konutta hissem var, vergi var mı?

İki ayrı konut sahipliği olunca her durumda her iki konut için de vergi ödenecek. Toplamları 200 metrekarenin altında da olsa, 200 metrekareyi de geçse fark etmiyor.

4- Kendi emekli maaşım var, eşimden ölüm aylığı da bağlandı. Vergi ödeyecek miyim?

Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan emekli maaşının yanı sıra eşten dolayı da ölüm aylığı alınması durumunda yukarıda belirtilen diğer şartları taşımak kaydıyla indirimli (sıfır oranlı) bina vergisi avantajından yararlanılması mümkün. (İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı 17 Temmuz 2012 tarih ve 686 sayılı özelge.)

Yazının devamı...

Ev hanımına engelliye ve işsize vergi yok

3 Mayıs 2018

1- Konutu olup da emlak vergisi ödemeyecekler kimler?En fazla brüt 200 metrekare ve tek konuta sahip olan; Hiç geliri olmayan ev hanımları ve işsizler, SGK’dan (SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) aldıkları emekli aylığından başka geliri olmayan emekliler (ve bunların dul ve yetimleri) engelliler, gaziler, şehitlerin dul ve yetimleri, indirimli (sıfır oranlı) bina vergisi uygulamasından yararlanabiliyorlar (EVK Md. 8).

2- Belediyelere nasıl başvuruluyor?Vergi indiriminden faydalanacaklar için düzenlenmiş formlar var. Kendi durumuna uygun olan formun doldurulup ilgili belediyeye başvurulması gerekiyor (İlgili formlar ve taahhüt belgesi, 38 ve 44 Seri No.lu Emlak Vergisi tebliğlerinin ekinde yayımlanmıştır).

“Hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin tek meskenlerine ait form” ve “hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesi.”

“Tek meskeni olan (intifa hakkına sahip olanlar dâhil) emeklilere, dul ve yetimlere ait form.”

“Tek meskeni olan engellilere ait indirimli bina vergisi formu” ile “sağlık kurulu raporu.”

”Tek meskeni olan (intifa hakkına sahip olanlar dâhil) şehitlerin dul ve yetimlerine ve gazilere ait formun” ilgili belediyeye verilmesi gerekiyor.

3- Belediyeye bir kez başvurmak yeterli mi? Geçmiş yıllarda belediyelere verilen form ve taahhütlerin, 2018’de tekrar verilmesi gerekmiyor. Sonradan tek konuta ilave yeni bir konut alınmışsa (veya indirim hakkını kaldıran diğer koşullar oluşmuşsa) bu kez her iki konut için de emlak vergisi ödenmesi gerekiyor.

4- Faiz geliri varsa emlak vergisi avantajı kayboluyor mu?

Yazının devamı...

Emlak Vergisini kimler ödemez

2 Mayıs 2018

ÖNCELİKLE yeni barış paketinden bahsetmemiz lazım. Başbakan Binali Yıldırım önceki gün açıkladı. Pakette çok farklı konularda düzenlemeler olacak ancak vergi mükellefleri için en önemli kısmı tabii ki vergi barışı. Kısa sürede Meclis’te görüşülüp yürürlüğe gireceği de anlaşılıyor yeni düzenlemenin. 

Vergi barışını iki ana başlıkta değerlendirmek lazım. Birisi vergi borçlarında barış; işlemiş gecikme zamlarının silinip, ana parasının (düşük yapılandırma faiz oranı uygulanarak) üç yıla yayılarak ödeme imkânı getirilmesi. İkinci başlıksa matrah arttırımı. Matrah artırımı yoluyla mükellefler geçmiş yıllara yönelik ilave vergi ödemeleri yapacak, Maliye ise ilgili dönemlere ilişkin vergi inceleme hakkından vazgeçecek. Hali hazırda; inceleme ve dava aşamasındaki dosyalar için de uygun koşullarda barış sağlanmasına ve stok ve kasa affına yönelik düzenlemelerin de pakette yer aldığı açıklandı.

Barış paketinde milyonlarca kişiyi ilgilendiren bir başka önemli düzenleme daha var. İmar barışı... İskân sorunu yaşayan milyonlarca mülk sahibi için ‘tapuda görünen taşınmaz, gerçekte var olan taşınmaz’ farklılıklarını gidermeye yönelik bir düzenleme olacağı belirtiliyor.

Gerek vergi barışı, gerek imar barışı için şu çelişkinin altını da çizmeliyiz. Bir yandan devletle milyonlarca vatandaşı arasında süregelen ve çözümlenememiş sorunlar barış yasasıyla çözülüyor, ancak diğer yandan geçmişte vergi ve imar mevzuatına uygun hareket edenler de, haksız rekabete uğratılmış oluyor.

Yeni barış paketinin detaylarını yasalaşmasıyla beraber kapsamlı olarak ele alacağız. Diğer yandan vatandaşların güncel vergi yükümlülükleri de devam ediyor.

Mülk sahipleri, bu ayın sonuna kadar, belediyeye ‘Emlak Vergisi’nin’ ilk taksitini ödemek zorundalar. (Kasım sonuna kadar da ikinci taksit ödenecek)

Tek konutu olan ve geliri olmayan kişiler için tanınmış vergi avantajları da var. Koşulları taşıyanlar emlak vergisi ödemeyecekler. Üç gün boyunca emlak vergisi ve vergi avantajı hakkında merak edilen soruları cevaplayacağız.

Bugün emlak vergisinin; mükelleflerini, ödeme zamanını, oranlarını ve genel olarak kimlerin emlak vergisi avantajından yararlanabileceğini içeren sorularla başlıyoruz.

Yazının devamı...

Hangi işyerleri emlak vergisi ödemeyecek?

25 Nisan 2018

Emlak rayiç değeri üzerinden büyükşehir olan iller için binde 4, diğer illerde binde 2 oranında ilçe belediyelerine ödeme yapılıyor.

Binde 2 veya binde 4 oranlarının uygulandığı Emlak Vergisi rayiç değeri de (matrah) iki kalemin toplamından oluşuyor. Binanın; arsa m2 değeri ve inşaat m2 maliyet değerinin toplamı, Emlak Vergisi matrahını oluşturuyor. 

Hatırlayacaksınız... Geçen yıl; 2018 ve takip eden üç yıl için arsa m2 birim değerleri bir çok ilçede önceki yıla göre yüzde 100, yüzde 200, hatta yüzde 500’lere varan ve aşan oranlarda (takdir komisyonlarınca) açıklanınca önce birçok mükellef dava açmıştı... Tepkiler üzerine; davalar daha sonuçlanmadan da, yasal düzenleme yapılarak, artış en fazla yüzde 50 ile sınırlandırıldı. (5 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan 7061 sayılı Yasa)

Dolayısıyla 2018 için geçerli olacak ve sonrasında 2019, 2020 ve 2021’in ödenecek Emlak Vergisi’ni de etkileyecek arsa-arazi m2 değerleri makul seviyelere çekilmiş oldu. (2018 için belirlenmiş değer sonraki üç yılda yeniden değerleme oranının yarısı kadar her yıl itibariyle artırılacak.) 

Şimdi; 2018 Emlak Vergisi için ödeme dönemi de geldi. Emlak Vergisi’nin ilk taksiti (mart ayından) mayıs sonuna kadar ödenebiliyor. İkinci taksit ise kasım ayı sonunda kadar ödenebiliyor.

Yine geçen yıl yapılan düzenlemeyle; organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara daimi bina vergisi muafiyeti getirildi. Sayılan işyerleri artık Emlak Vergisi ödemeyecek. Ayrıca geçen yıl Emlak Vergisi’nin ikinci taksitini ödemişlerse bunu iade de alabilecekler.  Muafiyeti dikkate almadan 2017’nin her iki taksitini de ödeyen işyerleri ikinci taksiti iade alabiliyorlar. (7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1319 sayılı Kanunun daimi muaflıkları düzenleyen 4 üncü maddesine getirilen düzenlemenin yürürlük tarihi 1 Temmuz 2017 olduğundan...) 

Aynı konuda tereddüt yaşayan bir mükellef sorusunu Maliye’ye yöneltmiş ve cevaben kendisine “ödediği ikinci taksiti iade alabileceği’ belirtilmiş. (Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı, 17 Kasım 2017 tarih ve 56251 sayılı özelge)

Yazının devamı...

Fenomenler vergiyi cezasız da ödeyebilir

18 Nisan 2018

Şirketler; satışını yaptıkları ürünlerini tanıtmak amacıyla Facebook, Instagram, Twitter, Youtube gibi ortamlarda da potansiyel müşterilerine görünmek istiyorlar. Şirketler; markaları adına açılmış sosyal medya hesaplarında tanıtım yaptıkları gibi, hedefledikleri kitleye hızlı ve kolay ulaşmak için ünlülerle ve sanatçılarla da anlaşılıyorlar... 

Ürün tanıtımı, reklam yapmaları karşılığı olarak ünlüler de, ek kazanç elde ediyorlar tabiatıyla. 

Kritik soru şu: Reklam geliri elde eden ünlüler, fenomenler ve sanatçılar elde ettikleri gelirleri için vergi veriyorlar mı? Pek tabi kazancının vergisini verenler vardır ancak hiç vergi vermeyenler, hatta hiç vergi kaydı açtırmamış olanlar da var anlaşılan... 

Maliye Bakanı Naci Ağbal, geçen haftaki açıklamalarıyla takipte olduklarını söyledi: “İster sosyal medya ortamında ister internet ortamında, isterse kişinin kendi oluşturduğu bir internet sitesi üzerinden kişi, devamlılık arz edecek şekilde bir faaliyet yürütüyorsa, gelir, kazanç elde ediyorsa kişinin bu faaliyete başlamadan önce en yakın vergi dairesine gitmesi, orada kendisine bir vergi mükellefiyeti açtırması lazım. Ve yaptığı satışlar, sunduğu hizmetler nedeniyle de fatura düzenlemesi gerekir” dedi.  Bakan Ağbal, geçmişe yönelik ‘vergi incelemesi’ yapılabileceğine de dikkat çekti...  “Vergi süresinde beyan edilmese bile geriye dönük yapılan denetimlerle 5 yıllık süreç içerisinde her zaman talep edilebilir. Dolayısıyla benim bu uyarımdan sonra vergi mükellefi olması gerektiği halde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenler varsa tabii ki, Vergi Denetim Kurulu bu kişilerle ilgili gerekli araştırmaları, incelemeleri yapar”
dedi.  

ELEKTRONİK İŞYERİ YAZMIYOR

Ticari kazanç elde eden ve vergi ödemesi gereken işletmelerin, vergi dairesine bildirilmiş (kayda girmiş) bir işyerlerinin de olması gerekiyor. Ancak bir işyeri açmaksızın, diğer bir deyişle dükkân açmaya gerek duymaksızın reklam geliri elde eden fenomenler de var belli ki...

Vergi Usul Kanunu’nda (VUK) halen işyeri “...ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer”  şeklinde fiziki ortam olarak tarif ediliyor. ‘Mağaza, yazıhane, imalathane, şube, depo, ...’ gibi örnekler de veriliyor. (VUK Md. 156)

Yazının devamı...

6 bin lira maaşa 14 bin lira mesai neden olmaz?

11 Nisan 2018

Aylık maaşı: 6 bin lira. Aylık aldığı mesai ücreti 14 bin lira. İki yılda toplam aldığı fazla mesai ücreti: 336 bin lira. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşandığı belirtilen olayı DHA ‘nın haberinde okudum...

Hakikaten enteresan, maaşın iki katından daha yüksek tutarda fahiş bir ‘fazla mesai ücreti’... ‘Matematiksel olarak ve hukuken nasıl bu kadar mesai ödenmiş?’ sorgulanması gerekir evet... Ama öncelikle “fiziksel olarak ne kadar mümkün bir çalışanın bu kadar çok fazla mesai yapması?” sorusunun cevaplanması gerekir... İşe gidiş gelişte yolda geçen süre, yemek arası da dâhil olduğunda, en az 9- 10 saat normal mesai sürer zaten. Günün kalan 14 saatinde ilaveten kaç saat çalışılabilir ki? (Aylık maaşa; 14 bin lira ilave mesai ücreti için, normal mesai- fazla mesai- yine normal mesai şeklinde döngünün ayın çoğunluğunda neredeyse kesintisiz sürmesi gerekir.)

Haberin ilk çıkmasından sonra; muhataplarından açıklamalar da geldi. Mesai ödenen makam şoförü Hüseyin İnce, “2 yıl boyunca aldığım ek mesai, ayda ortalama 2.770 lira, toplam 66 bin 500 lira.” derken, mesainin ödendiği dönemdeki görevi Elektrik İdaresi Genel Müdürü olan Gürcan Erdoğan makam şoförüne yapılan ödemeler için “Bu fazla mesai, mesai dışında şoförlük ve benimle birlikte arızaları gidermek için çalışmasından kaynaklanıyor. 2 yılda verilen ek mesai söylendiği gibi 336 bin lira değil, 64 bin 500 lira” demiş.

Geçen yıl KKTC’de toplamda 120 milyon lira ek mesai ödendiğini ve adeta ikinci bir iş gibi gelir kapısı olduğunu belirten Maliye Bakanlığı’da mesailerin sorgulanması gerektiğini belirtmiş.

Ayrıca KKTC Başbakanlık Denetleme Kurulu’da, konuyla ilgili inceleme başlatmış. Belli ki, bu konu her yönüyle KKTC’de bir süre daha tartışılacak...

Fazla mesai koşulları Türkiye’de de sık tartışılan bir konu... En çok merak edilen sorular da şunlar... İş mevzuatına göre fazla mesainin koşulları neler? Fazla mesai için ödenen ücret nasıl hesaplanıyor? Çalışanlar en fazla kaç saat fazla mesai yapabilir, bir saat sınırı var mı? Çalışandan fazla mesai için yazılı onay alınması gerekiyor mu? Bu soruların cevaplarına göz atalım biz şimdi...

k İş Yasası’na göre çalışanın öncelikle haftalık 45 saati doldurması gerekiyor. Haftalık 45 saati aşan çalışmalar ‘fazla çalışma’ sayılıyor.

k Fazla mesainin sınırı da var, işverenler çalışanlarına kısıtlı olarak fazla mesai yaptırabiliyor...

Yazının devamı...

Tatlıtuğ’dan sonra Şıkel de muhasebeciden şikâyetçi

4 Nisan 2018

10 Ocak tarihindeki yazımda da bahsetmiştim. Serbest muhasebeci mali müşavirlerin (SMMM) parayı alıp vergi ödememesi bir yana, müşterilerinden ‘emanet para’ alması dahi yasak... ( TÜRMOB’un, Mecburi Meslek Kararlarına İlişkin 26.1.1996 Tarih ve 22535 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Genelgesi)

Diğer yandan alınan paranın dolandırıcılık amacıyla kullanılması veya alınan emanetin amacı dışında kullanılması ise çok daha ağır sonuçlar doğuracaktır. O konuda da meslek mevzuatında düzenlemeler mevcut... Mesleki faaliyetten alıkoyma ve meslekten çıkarmaya varabilecek, Disiplin Yönetmeliği’nin (31.10.2000 Tarih ve 24216 Sayılı Resmi Gazete) ağır yaptırımları da devreye girecektir.

Geçen hafta da, Çağla Şıkel muhasebecisinden şikayetini dile getirdi. Ve ilginç olan, şikayetçi olunan muhasebeci aynı kişi... Kıvanç’da aynı muhasebeciden (E.D.) şikayetçi olmuştu.

Bu arada Çağla Şıkel’in durumu çok daha kritik... Çünkü yalnız maddi kaybı söz konusu değil, aynı zamanda kendisine vergi cezası da kesilmiş ve hürriyeti bağlayıcı cezaya (hapis)  neden olacak bir dava da açılmış... 

Olayın basında yer alması sonrasında Çağla Şıkel yazılı açıklama da yaptı... Özet olarak; eski muhasebecisinin kendisinden habersiz olarak ‘bazı faturaları muhasebe hesaplarına kaydettiğini, bu faturalarla vergi borcunu azalttığını, aradaki farkı da zimmetine geçirdiğini’ belirtiyor. 

Çağla Şıkel ayrıca bu durumun ‘Vergi Müfettişleri tarafından da İnceleme Raporları ile tespit olunduğunu’ ve “Bu işlemin benim bilgim dışında gerçekleşmesinden, suç işleme kastımın bulunmamasından ceza davasının da beraatle sonuçlanacağı inancındayım” diyor.

Dileriz yargılama sonucu konu, kısa sürede açıklığa kavuşur...

HANGİ ÖNLEMLER ALINIR

Yazının devamı...