"Emre Kızılkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Kızılkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Kızılkaya

Bitcoin çakılsa bile 'blok zinciri' yeni toplumsal sözleşmemiz olabilir

22 Kasım 2017

Konu önemli, çünkü Bitcoin fiyatları tarihteki "lale çılgınlığı" dönemindeki gibi bir spekülasyon ve geçici heves bile olsa, "blok zinciri" (blockchain) denen kavram modern insanlığın yeni toplumsal sözleşmesine zemin hazırlayabilecek kadar büyük bir yenilik ve kalıcı olacak...

1) HER ŞEYİN BAŞI MUHASEBE

Dünya ekonomisinin ve mali sistemin kalbinde, kökeni Ortaçağ İtalyası'na dayanan "çift taraflı muhasebe" yer alıyor. Bu kayıt tekniğinde bir işletmenin varlıkları ve bu varlıklardaki değişimler, alacak ve borç taraflarını ifade edecek şekilde iki kez kayda geçirilir. Bu kayıtlar "yevmiye" defterinde günlük olarak tutulur ve ayrıca eskilerin "defteri kebir" dediği büyük hesap defterine de geçirilir.

Hataların daha kolay ortaya çıkarılmasıyla bilanço eşitliğinin bozulmamasını sağlayan bu sağlama sistemi yüzyıllar içinde sadece alelade şirketlerin değil, devlet hazinelerinden borsalara dek küresel finansın tamamı için ortak bir muhasebe dili oluşturulmasını sağladı.

2) EŞİK BEKÇİSİ OLARAK BANKA

"

Yazının devamı...

Atatürk'ün yalancılara ihtiyacı yok

15 Kasım 2017

Amerikalı girişimci Elon Musk Anıtkabir'i ziyaret ettikten sonra, Atatürk'e atfedilen "Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin" sözünü Twitter'da 14 yıl milyon takipçisi ile paylaşmıştı.

Bunun üzerine Musk'a cevaben şu tweet'i attım: "Atatürk'ün bu sözü söylediğini nakleden bir kaynak yok. Buna karşın 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' diye bir sözü mevcut. Bilime değer verenler için bu söz de yeterlidir. Atatürk'ün bilgeliğini ölüm yıldönümü arifesinde milyonlarca insanın dikkatine sunduğunuz için teşekkürler."

<blockquote class="twitter-tweet" data-lang="en"><p lang="en" dir="ltr">There is no source quoting him saying that. But it is certified that he once said &quot;Science is the genuine guide in life.&quot; I think it is enough for all those who value science. Thanks for bringing Ataturk&#39;s wisdom to the attention of millions on the eve of his death anniversary.</p>&mdash; Emre KIZILKAYA (@ekizilkaya) <a href="https://twitter.com/ekizilkaya/status/928701187498696704?ref_src=twsrc%5Etfw">November 9, 2017</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js"; charset="utf-8"></script>

Buna benzer bir ifadeyi ilgili haberimizle birlikte Türkçe olarak da paylaştım:

<blockquote class="twitter-tweet" data-lang="en"><p lang="tr" dir="ltr">Elon Musk&#39;ın alıntıladığı sözü Atatürk muhtemelen hiç söylemedi, tek kaynak yok, kulağa da uydurma gibi geliyor. Ama onun &quot;Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir&quot; demesi zaten yeter. Saygıyla anıyoruz. <a href="https://t.co/0gReWZEzjg">https://t.co/0gReWZEzjg</a></p>&mdash; Emre KIZILKAYA (@ekizilkaya) <a href="https://twitter.com/ekizilkaya/status/928700428346449920?ref_src=twsrc%5Etfw">November 9, 2017</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js"; charset="utf-8"></script>

Bunun üzerine pek de beklemediğim bir şekilde, çok sayıda Twitter kullanıcısı bana tepki gösterdi; 

Yazının devamı...

Soyu tükenmekte olan gazeteci türü

8 Kasım 2017

 

Bugün de kağıt gazetecilerin birçoğu, örneğin "video da çekmek" veya "tweet de atmak" gibi birkaç basit "ekstra" numara ile dijital dönüşüme uyum sağlayabileceklerini düşünüyorlar.

Kuşkusuz gazetecilik de, sürücülük gibi, mecradan bağımsız olarak hep geçerli kalacak temel ilke ve yeteneklere dayanıyor. Bu temeller, hangi çağda yaşarsa yaşasın gazetecilerin asgari müştereği...

Ancak aynı zamanda eski tip gazeteciler, bugün tıpkı faytoncuların otomobil devrimi karşısındaki bulundukları o kritik konumdalar.

Google'dan birkaç basit dijital teknik öğrenip; kullanıcılar, tasarım, dağıtım ve gelir gibi meseleleri "teknik tarafa" bırakarak evrimleşebileceklerini sanıyorlar.

Gerçekten böyle mi? Bu gazeteci türünün soyunun tükenmesini ne engelleyebilir?

Bu noktada 2015'te yaptığım bir benzetmeyi tekrar hatırlatmak istedim. 

Yaklaşık

Yazının devamı...

Akşener'den Acun'a Türkiye'nin Facebook portresi

1 Kasım 2017

Eskiden toplumla ilgili en çok bilgi sahibi olan kuruluşlar, en fazla kişisel veriyi toplayanlardı: Yani devlet ve onların resmi istatistik kurumları.

Bugün ise insanlar çok daha büyük miktarda kişisel veriyi bedavaya iki kuruluşa teslim ediyor: Google ve Facebook.

Türkiye'de online nüfusun yüzde 94'ü Facebook kullanıyor. Milyonlarca insan her gün defalarca Facebook'a bağlanıyor ve hatta birçoğu konum bilgilerini de paylaşıyor. Kısacası Facebook, kimin, nerede, ne yaptığını; neyi sevip neyi beğenmediğini hemen herkesten çok daha iyi biliyor.

Google verilerini inceleyerek Türkiye'nin resmi verilerden çok daha gerçekçi bir fotoğrafını çekmeye ve dip dalgalarını ortaya çıkarmaya çalıştığımız geçen ayki haberde de şunu belirtmiştim (o haber şurada): 

Sosyal medyada çoğu insan kendi imaj yönetimini yapıyor, örneğin mutsuzsa bile mutlu pozlar verebiliyor. Sahte takipçilerle şişirilen, para karşılığı etkileşim yaratılan hesaplar ve sayfalar da var.

Bu yüzden sadece sosyal medya hesaplarındaki içeriği analiz ederek topluma dair gerçekçi sonuçlara varmak mümkün değil.

Buna karşın Facebook Reklam Yöneticisi, reklam hedeflemesi için gerçeğe çok daha yakın veriler sunduğunu savunuyor.

Takipçi sayısı vb. şişirilmiş verilerin ötesinde

Yazının devamı...

Medyadaki tecavüzcülerin listesi

25 Ekim 2017

Bu e-postada, içinde bir listenin yer aldığı bir Google çalışma sayfasının bağlantısı vardı.

İsteyen girip listeyi görebiliyor, indirebiliyor, ama değiştiremiyordu.

Listenin adı "Sh*tty Media Men" (Medyanın B*ktan Erkekleri) idi.

ABD medyasında çalışan 70 kadar erkeğin isminin yanına hangi kurumda, ne görev yaptığı yazılmıştı.

Bir sonraki sütunda ise o kişiyle ilgili cinsel taciz ve hatta tecavüz suçlamaları yer alıyordu.

"Kadınları tuhaf bir şekilde öğle yemeğine davet ediyor" ve "sapık gibi özel mesajlar atıyor" benzeri ifadelerin yanı sıra daha ağır suçlamalar da vardı.

"Bir kadına cinsel saldırıda bulundu, bayılana kadar boğazını sıktı," "kadının rızasını almadan prezervatifsiz seks yaptı," "anal sekse zorladı" ve "tecavüz ettiği kadınla mahkeme dışı anlaşmaya gitti" gibi notlardı bunlar.

Yazının devamı...

Yalan haberin 3 türü: Cenazeye tecavüz, fotoşoplu manşetler ve Konya Uzay Üssü

18 Ekim 2017

ABD'de ve Avrupa'da seçim sonuçlarına bile etki ettiği iddia edilen yalan haberler son dönemde 3 farklı şekilde Türkçe içerik ve platformlarda giderek yayılıyor.

1) TİCARİ-PROFESYONEL YALAN HABER

Tartışmalı ve kutuplaştırıcı konuların sosyal medyada hızla yayıldığı malum. Bu durumu suistimal eden kişi ve kişiler para kazanmak uğruna infial yaratacak yalan haberler yapıyorlar.

Son olarak 11 Ekim'de "Cenaze aracında tecavüz" başlıklı yalan haberde bunu gördük. Ekşi Sözlük'ten Facebook'a dek bu haber o gün hızla yayıldı. Kaynağı ise halkmedia.com adlı habercilik süsü verilmiş yalan sitesiydi.

Bu tür haberler infial yaratırken yalan olduğu hemen anlaşılmasın diye genelde "özenle" işlenmiş oluyorlar. Bu haberde de öyle oldu. Örneğin haberde kullanılan fotoğraf internet arşivlerinde araştırılamasın diye özenle kısmi bir buzlamaya tâbi tutulmuştu.

2) SİYASİ-PROFESYONEL YALAN HABER

ABD'de de giderek yaygınlaşan bu yöntemde medyanın bir bölümü, "

Yazının devamı...

Seçimlerin kaderini değiştirecek yazılımı denedim

11 Ekim 2017

Dört yıl önce San Francisco'da eski bir arkadaşımla Pier 39'daki bir restoranda oturuyorduk.

O dönemde çalıştığı Palantir adlı firmanın kısa süre sonra dünya gündemine girecek kadar büyüyeceğini bilmiyordum, o yüzden işine dair çok da fazla bir şey sormamıştım.

Aslında Palantir pek yeni bir firma değil, 2004'te kuruldu. Kurucusu da meşhur... Elon Musk ile birlikte PayPal'in de kurucularından olan Peter Thiel, malum, geçen yıl ABD'de türlü nedenlerle (Gawker, Trump, vs.) manşetleri süslemişti.

Veri madenciliğini kullanarak insana dayalı istihbaratı mükemmelleştirdiğini öne süren Palantir'in biraz karanlık bir şirket olduğu sonradan yazıldı çizildi.

Şirketin dünya çapında müşterileri arasında emniyet teşkilatları ve istihbarat örgütlerinin olduğu da sonradan ortaya çıktı.

O günlerde tüm bunları bilmediğimden Pier 39'daki restoranda arkadaşıma soramamıştım.

Sorsaydım da muhtemelen işvereniyle imzaladığı

Yazının devamı...

Google ve Facebook'a kayyum mu atanmalı?

4 Ekim 2017

Kamuoyu 100 yılı aşkın bir süredir ilk kez bu kadar hızlı ve sert bir şekilde dev şirketlerin aleyhine döndü...

 

Kısa süre öncesine kadar "milyonların sevgilisi" olan Google, Facebook, Amazon, Apple ve Microsoft artık "Korkunç Beşli" diye tanınıyor.

 

Özellikle "yeni petrol" benzetmesi yapılan kişisel verilerin ve ayrıca büyüyen reklam pastasının neredeyse tamamını ele geçiren Google ve Facebook hedefte. Amazon da sanal perakendecilikten gerçek dünyaya yayıldıkça şimşekleri üstüne çekmeye başladı.

 

En son ABD'de 1890'ların sonunda Standard Oil petrol üretiminin yüzde 88'ini ele geçirince ilk anti-tröst yasaları çıkarılmış ve bu enerji devi devlet tarafından küçük şirketlere bölünerek tekel kırılmıştı.

 

Yazının devamı...