"Emre Kızılkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Kızılkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Kızılkaya

Atatürk'ün evine bir bomba daha atılırsa

14 Şubat 2018

Düşünün, bir sabah uyandığınızda sosyal medya karışmış, herkes bir video paylaşıyor.

Videoda Atatürk'ün Selanik'te doğduğu ev yanıyor, Yunanistan'ın aşırı sağcı partisinin lideri "Biz bombaladık" diye açıklama yapıyor, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ekranlara geliyor ve "Yunanistan'a savaş ilan ediyoruz" diyor; Leopard tanklarımızı bu kez Meriç'i geçip Yunan topraklarına girerken görüyoruz.

Bu gergin dönemde teknoloji öyle olanaklar sunuyor ki; bunların hiçbiri aslında yaşanmadan, hepsi başımıza gelebilir.

Sosyal medyanın derinleştirdiği ve benim de birkaç kez farklı açılardan ele almaya çalıştığım sahte/yalan haber sorunu konusunda ilk alarmı veren isimlerden biri Aviv Ovadya idi.

Ovadya'nın yeni uyarısı ise çok daha tehlikeli bir döneme işaret ediyor.

Yapay zeka ve makine öğrenme alanlarında kaydedilen ilerlemeler, sahte video üretmeyi çok kolaylaştırdı. (Obamalı bir örneğine daha önce burada yer vermiştim)

Ovadya, gerçeğinden ayırt etmesi çok zor olan sahte videoların "diplomatik manipülasyon" için kullanılabileceğini, örneğin ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un savaş ilanını içeren bir sahte videonun, taraflardan birinin "teyitsiz tepkisi" sonucu gerçek bir nükleer savaşı tetikleyebileceğini söylüyor.

İstihbarat servisleri başta olmak üzere devletlerin "

Yazının devamı...

Cem Yılmaz’ın çekmesi gereken film

7 Şubat 2018

Geçen haftaki yazıda gazeteciliğin yeniden tanımlanmasıyla ilgili tartışmalara değinmiş, sizden de kendi gazetecilik tanımınızı göndermenizi istemiştim. 

Okurlarımızdan Gökhan Korkmaz şu tanımı gönderdi: "Gazetecilik toplumun çıkarlarını düşünerek, etik kurallara uygun, şeffafa yakın bir şekilde hukukun dışına çıkmadan tüm kişi, kurum ve kuruluşlara mesafeli olup gerçekleri yazmaktır."

Denizli İhracatçılar Birliği Genel Sekreterliği'nden Fatih Kömürcüoğlu ise şu tanımı yapmış: "Gazeteci, yanlış bir iş gördüğünde re'sen harekete geçen bir savcıdır önce. Delilleri titizlikle toplayan kolluk kuvvetidir. Tüm tarafları dinleyen hakimdir. Ama kararı, hükmü asla kendi vermez, halka bırakır." 

Sizlerden gelen bu tanımlar üzerine, geçen haftaki yazımın bittiği yerden devam edebiliriz.

Yazının sonunda, "Belki de gazeteciliğin yeni bir tanımdan çok, geçmişte olduğu gibi bugün de toplumun gönülden inanacağı ilmek ilmek işlenmiş yeni bir hikayeye, yeni bir mitolojiye ihtiyacı var" demiştim. 

İşte o hikaye ve o mitoloji, Gökhan Bey'in "toplumun çıkarı" vurgusunda ve Fatih Bey'in gazeteci ile adalet kurumları arasında kurduğu bağda kökenini buluyor. 

Türk toplumunun ortak bilincinde bu bağ hiçbir zaman çok kuvvetli olmadı, 1980'lerden itibaren iyice zayıfladı. 

ABD ve Avrupa'da da son on yıllarda bir zayıflama söz konusu ama bugünlerde bu bağı

Yazının devamı...

Gazeteciliğin yeni bir tanıma ihtiyacı var mı?

31 Ocak 2018

Türkiye'de Türk Dil Kurumu, dünyada Oxford Dictionary gibi sözlüklerin çoğunda gazetecilik, "gazetecinin yaptığı iş" gibi aslında pek de bir şey söylemeyen ifadelerle tanımlanıyor.

Sözlükler gazeteciliğin tanımını, gazetecilerin kendisine bırakmış gibi...

Bu yüzden konuyu, Hürriyet'te genel yayın yönetmenliği yapmış/yapan ve toplam kıdemleri bir asrı epey aşan meslek büyüklerime sordum.

İşte yanıtları:

Fikret Bilâ: "Gazetecilik gerçeği aramak ve bulunca yazmaktır."

Sedat Ergin: "Gazetecilik, toplumun bilgi alma hakkını karşılamak amacıyla şeffaf, denetlenebilir, etik ölçülere uyma taahhüdü olan mecralar üzerinden yürütülen her türlü haber alma ve yayma faaliyeti olarak tanımlanabilir. Gazetecilik, aynı zamanda ifade özgürlüğünü de hayata geçirmek üzere görüşlerin açıklanması suretiyle demokratik bir toplumun ihtiyacı olan bir fikir tartışması ortamını da yaşatmalıdır. Gazeteciliğe olan ihtiyaç, teknolojinin ve sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte ortalığı kaplamış olan yaygın görüşlerin aksine azalmamış, her zamankinden daha fazla artmıştır. Bilgi kirliliği ile mücadele etmenin en etkili yolu da yine kurallara uygun bir şekilde yapılan gazeteciliktir."

Ertuğrul Özkök: "Gazeteciliğin ne olduğu konusunda hiçbir zaman kesin tariflerim olmadı. Çünkü kendimi hiçbir zaman 'klasik gazeteci' tarifi içinde bulmadım. Gazeteciliği hiçbir zaman da idealleştirmedim. Çünkü 'ideal gazeteci' tarifini çoğunlukla kendini ideal gazeteci olarak gören kişilerin yaptığına tanık oldum. Tabi o idealin sadece kendi idealleri olduğunu söylememe gerek yok. Gazete yöneticiliğinde geçirdiğim yıllar bana şunu anlattı: 1) Ekonomi kıt kaynakları yönetme sanatı ise gazetecilik de bol kaynakları yönetme sanatıdır. 2) Gazetecilik hiçbir zaman sınırsız olmayan özgürlükleri mümkün olduğunca iyi ve başarılı yönetme sanatıdır. Özgürlüğün çok sınırlı olması da gazeteciliği o ölçüde çaresiz bırakan bir şey değildir. Yani bugün bana Türkiye’de gazetecilik ne diye sorarsan, ekonominin klasik tarifini yaparım: Kıt özgürlük kaynaklarının yönetimi. Gazeteciliğin ne olduğunu 'ideal' tarifini yapamam demiyorum. Yapmam diyorum. Ama gazetecilik ne değildir dersen daha rahat konuşurum: 1) Benim için gazetecilik bir 'Misyon' değildir. 'Dava insanlığı' değildir. 2) Benim için gazetecilik sadece haber ve fikir satmak değildir. Hele hele bugün en bol ve en hızlı temin edilen şeylerin bu olduğunu düşünürsek. Gazetecilik artık çok geniş çaplı bir 'entertainment' olayının parçası. Diyeceğim bugün bile, bu şartlarda bile yapılacak iyi gazetecilik var."

Gazetecilik adına kendisinden çok şey öğrendiğim bir diğer meslek büyüğümün,

Yazının devamı...

Facebook size ne yapmak istiyor?

17 Ocak 2018

İstanbul Başakşehir’de bir öğretmen, ders sırasında tuvalete gitmek için sınıftan çıkmak isteyen öğrencilere 'falçata' göstermiş; "Hocam ne oluyor, psikopat mısınız?' diyen çocuklara, "Evet ben psikopatım. Siz beni bu hale getirdiniz' demiş ya...

Facebook’un yaptığı son değişiklik işte bu olaya benzetilebilir:

Yalan haberler kurgulayan siyasi odaklar, ucuz içerikleriyle tık peşinde koşan yayıncılar ve suç niteliğindeki içeriklere bile dev platformlarda reklam veren veya mahremiyet nedir umursamadan kullanıcıların peşine düşüp onları bezdiren reklamverenlerMark Zuckerberg’i 2017 boyunca öylesine yıldırdı ve Facebook markasına öyle büyük zarar verdi ki, o da bu sert tepkiyi gösterdi.

Fakat tepkinin anlaşılabilir olması, onun aynı zamanda akılcı olduğu anlamına gelmiyor.

Bu tepki akılcılıktan ziyade, mahalle maçında gol yiyince “Top benim, o zaman kimseyi oynatmam” diyen bir çocuğun duygusallığını hatırlatıyor.

Bu karar neden olgun ve akılcı değil?

Şu nedenle:

Yazının devamı...

Instagram'da satılan şu iç çamaşırlarına itiraz niye?

10 Ocak 2018

YouTube'un çocuk istismarı videolarının üstünde ünlü markaların reklamlarını göstermesiyle patlak veren skandal sonrası şirketler bu platformda artık çok daha dikkatli.

Kişisel verileri reklam amaçlı kullanan iş modelleri uygulayan diğer  platformlar konusunda sadece şirketler değil, vatandaşlar da giderek bilinçleniyor. 

Amerikalı bir ürün tasarımcısı olan Lauren Hallden'ın blog yazısını geçen hafta okuyunca bu tepkilerin nasıl çeşitlendiğini gördüm.

Hallden yazısında, son günlerde Instagram akışına düşen 30'u aşkın reklamı sıralamış.

Yazının ilk bölümünün çevirisi şöyle:

"Hey Instagram, merak ediyorum da...

şirketiniz hiç kadınların görüşünü alıyor mu?

Yazının devamı...

2018'de medyayı en çok etkileyecek 3 kavram

3 Ocak 2018

2017'yi Hürriyet'in en iyi manşetleri, ödüllü hikaye anlatım örnekleri ve en çarpıcı verileriyle şuradan hatırlayabilirsiniz:

1) ŞEFFAFLIKLA GELEN İTİBAR

"Şeffaflık yeni objektifliktir." Teknolojinin insana etkisini inceleyen saygın bir araştırmacı olan David Weinberger yıllar önce böyle yazmıştı.

Aslen hem şeffaflık, hem tarafsızlık gazeteciliğin temel ilkeleri. Yani köklü gazeteler için şeffaflık yeni bir kavram değil. Ama yeni medya düzeninin genç oyuncuları için durum farklı.

Başta Google ve Facebook olmak üzere bu yeni oyuncular, 2017'de yalan haberler, manipülasyon, haksız rekabet vb. konularda kamuoyunun tepkisini çekti.

Google'ın Youtube'undan sonra, son olarak Facebook'un Instagram'ında, ilk bakışta masum görünen videoların hem kullanıcılar hem de markalar için ne kadar zararlı sonuçlar doğurabileceği ortaya çıktı.

2018'de bu platformlara yönelik

Yazının devamı...

Hürriyet, New York Times'ın 2 dakika önünde

27 Aralık 2017

1) ETKİLEŞİM VE ANGAJMAN 

2017 yılı boyunca New York Times'ın aylık 89 milyon kullanıcısının ziyaret başına sitede ortalama 5 dakika geçirdiği açıklandı

Hürriyet ise -aynı yöntemle hesaplandığında- bu yıl aylık 61 milyon kullanıcıyı ziyaret başına ortalama 7 dakika sitede tuttu. 

Üstelik bu okurlar New York Times'da -yayınlanan son verilere göre- ayda yaklaşık 1 milyar sayfa görüntülerken, Hürriyet'te bu sayı 1.8 milyar

Bu anlamda Hürriyet, İngilizce'de -bildiğim kadarıyla- en yüksek sayfa görüntüleme sayısına (geçen yıl 1.4 milyar idi) sahip haber sitesi olan CNN.com'un da önünde.

Okurun içerikle ne kadar etkileşime (interaction) girdiği ve ne derece angaje (engagement) olduğu, bu yıl tüm büyük yayıncılar ve reklamverenler için iyice öncelikli hale geldi.

Bu anlamda Hürriyet, dijital yayıncılığın yeni başarı kriterlerinde de dünya çapında başa güreşiyor.

Peki, okur hangi içerikle daha çok etkileşime giriyor ve angaje oluyor?

Yazının devamı...

Diyanet o imamı gerçekten cezalandırdı mı?

20 Aralık 2017

Geçen ekimde basına yansıyan haberlerde Balıkesir Altıeylül ilçesinde bir köy imamının (bazı gazeteler ismini A.Ö, bazıları ise M.Ç. diye kısaltmıştı) “Kuran kursu eğitimi verdiği çocuklara masaj yaptırdığı” yolundaki şikayet üzerine soruşturma açıldığı yazılmıştı.

O dönemde idari soruşturmanın sürdüğü, konunun savcılığa da aktarıldığı belirtilse de imamın önce başka bir şehre atandıktan sonra geçen yaz emekliliğini istediği bildirilmişti.

Ve sonra haberler kesildi.

Bunun üzerine 11 Ekim 2017'de Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun tüm vatandaşlara verdiği haktan yararlanarak BİMER'e başvurdum.

Şu soruları sordum:

1) Diyanet İşleri Başkanlığı 1 Ocak 2016'dan beri kaç din görevlisi hakkında çocuklara yönelik istismar ve benzeri suçlardan ihbar ve şikayet almıştır?

2) Bu ihbar ve şikayetler sonucu Diyanet İşleri Başkanlığı kaç idari soruşturma açmıştır?

3)

Yazının devamı...