"Emre Kızılkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Kızılkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Kızılkaya

Cep telefonu demokrasiyi nasıl etkileyebilir?

18 Nisan 2018

Gün boyunca ortalama 78 kez telefona bakıyoruz ki bu sayı Avrupa ortalamasının 1.5 katı...  

Cep telefonunu yüzde 72 sosyal medya, yüzde 66 bankacılık, yüzde 60 arama motoru, yüzde 51 haber okuma, yüzde 49 oyun oynama amacıyla kullanıyoruz.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de cep telefonunda en çok tüketilen içerik türü video. 

Kullanıcıların cep telefonlarında günde en az bir kere içerik tükettiği aktivitelerin başında Whatsapp gibi anlık mesajlaşma uygulamalarında paylaşılan videoyu izlemek (yüzde 69) geliyor. Kısa video/canlı yayın/hikaye izleme (yüzde 57), metin temelli haber okuma (yüzde 55), oyun oynama (yüzde 42) ve müzik dinleme (yüzde 38) ile bunu takip ediyor. 

Mobilde bu kadar çok video izleyen Türkiye'de kullanıcıların yüzde 68'i kotasını aştığını beyan ediyor.

Bu verileri Mediacat'in hazırladığı App Guide 2018'de yer verilen Deloitte araştırmasından aldım. 

Peki, videoya bu kadar talep varsa neden son birkaç yıl içinde ABD'de metin editörlerini işten çıkarıp ekiplerini “videocularla” dolduran bir dizi yayıncı fena halde çuvalladı? 

Şu

Yazının devamı...

Gerçeği öğrenmek istediğinize emin misiniz?

11 Nisan 2018

"Tıklamalar ve beğeniler üzerine kurulu bir dünyada konumunuzu sürekli yenilemek ve pekiştirmek istersiniz. Tatmin olabilmek için fikirlerinizi giderek daha agresif, daha sert ve daha kutuplaştırıcı bir dil kullanarak belirtme ihtiyacı duyarsınız. Yankı odalarının kutuplaştırma eğilimi var. Buralarda önemli olan, rasyonel bir tartışmayı kazanmak değil, ego merkezci sert söylemlerle sesinizi duyurabilmektir. Dolayısıyla sessiz kalmış ve zayıflıklarıyla bizim bireysel güç algımızı artıracak kişileri hedef alırız. Yalan haberler kamusal alanın bu kutuplaşmış durumunun bir nedeni değildir. Yalan haberler, teknolojiyi kullanma biçimimizin doğal bir sonucudur. Yalan haberlerin bu kadar yaygınlaşmasında teknik nedenlerin yanı sıra kültürel gerçekler de var elbette. Yalan haberlerin karşıtının gerçekler olduğunu düşünürüz değil mi? Ama gerçekler pek sevimli şeyler değildir. Gerçekler size bir gün öleceğinizi söyler. Gerçekler size hiçbir zaman olmak istediğiniz kadar zengin olamayacağınızı söyler. Neden gerçekleri isteyesiniz ki?"

Rus asıllı göçmen bir ailenin çocuğu olarak İngiltere'de doğan ve yıllarca Rus televizyonlarında çalışan yazar Peter Pomerantsev'in bu sözlerini, bu ayki Mediacat'te okudum.

Toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel ve teknolojik alanlarda günümüzün en kritik sorunlarını özetliyor bu sözler.

Karşısındakini ikna etmeyi amaçlayan rasyonel tartışmaların yerini, sesi fazla çıkanın baskın geldiği egoist kapışmalara bıraktığı, kamusal alanın kutuplaşmaya ve cepheleşmeye zorlandığı, hakikatin güç kaybetmesiyle meydanın yalanlara kaldığı sosyal medya düzenini tasvir eden sözler...

Son bir haftada bu düzenin merkezinden, yani ABD'den gelen haberlere bakınca bile durumun vahameti anlaşılıyor:

Politico gazetesinin son araştırmasına göre ABD'de geleneksel medya kuruluşlarının en zayıf olduğu seçim bölgelerinde Donald Trump'a destek en yüksek oranda... 

Araştırmada, özellikle yerel gazetelerin zayıf olduğu, yani örneğin çok az tiraj ve abone sayısına sahip olduğu yerler "haber çölleri" diye nitelenmiş.

Ana akım medyayı "

Yazının devamı...

Çok kötü bir haberim var

4 Nisan 2018

150 yıl önce mektup taşıyan bir atlı, bilgiyi saniyede 0.003 bit hızla transfer ediyordu.

50 yıl önce bu hız, 1960'lardaki teknolojik gelişmeler sayesinde saniyede 300 bite çıktı, yani 100 bin kat arttı.

Bugün ise tüm dünyayı saran telekom kablolarından saniyede milyarlarca bit bilgi transfer etmek mümkün.*

Kısacası bilginin ulaşım hızı son 150 yılda milyarlarca kat arttı.

Öyle ki, örneğin New York'ta birçok yatırımcı, yüksek frekanslı işlemlerde bilgiye sadece birkaç milisaniye önce erişmek için borsa binasının yakınlarına taşınıp çok yüksek kiralar ödemeyi göze alabiliyor.

Peki bunun yazının başlığıyla ne ilgisi var?

Anlatayım...

* * *

Yazının devamı...

Bir Hürriyet fotoğrafı

28 Mart 2018

İstanbul'da bir vapurda gazete okuyan çocuk...

Türkiye'nin ve Hürriyet'in tarihine dair çok şey söyleyen bu harika fotoğrafı ilk gördüğüm anda merak etmiştim: Bu çocuk kimdi, ne okuyordu, fotoğrafı kim çekmişti?

Son sorunun cevabını bulmak kolay oldu: 20. yüzyılın en büyük fotoğrafçılarından biri olan İsviçreli Rene Burri.

Che Guevara ve Pablo Picasso gibi tarihi kişiliklerin hafızalara kazınan görüntüleriyle tanınan Magnum fotoğrafçısı Burri, savaşta ve barışta, dünyanın dört bir yanında 'an'ları ölümsüzleştirmişti.

Bu an da onun 1957'deki İstanbul seyahatinden kalan bir yadigar.

Peki çocuk ne okuyordu? Bunu bulmak için fotoğrafı daha dikkatli inceledim.

Ne çok sıkı ne de çok ince giyinmesi, mevsimin

Yazının devamı...

Facebook'a 'Bilgilerim çalındı' diyorsun, gelen cevap: ¯\_(ツ)_/¯

21 Mart 2018

Son skandal şu:

Geçen yıl bir yazıda konu aldığım Cambridge Analytica adlı epey şaibeli araştırma şirketinin 2014 yılında 50 milyon Facebook kullanıcısının kişisel verilerini çaldığı bu hafta ortaya çıktı.

New York Times ve Guardian'ın haberleri üzerine Facebook'un yapmak zorunda kaldığı açıklama ise şöyle başlıyordu: "Bu bir veri sızıntısı değil. Aleksandr Kogan adlı akademisyenin uygulamasını indiren Facebook kullanıcıları kendi istekleriyle bilgilerini paylaştılar. Sistemlerimize sızıntı olmadı, şifreler veya hassas bilgiler çalınmadı veya hacklenmedi."

Facebook'un bu açıklaması biraz teknik bilgisi olan herkesin tepkisini çekti.

Bir sızıntı olmadığının söylenmesi laf cambazlığından başka bir şey değildi. Çünkü Kogan'ın uygulamasına izin veren kişilerin arkadaşlarının Facebook verileri de, rızaları olmadığı halde bu yöntemle çalınmıştı.

Bundan elbette Facebook' da sorumluydu. Üstelik bilgileri izinsiz toplayan şirkette Kogan'ın ortağı olan kişi bugün bile Facebook bünyesinde psikolog olarak çalışıyor!

Harvard Üniversitesi'nin gazetecilik ve yeni medya alanında çalışan Nieman Laboratuarı "Facebook'un cevabı son derece şaşkınlık verici" yorumunu yaptı. Aktarılan uzman görüşlerinde de "kişisel verilerin şirketlere satılmasının Facebook'un temel iş modeli olduğu" ve sosyal medya devinin bu yüzden bu 'sızıntı'yı da yeterince önemsemediği vurgulandı.

Kuzey Carolina Üniversitesi öğretim üyesi olan ve New York Times'daki yeni medya konulu yazılarıyla tanıdığımız

Yazının devamı...

Pelin Çift'in maaşını niye biz ödüyoruz?

14 Mart 2018

<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/c_N5TMBFAb0?rel=0" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe>

(Videoyu görüntüleyemiyorsanız buraya tıklayarak da izleyebilirsiniz)

Ve şimdi düşünün:

Karşınızda belgelerle konuşan, kitapları ve yayınladığı onca evrak-ı metruke ile tarih yazımına on yıllardır önemli katkılar sunmuş bir gazeteci var.

Programa konu ettiğiniz meseleleri sizin daha babanız bile doğmamışken araştıran, okuyan, yazan ve birinci derece tanıkları oturup dinleyen, çok gezen, çok gören bir isim...

Ve siz, hem de ev sahibi olarak, "inanmak istemediğiniz bir şey" söyledi diye konuğunuzu susturmaya çalışıyor, bunu da milyonların önünde yaparken sosyal medyada yüzlerce insanın "şımarık" ve "ergence" diyerek eleştirdiği tuhaf tavırlar sergiliyorsunuz.

Mesela Ayhan Sicimoğlu'nun şahane bir insan olduğu kanaati dışında hiçbir konuda uzlaşamayan Ekşi Sözlük yazarları bile, hem de hepsi, sizi -en hafif ifadeleri seçersek- "cahil," "donanımsız" ve "saygısız" diye nitelemekte birleşmiş bu programdan sonra...

Buna ne demeli?

Yazının devamı...

Genç iletişimcilere ve öğrencilere çağrı

7 Mart 2018

*Geçen yıl Hürriyet'i ziyaret eden bir grup üniversite öğrencisinin ortaya attığı fikir üzerine küçük bir e-posta grubu kurmuştuk.

Aydın Doğan Vakfı'nın geçen hafta ödül töreni düzenlenen 29. Genç İletişimciler Yarışması’ndaki başarılı gençlerden bazılarıyla konuşurken bu grubu genişletmeye karar verdik.

Bu grupta hem yeni medyadaki son gelişmeleri birbirimizle paylaşıyoruz, hem de genç arkadaşlarımız mobil gazetecilik ve veri gazeteciliği gibi alanlarda yaratıcı içerik önerileri getiriyor, fikirleri tartışıyorlar.

Önümüzdeki günlerde bu genç arkadaşlarımızın çalışmalarını hürriyet.com.tr'de de yayınlayacağız.

Gazetecilik veya iletişim öğrencisi olmasanız bile, nitelikli bir içerik (metin, fotoğraf, video, grafik, interaktif) ürettiğinizi düşürüyor veya yeni medya konusunda gelişmeleri takip etmek istiyorsanız, ekizilkaya@hurriyet.com.tr adresinden bana ulaşarak bu ağa dahil olabilirsiniz.

Yeni Medya'dan kısa kısa

*

Yazının devamı...

YouTube çocuk istismarcılarını koruyor mu?

28 Şubat 2018

YouTube'daki çocuk istismarı videolarına yaklaşık üç ay önce dikkat çekmiştim.

O günden beri okurlardan mesaj geliyor.

Bir okurumuzun paylaştığı "ürkütücü" bir videoyu daha bu köşede geçen hafta aktardım ve bunun üzerine bir başka okurumuz Ekşi Sözlük'te bir kampanya başlattı

Kampanya sonucu o videoya gelen şikayetlerin sayısı belirli bir eşiği geçince YouTube videoyu mecburen sildi ve söz konusu kanalı da kapattı. 

Ekşi Sözlük'teki kampanyayı başlatan okurumuz (kamu görevlisi olduğu için ismini paylaşmamı istemedi) şöyle diyor:

"Bu videoları kızımın da izlediğini yazınızı okuyunca fark edebildim. Sonuç olarak kanal kapatıldı. Ancak yarın öbür gün başka bir şekilde karşımıza çıkıp çıkmayacakları belli değil. Bu noktada sizin desteğiniz de çok önemli."

Bu arada video silinse de bunun gibi daha yüzlerce video var.

Yazının devamı...