"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Öğrenmeden bilmek!

22 Ağustos 2018

Hukuk, ekonomi, tarih gibi belli bir düzeyde bilgi ve en azından terimleri bilmeyi gerektiren konularda da esip gürlüyoruz.

Okumadan, öğrenmeden kimsenin aklına gelmeyen komplo teorilerini keşfediyoruz. Bilim insanlarının akıl erdiremedikleri çözümleri ideolojik sloganlar halinde coşkuyla savunuruz.

Her kademede okullaşma düzeyimiz eski yıllara göre çok geliştiği halde hâlâ yeterince okumuyoruz.

Bu bizim eski, köklü hastalığımızdır.

Namık Kemal bu hastalıktan ne kadar dertliydi, bir bilseniz.

NAMIK KEMAL YAZMIŞTI

Yüz elli yıl önce Namık Kemal, 29 Aralık 1872 günkü Hadîka gazetesindeki yazısına “Biz Hiç mi Okumayacağız” başlığını koymuştu. Günümüz Türkçesiyle şunları yazıyordu:

“Okumak bilmeyen insanın gözü değilse bile aklı

Yazının devamı...

İktisatçıları dinlemek lazım

21 Ağustos 2018

Kafa yapıları ve işleri bunu gerektirir.

İktisadi gidişatı öğrenmek için benim okuduğum yazarlardan biri rahmetli Güngör Uras’tı.

Ta 1980’lerin sonuna doğru Kemal ve Nazlı Ilıcakların yalısındaki sohbetlerde tanışmıştım. Çok sıcak, güler yüzlü, pozitif duygulu bir iktisatçıydı.

Her bilim dalı gibi özel terimler ve yüksek seviye gerektiren iktisat bilimini “Ayşe Teyze, Ali Rıza Bey Amca” sembolleriyle sadeleştirerek anlatmayı başaran bir iktisat profesörüydü.

GÜNGÖR URAS YAZMIŞTI

Arşivime aldığım yazılarına baktım: 3 Nisan 2018 günü Dünya gazetesinde çıkan yazısını “çok önemli” diye işaretlemişim. “İthalat artıyor, 2018’in dış açık sorunu büyük olacak” başlıklı yazıyı siz de internette okuyabilirsiniz.

Merhum Uras Mart 2017’den Mart 2018’e ithalat ve ihracat rakamlarını veriyor, “Ekonomi büyürken dış ticaret açığımız 56 milyar dolardan 76 milyar dolara yükseldi” diye yazıyordu. İhracatımızın ithalatımızı karşılama oranının da yüzde 76’dan yüzde 72.8’e gerilediğine dikkat çekiyordu.

Niye böyle olmuştu?

Yazının devamı...

Ekonominin ‘çıpa’ ihtiyacı

18 Ağustos 2018

Türk Dil Kurumu sözlüğünün 2005 baskısında bile “çıpa” kelimesi yoktu, 2010 baskısında ise var ve şöyle:

“Çıpa: Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç.”

Ekonomide ise finansal fırtınalarda ülke ekonomisinin çalkalanmasını, istikrarsızlığa sürüklenmesini önleyecek güvenli bir dayanak anlamında kullanılıyor.

ŞİMŞEK’İN SÖZLERİ

Şüphesiz Mehmet Şimşek saygın bir iktisatçıydı; iktisadi rasyonalizmle düşünür ve konuşurdu. Sözleri bu bakımdan önemlidir. Aralık 2015’te, iki buçuk sene önce, AB ile ilişkilerimiz iyileşiyor gibi görünürken şöyle demişti:

“Türkiye’nin üç çıpası olacak: Mali disiplin devam edecek. AB sürecini yeniden canlandırıyoruz. Yapısal reformlarla Türkiye’nin ekonomik dönüşümünü geçmişte olduğu gibi ikinci ve üçüncü nesil reformlarla başaracağız.” (11 Aralık 2015)

Mali disiplin ve yapısal reformlar konusunu ekonomistlere bırakalım.

Şimşek gibi saygın bir iktisatçının iki buçuk sene önce “

Yazının devamı...

Trump mafya babası gibi

17 Ağustos 2018

FBI Başkanı’nı değiştirebilir ama soruşturma yürüyor.

Trump’ın bu ilişkilerini soruşturan eski FBI Başkanı James Comey “Yüksek Sadakat: Gerçekler, Yalanlar ve Liderlik” adlı anılarını yayınladı.

Soruşturmayı yürüttüğü sırada James Comey, Trump tarafından Beyaz Saray’a çağrılıyor, Trump “Senden yüksek sadakat beklerim” diyor. James Comey’in cevabı:

“Sayın Başkan, size sadece dürüstlük sunabilirim.”

Comey’in anılarında yer alan değerlendirmesi basında da yayınlandı:

“Etik değerlere ve doğrulara bağlı olmayan, kendine kayıtsız şartsız sadakat isteyen mafya babası gibi biri!” (13.4.2018)

 

MOODY’S VE TRUMP

Yazının devamı...

Avrupa faktörü

16 Ağustos 2018

2 Mart’ta “askeri casusluk” ve “askeri yasak bölgeye girmek” suçlarından tutuklandılar...

5 ay 13 gün tutuklu kaldıktan sonra 14 Ağustos’ta tahliye edildiler. Adli kontrol falan da yok, evlerine gittiler.

Duruşma gıyaplarında yürüyecek.

Hukukla dış politika arasındaki etkileşimi göstermek bakımından bir ‘tipik olay’dır bu.

 

İKİ YUNAN ASKERİ

Tutuklanmaları Atina ile Ankara arasında var olan gerilimi büsbütün tırmandırdı.

Yunan Başbakanı Çipras, Ankara’nın bu iki askeri

Yazının devamı...

Brunson düğümü çözülüyor mu?

15 Ağustos 2018

Serbest dediğim, ev hapsi ve yurtdışına çıkış yasağının kaldırılması...

Bu da nereden çıktı?

Önceki gün Merkez Bankası’nın kararlarına rağmen tırmanmaya devam eden dolar dün sabah saat 09.00’dan itibaren inmeye başlamıştı. İşten anlayanlara sordum, Brunson’ın serbest bırakılması beklentisi var piyasalarda dediler.

NEREDEN ÇIKTI BU?

Washington Büyükelçimiz Serdar Kılıç Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’la görüşmüştü. Yapılan resmi açıklamada “Türkiye’de tutukluluğu devam eden Papaz Andrew Brunson’ı ve Türk-Amerikan ilişkilerinin son durumunu ele aldılar” deniliyordu.

Saat 11.00 gibi Brunson’ın avukatı İsmail Cem Halavurt Brunson’ın serbest bırakılması için dilekçe verdi.

Öğleden sonra ABD Maslahatgüzarı Jeffrey M. Hovenier İzmir’e gitti, rahip Brunson’ı evinde ziyaret etti. Bir tahliye süreci değilse bu trafiğin anlamı neydi? İşte piyasalar bu sebeple beklentiye girmişti.

‘BİRİLERİ İÇİN DEĞİL’

Yazının devamı...

Güven faktörü

14 Ağustos 2018

Bu dedikodu etkili olsaydı finans sektöründe ciddi tahribat yaşanabilirdi.

Aksine, yastık altında, sandıkta, çıkında muhafaza edilen paranın, dövizin ve altının mutlaka bankalara konulması, böylece finans sektörünün daha da güçlenmesi gereken bir dönemdeyiz.

FİNANS SİSTEMİ SAĞLAM

Bu dedikodu hain odakların sinsi bir planı mıydı?

İktisadi olayları iktisadi sebeplerle izah etmek gerekir: Bu dedikodu TL’deki aşırı erimenin yarattığı güvensizlikle ilgili bir vehimdi. Çok şükür etkili olmadan yalanlandı, mevduat sahiplerine en yüksek makamdan teminat verildi.

Değil bir hasar, finans sektörümüz 2001 reformundan beri sahip olduğu sağlamlığı güçlenerek sürdürüyor.

Bu olay iktisadi davranışlarda “güven” faktörüne bir örnektir.

Hele de sıkıntılı dönemlerde ekonomi yönetimlerine, kararlarda iktisadi rasyonalizmin esas alınacağına, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına güven, her zamandan daha önemlidir.

Yazının devamı...

Kibirli kabadayı

13 Ağustos 2018

Ünlü tarihçi ve gazeteci Arnold Toynbee’nin torunu olan Bayan Polly Toynbee 23 Mayıs 1988 günü Londra’da Trump’la yaptığı mülakatı The Guardian’da yayımlamıştı.

Trump 41 yaşındaydı, “İş Yapma Sanatı” adlı kitabının tanıtımı için Londra’daydı.

Polly Toynbee onu “kibir, güç açlığı, hırs, cazibe” gibi kelimelerle tanımlıyor; “Dünyaya hükmetmeden rahata eremeyecek biri” diye yazıyordu.

Trump’un Marble Collegiate kilisesine devam ettiğini de belirtiyordu.

Karşısında böyle bir adamı bulunca Amerika başkanı olmayı düşünüp düşünmediğini sormuştu. 41 Yaşındaki Trump’ın cevabı aynen şöyleydi:

“Başkan olmak istersem, başkan olurum!”

Otuz yıl sonra Trump 70 yaşında Başkan olduğunda, Bayan Toynbee, şöyle yazacaktı:

“Trump başkanlık hayalini bana otuz yıl önce açıklamıştı, şimdi kâbus başlıyor.”

Yazının devamı...