"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Nikâh tartışması

28 Temmuz 2017

Evvela şunu tespit edelim: İslamda “dini nikâh” diye bir şey yoktur. İslamda nikâh, iki şahitle yapılan özel ve sivil bir sözleşmedir.

Nikâh işleminin din adamı tarafından veya dini bir mekânda yapılması da şart değildir.

Hıristiyanlıktaki “kilise nikâhı”nın aksine, İslamda nikâh töreninin camide yapılması gibi bir şart da yoktur.

Kamu otoritesi, nikâhın hukuki geçerlilik şartlarını toplumsal ihtiyaçlara göre düzenleyebilir.

Bunları Hayrettin Karaman Hoca, “Mukayeseli İslam Hukuku” adlı eserinde yazıyor. (Cilt 1, s. 292-294)

Şu halde nikâhı müftünün kıyması fıkıh bakımından da bir gereklilik değildir.

TARİHİN EVRİMİ

Tarihte nikâh işlemini kayda geçirip hukuken meşru kılacak kamu kurumları yoktu. Mahallenin, köyün büyüğü olarak nikâh işlemlerini imamlar yapardı.

Yazının devamı...

Demokratik dil

27 Temmuz 2017

İçinde bulunduğumuz konjonktürde Türkiye için en acil sorun, terörle mücadelesini demokrasi dünyasına anlatabilmektir.

PKK’nın “özgürlük savaşı yapan silahlı örgüt” olarak görülmesiyle, “demokrasi düşmanı totaliter silahlı örgüt” olarak görülmesi çok farklı davranışlara yol açar.
Türkiye’yi otoriterleşen bir ülke, PKK’yı ise silahlı özgürlük savaşçısı olarak görenler, PKK’nın silahlı eylemlerini kınasalar bile bu harekete siyasi destek verebilir; ki genel tablo böyledir maalesef.


‘KOMÜNAL’ İDEOLOJİ

Yazının devamı...

Lozan zırvaları

26 Temmuz 2017

Cehalet, Lozan’la ilgili bilgisizlik...

Husumet?... Yunan kazansaydı diyebilecek kadar kör bir kin.

Etraflı araştırmalardan elde edilmiş objektif bilgiler söz konusu olmayınca bir yığın uydurmalar, çarpıtmalar tezgâhlanıyor.

Lozan’ın gizli maddeleri varmış, 2023’te geçerliliği bitiyormuş gibi...

Ege adalarını ve Musul’u alabilirmişiz de almamışız gibi... Amerika Lozan’ı onaylamamış imiş, niye imiş gibi...

Hele de “Lozan’da 2.5. milyon kilometrekareden 780 bin kilometrekareye düşdük” sözü akla ziyandır.

İSTİKLAL-İ TAM

Bu konuları defalarca yazdığım için bugün başka bir açıdan bakacağım: İstiklal!

Yazının devamı...

Popülizm sorunu

25 Temmuz 2017

Mesela Fransa’da Marien Le Pen iktidara gelseydi gibi... Fakat Polonya ve Macaristan komünizmden 1980’lerde çıkmış ülkelerdir, demokratik kurumları tabii ki Fransa kadar güçlü değil. Fransa’da Anayasa Konseyi, Sarkozy’e baş eğdirmiştir... Amerikan yargısı ve kuvvetler ayrılığı kurumları Trump’ı nasıl “dengeliyor ve denetliyor”, görüyoruz.

Lakin iki popülist lider, Macaristan’da Victor Orban, Polonya’da Jaroslaw Kaczinsky anayasa mahkemelerini dize getirmek üzereler.

BAĞIMLI YARGI ÖZLEMİ

Jaroslaw Kaczinsky’nin Hukuk ve Adalet Partisi 2001 yılında kuruldu ve iktidara geldi. 2015’te Anayasa Mahkemesi sorunu patlak verdi.

Polonya Meclisi’nde çoğunluk olan Hukuk ve Adalet Partisi, “bir gece yarısı” AYM’ye beş üye seçiverdi. AYM ise bunlardan ikisinin gerekli şartlara sahip olmadığına karar verdi. Kıyamet koptu...

Parti AYM’yi ele geçirmek istiyordu, buna AYM engel olmuştu.

Kaczinsky “Polonya’da kötü olan her şeyin kalesi AYM’dir” diyordu.

Nihayet Anayasa Mahkemesi’ni siyasi kontrol altına alan anayasa değişikliğini parlamentodan geçirdi; yaygın protestolar üzerine Cumhurbaşkanı Duda dün bunu veto etti. Parlamenter sistemde cumhurbaşkanının denetleyici ve dengeleyici rolüne bir örnektir Duda’nın bu tavrı; aynı partiden olduğu halde.

Yazının devamı...

Mescid-i Aksa

24 Temmuz 2017

İngiltere’nin İsrail projesinde bile Kudüs ve Mescid-i Aksa Müslümanlarındı. İngiltere 1922 yılında Aksa’da restorasyon yaptırmış ve bunu ünlü Türk Mimarı Kemalettin Bey yönetmişti.

Mescid-i Aksa 1967 savaşındaki Arap yenilgisinden beri İsrail’in işgali altında.

İsrail’in Aksa Camisi’ne Müslümanların girişlerini ve ibadetlerini kısıtlama girişimleri elbette büyük tepkiler çekiyor. Geçen cuma ancak 50 yaşından büyük Müslümanların namaza girmesine izin verdiler! Koydukları metal dedektörler büyük tepki çekti. Şimdi metal dedektörleri kaldırıp el dedektörlerini kullanacaklarmış.

İKİ ZEHİRLİ OLAY

İslam dünyasını öfke ile zehirleyen iki olay, Filistin ve Afganistan işgalleri oldu. Arap milletçisi ve ardından İslamcı bütün radikal hareketlerin kökeninde bu iki olayın tetiklediği öfkeler vardır.

Gazze’de hâlâ facialar yaşanıyor.

Böyle bir birikim olur da Mescid-i Aksa’ya müdahale tepki doğurmaz mı?

Dünya’da hangi mabede böyle bir uygulama yapılıyor?

Yazının devamı...

HDP nereye?

22 Temmuz 2017

Necmettin öğretmen 23 yaşındaydı, bu yaz nişanlanacaktı. Kim bilir ne mutlu hayalleri vardı. Şanlıurfa’dan memleketi Gümüşhane’ye dönerken Tunceli-Pülümür arasında PKK’lı teröristlerce yolu kesildi, şehit edildi.

Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın.

Şehidin hatırasına sahip çıkan, teröre karşı dik duran Tunceli CHP Milletvekili Gürsel Erol’u kutluyorum. Terörü protesto etmek için dün yürüyüş yapan Tunceli halkını da kutluyorum.

PKK’NIN EYLEMLERİ

Bu satırlar yazılırken Tunceli yürüyüşü başlamamıştı. Düşündüm ki, PKK’lı teröristler öğretmen, öğrenci, doktor, hemşire, işçi katlettiğinde Diyarbakır’da da HDP bir yürüyüş yapsaydı...

Bugüne kadar olmadı çünkü ideolojik ve siyasi bağları var. Sadece bazen “kabul edilemez” gibi açıklamalar yaptılar.

Fakat artık zamanı gelmedi mi? Yaşananları gözden geçirerek HDP’nin yeni bir politika geliştirmesi gerekmiyor mu?

“Çözüm süreci”

Yazının devamı...

Terör ve diplomasi

21 Temmuz 2017

Kadir Has Üniversitesi her yıl “Türk Dış Politikası Kamuoyu Araştırması” yapıyor. Rektör Prof. Mustafa Aydın bu yılki araştırma hakkında dün bir grup gazeteciye bilgi verdi.

“Yalnızlık” psikolojisi bu araştırmada da ortaya çıkıyor.

“Türkiye dış politikada hangi ülke ya da ülkelerle birlikte hareket etmeli” sorusuna yüzde 59 oranında “Azerbaycan” cevabı veriliyor. Doğru, ben de aynı cevabı verirdim. Fakat başka?..

YALNIZLIK ALGISI

Yüzde 37 oranında “Türk Cumhuriyetleri”, yüzde 22 oranında “İslam ülkeleri” deniyor. Bu kavramların duygusal olduğu, böyle siyasi blokların bulunmadığı ve olsa bile yeterli olmayacağı açıktır.

Katar krizi de gösterdi bunu.

Yalnızlık algısı şu bulguda da netleşiyor: “Birlikte hareket edebiliriz” diye görülen hiçbir ülke yüzde 7’yi geçmiyor.

2013 yılında AB ülkeleri yüzde 10 oranında

Yazının devamı...

Bunu bir din âlimi yazıyor

20 Temmuz 2017

Eski İstanbul Müftüsü ve İlahiyatçı Prof. Mustafa Çağrıcı Hocamızın dünkü yazısından bahsediyorum. Şöyle diyordu:

“İslam toplumlarını perişan eden ana sorun ‘Hocamız, efendimiz, şeyhimiz, liderimiz, mezhebimiz, ulemamız, büyüklerimiz ne söylediyse doğrusu odur’ anlayışının zihinlerimiz üzerine karabasan gibi çökmesi, aklımızı fikrimizi tıkamasıdır.” (Karar, 19 Temmuz)

Niye Aziz Sancar Hocamız dışında Nobel bilim ödüllerimiz yok? Niye siyasi hayatımızda her devirde lider sultası var?

Çağrıcı Hocamızın yazdığı düşünme biçimimiz yüzünden.

1600’LÜ YILLAR

1600’lerden itibaren geri kalma sürecine girmemizin de sebebi aynıdır; gizli güçler, hainler falan değildir.

Bu çok önemli; zira hamaset bu gerçeği görmemizi, üzerinde düşünmemizi engelliyor.

Koçi Bey 1631 yılında Sultan IV. Murad’a verdiği ıslahat projesinde

Yazının devamı...