"Sefer Levent" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sefer Levent" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sefer Levent

2018: 5 bin 500 2019: 16 bin 500

15 Şubat 2019

SOĞUK kış günlerinde içinizi ısıtacak bir ‘ucuz yaz tatili’ haberi vermeyi çok isterdim ama maalesef bu yıl işimiz hiç kolay değil. Yaz tatiline daha aylar var. Sırası mı, durup duruken bu konu nereden çıktı diyebilirsiniz? Konuyu şimdi gündeme getirmemin iki nedeni var. Birincisi erken rezervasyon süreci bitmek üzere, ikincisi erken rezervasyon fiyatları bize yaz için işimizin çok zor olduğunu şimdiden haber veriyor.

Hem de öyle böyle değil. Elimizdeki fiyatlar geçen yıla göre otelde deniz tatili faturasının 2-3 kat arttığını gösteriyor. El insaf!

Enflasyondan alsak yüzde 20, döviz kurlarından alsak maksimum yüzde 40 artmasını doğal karşılayabileceğimiz otel fiyatlarının bu kadar artması nasıl açıklanabilir?

Yabancı turistin arttığını gören otel sahipleri yerli turiste kapıyı nasıl kapattı gelin izlerini birlikte sürelim.

İLK SİNYAL 2018’DE

Türkiye turizmi 2018’i rekorla kapattı. 2018’de Türkiye’ye gelen toplam turist sayısı 46.1 milyona yabancı turist sayısı ise 39.4 milyona yükseldi. 2019 için de yabancı turist sayısında hedef 50 milyon olarak belirlendi. Yurtdışında yapılan turizm fuarlarından da 2019 için olumlu haberler geliyor. Geçen yıla göre bu yıl Türkiye’de tatil yapmak için yabancı turistlerin talebinde büyük artış var. Bu açıdan bir değerlendirme yapacak olursak artan turist sayısı ile birlikte turizm gelirleri artacak, bu da Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri olan cari açığın azalmasına büyük fayda sağlayacak.

Yazının devamı...

Düsseldorf’a 3 gün yetmedi

12 Şubat 2019

Festival ve moda haftalarıyla ünlü Düsseldorf’un bir diğer söz sahibi olduğu alan ise fuarcılık. Biz de işte tam bu nedenle buradayız. Messe Düsseldorf’ta 4 bin 900 metrekarelik fuar alanınında ilk kez düzenlenen Evim Türkiye Gayrimenkul ve Yatırım Fuarı’nın yarattığı heyecan dalgası daha ilk günkü açılışta kendisini belli ediyor. Almanya ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinden gurbetçilerin akın ettiği fuar 3 gün boyunca 6 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı desteği, Demirören Medya ve İSTexpo Fuarcılık iş birliği, Lineadecor stratejik ortaklığı, Türk Hava Yolları resmi ulaşım sponsorluğunda hayata geçirilen fuarın başarısının tek ölçütü ise ziyaretçi sayısı değil.

Türkiye’de gayrimenkul satışının bir ölçüde zor olduğu bir dönemde fuarı ziyaret edenlerin bir bölümü deyim yerindeyse eli boş dönmüyor. Fuara katılan 76 firmadan elde edilen bilgilere göre 3 günde tam 400 milyon liralık satış için bağlantı kuruluyor. 100 milyon liraya yakın satış işlemi de bizzat fuar sırasında gerçekleşiyor.

Hem katılımcı firmaların hem de ziyaretçilerin memnuniyetine bakılırsa fuarın amacına ulaştığını söylememiz yanlış olmaz. Çok istemesine rağmen Kartal’da meydana gelen ve hepimizi üzüntüye boğan felaket nedeniyle fuara katılamayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapmış ve “Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza bağlı Emlak Konut GYO ile iştirak ediyoruz. Fuarın destekleyici katılımcısı olan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) fuardaki yerimizi alacağız. Fuarın Avrupa’daki vatandaşlarımızı Türkiye’den gayrimenkul almaya teşvik etmesi, Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla yatırımlarını gerçekleştirebileceği bir platform olması açısından oldukça önemlidir. Evim Türkiye Fuarı, Türkiye’nin yatırım için güvenli ve değerli bir pazar olduğunun da yine açık bir göstergesi olacaktır” demişti.

Hem ulaşılan rakamlar hem de katılımcı firmalar ve ziyaretçilerin fuarın devamını talep etmesi Bakan Kurum’un yukarıdaki sözlerini doğrular nitelikte. Bunda başta bizzat Başkan Şekib Avdagiç’ın katılımıyla İstanbul Ticaret Odası’nın yanı sıra KONUTDER, GYODER, İNDER ile Emlak Konut ve TOKİ’nin kurumsal anlamda verdikleri desteklerin önemi büyük.

Yıllar önce bazı dolandırıcıları tarafından mağdur edilen gurbetçileri Türkiye’nin en güvenilir firmalarıyla bir araya getiren fuarın devamının geleceğinin müjdesi ise Demirören Medya Grubu CEO’su ve Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal’dan:

“Türkiye’nin lider Avrupa’nın sayılı medya organizasyonlarından biri olarak, ulusal ve uluslararası iletişim gücümüzü sektörün ve vatandaşların faydasına sunduk. Evim Türkiye fuarı, ülke sınırları dışında bu alanda gerçekleştirilmiş en kapsamlı ve en yüksek katılımlı fuar olma özelliğini taşıyor. Evim Türkiye’nin Avrupa’da toplam 8 şehirde gerçekleşme hedefi var.” Şimdi işbirliği, bilgi ve tecrübe ile bu hedefe koşma zamanı... Evim Türkiye, rota Avrupa...

Yazının devamı...

Dijitalleşme vaatleriniz nedir?

1 Şubat 2019

TÜRKİYE’nin gündeminde yerel seçimler var. Belediye başkan adaylarının çoğu belirlendi. Adaylar seçim vaatlerini belirlemeye hatta açıklamaya da başladı. Ancak görüyorum ki önemli bir konu hiç gündemlerinde yok. Dijitalleşme. Bakın, içinde bulunduğumuz teknoloji çağında metropolümüz İstanbul’un göbeğindeki konutlara internet bağlanamadığını söylesem inanır mısınız? Geçtiğimiz bana, hafta biri Şişli-Kurtuluş’ta, diğeri Üsküdar-Altunizade’de oturan iki ayrı vatandaşın yeni taşındıkları evlerine bir türlü internet bağlatamadıklarını anlatan e-postaları ulaştı. Önce kısaca bu e-postaları paylaşayım:

“Kasım ayının ilk haftasında internet hattımın Şişli-Kurtuluş’taki (Çobanoğlu Sokak) eski evimden yine aynı sokak üzerinde bulunan yeni evim için naklinin yapılmasını talep ettim. Yaklaşık üç aydır hattın nakil edilmesi için bekliyorum. Müşteri hizmetleri ile yaptığım görüşmelerde yeni taşındığım apartmanda ‘port’ olmadığı belirtildi. Geçen hafta yaptığım görüşmede ise hat çekilmesi için 180 gün daha beklemem gerektiği söylendi. Apartman görevlisi, binaya yaklaşık üç hafta önce kabloların döşendiğini söylese de şirket ne bu konu ile ne de hattın nakil işlemleri ile ilgili hiçbir ilerleme kaydedemiyor. G.O.”

PORT YOK İNTERNET YOK

“Yaklaşık 4 ay önce Üsküdar Altunizade mahallesinde yeni inşa edilmiş bir binaya taşındım. Ancak abonesi olduğum şirket bir türlü internetimi bağlayamadı. Yaklaşık 4 aydır müşteri hizmetleri ile haftada 2-3 kez görüşme yapmama rağmen bir ilerleme olmadı. Bana interneti bağlayamama sebebi olarak altyapının uygun olmamasını gerekçe gösteriyorlar. ‘Port’ bağlanması gerektiğini söylüyorlar. Bir an önce portun bağlanmasını istiyorum. Ancak işlemin hemen yapılamayacağını, planlamaya alındığını iletiyorlar. İşin ilginç yanı altyapının ne zaman sağlanacağı ile ilgili de bilgi vermiyorlar. Taşındığım ev ana cadde üzerinde, özel bir hastanenin yanı başında olmasına rağmen internet hizmeti alamıyorum. B.Ç.”

ADSL olarak adlandırılan bakır kablo üzerinden verilen internet hizmeti portlar aracılığı ile apartmanlara veya dairelere dağıtılıyor. Bakır kablo ile internet kullananların sayısı ağırlıkta olduğu için ya port yok ya da portlarda yer yok. Port dediğiniz de bir bedel tutuyor. İşte şirketler de bu yüzden özellikle yeni apartmanlara port koyma konusunda fayda/zarar hesabı yapıp olumlu ya da olumsuz karar veriyor. Bir apartmanda daha önceden port olması da sorunu çözmüyor çünkü portta yer kalmadıysa yeni kullanıcılar için yeni bir port konulması gerekiyor. Özetle port yoksa internet de yok.

BAKIRA MUHTAÇ MIYIZ?

İyi de bu çağda niye ADSL porta ihtiyaç var? Niye İstanbul’un göbeğinde hâlâ bakır teknolojisiyle evlere internet götürülmesine uğraşılıyor? İşte bu aşamada belediyelere büyük görev düşüyor. Konu belediye başkan adaylarını doğrudan ilgilendiriyor. Bakın nasıl...

Yazının devamı...

Bu da ‘sponsorlu’ dolandırıcılık

11 Ocak 2019

SOSYAL medya kullanıcısıysanız eminim rastlamışsınızdır. Resmi kurumları çağrıştıran hesaplardan hediye, fırsat mesajları dikkatinizi çekmiştir. Umarım bu mesajları dikkate almamış tıklamanız istenen linklere tıklamamışsınızdır. Neden mi? Bu mesajlar sizi sahte sitelere yönlendirerek özellikle banka müşterilerinin kişisel bilgileri ve şifrelerini ele geçirmeyi hedefliyor da ondan. Son dönemde dolandırıcılık hedefli bu mesajların sayısındaki artış dikkat çekiyor. Gelin şimdi bu dolandırıcılık sistemi nasıl işliyor, konuya yakın bir kurumdan aldığım bilgilerle paylaşayım.

ADIM 1
Öncelikle, dolandırıcılar Twitter’da üst sıralarda çıkmak ve daha geniş kitlelere ulaşmak amacıyla daha rahat ‘sponsorlu’ reklam verebilmenin yollarını arıyorlar. Twitter yeni açılmış bir hesaptan sponsorlu reklam verilmesine izin vermiyor ve reklam verilirken bir kart bilgisine ihtiyaç bulunuyor. Dolandırıcılar ilk adımda eski tarihlerde açılmış hesapları ele geçirmeye çalışıyor.

Aşağıda örneğini görebileceğiniz şekilde dolandırıcılar “inanılmaz” teklifler, hediyeler veren yeni bir Twitter hesabı açıyor. Bu tekliflere inanan birileri hem sosyal medya hesap bilgilerini, hem de kart bilgilerini veriyor. Sadece bir kişinin bu oltaya takılması yeterli. Böylece 1. adım tamamlanıyor.

ADIM 2

Eski tarihli bir hesabın ele geçirilmesinin ardından bu hesapların isimlerini ve logolarını değiştirip, sponsorlu reklamlar veriyorlar. Hesabını ele geçirdikleri kişilerin kart bilgileri olduğu için, reklamları da bu bilgileri kullanarak veriyorlar. Özellikle banka müşterilerini hedef alan, sahte linkler içeren, anket, çekiliş, aidat iade vb. konularda “sponsorlu” reklamlar atılarak dolandırıcılık yapılıyor. Bu hesaplardaki tekliflerin cabizesine kapılanlar bankacılık bilgilerini ve şifrelerini kendileri paylaşıyor. Girişimler sırasında dolandırıcılar ele geçirdikleri şifreleri kullandığı için, dolandırıcılığa maruz kalan müşterilerin çalıştığı kurumlara itirazı kabul edilmiyor ve müşteriler zarara uğruyor.

Yazının devamı...

Taksitli haksızlık

28 Aralık 2018

BANKALARARASI Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Dr. Soner Canko, geçtiğimiz günlerde verdiği bir demeçte kredi kartının borçlanma aracı değil ödeme aracı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kredi kartı limitleriniz taşa yazılı değil. Değiştirin, düşürün. Ben düşürüyorum. Mesela çocukların okul ödemelerinin olduğu zamanlarda kart limitlerimi arttırıyorum, sonra limitimi düşürüyorum. Limit size tanınmış kişiliğinize verilmiş bir hak. Ama harcamak demek değil. Sonuçta bankacılık sektörü Türkiye’de herkesin kredi kartı sahibi olmasını herkesin 100 binlerce TL limitleri olmasını ve herkesin gırtlağına kadar borçlanmasını istemez.”

Soner Canko’nun haklı uyarılarını dikkate almakta fayda var. Ancak ben size ‘bazı’ bankaların kart borcumuzu erken kapatmak istediğimizde buna izin vermediklerini söylesem ne dersiniz?

En son bir okurumun başına ne gelmiş, aynen aktarıyorum: “Geçtiğimiz günlerde dışarıda bir yemek yedik. Gecenin sonunda restorana kredi kartımla ödeme yapmak istedim. Limitim olmadığını söylediler. Bankamın çağrı merkezini aradım. Ödenmemiş borcum yoktu, detaylarını sordum. Limitimin taksitli alışverişlerim nedeniyle dolduğunu öğrendim. Ben de kendilerine hemen kartıma para yatıracağımı belirterek tüm taksitli borçlarımı erken kapatmak istediğimi söyledim. Aldığım cevapla şoke oldum. Ben para yatırsam bile taksitlerimi erken kapatamazlarmış. Bu yüzden kart limitim de tekrar açılmazmış. Borcumu erken kapatma hakkımın olmaması garip ve haksız bir uygulama.”

‘MANUEL YAPAMAYIZ’

Aynı bankanın müşteri hizmetlerini ben de aynı taleple aradım. Verilen bilgi şöyle:

“Kredi kartınızın taksitlerini önceden ödemek için tüm borçlarınızı ödemek ve kartınızı sıfırlamak zorundasınız. Bunun için talimat almamız gerekiyor. İleriye yönelik taksitler için toplu ödeme yaparsanız sadece kredi kartınıza para yüklemiş olursunuz. Bu borç firmalardan yapıldığı için ‘manuel’ işlem yapamayız. Taksitleriniz ekstrede görünmeye devam eder.” İyi de okurum niye kartını sıfırlasın. Kartı sıfırlayınca yapılabilen tahsilat, vatandaş müşteri hizmetlerini arayıp taksitlerini ödemek istediğinde niye yapılamaz?

HER ŞEYE VAR KARTA YOK!

Yazının devamı...

Kripto dolandırıcılar... 7 ayda kripto paralardan milyon dolar kazanç vaat ediyorlar

21 Aralık 2018

SOSYAL medyada, internet sitelerinde yığınla tanıtım var. Son dönemde yatırımcılarına süper kazançlar sağlayan kripto paralarla ilgili onlarca davet ortalığa saçılmış durumda. Hepsi süper kazanç vaadiyle Bitcoin başta olmak kripto paralara yatırıma davet ediyor. Örneğin; bir tanesi kendi sistemine dahil olan bir gencin öyküsüyle müşteri avında. Milyoner olduğunu iddia ettikleri gençle kendi kendilerine bir röportaj yapmışlar. Aynen alıntılıyorum:
“Aklına bile gelmeyecek bir servete sahip olan V.G. keşfettiği Bitcoin sistemi sayesinde oturduğu yerden hayallerini gerçekleştirdi. Amerika’nın genç Bitcoin milyonerleri arasında parlayan V.G.’nin serveti geçen hafta 1 milyon doları aştı. V.G. bu serveti sadece 7 ayda kazandı.”
Metnin devamında V.G. inşaatçı babası, temizlik görevlisi annesinin hayatını nasıl güçlükler içinde yaşadığını ancak sonrasında bu dijital para sistemi sayesinde nasıl zengin olduğunu anlatıyor. O da arkadaşının zenginliğini fark etmiş, onun açık kalan bilgisayarına bakmış, Bitcoin’i ve bu sistemi keşfetmiş. Denemek için para yatırmış, 7 ayda da milyon doları olmuş. Zaten şimdi de Amerika’daymış.

Bu hikâyeye inanan var mıdır bilmiyorum. Ancak ‘kripto paraya yatırım’ görünümlü bu sistem bana doğrudan şu meşhur saadet zincirlerini hatırlatı. Bilirsiniz, başta kimsenin kaybetmediği herkesin kazandığı ama sonu çöküşle biten piramit sistemini. Düşünsenize, V.G.’yi örnek gösteren Bitcoin sistemi, para yatıran herkese milyoner olacağını müjdeliyor. Herkes kazanıyor, kaybeden yok... İyi de bu milyon dolarlar nereden geliyor. Hiçbir açıklama yok...
Paranızı yatırdığınız anda kazanmaya başlıyor, 7 ayda milyon dolar sahibi oluyorsunuz...

Bu arada sizden sahip olduğunuz kripto paraların dijital cüzdanı ile ilgili tüm bilgileri istiyorlar. Yani siz orada para kazanıyor gözükseniz bile o parayı tahsil edebileceğinize ilişkin hiçbir garantiniz yok. O hesapta binlerce dolar kazanmışsınız gibi gözükmeniz de anlamsız. Amaç sizin kazanıyor gözüküp ve daha çok para yatırmanızı sağlamak. Bir gün hesabınızın tamamen boşaltılması işten bile değil. Hesabınızı, cüzdanınızı kimseye emanet eder misiniz? Aman dikkat, zenginlik hayaliyle elinizdeki paranızı da kaptırmayın!

 

Yazının devamı...

Dolandırıcılığın ‘moda’sı geçmiyor... Mosmoda, Modazzo oldu yine yüzlerce mağdur var

30 Kasım 2018

Dünyaca ünlü lüks markaların mallarını sergileyip sipariş alan mosmoda.com’un onlarca müşterisi mağdur olmuştu. Ödenen binlerce liraya rağmen teslim edilmeyen mallar için ortada ne ulaşılabilecek bir adres vardı ne de tek bir yetkili. Aradan geçen süre içinde mosmoda.com internet sitesi satışı durdurdu. Bu sitenin adresine girenler ‘bakımdayız’ ibaresiyle karşılaştılar. Mosmoda.com satışı durdurdu durdurmasına ama anlaşılan tüketiciye bu tezgahı kuranların durmaya niyeti yok. Mosmoda.com aynı içerik ve ürünlerle şimdi de modazzo.com internet sitesi üzerinden satış yapmaya başladı. Tasarımıyla bile mosmoda.com internet sitesinin kopyası olan siteden ürün alan onlarca tüketicinin kaderi ise maalesef değişmedi. Ortada yine ödenen binlerce liraya rağmen teslim edilmeyen ürünler var. Ancak yine ne bir yetkiliye ne de bir adrese ulaşılabiliyor.

PARALAR AYNI ŞİRKETE

Parasını ödediği ürünü alamayan modazzo.com mağduru bir okurum ödeme yaptığı hesabı mercek altına almış. Bu hesabın Global Paketleme adlı bir şirkete ait olduğunu tespit etmiş. Modazzo.com müşterilerinin para ödediği Global Paketleme şirketi aynı zamanda mosmoda.com’dan alışveriş yapanların da ödeme yaptığı şirket. Yani nereden bakarsanız bakın mosmoda.com’un şikayetler üzerine modazzo.com’a dönüştüğü çok açık. Mosmoda.com üzerinden onlarca tüketiciyi dolandıran yapı şimdi de modazzo.com internet sitesi üzerinden tüketicileri dolandırmakla meşgul.

Nisan ayındaki yazım sırasında mosmoda.com’da satılan ürünleri ve fiyatlarını da kaydetmiştim. Modazza.com aynı ürünleri sattığını iddia ediyor. Ancak bir farkla modazzo.com kurdaki yükselişe rağmen fiyatlarını aşağıya çekmiş. Belli ki bu ürünleri piyasa fiyatının altına sattığı izlenimini verip daha çok tüketiciden sipariş almaya çalışıyor. Lüks ürünlerin piyasa fiyatının altında satıldığını gören tüketicilerin siparişleri sayesinde vurgunun boyutu da artacak. Aman dikkat diyorum. Lüks olsun, olmasın internet üzerinden her ne alacaksanız alışveriş yaptığınız platformun güvenilir olup olmadığına dikkat edin. Yoksa yanarsınız!

İNTERNETTE BUNLARA DİKKAT!

- Arama motorlarına bir ürün arattığınızda karşınıza çıkan bazı sitelerde aşırı ucuz fiyatlar görebilirsiniz. Dolandırıcıların en büyük numarası aşırı ucuz fiyat vererek tüketiciyi tuzağa düşürmek. Örneğin, son model marka bir telefonun 700-800 liraya satılması mümkün değil. Eğer çok ucuz bir şey varsa o işte mutlaka bir bit yeniği bulunabileceğini unutmayın.

- İnternetten alışveriş yaparken ürünü alacağınız e-ticaret sitesinin SSL sertifikası olup olmadığına dikkat edin. Bu sertifikaya sahip bir siteden alışveriş yaptığınızda kredi kartı bilgileriniz özel bir şifreleme sistemi ile doğrudan bankanıza aktarılır ve kesinlikle 3. şahısların eline geçme ihtimali bulunmaz. Web sitesinin SSL sertifikasına sahip olup olmadığını ödeme sayfasına geçtiğinizde adres çubuğunun sağ tarafında bulunan kilit işaretinden anlayabilirsiniz.

Yazının devamı...

Birlikten kuvvet doğmuş

24 Kasım 2018

Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliği ile gerçekleştirdiğimiz zirveye hem iş dünyası hem de vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 2 milyon 200 binin üzerindeki nüfusu ile Adana üretimde de ön sıralarda yer alan bir il. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren daha çok tarıma dayalı tarım sanayi dallarıyla ön plana çıkan Adana’da KOBİ sayısının artmasından dolayı üretim yapan firma sayısında da büyük bir artış gözlendi. Bu süreçte diğer bütün sektörlerde de üretime geçildi.

Çukurova’nın tarıma elverişli durumda olan geniş ovaları sulamak için kurulan Seyhan Nehri üzerindeki Seyhan Barajı, Tarsus Çayı’nın kollarından olan Kadıncık Deresi üzerindeki Kadıncık I ve II barajları bölge için kritik önemde. Bu projeler sayesinde Çukurova’da tarım daha da gelişti. Pamuk, turunçgiller (portakal, mandalina, limon, greyfurt vb), çeşitli sebzeler (turfanda sebze), kıraç yerlerde ise tahıllar (arpa, buğday ve yulaf), sulamaya uygun yerlerde de pirinç yetiştiriliyor. Bunların dışında baklagiller, susam ve keten tohumunun da tarımı yapılıyor.

Yani tarım hala bölgenin ve Adana’nın can damarı durumunda. Adanalılar da bu durumun farkında. Hürriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Vahap Munyar, Demirören Medya Gazete Reklam Satış Grup Başkanı Gürcan Korkmaz ve yazarımız Erdal Sağlam ile Adana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç’in davetlisi olarak borsayı gezme fırsatı bulduk. Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç ile Adana Ticaret Borsası Meclis Başkanı Osman Bağış’ın da bulunduğu ziyaretimiz sırasında elektronik alım-satım salonum, laboratuvar ve lisanslı depoları inceledik.

Şunu çok açık belirtmem gerekiyor ki Adana Ticaret Borsası Türkiye’nin en modern tesislerinden birine imza atmış. Tesisler borsanın kendi kaynaklarıyla yapılmış. Büyükşehir Belediyesi de Başkan Hüseyin Sözlü’nün girişimi ile çevre düzenlemesi konusunda çok önemli katkılar da bulunmuş. 

LİSANSLI DEPOCULUK KAZANDIRIYOR

Eğer sanayileşmiş modern bir tarım ekosistemi yaratacaksak bu işin olmazsa olmazlarından biri bu tür modern tesisler. Anında yapılan testler sayesinde Adana ve bölge çiftçileri hem gerçek anlamda ürünlerinin kalitesini ölçümlete biliyor hem de mallarını ederine satma şansına kavuşuyor. Adana Ticaret Borsası Şahin Bilgiç’in ziyaretimiz sırasında söylediği sözler de önemli:

“Lisanslı depoculuk sistemi çiftçiye elde ettiği ürün için zaman faydası sağlayarak istediği kadar miktarı karar verdiği zaman satmak üzere tazeliğini ve kalitesini korumayı sağlıyor. Ticarette kolaylık için ürün sene ve buna karşılık bankalardan kredi kullanma imkanı sağlıyor. Ancak bu konuda gerekli altyapı ve yasal mevzuatların geliştirilmesi gerekiyor. Bu konuda beklentilerimiz var.”

Tarımımızın gelişimi, yetiştirilen ürünün kalitesinin artması, fiyat istikrarı, arazi bütünlüğü vs. Hepsine bir bütün içinde bakmamız ve planlama yapmamız şart. Stratejik ürünler için Çukurova ve Adana bir cennet konumunda. Arazi, insan gücü ve tecrübenin vizyoner bir bakış açısıyla yoğurulması hem bölgeye hem de Türkiye’ye kazandıracaktır.

Yazının devamı...