"Ünal Özüak" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ünal Özüak" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ünal Özüak

Ünal Özüak

Kayıplarda

11 Ekim 2019

Çeşitli takımların tekne kazıntısı oyuncularında toplama Kızılyıldız fena çarptı bizi. Başta Sloukas olmak üzere, kısalarından verim alamayan Fenerbahçe, yılmadı ama attığını sokamayınca sıkıntı yaşandı. Obradovic düşük skorlu maçta rotasyonla saha içi uyumu yakalamaya çalıştı. Vesely’nin bekleneni veremediği dakikalarda Kızılyıldız, etkili James Gist’in yanına, Nijeryalı dev Ojo ile boyalı alan üstünlüğünü ele geçirip, ribauntlara yüklendi. Elleri de açılan ev sahibi ritmi yükselterek kaçıp maçı koparmaya çalışırken tek direnen eline kaldığımız Nando de Colo’ydu. Üçlüklerden geçtim, ikilik atışlarda dahi isabet bulamadığı gibi, alıştığımız akışkan hücumundan eser yoktu F.Bahçe’nin.

DÜŞÜK SKOR REKORU KIRDIK

2.yarı bizim için diriliş olacaktı ama, F.Bahçe’ye yakışmayan, telaş yüzünden hücumlardan boş döndük. İş kaos basketboluna dönünce avantaj taşkın seyircisi önünde oynayan rakibe geçti. Perperoglou devreye girince skoru elden kaçırdık. Datome ve Williams’a “yoktular” diyebileceğimiz akşamda aslanın ağzındaki sayıları bulacak düzeni kuramadık. Son çeyrek çevirme ünlüsü F.Bahçe gayretini De Colo’dan başka potaya bakacak adam kalmadığından skora dönüştüremedi ve evinde sakinliği yakalayan rakip güdük skorlu maç sonrası üzdü bizi.

Yazının devamı...

Dünyanın sonu geldi

6 Eylül 2019

Çin Seddi üzerimize yıkıldı. Son 16’ya dahi giremedik. Kulüplerinin maçlarında ancak 3-5 dakika, o da dolgu zamanlarında süre alabilen oyunculardan oluşan milli takımla olacağı budur. Yabancı oyuncu fazlalığı ‘başarısızlık virüsü oldu’ sardı basketbolumuzu. Elle yaman özünde samanız! Yok böyle bir dünya; Kulüplerimiz zirvelerde, milli takım kayıplarda. Olimpiyatlara katılma hayalimizden geçtim; şampiyona klasmanında 17’inciden geride yer alarak ‘Üçüncü Dünya Takımı’ haline geldik. Nerde 2001’in 12 Dev Adam’ı, nerede bu ekip!.. 12 Dev Adam, federasyon oldu ama devraldıkları enkaz kaldırılacak gibi değil. Parkede yaşadığımız açmazdan dolayı daha fazlası beklemek ham hayaldi zaten. Federasyon, teknik ekip ve çocuklar ellerinden geleni yaptılar.

HARÇ BİTTİ YAPI PAYDOS

Döner dönmez, Avrupa Şampiyonluğu kovalayan iki büyük takım dışındaki kulüplere ‘yabancı oyuncu sınırlaması getirme kararı almak’ bu hezimetten ilk ders çıkarımımız ve kurtuluş formülümüz olmalı yoksa böyle haybeye gider geliriz. Düzene dayalı oynayan ve iyi bir pas trafiği bulunan Çekya’yı, baskılı ve zaman zaman akıllıca tempoyu yükselterek düzenden çıkarmayı başaramadı Ufuk Sarıca. Çeklerin Bohacik ve Auda ile buldukları üçlüklerini ve takip ribaundları sonrası 2. top kullanımlarını durduramadık. Üstelik alan savunması yaparak işlerini kolaylaştırdık. Bireysel çabadan öteye gitmeyen Furkan ve Melih’in bilek sayılarıyla vardık sadece oyunda. Düzen dışına çıkıp demir dövmeye başlayınca abandone olduk. Deniz feneri gibi zaman zaman çaktık ama geri dönüşümüz saman alevi gibi söndü. Bireysel çabayla bu kadar oldu. Ersan da kayıpları oynayınca yapacak fazla bir şey kalmadı. Önümüze bakalım

Yazının devamı...

Amerika'ya hediye ettik

4 Eylül 2019

Oyun planımız, 2 metre boy, 20 altı yaş ortalamalı, tüm kadro değişerek oynayan, yenilmişliği yok denecek kadar az ABD’yi, yüksek ritminin dışına atmaktı. Kariyerinin sonuna gelmişken bir madalya almayı kovalayan, bizde çok ünlü ama uluslararası bir başarısı olmayan koçları Popovich ‘açık alan koş koş atını tercih ederek’, uzun adamlarıyla aldıkları ribaundlarla fazla top kullandırdı takımına. Akıllı seçimle frenli, sete set oynayarak Amerikalılar’ın gazını dozunda tuttuk. Buldukça da atarak ilk çeyrekte maçta kaldık. Ancak biz düzen dışı oynamaya başlayınca, yüzde 60 üçlük isabetlerinin yanı sıra savunma sertliği ve alan savunması yaparak çeşitliğini de artıran Amerikalılar momentumu ele alıp farkı açtı. Kopmamak işin Wilbekin kozumuzu oyuna sürerek kaçmalarına ket vurduk.

ŞUTLARINI BOZAMADIK

Beş sayı geride girdiğimiz ikinci yarıda, tanıtım filmleri dışında pek katkı veremeyen Cedi’siz hücum eksikliğimizi gidermek için, ‘Amerikalılar Ersan’a karşı’ şekline dönüştürdük oyunu. Alan savunmamıza karşı üçlük bulurlarken, muhteşem adam Melih sıcak eliyle devreye girdi. Furkan’ın olumlu katkısıyla geri adım atmadan maçı kafa kafaya sokarak girdik karar çeyreğine. Acele atışlarla kaos basketbolu oynanmaya başlayınca 5 dakika kala 71-71 berabereye geldi maç. Kısalan takımlar gel-git oynarken nefes kesen son saniyelerde altın adam Ersan’ın tipi millilerimize tarih yazma onuru kazandıracakken, bitime12 saniye kala Jayson Tatum 3’te2 faul atarak maçı uzattı (81-81). Karşılıklı seriler attık, gerilim hiç düşmedi. Ama inanılmaz fauller kaçırarak avucumuzun içine kadar gelmiş maçı hediye ettik. Barnes tek farkla günümüzü kararttı

Yazının devamı...

Japonya'yı parkeye yapıştırdık!

2 Eylül 2019

Hep “Elinden gelen kadarını yapmak kazanmaya yetmez” derim. Lafım bu güzel galibiyeti doğru tarif ediyor. Millilerimiz kendilerini aşıp, birlikte oynama uyumunu yakaladılar. Bu tip kıta dışı pırpır takımlara biz “Japon acayipleri” deriz. Koç Ufuk Sarıca orijinal acayip rakibi değerlendirirken, “Müthiş şut hassasiyetleri yanı sıra kısa oyuncuları çok çabuk, ‘Çin işi- Japon işi’ derler ya, o düzende, disiplinde oynuyorlar” demiş ve bizim eksikliğimizi de, “En büyük dezavantajımız birbiriyle oynamayı bilen bir takım değiliz” şeklinde özetlemişti. Korkunun faydası temkinli oynamamızı sağladı. FIBA kurallarıyla oynamaya yeni başlayan Japonya bize hafif geldi. Zamk mamk hikaye oldu anlayacağınız...

KISAN KADAR UZARSIN...

6-0’lık seriyle, yangın yaşayan Melih ve Ersan’la, yüzde 67 ile üçlük yağdırarak enerjik ve özgüvenli girdik maça. Dağınık başlayan rakibi, koşmakta zorluk çeken 34 yaşındaki veteran devşirme Fazekas sahada tuttu. Savunmada o kadar tutarlıydık ki, uzun süre sayılarını ancak serbest atışlardan bulabildiler. Wilbekin’in yokluğunda başata soyunarak mükemmel oynayan Buğrahan, skor katkısı da vererek iyi yönlendirdi takımı. Furkan’ın takip smaçlarıyla coşarak 12 sayı farka kapattık ilk yarıyı. Tarafların sayı sıkıntısı yaşadığı 3. çeyrekte Japonların maça dönmesine, Fazekas’ın ağırlığından yararlanan, gecenin en skorer adamı Ersan’ın oyuna ağırlık koymasıyla engel olduk. Farkı artırarak, ‘geri gelme gurusu’ geçinen Japonları havaya sokmadık. Cedi de maça ısınınca keyfimiz yerine geldi. Son çeyrekte onlar bastırdı, biz ise kontrollü oynayarak skor kredimizi kullandık ve maçı kapıp kaçtık.

Yazının devamı...

Sabreden şampiyon

22 Haziran 2019

Tuncay Özilhan ve kırk yıllık parke sabredeni Anadolu Efes bu yılın en büyüklük tahtını devir aldı. Eczacıbaşı,Ülker... vb sanayi devleri yıllarca ayak sürüdüler, camialara yaslandılar ona rağmen dayanamadılar, tarih oldular... Özvarlığıyla özcamiasını kurup basketboluyla ruhunu pekiştirip seyircisini oluşturan ‘inatçı keçi’ Anadolu Efes ise; NBA’de ilk kez final oynayıp şampiyonluğu kapan Toronto Raptors (Toronto’nun Yırtıcı Kuşları) benzeri gelişim gösterdi. Bünyeden çıkardıkları Ataman’ın bu yıl ‘dokuz benzemez!den sil baştan yarattığı yepyeni takımla, üstündeki ölü toprağını silkerek, bütün ilkleri bu yıl yaşadı. Dün akşamki final resitaliyle Anadolu Efes başarısı kreşendo yaptı.

TO BE OR NOT TO BE

“Olmak ya da olmamak... Bütün mesele budur...” der Shakespeare. Yedi maçlık final serisinde kümülatif olarak mesele şöyle netleşti; ‘ATMAK’ ya da ‘ATAMAMAK’. Oyun bu kadar basittir aslında. Adı üstünde sepet topu. Mucidi Dr. Naismith şeftali sepetini duvara aşmış ve “Topu buna sokun” demiş. Çember sevince, ev sahibi şampiyon oldu. Yetenek havuzu görece daha geniş olan Anadolu Efes, ‘çembere gidebilen delici şutör guardlar maçına’ rakibi gibi üç kısa formatıyla başladı. Kısır skor, rakibi dışarı iterek acele ve dengesiz atışa zorlayan sert savunmalar ilk çeyreğe damgasını vurdu. 3’te 3 üçlük ve içerde Dunston’ı besleyerek ilk yarıdan 20 sayıya ulaşan Larkin tek başına takım oldu.

YETERSİZ BAKİYE

Ev sahibi beş sayı önde girdiği 2. yarıda skor liderliğini yağmur olup yağan Shane Larkin’le çift haneye çıkarırken, hakem Emin Moğulkoç’un ona çaldığı teknik faullerle yaptığı aktif savunma işe yaramadı. A.Efes içeri delici katlarla yüklenerek maçı giderek kopardı. Sahada tek cevap veren Kostas kaldı. Son çeyrekte çareleri tükenen Obradovic’in ‘maç sonuna düşük skorda gelip deneyim farkıyla geceyi kurtarma kartı’ yetersiz bakiye verdi. Ataman Arroyo’lu günlerinden alıştığımız ‘guard orriented’ tarzlı basketboluyla Obradovic’i bir kez daha farklı alt ederek, bir başka kupa daha koleksiyonuna kattı.

Yazının devamı...

Obradovic: Nereye beyler?

20 Haziran 2019

Dış tahriklere kapılmadan, söylenecek sözünü parkede söyleyerek, ‘Nasıl büyük koç olunur?’ uygulamalı dersi verdi. Dar kadro sıkıntısı yaşayan Fenerbahçe, tamam mı, devam mı baskısına reaksiyonu vermek için, kendi evinde dahi Anadolu Efes’ten düşük üçlük isabeti olduğu bilincinde, çift haneli başlangıç peşinde dinamik girdi maça. Beş dışarda formatıyla, Obradovic rakibin dış adamlarını baskıyla dışarı iterek skordan düşürmeyi ve hata yaptırmayı amaçladı. Semeresini veren bu taktik, altı boş üçlük sallattı rakibe. En iyi atışı bulana kadar top çevirerek ‘az ama öz atış’ kovaladı ev sahibi. Kalinic’in sağ ve sol dip ‘post up’larıyla pota altına yüklenmeleri sürdü ama istediği gibi maçı kıramadı Fenerbahçe. 2.çeyrekte Melli’nin eli açılırken, Anadolu Efes adam eksiltebilen potaya direk giderek delici oynayan kısaları Micic ve Larkin’in yanı sıra 3’te 3 atan Buğrahan’la, boyalı alana yüklenmek yerine üçlük sallabol’u tercih ederek oyunda kaldı.

AÇ OLAN KAZANDI

Oyunda kafa kafaya denklik sürerken, Kostas&Düvelioğlu perdele pick&roll/ devrilleri ile A. Efes’in uzunun dışarda kalma savunma hatalarını iyi değerlendirdi ev sahibi. Ortada, kora kor giden ilk yarıdan sonra Fenerbahçe iyice gaz kesip oyunu sete sete bıraktı... Fiziksel yorgunluklara koşut olarak demir dövmeler tavan yaptı. Suskun Melih ve Guduric, artık alışkanlık olan biçimde, gemiyi kurtarma misyonu yüklendiler. Bench katkısına rağmen kolay sayı bulamayan A.Efes, Simon’un sıcak eliyle 3.çeyrek krizinin üstesinden gelerek oyundan kopmadı. Karar son çeyreğinde ise sazı eline alan, yerinde sayılarıyla maçı getiren adam Guduric, vidası sıkılan savunmanın da Efes’in sayı yollarını tıkaması katkısıyla Fenerbahçe direncini pekiştirirken sinirler iyice gerildi. 13-0’lık çeyrek skoruyla Fenerbahçe, evinin efendisi olduğunu hatırlayarak “Kadıköy’lü hırsı ve başarı açlığını” tabelaya yansıttı. Her maç bir kahraman çıkartan Obradovic “Ben bitti demeden bitmez” diyerek ustalığını konuşturdu. Son maç çok güzel olacak.

Yazının devamı...

Ataman elini iyi kardı

18 Haziran 2019

Dün akşam Beaubois yerine, bir süredir nadasa bıraktığı Simon’u seçerek hücum kaderini Hırvat oyuncunun ellerine bırakarak istediğini üçüncü çeyrekte aldı. Efes, Moerman’ın peş peşe 12 sayısıyla hızlı girdi oyuna. Fransız forvet sırtladı takımını. Gittiği her yerde, kendini evinde hisseden Fenerbahçe kazandığı son maçta olduğu gibi tepeden ‘perdele devril’ler ve Kalinic’in sağ ve sol dip post-up’larıyla pota altına yüklendi. Bu taktik tutmayınca ve A.Efes ikilileri daha iyi oynayınca, zeljko Obradoviç bundan vazgeçip 5 dışarda oynamayı tercih etti. Kostas Sloukas yüksek isabetle rakiplerine meydan okudu. Çemberlerin, yüzde 33’lük karşılıkla üçlük isabetiyle, tarafları eşit sevdiği ilk yarıda maç ağırlıklı olarak dışarıda oynandı.

ÇARELER TüKENİNCE...

SAVUNMA sertliğinin sonucu tayin edeceği belirginleşirken, yakın ara skorla girilen ikinci yarıya tempolu başlayan ilk basket ev sahibinde Larkin’den geldi. Taraflar bir süre üçer uzunlu oynadılar. Skorun düşük kalması ev sahibine yaradı zira müthiş bir hücum serisiyle maçı kırdılar. dunston’ın kısa mesafeli atışları Anadolu Efes’e skor üstünlüğünü sağladı. dunston maçı çift haneli farka taşırken Larkin de ona katıldı. Obradovic geri dönebilmek adına kaos stratejisinden medet umarken takım ona ayak uyduramadan mental olarak havlu attı. Fark, dingin oynayan A.Efes lehine bir ara 20’ye çıktı. Son çeyrekte ise parke başarısının sistiresi üzerine raspa çeken Anadolu Efes, farkı usta terzi gibi verevine yedirerek, gecenin kazananı oldu.

Yazının devamı...

"Burası Kadıköy" dedi ve kazandı

16 Haziran 2019

Akıllı seçimle Anadolu Efes’in açık alan oyununu bırakıp savunmacı, az ve öz sayılı, atmaktan çok tutmayı hedefleyen oyununa karşı alıştıkları, alameti farikaları olar basketbollarını oynadılar. Yayın gerisindeki isabet krizi nedeniyle skorda kısa kalma krizini tekrar yaşamak istemeyen Fenerbahçe Ali, Kostas ve Ahmet’e ilk beşte yer vererek tepeden ‘perdele devril’ler ve Kalinic’in sağ ve sol dip post-up’larıyla pota altına yüklendi. ‘İçerden dışarı oynama’ ivmesiyle öne geçti ev sahibi. Ayrıca faul sayısı endişesiyle Dunston’ın yerine Metecan’ı sahada tutan Ergin Ataman rakibine yumuşak karın olanağı verdi.

MELLi OYNAYINCA KAZANAN BELLİ

Akıllı seçim Melli’nin dalışlarıyla potaya giden Fenerbahçe ilk çeyrekte 10 sayı farkla momentumu ele geçirdi. İkinci çeyrekte Anadolu Efes’in suskunluğu sürerken ev sahibinin etkinliği Guduric ve Melih’le devam etti. Yüzde 18’le düşük üçlükle oynayan ancak çaresi tükenmeyen Efes adam eksiltebilen kısaları Mirsic, Beaubois ve Larkin’le potaya direkt giderek delici oynayınca, farkı makul arada tuttu.

Oyunun pasını ilk yarıda aldıktan sonra elleri de yanmaya başlayan Anadolu Efes kendi lehine fark yaratmaya başla. Oyunu kaçırmamak için Fenerbahçe de savunma vidasını sıkarak skorda öne geçerek bu tedbirinin semeresini gördü. Melli ve özel gayretiyle Kostas takımlarını oyunda tuttular. Dar rotasyonlar ve yorgunluk hataları arttırdı. Karar son çeyreğinde ise alışılmış, evinin efendisi, kazanmayı bilen Fenerbahçe bu karakterini sahaya yansıdı. Finalde Kaptan Melih 2 üçlük ile Efes’in çabalarına noktayı koydu, “Burası Kadıköy... Yok öyle” dedi

Yazının devamı...