"Ünal Özüak" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ünal Özüak" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ünal Özüak

Ünal Özüak

Zorda olsa maç bizim

18 Eylül 2018

Son Avrupa Şampiyonu olan ev sahibi takımdan; Goran Dragic, Aleksej Nikolic, Luka Doncic, Jaka Blazic, Klemen Prepelic ve Ziga Dimec olmak üzere altı oyuncusu yer almayan eksik kadroya sahip grup sonuncusu Slovenya’nın bu son şansıydı ama vazgeçmiş, havlu atmış görüntüdeydi ev sahibi salon.Ufuk Sarıca işi baştan sıkı tutarak NBA asları Ersan İlyasova, Cedi Osman, Ege Arar, takıma monteye çalıştığı Scottie Wilbekin ve Doğuş Balbay’dan oluşan beşiyle başladı maça. 22_20 lehimize sonuçlanan kısır skorlu ilk çeyrekte Randolph ve Widmar ile tek çarelerini başvurup, zayıf karnımız, boyalı alanımıza yüklendiler. Fazla hücum ribaunttu verdik.

Açık alanda koşarak atmak rahatlattı

Oyunu açık alana taşıyabilmek için tam saha baskılı savunmaya başvurdu Sarıca. Scottie Wilbekin 3 üçlük ile skorumuzu dengede tuttu bu çeyrekte.Karadağ maçı sonrası; bu formatta ki takımızda “Misket havası tarzında durağan sete set oynamak yerine çocukların zincirlerden boşalıp “koş koş at” oynamaları gerek” diye sağlık vermiştim. Slovenlerin oyununu uyup set hücumunu tercih edince temposuzluktan skor bulma krizine girince oyun direksiyonumuz titreme yaptı. Beş dışarda yerleşip üçlük atışla sonuç arayan rakipten kaptığımız topları açık alanda fast breaklerle değerlendirerek 41_38 önde gittik odaya.

Karşılıklı koparma gayreti

İkinci yarı atıp sokmaya devam eden Slovenler özgüven tazelerken muhteşem ikili Furkan ve Cedi onlara Wilbekin’ide ekleyince (toplamda birlikte 65 sayı) rahatlatıcı transition sayılarıyla gereken isabet yanıtlarını verdiler. Onlar kısalarıyla savunma arası dalışlarla hücum ederlerken savunmada alan savunmasını tercih ettiler. Karadağlı Dubljeviç’de olduğu gibi Randolph tek başına(24 sayı) iç alan savunmamızı zorladı. Slovenler maçı koparmamıza müsaade etmeden yakın ara peşimizden geldiler. İki tarafta üçlüklerde %30’lar da kalınca maç kör döğüşüne döndü.

Gel git lotosu bize çıktı

67_59 önde girdiğimiz son çeyrekte kora kordan yararlanan ev sahibi farkı eritmeye çalışırken Randolph tekrar sahne alırken Ersan’da pek iyi olmadığı gecede 5 numara pivot oynayarak tecrübesini konuşturdu. Sinirlerimize hakim olamayarak yaptığımız sportmenlik dışı faullerden yararlanarak arayı kapattılar. Widmar’ın bildiğimiz faul atma özrü gecemizi aydınlattı. Git gele giren maçta yetenek yoksunu rakip varını yokunu ortaya koyarken faul limitimiz 5dk.kala dolduğundan serbest atış çizgisine gittiler ama neyse ki 8 farklı girmişiz son çeyreğe saldırgan rakiple tampon olarak araya onu koyarak 3dk.kala çift hanelere çıkardık farkı.6. galibiyete ulaşıp, Dünya Kupası yolunda büyük bir avantajı elimize geçirip Slovenleri saf dışı bıraktık.. A Milli Erkek Takımımız, grupta 29 Kasım’da sahasında İspanya, 2 Aralık’ta deplasmanda Karadağ, 22 Şubat’ta evinde Slovenya ve 25 Şubat’ta dış sahada İspanya ile karşılaşacak. NBA yıldızlarımız işlerini yaptılar …gerisi bizim yerli millilerimize kaldı.

Yazının devamı...

Milli mücadelenin ardından

16 Eylül 2018

Nasıl oluyormuş gördünüz mü? As varsa yas yok…NBA’cilerimiz ve özellikle Furkan aranan kan…   A Milli Erkek Basketbol Takımı, 2019 FIBA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 2. Tur I Grubu'ndaki ilk maçında sahasında Karadağ'ı 79-69 mağlup ederken “kolej takımı gibi” milli takımın geri dönüşünü yaşadık. Parke için 2019 FIBA Basketbol Dünya Şampiyonası’na katılabilmek için “yetmez ama evet” bir güzellik bu. Resmen Ersan İlyasova, Cedi Osman ve Furkan Korkmaz şiir gibi oynarlarken gözümüz gönlümüz açılıyor. Carpe diem yapmalı günü yaşamalıyız. Onlar güzde varken yapabileceğimizin en iyisini yapmalıyız. Scottie Wilbekin’in kimyasının tutmadığı gecede Karadağ mücadelesini 79-69'luk skorla kazanarak ilk sınavı başarıyla atlatırken pota altımızın ve pivot eksikliğimizin yumuşak karnımız olduğunu bir kez daha gördük. Dış saha açık alan basketbolu oynamak Coşkulu Ankara seyircisi önünde bulduğumuz havayı Pazartesi akşamki zorlu Slovenya deplasmanında da yinelemeliyiz. 
Reçete açık alan,koş koş atSon Avrupa Şampiyonu olan takımdan; Goran Dragic, Aleksej Nikolic, Luka Doncic, Jaka Blazic, Klemen Prepelic ve Ziga Dimec olmak üzere altı oyuncusu yer almadığı eksik kadroya sahip Slovenya’yı yendiğimiz takdirde hemen hemen onları Dünya Kupasına katılma yarışında saf dışı bırakma durumumuz dahi olabilir. Bunun yolu da misket havası tarzında durağan sete set oynamak yerine çocukların zincirlerden boşalıp “koş koş at” oynamalarından geçiyor. Deplasmanda hızlı oynayan Slovenya karşısında bu intihar olmaz merak etmeyin. Nerden inceyse oradan kopsun.. Bu maçların dönüşümlerinde ve bir sonra ki turda karşımıza gelecek İspanya, Sırbistan, Ukrayna vb takımlar karşısında Kasım_Aralık_ve Şubat’ta ki maçlarda NBA’cilerimiz gidip Euroleague’cilerimizi oynatma sorunları yaşarken, böyle milli maç kazanmanın gururunu pek yaşayamaya biliriz.

 

Yazının devamı...

Geç olsun güç olmasın!

7 Eylül 2018

Yazdım, takipçisi oldum sonunda Galatasaray’a akıl ve selim hakim oldu.22.Eylül’de yapacakları Olağanüstü Genel Kurulda ‘Kulübümüzün basketbol branşının düzenli ve/ veya sağlıklı bir mali yapıya kavuşturulması amacıyla, çoğunluk hisselerinin Derneğimize ait olması şartıyla Galatasaray Basketbol Anonim Şirketi’nin kurulması için Yönetim Kurulunun yetkilendirilmesini’ sini istiyor istiyor Mustafa Cengiz. Ezeli rekabet ortamında kalabilmek adına olmazsa olmaz bir çözüm bu. Ayrıntısıyla defalarca anlattığım gibi, şayet doğru kurgulanabilirse bağımsız ve idari özerk Galatasaray Basketbol AŞ bu yıl tekrar katılacakları Eurocup ve ligde eski günlerine uçurur takımı.

YETKİ KARAMBOLE GELMESİN
Olağanüstü Genel Kurul’da istenen yetkilerin karmaşıklığı endişelendiriyor aslında. Çok büyük bir pakete sarmışlar. Hamur edilmiş farklı konular pimpirikli camianın kafasını karıştırabilir. Bağlı iştiraklerin borç ve teminatlarının yeniden yapılandırılması.., gayrimenkul alımı ve kiralanması… adayla ilgili alengirli yetki istemleri…tüzük değişiklileri vb. hassas konular ucu açık bırakılarak gündeme alınmış.

Çıkabilecek tartışmalardan Basketbol Aş. vareste tutmak adına tavsiyem maddelerin ayrı ayrı görüşülerek, Galatasaray’ın sadece bir futbol kulübü olmadığı gerçeği ışığında, yetkinin verilmesidir. Önüne gelene yenilen basketbol takımı olmanın vebali bundan böyle Genel Kurulun omuzlarında…Kısır çekişmelerle boğmadan “Yenilmez Armada”nın geri dönüş yolunu açın …

Yazının devamı...

Kurtuluş reçetesi

22 Ağustos 2018

ATALARIMIZ, “Ayağını yorganına göre uzat” demişler ya, Mustafa Cengiz başkan bu deyişe çok bağlı... Yalnız bilmediği bir şey var ki, o da bugünlerin bir de yarınları var... Başarısız bir Galatasaray,büyük sıkıntı yaratır. Senin işin yorganı uzatmak başkan. Yolunu da aylar önce salık verdim bu sütunlardan...

Kurarsın bağımsız ve idari özerk Basketbol A.Ş.’yi... Takımın isim ve yönetim hakkını satar ve/veya sponsora cazip gelecek bir süreyle kiralarsın. Şube patronu/başkanı giderlerini vergiden düşeceği varlığı/takımı bu yıl tekrar katılacağı Eurocup ve ligde eski günlerine uçurur. İnanın bu kadar basit reçete.

Hazır, istekli kurumlar ve işi tamamlayacak vakit de varken gereğini yapın. “UEFA’dan sıyırdık” filanlarla Galatasaray’ı sadece futbol kulübü olarak sürdürme çabası doğru değil. Aynı dereden aynı suyu içemezsin.

G.SARAY BÜYÜKTÜR

- “Basketbol Galatasaray’ın asal branşıdır. Parkeyi yok saymak mümkün olamaz” dedim, ama ne yapıldı?

Koç Ertuğrul Erdoğan ve arkadaşlarının derlemesi oluşturulup sahaya sürülmeye hazırlanılıyor. “Hıdır, elimizden gelen budur” demeye kimsenin hakkı yok.

Kaplumbağa kapıya dayanmadan bayramda, “Şube için neler yapmalıyım” diye biraz düşünmek gerek.

Yazının devamı...

Başkanın yapmadıkları ayyuka çıktı…

18 Temmuz 2018

Genelde medya kulüp başkanlarının falsolarının peşine düşer. Yaptıkları yanlışları kovalayıp şok edici haberler yapar. Mustafa Cengiz başkan Galatasaray basketbol için, sakinleştirici içmiş gibi, o kadar kulağının üstüne yatmış ki, bana yapmadıklarını yazmak düştü…Sayesinde bu sezon tatsız parke gerçeği yaşayacağız. Ezeli Fenerbahçe-Galatasaray rekabetiyle vedalaşıyoruz! Kalibre anlamıyla aynı ligde oynamayacaklar ki rekabet olsun!...Fenerbahçe Avrupa ve annemizin ligi başarılarına her geçen gün yenisini katacak kadro yapısını korurken, gayya kuyusuna düşmüş Galatasaray ortalarda gözükmüyor.

GALATASARAY BASKET KAPANIYOR MU?

Neden sordum biliyor musunuz? Şubede tık yok bu konuda. Ligin yenisi Bahçeşehir bile transfer atakları yaparken Galatasaray’ın kıymeti kendinden menkul 3 şube sorumlusu ve 3 oyuncuyla koçsuz olarak el ele baş başa vermişler Godot'yu bekliyorlar. Şaka gibi…Cengiz Başkan “Nerde çokluk orda yokluk” lafını hiç duymamış gibi üç oyuncusu kalmış takımın sorumlu(!) sayısını üçe çıkardı. Sanırsın “3e3” tek pota ligine girecekler. Erkekler ve kadınların koçları belli değil. Önceki yıllar benzeri kifayetsiz muhteris sözüm ona sorumlular, şubeyi küçülte küçülte cebe sığar hale getirdiler… Tarihinde ilk kez son sekize kalamayan Galatasaray, çok değil iki yıl önce Eurocup şampiyonuydu. Mustafa Cengiz’in alaylı yönetimi şubeyi topyekûn imha ederek futbol kulübünü, sırtında olduğunu varsaydıkları, yükten kurtarma projesini taammüden, sessiz sedasız uyguluyorlar. Sloganları “futboldan sonrası kıyamet!”.

PoTADA EZELİ REKABET KALMADI!

Yazının devamı...

Türk basketbolu DODO’sunu kaybetti

13 Temmuz 2018

50 yıllık dostum, yüzünde kendine özgü gülüşü hiç eksik olmayan ‘Bay Basketbol’, parkeyi tarifsiz kederle baş başa yalnız bırakıp gitti. Yaşamının son dakikasına kadar basketbolun hizmetindeydi.

1967’de Ankara’da DSİ Spor’da tanıştım bu coşkulu adamla. Süper yıldız oyuncuydu. Rahmetli Baba Rüştü’nün (Yüce) Şekerspor’da, topla kaçtı mı tutulamaz oyuncusuydu.

Gerek sayısız başarılarla dolu oyunculuk döneminde ve gerekse yöneticilik döneminde Türk basketboluna ve milli takımımıza hizmetleri saymakla bitmez.

HERKES SEVERDi DOĞAN’I

Son 50 yılda basketbol tarihinin her sayfasının baş köşesinde, manşette Doğan vardır. 12 Dev Adam’ın yaratıcı genel manejeridir. Zor işleri kolaylayan, perde arkası kahraman adamdı Doğan. Şu kadarını söyleyeyim ki, Doğan olmasaydı basketbolumuz çok yavan olurdu. Emin olun kimseye nasip olmaz... Basketbol yöneticisi olacaksın; zıt kutupları, rakiplerini, hakemleri, karşı tarafın taraftarları dahil herkesi güler yüzün ve sempatik davranışlarınla etrafında ‘sevgide’ birleştireceksin.

Eleştirilerime katiyen gönül koymazdı. Dostluğumuz onun olgunluğu sayesinde kesintisiz sürebildi. Basketbolumuz için yapacak bir dolu işi varken, gri saçlı yakışıklı basketbol adamı öksüz bırakıp gitti bizi.

Hayatını basketbola vermiş 

Yazının devamı...

Demek ki neymiş..

2 Temmuz 2018

12 dev adam Federasyonuna; “Dayanın FİBA Avrupa'da Turgay Demirel'in kapısına "one minute" çekin. Demirel’e birkaç dolar peşinde koşmayı bırakda Milli maçları "eskiden olduğu gibi yaz sonunda topluca oynat"ki NBA yıldızlarımızı oynatabilelim…restini çekin!…”demekte ne kadar haklı olduğum Ankara’da oynanan “mini NBA turnuvası” kıvamında ki maçlarda iyice anlaşıldı. Cedi Osma ve Furkan Korkmaz yağmur olup yağdılar. Scotie Wilbeken’e fazla gerek kalmadan Milli takım koşup atan karaktere kavuştu. Onlar milli takımın fizik ve moral endeksini yukarı çekiyorlar. Yaz NBA kampına gidecekler. Mutlaka takımda olmaları sağlanmalı. Onlarsız sudan çıkmış balığa döner takım.

Ankara farkı
Orada yenildiğimiz grup sonuncusu İsveç’e hakiki halimizle başkent de fark attık. 2019 FIBA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Grubu 6. ve son maçında A Milli Erkek Basketbol Takımı evinde konuk ettiği İsveç‘i 77-52’lik skorla farklı geçti.Baştan sona üstün oynadığı maçta rakibine nefes aldırmayan Milliler, önce Ukrayna engelini ve ardından İsveç’i de farklı geçti. Cedi Osman 20 sayı-11 ribauntla maçı tamamlarken, Furkan Korkmaz 22 sayı-3 ribaunt, Scottie Wilbekin 6 sayı-3 asist ve Sertaç Şanlı 8 sayı yaptı. Grubumuzdan birinci çıkarak, yaptığımız maçları taşıyarak gideceğimiz, Karadağ, Slovenya, Belarus, İspanya’dan oluşan bir sonra ki çok zorlu turda, NBA’cilerimiz olmadan, hafta arası pencerelerde oynarsak, ilk üçe girip Çin’de yapılacak Dünya Kupasına gidemeyiz. Ağustos böceği gibi kulağımız üstüne yatmadan önümüzde masa başında çalışmamız gereken iki ay var. FİBA AVRUPA’ya haklı gerekçemizle gider, daha önceki gibi “atarız, keseriz…vb” tehditlere kulak asmadan sağlam duralım…

Yazının devamı...

Hidayet’e böyle eremeyiz…

28 Haziran 2018

Parkemizi yabancı çöplüğü olmaktan kurtarmaz. 12 Dev Adam Federasyonu enkaz kaldırmaya çalışıyor ama doğrusu attıkları bu son taş ürküttükleri kurbağa değmedi. Bakın çocuklar; Hido, Ömer, Kerem, Hüseyin, Haluk… İcraatta hız kestiniz, yavaşsınız!!! 2001’de 12 dev adam için Haydarpaşa'da çekilen reklamlarda bile daha hızlı karpuz atıyordunuz. Ağabey hakkıyla ricam; Dayanın FIBA Avrupa'da Demirel'in kapısına "one minute" çekin.
Demirel’e, "Birkaç dolar peşinde koşmayı bırakda Milli maçları "eskiden olduğu gibi yaz sonunda topluca oynat"ki NBA yıldızlarımızı oynatabilelim" restini çekin!…Anlayalım bakalım ne kadar milliliği kalmış Demirel’in? Başka türlü 2019 Dünya Şampiyonasına katılamayız. Bakın anlatayım; Ukrayna ve İsveç’i bu hafta yendik diyelim… İsveç, Türkiye, Letonya, Ukrayna’dan oluşan grubumuzdan ilk üçe girince… Buradan yaptığımız maçları taşıyarak gideceğimiz Karadağ, Slovenya, Belarus, İspanya’dan oluşan bir sonra ki turda, eğer NBA’cilerimiz olmadan, Euroleague’de oynayanlarımız sorunlu olarak katılacağı, hafta arası pencerelerde oynarsak, ilk üçe girip Dünya Şampiyonasına hayatta gidemeyiz.

Parkede milli ikilem!
Geçmiş başkan Turgay Demirel basketbolumuzda büyük tahribat yaptı. Hidayet Türkoğlu federasyonunun kucağına “2.sınıf yabancı oyuncularla doldurduğu lejyonerler ligi” bıraktı. 12 dev adam Federasyonu, Kulüplerle milli takımlar arasında beynamaz kaldı. İkilem büyük; Örneğin, Fenerbahçe Avrupa şampiyonlukları yaşamasını yabancı oyuncu bolluğuna borçlu. Ama yerli oyuncular sezon boyu kenar mahkumu olarak havlu sallıyorlar. Ne yardan ne serden geçebiliyorsun… Demirel’in yirmi kusur yıllık icraatında parkenin altına döşediği tahribat kalıplarından kurtulmak lazım. Nedir bunlar; A. Yabancı oyuncular hegemonyası B. Milli maçların sezon içi pencerelere oturtulması. Cedi ve Furkan iki NBA’li asımızı bu hafta oynatabileceğiz ama bir sonra ki turda gene yoklar. Tempus fugit / zaman akıyor ve TBF henüz elle tutulur bir çözüm geliştiremedi. Gençler Ligi uygulaması bir fiyasko. Her geçen gün geriye gidiyor milli basketbolumuz. Bu ikilemi çözmeden, bir zamanlar dev olan basketbolumuzun, iki yakası bir araya gelmez. Akil aklınızı çalıştırıp İspanya, Yunanistan milli basketbol politikalarını inceleyip ivedi çözüm üretin…
Huha dev adam 12 dev adam demeyi özledik…

 

 

Yazının devamı...