"Ünal Özüak" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ünal Özüak" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ünal Özüak

Ünal Özüak

Fener kapıp kaçamadı

24 Mart 2017

Doğuş’un hırsıyla oyuna fırtına gibi giren Anadolu Efes, ancak savunmadan enerji alabildiğince başarılı olabilen, karar verici 2 yıldızından yoksun rakibinin sakin dengesini sarsarak yıldırdı. Doğru seçimleri koş koş temposuyla zımparalayarak örselemekti Fenerbahçe’yi.

Efes savunmada da kabuğunu sertleştirerek baskıyı arttırdı. Yalnız kalan 34 yaşında ki yorgun savaşçı Dixon üzerine yoğunlaşan Efes, Fenerbahçe’nin top kayıplarına tavan yaptırdı. Skor liderliğini baştan sona elinde tutan ev sahibi tansiyonu hiç düşürmedi.

GAYRETLERİ YETMEDİ

Son maçlarını Granger performansıyla kazanan ev sahibi bu kez onun yanı sıra top ve sayıları tüm takıma paylaştırdı.

2. yarıda sakatlıktan dönen Bogdanovic’in gayretleri de Fenerbahçe’yi maça geri getiremedi. Daha doğrusu paniklemen, zorda olsa dinginliğini koruyan Efes buna müsaade etmedi.

Yazının devamı...

GURUR DOLU BİR HAFTA

19 Mart 2017

Her maçta küllerinden doğan Galatasaray, ilk yarıda vazgeçmişlik modundaki oyunuyla ev sahibini uyuttu. Rehavetten farkı eridiğini son beş dakikaya kadar fark edemediler. Seyircisiyle birlikte ‘aldık maçı’ havasında rahatlayan Olympiakos, aslarını banka alıp soğutunca, üçlük olup yağan Galatasaray rakibini boks deyimiyle kontra vuruşla nakavt etti. Başka bir teselliyi önümüzdeki maçta Kazan kaynatarak bulabiliriz.

ANADOLU ATEŞİ

Havaya girmiş Bamberg’in gazını alıp kaçan Fenerbahçe, haftanın ikinci başarılısıydı. Bu hafta serbest düşüşteki Maccabi’yi evinde yenerek ‘İmparatorlar Yürüyüşü’nü sürdürür amiral gemimiz.

DÜŞENİN dostu olmazmış... Sallan yuvarlan giden Barcelona’ya bir tokat da Darüşşafaka attı. O da önce uzak ara oynadığı maçın sonlarında daraldı ama baştaki kredisinden yiyerek lehine bitirdi maçı. Sırat köprüsünde ki Daçka, mucizeyi Moskova’da ki CSKA maçında arayacak.

HER geçen gün daha kolektif oynayan Anadolu Efes’e Maccabi maçını 22 sayı atarak getiren oyuncu, paletine keskin nişancılığını da ekleyen Granger oldu. Yanına Heurtel de katılınca lacivert beyazlıların dış silahşörleri can yakıyor. Bu hafta ilk sekizi kovalayan Zalgiris’e karşı deplasmanda ateşle imtihanı var temsilcimizin.

 

Yazının devamı...

HER YERDE FENER

13 Mart 2017

Sarı kırmızılılar, topu tutmaya ve oyunu sete set oynamaya çalışan F.Bahçe karşısına, ‘oyunu açık alan koşusuyla hızlı akıtma’ anlayışıyla başladı. Anlayış doğruydu ama gerisini getiremediler. Dixon’ı uzun süre kilitlediler ama sokak çocuğu sonunda gene yaptı yapacağını. Obradovic akıllı seçimle; Udoh’u oyuna alıp klasik ikiz kulelerine dönerek ve keskin nişancı Melih’i erken sahaya sürerek çevirdi maçı. 

BOGDANOVİC YANGINI

G.SARAY’ın Pleiss ile ikili hücumları ve tam saha topa baskılı savunması etkili olurken momentum, F.Bahçe’nin üçlük kaçırması nedeniyle, uzun süre ev sahibinin oldu. F.Bahçe, ikinci yarıda yıpranan G.Saray’da savunma ve hücum etkinliği aksayınca Dixon’un sayılarıyla geri geldi. Son çeyrekte Fenerbahçe maç sonu oynama deneyimini konuşturarak Bogdanovic’in sayılarıyla 15 farkı eritip sahadan hakkıyla galip ayrıldı.

 

Yazının devamı...

GEREKSİZ ‘BASK’I YEDİK

10 Mart 2017

Kısaları çok iyi takım karşısında maçın büyük bölümünü Dixon’sız oynamak büyük hata oldu. Udoh ve Kostas’ın yokluklarını fena halde hissettik. ‘Topun kıymetini bilerek kontrollü hücum sever sağlamcı takım’ Fenerbahçe, vazgeçilmezi ‘yüksek tempoda hızlı hücumla fazla açık alan sayısı’ olan rakibi havaya sokmadan baştan vurup geçmeliydi.

Ancak oyun kurucu olarak Bogdanovic’i kullanırken hareketli kısa Larkin karşısında bütün maç bocalayarak oyunu koparamadık.

LARKİN KABUSU

Bogdanovic (toplamda 21 sayı) zaman zaman içeride girerek skorer kimliğini konuşturdu ama takımın gerisini oyuna sokamadı. Pas trafiğini sağlayamadı. Fenerbahçe savunmada kabuğunu sertleştirmesine rağmen alışılmışın aksine ‘sıcak isabet gecesini oynayan rakibin’ gazını bir türlü alamadı.

Dixon kenarda uzun kalınca ve de çaylak Berk, Larkin savunmasında aksayınca Baskonia maç boyu kaçmayı sürdürdü. Her zaman ki gibi sonradan giren kaptan Melih isabet rüzgarıyla maça döndük ama Dixon’ın etkili olamadığı  kısmetten çıkmış gecede kimse yaraya merhem olamadı. Öte yandan G.Saray varlık gösteremeden Moskova’da lig lideri CSKA’ya teslim oldu.

Yazının devamı...

SON 8’E 3’LÜ DEVAM

5 Mart 2017

Zirveye tırmanamayacak olsa da taraftarın ‘gönüllerinin şampiyonu’ oluyor acıların takımı G.Saray. Efes, Kazan’ından kaynamadan çıkarak, ilk 8’i pekiştirdi. Brose maçını da alır. Arap atı gibi giderek açılıyor Efes, Maccabi, Olympiakos, F.Bahçe ile evinde oynayacak. Aksilik olmazsa ilk 8’deki 2. takımımız olur. F.Bahçe ile birleşeceği neredeyse kesinleşen Darüşşafaka Doğuş, önündeki büyük engel Panathinaikos’u ‘öldük öldük dirildik’ maçında yendi.

F.BAHÇE ALEV ALEV

Her maç tansiyonumuzu sınayan Daçka’nın zorlu maçları var. Maç sonlarının sıkıntılı ismi Blatt’ın öğrencilerinin ‘açık alan koş koş’ları bakarsınız her şeye denk gelirse play-off yapar.

F.Bahçe, Vesely ve Kostas’sız Litvanya cehenneminden çıktı. Baskonia’yı da Bose’yi de yener. Maccabi’ye bir ders daha verir ve Efes’le kapışır.
Madrid’deyse Real ile “Avrupa’nın aslanı kim?” maçı oynar. Play-off’a 3. girmek çok yakışacak amiral gemimize. 

Yazının devamı...

Deplasman vız geldi

3 Mart 2017

Önemli 2 eksiğine rağmen kadro kapasitesini akıllı taktiklerle olumlu kullanan Obradovic, takım oyununu sonuna kadar kullandı. Makine düzeni içerisinde Ekpe blok ve smaçlarıyla, Dixon üçlükleriyle yıldızlaştılar. Salon ateşiyle agresif başlayan Zalgiris; Sloukas’un yokluğunda Fenerbahçe  hücumunu tıkayıp, kendi koşarak tempoyu yüksek tutup, açık alan sayıları kovaladı. Pota altında Vesely de olmayınca tepeden devrilmelerle etkili oldular.

Kaptan gemiyi yüzdürdü

Kafa kafaya geçen ilk yarıda düşük skorla taraflar maçı koparamadılar. Jankunas boyalıda krallık ilan etti. Ama çabalarını nafile yapan adam Melih oldu...

Keskin nişancımız Melih kenardan hayret bir şekilde sıcak gelip, babasının evinde gibi, peş peşe üçlükleri (7 dakikada 4’te 4) yağdırdı. Kaptana diğerleri sakin oyunlarıyla katılınca maçı kırdık. Son çeyrekte ki üçlüklerle geri gelme çabalarına bu kez Datome Hayır’ dedi.

ASLAN, MADRİD’İ TARAFTARIYLA DEVİRDİ

Takım zincirlerinden boşanınca top çevirip doğru atışları bularak bir başarıya daha şık imza attık.

Daha önceleri nereler deydiniz’ dedirten cinsten Galatasaray dalga dalga tüm maça yaydığı performansıyla vefakar taraftarına müthiş bir zafer gecesi yaşatarak Real Madrid’i eli boş gönderdi İstanbul’dan.

 

Yazının devamı...

Fenerbahçe işte budur

24 Şubat 2017

Spanoulis oynamamış hiç fark etmez, dün akşam ki son çeyrek kararlılığıyla, ‘Mustafa Kemal’in askerleri’ havasına girmiş Fenerbahçe yedi düvel gelse yenerdi.

- Baştan hücumlarını Birch ve Printizes ile bizim boyalı alana yüklenme ayarına alarak üç çeyrek maça hakim oldular. Kendi potasının  altını savunmaya iyice yüklenen Avrupa’nın en iyi savunma yapan takımı Olimpiakos skor momentumunu bırakmadılar.

- Biz hücumda dağınık görüntü verirken onlar “perdele devril” den sayılar ürettiler.

BOGDAN BOGDANOVİC REFLEKSİ

- Tam saha baskı ve savunmada ki muhteşem bloklarla gazlarını almaya çalışırken buldukları isabetlerle geri adım atmadılar. Udoh ve Veselly’i kısa süre yan yana oynatarak dirençlerini Bogdanovic’in, toplamda toplam sayının neredeyse yarısı, 27 sayılık performansıyla dengede götürdük.

- Ribaund üstünlüğüyle maça hakim görünümdeydik ama konsantrasyonu kaybettiğimiz 3. çeyrekte ekstra üçlük isabetlerle oyuna geri döndüler.

- Olimpiakos giderek sertleşirken reaksiyon veremeyerek hücumda iyice tıkandık. Şaşkınlığımızı fırsat bilerek kaçmaya başladılar. Son çeyrekte seyircide devreye girdi ve fotoğraf tamamen değişti.

10 sayı geriden gelerek küllerinden doğan “Fenerbahçe budur” dedirten enerji koyarak gecenin kazananı olduk.

Yazının devamı...

Ataman'ın hedefi şaştı

19 Şubat 2017

Pazartesi Bandırma’da yenmişti, rövanşı da vermedi. Açık alanda erken atış kovalayan rakibi koşturmadılar. Boyalı alanı Tibor Pleiss’la daha olumlu kullanmasına rağmen çeperden demir dövünce ve üstüne üstelik alışılmışın tersine feci bir son çeyrek oynayınca Banvit’in ekmeğine yağ sürüp Theodore’ın ellerine finali terk etti Galatasaray. Telafisiz maç gerginliği, oyunun başında karşılıklı yoğun top kaybına sebep oldu. Düşük bütçesi nedeniyle dar rotasyon mahkumu Banvit, maçın temposunu düşük tutma akıllı seçimini sürdürürken, ilk çeyrek düşük skor ve tutuk hücumlarla kafa kafaya geçildi.
Theodore ‘final’ dedi

“Koş koş at” ritmine giremeyen, boş atışları da kaçan Galatasaray, atıcıları Schilb, Micov ve Diebler’ın sıfır çektiği sayı üretme krizini Göksenin’in üçlükleriyle aşarak ilk yarıda oyundan kopmadı. Banvit de Tolga Geçim performansıyla geri adım atmadı. İkinci yarıda Galatasaray’ın “gol kısırlığı” sürerken Banvit’in yüzde 45’e varan isabet kısmeti Orelic’in 17 sayı katkısıyla açıldı. Savunmalarda sertlik artarken kemik sesleri arttı.

Kaptan Sinan’ın sayı ve asistleriyle takım ritmini açma çabası bu sefer maçı kurtarmaya yetmedi. 19 sayı atan “Theodore Galatasaray’a karşı” şeklini alan maçta koç Ataman bir hedefinden daha oldu.

Yazının devamı...