"Ünal Özüak" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ünal Özüak" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ünal Özüak

Ünal Özüak

Hidayet’e böyle eremeyiz…

28 Haziran 2018

Parkemizi yabancı çöplüğü olmaktan kurtarmaz. 12 Dev Adam Federasyonu enkaz kaldırmaya çalışıyor ama doğrusu attıkları bu son taş ürküttükleri kurbağa değmedi. Bakın çocuklar; Hido, Ömer, Kerem, Hüseyin, Haluk… İcraatta hız kestiniz, yavaşsınız!!! 2001’de 12 dev adam için Haydarpaşa'da çekilen reklamlarda bile daha hızlı karpuz atıyordunuz. Ağabey hakkıyla ricam; Dayanın FIBA Avrupa'da Demirel'in kapısına "one minute" çekin.
Demirel’e, "Birkaç dolar peşinde koşmayı bırakda Milli maçları "eskiden olduğu gibi yaz sonunda topluca oynat"ki NBA yıldızlarımızı oynatabilelim" restini çekin!…Anlayalım bakalım ne kadar milliliği kalmış Demirel’in? Başka türlü 2019 Dünya Şampiyonasına katılamayız. Bakın anlatayım; Ukrayna ve İsveç’i bu hafta yendik diyelim… İsveç, Türkiye, Letonya, Ukrayna’dan oluşan grubumuzdan ilk üçe girince… Buradan yaptığımız maçları taşıyarak gideceğimiz Karadağ, Slovenya, Belarus, İspanya’dan oluşan bir sonra ki turda, eğer NBA’cilerimiz olmadan, Euroleague’de oynayanlarımız sorunlu olarak katılacağı, hafta arası pencerelerde oynarsak, ilk üçe girip Dünya Şampiyonasına hayatta gidemeyiz.

Parkede milli ikilem!
Geçmiş başkan Turgay Demirel basketbolumuzda büyük tahribat yaptı. Hidayet Türkoğlu federasyonunun kucağına “2.sınıf yabancı oyuncularla doldurduğu lejyonerler ligi” bıraktı. 12 dev adam Federasyonu, Kulüplerle milli takımlar arasında beynamaz kaldı. İkilem büyük; Örneğin, Fenerbahçe Avrupa şampiyonlukları yaşamasını yabancı oyuncu bolluğuna borçlu. Ama yerli oyuncular sezon boyu kenar mahkumu olarak havlu sallıyorlar. Ne yardan ne serden geçebiliyorsun… Demirel’in yirmi kusur yıllık icraatında parkenin altına döşediği tahribat kalıplarından kurtulmak lazım. Nedir bunlar; A. Yabancı oyuncular hegemonyası B. Milli maçların sezon içi pencerelere oturtulması. Cedi ve Furkan iki NBA’li asımızı bu hafta oynatabileceğiz ama bir sonra ki turda gene yoklar. Tempus fugit / zaman akıyor ve TBF henüz elle tutulur bir çözüm geliştiremedi. Gençler Ligi uygulaması bir fiyasko. Her geçen gün geriye gidiyor milli basketbolumuz. Bu ikilemi çözmeden, bir zamanlar dev olan basketbolumuzun, iki yakası bir araya gelmez. Akil aklınızı çalıştırıp İspanya, Yunanistan milli basketbol politikalarını inceleyip ivedi çözüm üretin…
Huha dev adam 12 dev adam demeyi özledik…

 

 

Yazının devamı...

Koç gibi takım

14 Haziran 2018

Ancak Obradovic düzeninin istikrarının sürdürüleceğinin garantisini daha seçilmeden veren başkan kafa karışıklığına mahal vermedi. Makina intizamında ir sezon geçiren Fenerbahçe önceki maçta yakaladığı yüksek şut yüzdesi ve asist yoğunluğunu final maçında en üst düzeye çıkartarak Orhun Ene ile bu yıl final oynama başarısı gösteren Tofaş’ı otuz sayı farkla yenerek, takım başarısını vurgulayan yeni tasarım kupayı müzesine götürdü.

 

KUPAKOLİK EKSELANS OBRADOVİC

 Avrupa’nın en iyi koçuna sahip olmanın keyfini yaşayan Fenerbahçe’den ricamız hocayı tutmaları. Fenerbahçe Doğuş tabii ki taraftarın gururu ama milli basketbolumuzun da amiral gemisi. Yaklaşan milli maçlarda yabancı oyuncu yoğun basketbolumuzun acı sonuçlarını yaşayacağımız için Fenerbahçe vitrindeki şampiyon imajını sürdürmeli ki biz az süre alan oyunculardan oluşan milli takımla Avrupa’da yerimizi hiç değilse koruyalım ve Fenerbahçe rüzgarıyla yelken doldurarak alt yapı tedbirlerimizi alabilmek için vakit kazanalım.

HEPSİ YÜZÜKLERİN EFENDİSİ

 Sadece bu maç için konuşmuyorum. Şampiyon kadronun tüm oyuncuları, ki bu yıl baştan kuruldu bu takım, deneyimli ve fakat zor adam koçla müthiş bir uyum içerisinde uzun maratonda Avrupa standartlarında çalışma ortaya koydular. Vesely, Sloukas, Ali Muhammed, Melli, Datome, Ahmet, Wanamaker, Kalinic, Melih, Sinan... Saymakla bitmez aslar yıldızlıklarından feragat ederek takımı zirveye taşıyarak şampiyonluk yüzüklerini sonuna kadar hak ettiler. Gecenin sonunda Fenerbahçe’ye teşekkür ediyorum.   

 

Yazının devamı...

Merhaba hüzün

21 Mayıs 2018

Oysa ki futbolda şampiyonluk çoşkusu yaşayan Galatasaraylılar, Avrupa şampiyonluğunu üst üste kazanarak katmerlemek isteyen Fenerliler ‘sarı aşkında’ birleşip Belgrad Stark Arena’da toplanmıştık.

İspanyol boğalarını Kadıköy Altıyol’daki heykel gibi taşa döndürmekti amacımız. Bütün maç boyu kafa kafaya götürdük. Zalgiris maçının yorgunluğu da olumsuz faktör oldu ama gene de sonuna kadar getirdiğimiz kupa hırsını 5 sayıyla vermemeliydik. Fenerbahçe pas dağılımını iyi yaparak yıl boyu yaşadığı sayı kısırlığını bir türlü aşamadı.

KRİZDEN BESLENDİLER

Obradovic öğrencilerini Real’in açık alan basketbolu oynamasına mani olmaya odaklamıştı. Ancak Real görece etkili uzunlarıyla oyunu içeri yıktı. Vesely her zaman ki gibi erken faulleyip kenarda fazla kalınca meydanı boş buldular. Ahmet’in olağan üstü gayretleri, Melli’nin sıcak eliyle attığı 28 sayı dahi maçı kurtaramadı.

Hücum ribauntlarıyla ikinci topları kullandılar. 21’de 9 üçlük de sokunca momentum onların oldu. Maç kırılmadan 2. yarıya girdik ama Reyes vurdu kırdı kartını iyi kullanarak kafamızı çok karıştırdı. Elmas çocukları Doncic ve 8 ay sonra sakatlıktan dönen Llull’un skor rolünü Carroll yüklendi. Kupa elimizden kaçıp giderken elimizden gelenin en iyisini yaptığımızı gönül rahatlığıyla söyleyemiyoruz. Kürsüdeyiz ama fileyi kesemedik.

Yazının devamı...

Ustalık saygı ister

19 Mayıs 2018

Maç başına hücum sayısına kıskanç iki takım, kontrollü hücumu sürdürürlerken Datome, Ahmet ve Sloukas fark yarattı. Smaçlarla rüzgar yakalayan şampiyonumuz “gemi azıya alarak” savunma hırsı ve hızlı açık alan basketboluyla vurup kaçtı ama pes etmeyen rakip karşısında bir süre daha kıramadık maçı.

KELEBEK GİBİ UÇTU
2. yarı başında Obradovic, hücumu çeşitlendirmeye çalışırken, boş atıp kaçırınca rakip geri döndü. Neyse ki geçiş oyunlarıyla Sloukas skor bulunca araya koyduğumuz emniyet payı farkı koruduk. Gecenin karar vericisi savunma hırsımız olacakken, ikililerde etkili olmaya başladı Litvanlar.

Pangos’un üçlükleri oyunu kafa kafaya getirdi. Son çeyrek nefesler tutuldu. Düşük skorlu “ittir kaktır maçında” Chicago arka sokaklarının çocuğu Dixon ‘Ali Muhammed’ skoru yüklendi. 3 kere geri gelen rakibin son gayretine akıllı basketbolla ket vururken “kazanmayı ezberlemiş takım” farkını sergiledik. Son bölümde 4 kısaya dönerek çırağına tam saha baskıyla nasıl baş edilir “ev ödevi vererek” gönderdi usta. Üst üste 3. finaldeyiz.

Yazının devamı...

Demedim mi!! Final4’dayız…

27 Nisan 2018

Oyuncuların kontrol prangalarını  hafif gevşetti. Top kullanma sayımızı arttırdı…Saldırgan Baskon seyircisini maç sonuna kadar devreye sokmadan sessi sessiz aldı kaçtı maçı…Ve Belgrad Final4 vizesini 3_1’le aldık…Obra’nın formülü; Zor oyunu bozardı.Etkili rakip uzunlarını boyalı alan dışına iteleyerek işi bitirdi usta.Kopar zincirlerini Gülsarı…

Brad Wanamaker tek gard, Guduric atıcı gard olarak başladık maça. İstanbul’da muhteşem oynayarak katkı veren Brad Wanamaker Vitoria’yı hiç sevemedi.. Gene onunla başlamak elimizi biraz zayıflattı. Neyse ki Kostas Sloukas’ı iş işten geçmeden sahaya gönderdi Obradovic. Boyalıda Ahmet ve Vesely yan yanaydı. Skoru Datome ile kovaladık. Standardımıza yakın gereken sertliği sağladığımız pek söylenemez ama  maçı istediğimiz kontrollü tempoda tuttuk. Üçlüklerine BEAUBOIS’la başladılar. Vesely’nin  faulleri artınca görevi Thompson devraldı. Seyirciyi azdırmadan 25_19 önde geçtik ilk çeyreği.

Kalinic neredeydin kardeşim?

2.çeyrekte uzunlarını dışarı iteleyerek içerde etkisiz kılmayı başardık. Dış adamlarımızda kolay geçilmese maçı erken teslim alacaktık. Guduric’in eli açılınca skor liderliği bize geçti. El mi yaman biz mi yaman üçlük yarışmasında rakip sahada başarılı olmamız momentum ibresini bize çevirdi. Kenardan gelenlerimizde dinginliği sürdürünce hücum zenginliğimizi arttırırken rakip oyun aklını yitirdi. Kalinic’e hoş geldin derken zevkten dört köşe olmaya başlayan Fenerbahçe 11 asist 4 top kaybıyla atıp kaçmayı devre sonuna doğru kadar sürdürdü.

Hücum gecesindeydik…

16 sayı cepte girdiğimiz 3.çeyrekte Fenerbahçe, alışılmış biçimde fren filan yapmadan, hücum temposunu bozmadı. El sıcaklığımız  % 50 üçlük isabetle İstanbul’u aratmıyordu. Sloukas perdele devril vb. bütün Fenerbahçe doğruların uyguladı. Öte yandan rakibi azdırmamak için savunma kabuğumuzu da yumuşatmadık. Nunnally‘nin hiç oynamadığı gecede Guduric toplamda 20 sayıyla keskin nişancı rolünü iyice benimsedi. Geri dçnüş çaresini uzunları dışardan şutlarla devreye sokmakta aradı rakip. Alan savunmamıza atıp sokmaya başladılar. Vogitmann’la Toko Shengelia çembere gitmeye başladılar. İngilizce söyleyecek olursak “But it was too late”..

Son söz Dixon’dan

72_62 önde girdiğimiz son 10’dk da attık ribaunt alıp bir daha aldık. Takım bir kere dizginlerinden boşanmıştı. Sağlamcı

Yazının devamı...

Bask'ın yaptılar...

25 Nisan 2018

Bize ‘sert savunma ve az top kaybı’ gerektiğini bilen, şifrenin kontrolden geçtiğine inanan Obradovic; kritik dakikaları ‘Çift uzunlu çift gardlı’ beşiyle düşük viteste oynamayı tercih etti.

Saklanmış kozumuz Dixon süper başladı ama sonunu getiremedi.

Sloukas oyuna girene kadar 16’da 9 sıradışı üçlük isabetle skordan kopmadı rakip...

Dışarıdan Huertas ve Beaubois sıcak elleriyle buldukları sayılarla devre sonuna kadar canımızı sıktılar.

Yazının devamı...

Varsa yoksa futbol!

23 Nisan 2018

Çok değil iki yıl öncesinin Eurocup şampiyonu Galatasaray basketbolunun, parkede ki yürekli mücadeleye karşın, yönetim ihmal ve acemilikleriyle, parkede ufaltılması basketbol sever olarak içimi acıtıyor. Kadınlarda Avrupa’nın 2.kupasını alması Galatasaray kulüp yönetiminin basketbol şubesine övey evlat muamelesi yaptığı gerçeğini örtmez. Sırtların da ki maymun görüyorlar şubeyi. Dursun Özbek çok bilmiş Can Topsakal eliyle şubeyi paramparça etti. Kayyum başkan Mustafa Cengiz “Ölme eşeğim görkü sabah olacak” diyerek, ne alakaysa, “Basketbol Aş. Kurulması” işini Ünal Aysal’a havale etti. Laf bol netice yok. Akşamın Sonucu; Basketbol erkek takımı peş peşe kötü gidişe dur diyerek derbi maçta Beşiktaş’ı 77_73 yenerek ilk sekize girme şansını arttırdı. Tabii girerse play_off’da Fenerbahçe’yle eşleşecek o da başka.

Parkeye baktığımızda alın teri el emeği vardı

DAJUAN SUMMERS’ın sakat olduğu gecede çare adamı GREGORY RENFROE’nun eline bakarak başladı Galatasaray. Çakılı pivot Semih’in geri dönüşüyle çember altında ki fiziksel üstünlüğünü kullanmak isteyen “koş koş at takımı Beşiktaş” sete set oynamayı tercih edince Galatasaray’ın istediği gibi oynayarak zorlandı. Mahmudi akıllı seçim alan savunmasıyla demir döven rakibi ritme sokmadan ilk çeyreği 19_9 önde kapadı. ADAS JUSKEVICIUS, EMİR PRELDZIC ve MEHMET YAĞMUR kelimenin tam anlamıyla yağmur olup üçlük yağdırınca Beşiktaş şaşkınlık içerisinde krize girdi. Beşiktaş tam saha baskıyla reaksiyon veremeden çemberden uzak kalarak sadece 22 sayı atabilerek 15 sayı farkla geride gitti odaya. 37_22

Şuta dayalı oyun yaktı Beşiktaş’ı
Camı kırıp sertlik baltalarını çıkardı Beşiktaş ama Sarı_Kırmızı üçlük yağmuru ve boyalı alan kararlılığını kıramadılar. Ancak KYLE WEEMS eline gelen üçlüğü atıp sokunca oyuna döndü Beşiktaş. JOSHUA ADAMS sayıları ve özel gayretiyle takımını oyuna ortak ederek son çeyreğe girerken farkı tek hanelere getirdi.52_45. Son çeyrekte Siyah_Beyaz tam saha baskı etkisini gösterirken maç kora kora atan kazanıra döndü. Artan tansiyonda top kayıpları karar verici oldu. Beşiktaş kendine dönen ibreden ritmini henüz bulamamış Semih’li oynamakta ısrar edince yararlanamadı. Strawberry inisiyatifi dahi maçı Beşiktaş için kurtaramadı. Kriz ortamında görece dingin kalmayı başaran taraf Galatasaray derbi maçı kazanırken coşkulu taraftarıyla birlikte VENARD HENDRIX’in devleştiği akşamda “bize yazık etmeyin” mesajını çok seslendirdi.

Peki şimdi ne yapmalı?
Parkeden herkesin yüreğinden gelen bu var olma mesajına gerçek Galatasaraylılar nasıl yanıt vermeli; Başkanlığa talip olacağın elinden seçildiği takdirde “ayrı yapı ayrı başkanlı, özerk basketbol aş.” kuracağına dair taahhütname alınmalı. Böylece basketbol sever Galatasaraylılar önünü görebilirler.

Yazının devamı...

Süpürmeye devam!

21 Nisan 2018

Seri ateşli Bask bölgesi başkenti Vitoria Gasteiz’e gitmeden mıntıka temizliğini tam yapmalıydı. Baskonya koçu Pedro Martinez ; “ya harru ya merru açılımıyla” iyi yaptıkları tam saha baskı repertuarını baştan seferber etti. Fenerbahçe baştan rakibin iştahını kabartmamak için “çemberi kazanan maçı kazanır” ilkesiyle ribauntlara konsantre oldu.Fenerbahçe; ilk maçta kinin aynısı, tek gard Brad Wanamaker , çift uzun Thompson ve Jan Vesely, James Nunnally, Kalinic ilk beşiyle başladı maça. Aynen ilk maçta ki gibi maça eksi 0-6’lık seriyle baştan kara girince Obradovic erken mola alıp fırçasını atarak takımı kendine getirdi.

Güvenlik görevlisi Sloukas

Melli–Thompson değişikliği işe yararken rakibi elden kaçırmadık. Koç ikmal adamı/güvenlik supabı olarak kırılma noktalarına sakladığı Kostas Sloukas’ı bu kez oyuna erken almak zorunda kaldı. O da gidişatı lehimize çevirdi. 25-23 lehimize başlayan 2.çeyreğe Datome sayılarıyla ağırlık koyduk ama cevapları, ucuz top kayıplarımızdan kaynaklanan geçiş hücumlarından geldi. Matt Janning ve Huertas gene baş rollerdeydiler. Bir sizden bir bizden ritmini bir türlü kıramadık. Shengelia faullerini üçleyince pota altında rahatladık. Fırsattan istifade, üç kısalı savunma dengesizliklerinden yararlanarak, çembere giderek skorumuzu arttırdık ama pek rahatlatan skorla gidemedik odaya.53_49

Atamıyorsan tutacaksın

80 sayı altında tutabildiği rakipleri 16 kez yenmiş Fenerbahçe’nin ilk yarıda 49 sayı yemesi telaş yarattı. Bu yıl ki “sayı üretme yetersizliğini sert savunmayla kompanse etme tarzı”nın işe yaraması 15de7 üçlük bulan rakibin durdurulmasından geçiyordu. Zor oyunu bozmalıydı yani. Ancak odadan yumuşak döndük. Vincent POIRIER ve Shengelia çifti uzundan uzuna ikili oyunlarıyla, geri adım atmadan, boyalıda Bask direncini sürdürdüler. Vesely’de üçledi. Melli’nin üçlüğü ilaç gibi geldi bu sayede ileri fırladık. Thompson bildiğimiz gibi hücum faulleri yaparken Kalinic pota altını iyi işleyerek skorda önde kalmamızı sağladı. Çeyrek sonunu yan yana çok az oynamış beşle oynayınca ve çok sık adam değiştirip kendi kafamızı karıştırınca, rakibin iştahı skorlarına yansıdı.

Kostas sona diri kaldı

3 sayı önde girdiğimiz son çeyrek “Bask ikili oyunları Show”una dönüştü. Onlar boş üçlükleri sayıya dönüştürürken, biz de elimizin armut devşirmediğini göstererek, hücumlarımızdan elimiz boş dönmedik. Kafa kafaya giden oyunda ellerimiz sona doğru iyice ısındı. Salonda ısınınca Fenerbahçe’nin “winning team” havası geri geldi. Ama Bask’lılar da tatlı su balığı gibi bir türlü zokayı yemedi.. Çabuk ve ucuz sayılar yiyerek oyunu komaya soktuk ama imdada nefis Brad Wanamaker ve Nicole Melli sayıları yetişti. Sancılı dakikalardan sonra evimizde oynadığımız son Eurolegue maçından kıldan sıyırarak 2-0 avantajlı gidiyoruz Vitoria Gasteiz’e..

 

Yazının devamı...