"Tülay Demir" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tülay Demir" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tülay Demir

Dünya sosyal medyayı iş bizse laf üretmek için kullanıyoruz

22 Ekim 2019

Rifat Bey, bugün sizinle ekonomi yerine gençlik, teknoloji, kadın ve genç girişimciler üzerine sohbet etmek istiyorum. Mesela dünyadaki değişimle başlayalım.

- Geçtiğimiz yüzyılda amaç, zengin doğal kaynaklara, mesela petrole ulaşmaktı. Şimdi amaç, insan kalitesini artırmak. Zira zenginlik, doğal kaynakla değil fikir üreterek geliyor.Fikri üreten de insan. O yüzden artık dünyanın en güçlü insanları, en çok takip edilen, en çok rol model alınan kişileri, girişimciler.Çünkü dünyayı, iş yapma biçimini, muazzam bir şekilde değiştiriyor, alıştığımız ezberleri bozuyorlar.Sürücüsüz otomobiller, asistan robotlar, yapay zeka, dünyanın yeni gerçekleri. Eskiden dünyanın en büyük kurumları petrol şirketleri, büyük bankalar ve dev sanayi kuruluşlarıydı.

Şimdi teknoloji şirketleri...

- Evet. Genç teknoloji şirketleri bunların yerini alıyor. İçinde bulunduğumuz bu çağ aslında bizim gibi sanayileşmede geride kalmış ülkeler için büyük fırsat sunuyor.Eskiden zengin olmak için milyarlarca dolar yatırım yapmak, tesis inşa etmek gerekirdi.Artık bir bilgisayar ve iyi bir fikir kafi. Eskiden kaynak bulma büyük meseleydi.Şimdi hem kamu büyük maddi destek veriyor hem de pek çok özel fon mevcut. Eskiden “bir şey üretsem, nerede pazarlarım” derdi vardı. Şimdi 10 bin kilometre öteden bir tıkla sipariş veriyorsun, geliyor.

BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ  GİRİŞİMCİLİĞİ DEMOKRATİKLEŞTİRDİ

İnternet, iş yapma biçimini nasıl değiştiriyor?

- Aslında internetle birlikte yeni bir dünya kuruldu. Bangkok, Manhattan, Moskova ve İstanbul’da yaşayanlar, bir anda birbirlerine komşu oldular. Yaklaşık 2 milyar insan bir anda aynı platformda buluştu. Akıllı telefonlar süreci bir adım ileri taşıdı.

Yazının devamı...

Pazar linç yedim, pazartesi unuttular

15 Ekim 2019

 

25 yıldır bu sektörde ve dolayısıyla hayatımızdasınız. Öncelikle sormak istiyorum, yıllar içinde neler değişti? Takipçi kitleniz aynı mı, insanlar hâlâ aynı şeylere mi gülüyor örneğin?

- Yıllar içinde neyle ve nasıl eğlendiğimiz değişti tabii. TRT arşivlerini internet ortamında açtı, orada ilginç şeylere rastlıyorum.

Ne gibi?

- Geçmişte izlerken çok eğlendiğim, güldüğüm şeylere bakıyorum, şimdi bana sadece eski ve kibar geliyorlar mesela. Herkes birbirine karşı daha dikkatli.

Sonra ne oldu?

- Birtakım aşamaları çok hızlı kaydettik. Çok kanala geçişimiz, radyoların ortaya çıkması... Bütün formatları hızla tükettik. Bugün gördüğüm şey şu, gösteri dünyasında tepetaklak yuvarlanıyoruz. Buna doz aşımı da diyebiliriz.

Yazının devamı...

Biz ekip olarak hayvanseveriz

8 Ekim 2019


Fotoğraflar: Selçuk ŞAMİLOĞLU

“Kral Şakir”in ikinci sinema filmi hayırlı olsun...

- Çok teşekkür ederim. “Kral Şakir: Korsanlar Diyarı” dediğiniz gibi ikinci sinema filmimiz. Geçen sene “Kral Şakir: Oyun Zamanı” vizyona girmişti. Bu filmi de ilkinde olduğu gibi BKM ile gerçekleştirdik.

“Şakir” bu sefer nasıl bir maceraya atılıyor...

- Bu sefer korsanların arasında... Bermuda Şeytan Üçgeni’nde... Hani şu gemi ve uçakların kaybolduğu gizemli yer... Tarih öncesi bir yaratık şehirlerine doğru geliyor. Dünyayı kurtarmak için bir şekilde Bermuda Şeytan Üçgeni’ne gitmeleri gerekiyor ve orada korsanlarla karşılaşıyorlar. Macera dolu bir film oldu. Ama en büyük özelliği işin içinde yine mizahın olması. Dizimizin de en önemli özelliği o.

Yazının devamı...

Gelenek ve gelecek buluşuyor

1 Ekim 2019

◊ Geçen yıl “At binenin kılıç kuşananın” sloganıyla düzenlenen Etnospor Kültür Festivali’nde bu yıl “Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” diyormuşsunuz...

- (Gülüyor) Evet, geçen yıl tecrübenin ve işin ehli olmanın önemine dikkat çekmiştik. Bu kez kapılarımızı azim, kararlılık ve mücadele vurgusuyla açıyoruz. Festivalin 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırlamasını bekliyoruz.

◊ İddia büyük. Bu kadar ilgi görmesini sağlayacak olan ne?

- Bu festivalde gelenek ile gelecek bir arada... Spor müsabakalarının yanı sıra farklı ülkelerin yemeklerinden kıyafetlerine tüm kültürel zenginliklerini tanıtmayı hedefleyen bir organizasyon.

◊ “Hırs değil rekabet” vurgusu var bir de, o neden?

- Şöyle... Bizim geleneksel sporlarımızın en güzel özelliklerinden biri de şiddetin olmayışı... Birçok sportif faaliyette şiddet var, kan var, bizde yok.

◊ Mesela...

- Misal cirit... Bu oyunumuzda başka hiçbir spor dalında olmayan bağışlama olayı vardır. Hatta en yüksek puanı bağışlayıcı hareketi yaptığınızda alırsınız. Bu da bizim kültürümüzün, bizim sporlarımızın ne kadar güzel olduğunun göstergesi.

Yazının devamı...

Galata’da simit sattım kimse tanımadı

24 Eylül 2019

◊ Ali Bey, hayatınız çok dolu bu aralar. 1 ay önce baba oldunuz, yeni filminiz vizyon için gün sayıyor, “Güldür Güldür Show” yeni sezonu açıyor. Nereden başlayayım, önce hangisini konuşalım bilemedim...

- Güzel telaşlar bunlar, mutluyum...

◊ O zaman buluşma yerimizden yola çıkarak konuyu minik kızınıza getireyim. Neden bu röportaj için Fenerbahçe’yi seçtiniz? Bir an önce Narin’e kavuşmak için mesafeleri minimumda mı tutuyorsunuz artık?

- (Kahkaha atıyor) E öyle bir durum var tabii, mümkün olduğunca yakın olmak istiyorum Narin’e. Bir yardımcımız var, o da bugün izinli. Anne ile kızı çok baş başa bırakmayayım diyorum.

◊ Niye?

- İnanır mısınız bilmem, gerçekten yardımım dokunuyor anneye...

◊ Nasıl bir iş bölümü var evde?

Yazının devamı...

Çocuklarımızı istiyoruz

17 Eylül 2019

Yedi Renk Tek Yürek Platformu’nun kuruluş amacı ve faaliyetleri nelerdir?

- Ömer Erdoğan: Biz selamı yaygınlaştırıp muhabbeti artırmak amacında olan gönüllü bir kuruluşuz. Anadolu’nun her yerinde toplumsal birliğimizi büyütme gayreti içindeyiz. Hedefimiz bizi ayrıştıran unsurları ortadan kaldırmak, toplumu bir araya getirme konusunda problem olan kişilere, kuruluşlara karşı durmak.

Ve bugün de Evlat Nöbeti tutan annelere destek için Diyarbakır’dasınız...

- Ömer Erdoğan: Diyarbakır’daki annelerimizin yanında olmak da bizim için kaçınılmaz bir görevdi, gelip onu ifa ettik. Bu annelerin eylemi öyle sıradan bir eylem değildir. Herkesin, tüm siyasal unsurların, sivil toplum kuruluşlarının  kendi pozisyonunu yeniden gözden geçirmesini sağlayacak kadar önemli bir direniş olarak görüyorum bunu...

O açıdan insan unsurunu merkeze alan, temelinde insan olan, insan sevgisi ile insan kaygısı arasında bir hadisenin ne kadar büyük bir sonuca mâl olacağını hep beraber göreceğiz. Bu yiğit insanlar, bu yiğit aileler, terörden herkesin bu kadar savrulduğu bir ortamda yiğitçe ortaya çıktılar, dünyaya gerçekten milletimiz adına çok muhteşem bir fotoğraf sundular. Biz de hiç değilse bu fotoğrafın canlı tanığı olalım istedik ve kalkıp yanlarına geldik.

HEDEFLERİNE ULAŞMAK İÇİN ÇOCUKLARI KULLANIYOR

Yazının devamı...

Dileyen lahmacunu ucuza da yer

10 Eylül 2019

◊ Siz Türkbükü denince ilk akla gelen isimlerdensiniz. Öncelikle bu macera nasıl başladı, sizin tabirinizle bu “köy”le yolunuz nasıl kesişti, anlatır mısınız?

- Cemal Yarar: Bodrum’a Gölköy’deki Maça Kızı sayesinde geldim, ekibin başındaydım. Daha sonra Ship a Hoy’a geçiş yaptım. Oradan da buraya.

◊ Oradan buraya derken...

- Cemal Yarar: Ship a Hoy’u biz Mavi ile birleştirdik, büyüdük biraz tabii. Sonra Zafer Tarlan ayrıldı, ben burada kalıp yola devam ettim.

◊ Nedim Bey, siz de 20 yılı aşkın süredir Bodrum’dasınız. Hatta buraya canlı müziği getiren ilk işletmecisiniz.

- Nedim Binler: Biz 20 sene evvel Bodrum’a Şaziye olarak geldik. İlk sanatçımız Kenan Doğulu’ydu.

◊ Ne zaman açılmıştı?

Yazının devamı...

Artık dünyayı kadınlar yönetsin

3 Eylül 2019

◊ Bu aralar resmen maraton koşuyorsunuz. Bir film setinden diğerine, dizi setinden tiyatro sahnesine... Son projelerinizden biraz konuşalım mı?

- Malum, şu sıralar “Konuşan Hayvanlar” filmimiz var. Çok güzel bir çocuk filmi. Bursa’da, doğal bir parkta çektik. Tamamen hayvan dostu bir film. Hatta yapım şirketi sağ olsun, gelirini hayvan barınaklarına yardımla değerlendirecek.

◊ Film vizyonda... Hedeflediğiniz gibi çocuk kitleyi yakalayabildiniz mi?

- Sevdiler sevdiler. Ben galaya üç yeğenimle gittim, üçü de severek izledi.

◊ “Konuşan Hayvanlar”dan sonra bir film daha çektiniz, o da vizyon için beklemede diye biliyorum.

- “Bize Müsaade”, evet. Aslında o “Konuşan Hayvanlar”dan önce çekildi. Arkadaşımız Giray (Altınok) yönetti. Film bir akıl hastanesinde geçiyor. Üç kafadar yanlışlıkla bir akıl hastanesine düşüyor ve çıkamıyorlar. Ben o sözde “deli”lerden biriyim. Adım da Yadigar.

◊ Yanlışlıkla akıl hastanesine nasıl düşülür?

Yazının devamı...