"Tülay Demir" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tülay Demir" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tülay Demir

Çocuklarımla büyüyorum

12 Aralık 2018

 ◊ Çok başarılı bir oyuncusunuz. Son yıllarda rol aldığınız neredeyse her yapım ses getirdi. Peki bu yapının temelleri ne zaman atıldı? Daha çocuk yaşta oyuncu olmayı aklına koyanlardan mısınız?

- Çok teşekkür ederim öncelikle... Ben gayet keyifli, eğlenceli bir çocukluk geçirdim. Annem çalıştığı için babaannem ve dedemle büyüdüm. Yine Moda’daydık o zamanlar. Çoğu zaman, şimdi çocuklarımla oynadığım parkta oynuyordum. Çok hayalim vardı çocukken ama oyuncu olmak bunların en başında gelmiyordu açıkçası.

◊ Ne zaman sızdı peki hayallere?

- İlkokulda... Tiyatronun büyüsüyle tanışınca, oyunculuktan aldığım tadı başka hiçbir şeyden alamayacağımı anladım.

NE OLURSA OLSUN BÖYLE YAŞAMAK İSTEMİYORUM!

◊ Peki niye konservatuvara gitmediniz? Kimya okudunuz diye biliyorum.

- Aslında liseden sonra konservatuvara gitmek istiyordum ama o zamanın koşulları beni üniversite sınavına hazırladı.

Yazının devamı...

2019 yeniden doğuş vaat ediyor

4 Aralık 2018

Fotoğraflar: Levent KULU

◊ Dünyaca ünlü bir astrologsunuz, onu herkes biliyor. Benim asıl merak ettiğim bu ilgi nasıl başladı? Neden astrolog olmak istediniz?

- Psikoloji eğitimimi bitirdikten sonra sörf öğrenmek için Meksika’ya gittim. İsmimin anlamı “dalga”dır bu arada. Bence insanlar isimlerinin anlamını takip etmeli, çünkü bizi kaderimize götürür. Bana da aynen öyle oldu. Dediğim gibi sörf yapmaya gittim ve öğrendim ki asıl sörf, dalgaları değil de rastlantıları yakalamakmış. Meksika-Guadalajara’daki bir parkta koşuya çıktığım gün yoga yapan insanlar gördüm. İkinci kere düşünmeden hemen aralarına karıştım. Yoga hocası ile iyi dost olduk.

◊ Yogadan astrolojiye geçiş nasıl oldu peki?

- Bir gün yoga hocası öğrencilerinden birine tedavi seansı yapmamı istedi. Seans oldukça iyi geçti. Öğrencinin eşi de teşekkür etmek için astrolojik haritamı çıkarttı. O kadar hoşuma gitti ki, evrenden astroloji öğrenmemi sağlayacak olanaklar istedim. O esnada İspanyolca bilmiyordum, hiç param yoktu ve Meksika’daydım. Ama 3 hafta sonra kendimi bir rock grubu kurarken buldum.

◊ Olay giderek dallanıp budaklanıyor, hâlâ astrolojinin çok uzağındayız!

- Değiliz. Çünkü gitarist beni astroloji hocası olan bir arkadaşı ile tanıştırmak istedi (gülüyor).

◊ Sizi etkileyen ilk astrolog da o mu oldu? Hayran kaldığınız...

Yazının devamı...

Gerçek kahraman Keloğlan’dır Süpermen değil

27 Kasım 2018

Siz doğuştan sinemacılardan değilmişsiniz...

- (Gülüyor). Yok o gruptan değilim, sonradan merak sardım ben. Çok da geç başladım sinemaya hatta.

Asıl mesleğiniz neydi?

- Mimarlığı bitirdim. Ama mimarlığı bitirdiğim yıl itibarıyla baktığınızda inşaat teknolojisi bu kadar gelişmemişti.

Birkaç acı tecrübe sonrası kendinizi setlere mi attınız?

- Çok şükür öyle bir tecrübe yaşamadım. Diplomamı aldığım gün Mimar Sinan’ın türbesine gittim. Orada dua ettim.

Yazının devamı...

Ben bir “geç” yeteneğim

20 Kasım 2018

Gül Hanım, sizi Kemal Sunal’ın değerli eşi olarak tanıdık, adınız neredeyse hiç onsuz anılmadı. Ya öncesi? Nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Kemal Sunal’dan önceki Gül Sunal’dan, ailenizden biraz söz edebilir misiniz?

- Tabii... Babam bir devlet dairesinde üst düzey yönetici, annem teknik ressamdı. Çok mutlu bir çocukluk ve gençlik yaşadım. Şimdi stok yaptığım o mutlu zamanlardan besleniyorum hâlâ...

Peki o mutlu çocuk nasıl bir gelecek hayal ediyordu? Büyüdüğünüzde ne olmak istiyordunuz?

- Eczacı olmak istiyordum aslında... Babam ise tiyatro oyuncusu olmam konusunda ısrarcıydı.

Şimdi bir anaokulunuz var, onu biliyorum. Peki öncesinde çalışıyor muydunuz?

- Yok. Anaokulu açıncaya kadar ev hanımıydım ben...

Ama beklediniz beklediniz, sürpriz bir projeyle sahneye adım atıp hepimizi şaşırttınız. Sizi sahneye çıkaran motivasyon neydi? İçinizdeki gizli yeteneği nasıl keşfettiniz?

- 2017’nin Ocak ayında Ezo’ya (kızı Ezo Sunal) sürpriz bir doğum günü hazırladık. Konuklar kendi sanatlarını ya da ilgilendikleri alanı yansıttıkları minik birer hediye hazırladı Ezo’ya... Açık mikrofon gibiydi yani. Şarkı, konuşma, illüzyon falan. Ben de bir konuşma yapmak istedim ama açıkçası heyecandan biraz abuk sabuk şeyler söyledim. Konuklar arasında Haldun Dormen, Cahit Berkay, Perran Kutman, Oya Başar, Orhan Topçuoğlu, Erdil Yaşaroğlu, Begüm Kütük gibi profesyonel dostlarımız, tiyatro sever arkadaşlarımız, BKM’nin patronu Necati (Akpınar) Bey ve genel müdürü Gülçin Hanım da vardı. “Sen bunu daha geniş kapsamlı yap, hepimiz geliriz” dediler.

Yazının devamı...

Sorallar olarak sektörü ele geçireceğiz

13 Kasım 2018

◊ Hayırlı olsun, siz de “Diriliş Ertuğrul” ekibindeymişsiniz artık.

- Çok teşekkür ederim, evet artık bu ekibin bir parçasıyım.

◊ Hikayeye beşinci sezonda katıldınız. Daha önce hiç “Bu dizide ben de olsaydım” demiş miydiniz? Öncesinde diziyi takip ediyor muydunuz?

- Çok ciddi bir reyting’i olduğu için en baştan dikkatimi çekmişti. “Bu kadar ilgi çekecek, izlenecek ne yapıyorlar acaba” diye merak edip baktım. Daha ilk izlemede bu ilgiyi neden hak ettiklerini anladım. Devamında da denk geldikçe takip ettim.

◊ Peki neymiş bu kadar izlenmesini sağlayan?

- O kadar gerçek, o kadar güzel çekilmiş, o kadar iyi kurulmuş bir hikaye ki...

◊ Ama sonuçta bir dönem dizisi. Bu türe ilgi duymayanları yakalayamayabilirdi.

- Öyle ama sadece tarihteki bir dönemi anlatıyor gibi görünse de aslında içinde her şey var.

Yazının devamı...

Aşkımıza bir ömür yetmez

11 Kasım 2018

◊ Günümüzde uzun ömürlü aşklara inanç neredeyse kayboldu. Peki siz aşkınızın ömürlük olduğuna inanıyor musunuz?

- Murat Yıldırım: Biz evleneli 2 yıl oldu ve her şey hâlâ ilk günkü kadar güzel... Bizim aşkımıza bir ömür yetmez.

◊ Çok iddialısınız...

- Murat Yıldırım: Sevgi konusunda insan iddialı olmalı (gülüyor).

◊ Buna inanan belli ki sadece siz değilsiniz. Emsan, bu ömürlük aşka gönderme yapıp “ömür boyu garanti” temalı reklam filminde sizinle çalışmak istedi.

- Murat Yıldırım: Açık söyleyeyim, daha çocukken annemin evimizde kullandığı markanın reklamında oynamak, farklı bir mutluluk. Kaldı ki böyle büyük bir markanın bizim aşkımıza öykündüğünü söylemesi, bize güvenmesi de mutluluk verici.

TÜRKİYE İKİNCİ VATANIM

Yazının devamı...

Ne mutlu ki böyle bir eşim var

6 Kasım 2018

Hoş geldiniz, safalar getirdiniz de nerelerdeydiniz bunca zaman? Bir önceki albümün üzerinden 3 yıl geçmiş... Bu ara müzik sektörü için fazla uzun değil mi?

- 3 yıl değil o ara aslında. 2015’te albümüm çıktı, sonraki 1.5 yıl da klipler ve albüm tanıtımıyla geçti. O açıdan bakarsanız 1.5 yıllık bir sessizlik sadece.

Normal yani...

- Tabii normal. O 1.5 yıl da zaten yeni albümün 10 şarkısını inşa etmekle geçti. 20’ye yakın şarkı çıktı, onların arasından seçim yaptım. Aranjman süreci falan da dersek, normal. Hem de çok normal.

Bir saniye, ben takıldım ama. Günümüz müzik sektörü için 1.5 yıllık sessizlik de fazla. Artık herkes birkaç ayda bir yeni single çıkarmayı tercih ediyor.

- Doğru tabii, artık kimse 1.5-2 yıl ara vermiyor. Çoğu maksimum 6 ayda bir yeni şarkı çıkarıyor. İtiraf edeyim, bu durum son dönemde bana da mantıklı gelmeye başladı.

Yazının devamı...

Böyle bir ecdadın torunu olmaktan gurur duyuyorum

30 Ekim 2018

“Mehmetçik Kut’ül Amare” ekibi şimdi yola “Mehmetçik Kutlu Zafer”le devam ediyor. Siz de hikayenin kilit karakterlerindensiniz. Sizce bu proje ve canlandırdığınız roller için neden sizi seçmiş olabilirler?

- İsmail Hacıoğlu: Valla açık söylemek gerekirse, bizim bir araya gelme sebebimiz başkaydı. Başka bir iş, başka bir proje için sevgili yapımcımız ve senaristimiz Mehmet Bozdağ ile bir araya gelmiştik. Sonrasında neye niyet neye kısmet durumu yaşadık ve hepimizin yolu Mehmetçik’te kesişti.

Hikaye yaz aylarında kısa bir ara vermişti...

- İsmail Hacıoğlu: Evet, 2.5 ay kadar bir aramız oldu. O arada hikayemiz yazıldı, platomuz yenilenip büyütüldü, toparlandı. Kaldığımız yerden tüm hızıyla devam ediyoruz.

Cansu Hanım, siz nasıl dahil oldunuz ekibe? Yoksa yine bir “neye niyet neye kısmet” durumu mu?

- Cansu Tosun: (Gülüyor) Yok, benim sürecim gayet doğal gelişti. Senaryo gönderildi, okudum, çok heyecanlandım ve el sıkıştık. Ekstra bir durum olmadı yani. Bir de ben zaten yeni sayılırım, geçen sezonun son dört bölümünde dahil oldum ekibe.

HER KADIN OYUNCU JEANNE D’ARC 

Yazının devamı...