"Tülay Demir" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tülay Demir" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tülay Demir

İyi insandı ama yanlış evlilikti

19 Mart 2019

“Nihayet” diyerek başlayayım mı sohbete?

- Neden?

4 yıldır ses seda çıkmıyor sizden. Albümden umudu kesmiştik açıkçası, neyse ki “Yeniden” diyerek dönüş yaptınız...

- (Gülüyor) Evet biraz beklettim ama kendimce sebeplerim vardı.

Ne gibi?

- Biliyorsunuzdur belki bir evlilik yaşadım. İyi de insandı ama yanlış evlilikti galiba. Ya da ben beceremedim, öyle diyeyim. 1.5 sene önce boşandık.

Onun için mi albümün adı “Yeniden”... Yeni bir başlangıç mı söz konusu?

- Aynen öyle. Her şeye yeniden başlamış gibi hissediyorum kendimi. Hayata yeniden başladım sanki... Ve müziğe...

Yazının devamı...

Çocuğumla arkadaş olmak zorunda değilim

12 Mart 2019

Deniz Hanım, 13 yıldır setlerdesiniz, birçok dizi ve filmde rol aldınız. Bu macera nasıl başladı?

- Herhangi bir mesleğe küçük yaşta karar verdiğimi söyleyemem. Çünkü her şeyden biraz biraz yapan bir çocuktum. Bunun için de kimse beni yönlendirmiyordu, kendim talep ediyordum. Bağlama da çaldım, okulda edebiyat koluna başkanlık da yaptım.

Maymun iştahlılık mı?

- Hayır, denemeyi sevmek. Denemeyi seven, hep dene yanıl yöntemiyle yol alan bir çocuktum. Hâlâ öyleyim.

Bağlama çalmaya devam ediyor musunuz, yoksa “denedim yanıldım” olarak mı kaldı?

- Yarıda bırakmıştım. Ama 35’imde tekrar bağlama öğrenmeye başlayabilirim, çünkü ardımda yarım kalmış hiçbir şey bırakmak istemiyorum.

Velhasıl oyunculuk bir sürpriz hamle sizin için, plansız programsız...

- Öyle. Yani benim böyle bir hayalim yoktu. Halen her şey olabilirim ayrıca, yeter ki isteyeyim.

Yazının devamı...

Bizim törenler çok sıkıcı

5 Mart 2019

 

Ali Bey, Türkiye’de 7’den 70’e adınızı bilmeyen yok. Tiyatro dünyasının duayenisiniz. Bu serüven nasıl başladı?

- İlkokulda da hep sanatla ilgiliydim. Resim yapar, müzikle uğraşır, mandolin çalardım.

Tek çocuksunuz değil mi?

- Hayır, iki kardeşim daha var.

Onlar da sanatla ilgili miydi?

- Yok, sadece ben... Bir kardeşim Amerikan Koleji’ne devam ediyordu, kız kardeşim eczacılık okuyordu. Ben tiyatroyu seçtim.

Aslında eczacı olacaktım, yola öyle çıktım. Ama direkten dönüp tiyatro okuluna gittim.

Yazının devamı...

'Kızı o kadar okuttun da şarkıcı mı yaptın' dediler

26 Şubat 2019

35’inci sanat yılınızda sürpriz bir projeye imza attınız. Kızınız Melodi ile hazırladığınız şarkı çok ses getirdi. Önce onun için bir hayırlı olsun diyeyim size.

- Çok teşekkür ederim. Beğendiniz mi?

Çok...

- Plansız programsız bir işti aslında, kendi aramızda eğlenirken çıktı.

Teklif sizden gitmedi mi yani?

- Hayır, hiç ilgisi yok. Ben Melodi’nin sesinin bu kadar güzel olduğunu bile bilmiyordum ki.

Birlikte şarkı söylemez miydiniz?

- Hem de hiç... Yanımda şarkı söylemezdi. İlk kez bu yaz geldiğinde sesini duydum aslına bakarsanız. Evde otururken bir şarkı okudu, kalakaldım. “Hadi bunu videoya çekelim” dedim sonra, telefon kamerasıyla çekip Instagram’a attım. İnanılmaz beğenildi, çok güzel tepkiler geldi.

Yazının devamı...

Ülkede babam dışında iyi yönetmen yok

19 Şubat 2019

Çetin ailesinde ikinci kuşak yetişti. Öncelikle ilk filmin hayırlı olsun...

- Çok teşekkür ederim.

Babanın “Berlin in Berlin” filminden uyarlanan “New York in New York” ile karşımıza çıktın. Nasıl doğdu proje?

- Ben New York’ta yaşıyordum. Orada sık sık Türklere rastlıyordum. Bazen Türk lokantalarına, dönercilere falan gidiyordum. Kimi zaman Uber şoförleri Türk çıkıyordu. Bu film için ilham veren de onlar oldu. Türk göçmenler Amerika’da, New York’ta nasıl bir hayat yaşıyor diye düşünmeye başladım.

Bu düşünce nasıl olgunlaştı da beyazperdeye taşındı?

- Bir gün babamla muhabbet ediyorduk. Fikrimden bahsettim, “Şöyle bir şey yapsak” dedim. “Çok güzel fikir, yapalım hemen” dedi. Gaza getirdik birbirimizi.

Çekimler nerede yapıldı?

- Bütün film Amerika’da geçiyor aslında ama biz bazı sahneleri İstanbul’da çektik. Çünkü prodüksiyon olarak bu daha kolaydı. Mesela evin içindeyim, o sahne İstanbul’da çekildi. Kapıyı açıp çıkıyorum, bir anda New York’tayım. O kısım tabii ki New York’ta filme alındı. Bir hafta kaldık sadece Amerika’da...

Yazının devamı...

1 yıldır evlilik terapistine gidiyorduk

12 Şubat 2019

Ben önce son single’ın “İki Göz Oda”yla başlamak istiyorum. Nasıl, ilgiden ve gidişattan memnun musun?

- Kesinlikle... “İki Göz Oda” söz ve müziği İngiltere’de yaşayan Emre Eyüboğlu’na ait bir eser. Ve açık söyleyeyim yeri bende çok ayrı. Biliyorsun geçen yıl “Unutuluyor mu Aşklar”ı çıkardık. Ardından “İki Göz Oda” geldi. Çok da sevildi. Martta inşallah yeni albümü rafa koyacağız. Tüm şarkılar bitmek üzere.

Kaç şarkı olacak?

- 10... “Unutuluyor mu Aşklar” ve “İki Göz Oda”nın yanı sıra sekiz şarkı daha var. Tamamlamak için üzerinde çalıştığımız bir iki eser kaldı. Onlar da bittikten sonra “Asil” albümüm müzikseverlerle buluşacak hayırlısıyla.

Tarih netleşti mi?

- Evet, mart ayının 15’i olarak belirledik. Peker Müzik’ten çıkacak yine.

“İki Göz Oda” için “yeri bende ayrı” dedin az önce. Bunun yaşadıklarınla alakası var mı? Biten bir aşkı anlatan o şarkının çıkışı ile senin boşanman arasında fazla zaman yok çünkü...

- Yok yok... O şarkıda anlatılanların benim özel hayatımla hiç alakası yok. Bizim evimiz dört katlıydı, iki göz odada yaşamıyorduk, söylemesi ayıp villadaydık (gülüyor). Ama biliyorsun ekonomik durum aşkları gerçekten etkileyebiliyor. Para, ekonomik durum sevginin, hatta evliliklerin ömürlerinde belirleyici olabiliyor. “İki Göz Oda” işte işin o kısmını, o tür duyguları anlatan bir şarkıydı.

Yazının devamı...

 Amaç para kazanmak değil gülümsetmek

5 Şubat 2019

Tebessüm ettiren bir mekanda, pırıl pırıl gençlerle bir aradayız. Bizi burada ağırladığınız için öncelikle teşekkür ederim.

- Ben teşekkür ederim asıl. Sizi burada görmek bizim için mutluluk çünkü bu tür özel mekanlar sizin gibi dostlarımız sayesinde daha çok duyuluyor, biliniyor. Biz de istiyoruz ki insanlar buraları duysunlar, gelsinler, görsünler.

Neden bu çaba?

- Çünkü bir ihtimal bu projeden esinlenerek benzer işler yapmak isteyenler çıkabilir, biz de bundan mutlu oluruz.

O zaman duyuralım. Tebessüm Kahvesi’nden biraz söz edelim...

- Burası Üsküdar-Altunizade’de, yaklaşık 5 dönümlük alan içinde yer alan bir kafeterya. Ama diğer kafelerden farklı bir yer.

Yazının devamı...

Biz haberi kabare haline getirdik

29 Ocak 2019


Fotoğraflar: Selçuk ŞAMİLOĞLU

Başarının tesadüf olmadığına inanıyorum. Bana göre herkesin belli kodları ve doğuştan sahip olduğu yetenekler var. O yetenekleri iyi değerlendirdiğinde de yaptığı işte başarılı oluyor. Bu açıdan kendinize en başından doğru bir yol çizdiğinizi düşünüyorum.

- Başarılısın diyorsunuz yani, çok teşekkürler (gülüyor).

Kariyer yolculuğunuza bakınca aksini söylemek mümkün görünmüyor. Bu yolculuğun nasıl başladığını anlayabilmek adına, nasıl bir çocukluk yaşadığınızı anlatır mısınız?

- İnsanlar yanlış anlar, ajitasyon yaptığımı düşünür diye bunu söylemekten hep çekiniyorum aslında ama...

Ben babamı 4 yaşındayken kaybettim. O 32 yaşındaydı, ben 4... Keza annemi daha 20’li yaşlara gelmeden kaybettim.

Yazının devamı...