"Koray Durkal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Koray Durkal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Koray Durkal

Vizyonları Everest’i aştı

13 Şubat 2018

TÜM dünyada milyonlarca taraftarı peşinden sürükleyen, gittikleri Amerika ya da Asya turnuvalarını açılım için yeterli görmeyen bu 3 kulüp, yelkenlerini daha geniş kıtalara açıp 200 ülkeye birden yayılmak istiyorlar.

Bunun için Juventus Netflix ile belgesel, Manchester City Amazon ile belgesel, FC Barcelona Disney tarafından yönetilen Pixar ile animasyon film yapılması için anlaşma imzaladı.

Juventus, 104 milyon üyesi olan Netflix’le yaptığı anlaşma sayesinde 190 ülkede kulübün vizyonunu anlatma fırsatı bulacak. Manchester City dizi halinde yayınlanacak belgesel sayesinde 10 milyon pound kazanmakla kalmayacak 200 ülkeye birden ulaşacak. FC Barcelona ise 10 yıldan bu yana ilişki halinde olduğu Disney ile yaptığı animasyon filmler sayesinde dünyanın dört bir yanındaki büyük ekranlara ulaşacak.  Bu pazarlama stratejisinde global dil İngilizceyi kullanan kulüpler bunun yanı sıra İspanyolca, Mandarin dili ve Japoncayı tercih ediyor.

Kaleci değil süper kahraman olacaklar!

NİKE geçtiğimiz günlerde Londra’da düzenlediği lansmanda gereksiz tüm detaylardan arındırılmış, modern futbola uygun, yenilikçi bir kaleci eldiveni tanıttı. Nike Mercurial Touch Elite adı verilen bu eldivenler sayesinde kalecilerin ellerini tüm potansiyeliyle kullanabilmesi sağlandı. Geleneksel eldivenlere göre kullanılan parça sayısı yüzde 66 oranında azaltılan eldivenler,  elin tersindeki gereksiz dolgu malzemesinin ortadan kaldırılması sayesinde yüzde 33 daha hafif ve yüzde 47 daha ince. Sanırım bu tasarım sonrası kalecilerin panter gibi olmasını değil süper kahraman olmalarını bekleyebiliriz.

Yeni dönemin dergisi Spor Arena Plus

Yazının devamı...

2018’de de teknoloji konuşacağız

2 Ocak 2018

Yazıya gelen olumlu tepkiler ve sonrasında izlediğim Real Madrid-Barcelona maçında kullanılan teknolojiyi gördükten sonra bu konuyu biraz daha sürdürme kararı aldım.

Oyuncunun gözünden bakış

Intel’in Replay Technologies şirketini satın almasının ardından, iki şirket ortak kaynaklarını bir araya getirerek Intel 360 Replay teknolojisini yarattı. Intel ve La Liga arasındaki yeni iş ortaklığıyla Intel 360 Yeniden Oynatma teknolojisi hem Barcelona hem de Real Madrid'in kendi sahalarındaki tüm lig maçlarında kullanılmaya başlandı. Hız, rotasyon ve G-kuvvetini ölçen sensörlerden etkileyici sanal gerçeklik teknolojilerine kadar pek çok detayın yer aldığı bu teknolojiye son El Clasico ile birlikte bir sanal kamera sayesinde oyuncunun bakış açısından karşılaşmayı görme yeteneği sağlayan ‘Be The Player’ ile karşılaştık.

Geleceğin yıldızlarını buluyorlar

Son dönemde Golden State Warriors’un yıldızı Kevin Durant’in de desteklediği oluşumlardan biri de Overtime. Geleceğin basketbol yıldızlarını bulmak için çalışan bir teknolojiye sahip olan Overtime, son dönemde sosyal medyayı da videolarıyla kasıp kavuran  Zion Williamson, Luther Muhammad ve LaMelo Ball gibi yetenekleri ortaya çıkardı. Overtime’ın en büyük amacı ise yeni nesil spor ağını 15-18 yaş arası gençlerle yeniden inşa etmek.

Yelkencilikte tüm bilinenler değişecek

Yazının devamı...

Sporun geleceğini sosyal medya belirleyecek

16 Kasım 2017

Bu önemli organizasyon sayesinde spordaki yeni trendleri önemli isimlerden dinleme fırsatı buldum. Bu önemli organizasyondan çıkardığım en önemli sonuç şu oldu; 'yeni trendler ve sosyal medya sporun geleceğin şekillendiriyor'. Buna kayıtsız kalmayan kulüpler geleceği yakalama konusunda önemli adımlar atmakla kalmıyor bu işi global seviyeye taşıyor.

Küresel bir kuvvet: ESPOR

Google’dan Mike Lorenc ve Nielsen Sports’tan Marco Nazzarri’nin sunumlarında espor gerçeği vardı. Küresel bir kuvvet olarak kendini daha çok hissettiren espor, dünyada şu an 16-29 yaş aralığında futbol, basketbol ve tenisten sonra en çok ilgilenilen spor dalı. Esporseverlerin yüzde 67’si futbola, yüzde 48’iyse basketbola da ilgi duyuyor. Yine bu spora gönül verenler daha genç ve daha eğitimli. 33.7 yaş ortalamasına sahip esporseverlerin, yüzde 65’i erkek, yüzde 58’i yüksek eğitim görmüş durumda.

Futboldaki büyük gerçek: LA LİGA

La Liga’nın önemli isimleri Jose Maria Arrabal ve Fernando Sanz ise İspanya futbolunun nasıl büyük bir güce dönüştüğünü ise rakamlar ve başarılar üzerinden anlattı. Bu başarının temelindeyse yayın hakları yatıyor. 183 ülkede yayınlanan La Liga, son üç sezonda dünyadaki seyirci sayısını 1,5 milyar artırarak 2,7 milyar kişiye ulaştı. Değişimi doğuran sonuçlardan biri, maç saatlerinin dünyanın büyük bir bölümüne uyacak şekilde ayarlanması. 200 milyondan fazla futbolsever, La Liga’nın dijital kanallarındaki içeriklere ulaşıyor. La Liga, 2,4 milyardan fazla kontrollü etkileşim yaratıyor.

Dikkat eleman aranıyor!

Bayern Münih, Latin Amerika’da medya platformlarını yönetecek, taraftarlarla ilişkileri yürüterek markayı güçlendirecek, bölgedeki kitleyi büyütmek için dijital kampanyalar oluşturacak içerik yöneticisi arıyor.  Futbolun günümüzdeki global karşılığına küçük bir örnek!

Kombine alacak olsanız…

Yazının devamı...

Modern futbolun ilham perileri

16 Ekim 2017

Modern futbolun en büyük dehalarından biri olan Guardiola’nın Barcelona ile birlikte tüm dünyaya kabul ettirdiği futbol felsefesini, liderlik özelliklerini ve karakterini anlatan kitabın her sayfası ilham verici kesitlerden oluşuyor.

Bu çarpıcı eserle birlikte uzun süredir ara verdiğim spor kitaplarına yeniden dönüş yapmam uzun sürmedi.  Guardiola’nın akıl hocası olan Johan Cruyff’un Amsterdam sokaklarında başlayan ve dünya futbolunun doğasını yeniden nasıl şekillendirdiğini anlatan ‘Benim Oyunum’ ile birlikte bir seriyi tamamlamış gibi hissettim.

'Hiç Pas Vermiyorsun' klişeleri yıktı!

Yıllardır kadınların futboldan anlamadığı gibi bir rivayet kulaktan kulağa dolaşır. Futbolu bildiğini söyleyen kadınlara da hemen ‘Ofsayt nedir?’ sorusu yapıştırılır. Sevgili arkadaşım Burcu Kapu ise beyinlere kazınan bu kötü algıyı ‘Hiç Pas Vermiyorsun’ kitabıyla yıkıp attı. Bu kitapta taktik maktik yok! Futbola dair ne yaşadıysa bam bam anlatıyor. Burcu, Şener Şen’den Lefter’e, Ajda Pekkan’dan Metin Oktay’a kadar güzel oyunun hakkın veriyor.

Bir bisiklet tutkununun hikayesi

Yol bisikletlerine aşık olan Gökhan Kutluer, herkes bisikletle tanışsın ve hayatlarının bir köşesine alsın diye içinde 17 öykünün yer aldığı ‘Bulut Fabrikası’na imza attı. Geliri tamamen bisiklet sporuna başlayacak olan çocuklara bağışlanacak bu özel kitap, bisikletin hayatımızda var oluş biçimini farklı kurgular üzerinden aktarıyor.

Yazının devamı...

Bir referandumdan daha fazlası!

3 Ekim 2017

Pazar günü ilk kez bir FC Barcelona maçı Camp Nou’da boş tribünlere karşı oynandı. Ülkede yapılmaya çalışılan referanduma karşı İspanya’nın baskısı, FC Barcelona Kulübü’nü bu hikâyenin merkezinde konumlandırdı. Ve FC Barcelona bir kez daha bölgedeki vatansız insanların savunucusu ve milli takımı haline geldi

FC Barcelona evinde Las Palmas’la oynayacaktı ve sokaklarda referandum için sandık başına gitmek isteyen insanlarla polis arasında çatışmalar yaşanıyordu. Binlerce insan yaralanırken, tüm dünyanın gözünü çevireceği Camp Nou’da olacaklardan korkan bir İspanya vardı.

Kulübün hakların güvence altına alınması için yaptığı çağrı ve insanların demokrasi için kendi kaderlerini tayin etme arzusuna verdiği destek İspanya hükümetini oldukça rahatsız etti. Barcelona şehri üzerindeki baskıyı bir anlamda kulüp üzerinden yapmaya çalıştılar. Yetmezmiş gibi FC Barcelona’yı ligden atmakla bile tehdit ettiler.

FC Barcelona maçın tatil edilmesini istedi, federasyon buna izin vermediği gibi karşılaşmanın seyircisiz oynanmasına hükmetti. Maç cumartesi de oynatılabilirdi ancak La Liga yönetimi bunu yapmak yerine olayı çığırından çıkartmaya çalıştı.

SADECE DEMOKRASİ DEDİLER

Las Palmas bile o kadar etki altındaydı ki bir futbol kulübü olduğunu unutarak ilk kez bir maça İspanya bayraklı formalarla çıkma kararı aldı.

Bu gerilimin başında kuşkusuz La Liga’nın tepesindeki isim Javier Tebas vardı. Büyük bir Real Madrid taraftarı olan ve bunu her ortamda açıklamaktan çekinmeyen Tebas ile FC Barcelona arasındaki fay hattı bu hafta tamamen kırıldı.

Yazının devamı...

Hollywood’da bir NBA gecesi

22 Eylül 2017

Nike ve NBA işbirliği muazzam bir koleksiyon yaratmakla kalmamış, her bir forma takımların mirasını yansıtan ince ayrıntılarla süslenmiş.

Çocukluk yıllarımın Chicago Bulls formasının yeniden hayat bulduğunu görmekten ne kadar mutlu olduysam, Warriors’un Oakland'ın meşhur Meşe Ağacı'nı kullanmasından da bir o kadar heyecan duydum.

Sony Stüdyoları’nda haftalar öncesinden yapılan hazırlıklar ve sonrasında ortaya konan kusursuz sunum ise salonda benimle beraber bulunan 700 gazetecide büyük bir hayranlık uyandırdı.

Bir yanımızda Kevin Durant, öteki tarafımızda Blake Griffin. Tam 30 NBA yıldızıyla çevrili bir haldeydik. Travis Scott’un sahnedeki performansı ise tüm salonu coşturmaya yetti.

Öyle ki gözümüz ne Irina Shayk’ı ne de Mark Wahlberg’ü gördü.

Sacremento’nun 5 numarası De’Aaron Fox’un bir hayranıyla görüntülü konuşma yapması ardından bir gazetecinin ayakkabısına attığı imza, Orlando’nun yıldızı Elfrid Payton’a ‘saçlarına bayıldım’ dedikten sonra verdiği ‘bende seninkilere dostum’ cevabı gecenin herkes için keyifli olduğunun en somut göstergesiydi benim için.

Hepimizin YouTube ile birlikte hayatlarında sevimli bir yer edinen Orkun Işıdmak’ın yaptığı çekimlerse sadece bizleri değil NBA oyuncularını da kahkahalara boğdu. Sürprizi mahvetmemek adına işin o kısmını Orkun’un videolarına bırakıyorum.

Yazının devamı...

Hayaline sarıl Emre!

29 Ağustos 2017

Hem Dortmund – Bayern Münih arasında oynanacak Almanya Süper Kupa maçını izlemek hem de Emre Mor ile röportaj yapmak için istikametim Dortmund’du.

Kulüp binasının hemen karşısında bulunan ve Dortmund takımı tarafından da kullanılan Arcadia Hotel’de kalıyordum. Maçtan bir gün önce Emre ile bir araya geldik. Annesi, babası, kardeşi ve sevdiği herkes yanındaydı. Mutlu olduğu kadar heyecanlıydı da. Futbolun en büyük okullarından birine transfer olmuştu.

Emre gibi Dortmund’a yeni transfer olan bir diğer oyuncu da Ousmane Dembele’ydi. Ve bu iki genç yetenek aynı odayı paylaşıyorlardı. Her sabah erkenden kalkıp beraber kahvaltı edip ardından antrenmanın yolunu tutuyorlardı.

Oteldeki ilk sabahımda odamdan çıkıp asansöre doğru yürürken bir gün önce tanıştığım Dembele ile göz göze geldim. Antrenmana gidecekti ama çantasını unutmuştu. Günaydın demesiyle koridorun en sonundaki odasına doğru depar atması bir oldu. Abarttığımı düşünenler olabilir ama birkaç adım atıp asansörü çağırmak için tuşa basmamla birlikte Dembele’nin gelmesi bir oldu. Lobiye indiğimizde Emre onu bekliyordu. Birlikte taksiye bindiler ve maç öncesi son antrenman için tesislere gittiler.

Yazının devamı...

Olimpiyat ateşini Espor yakacak!

20 Temmuz 2017

Benim yaş grubumdakiler hatırlar o muhteşem arsa yıllarını. Hepimizin arsa hayatında futbol topuyla kariyer yapmışlığı vardır. Bizler için maçı bitiren hakemin düdüğü değil müezzinin okuduğu ezan sesiydi. Müezzin sesine ise ‘FIFA Oklavalı’ annelerimizin ‘ezan okunuyor hadi eve’ nidaları eşlik ederdi.

O arsanın yetenekli, kırılmadık cam bırakmayan çocuklarının yerini şimdilerde ellerinde kırılmaz camlı tabletler olan nesiller aldı. Arsaların yerini de 20-25 katlı rezidanslar. İşte o nesiller sokağın havasını solumadan, yüksek katlı binalarda ellerinde tabletlerle büyüdü. O kadar teknolojiyle iç içeydiler ki onların da gelişeceği bir alan olmalıydı, oldu da;

Ve Espor doğdu!

Espor’la birlikte keyif kaynağımız oyunlar eğlence olmaktan çıktı. Bilgisayar ve konsol üzerinden oynanan oyunlar profesyonel olarak düzenlenen lig ve turnuvalarda kulüplere bağlı lisanslı oyuncular tarafından icra edilmeye başladı.

‘Yani, arsanın amatör ruhu yerini teknoloji çağının profesyonelliğine bıraktı’…

Böylece espor hayatlarımızda vazgeçilemez bir realiteye dönüştü. Bu kavram o kadar çok büyüdü, sınırları o kadar çok genişledi ki 1,5 milyar dolarlık bir pazar haline geldi. Juniper Research’ün yayınladığı son rapora göre bu rakamın 2021 yılına kadar 3,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Espor sadece pazar payıyla değil izlenilirlik oranlarıyla da dünyanın en önemli spor organizasyonlarına kafa tutmaya başladı. 2016 yılında dünyanın en çok izlenen etkinliği SuperBowl’un ardından en çok seyredilen spor organizasyonu oldu. Kalabalık ve genç kitleler beraberinde bireysel yayıncılığı da getirdi. Sadece Twitch üzerinden yayın yapan kişiler milyonlarca insana ulaştı ve kendilerine büyük kazanç kapıları açtı. Dünyanın en büyük markaları da bu büyümeye kayıtsız kalamadı. Espor organizasyonlarında yer alan takımlar markaların sponsorlukları altına girmeye başlarken, dünyanın en büyük futbol ve basketbol kulüpleri de yavaş yavaş bu oluşumun içine dâhil olmaya başladı.

Ve reddedilemeyecek tüm bu gelişmelere rağmen espor hakkında oldukça sığ bir tartışma başladı;

Yazının devamı...