"Koray Durkal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Koray Durkal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Koray Durkal

İstanbul'da buruk bir gece!

4 Ekim 2019

Bu sezon Bundesliga’da tuhaf bir şekilde dış saha takımı profili çizen Borussia Mönchengladbach, Medipol Başakşehir maçına da orta alanda baskıyla başladı. İlk 20 dakikalık bölümde özellikle kenardan ortalarla etkili olmaya çalışan Gladbach tek pozisyonunu Thuram’ın kafa vuruşuyla buldu ancak kaleci Mert Günok müthiş bir refleksle topu kornere çeldi.Bu pozisyondan sonra Başakşehir özellikle sağ taraftan Caiçara ve Visca ile oldukça etkili olmaya başladı. Özellikle Visca 23.dakikada maçın en net pozisyonunu buldu. Ancak o kadar acemice hareket etti ki topu düzeltip vurma şansı varken aceleyle şutunu çekti ve Başakşehir’i öne geçirme şansını da kaçırmış oldu. İkinci yarı da benzer bir tabloyla başladı. Borussia Mönchengladbach ilk 10 dakikada baskı kurup Raffael ve Embolo ile etkili olmaya çalışsa da sahneye çıkan Crivelli maçın gidişatını değiştiren isim oldu.
54.dakikada önce rakipten topu kapıp ardından savunma arkasına atan Crivelli’nin pasında Visca topu ağlara göndererek Medipol Başakşehir’i öne geçirdi.

B PLANI YOK

Golden sonra Alman ekibinin gardı tamamen düştü ve tıpkı golde olduğu gibi savunma arkasında geniş boşluklar bırakmaya başladı. Klopp ve Tuchel tedrisatından geçen Marco Rose beraberliği kurtarsa da bir B planının olmadığını da gösterdi. Bir parantez de Okan Buruk için açalım rakibin organizasyonlarını çok doğru analiz etmiş... Rakip kanatlardan gelmek istediğinde ikili üçlü sıkıştırmalarla topu kaparak hızlı hücumlara dönüştürdü. Başakşehir’in golü de böyle bir pozisyon sonrası geldi. Ancak sonrasında harcanan pozisyonlar ve rakibin şans eseri bulduğu gol İstanbul’da buruk bir geceye neden oldu.

Yazının devamı...

Mekanın yeni sahibi onlar!

3 Ekim 2019

2019’un başında Türkiye’nin en ünlü yayıncılarından Cantuğ “Unlost” Özsoy, rakip yayıncılara “Ben tek, siz hepiniz” çağrısı yapmış, daveti kabul eden 10’un üzerinde yayıncı ile PUBG, CS:GO ve Half-Life oynamışlardı.

GameX Fuarı'nda, Red Bull Gaming Ground alanında gerçekleşen “Me vs All” adı verilen bu proje basit bir video projesi değildi. Genç kesimin televizyon yerine Twitch’ten istedikleri yayıncıyı izledikleri tezini doğruluyordu. O günkü 2 saat 50 dakikalık yayını tam 53 bin kişi izledi. Twitter’dan, yayının yorumlarında tartışmalar yapıldı, taraflar seçildi.  Daha önce Red Bull Flick Finali’nde televizyonlara rakip bir yayıncılık yapıldı. 360 olarak sarılmış yayında, oyunlar, oyuncular, ünlü isimler yayına dahil oldu. Bu yayında ciddi bir erişime ulaştı.

Geçen ay ise beraber kaldıkları evde “gözetlenen” yayıncıları canlı yayına taşıyan programlar da ilgi gördü. Tüm bu gelişmeler, “yayıncılar ve yayın ekonomisi” konusundaki yenilikleri de gündeme getirdi.

Zaten yayıncılık ufak ufak rotası kendi uygarlığına doğru kırıyordu. Bunu Red Bull Gaming Night’larda gördük. Bu buluşmaların üçüncüsünde YouTube’da 3 Yabancı, 1 Türk ismiyle tanınan Chaby Han, Louis ve Michele, canlı yayında ‘retro oyunlar’ oynadı. Bu yayın ise Boğaz’ın ortasından canlı yayınlandı. Bu mekansal kaygıların giderek azaldığını bize gösterdi.

Hepimiz biliyoruz, esporun her sene Türkiye dahil birçok ülkede hem ekonomisi büyüyor hem de hitap ettiği kitle genişliyor. Gerçekleştirilen turnuvalarda da artık sanal dünyadaki büyümeyi organik olarak da gözlemleyebiliyoruz.

Bir espor oyuncusu gerçek bir yıldıza dönüşebiliyor. Sevenleriyle fotoğraflar çektiriyor, imza günleri düzenliyor, kimileri için de idol haline geliyorlar.  Yayıncılar ise profesyonel espor oyuncularından da oluşabiliyor, oyun delisi olanlardan da. Son zamanlarda sayıları arttı ve artık yayınlarından bağımsız olarak da bir ikon durumundalar.

Sosyal medyadaki çeşitli platformlardan (Twitch, Youtube, Mixer, Facebook) içerik üreterek sektöre adımını atan yayıncılar, saatlerce yayın yapıyor ve kendi özgür alanlarında espor severlere hitap ediyor.

Bahsedilen rakamlar ise inanılmaz. Bir yayıncı, günün akşam saatlerinde açtığı bir yayınında 30 bin kişiden fazla insana seslenebiliyor. İzleyenler dilerse bağış da yapıyor ve bu sayede de

Yazının devamı...

Kadıköy'de bir futbol gecesi

3 Eylül 2019

Arsenal-Tottenham maçındaki inanılmaz tempodan sonra Fenerbahçe-Trabzonspor karşılaşmasının nasıl geçeceğini oldukça merak ediyordum. Ancak Fenerbahçe seyircisi önünde özellikle ilk 20 dakika öyle bir futbol oynadı ki gözümü bir dakika bile ekrandan alamadım. Emre’den Kruse’ye, Rodrigues’ten Muriqi’ye kadar herkes kusursuzdu. Fenerbahçeli oyuncular ayağa hızlı şekilde yaptıkları tek paslarla Trabzon savunmasına öyle zor anlar yaşattılar ki önce şanssızlıklarını sonra da Trabzonspor kalecisi Uğurcan’ı yenemediler. Yine de başından sonuna kadar adına yakışan bir karşılaşma izledik. Darısı Süper Lig'in kalan haftalarına...

Süper iki kalecimiz var artık

Altay Bayındır 21 yaşında. Uğurcan Çakır ise 23 yaşında. Fenerbahçe-Trabzon maçında izlemekten en çok keyif aldığımız isimlerden olmayı başardılar. Herkesin sempati duyduğu, takdir ettiği bu iki kaleci artık milli takımın da vazgeçilmezi oldular.

Çağlar’ın dünyasında yaşıyoruz

Maguire’a kimin ihtiyacı var diyen Leicester City taraftarlarının yeni kahramanı şüphesiz Çağlar Soyüncü’den başkası değil. Kulübün resmi Twitter hesabı onun Bournemouth maçında yaptığı hareketleri “Çağlar'ın dünyası ve biz sadece onun içinde yaşıyoruz” ifadesiyle paylaştı. Çağlar gerçekten de son derece cool ve sadece futboluyla İngilizleri kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Sanırım onun performansını en iyi teknik direktör Brendan Rodgers özetliyor; “Taraftarların Çağlar'ı izlemekten gerçekten zevk aldığını hissediyorsunuz. Bazen sizi meraklandırmak için çılgınca şeyler yapıyor. Genç ve agresif bir oyuncu olarak topu iyi savunuyor”

Transferde son gün baş döndürdü

Guardiola’nın “ceza sahasında dünyanın en iyisi” dediği Falcao artık Galatasaray’da. Uzun uğraşlar sonunda onu Türkiye’ye getirmek gerçekten büyük başarı. Daha onun yankıları sürerken üstüne Lemina ve Andone transferleriyle Galatasaray tüm kulvarlarda iddialı bir kadro kurdu. Fenerbahçe ise uzun zamandır istediği Luiz Gustavo’yu sessiz sedasız İstanbul’a getirdi. Emre Belözoğlu ve Max Kruse ile artan orta saha IQ’su onun gelişiyle başka bir boyuta ulaşabilir. Beşiktaş’ın Arsenal’den transferi Elneny ise tam bir görev adamı. Topa hakimiyeti ve soğukkanlı oyun yapısıyla Beşiktaş orta sahasına çok şey katacaktır.

Her şeyin anlamını yitirdiği an

Yazının devamı...

Bir fotoğraftan daha fazlası

28 Ağustos 2019

Tam 6 yıl boyunca yetiştiği La Masia’dan çıkan ve ilk kez A takım formasını giyen Ansu kısa süreli performansıyla taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazandı. Ancak onun performansı kadar maç sonu sosyal medyada çığ gibi büyüyen bir fotoğraf karesi büyük ilgi gördü.

Barcelona’nın yıldızı Lionel Messi maç sonunda sarılarak tebrik ettiği Ansu Fati ile olan fotoğrafını Instagram hesabından paylaştı. Messi'nin aslında bu pozu bilinçli olarak verdiğini ve FC Barcelona'ya bir mesaj gönderdiğini düşünüyorum. Gereksiz transferler yerine La Masia'ya sahip çıkılmasını, Ansu Fati ve Carles Perez gibi kendi değerlerinin sahada olması gerektiğini anlatmak ister gibiydi.

Messi’nin oğlu sosyal medyayı salladı

Şüphesiz Camp Nou’da oynanan Barcelona-R.Betis maçında Ansu Fati kadar konuşulan bir diğer isim de Messi’nin küçük oğlu Mateo oldu. Daha önce de Liverpool’un galibiyeti sonrası koyu Barcelona taraftarı olan abisi Thiago’yu kızdırmak için Liverpool’u tuttuğunu söyleyen Mateo, bu özelliğini Betis maçında da sürdürünce ortaya ilginç görüntüler çıktı. Suarez’in o anlara verdiği tepki ve Messi’nin kahkahaları kısa sürede sosyal medyada en çok izlenen anlardan birine dönüştü. Mateo’nun bu anları 20 milyon kişi tarafından görüntülendi.

Neymar pazarı el yakıyor

PSG’den ayrılmayı kafasına koyan Neymar’ın nereye gideceği hala netleşmiş değil. Barcelona’ya dönmek isteyen futbolcunun talipleri de sürekli artıyor. Barcelona’nın ezeli rakibi Real Madrid’den sonra Juventus’un da devreye girmesi Neymar pazarını iyiden iyiye kızıştırdı. Barcelona Semedo, Dembele artı 100 milyon Euro, Real Madrid James Rodriguez, Gareth Bale ve 100 milyon Euro teklif ederken Juventus ise Dybala artı 100 milyon Euro ile transfere hızlı bir giriş yaptı. Bu transferde Barcelona hala bir adım önde. Bakalım Camp Nou’ya haber gönderen Neymar eski formasına yeniden kavuşabilecek mi?

Yazının devamı...

Avrupa'da gençlik rüzgarı esiyor

21 Ağustos 2019

Almanya’da Borussia Dortmund, Fransa’da Rennes, İngiltere’de Arsenal, Chelsea, Leicester City, Hull City ve İspanya’da Sevilla genç oyuncularına şans vererek onların hem kendi potansiyellerini hem de takımlarını ne kadar üst seviyelere taşıyabileceklerini gösterdi.

Özellikle Rennes’in 16 yaşındaki oyuncusu Eduardo Camavinga’nın PSG’yi yıkan performansı sadece Fransa’da değil tüm dünyada konuşuldu.  Genç oyuncu yüksek pas yüzdesi, ikili mücadelelerdeki top saklayabilme özelliği ve hızıyla tüm dikkatleri üzerine çekerek daha şimdiden 100 milyon Euro'luk bonservis değeriyle adından söz ettirmeye başladı.

Dortmund’da Jadon Sancho rüzgarı esmeye devam ediyor. Geleceğin en büyük yıldızlarından biri olarak gösterilen 19 yaşındaki futbolcu performansıyla sadece Almanya’da değil ülkesi İngiltere’de de adından sıkça söz ettiriyor. Leicester City’de ise 22 yaşındaki James Maddison ve 23 yaşındaki Çağlar Soyüncü haftanın öne çıkan isimleri oldu.

Yaşanan mali krizler ve yabancı kontenjanından dolayı bizde de gençler bu sezon daha fazla şans bulacak gibi. Fenerbahçe’de Ferdi Kadıoğlu, Beşiktaş’ta Muhayer Oktay, Trabzonspor’da Yusuf Sarı, Galatasaray’da Yunus Akgün ve Celil Yüksel çıkış yapabilecek isimler.

Yeter ki hocaları onlara güvensin...

Avrupa’da haftanın öne çıkan isimleri;

Bundesliga

Julian Brandt                       (DORTMUND / 23)

Yazının devamı...

Tekrar hoş geldin Arda…

6 Nisan 2019

O gün orada olanlardan biriydim. Yayın öncesi Arda Turan’la yemek yedik, sohbet ettik. Arda, büyük bir değişim içinde. Oğlu Hamza’yı kucağına aldığından beri her baba gibi büyük bir ‘merhamet’ duygusu kaplamış Arda’yı. Eşi Aslıhan’ın gözlerinin içine bakıyor adeta. İnsanlara kendini ifade etmek yerine huzuru ailesinde bulan, bütün boş vakitlerini oğluyla geçiren bir Arda var artık. Oğlunun da ileride iyi bir futbolcu olmasını istiyor.

Yaşadıklarından büyük dersler aldığını da hiç gizlemiyor. Dışarıdaki algıyla sosyal medyada yaratılan algının aynı olmadığının altını üstüne basa basa çiziyor. Haksız da sayılmaz. Onunla bir kare fotoğraf çektirmek için sıraya giriyor insanlar. Hiç kimseyi de geri çevirmiyor.

Sözün kısası Arda, hem Medipol Başakşehir’le şampiyonluk yaşamak hem de yeniden milli takım formasını sırtına geçirip sadece futboluyla konuşulmak istiyor.

Biz de bu Arda’yı çok özlemiştik…

Messi değerine değer katıyor

Barcelona’nın yıldızı Messi, her hafta çok acayip şeyler yapmaya devam ediyor. Penaltı konusunda ne kadar başarısızsa frikik konusunda da bir o kadar başarılı. Penaltı atar gibi frikik golleri atıyor. Hatta bunu o kadar ileri götürdü ki Panenka vuruşuyla ağları havalandırmaya başladı.

Messi attıkça rekorları alt üst etmekle kalmıyor değerini de her geçen gün artırıyor.  Arjantinli yıldız, maaşı ve sponsorluklardan elde ettiği gelirler hesaplandığında yıllık 130 milyon Euro kazanıyor. Yani işler

Yazının devamı...

Muhteşem geri dönüşlerin ligi

16 Mart 2019

Şampiyonlar Ligi’nin seviyesi her zaman unutulmaz geri dönüşlere sahne olmuştur. İstanbul’daki Liverpool-Milan maçı hala akıllarda değil mi? Liverpool 3-0 geriden gelip 90 dakikayı 3-3 tamamlamış ve penaltı atışları sonunda kupayı kaldırmıştı.

Bu hafta UEFA Şampiyonlar ve Avrupa Ligi’nin ne denli önemli turnuvalar olduğunu bir kez daha gördük. Son 16 turunun ilk maçları oynandığında skorlar o kadar netti ki turu geçen taraflar futbolseverlerin pek çoğuna göre belliydi. Hayaller Madrid'deki finaldi ancak PSG, Real, Atletico ve Roma için gerçekler son 16'dan öteye gidemedi. 

Paris Saint Germain deplasmanda 2-0 yendiği Manchester United’a evinde 3-1 mağlup olarak kupaya veda ederken bir geri dönüş de aynı gün Porto’dan geliyordu. Roma’ya deplasmanda 2-1 mağlup olan Porto rakibini 3-1 yenerek çeyrek final biletini alan bir diğer takım oldu.

Ajax akademi Real’i devirdi

Ancak en sansasyonel geri dönüşlerden birine Hollanda ekibi Ajax imzasını attı. Bu sezon son derece kötü giden Real Madrid, Ajax’ı deplasmanda 2-1 mağlup ettiğinde pek çokları için tur orada bitmişti. Ne var ki Ajax’ın Bernabeu’ya adım atmasıyla birlikte son yılların en muazzam Şampiyonlar Ligi performanslarından birine imza attı. Real Madrid kalesine 4 gol birden göndererek Ajax akademisinin yeniden yükselişini tüm dünyaya gösterdi.

Rövanşta görüşürüz Atletico

Üç inanılmaz geri dönüşün ardından dahası gelmez diyenler Torino’da bambaşka bir geceye tanıklık etti. Atletico Madrid ilk maçta rakibini 2-0 yendiğinde belki de tura inanan tek isim Cristiano Ronaldo’ydu. Maçtan sonra kendisiyle dalga geçen Atletico taraftarlarına, “Benim 5 Şampiyonlar Ligi kupam var, sizin ise hiç yok. Rövanşta görüşürüz” diyen Ronaldo gerçekten sözünü tuttu ve Atletico kalesine 3 gol birden göndererek Juventus’a inanılmaz bir zafer yaşattı.

Önce Arsenal sonra Prag

Yazının devamı...

O sene bu sene mi?

3 Ocak 2019

Arsenal’i 5-1 yenerek 20 maçta 17 galibiyet ve 3 beraberlik alarak Premier Lig'de zirveye kurulan Liverpool tarihin en unutulmaz dönemlerinden birini yaşıyor.

Manchester City ile oynadıkları maçta rakibin kaçırdığı penaltı sonrası alınan beraberlik, Everton karşısında son saniyede üst direkten seken top sonrası gelen galibiyet golü ve ortaya konan keyif verici performans sadece Ada'da değil tüm dünyadaki Liverpool taraftarlarını tek bir soru etrafında topladı;

'O sene bu sene mi?'

Klopp'un, Guardiola yönetimindeki Manchester City için ‘Manchester City'i sadece Manchester City durdurabilir’ dediği haftadan itibaren Manchester ekibinin 3 maç kaybetmesi de onun en büyük öngörülerinden biriydi.

Peki, Liverpool'u bu kadar başarılı kılan ne? Bu başarının altında taktiksel analizlerden çok  Klopp’la birlikte başlayan kolektif enerji, başarıya açlık, kalite ve güven var.


-Takım içi pozitif etkileşim: Liverpool'lu oyuncular Klopp’un onlara verdiği enerjiyi yelkenlerine doldurmuş durumda. Takımdaki her bir oyuncu egolarını bir yana bırakıp, fedakarlıkta bulunuyor.

-Herkes son derece sakin:

Yazının devamı...