"Koray Durkal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Koray Durkal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Koray Durkal

eSpor devriminin gerçekleri…

14 Mart 2017

Her insan doğduğu günden itibaren çevresel faktörlere karşı sürekli bir savaş verir. Kimi bu yarışa adapte olur, kimi rekabetin dışına itilir. Ayakta kalanlar ise elde ettikleri zaferlerle şöhreti, parayı ve unvanları hanesine yazdırır.

Tıpkı 300 milyondan fazla insanın ilgilendiği eSpor’da olduğu gibi…

eSpor, ‘spor’ mudur? En büyük tartışmalardan biri de bu. Fiziksel olarak efor sarf edilmediği gibi yanlış bir algıya düşülmesi bu tartışmanın temel noktasını oluşturmaktadır.  Cevabı ise basit; spordur. ABD ve Kore olmak üzere pek çok ülkenin eSpor oyuncularına şimdiden ‘sporcu vizesi’ vermesi de bu tartışmaya verilecek en güzel cevaptır aslında.

Bu cevap tatminkâr gelmediyse bilimsel olarak açıklayalım. Köln Spor Akademisi tarafından yapılan araştırma; eSpor oyuncularının tıpkı diğer sporcular gibi motor sprint ürettiklerini ve stres seviyelerinin benzer olduğunu ortaya koymuş hatta diğer türlerden daha zorlu olduğu sonucuna varmıştır.

Ve bilinenin aksine eSpor’cular için hayat o kadar da kolay değil. Çünkü dijital dünyanın en iyisi olmak için sert ve zorlu antrenman programlarından geçmek zorundalar. Arkalarında antrenörler, analistler ve hatta spor psikologlarının olduğu karmaşık bir altyapıya sahipler. Zihinsel hazırlık kadar vücutlarını da hazır tutmaları gerekiyor. Optimum performansa ulaşmak onlar için su kadar, hava kadar önemli. Bu nedenle sağlıklı beslenme, diyet ve sürekli spor yaşamlarında büyük bir yer tutuyor.

eSpor’cular için yaygın olan söylentilerden biri de ‘asosyal’ oldukları yönünde. Peki, bu klişe doğru mu? Oyun oynayan bu gençler gerçekten ‘asosyal’ bireyler mi? Newzoo tarafından yapılan özel bir çalışma bunun da gerçeklikten son derece uzak olduğunu ispat ediyor.  eSpor’cuların ve hatta onları takip eden hayranlarının son derece eğitimli, ortalama nüfusun üstünde bir ekonomik güce ve mutlu evliliklere sahip olduklarını rakamlarla ortaya koyuyor.

 

Kısacası

Yazının devamı...

Volkan'ın derbi hediyesi

27 Şubat 2017

Ve Ankara’daki mücadele erken bir golle başladı.

Emre Belözoğlu’nun ortasında topla buluşan Mustafa Pektemek henüz 7. dakikada Başakşehir’i öne geçirdi. Bu golle birlikte oyun üstünlüğünü ele geçiren Başakşehir, rakip kaledeki baskını artırdı. Osmanlıspor atağa çıkarken Mehmet Güven’in hatasını iyi takip eden Cengiz Ünder kaleciyle karşı karşıya kaldı ancak vuruşu Litvanyalı kaleci Karcemarskas’ın kollarında kaldı.
İlk yarım saatten sonra ise Osmanlıspor kendine gelmeye başladı. Daha çok ayağa top yapan ve rakip kaleye ataklarını sıklaştıran ev sahibine karşı Medipol

Başakşehir ise en iyi yaptığı şeyi, alan savunmasını uyguladı. Bu oyun şablonuyla da Osmanlıspor’un hızlı isimlerine geçit vermedi.

MAÇIN KIRILMA ANI

Osmanlıspor oyunun ikinci bölümünde hem baskıyı artırdı hem de beraberlik golünü bulmak için Webo ve Luiz Carlos’u oyuna dâhil etti. Ancak Başakşehir savunmada Yalçın, orta sahada Emre Belözoğlu’nun liderliğiyle rakibine gol fırsatı vermedi ve bugün oynanacak derbi öncesi çok önemli bir üç puanı hanesine yazdırdı.

Maçın kırılma anı ise ilk yarıda, PSV’den kiralanan Adam Maher’in arka direkte yaptığı vuruşu inanılmaz bir refleksle çizgiden çıkaran Volkan Babacan’ın yaptığı kurtarıştı.

Son dönemin en çok eleştirilen isimlerinden Cüneyt Çakır hakkında da birkaç şey söylemek istiyorum. Harika bir 90 dakika yönetti. Pozisyonlara oldukça yakın ve hâkimdi. Çaldığı doğru düdüklerle karşılaşmayı hatasız tamamladı.

Yazının devamı...

ESpor'a neden kayıtsız kalamayız?

23 Şubat 2017

Hiç bıkmadan, yorulmadan Dark Souls 3, FIFA 17, Overwatch gibi pek çok oyunda şanslarını deniyorlardı. Dört günlük ziyaretçi bilançosu ise yaklaşık 90 bin kişiydi. Aklıma geçtiğimiz yıl yapılan League of Legends Şampiyonluk Ligi Türkiye Büyük Finali geldi. Fenerbahçe Ülker Sports Arena'daki finali 15 bine yakın genç izlemişti.

Bu büyük potansiyeli bir kez daha gözlerimle teyit ettikten sonra ESpor’a neden kayıtsız kalamayacağımızı geçmişten bugüne örneklerle anlatmaya çalışacağım;

Riot Games ve LoL
Yıllar önce pek çoğumuzun internet cafelerde kulaklıklar takıp oynadığımız DotA ve Counter Strike gibi oyunlar ESpor kavramının temel taşlarını oluşturuyor. Türkiye’de ise Riot Games ofisinin açılmasıyla birlikte League of Legends (LoL) özellikle gençler arasında kısa sürede yaygınlaştı. Bununla birlikte eğlenmek için oynanan oyunlar bambaşka bir hal aldı. Artık klavye başında geçirilen her saniye bile değerli hale geldi. Sınırları o kadar genişledi, öylesine profesyonel bir seviyeye ulaştı ki oyunlar için şu ana kadar dünya çapında 300 milyon dolara yakın para ödülü dağıtıldı. Rakamlar giderek artmaya da devam ediyor.

Rekor Evil Geniuses’da
DotA 2’den elde edilen takım gelirleri de oldukça çarpıcı. Kuzey Amerika tabanlı Evil Geniuses bugüne kadar ESpor’dan 15 milyon dolara yakın para kazanan ilk takım oldu. Henüz 10 milyon barajını aşan başka bir DotA 2 ekibi bulunmuyor.

Faker gibisi yok!

Yazının devamı...

İşte Messi gerçeği!

21 Şubat 2017

2018 yılına kadar olan sözleşmesini bir türlü yenilemeye razı olmayan futbolcunun Manchester City ve Paris Saint Germain’den gelen teklifleri değerlendirdiği yönündeki iddialarına her gün bir yenisi ekleniyor. Tabi işin bir de Çin boyutu var. Ancak Arjantinli’nin kafasında bunların hiçbiri yok.

Peki, Messi, Barcelona ile olan sözleşmesini yenileyecek mi? Yenilemeyecekse planı ne? Astronomik teklifleri mi değerlendiriyor?

İşte Messi'nin 2018 planı;

Öncelikle Messi, Rusya’da düzenlenecek 2018 Dünya Kupası’na her şeyini verip kupayı kaldırmayı planlıyor. Kupayı Buenos Aires’te gezdirdikten sonra futbola başladığı Newell’s Old Boys’ta top koşturarak kariyerini noktalamak istiyor. Eşi Antonella da onun Arjantin’e dönme fikrini destekliyor. Arjantin’deki kaotik futbol ortamı ve Newell’s Old Boys’un yıldız futbolcunun maliyetini karşılayamayacak oluşu Messi’nin en büyük soru işaretleri. Her şeye rağmen 2018’de yaşanacakları beklemek ve görmek istiyor. Son kararı Dünya Kupası sonrasında verecek.

Messi’nin önümüzdeki sezon kimle çalışmak isteyeceği de Barcelona’nın teknik adam konusundaki kararında da belirleyici olacak. Bugüne kadar kimyasının bir türlü tutmadığı Luis Enrique ile saygı çerçevesinde çalışan Messi, Bartemou’nun Koeman isteğine ise sıcak bakmıyor. Arjantinli futbolcu, Enrique’nin kalmaması halinde Sampoli ile çalışmak istiyor. Bartemou’nun teknik direktör tercihinde Messi’ye kulak asmaması durumunda kulüple golcü futbolcu arasındaki mesafenin daha da açılmasından korkuluyor.

Messi açısından bir başka sorun ise Cruyff ve Guardiola tarafından yaratılan ekolün gün ve gün yok edilmesi. Takım üstündeki siyasi egolardan fazlasıyla rahatsız. Bu durumun takıma fazlasıyla zarar verdiği düşüncesinde. Ne başındaki vergi davaları, ne Barcelona’da yaşanan belirsizlikler ne de diğer olumsuzluklar onun gitme isteğine sebep. O futbol dilinden uzaklaşıldığından şikâyetçi. Leganes maçında attığı goller sonrası kutlama yapmaması ve taraftara gitmemesi de yaşadığı bu kırgınlıktan... 

Yazının devamı...

Beş yıldızlı Webo!

20 Şubat 2017

Kalede Karcemarskas, orta sahada N’Diaye ve hücumda Webo ile en geriden en uca kadar muazzam bir bloğa sahipler. Ve kenarda Mustafa Reşit Akçay gibi bir değer sayesinde Adana’da rahat bir galibiyet aldılar.

Hafta içi Olympiakos deplasmanından beraberlikle döndükten sonra Adana’da yorgun bir Osmanlıspor bekliyordum. Ancak onlar sahaya yansıttıkları taktikle birlikte dinlenmeyi de başardılar. Topun kontrolünü rakibine bırakan Osmanlıspor ilk yarıda en iyi yaptığı şeyi, hızlı hücumu ve savunma arkasına attığı sürpriz topları kullandı. Orta sahada Mehmet Güven, N’Diaye, Regattin ve Adam Maher o kadar efektif oynadılar ki ayaklarına aldıkları her top tehlikeye dönüşürken, hücuma renk katan isimler oldular. Adanaspor adına maç boyunca tek doğru hareket ise Roni’den geldi. Osmanlıspor savunmasını çalımlayarak topu filelerle buluşturan Roni, Adanaspor tribünlerini kısa sürede olsa sevindirdi.

Ve elbette Pierre Webo... Günün esas kazananı o. Osmanlıspor’un attığı beş golde de onun imzası var.  Adana karşısında 1 gol atan ve 4 asist yapan Webo’nun özellikle Maher ve Bifouma’ya verdiği paslar futbol okullarında ders olarak gösterilecek cinsten. 

Yazının devamı...

Efsaneler ‘sporun masalı’nı anlattı...

14 Ocak 2017

Kitabın oldukça ilginç bir öyküsü var. Biraz anlatır mısınız?

- Eserin isim babası Eusebio. Geçen  yıllarda kaybettiğimiz Portekiz’in efsanevi futbolcusu Kara Panter’le ölümünden önceki son röportajı ben yaptım. Röportaj sırasında “Dünyanın bütün efsaneleriyle konuşuyorum ve bu çalışmaları bir kitap yapacağım” dedim. Bunun üzerine Eusebio, “O zaman kitabın adı ‘Efsane’ değil, ‘İnsanım’ olsun” dedi. O vasiyeti yerine getirdim.

ARDA TURAN, BÜTÜN KAPILARI AÇTI

Kimler var bu kitapta?

- Kitabın önsözünü Dino Zoff yazdı. İtalyan efsane, unutulmaz anılarını yıllardır yazmak istemiş ama bunu gerçekleştirememiş. “Çoğunu sana anlattım. Sen yaz bunları. İstersen önsözü de karalayabilirim” dedi. Kapaktaysa günümüz futbolunun en özel adamlarından biri var: Andres Iniesta. Kitapta anlattıkları onun topsuz oyunda da ne denli bir ‘insan’ olduğunu ortaya koyuyor.

Kitabın benzerlerinden ayrılan bir yanı var...

- Evet, sesli olması. Eduardo Galeano’nun en büyük hayali sesli bir kitap çıkarmaktı. Galeano, “Dünyayı dolaştım, en büyük futbol yıldızlarıyla konuştum. Ancak bunu bir sesli kitap olarak hayata geçiremedim. Çünkü Montevideo’nun kaprisli futbol spikerlerini ikna edemedim” demişti bana. O hayali ben gerçekleştirdim. Kitapta her bölümü Türk futbolunun önde gelen sesleri okuyor.

Iniesta ile olan buluşmanızdan bahseder misiniz?

Yazının devamı...

Ada’da 6 bilinmeyenli denklem!

6 Ocak 2017

DÜNYANIN en çok izlenen ligi olan Premier Lig’de heyecan yeni yılda da devam ediyor.

Lider Chelsea 13 maç sonra Tottenham’a yenilirken, şampiyonluk yarışında da kağıtlar bir nevi yeniden karıldı. Çarşamba akşamı oynanan maçta, Conte’nin takımını liderliğe taşıyan 3-4-3 sistemine 3-4-2-1 ile cevap veren Pochettino, Alli ve Eriksen’i serbest oynatıp Mavileri adeta sahadan sildi.

Peki, dünyanın en başarılı ve üst düzey 6 teknik adamının kıyasıya çekiştiği Premier Lig’de düğüm nasıl çözülecek? Hangi takım daha avantajlı? Sezon sonunda ipi göğüsleyen kırmızı mı, mavi mi olacak?

MUCİZE: 3-4-3

MOURİNHO’nun yıkık bir halde bıraktığı Chelsea’yi yeniden ayağa kaldıran Conte, 3-4-3 sistemini hayata geçirerek yenilmez bir takım yarattı. Takımın saygısını kazanan Conte, başta Costa olmak üzere küskün oyuncuların tamamından yeni bir Chelsea yarattı.

ALIŞAMADI

GUARDİOLA, Ada macerasına muhteşem bir başlangıç yaptı. 6’sı ligde olmak üzere toplam 10 maçın tamamını kazandı. Ancak gerçekçiliği de elden bırakmadı. Ligin hızına ve kurallara alışamadığını hiç gizlemedi. Peşi sıra gelen kayıplardan sonra bile zamana ihtiyaç duyduklarını da hiç gizlemedi.

PSİKOLOJİK EŞİK

Yazının devamı...

Gençler’de birlik sağlandı

27 Aralık 2016

Daha maçın başında Muriqi’in vuruşunda dönen topu tamamlayan Serdar, Gençlerbirliği’ni öne geçirdi. Gençlerbirliği bu dakikadan sonra topa daha çok sahip olup skor avantajını korumak isteyince Bursaspor’un atakları da peşi sıra geldi. Aziz Behich’in sol kanattan yaptığı bindirmelere sağ taraftan Deniz Yılmaz da eşlik edince Bursaspor oyuna ağırlığını koymaya bildi. Yine Aziz’in sol taraftan yaptığı ortada Batalla’nın direkten dönen vuruşunu Kubilay tamamlayınca skora yeniden denge geldi.

SERDAR HARİKAYDI

Gençlerbirliği ikinci yarıda, Bursaspor’un üzerine gelmesine izin vererek dripling gücü yüksek oyuncularıyla rakip kaleye gitti. Denedikçe denedi ve dakikalar 81’i gösterdiğinde Aydın’ın pasında topla buluşan Serdar, Milinkovic’le girdiği verkaçın ardından yaptığı driplingle topu ağlara gönderdi. Gardı düşen Bursaspor’a son darbe ise Uğur’dan geldi. Gençlerbirliği son dönemde oynadığı Başakşehir ve Fenerbahçe maçlarından 1 puanla ayrılmasına rağmen ilerisi için pozitif bir görüntü veriyordu. Bunu Bursaspor karşısında da sürdürüp sahadan galibiyetle ayrılmayı bildiler. Dün Serdar harika oynadı. Aydın Karabulut ise 28 yaşında futbolunun en olgun ve kaliteli dönemini yaşıyor. İki oyuncu da hem savunmaya yardım ediyor hem de hücumda Gençlerbirliği’ni ileri taşıyor.

Yazının devamı...