"Tolga Akyıldız" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tolga Akyıldız" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tolga Akyıldız

Tolga Akyıldız

Amcaya hediye almak zor mu?

20 Ekim 2018


Söz konusu saygı albümüyse, İlhan Şeşen gibi yaşayan şarkı yazarları için, yapılan işin üzerinden elini tam olarak çekmemek doğru bir yöntem. Hangi şarkıların seçileceği, kimin hangisini söyleyeceği gibi noktalarda yaşayan bir sanatçı müdahil olmayacak da kim olacak? Tuhaflık, şarkının nasıl okunacağına, düzenlemenin nasıl yapılacağına müdahil olunca ortaya çıkıyor. Çünkü o durumda bu bir ‘hediye’ değil zoraki saygı oluyor.

Bizde şarkının ilk söylendiği biçimle veya düzenlemenin orijinaliyle analitik değil ‘hayran gibi’ ilişki kuruyor müzik üzerine yazıp çizen insanların çoğu. Oysa iyi cover, o şarkıyı anlamış, özünü sevip üstüne katmış, şarkıya kalbi ve müzikal vizyonuyla bakmış cover’dır. Yeter ki şarkı kopuk uçurtmaya dönüşmesin. Bu denklemleri büyük oranda çözen bir saygı projesi olduğunu düşündüğüm ‘Hediyem’ albümünü kıymetli buluyorum.

Alpay, ‘Hayallerimi Bırak’ta usta ve özel bir vokalin bir şarkıyı nereye götürebileceğini kanıtlamış. Aylin Aslım’ın yorumladığı ‘Ankara’dan Abim Geldi’, hem Övünç Dan’ın düzenlemesi hem de Aylin’in kendi ağabeyinden söz eder samimiyetteki yorumuyla ders niteliğinde olmuş. Alper Atakan’ın ‘Neler Oluyor Bize’de Ayla Çelik’e, ‘Aşk Layık Olanda Kalmalı’da Buray’a, ‘Ağlıyor İstanbul’da Mehmet Erdem’e yaptığı düzenlemeler, şarkıları hem yorumcularının sound’una yaklaştırmış hem de anaakımla bir kez daha tanıştırmış.

İki nazar boncuğu, Cem Yılmaz ve Eser Yenenler

Yalın’ın yorumuna ek olarak, Gürkan Kutal ve Alp Ersönmez’le ‘Sensiz Olmaz’a yaptığı düzenleme şarkıyı adeta bir Yalın hit’ine dönüştürmüş. Yaşar’ın, Mehmet Dişbudak düzenlemesiyle ‘Gibi Gibiyim’ yorumu için de benzer bir şey söyleyebilirim. Ceyl’an Ertem, matematiği açısından çok uyumlu olmadığı ‘Âşık Oluyorum Eyvah’ta, Cenk Erdoğan düzenlemesiyle durumu lehine çevirmiş. Albümde Zeynep Talu ve İhtiyaç Molası’nın varlığını da önemli buluyorum.

Gelelim komedyenlere... Cem Yılmaz ve Eser Yenenler bu albümde niye varlar diye sormayacağım. Hem çok önemli birer vitrin hem de nazar boncuğu olmuşlar. Bana sorarsanız müzikle yakın ilişkili iki şahsiyet olarak ciddiye almışlar işlerini. Cem Yılmaz’ın düzenlemeyi bizzat yapması da dikkate değer. Yani ‘Ellerimde Çiçekler’ ve ‘Gördüğüme Sevindim’ yorumlarının bu albümde olması güzel ancak bu yorumlar ‘bonus’ olmalıydı. Bu kadar önemli iki İlhan Şeşen şarkısını söylemeyi hak eden başka isimler de vardı çünkü.

Son olarak Şeşenler...

Yazının devamı...

İlk haller güzeldir

6 Ekim 2018



Bundan 100 yıl sonra tarih yazacaksa Müzeyyen Senar için olduğu gibi Sezen Aksu için de ‘Cumhuriyet divası’ yazacak. Günahıyla sevabıyla; Türk popu diye bir şey varsa kendisinin vesilesiyle var çünkü. Sezen Hanım; YouTube’da bir projeyi hayata geçirdi. Diyor ki; demo, bir şarkının ilk çalınmış ve söylenmiş, olgunlaşmamış, ham halidir. Yani bir tür taslak hali diyebiliriz. Bazen de başka bir şarkıcıya ve düzenleme yapacak müzisyene rehberlik yapması için hazırlanır. Biliyorum ki Sezen Aksu demo’ları asıllarından daha çok sever; daha iyi ya da daha kötü olduğundan değil, içinde endişe barındırmadığından. Şayet müzisyenseniz, beğenecekler mi beğenmeyecekler mi kaygılarının başlamadığı, müzik âleminde ‘performans anksiyetesi’ denilen duygunun henüz yakanıza yapışmadığı zamanları dondurup başınız sıkıştıkça dönüp bakıp feyz almanız lazım. Sonuç olarak müziği seven herkesin şarkıların saf halini tatmaya hakkı var diye düşünüyor Sezen Aksu... Bu ‘Demo’ albümüyle o anların ruhunu paylaşıyor. ‘Düş Bahçeleri’ konseptini bilen bilir, diğer yorumcuların seslendirdiği Sezen Aksu şarkılarını, yeni düzenlemelerle yeniden seslendirmişti. Ama bu, şarkıların ilk halleri Sezen’den hatıra kalsın diye; konsepti, süslemesi falan yok, olduğu gibi, geldiği gibi... Gelsin. Bir Cumhuriyet divasının YouTube ahalisi için bu denli ‘cool’ bir şey başarması da alkışı hak ediyor. Açıp dinlemeniz bence hayata bakışınızı değiştirebilir. İlk haller güzeldir çünkü.

Yazının devamı...

Harika bir vokal

29 Eylül 2018

'4Yüz’ adlı müzikal projenin yüzlerinden biri olsa da; aynı zamanda TV’de, reklamlarda kurumsal bir ses ya da seslendirme sanatçısı olarak sık sık evimize kabul etsek de; aynı zamanda bir oyuncu olup ilk albümünü 2013’te çıkarmış olsa da henüz alması gereken karşılığı almadı.
(5 üzerinden 3.5)

Öncelikle özenle seçilmiş türkülerin Emre Bayar, Firuz İsmailzade ve Temel Zümrüt tarafından düzenlenmiş modern versiyonlarının; yani 10 türkülük ve içinde pop, rock, caz, funk rüzgârları esen bu özel albümün tadına varın. Sonra çıkış videosu ‘Çemberimde Gül Oya’ hariç şimdilik sadece Apple Music’te yer alan ve her biri ayrı konsept olan 10 videoyu sırası geldikçe izleyin. Dikkat çekici bir sahne enerjisi ve harika bir vokal performansı... Umarım Gülnur için doğru bir vitrin olur.

‘Yüzyüze’nin dijital başarısı

Yeni Dalga’nın; Adamlar, Son Feci Bisiklet gibi gruplarla birlikte konserleri en çok dolan, en üretken ekiplerden olan grup, ‘Akustik Travma’ albümünü şubat sonunda yayımlamıştı. Dijital platformlarda da fırtınalar estiren Yüzyüzeyken Konuşuruz, albüm sonrası boş durmadı ve ‘Boş Gemiler’ adlı yeni teklisini bu ayın başında paylaştı. Müziğin yeni dijital düzenine uygun olarak kısa aralıklarla hit potansiyeli yüksek şarkılar üreten grubun hatırı sayılır bir hayran kitlesi oluştu. Yeri artık daha sağlam. Ben popüler müziğin önümüzdeki 10 yılına etki edecek gruplardan biri olarak görüyorum kendilerini.

Yazının devamı...

Halk ne istiyor?

22 Eylül 2018

Geçen hafta sosyal medya Emrah Karaduman-Aleyna Tilki kavgasıyla çalkalandı. Tilki’nin açıklamaları, benim gibi başından beri Karaduman’la müzikal birlikteliğini gözden geçirmesi gerektiğini düşünen bir müzik yazarı için ilgi çekiciydi: “Bugüne kadar halk ne istediyse, kalbim neye izin verdiyse onu yaptım. Bugünden sonra sadece kendim için bir şey yapmaya karar verdim...” Hemen ardındansa Emrah Karaduman’ın yolladığı çiçek sayesinde barıştıklarını açıkladı Aleyna.

Kimseler küs kalmasın, aşkları da daim olsun ancak benim ilgilendiğim konu bu değil. Gördüm ki Aleyna da Emrah Karaduman’la yaptığı ortak şarkılar konusunda benden farklı düşünmüyor.

BombarDuman Emrah Karaduman Doğan Müzik Yapım

Daha çok çalışmalı

“Halk ne istediyse” dediğinde birileri tarafından ‘halk bunu istiyor’ şeklinde yönlendirildiğini anlıyorsunuz. “Kalbim neye izin verdiyse” demesi, “Aralarında gönül ilişkisi olmasa Emrah’la bu sıklıkta çalışmayı tercih eder miydi” sorusunun yanıtı. “Bundan sonra kendi istediğimi yapacağım” demesinden kısa süre sonra çiçekle ikna olmasına laf edecek değilim. Ama o duygusallıkla söylediği sözlerin içindeki gerçeklik payını aklından çıkarmamalı. Aşk başka, iş başka... Kimin kime ihtiyacı var ve kim kimin müzikal yolundan gitmek durumunda diye sormalı kendine Aleyna.

Karaduman da Aleyna gibi, ‘Halk böyle istiyor’ şehir efsanesinin kurbanı. Neredeyse çocuk yaşından beri içinde bulunduğu işlere bakıp ‘yeteneksiz’ biri olduğunu düşünmek mümkün değil. Öte yandan bir müzikal vizyon sıkıntısı yaşıyor.

Adının ‘remiksçi’ye çıkmasından rahatsız olan, bu nedenle görünüşte ‘DJ-prodüktör’lüğe terfi eden ancak uzun süredir aynı demode ‘remix’in kenarıyla köşesiyle oynayıp düzenleme değil temcit pilavı yapan yine kendisi. Ve Mevlana ‘referanslı’ şarkı sözleri ya da anaakım klişesi ‘beste’lerini elle tutulur hale getirmek için daha çok çalışması lazım.

Öne çıkanlar

Yazının devamı...

Gerçekle bağı olan bir albüm

15 Eylül 2018

İngiltere, Manchester Arena’daki Ariana Grande konseri sırasında gerçekleşen terör saldırısı sonucu
22 kişinin ölüp 100’den fazla kişinin yaralanması tüm dünyayı derinden etkilemişti. Ariana Grande; o akşam ve sonrasında ağır bir manevi yükü sırtlamak durumunda kaldı. Geçen günlerde yayımlanan 15 parçalık dördüncü stüdyo albümü ‘Sweetener’ı dinlediğinizde 25 yaşındaki müzisyenin içsel değişiminin bu olayla başladığını görebiliyorsunuz. Her şeyden önce pop müzik endüstrisi öyle istiyor diye henüz Ariana’nın yaşamadığı büyük aşk ve acılardan, bunalımlardan söz etmiyor; çok daha gerçek ve dürüst bir tavrı var albümün. ‘Sweetener’, sanatçının sıkıntılı dönemi atlattığını müjdelemekle kalmıyor, yeni aşkı, komedyen Pete Davidson’a ithaf ettiği şarkının içinde defalarca ‘mutlu’ kelimesinin geçmesi, hatta şarkının adının ‘Pete Davidson’ olması başlı başına birer gösterge. Kısacası gerçekle bağı olan, kötü günleri geride bırakmaya, umuda ve küçük mutluluklara dair hikâyeler var bu albümde. Ariana’nın boyundan büyük laflar, ‘kötü kız’ altkimliği ya da trend köleliği yok.
Müzikal boyuta gelirsek; Ariana’nın albümün üçte ikisinde ortak şarkı yazarı olarak yaratıcı tarafta bulunması dikkat çekici. ‘Sweetener’ın müzikal anlamda güçlü yarısı; şarkıları Pharrell Williams’la birlikte yazdıkları ve yine Williams prodüktörlüğünde olan bölüm. Diğer yarısındaysa dünya standart popunun prodüksiyon büyücüsü diyebileceğimiz Max Martin’in damgasını görüyoruz. Bu bölüm, Grande’nin önceki iki albümünden (‘My Everything’ ve ‘Dangerous Woman’) Pharrell Williams vizyonuna geçiş gibi. Diğer bir deyişle, trap havaları ve geleneksel Ariana’dan bildiğimiz sound hamleleri içeriyor.

Ancak belirtmekte fayda görüyorum ki işin ticari boyutunda harikalar yaratılmış. Sadece ‘No Tears Left To Cry’ gibi başyapıt bir şarkı bile şapka çıkartmaya yetecekken, ‘Breathin’, ‘God Is A Woman’, ‘Sweetener’,
‘Everytime’, ‘Better Off’, ‘Get Well Soon’ gibi son derece güçlü şarkılar var albümde. Ariana’nın, bazen bol R&B numaralı, gospel armonili, bazen rap’imsi koşturmalı soprano vokal yeteneklerini epeyce geliştirmiş hatta kapasitesini genişletmiş olduğunu da rahatça söyleyebilirim.

Yazının devamı...

Sezonun iki bombası

8 Eylül 2018

Hande Yener - ‘Love Always Wins’

ŞARKI

Naim Dilmener

‘Love Always Wins’ hem memleket hem de yurtdışı düşünüldüğünde iş yapabilecek bir şarkı gibi görünüyor. Hande Yener’in alıştığımız ve genellikle de sevdiğimiz şarkılarının paralelinde. Tek fark; dili. Sözler fazla basit ama böyle de olması gerekiyor. Nihayetinde İngiltere ya da Amerika değil, çat pat İngilizce konuşulabilen yerler hedeflenmiş olmalı. (Puan: 7/10)

Tolga Akyıldız

Hande Yener’in bir süredir birlikte çalıştığı Mert Ekren’le arası İntizar olayındaki homofobik söylemleri nedeniyle mi açıldı, ‘Love Always Wins’in bestesinde Mert Ekren imzası bu yüzden mi saklanıyor bilinmez ama şarkının sözlerinin; bir LGBTİ sloganı olan adı (aşk her zaman kazanır) dışında pek bir özelliği yok. B planı Devrim Karaoğlu olmalı. (7/10)

SOUND

Naim Dilmener

Yazının devamı...

MÜZİKTE ‘ÜÇÜNCÜ YENİ’ KADINLARI

1 Eylül 2018

MELİKE ŞAHİNŞarkılarının büyük potansiyeli var ancak henüz tam keşfedilemedin mi acaba?
Dertlendiğim bir konu değil. Dinleyicilerim nedense bunu benden daha çok düşünüyor. Kimi daha çok insana ulaşmamı, kimi gizli kalmamı kimi de popülaritenin beni bozacağını düşünüyor. Çoğunlukla keşfetmekte geç kaldıklarına üzülüyorlar. İyi işin er ya da geç alıcısına ulaşacağından eminim; içim çok rahat.
Cover yapsan işin daha kolay mı olurdu?
Cover'lara eğilsem elbette daha kolay olurdu. Ama ben kendi şarkılarımla dokunmak istiyorum onlara. Müzik üretmek de paylaşmak da eskiye kıyasla kolay. Mesai ayırmak lazım yeni seslere. Dijital müzik platformları kolaylık sağlıyor ama bir yandan müzik dinleme pratiğimizi değiştiriyorlar.
Cover demişken; Kamuran Kolçak ve Melik Şah diye iki sahne personası daha vardı sende değil mi?
O projelerde sevdiğim şarkıları söyleyerek şarkıcılığımı geliştirmeyi ve şarkı yazarlık matematiklerini ele almayı hedefledim. Şu sıralar dümdüzüm ve Melike Şahin olarak akıyorum.
Boğaziçi Üniversitesi yıllarında klasik müzik korosundaydın; derken Babazula ile kesişti yolun…

Yazının devamı...

‘Sokak kızı’na saygı

25 Ağustos 2018


Aramızdan ayrılan sanatçıların ardından yapımcı şirketin denetiminde şarkı, aranjör ve sanatçı seçimi yapılarak saygı albümleri yayımlamak mümkün. İşe salt ticari bakan şirketler, popüler isimlerle ‘best of’ kıvamında seçkilerden yana kullanıyor hakkını. Ama ‘en iyi’ ya da ‘en özel’ şarkılar her zaman ‘çok satan’lar olmuyor.

İkinci yöntem, sanatçının yaşarken saygı albümünün başında bizzat durması. Ancak burada da sanatçı kendisine ne şekilde saygı gösterileceğine karar vermiş oluyor. Yine de bizim gibi işin sadece ticaretinin önemsendiği ülkelerde bu yöntem sanki daha doğru. Sonucu beğensek de beğenmesek de en azından biliyoruz ki saygıda kusur edil(e)memiş.

Kimler saygı albümünü hak eder? Bu, yanıtı zor bir soru... Kestirmeden şöyle tarif edelim: Bir külliyat sahibi olmak şart. Besteyle veya yorumla yol açmış, bir döneme damga vurmuş olmak da öyle...

Sevişmekten de cinsel tacizden de politikadan da söz etti

Nazan Öncel; şarkılarının yapısı, sözlerinin samimiyeti, değindiği konular, hayatı, müzik yapma hikâyesine eşlik eden algılayış biçimiyle fark yaratmış bir isim. Büyük mücadele vererek geldiği 30’larının ortasında hayatımıza bomba gibi düşen ve aykırılığıyla sevilen biri.

İyi aile kızı yerine, posterinde Sid Vicious, tişörtünde Metallica olan sokak kızından, yeri geldiğinde sevişmekten ya da ‘gebermekten’ söz eden; giden adama beni hatırla derken hicranlı ama vicdanlı bir beddua savuran; politikaya ya da sosyal konulara yoğurdun kaymağı gibi değil kendi yaşamından yola çıkarak değinen; ‘Ceylan’da yaşamı bir havan topuyla son bulan Ceylan Önkol’u, ‘Güya’da Gezi olaylarını, ‘Demir Leblebi’de üvey babasının cinsel tacizine uğrayan Nazan Öncel’i anlatabilen bir kadın. Suya sabuna dokunmadığında bile içten, yani neresinden baksanız bir ozan.

Sezen ve Tarkan olmasaydı...

Yazının devamı...