"Tolga Akyıldız" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tolga Akyıldız" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Tolga Akyıldız

Gerçek duyguların ürünü taş gibi bir hit

20 Mayıs 2017

Göksel’in geçen günlerde yayımladığı (yıl sonunda çıkacak yeni albümünün habercisi olan) teklisi ‘Tam da Şu An’ı dinlerken bir yandan sosyal medya yorumlarını okuyordum. Yeri gelmişken bu ‘dijital müziksever’ tipini özetlemek isterim. Bazıları var ki dinlemeden ‘beğen’ butonuna basıyor. Tabii tam tersi de mevcut; “Ne kadar beğenmezsem o denli ‘cool’ olurum” diye düşünen çok. Göksel’in şarkısı üzerinden gidecek olursak; şarkıdan ya da videodan çok “Göksel’in eteğinin arkasındaki potluk fermuardan mı değil mi”; “Bu videoda Göksel, Zara’ya benziyor mu benzemiyor mu”, “2018’de Eurovision’a bu şarkıyla katılsak mı” gibi ‘derin’ konuların yanı sıra genel bir müzik cehaleti söz konusu... Örneğin bu şarkının eski albümden mi yoksa yeni bir şarkı mı olduğunu araştırma ihtiyacı duymadıkları gibi, Göksel’in vokaline uygulanan ‘lambalı radyo/eski plak’ efektini de ‘Ses bozuk’ şeklinde özetleyebiliyorlar. Destekleyebileceğim müzik dışı yorumlar arasında bir tek ‘Göksel şahane kilo vermiş ve harika görünüyor’ mevcut. Tebrik ederiz.

İYİ ŞARKI BİRİKTİRİYOR

Yeni şarkıdan biz söz edelim o halde... Şarkıyı dinledikçe, ruhu hüzünlü, hissiyatı eğlenceli parçadaki ‘Ozan Çolakoğlu etkisi’ni de anlayacaksınız. Bir şarkı yazarı ve düzenlemeler noktasında ne istediğini bilen biri olarak Göksel’in; bu işin matematiğini tarzından ödün vermeden çözebiliyor olması en olumlu yönü. Göksel’e özel bir ‘hit şarkı’ tarifi var ki en zoru da bunu başarmak galiba.

Lafa ‘Bizim zamanımızda...’ diye başlamak yaşlılık belirtisi de olsa mecbur kalıyor insan. Çünkü YouTube ve genel olarak dijital müzik dünyası, tüketici davranışı üzerinde keskin bir etki yarattı.

Bir sunum şekli olarak albümle, o albümün emekçileriyle, diskografiyle; yani müziğin kendisiyle değil yoğurdun kaymağıyla, bedava konserle ve eğlenceyle ilgilenen, oturduğu yerden ‘sallayan’ bir neslimiz var artık. Müziği de kâğıt mendil tüketir gibi tüketiyorlar.

Göksel’se1997’de ‘Sabır’la başladığı solo kariyerindeki yenilikçi tavrını gerçek duygu ve iyi şarkı biriktirerek başarıyla sürdürüyor.

Yazının devamı...

Arabeskin hakkını veren albüm

13 Mayıs 2017

Levent Yüksel’in arabesk klasiklerini yorumladığı albümünün adını görünce ağzımdan şu cümle çıkıverdi; ‘Hangimizin hayatına dokunmadı ki arabesk...’ Bu ülkede doğup büyüyen birinin arabeske ‘tu kaka’ demesi ne kadar samimi olabilir? Hadi arabeski Arap müziği ya da belirli bir sosyal sınıfın acılarından bahseden bir tür zanneden elitist cehaleti geçtim; Türk popüler müziğinin kalbindeki arabesk kodları da mı okuyamıyorsunuz? İnsanın kendi gerçeğiyle mücadele etmesi ne beyhude çaba...

Yine de itirazınız var diyelim; Müslüm Baba’nın ‘Aşk Tesadüfleri Sever’ albümünde okuduğu Bob Dylan, David Bowie, Rainbow, Leonard Cohen, Björk, Serge Gainsbourg, Garbage şarkılarını Müslüm Gürses şarkısı gibi sevdiğinizde ya da Kenan Doğulu, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Fikret Kızılok, Teoman, Tarkan şarkılarına Müslüm Gürses yorumuyla bir başka hislendiğinizde de mi uyanmadınız mevzuya?

Bu noktadan hareketle Levent Yüksel arabesk söylemiş diye şaşırmanın hiç âlemi yok. Batı müziği armonisini çok iyi bilen bir müzisyen; usta bir basgitarist ve stüdyo adamı olmasına rağmen bu şarkıların hayatına dokunduğunu itiraf da etmiş, ne güzel... Zaten bir zamanlar ‘Zalim’i dinleyip de Levent Yüksel’in bir vokal olarak arabeskle kurduğu güzel bağı idrak etmediyseniz diyecek bir şeyim yok size...

BURHAN BAYAR’DAN GEÇER NOT

Bu işi becermiş mi Levent Yüksel? Belli ki çok uğraşmış ama ‘Kaderimin Oyunu’, ‘Yalan’, ‘Hor Görme’, ‘Yalnızım Dostlarım’, ‘Mutlu Ol Yeter’, ‘Bir Kulunu Çok Sevdim’, ‘Beni Böyle Sev’, ‘Sus’, ‘Yorgun Gözler’, ‘İtirazım Var’ gibi Burhan Bayar, Orhan Gencebay ve Rıfat Şallıel’e ait; Orhan ve Müslüm Baba’nın, İbrahim Tatlıses’in okuduğu klasiklere kendi üslubuyla hayat vermeyi başarmış. Hem şarkıların orijinal düzenlemeleriyle oynamayışı hem de orkestrayı tam ‘hücum tadında’ kaydetmesi itibariyle çok doğru yapmış. Albüm için bir vokal koçu gibi çalışan ve kolay beğenmediğini bildiğim Burhan Bayar’dan da geçer not almış, bize laf düşmez zaten.

Baktığınızda ‘arabesk’ film senaryosu gibi bir hayatı olmuş Levent Yüksel’in. Anneannesi ve üvey büyükbabası tarafından büyütülüp onları ana, baba bellemiş.

Yazının devamı...

Yeni dalgayla anaakımın buluştuğu yerde

6 Mayıs 2017

ezgi Aktan, bir yandan Sofar İstanbul, Groovypedia gibi alternatif platformlardaki ‘yeni dalga’ performanslarıyla, diğer yandan Jehan Barbur destekli çıkardığı ilk albümü ‘İyi ki’ ile anaakım kulvarında çıkış yaptı. Bu çıkış, ödül törenlerinin ‘En İyi Çıkış Yapan’ kategorisindeki gibi değil; ticariden ziyade kendi müzikal meselesine dair oldu.

Buna karşın ‘Küsmedim’ gibi son dönemde dinlediğim en iyi şarkılardan birine sahip olması, arkasından gelen ‘Bekliyorum Ben’, ‘Kuşlar’, ‘Bundan İbaret’ gibi parçalarının da sayesinde albüm kendine güzel bir konum belirledi. Bu konumu, üslup açısından eleştirmeye kalksanız en fazla “Jehan Barbur’a benziyor” diyebilirsiniz.

Ezgi Aktan’ın albümü ‘Bekliyorum Ben’, ‘Kuşlar’, ‘Bundan İbaret’ gibi parçalarının da sayesinde kendine güzel bir konum belirledi.

Öte yandan ikinci albümü ‘Gece’yi dinlediğimde bu tür bir eleştiriyi ciddiye almış olabileceğini görüyorum Ezgi’nin. Öyle ki ilk albümünden apar topar uzaklaşmaya çalışıyor gibi geldi. “Çok farklı bir iş çıkarmış” demiyorum ama kendini doğru ifade etmekle ilgili bir telaşa kapıldığı kesin. Artısı şu; müzikal açıdan baktığımızda olumlu bir adım atmış. Ticari açıdansa lokomotif şarkı sıkıntısı çekiyor. “Şart mıdır” diye soracak olursanız bence değildir. Tabii, bedelini sabrederek ödemek kaydıyla. ‘Gece’yi dinlerken ‘Kapanın Elinde Kalıyorum’, ‘Bambaşka’ ve ‘Ah Sevgilim’e öncelik tanıyabilirsiniz. Dijitalde şimdilik sadece Apple Music ve iTunes’da.

HOUSEKEEPER PODCAST CONTEST 2017 BAŞVURULARI BAŞLADI!

Yazının devamı...

Yaz geliyor; kesin bilgi

28 Nisan 2017

Dondurma markalarından biri -Cornetto-; genç müşterinin kalbine giden yolun müzikten geçtiğini, bunun için de markaya özel hit’ler yaratmanın en kestirmesi olacağını keşfetmişti. Hatırlatayım; Yalın’la yaptıkları uzun soluklu çalışmada üretilen jingle/hit video’lar YouTube’da toplam 157 milyon kez tıklandı.  Hangi parçalardı bunlar? ‘Yeniden’, ‘Keyfi Yolunda Aşkı Sonunda’, ‘Benimki’, ‘Aşk Diye’ ve ‘King For One Day’... Bir Yalın şarkısı olan ve Güliz Ayla’nın seslendirdiği  ‘İlk Öpücük Benden Olsun’u da eklemek isterseniz bir 25 milyon tıklama da oradan var. Yani neresinden baksanız başarılı işler.

Firma bu kez Kenan Doğulu’yla anlaştı. Kısaca “Aşkta bugünün işini yarına bırakma” diyen ‘İlk Adımı Sen At’ adlı Kenan Doğulu parçası şüphesiz iddialı bir hit adayı. Aslen jingle’ken reklamdan bağımsız olarak hit adayı bir şarkı yazmak zor iş. Ama Kenan Doğulu şanına yakışır bir iş çıkarmış. Daha giriş bölümünden dinleyeni avcunun içine alan ‘İlk Adımı Sen At’ dinledikçe kulağınıza yerleşiyor. Baştan savma ve ezber tazeleyerek yapılan işlerden farklı olarak Doğulu; bu işi de ‘Kenan gibi’ kotarmış. Kendi şarkılarını bambaşka yorumladığı ‘İhtimaller’ gibi şapka çıkartılacak sürprizleri; desteklediği ‘Tahribad-ı İsyan’ gibi ters köşe projelerinden anlaşıldığı üzere Kenan Doğulu farklı bir adam. Müzikle yatıp kalkıyor ama müzikten kazandığının üstüne yatmıyor; mümkün mertebe müziğe yatırıyor. Dinleyin demeyeceğim; biliyorum ki isteseniz de istemeseniz de dinleyeceksiniz. Hit böyle bir şey zaten... Siz istemediniz diyelim; ilk adımı o atıyor.

YAŞLARI KEMALE ERDİ AMA...

Modern anlamda ilk ‘boy band’ kabul edilen New Kids on the Block (NKOTB) bir 90’lar simgesidir. Şimdi yaşları kemale ermiş halleri ve beş parçalık EP’leri ‘Thankful’ ile 12 Mayıs’ta yeniden sahnede olacaklar. Bugüne kadar 80 milyon albüm satmış olan grup; Kuzey Amerika’yı Paula Abdul ve Boyz II Men’le birlikte turlamaya hazırlanıyor. Birbirine geri vokal yapıp senkronize dans eden orta yaşlı beş erkekten ‘boy band’ zor ama EP’den çıkan ilk tekli ‘One More Night’ disko ruhu ve nakarat melodisiyle umut veriyor.

Yazının devamı...

Gücünü Karadeniz’den alan ezgiler

22 Nisan 2017

Karadeniz müziğinden söz ediyorsak öncelikle şunun altını çizmeliyiz... Üç gitar akoru öğrenenin söylediği türkülerden, yaptığı albümlerden ibaret değil. Sokak müzisyeni olmanın kolay yolu da Karadeniz’den okumak değil, önce müzisyen olabilmek lazım bunu yapabilmek için. Bölgenin kültürü, müziği çok daha derin bir birikim ve yetenek gerektiriyor doğru icra edebilmek için.

Bu hissiyatla dinlediğim Ezgi Eyüboğlu albümü ‘Naçizane’ övgüyü hak ediyor. Hem deneyimli hem eğitimli olan Eyüboğlu’nun karakteristik vokali ve Erman Seven düzenlemeleri, gücünü Karadeniz’in müzik mirasından alan kaliteli bir pop albümü çıkarmış ortaya.

Daha önce Kazım Koyuncu, Marsis ve Şevval Sam yorumlarını dinlediğimiz ‘Ha Bu Ander Sevdaluk’ ve klip parçası ‘Yâr Kalsaydun’la başlayıp dokuz parçayı da keyifle dinleyeceksiniz.

DÜNYA MÜZİĞİ TADINI YAKALADI

Hemen her türden yorumlarıyla, grubuyla ve yıllarını verdiği sahnelerdeki samimi ve güçlü performansıyla bir efsanedir Soner Olgun. Ruhu rock’çı gibidir. Hissiyatı çok seslidir. Bu albümde de farklı yörelerden dokuz türkümüzü; iki Azeri, bir de Kırım türküsüyle birlikte yorumlamış. Ve bana sorarsanız ‘Dünya Müziği’ tadını gerçekten yakalamış. Serinin devamı gelecek. 

Yazının devamı...

Deep Purple’dan hoş sürpriz

15 Nisan 2017

'Now What?!’ birçok Avrupa ülkesinde 1 numaraya kadar yükseldi, ödüller aldı. Kısacası dört yıl önce bize 50 yılı bulan müzik kariyerlerinin kolay kolay noktalanmayacağını net bir başarıyla kanıtladılar.

Şimdi olaya başka bir açıdan bakalım... Geçen hafta yayımlanan ‘inFinite’ adlı 20’nci stüdyo albümleri adı itibariyle Deep Purple’ın sonsuza kadar var olacağına dair bir işaret gibi görünse de önümüzdeki ay başlayacakları turnenin adını ‘The Long Goodbye Tour (Uzun Veda Turnesi)’ koymaları bir miktar kafa karıştırıyor. Bana sorarsanız; ‘Now What?!’ ve az sonra söz edeceğim ‘inFinite’ gibi iki başarılı albümden sonra sağlık durumları izin verdikçe albüm yapmaya devam edecekler. Öte yandan bu tip turnelere ‘son turne’, ‘veda turnesi’ gibi isimler vermenin ticari bir karşılığı oluyor elbette. Onu düşünmüş de olabilirler; gerçekten “Yaşlar ilerledi, artık turne yapmayalım, yoruluyoruz” demiş de...

Yetmişler sound’unun dışında hissi derinlikli, daha ‘prog’; blues temellerinden progresif semalara yükselen bir albüm. Albümün deluxe versiyonuyla birlikte iTunes ve Apple Music’te 4 ekstra şarkı daha (Toplamda 14 şarkı) var. Ian Paice, Ian Gillan, Roger Glover, Steve Morse ve Don Airey’li kadro taş gibi işler yapmaya devam ediyor. Biz yine de Deep Purple okulundan çıkıp Rainbow’u kuran Ritchie Blackmore’a, Whitesnake efsanesini yaratan David Coverdale’e; Joe Lynn Turner’a, Joe Satriani’ye, yakın geçmişte kaybettiğimiz Jon Lord’a saygı duruşunda bulunmayı ihmal etmeyelim.

 

Yazının devamı...

Tekliler geçidi

7 Nisan 2017

Athena- ‘Geberiyorum’: Geçen aylarda ‘Ses Etme’ teklisinin iddialı video’suyla ses getiren Athena; jüri görevinin yanı sıra yeni şarkılarla da gündemde. Nâzım Hikmet’in ‘Günler’ şiirinin Ali Kocatepe bestesini; ‘Geberiyorum’ adıyla daha önce Nükhet Duru da okumuştu. Athena düzenlemesinden büyük keyif alacaksınız. (Aynı şiirin bu kez kendi adıyla bir başka şarkı hali de Taner Öngür tarafından bestelenmişti Moğollar için)

Melisa Uzunarslan- ‘Bir Aşk Şarkısı’: Geçen yıl ilk teklisi ‘Duy Beni’yi yayımlamıştı. ‘Bir Aşk Şarkısı’ daha güçlü bir lokomotif olacaktır solo kariyeri açısından. Yıllardır geri vokal ve kemancılığını yaptığı Teoman’ın prodüktörlüğünde kendi kanatları ile uçmaya başladı Melisa. Şarkı yazarı oluşu ve vokal üslubunun gitgide kendini buluşu artısı. 

Birol Giray feat. Hale Yıldırım- ‘Görev İcabı’: DJ prodüktör şarkıları bizde de ilgi görüyor. Kim ön planda olursa olsun bu tarz işlerin kahramanı DJ’dir esasen. Birol Giray namı diğer BeeGee’yi anlatmaya gerek yok. Elektronik müzik âleminin, partilerinin, radyolarının Türk markalarından biridir. Özellikle bu parçada anaakım pop kıvamını yakalamış gibi. Club mix ve radio edit olarak iki versiyonu olan parçanın internet ortamındaki Lyric (Şarkı Sözü) Video’su da yaratıcı. Hale Yıldırım’a da şans getirecektir.

Müge Zümrütbel- ‘Sus’: Sertab Erener, Nilüfer, Zerrin Özer gibi birçok önemli isime geri vokal yapan Müge Zümrütbel bu anlamda deneyimli ve rengi itibariyle albenisi yüksek bir ses. ‘Sus’ hem şarkı formu hem de düzenlemesi açısından Türk popunun torna tezgâhına bir numara büyük ve takdiri hak ediyor. Daha önce ‘Yedi Kocalı Hürmüz’ün albümünde ‘El Hubb’u Gülse Birsel’le seslendirmişti.

Müge- ‘Olsun’:

Yazının devamı...

Klasik müzikteki yüz aklarımız

1 Nisan 2017

Senem Demircioğlu ve İklim Tamkan; son derece zarif hanımefendiler olmalarının yanı sıra hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda, klasik müzik alanında memleketin yüz akı olmuş iki değerli müzisyen. Senem Demircioğlu yurtdışında çeşitli ödüller alıp dünya çapında birçok operada rol almış bir mezzosoprano. İklim Tamkan ise yine Avrupa’da sayısız resital ve oda müziği konserine imza atmış bir piyanist. İkili müzik eğitimleri sırasında Avusturya’da tanışıp bir yolculuğa çıkıyorlar. 2012’den bugüne yaptıkları işler bir diğer yüz akımız Fazıl Say’ın dikkatini çekiyor. Kendilerini takibe alıyor Say. Bununla da yetinmiyor; çeşitli konser ve kayıtlarda kendileriyle çalışmaya başlıyor. İkili olarak yaptıkları ‘Şiirli Şarkılar’ projesi bu albümün iskeletini oluşturuyor. Fazıl Say ise  albümün hem yol göstericisi hem de prodüktörü oluyor.

Senem Demircioğlu & İklim Tamkan, İlk Atlas

‘İlk Atlas’; Behçet Aysan, Metin Altıok, Cemal Süreya, Edip Cansever ve Ahmet Erhan dizelerine ağırlıklı olarak Ajlan Akyüz tarafından yapılmış bestelerle şekilleniyor. Ayrıca iki parçada Fazıl Say, bir parçada ise Redd’den tanıdığımız Doğan Duru imzası var besteci olarak. Yeni bestelenmiş dizeler içerdiğinden bu albüme bir klasik müzik albümü demek teorik olarak doğru olmaz. Ama müzikal yaklaşımı klasik müzik terbiyesi ve ekseni içinde ustalıklı bir çalışma. Klasik müzik sevenler için her yönüyle kolay algılanacaktır. Ancak klasikle mesaisi olmayanlar için de bir yumuşak geçiş köprüsü olabilir.

Mustafa Ceceli, Zincirimi Kırdı Aşk

DİLLERDEN DÜŞMEYEN ŞARKILARIN ARANJÖRÜ

Solo albüm kariyerinin 10’uncu yılındaki Mustafa Ceceli; Türk pop müziğinin anaakımına şekil veren isimlerden biri. Yaptığı düzenlemeler vesilesiyle kariyerlerine dokunduğu isimlere bakar mısınız: Tarkan, Ajda Pekkan, Sertab Erener, Nilüfer, Nil Karaibrahimgil, Murat Boz, Serdar Ortaç, Betül Demir, Emre Altuğ, Burcu Güneş, Bengü, Ziynet Sali vs. Ayrıca aranjörlükten ‘esas oğlan’lığa terfi edenler arasında seçtiği şarkılar ve vokal karakteriyle kitlesel bir başarıya imza atmış olması da farklı kılıyor Ceceli’yi.

Yazının devamı...