"Ali Ece" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ali Ece" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ali Ece

Ali Ece

SiZ KURALA YABANCISINIZ!

25 Mart 2017

Hatta artırıyorum: Bir daha hocanın karşısına beyhude Chelsea başarısı-İngiltere Milli Takımı başarısızlığı ile çıkmayın! İngiltere Premier Lig 1992’de başladığında ilk hafta 22 takımın ilk 11’lerinde toplam 11 yabancı vardı. İngiltere Milli Takımı dönemin ilk Dünya Kupası olan Amerika 94’ü bizim gibi evden izledi.

Hatta İngiliz tabloidlerinden en uyduruk olanı teknik direktör Graham Taylor’ın kafasını turp olarak çizdi! Bilge hoca Taylor ise sadece, “Kendi takımlarımızda İngiliz olmayan mevkidaşlarından formayı alacak yeterlilikte olmayan oyuncular, nasıl milli takımlarda aynı oyuncular karşılarına çıktıklarında üstünlük sağlayabilirler ki?” diye sordu.

Kısa süre sonra yabancı sınırı kalktı. İngiltere Premier Lig dünyanın en çok izlenen ve değeri en yüksek ligi olurken milli takımı da 1996, 1998, 2002 ve 2006’da temdit penaltıları sonucu turnuvalardan elendi! Yabancı kuralının çok daha esnek olduğu İspanya da 2008, 2010 ve 2012 şampiyonu oldu!

OĞUZHAN ÖZYAKUP’A SORUN!

1994 Dünya Kupası elemelerinde ülkemiz Türkiye, İngiltere ile aynı gruptaydı ve çok önce havlu attı. 90’ların ortasında ise Hagi, Popescu, Taffarel ve diğerleri Galatasaray’a geldi.

UEFA Kupası’nın Türkiye’ye geldiği yılın yazında Euro 2000’de tarihinde ilk kez çeyrek finale çıkan Milli Takımımız, 2002 Dünya Kupası’nda da 3. olmayı başardı. Tüm bu başarılarda Hagi ile oynayarak fazlasıyla gelişen orta saha ve hücum hattındaki oyuncular, milli takımın kazandıran iskeletini oluşturuyordu.

Milli takımımızın son gerçek başarısı şüphesiz Euro 2008. Açın bakın bakalım, o 2008 takımında Fenerbahçe’nin Devler Ligi başarısında baş aktör olan Alex’le oynarken gelişen oyuncular milli takımımıza neler neler katmış?

Mesela

Yazının devamı...

Bela mısın Aboubakar?

21 Mart 2017

O zaman daha fazla topa sahip olup hücumda enerjini daha efektif kullanman gerekir. Ancak Beşiktaş ilk yarıda tam tersini yaptı.

 Sadece takımın etten kemikten dinamosu ve pas metronomu olan Atiba takım arkadaşlarının aksine onların işini kolaylaştıracak tek paslarla orta sahaya hükmetti. Kanatta ise bir kez daha Beşiktaş’ı tek başına uçuran Gönül’dü. Savunmada Recep Çetin, hücumda ise Metin Tekin kudretindeydi. Ancak ilk yarıda Rıza hocanın adam adama markaj oyunu skoru dengede tutmayı başardı.

TEMPO TUTUKLUĞU

 Adam adama markajı aşmak için öncelikle orta sahada tempoyu yükseltmek gerekir. Lakin ikinci yarıya tempoyu yükselterek başlayan Antalyaspor oldu. Ne de olsa yüksek tempo yapabilmek için kondisyon seviyesi daha yüksek oyuncular gerekli. Bu yüzden Şenol Güneş 57-60 arasında 2 değişiklik birden yapmak zorunda kaldı.

 Değişikliklerdeki sorun ise çıkanlarla girenlerin birbirini yedekleyememesi. Sağ açık Quaresma yerine santrfor Cenk, ofansif orta saha Talisca yerine defansif orta saha Necip girdi. Yani bu değişikliklerden sonra Beşiktaş bambaşka bir oyun oynamak zorundaydı. Lakin bu oyunu da görme vaktimiz bile olmadı çünkü Aboubakar’ın çiğliğine önlem almak imkânsız!

 Malumunuz kendisine asla ısınamadım, o da kendisinden soğutmak için her şeyi yapmaya devam ediyor. Bir santrfor 4 günde 2 kırmızı kart görür mü? Demba Ba ya da Gomez’i aynı şekilde düşünebiliyor musunuz? Gomez’den sonra Aboubakar, güllerle dolu bir yataktan sonra dikenlerin üstünde uyumaya çalışmak gibi bir şey!

SARIYER MİNİBÜSÜNE

Neyse ki kalede

Yazının devamı...

Aykut Kocaman ilaç olur mu?

19 Mart 2017

O ilk 5’te mutlaka Aykut Kocaman yer alır.

“Faal en iyi 5 Türk teknik adam listesi yap!” deseniz...

Listeye ilk yazdığım isimlerden birisi Aykut Kocaman olur.

“Futbol dünyasında 5 insanın kişiliğine kefil ol” deseniz...

Aykut Kocaman ilk 5 değil ilk 2’de yer alır.

Barış Tut’un ‘Kocaman Bir Adam’ını birkaç kez okuduktan sonra bir gün Aykut Kocaman ile tanışma şerefine de nail oldum. Bir seferle kalmadı, birçok kez onun derin sohbetinin tadını çıkardım. Kendisi bizzat Ahmet Hamdi Tanpınar kalitesindeki bir kitap gibi zaten. Mürekkep ve sayfalardan değil de yürek ve beyinden bir kitap.

SABIRLI KOMPAKT OYUN

İstanbulspor’da o aşırı zor şartlarda başardıkları

Yazının devamı...

Neden hep Aboubakar?

17 Mart 2017

Lakin ilk golde öyle bir orta yaptı daha doğrusu havadan pas verdi ki ancak Federer, raketiyle öyle bir top atabilir!

Afrika şampiyonluğu sonrası Aboubakar’ın Afrika Kupası öncesi Aboubakar’dan en büyük farkını da ilk golde gördük.

Aboubakar ilk geldiğinde bu tip poziyonlarda kendine güvenmeden hareket edip ‘kaleye girsin de nasıl girerse girsin’ telaşıyla adeta gözü kapalı vurup kaçırabiliyordu.

Dün ise daha Talisca’nın sol kramponundan sihir saçılmadan önce kendine güvenli şekilde en doğru pozisyonu alıp kafasında çoktan golü atmıştı.

Yazının devamı...

Bir zahmet sağ ayağını uzatsaydı!

10 Mart 2017

Santradan önceki son ısınmalarda ayaklarından çok takım arkadaşlarını motive etmek adına çenesini ısındıran Cambiasso, en son 2 ay önce ilk 11’de yer almıştı.


Maç başladı, 36 yaşındaki Cambiasso, Yunan ekibinin saha içindeki teknik direktörü edasıyla prese başlattı. Olympiakos’un ön alandaki erken baskısı Tolgay’ın gördüğü erken sarı kartın nedenlerinden birisi. Erken sarı kartla ürkekleşen bir de rakip kontrada kritik müdahale yaparken yürekleri ağızlara getiren Tolgay gününde değildi. 


Napoli deplasmanındaki tempo belirleyici, takımı rahatlatan derin oyun kuruculuğunu sergileyemedi. Beşiktaş ilk yarıda yavaş paslaştı, Oğuzhan’ın oyun hızlandırıcılığını çok aradı.

Yazının devamı...

AH O FiNAL PASLARI!

10 Mart 2017

Maç başladı, 36 yaşındaki Cambiasso, Yunan ekibinin saha içindeki teknik direktörü edasıyla prese başlattı. Olympiakos’un ön alandaki erken baskısı Tolgay’ın gördüğü erken sarı kartın nedenlerinden birisi. Erken sarı kartla ürkekleşen bir de rakip kontrada kritik müdahale yaparken yürekleri ağızlara getiren Tolgay gününde değildi.

Napoli deplasmanındaki tempo belirleyici, takımı rahatlatan derin oyun kuruculuğunu sergileyemedi. Beşiktaş ilk yarıda yavaş paslaştı, Oğuzhan’ın oyun hızlandırıcılığını çok aradı. Aboubakar ise ilk 45’te ıssız adadaki Robinson Crusoe gibiydi. Topa 5 kere falan değdi! Tosiç de keşke Cambiasso’nun golünden önce topa değmekle kalmayıp risk almadan uzaklaştırsaydı! Ya da en azından kaptırdığı toptan sonra rakibin asistini engellemek için bir zahmet sağ ayağını uzatsaydı! Tabii ki 36’lık Cambiasso’nun iki savunmacımızın arasına yaptığı koşuda orta sahamızdan birinin kademeye gelip reaksiyon göstermesi de gerekirdi.

ISSIZ ADADAN ÇIKARAN GOL

Şenol Güneş, hepimizin beklediği gibi 2. yarıya Oğuzhan’la başladı. Beşiktaş da devreye daha tempolu başladı. Olympiakos kalecisi Leali’nin pas hatası ise tam bir kırılma anıydı. FIFA oyununda takımımdaki kaleci aynı hatayı yaptığında çok joystik kırmışlığım var. Onun diyeti olsun! Aboubakar da o kaptığı topta ıssız ada sürgününden kurtulup Afrika Kupası’nda bıraktığı yerden devam etti. Köşeyi iyi gördü, iyi vurdu.

Golden sonra Beşiktaş sahici oyununu oynamaya başladı. Topa hükmettiği ölçüde etkili oldu. Yıpranmış Olympiakos’u iyice yıprattı. 67. dakikada %67’lik topa sahip olma oranını yakalayan Beşiktaş 2. yarıda hücum sürekliliğini kurdu. İlk maçtan turu atlamaya yetecek sayıda gol girişiminde bulundu. Ancak final pasları ve vuruşlarında aynı başarıyı sergileyemeyince tur İstanbul’a kaldı.

 

Yazının devamı...

QUARESMA YENİ DÖVME YAPTIR!

5 Mart 2017

Ligde 14 ay aradan sonra ilk golünü atan Gökhan, ilk yarıda savunmada da çok kritik iki müdahaleye imza attı. Adriano da bir kez daha kanat bekinde görevliyken ekstra oyun kurucu edasıyla oynamanın takıma neler katabileceğini sergiledi. Adriano, her iki ayağının yanı sıra top ayağındayken beyninin her beş lobunu da kullanabilen özel bir oyuncu.

İlk yarıda fiziksel açıdan çok zorlu bir kapışma vardı. Kemik sesleri, yarılan kaşlar, akan kanlar derken Gökhan ile Quaresma ligde cezalı duruma düştü. Gökhan’ınki %51 pozisyon icabıydı ancak Quaresma sinirine yenilip itirazdan gördü. Hâlbuki Beşiktaş’ta mevkisel açıdan orijinal alternatifi olmayan tek oyuncu Quaresma. Bu kadar verimli oynarken bu cezayı almamak için her şeyi yapmalıydı. Naçizane önerim, hâlihazırda enteresan dövmeleri olan Portekizli kanat harikasının bir de gereksiz kart görmemek için bir uyarı dövmesi yaptırması! Mümkünse altına da “Frikikleri Talisca’ya bırak, keyfine bak” yazdırmalı!

OĞUZHAN DERS ALMIŞ

Oğuzhan, bu dövüşle karışık oyunda başka bir role büründü. İlk 45 sonunda Beşiktaş’ın en çok mesafe kat eden oyuncusu Oğuzhan’dı. Fenerbahçe maçından farklı olarak gerilim hattına kapılıp tekniğini heba etmedi, Atibavari şekilde ekstra koşarak gerilimi oyun enerjisine dönüştürdü. Bu ekstra koşular Beşiktaş’ın daha çok topa sahip olup daha akıcı oynamasında kilit rol oynadı.

2. yarı Beşiktaş topa yine iyi hükmetti ancak son vuruşlar ve paslarda hatalar yaptı. Oyuncular ve teknik heyet, maç bitmeden Olympiakos maçını düşünmeye başlayınca son dakikalarda Rize tehlikeli pozisyonlar da buldu. Sonuçta Beşiktaş ilk golü attığı son 53 maçın 45’ini kazanmış oldu. 1-0’ı bu kadar iyi oynamak çok güzel ancak daha farklı kazanabileceğin maçın sonunda zor anlar yaşamak bir o kadar kötü.

Yazının devamı...

Futbolcu değil yönetici çöplüğü

4 Mart 2017

CONTE, TÜRK MÜ YANİ?

Chelsea, İngiltere’de 10 puan farkla lider. Hocası İtalyan Conte ile 26 maçta 55 gol attılar. Mancini’li G.Saray’ın Devler Ligi’nde elediği Juventus’un başına Conte’den sonra Allegri geçti. İtalya lideri Juve de 26 maçta 55 gol attı. En yakın takipçisi Roma, İtalyan Spalletti ile 26 maçta 57 gol kaydetti. Kafasına silah dayasan savunma oynatmak yerine bankadaki işine dönmeyi tercih eden Sarri’nin Napoli’si 26 maçta 60 gol buldu! Bayern, 22 maçta 54 gol atarken hocası İtalyan Ancelotti!

Real Madrid, Ancelotti’nin son sezonunda ligde 118 gol atmıştı. Halen İspanya’da bir sezonda ligde deplasmanda en fazla gol atan takımın o sezonki hocası olan Ancelotti! G.Saray ise 6-0 kazandığı Akhisar maçına rağmen ligde 22 maçta 40 gol atabildi. Sayıların kabak gibi gösterdiği üzere en başarılı 5 faal İtalyan hoca da birer hücum profesörü! 

SORUN BiZDE!

Sorun İtalyanlarda değil, Türk yöneticilerin İtalyan tercihlerinde. Tıpkı Türkiye’de başarısız addedilen İspanyol hocaların milli takımlar tarihinde üst üste (Euro 2008, Dünya Kupası 2010, Euro 2012) en fazla şampiyonluk yaşatan hocalar olması gibi. Lucescu’nun özetlediği gibi: “Türkiye’de sana sadece su ve domates verirler. Sonra da lazanya güzel olmamış deyip görevine son verirler!”

DERS ALMADAN DERS VERENLER

Wanyama, Beerschot’ta oynarken bonservisi 1.2 milyon Euro’ydu. Celtic o paraya alıp 14.5’a Southampton’a sattı. Wanyama’yı hiç izlemeden sırf Kenyalı diye almayı reddeden adam ise halen TFF’de çalışıyor. Wanyama ise şu anda Premier Lig’de 2. sırada olan Tottenham’a 14.4’e transfer edildi.

2016 yazında Galatasaray scout ekibi yetiştirme bonservis bedeli 500 bin Euro olan

Yazının devamı...