"Ali Ece" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ali Ece" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ali Ece

Ali Ece

Bir açılırsa onu kimse tutamaz

9 Eylül 2017

Fenerbahçelileri ihya eden Van Hooijdonk gibi aslında 4 isimli Hollandalı golcülerden birisi Vincent Petrus Anna Sebastiaan Janssen. Kadıköy’e daha da büyük beklentilerle gelip çok büyük hayal kırıklığı yaratan Van Persie gibi solak. Belki Arsenal’deki Van Persie gibi spektaküler bir top tekniğine sahip değil ancak Janssen de soluyla, kafasıyla daha sade de olsa düzgün gol vuruşları yapabilen bir oyuncu.

KETÇAP GİBİ GOL KRALI

Janssen, Tottenham’a Alkmaar tarihinin en pahalı oyuncusu olarak giderken bonservisine ödenen 22.1 milyon Euro’nun tek sebebi gol vuruşları değildi. Hatta, Hollanda Ligi’nde gol kralı olacağı sezonun ilk maçlarında tek gol dahi atamamış, ancak kapağı ilk açılınca dökülmeyen ketçabın arkasına vurup akmaya başladıktan sonra durmaması misali sezonun ikinci yarısına 20 gol birden sığdırmıştı.

Tottenham’ın hocası Pochettino, Janssen’i kadrosuna katarken “Tam da bize gereken, yerden akışkan kısa pas oyunu için biçilmiş kaftan bir santrfor” demişti. Belki hızı Premier Lig’de başarılı olması için yetersiz kaldı ancak Fenerbahçe kadrosunda şu anda gölgesinde kalacağı bir Harry Kane yok! Janssen, belki çok hızlı, yırtıcı bir forvet değil ancak gerektiğinde kanatlara deplase olan Valbuena gibi top ustalarıyla gole gidecek verkaçları çok iyi yapabilecek bir oyuncu.

En değerli özelliklerinden birisi, yerden topla buluşturulduğunda çok iyi top saklaması ve o topu işleyerek etrafındakileri ofansif açıdan beslemesi. Kenar ortalarına da iyi kafa vuruşları yapabilen biri. Ancak sırtı dönükken sürekli ayağına top atılması gereken bir isim. Fernandao’ya atılan havadan doldur boşalt topları Janssen’in bir süre sonra oyundan düşmesine neden olabiliyor.

JANSSEN’E GÖRE FORMAT GEREK

Brezilyalı Ronaldo’dan beri o kadar genç yaşta ilk kez Janssen Hollanda’da bir sezonda 25’ten fazla gol atmayı başarmıştı. Çünkü Alkmaar ceza alanına sürekli top taşıyan ofansif merkez orta sahalar kullanıyordu.

Toplam özellikleriyle Türkiye Ligi forvet yetenek ortalamasının üstünde yeteneklere sahip olan

Yazının devamı...

3 soru 3 cevap

6 Eylül 2017

LUCESCU yapması gereken ofansif hamleyi yaptı. Ukrayna maçındaki oyunumuz, o maçtaki ilk 11’imiz kadar kötüydü. Hırvatistan’a karşı kazanmak için bu kadroya ihtiyaç vardı.

2. SORU: Oyuna müdahaleler galibiyetin kilidi mi?

TEKNİK direktör Lucescu bu kez Arda’yı çok ekonomik ve doğru zamanlamayla kullandı. Emre Mor ve Okay Yokuşlu hamleleri de doğru zaman ve doğru yerlereydi.

3. SORU: Eskişehir’deki tribünleri nasıl buldunuz?

Bandosuyla ve coşkusuyla tek kelimeyle harikaydı. Milli takıma maç oynanacak sabit bir stat arayan Federasyon, Eskişehir seçeneğini ciddi ciddi gündemine almalı.

Yazının devamı...

3 soru 3 cevap

3 Eylül 2017

Maçı ilk 11’imiz belli olduğunda kaybettik. Sadece cılız bir şut çektiğimiz ve rakip ceza alanında bir kez topla buluştuğumuz çok kötü bir ilk yarı oynadık. Ayrıca hakemler de kötüydü.

2.SORU: Fatih Terim olsa farklı olur muydu?

23 kişilik kadroda Dortmund’un stoperi Ömer yok, en iyi ön liberomuz Topal devşirme stoperde. Bundesliga’ya harika başlayan formunun zirvesindeki Nuri Şahin yok.

3.SORU: Sizce kalan maçlarda ne yapmalı?

Daha önceki maçlarda ne yapmadıysak onları yapmamız gerekiyor. Emre döndüyse yanına Oğuzhan tipi oyun geliştirecek pas futbolu oynayabilen bir isimle eşleştirmek gerek.

Yazının devamı...

Bizi aptal yerine koyma Lucescu hocam!

1 Eylül 2017

- Lucescu, Oğuzhan konusunda yaptığı hatadan dönüşünü açıklarken ne kadar etkileyici ise yardımcılarına atfedilen “Oğuzhan taktik anlayıştan dolayı kadroya alınmadı” sözünün üzerinde hiç durmaması bir o kadar anti-Lucescu cephesinin ekmeğine yağ süren cinsten.

BAK HOCAM SENİN PLATON NE DİYOR?

- Lucescu, Platon/Eflatun’u çok sever, sık sık ondan alıntılar yapar. Aynı Platon/Eflatun’un “Bilge insanlar söyleyecek bir şeyleri olduğu için konuşurlar. Bilge olmayan insanlar ise bir şey söylemek zorunda kaldıkları için konuşurlar” diye efsane bir lafı da var.

Lucescu’nun kariyerine, başarılarına, kişiliğine saygım büyüktür ancak bilen bilir, bilmeyen de öğrensin: Söz konusu Türkiye Milli Takımı ise değil Fatih Terim ve Lucescu, öz babamı bile tanımam! Oğuzhan’ın iki kader maçımızın kadrosuna alınmaması hataydı. Çok basit bir mantıkla fikrimi açıklamaya çalışacağım.

- Eğer taktik anlayıştan kasıt 2 merkez orta sahanın ilk 11’de yer aldığı 3-4-3 oynatmaksa, o zaman yine son iki sezonun en kötü Oğuzhan’ı son iki sezonun en iyi Ozan Tufan’ın yerine kadroda yer alır.

KULÜP TAKIMINDA HANGİSİ TERCİH EDİLİR?

- Dilerim yakın gelecekte Ozan Tufan düzelir, en azından Bursaspor’daki seviyesine geri döner. Ancak son iki sezonu kriter alarak Fenerbahçe Ülker Stadı’nın önüne referandum sandığı kurup “Fenerbahçe ile Beşiktaş, Ozan Tufan ile Oğuzhan Özyakup’u takas etsin mi?” sorusunu sorsak, sandıktan %99 “Evet” çıkar, %1’lik oyu da üşenmeyip oralara kadar gelen Fenerbahçe’nin rakibi olan takımları tutan taraftarlar verir!

Tekrar ediyorum, dilerim

Yazının devamı...

Durmayan toplarda daha iyi olmalı

27 Ağustos 2017

- Kornerden klasikleşmiş ama kimsenin önlem alamadığı Atiba aşırtması sonucu gelen Tosic’in golü ne kadar iyi bir duran top organizasyonuysa yenilen gol de o kadar kötü bir takım savunması organizasyon bozukluğu sonucu.

- Rakip kendi solundan dönen topu alıp kontraya çıkıyor ama onu sadece Beşiktaş’ın sol beki Caner kovalıyor, sol stoper Tosic ise sağ stopere gelip kademe yapmaya çalışıyor. İşin aslı hücumda genişliği geçen sezon bıraktığın kalitede yapamayınca geri dönüp defansta alanı efektif daraltma şansın azalıyor.

MILNE DÖNEMİ GİBİ

- Beşiktaş ilk yarı boyunca çoğunlukla eski stil İngiliz takımları dolayısıyla Milne dönemi Beşiktaş gibi kenardan orta yağmuruyla hücum etti. Nadiren Talisca-Oğuzhan-Atiba merkezi geçen sezonki seri pas üçgenlerini denedi. Halbuki bunu merkezde daha çok ve efektif şekilde yapsalar, rakip savunmanın dengesini bozup kanattan bindirenleri daha etkili pozisyonlara sokabilirlerdi.

- Kanattakiler de çizgide top beklemek yerine topun olduğu merkeze yaklaşsalar Beşiktaş ilk yarıda ya tamamen kanattan ya da tamamen ortadan yarım porsiyon gol pozisyonu aramakla uğraşmaz, geçen sezonki çok boyutlu total hücum planıyla verimli hücumlar geliştirebilirdi.

- Beşiktaş, 2. yarıya taraftarın kademeye girmesiyle daha coşkulu başlasa da hücum planı yine tek boyutluydu: Orta, kafa, gol denemeleri ve yanılmaları.

- 2. gol ise yine duran top, yine Atiba. Maçın kalanında Beşiktaş yine sadece duran toplarda şampiyonluk sezonlarındaki kadar etkili oldu. Durmayan toplarda ise ezbere ortalara devam etti. Beşiktaş ayrıldığından beri Sosa’yı ilk kez bir maçta bu kadar çok aradı!

MAÇIN ADAMI: ATİBA

Yazının devamı...

En kibar tabirle: Garip

21 Ağustos 2017

Makedonya’daki Giuliano’suz oyuncu grubu mu hazır yani? Ben Mehmet ile Josef’in de birbirine alışık olduklarını düşünmüyorum, özellikle Kadıköy’deki maçlarda taktiksel açıdan ikisinden biri fazla.

Yazının devamı...

Yeteri kadar iyi değil

19 Ağustos 2017

Ancak Beşiktaş’ın 2 yıldır şampiyon olan kurulu düzeni, Tosic-Cenk-Babel pas üçgeninde golü getirdi. Sol stoper Tosic top Beşiktaş’tayken sol bek-sol iç sentezi asistin asistini o esnada sol açık koşusu yapan santrfor Cenk’e yaptı.

Sol açık Babel ise soldan gelişen pozisyonda santrfor-sağ açık arası bir yerden koşu yapıp boş kaleye golü attı. İlk yarı sonu Beşiktaş, deplasmanda yüzde 66’lık bir oranda topa sahipti. Bu topa sadece topa sahip olmak için değil de tempolu hücum yapmak ve hücum sürekliliği oluşturmak için sahip olmak daha iyi sonuç verebilirdi. Pasın kısa ya da uzun olması çok da önemli değil. Değerli olan pas ise Caner’in Talisca’ya yaptığı asisttekiydi. O topa “orta” dersek, hakkını vermemiş oluruz.

EFEKTİF OLAMADI

Caner’in asisti, bir ortanın ötesinde havadan verilebilecek en isabetli pas örneklerindendi. Talisca da bazen sol ayağı kadar iyi kullandığı kafasını ‘falsolu ayak içi plase’ titizliğinde çok akıllıca kullandı.

Beşiktaş’ın sorunu Talisca’nın golündeki kanat organizasyonlarını maçın kalanında yarı kalitede bile efektif yapamamasıydı. Ezbere çok orta yapıldı. Quaresma sezona geçen yılki kadar formda başlamadı. Ancak asıl formsuzluğu sorun olan Fabri’ydi. İlk golde belki Neumayr, Neymar gibi vurdu ama ikinci golde Trezeguet, Fabri’nin yaptığı büyük pozisyon hatasından faydalandı.

MAÇIN ADAMI: TREZEGUET

HEM yetenekli hem de hırslı bir oyuncu. 3-4 yıl önce Aatif’ın Süper Lig’de fark yaratan oyun zekasını daha da hızlı sergiledi. Golde Fabri’yi faka bastırdı.

Yazının devamı...

Kıymasız lahmacun gibi

14 Ağustos 2017

Ancak bu sayfayı hazırlayan arkadaşlarıma ve ev sahibi seyircisiz olmasına rağmen sahada emek veren futbol insanlarına ayıp olmasın diye maçı yazıyorum. Kim bıçakla geliyorsa, kim sahaya giriyorsa onlar bir daha gelmesin, kurallara uyanların tribünde maç izleme özgürlüğü olmadıkları bir yerde olanlar yüzünden kısıtlanmasın!

Burada eski adıyla İnönü’de en çok maça çıkanlardan birisi dün gece Antalya teknik direktör koltuğunda oturuyordu. Kadrosu ne kadar kaliteli ya da eksik de olsa İstanbul’da Beşiktaş’ın en büyük eksiğinin taraftarı olduğunu bilen Rıza Çalımbay bunu hesaba katarak bir plan hazırlamış. Gomez’li sezonda Kasımpaşa, geçen sezon da Antalya hocası olarak Beşiktaş’a karşı hep iyi planlar yapan Çalımbay, rakipler için adeta bir pas şeytan üçgeni olan Oğuzhan-Atiba-Talisca üçgenini ilk 45’te istediği gibi bloke etti. Beck yine ofansif açıdan Gökhan Gönül’ü mumla aratınca, Beşiktaş kanatlardan da geçen sezonki yüksek kalitesine yükselemedi.

PEPE 1 DAKİKA HARİÇ ÇOK İYİYDİ

Beşiktaş, 2. yarıya daha da temposu düşük başladı. Lakin Antalya’da Eto’o ve çevresi gününde olmadığı ya da karşılarında 89. dakikadaki hariç gününde bir Pepe olduğu için Beşiktaş önce 1-0’lık avantajı korudu. Sonra da topa daha çok ve daha akıllı sahip olarak oyun üstünlüğü fırsatı vermedi.

İlk gol duran toptan Pepe’nin fırsatçılığı. Atiba’nın da geldiğinden beri duran toptan yaptığı sayısız aşırtma asistlerinden bir tanesi. 2. golü getiren penaltıda Diego güçlü ayağı soluyla kasmak yerine sağıyla Cenk’in önüne geçse tehlikeyi bertaraf edecekti. Beşiktaş çok iyi oynamadı ancak fırsatları değerlendirdi.

MAÇIN ADAMI: CANER

Geçen sezon geçirmiş olduğu o ağır topuk sakatlığından sonra sanki ayağını sadece sivrisinek sokmuş gibi sahalara güçlü bir şekilde geri dönen Caner Erkin.

Yazının devamı...