"Mesude Erşan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mesude Erşan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mesude Erşan

Güneş gözleri de yaşlandırıyor

2 Eylül 2018

Cildinizi kanser, yanık ve foto yaşlanmadan koruyabilmeniz için güneşin en etkili olduğu 10.00-16.00 saatlerinde kapalı ortamlarda kalmanız öneriliyor. Aynı öneri göz sağlığınız için de önem taşıyor. İlla çıkmanız gerekiyorsa, geniş siperlikli şapka ve gözlük takın.

Güneş gözlüklerinin işlevi aksesuardan fazlası. Doğru seçimle, zararlı ışınların göze ulaşmasını engelleyebiliyor. Gözlük camları ultraviyole ışınlarını kesebilmeli. Satın alırken CE işaretini arayın veya BSEN 1836: 1997’ye uygun olduğundan emin olun.

Kontakt lensle havuza veya denize girmeyin. Bu yanlış davranış enfeksiyona neden olan etkenlerin lense yapışması ve göze bulaşmasına yol açabiliyor. Deniz ve havuzda da numaralı yüzme gözlükleri takabilirsiniz. Günlük lensleri de üzerine yüzme gözlükleri takma kaydıyla kullanabilirsiniz.

Güneşe çıkıyorsanız göz makyajınızı temizleyin. Güneş koruyucularınızı göz çevresine yaklaştırmadan sürün. çünkü bu maddeler güneş altında eriyerek göze temas etmesine sebep oluyor. Bu durum da gözlerde kızarıklık, batma, kaşıntı, sulanma gibi yakınmalara yol açıyor.

Yazının devamı...

Terliyken klimanın karşısına oturmayın

26 Ağustos 2018

Her yaşta ve mevsimde görülebilen yüz felcinde, sinir liflerinin etkilenmesi sonucu, yüzün mimik kaslarında hareket kaybı oluşuyor. Kişi kaşını kaldıramıyor, gözünü kapatamıyor ve ağzını hareket ettiremiyor. Bu belirtiler yüzün yalnızca bir tarafından ortaya çıkıyor. Mimik kaybı, yüzde ağrı, baş ağrısı ve baş dönmesi, kulak ağrısı ve çınlaması, sese karşı hassasiyet, konuşma zorluğu, salyayı tutamama gibi sorunlar da yaşatıyor. Memorial Şişli Hastanesi nöroloji uzmanı Doç. Dr. Abdullah Özkardeş, yazın yüz felcinden korunmak için şu hatırlatmaları yapıyor:

Arabada veya ofiste, terliyken klima ve rüzgâra direkt maruz kalmayın. Ani sıcak değişimleri, yüz sinirinde ödem oluşumu ve yüz felcine neden olabiliyor.

Duş aldıktan sonra klimalı bir ortama girecekseniz, saçlarınızı ve yüzünüzü iyice kurutun.

Islak saçla dışarıya çıkmayın.

Yazının devamı...

Fazla yemekle bayramın tadını kaçırmayın

19 Ağustos 2018

Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi kardiyologlarından Doç. Dr. Birol Özkan, etin içerdiği proteinin hayvansal proteinlerin en değerlisi olduğunu ancak dikkatle tüketilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Dikkat edilmesi gereken nokta, kalp-damar hastalığı için zararlı olduğu kanıtlanmış hayvansal kaynaklı yağların tüketiminin azaltılmasının gerektiği. Özkan, “Yağsız ette bile yüzde 20 oranında yağ bulunuyor. Kurban etini tüketirken özellikle etin yağsız kısımları seçilmeli, kuyrukyağı ve tereyağı kullanılarak yapılan kavurma yerine, ızgara veya haşlama şeklinde pişirme yöntemleri tercih edilmeli” diyor.

Taze kesilen etlerin hemen tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Özkan, “Taze kesilmiş etin sindirimi çok zordur, hazımsızlık yapabilir ve sert olmasından dolayı pişirilmesi zor. Dolayısıyla buzdolabında 1-2 gün bekletilmiş etin tüketilmesini öneriyoruz” diyor. Kalp-damar, kalp yetmezliği ya da hipertansiyonu olan hastaların uyguladıkları diyetlerine devam etmesi gerektiğini söyleyen Özkan, ağır yemeklerden kaçınılması ve dengeli beslenmeye devam edilmesi gerektiğini belirtiyor. Özkan, “Bir öğün ağır yemek bile kalp damar sağlığımıza zararlı olabilir. Ağır bir yemek sonrası kalp daha hızlı atmaya başlar, tansiyon yükselir. Ve yine kana salınan bazı hormonlar kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırır. Ağır bir yemek sonrası kanın sindirim organlarında göllenmesi de yine hayati organlara giden kan akımını azaltabilir. Bütün bunların sonucunda kalp krizi oluşması kolaylaşabilir. Bu nedenle bir öğün bile olsa yüksek karbonhidratlı, kızartmalı ve yağlı yemek anlamına gelen aşırı ağır bir yemek, kalbi zorlayacaktır” uyarılarında bulunuyor.




Şerbetliler yerine sütlü tatlıları tercih edin

Yazının devamı...

Uzun güneş banyosundan sonra denize, havuza atlamayın!

12 Ağustos 2018

Kalp-damar hastalığı veya kalp yetmezliği gibi sağlık problemleriniz varsa tatile çıkmadan önce mutlaka doktorunuzla görüşün. Doktorunuz ilaç dozlarında değişiklik yapabilir, özellikle idrar söktürücü ilaç dozlarının aşırı sıcak havalarda azaltılmasını isteyebilir. Çünkü idrar söktürücü ilaçlar nedeniyle gelişen aşırı sıvı kaybı, tansiyon düşüklüğü ve buna bağlı bayılmalara yol açabiliyor. Ayrıca doktor önerisi olmadan kesilen ilaçlar aşırı tansiyon yükselmesi sonucu kalp kriziyle sonlanabiliyor.

Soğuk havuz, deniz ve duş damarları büzer
Uzun süren güneş banyolarının arkasından soğuk suya atlamak vücudun genişlemiş cilt damarlarında ani büzülmeye neden olabiliyor. Bu büzülme de ölümcül ritm bozukluklarına yol açabiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Refik Erdim, “Bu nedenle suya aniden atlamayın, vücudunuzu suya alıştırarak girin” diyor. Sadece soğuk havuz ve deniz suyu değil, soğuk duş da damarlarda büzülmeye yol açacağı için tansiyonu yükseltebiliyor. Damarlarda büzülme uzun sürdüğü takdirde bu tablo kalp krizine kadar ilerleyebiliyor.

Sıcaklıktaki 5 derecelik artış riski yüzde 5 artırıyor
Vücut ısısını sabit tutan en önemli mekanizmalardan biri, cildin kan dolaşımı. Bu sistem terlemeyle vücudu serinletmek amacıyla cilde kan pompalamaya çalıştığı için kalbin iş yükünü artırıyor. Bunun yanı sıra terleme sonucu oluşan sıvı kaybı nedeniyle kanın akışkanlığı azaldığı için kalp daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Dr. Erdim, “Bu tablo sağlıklı kişiler tarafından tolere edilebilirken kalp-damar hastalarında ise yüksek tansiyon, ritm bozukluğu, daha da önemlisi kalp krizine yol açabiliyor” diyor. Sıcaklıktaki her 5 derecelik artış, kalp krizi riskini yüzde 5 oranında artırıyor. Aşırı sıcaklarda dikkat edilmesi gereken en önemli üç kuralsa, korunmasız güneş altında kalmamak, bol bol sıvı tüketmek ve vücudu fazla yormamak.

Yazının devamı...

Tatil güzel ama sıcak çarpmasına dikkat

5 Ağustos 2018

Sanayi Devrimi ile birlikte, fosil yakıtların kullanımının artması sonucu karbondioksit, metan ve azot oksit gibi sera gazlarının atmosferik konsantrasyonları ileri derecede arttı. Enerji ve taşımacılık sektörleri de sera gazı emisyonunda büyük rol oynuyor. Dünyadaki sıcaklık artışından Türkiye de etkileniyor. Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, “Son yıllarda, başta Akdeniz Bölgesi’nde olmak üzere Avrupa’nın çeşitli yerlerinde, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerde sıcaklık artışına bağlı çok sayıda ölüm görüldü. Bu ölümlerin daha çok sıcak çarpması, ateş ve su kaybından kaynaklandığı, kişide kalp yetmezliği, kronik solunum hastalıkları ve inme olmasının da ölümleri artırdığı bulundu” diyor.

EGZERSİZ SICAK ÇARPMASINA NEDEN OLABİLİR
Aşırı sıcaklara maruziyet sonucunda ortaya çıkan sağlık sorunlarının başında sıcaklık çarpması geliyor. Güneş çarpması olarak da bilinen sıcak çarpması, uzun süre yüksek sıcaklıklara maruz kalma sonucunda vücudun aşırı miktarda ısınmasıyla gelişiyor. Aslında vücudumuz sıcaklık artışı karşısında kendini koruyacak, başta terleme olmak üzere, çeşitli mekanizmalara sahip. Ama vücudumuzun normal fonksiyonları sürdürebilmesi için vücut sıcaklığının 36.3 ile 37.1 santigrat derece arasında tutulması gerekiyor.

ÇOCUK, YAŞLI VE HASTALARDA RİSK DAHA BÜYÜK
Fizyolojik koruma mekanizmalarının henüz yeterince gelişmediği ya da fonksiyonunun azaldığı (yaşlılık, erken çocukluk, kronik hastalık gibi) koşullarda ortam sıcaklığının artışı vücutta kontrolsüz sıcaklık artışına neden oluyor. Ateş 40 derece ve üzerine çıkabiliyor. Yeterince terlemenin olmaması ya da ortamda yüksek nem bulunması durumunda vücut sıcaklığı, fizyolojik işlevleri yerine getiremeyecek tehlikeli düzeylere çıkabiliyor. Sıcak havada egzersiz yapmak ve yoğun çalışmak da sıcak çarpması riskini artırıyor.

Yazının devamı...

Kalp ve diyabet hastalarına ‘sıcak’ önerileri

29 Temmuz 2018

Güneş ışınlarının dik geldiği 10.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkan hipertansiyon ve kalp hastalığı olanların mutlaka koruyucu bir şapka ve güneş gözlüğüyle güneş kremi kullanmasını öneren Dr. Saper, aşağıdaki uyarılarda bulunuyor:

Açık renkli, pamuklu kumaştan üretilmiş kıyafetler giyin.

Hekim tarafından tam tersi öneri olmadığı sürece, bol su tüketin. Bu hem vücut ısısının normal aralıkta tutulması hem de yüksek sıcaklıkta meydana gelebilecek güneş çarpması gibi rahatsızlıkları önlemede faydalı olacaktır.

70-80 kilogram ağırlığında bir insanın günlük ortalama su ihtiyacı 2.5-3 litre. Dolayısıyla daha kilolu olanların su ihtiyacı daha fazla olabileceğinden öncelikle bir hekime danışarak daha fazla su tüketmesi uygun. Çay, kahve, alkol vücut ısısını artırarak terlemeye ve su kaybına neden olabileceği için yerine su, ayran, meyve suyu gibi içecekleri için.

Yazının devamı...

Uzun yolculuklarda varis çorabı giyin

22 Temmuz 2018

Özellikle uzun yolculuklarda, saatlerce hareketsiz kalmak toplardamarlarda göllenmeyi, dolayısıyla hastaların şikâyetlerini artırabiliyor. Kalp ve damar hastalıkları cerrahisi uzmanı Dr. Macit Bitargil, uzun sürecek yolculuklarda varis çorabı giyilmesini öneriyor. Dr. Bitargil ayrıca, uzun araba yolculuklarında kısa aralar verip kısa yürüyüşler, uçakta bulunduğunuz yerde ayak egzersizleri yapmanın da şikâyetleri azaltabileceğini söylüyor. Gebelerin ayrıca dikkat olması gerekiyor. Çünkü gebelerde rahim büyüdükçe, toplardamarlara baskı artacağından yine bu dönemlerde şikâyetler de artabilir.

Her yaşta çıkabilir
Varis genellikle bacak üzerinde gözle görülen kılcal damarlanmalarda artışla başlıyor. Çap olarak daha büyük olan yüzeysel damarların, genişleyerek görünür hale gelmesiyle devam edebilen bu hastalığın ileri evrelerinde bacakta ödem, cilt renginde kararmalar ve yara oluşumları gelişebiliyor. Dr. Bitargil’in verdiği bilgiye göre, gün içerisinde bacaklarda dolgunluk hissi, şişlik ve çap artışları, sabah giyilen ayakkabının ilerleyen saatlerde ayağı sıkmaya başlaması, gece uyurken uykudan uyandıran gece krampları, merdiven inip çıkarken, çömelip kalkarken bacak ağrıları olması bu hastalığın önemli belirtileri.



Yazının devamı...

Yaz aylarında kulak sorunları artıyor

15 Temmuz 2018

 Bilhassa kirli havuz ve deniz kulakla ilgili sorunları artırıyor. Dış kulak yolu iltihabı, yaz aylarında artış gösteriyor. Çünkü yüzen ve suyla teması artanların dış kulak kanalındaki koruyucu salgı tabakasının ortadan kalkması nedeniyle enfeksiyonlara daha yatkın hale geliyor. Dış kulak yolu iltihabında kulak kanalı ağrılı, şiş, kızarık ve nemli oluyor. Kulak kepçesi hareket ettirildiğinde ve kulak önündeki kıkırdak çıkıntıya bastırıldığında ise şiddetli ağrılar oluşabilir.

KULAKLIK DA KULAĞI HASTA EDİYOR
Central Hospital kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı Dr. Irmak Uçak’ın verdiği bilgiye göre, kulak kanalı cildinin dış bölümündeki salgı bezleri, dış kulak yolu cildini tabaka gibi kaplayan bir salgı oluşturuyor. Salgı zamanla katılaşıyor ve kulağın dışına doğru atılıyor. Kulak sağlığını koruyan bu salgının yokluğunda kulakta kuruma, kaşıntı ve enfeksiyona yatkınlık oluyor. Öte yandan salgının fazla ve koyu kıvamlı, kanalın dar oluşu, kulaklık veya işitme cihazı kullanımı ve pamuklu çubuklarla yapılan kulak temizliği gibi sebepler salgının kulak kanalında birikmesine neden olabiliyor. Bu birikme ise zamanla tıkanıklığa yol açabiliyor. Pamuklu çubuk, sivri uçlu cisimler, havlu kenarı, peçete gibi malzemelerle kulak kanalının iç kısmını temizlemeye çalışmak, katılaşmış salgıyı kulak zarına doğru itebiliyor. Bu durum kulağın kendini temizleme fonksiyonunu bozarken, kulak cildine ve kulak zarına da zarar verebiliyor. Yaz aylarında denize ve havuza girdikten sonra bu tıkaçlar suyun etkisiyle yumuşayarak şişebilir ve kulakta tıkanıklık, dolgunluk hissi, işitme azlığı gibi şikayetlere yol açabiliyor.




Yazının devamı...
Mesude ERŞAN Kimdir?

Yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü anlat’ devri sona erdi! Hurriyet.com.tr Seyahat yazarları dünyayı geziyor… Gördüklerini, yiyip içtiklerini, yaşadıkları tüm maceraları A’dan Z’ye artık burada yazıyor…