"Mesude Erşan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mesude Erşan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mesude Erşan

Gemi yolculuklarında sağlık rehberi

20 Kasım 2017

Tur programınızı ve uğrayacağınız ülkeleri gözden geçirip, randevu alarak (444 77 34 nolu telefondan) Seyahat Sağlığı Merkezleri’nde gerekli aşıları yaptırabilirsiniz. Gerekiyorsa burada sıtma koruyucu tablet reçete edebilir.

Su ve besin hijyeni önemli

Bazı gemi yolculuklarında Norovirus kaynaklı bulantı, kusma ve ishal salgınları bildiriliyor. Bu sorunlardan kaçınmanın en kolay yolu sık el yıkamak ve alkol bazlı el dezenfektanlarından faydalanmak. Ayrıca gemi vb. kapalı ortamlarda uzun süre bulunmak solunum sistemi hastalıklarının bulaşmasını kolaylaştırır. Özellikle sonbahar-kış sezonunda salgınlar yapan gribe karşı aşılanmanızda fayda var. Kıyılara yanaşıldığında suyla ve kirli besinlerle bulaşabilen hastalıklar sağlık riski oluşturabileceğinden su ve besin hijyenine dikkat edilmeli. Mümkünse pişmiş, tazeliğinden emin olunan yiyecekler, kapalı sular tüketilmeli.



Yazının devamı...

Seyahate çıkmadan ‘aşı’nızı yaptırın

14 Kasım 2017

19’uncu İç Hastalıkları Kongresi’nde enfeksiyon hastalıkları uzmanları, kapımızdaki gribe karşı sezonun grip aşısının yaptırılması uyarısında bulundu. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, gripten korunmak için sağlıklı yaşam kurallarına uymanın yetmeyebileceğini, aşılanmanın etkili bir korunma yöntemi olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Ünal, her yıl olduğu gibi kışın başlangıcı ve süresi boyunca grip hastalığının görüleceğini hatırlattı. Prof. Dr. Ünal, “Sağlıklı beslenmek, spor yapmak, kan şekeri ve kolesterolünü kontrol altında tutmak, hapşıran ile araya mesafe koymak, herkese sarılıp öpmemek, elleri sık sık yıkamak gibi önlemlerin yetseydi zaten hastalıklar olmazdı. Gripten korunmada aşının da mutlaka yaptırılması önemli” dedi.  Dünyada grip aşısının koruyuculuğunun artık tartışma konusu bile olmaktan çıktığını söyleyen Prof. Dr. Ünal, “Birincil koruma etkinliği, aşının içindeki virüs suşların, dolaşımdakilerle uygunsuz olduğu zamanlarda yüzde 30-40’lara düşse bile hastaneye yatış ve ölümde ciddi oranlarda azalmalar oluyor. Örneğin ABD 6 aydan büyük herkesi gribe karşı aşılıyor. Yılda 250-260 milyon doz aşı yapıyorlar” diye konuştu.



Dört virüse karşı koruyan aşı

Yazının devamı...

Madagaskar ‘veba’yla mücadele ediyor

6 Kasım 2017

Madagaskar’daki veba salgını devam ediyor. DSÖ (WHO-Dünya Sağlık Örgütü), şu ana kadar Madagakar’da 124 kişi veba salgınından dolayı hayatını kaybetti. 12 Ekim 2017’e kadar ülkedeki 114 ilçenin 35’inde toplam 684 vaka (şüpheli, muhtemel ve doğrulanmış), 57 ölüm bildirilmişti. Salgının başlamasından bu yana en az 15 sağlık çalışanında veba tespit edildi. Ancak son bilgilere göre, ölüm sayısı Madagaskar’da 124’e ulaştı.

Veba Seyşeller’e de sıçradı. DSÖ, Seyşeller’de vebayla temasa girebilecek uluslararası yolcular için çok düşük risk olduğunu belirtti. Mevcut bilgilere dayanarak Seyşeller veya Madagaskar’da seyahat veya ticaretle ilgili herhangi bir kısıtlamayı tavsiye edilmedi. Salgın Madagaskar’da kontrol altına alınmaya çalışılırken Etiyopya, Kenya, Mozambik, Tanzanya, Komorlar, Mauritius, Seyşeller ve Fransız bölgesi Renuion Adası’nın da risk altında olduğu bildirildi.Yakın zamanda, 1994’de ve 2002’de Hindistan, 1997’de Endonezya ve 2003 yılında Cezayir’de yine veba salgınları yaşandı. DSÖ kayıtlarına göre, son ciddi veba salgını Peru’da 2010 yılında yaşandı ve 12 kişi hastalığa yakalandı.



Nasıl bulaşıyor?

Yazının devamı...

Hepatit A her yerde

30 Ekim 2017

Dünya gelinde 120 milyon kişi hepatit A virüsü ile enfekte. Her yıl yeni 1.4 milyon yeni vaka bildiriliyor. Yine yılda yaklaşık 34 bin kişi bu nedenle yaşamını kaybediyor. Türk Gastroenteroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Birol Özer, hepatit A virüsünden korunmada temizlik ve aşılamanın önemli olduğunu hatırlatıyor. En etkili yöntem hepatit A aşısı. Aşı 6 ay arayla iki doz şeklinde uygulandığında yüzde 94-100 oranında bağışıklık sağlıyor ve 10-30 yıl koruyor.

TÜRKİYE’DE DE SIK GÖRÜLÜYOR
Prof. Dr. Özer’in verdiği bilgiye göre, Türkiye’de erişkinlerin yüzde 72-100’ü bu hastalığı geçiriyor. Virüs genellikle, oral yolla yani kişiden kişiye temas veya virüs bulaşmış su ve yiyeceklerin tüketilmesiyle bulaşıyor. Hastalıktan korunmada su ve besinlerin kirlenmesinin önlenmesi, el yıkama, temizlik ve aşılama önemli. Ayrıca virüs kaynatmayla 5 dakikada tamamen yok oluyor. Çamaşır suyu da etkili. Enfeksiyon bazen su veya gıda(virüs bulaşmış) kaynaklı salgınlar şeklinde kendini gösterir.

ÇOCUKLAR DAHA HAFİF GEÇİRİYOR
Çocukların yüzde 92’sinde hastalık hafif belirtilerle atlatılırken erişkinlerin yüzde 75’inde belirgin hepatit tablosu oluyor. Hastalarda ortalama 28 (15-50) günlük kuluçka döneminden sonra bulantı, kusma, sarılık, karın ağrısı, koyu renkli idrar, açık renkli dışkı, kaşıntı şikayetleri ortaya çıkıyor. Bazı hastalarda eklem ağrısı ya da cilt döküntüsü şeklinde de bulgu verebiliyor. Hastaların yüzde 85’i, 2-3 ay içinde iyileşirken 6 aylık sürede ise tamamı düzeliyor. Prof. Dr. Özer, “Bu hastalıkta kronikleşme görülmez. İyileşip antikor gelişenlerde koruyuculuk ömür boyu sürüyor. Bir daha tekrar enfeksiyon gelişimi söz konusu değil. Ancak yüzde birden az vakada koma gelişimine neden olan ciddi karaciğer yetmezliği gelişiyor. Bu tablo daha çok 50 yaş üstü ve kronik Hepatit B ya da C infeksiyonu olanlarda görülüyor” diyor.

Türkiye’de 2012’den beri çocuklara 18 ve 24’üncü aylarda 2 doz aşı düzenli olarak uygulanıyor. Daha önce doğup, aşılanmamış olanlar eğer hepitat A geçirmemiş ve kronik hastalıkları varsa (diyabet, kalp ve damar hastalıkları, bağışıklığı baskılanmış vs.) aşılanmaları öneriliyor.

Yazının devamı...

İtalya’da Chikungunya salgını

16 Ekim 2017

Chikungunya, virüsle enfekte sivrisinekler tarafından insanlara bulaştırılan viral bir hastalık. Ateş ve şiddetli eklem ağrısına neden oluyor. Kas ve baş ağrısı, bulantı, yorgunluk ve döküntü diğer belirtileri. Eklem ağrısı sıklıkla güçten düşürüyor. Bu nedenle virüs akut, subakut(akut ile kronik arasında) veya kronik hastalığa neden olabiliyor. Hastalığın kendine özgü bir tedavisi bulunmuyor. Tedavide belirtiler hafifletilmeye çalışılıyor. Sivrisinek üreme alanlarının insan yerleşimine yakınlığı chikungunya için önemli bir risk faktörü.



AFRİKA, ASYA, AMERİKA, HİNT YARIMADASI’NA DA VAR

Chikungunya hastalığı çoğunlukla Afrika, Asya, Amerika ve Hint Yarımadası’nda görülür. Avrupa’daki ilk bulaş da 2007’de, yine İtalya’nın kuzey doğusundaki Emilia Romagna bölgesinde bildirilmişti. Bu salgın sırasında laboratuvar tarafından doğrulanmış 217 vaka vardı. Bir sivrinek türü olan aedes albopictus kaynaklı salgınların Avrupa’da mümkün olduğunu anlaşıldı.



Yazının devamı...

Böbrek hastaları için tatil tüyoları

24 Eylül 2017

Prof. Dr. Murat Aksoy “Doktorum Yanımda, Zamane Hastalıkları” kitabında böbrek hastalarına da sorunsuz seyahatin ipuçlarını veriyor. Kronik böbrek hastalığınız var ve doktorunuz su içmenizi kısıtlamışsa tatil için sıcak bölgeleri tercih etmeyin. Çünkü sıcak terletecek.
Aksoy böbrek hastalarına şunları öneriyor:

* Su alımını böbrek yetersizliğinin derecesine göre biraz daha artırın.

* Su kaybının neden olduğu dehidratasyon için önlemler alın.

Yazının devamı...

Uçuşta en çok neyin olmasından korkuyorsunuz?

18 Eylül 2017

Uçuşla ilgili aşırı korku duyulmasına,  “aviophobia” ya da “aerophobia” deniyor.  olarak tanımlanıyor. Bilinen adıyla uçuş fobisi, defalarca yapılan uçak yolculuklarından sonra bile örneğin kötü türbülans deneyiminden sonra bile başlayabiliyor.

KENDİNİZE SORUN: EN ÇOK NEYİN OLMASINDAN KORKUYORUM?

Medamerikan Tıp Merkezi’nden psikiyatri uzmanı Dr. Ayça Can, havacılık hakkında yeterli bilgi sahibi olmamanın uçak korkusunu artırdığını söylüyor. Dr. Can, şunları anlatıyor: “Uçağa binerken yaşanan korkunun altında yüksekte, kapalı ve dar ortamda bulunmaktan korkma da olabiliyor.

Deniz üzerinden uçma, kontrolü kaybetme, sevdiklerinden ayrı kalma, ölürse geride bırakacakları için endişeli olma, panik atak geçirme, kusma, bayılma gibi birçok başka durumla ilgili kaygı da korkuyla sonuçlanabiliyor. Kişinin kendisine özellikle ‘Uçuş sırasında en çok neyin olmasından korkuyorsun?’ sorusunu sorması, bu korkuyu yenmesinin ilk adımı. Bu sorunun cevabı, genellikle kişinin sadece uçuş sırasında değil, hayatının başka alanlarında da irili ufaklı sorunlar yaşamasına neden oluyor.”

FOBİ KORKAKLIK DEĞİL, HASTALIK

Uçuş fobisi psikoterapiyle kısa sürede ve başarıyla tedavi edilebiliyor. Tedaviye yanıtı belirlemede şikayetin şiddeti, süresi, hayatı etkileme derecesi ve daha önceki tedavilere alınan cevaplar etkili oluyor. Dr. Can, “Fobi bir korkaklık değil. Uçak fobisi olan pek çok kişi günlük yaşamlarında cesur ve başarılı. Uçuş fobisi tedavisi mümkün olan bir hastalık” diyor.

Yazının devamı...

Bayrama özel seyahat sağlığı önerileri

28 Ağustos 2017

Bayram tatillerinin korkulu rüyası olan trafik kazaları büyük oranda insan hatasından kaynaklanıyor. Uykusuzluk ise önemli sebeplerden biri. Kaliteli ve sağlıklı uyku, kazalara yol açan direksiyon başı uyuklamalarını önlemenin başlıca yolu. Gece yolculuğunun önerilmemesinin nedeni ise uykuya hazırlayan melatonin hormonunun karanlıkta salınması. Özetli, biyolojik ritmimiz gece uyumaya programlı. Dolasıyla direksiyon başında anlık uyuklamalar dahi büyük facialara yol açabiliyor. Tam da bu nedenlerle uyku tıbbı uzmanları en az altı saat uyumadan yola çıkılmaması konusunda uyarı yapıyor. Uykunuz gelirse mutlaka arabanızı kenara çekin ve uyuyun. Yola devam etmek için ısrar etmeyin.

Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Derneği Genel Başkan Yardımcısı Atilla Koçhan ayrıca sıcağın etkisiyle asfaltın eriyebileceğini ve bunun araçların kaymasına neden olduğunu hatırlatıyor. Sürücüleri aşırı hız, ani direksiyon ve fren hareketlerinden uzak durmaları, öndeki araçlarla takip mesafelerini artırmalarını söylüyor

TERLİYKEN CAMI AÇMAYIN

Yüz bölgesindeki sinirlerin ayaza, rüzgara, soğuya maruz kalması yüz felcine zemin hazırlıyor. Terliyken araba camanı açarak seyahat etmeyin. Malum vücut kendini soğutmak için terliyor. Terle soğuyan yüzünüze bir de araba camından vs. rüzgar temas ettiğinde yine risk yükseliyor. Saçlarınızı iyice kurutmadan dışarıya çıkmayın. Islak saça, rüzgar da temas edince risk büyük oranda artıyor. Şapka vs. ile rüzgarla teması önlem almak işe yapabilir. Arabada açtığınız klimayı uygun sıcaklıkta çalıştırın. Dışarısıyla araba içinin sıcaklığının farkı 5 dereceden fazla olmamalı.

Yazının devamı...
Mesude ERŞAN Kimdir?

Yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü anlat’ devri sona erdi! Hurriyet.com.tr Seyahat yazarları dünyayı geziyor… Gördüklerini, yiyip içtiklerini, yaşadıkları tüm maceraları A’dan Z’ye artık burada yazıyor…