"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Havuz değil baraj problemi

21 Temmuz 2018


“Gördes Barajı ve 2 metre çapında içinden otomobil geçebilen 100 kilometre uzunluğundaki dev isale hattıyla İzmir’e yıllık 59 milyon metreküp içme ve kullanma suyu temin ederek şehrin en önemli problemini çözdük.”


KOCAOĞLU: DAMLA ALMADIK
Düşündüm... Gördes Barajı yapıldığında dibindeki çatlak yüzünden su tutmada sorunlar yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, barajdan gelecek su için Belkahve’de arıtma tesisi yaptıklarını anlatıp, “Devlete parasını ödediğimiz halde barajdan bir damla su alamadık” diye yakınır.


GETİRME YOLLARINA BAKMAK LAZIM

Yazının devamı...

Foça Tatil Köyü’nü derneğe vakfa, hayır kurumuna vermeyin

17 Temmuz 2018


“49 yıllığına kiralanacak Foça Tatil Köyü, Foça ve Foçalılar için büyük anlam içerir, sıradan bir tesis değildir. Türkiye’de turizm denilince akla gelecek ilklerin adıdır. O zamanki adıyla Club Med, Türkiye turizminin dışa açılan en önemli kapısıdır. Club Med olmadan önce Türkiye’de tatil köyü anlayışı yoktu. Dünya Türkiye’yi turizm konusunda, ülkemizin ilk tatil köyü Club Med Foça ile tanıdı. Sosyal ve sanatsal aktivitelerle başka bir kültür yaşamını turizm şemsiyesi altında Türkiye’ye ilk getiren Foça Tatil Köyü’dür...


ORTAK BİR DEĞERDİR
1967’de kurulmasından 2005’te kapatılana kadar, binlerce turist ağırlamış, nitelikli turizm elemanı yaratmıştır... Yüzlerce insanı istihdamla kalmamış, yörenin gelişmesi, zenginleşmesine katkıda bulunmuştur. Turizmde yerli yatırımcı ile yabancı işletmeciliğin ülkemizde ilk örneğidir. Devletin girişimi kadar, Foçalıların da destekleri, sahip çıkmasıyla oluşmuş bir değerdir. Club Med, 800 odası ve yaklaşık 140 dönümlük arazisinde plajı, spor tesisleri, yüzme havuzu, Türk hamamı, tiyatrosu, ağaçlarıyla Türkiye’nin en önemli tatil köyü özelliğine sahiptir.


GELİŞİMDE BÜYÜK ROL

Yazının devamı...

Hintli turist sayısı arttı ama daha çok artabilir

14 Temmuz 2018


DÖRT AYDA YÜZDE 95
Şimdi DOKTOB ve Okutur neden mi aklıma geldi? Hindistan’daki bir gazete kupürünü gördüm de ondan. Kupürde bu yılın ilk dört ayında Türkiye’ye gelen Hintli sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 95 arttığı bildirilmiş. Bu artışta bana göre DOKTOB ve Yücel Okutur’un çabalarının rolü çok büyük. (Son olarak dünyanın 115’inci zengini sayılan Hintli iş insanı Dilip Shanghvi’nin çalışanlarını İstanbul’a tatile göndermesinde bu çabaların etkisi vardır belki de.)



YENİ DÖNEM BAŞLAMIŞKEN
Tam da Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sektörden birisinin, tur şirketi ve otel sahibi Mehmet Ersoy’un geldiği bir dönem... Yücel Okutur’la bir sohbeti anımsadım. Hintli turist sayısının çok daha artabileceğini savunuyordu. Nasıl mı? İşte yapılabilecekler ve alınabilecek başlıca önlemler:


Yazının devamı...

Aramız bozuk kanımız değil

7 Temmuz 2018

Bazı vekillerin tepkisi, “Onu aday göstermeyecektik” demesi... Cumhurbaşkanı adayının kurultay sözcüğünü ağzına almadan, partiyi kurultaya doğru sürüklemesi... Genel başkanın kılıcını çekmesi, 24 Haziran öncesi parlayan yıldızın sırlarının ince ince silinmesi... Ama biz tümünden vazgeçelim... Önce bir haber... 9 Eylül Gazetesi’nde, Levent Arıöz’ün manşet haberi... “Kan Kardeşi Oldular” başlıklı haberi özetle okuyoruz:
KSK’Lİ TARAFTARIN KIZI
“Karşıyaka taraftarının ilik nakli bekleyen 3 aylık kızı için Göztepe taraftarı seferber oldu. Sarı-kırmızılılar sosyal medyada ‘Aramız bozuk kanımız değil’ etiketiyle, Göztepeli taraftarlara uyumlu ilik için ‘Kan verin’ çağrısında bulundu. Yeşil sahada her zaman birbirine rakip olan Karşıyaka ile Göztepe, 3 aylık minik Mavi Ece için kol kola verdi. Karşıyaka taraftarı Burak Kurs’un donör arayan 3 aylık kızı için sosyal medyada yardım çağrısında bulunması sonrasında, Göztepeli futbolseverler, Mavi Ece’ye kan vermek adına seferber oldu.
DUYARSIZ KALMAYALIM
Sarı-kırmızılı taraftarların etkin hesaplarından “goztepecom”, sosyal medyada ‘Aramız bozuk kanımız değil’ etiketiyle tüm Göztepeliler ve İzmir’i duyarlı olmaya davet etti. Minik Mavi Ece’nin fotoğrafını hesabından paylaşan siteye bir çok yorum gelirken, iki rakip takımın bu alkışlanacak dostluğu yürekleri ısıttı. Karşıyaka’nın sosyal medya hesabı da, ‘KSK’li babanın feryadına duyarsız kalmayalım’ başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
ÜÇ TÜP VERMEK YETERLİ
“21 Şubat’ta doğan kızımızı 3 ay kucağımıza alamadık. ‘Enfeksiyonu var, sabredin’ dediler. Her gün Mavi Ece’mi sadece 15 dakika gördük, kuvözdeyken akvaryumun içinde küçük bir balığa bakar gibi baktık. Üç ay yoğun bakımda mücadele etti. Kızımız çok güçlü ki, hayata tutundu. Mayıs ayında ‘hlh’ (hemofagositik lenfohistiyositozdur) teşhisi kondu. Kemoterapi görüyor ve ilik nakli olması gerekiyor. Yakın zamanda şu an uyumlu donör arıyoruz. Mavi umutlar hep masmavi kalsın diye, lütfen ilik donörü olalım. Tek yapmanız gereken Kızılay’a üç tüp kan vermek. İletişim: 0532 338 08 48 (Burak Kurs).”

Yazının devamı...

İzmir’in tarımı için el ele verilemez mi

3 Temmuz 2018

 

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, tarımda önemli ataklar yapılabileceğini vurgulamış, “İzmir, 3 büyük ve bereketli tarım havzasına sahip bir deniz kenti. Şehrimiz, süt üretiminde, organik tarımda, sebze ve meyve, balık üretiminde ülkemize liderlik ediyor” demiş.
Oda bünyesinde Tarım ve Hayvancılık Komisyonu kurduklarını dile getiren Özgener, eklemiş: “İzmir’de ilk Tarıma Dayalı İhtisas OSB’ni kurmak ve İzmir’in tarım sektöründe potansiyelini güçlendirmek amacıyla Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası ile bir araya gelip ortak çalışma başlattık. Aramıza Ege İhracatçı Birlikleri’ni, arzu ettikleri takdirde EGİAD ve ESİAD gibi kardeş kuruluşları da alarak bu konuda hızlı adımlar atmayı planlıyoruz.”


YERELDE KALKINMAYI ÖNEMSİYOR
İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de tarımın önemine değinmiş. Sürdürülebilir tarım yolunda atılacak her adımda ekolojik dengeye duyarlı ve saygılı olunması gerektiğini savunan Kestelli, projelerin ekonomik açıdan uygulanabilir, sosyal açıdan da adil olmasına dikkat çekmiş. Kestelli, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü ‘yerelde kalkınma modeli’ni de çok önemsediğini vurgulamış: “İzmir Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de 2015 yılında yüzde 20.6 olan tarımsal istihdamın nüfusa oranı 2016’da yüzde 19.5’e düştü. Bu oran İzmir’de Türkiye genelinin aksine, aynı dönemde yüzde 9.9’dan 10.5’e yükseldi. İzmir, okullarda dağıtılan sütü, ihtiyaç sahibi ailelere dağıtılan gıda paketlerine konulan ürünleri, park ve bahçeler için fidan, fide ve çiçek ihtiyacını, 2007 yılından beri üretici kooperatiflerinden karşılıyor. Bu sayede, son 10 yılda İzmir’deki üretici kooperatiflerinin üye sayılarında yüzde 161 oranında artış yaşanırken, kooperatiflerdeki çalışan sayısı yüzde 616 oranında arttı. Kooperatiflerin toplam ürün yelpazesinde yüzde 225 büyüme sağlandı.”
Türkiye’de tarımın 2002-2014 arasında ortalama yüzde 2.1 büyürken, İzmir’de bunun yüzde 5.3 olarak gerçekleştiğini anlatan Kestelli, Türkiye’de süt üretiminin yüzde 150, İzmir’de yüzde 240’a, sadece Tire’de yüzde 440’a ulaştığını bildirmiş.


Yazının devamı...

Artık 24 Haziran’ı bırak geçimle yerel seçime bak

30 Haziran 2018

Sonuçlar kimini mutlu etti, kimini kızdırdı. Kimi adeta bayram etti, kimi hüsranla sessizleşti... Oyları azalan da var, yükselen de... Siyasal partiler seçim sonuçlarını mutlaka kendilerine göre değerlendiriyordur. “Biz nerede yanlış yaptık”, “Aynı yöntemle devam”, “Bu kez iyi iş yaptık” diyordur herhalde. Her parti, herkes kendine bakmalı, sonuçlardan ders çıkarmaya çalışmalıdır.
GÜNDEME ARTIK GEÇİM GELMELİ
Ama çok önemli bir konu var ki, iş dünyası da esnaf da en önemlisi vatandaş da bunu beklemektedir. Ne midir bu? Tabii ki, ekonomidir. Seçimin geride bırakılarak, geçime odaklanılmasını bekler herkes. “Ekonomide neler olacak, yeni zamlar gelecek mi, emekli maaşları ne kadar artacak” gibi sorular sorar kendine. Bu konudaki çalışmaları, programı da kısa sürede göreceğiz herhalde. Daha doğrusu öyle olmalıdır.
VE HESAPLAR BAŞLAMIŞTIR
Oysa 24 Haziran’ın şoku, yorgunluğu atlatıldıktan sonra yerel seçim hesaplarına başlanacaktır. Özellikle siyasal partiler için söylüyorum. Yoksa vatandaş, becerebiliyorsa, tatil yapacaktır. En azından sonbahara kadar seçim sözünden bile uzak kalmak isteyecektir, yineliyorum kulağı geçimde olacaktır.
YERDEN YERE VURULAN BİLE OLUR
Yerel seçimler elbette büyük önem taşıyor. Partilerdeki 24 Haziran iç hesaplaşmaları sürerken, belediye başkan adaylıkları için kulisler başlamıştır çoktan. Görevdekilerin yeniden aday gösterilip, gösterilmeyeceği konuşulacaktır. “O çok iyi çalışıyor, vatandaş memnun onunla devam” denilecektir bazı yerlerde... Ya da “Artık değişim zamanı” görüşü güç kazanacaktır kimi yerde. Hatta yerden yere vurulacaktır görevdekiler.

Yazının devamı...

Geleceğimizin en büyük sorunu

19 Haziran 2018


“İsmim Yalçın Paslı, Tezmaksan Makine Sanayi AŞ’de koordinatör olarak görev yapmaktayım. İstanbul’da çalışıyor olmama rağmen, işim dolayısıyla çok fazla seyahat etmekte olup İzmir’e yaptığım seyahatte Hürriyet Gazetesi’ndeki yazınızı okudum. Sektörün içinde birisi olarak çalışmalarımızdan kısaca bilgi vermek, Türkiye’nin geleceğinin en büyük sorunu olan bu konu başlığını bugüne kadar dile getirmeye çalıştığımız platformlara ilave, sizinle de paylaşmak istiyorum.

EĞİTİMLE İLGİLİ İŞ İSTEMİYORLAR
Meslek liselerindeki öğrenci sayısı ve niteliği azalmakta olup, okula devam edenlerin büyük çoğunluğu da okul sonrasında aldığı eğitimle ilgili bir işte çalışmak istememektedir. Birkaç meslek lisesinde mezun olan öğrencilerin nerede istihdam edildiğini araştırabilirseniz zaten durumu görebilirsiniz.

NİTELİKLİ ELEMAN SORUNU
Türkiye’nin her tarafındaki, her ölçekli sanayi kuruluşu ile çalışmakta olup ziyaret ettiğimiz müşteriler, firmalarla konuştuğumuz ana sorunumuz ‘nitelikli eleman’ , ‘ara eleman’ olup, bu sorun her yıl giderek artmaktadır.
Sanayi bölgelerindeki hemen hemen her fabrika veya kuruluşun duvarlarında ‘eleman aranıyor’ ilanlarını rahatlıkla görebilirsiniz. Yani bir tarafta sanayinin ‘ara eleman’ , ‘nitelikli eleman’ ihtiyacını gidermek için kurulan meslek liseleri, diğer taraftan bu okullardan mezun olan gençlerimizi istihdam etmeye hazır sanayicimiz olmasına rağmen bu iki taraf gittikçe birbirinden uzaklaşmaktadır.

KÖTÜ GİDİŞİN FARKINDA OLAN AZ

Yazının devamı...

Bizim yamaç paraşütçülerden Çin’de ‘Hava oyunları’ düzenlemesi

16 Haziran 2018



“Çin Hükümeti, ağustos ayında ilk kez düzenleyeceği ‘Guizhou Uluslararası Hava Oyunları’ organizasyonunu Kadri Tuğlu, Celal Yıldız ve Ahmet Sadıç’tan oluşan Türk ekibine verdi. Görev aldığım televizyon programlarının çekimlerinde bizlerle yakından ilgilenen ve dostluğunu hiç unutmadığım Fethiye Turizm Tanıtım Kültür Çevre ve Eğitim Vakfı (FETAV) Müdürü Dilek Dinçer’in sayesinde tanıştığım Ahmet Sadıç, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın kuruluşu olan Güç Birliği Şirketi Genel Koordinatörü olarak görev yaptığı dönemde, Babadağ’dan yamaç paraşütü uçuşlarının artmasında büyük emek harcamıştır.

15 YILLIK DENEYİMİN ESERİ
15 yıl dünya turizminden edindiği tecrübelerini Fethiye’ye kullanan Sadıç ile tanıştığım dönemde 80 bin olan yamaç paraşütü uçuşu daha sonraki yıllarda 120-130 binlere kadar çıktı. 1700-1800-1900 metrelerden atlayışların yapıldığı Babadağ’a 1200 metreye kurduğu pistle uçuşların 12 aya çıkmasına önayak olan Ahmet Sadıç, hem tüm pilotların kalbini kazandı, hem de kış mevsiminde 20-30 bin artı uçuş kazandırmış oldu.

Yazının devamı...