"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Burada herkesin ortak hedefi var

21 Mart 2017


Önce, ‘Barış Manço Oyun Parkı’nda bir grup çocuğun bisiklet eğitimini gördüm, ‘Arkadaşım Eşek’ şarkısı eşliğinde. Sonra aynı çocuklarla ‘Adile Naşit Sahnesi’nde iki çizgi film izledim, patlamış mısır ikramıyla. Ve onları yolcu ettik, birer armağanla...

Gaziemir Sarnıç’ta

Adını daha önce duymamıştım. Sanırım siz de öyle. Burası bir devlet okulu. İleteceğim bilgileri sökerek aldım. Zaten izlenimlerimi de dostum Fedai Ünal’a borçluyum. Yer, Gaziemir Sarnıç’taki 160 öğrencili, 22 öğretmenli Fatih İlkokulu. 2 ana, 2 özel eğitim, 7 ilköğretim sınıfı var.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Halk Eğitim Merkezleri ile işbirliği yapılan “Okulda Hayat Olsun” projesi uygulanıyor burada da. Gaziemir Halk Eğitim işbirliğiyle kadınlara zumba, pilates, el sanatları, ahşap boyama, keçe, halk oyunları kursları veriliyor. 5 genç öğretmene iş olanağı sağlanmış, maaşları Halk Eğitim’den.




Barış Manço-Adile Naşit

Ve bisiklet eğitimi verilen Türkiye’deki ilk ve tek okul. Bahçede pist var. Önce 35 dakika bisiklet eğitimi veriliyor. Sonra Barış Manço Parkı’nda 25 dakika oyunlar oynanıyor. (Hava bozuk olduğunda bisiklet eğitimi de burada) Adile Naşit Sahnesi’nde 20 dakika patlamış mısır ikramıyla film gösteriminden sonra konuk çocuklar küçük hediyelerle uğurlanıyor. Yakında, etkinliğe katılacak çocuklar hediyelerini kendileri yapacak.




2 bin 210 öğrenci konuk

Gaziemir İlçe Milli Eğitim Müdürü Aydın Usman’ın büyük desteğiyle yapılanlar burasıyla sınırlı değil. Diğer okullara gidilip eğitim ve program tanıtılıyor, oralardan da öğrenciler geliyor. Program 6 Mart’ta başlamış, 23 Mayıs’a kadar toplam 2 bin 210 öğrenci konuk olacak.




Hurdalar canlanıyor

Okulun sponsoru falan yok. Toplama kereste, hurda demir, artık brandalarla kendileri yapıyor her şeyi. Paletten yapılan sahne perdelerini öğretmenler dikmiş. Çevredeki fabrikalar oyuncak tamiri gibi katkıda bulunuyor. Atatürk Havalimanı yenilenirken açığa çıkan bazı eşyalar da değerlenmiş. Örneğin bilet gişeleri öğretmenlerin çalışma masası olmuş, eski koltuklar koridorlarda.




İki saat masal dersi

Ve de dersler... Olağanların yanında jimnastik, bisiklet, oyun dersleri var. Ve de sıkı durun, haftada iki saat de masal dersi. Öğrenciler en az beş masal öğrenip anlatmak zorunda… Öğretmenler de masal anlatmak için drama dersi almış. Örneğin okulun müdürü Ertan Beder’in masalı: Küçük Kara Balık...

-----------------------------------------

BİR PORTRE

Keloğlan
Müdür Amca



Fatih İlkokulu Müdürü Ertan Beder, Atatürk Üniversitesi mezunu biyoloji öğretmeni. Celal Bayar Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış. Evli ve bir çocuk babası, 42 yaşındaki Beder, Karşıyaka’daki evinden okula genellikle bisikletle gidip geliyor. Bu sevgisini herkese bulaştırıyor, öğrenciler anne-babalarına bisiklet aldırıyor. Veliler de bisiklete merak sarıyor. Ana sınıf öğrencileri Beder’e isim takmış: Keloğlan Müdür Amca…

-----------------------------------

ÖNEMLİ İŞBİRLİĞİ

Dünya markasından
Türkiye’de bir ilk

Dünyaca ünlü spor ürünleri markası Dekatlon, Türkiye’de ilk kez bir okulu partner, işbirliği okulu seçmiş. Tabii ki, Fatih İlkokulu. Dekatlon, okula yapay tırmanma duvarı kuracak, 2 ve 3’üncü sınıflardan 80 öğrenci eğitilecek. Başka bir sefer de okulda bir ‘spor fuarı’ kurulacak. Öğrencilere farklı spor dalları tanıtılacak. Mayıs ayında da öğrenciler doğa yürüyüşüne götürülecek. Etkinliklerde firma öğrencilere servis, yemek, malzeme gereksinimlerini de karşılayacak.

----------------------------

YENİ HEDEFLER

En önemlisi
spor salonu

Oyun salonlarına kütüphane ve öğrencilerin kendi hediyelerini yapacağı atölye kurma hazırlığı var. Okulun bahçesinde sera kurulacak, ‘Ekolojik eğitim merkezi’ oluşturulacak. Müdür ve öğretmenler okulun yanına bir de spor salonu istiyor. Böylelikle etkinliklerin dört mevsim aksamadan gerçekleşeceğini savunuyor.

--------------------------------------

VE DE SON SÖZ

Gurur verenlere
kolay gelsin

Sarnıç’taki Fatih İlkokulu’nda çok güzel zaman geçirdim. Heyecanlandım, duygulandım ve de çok gururlandım. Çünkü, “İstenirse yapılabiliyor” demenin tam yeri burası. Müdür ve öğretmenler pek vurgulamıyor, ama bana göre karınca, kararınca herkes katkıda bulunabilir okula. Uzun süredir böyle keyiflenmemiştim. Kolay gelsin...

Yazının devamı...

Öfkeyle değil sağduyuyla hareket etmemiz gerekiyor

19 Mart 2017

Bir hafta önce Hindistan pazarıyla ilgili çabaları için konuk ettiğim Okutur, son olarak Almanya ve Hollanda ile ilgili gelişmeleri değerlendirdi:

50 MİLYAR DOLARLIK GETİRİ
“Avrupa’daki yüzyıllar öncesinde Osmanlı fobisini bir türlü üzerinden atamamış politikacılar; Türkiye aleyhinde görüşler sunarak devamlı yıpratma ve gelişmemizi engelleme üzerine çalışmalar yapıyor. Türkiye, daha birkaç yıl öncesinde dünya sıralamasında turizm sektöründe 2014 yılında 6’ncılığa yükselmiş ve yan kollarıyla 50 milyar dolara ulaşan net getirisiyle, vasıflı vasıfsız 3 milyon kişiye istihdam sağlamıştır.
AB BİZE TAM ÜYELİK VERMEZ
Turizm ülkemizde büyük bir atılımdayken, birden terörle güvenlik konularında dengemiz bozuluverdi. Bazı güçlerin, Türkiye’nin turizm ve diğer birçok alanda asla kalkınmasını istemedikleri bir gerçektir. Şahsen Avrupa Birliği’nin hiçbir zaman Türkiye’ye tam üyelik vereceğine inanmadım. Türkiye, Gümrük Birliği’ni kabul ettiği gün, üyelik umuduna da veda etmiştir. Kaldı ki, AB’ye üye olan gelişmiş ülkelerin hepsi girdiğine bin pişman olmuştur. En başta da Hollanda ve İspanya buna en iyi örnektir. Avro para birimine geçişle hayat bir anda pahalanmış ve vatandaşlarının yaşam standartları düşmüştür. Önümüzdeki 5 yıllık süre içerisinde, AB muhtemelen dağılıp yok olacak.
SAYGISIZLIK KABUL EDİLEMEZ
Yapılması gereken en önemli şey, her iki ülke halkını bu olayların dışında tutarak, yapılacaksa bir kavgayı sadece siyasi zeminde ve politikacılar arasında bırakmaktır. Her ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden bir bakana yapılan saygısızlık görmemezlikten gelinemez. Haber vermiş veya vermemiş, araba değişmiş vs. Bunların önemi yok. Değil mi ki, bakanımıza, hem de bir kadın bakana o kapıda polislerle bu diyalog yaşatılmış, tabii ki, bunun bir bedeli olmalıdır.
HER GELENE EN İYİ AĞIRLAMA
Öfkeyle değil, sağduyuyla hareket edip Avrupa’daki görsel ve yazılı basına demeçler verilerek, hükümetlerinin yanlış tutumu kendi halkına anlatılmalı... Köşe yazarları ve televizyon muhabirleri davet edilmeli ve Türkiye gözünden olaylar anlatılmalıdır. Avrupa halkına Türkiye’nin terör gerçeği bizim gözümüzden aktarılmalıdır. Sokaktaki bir Türk’e mikrofon uzatıldığında, o vatandaşımız da demeli ki, ‘Biz Türkler misafirperverliğimizle tanınırız. Ülkemize gelen bir turisti, milliyeti ne olursa olsun, politikanın dışında tutarak en iyi şekilde ağırlamaya çalışırız. Hollanda hükümeti ile bir anlaşmazlığımız var, ama vatandaşlarıyla bir sorunumuz olamaz’ demeli...
KENDİMİZİ DOĞRU ANLATMAK
Mesajımız bu olmalı ve bu doğrultuda da davranmalıyız. Ciddi bütçeler ayırıp, doğru noktalarda kullanılmalıdır. Maalesef elçiliklerimiz ve diğer temsilcilerimiz, Türkiye ile Avrupa arasındaki bağları iyi kuramıyor ve bütçe yüzünden basını kullanamıyor. Oysa para harcamamız gereken yer imajımız... Kendimizi doğru anlatmak için onların kendi televizyonunu ve basınını kullanmalıyız. Politikacılar arasında problemler bir şekilde çözülür. Ancak halklar arasındaki soğukluk ve nefret kolay onarılacak bir yara değildir. Tarihte bunun örneklerini çok gördük. Sokaklarda bayrak yakmak, çiğnemek doğru bir davranış değil.
HİNDİSTAN’DAN ÇOK UMUTLUYUZ
Turizmciler olarak kısıtlı olanaklarımızla biz elimizden geleni fazlasıyla yapıyoruz. DOKTOB olarak, birliğimiz büyük bir potansiyel olan Hindistan destinasyonuyla ilgili önemli bağlantılar yapmıştır. Mart sonu ve mayıs ayında Hindistan’ın turizm yetkililerinin acente ve en üst düzey başkanlarını ilk defa Muğla-Dalyan’da ağırlayıp bölge ve Türkiye tanıtımı yapacağız. İnanıyorum ki, birkaç yıl içinde Türkiye’ye önemli sayıda turist gelecektir.”

-----


ÖNEMLİ BİR DİLEK

İzmir’in hedefi
5 milyon olsun

EGE Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Derneği (ETİK) Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, geçenlerde İzmir’le ilgili bir hedef konulması gerektiğini dile getirdi. Tercan da tanıtımın çok önemli olduğunu vurgularken, İzmir Turizm Tanıtma vakfı (İZTAV) olarak somut hedefler konulması gerektiğini belirtti: “2020’de İzmir’in hedefi yılda 5 milyon turist olmalı. Bu hedef tüm şehrin motivasyonunu artırır. İzmir’in hiçbir bahanesi olamaz. İzmir’de her şey var.”
Ne denir? Dilerim, gerçekleşir...

-----


VE ÖNEMLİ BİR ÇAĞRI

Ruslar gelsin

EGE Genç İşadamları Derneği (EGİAD), “Rusya ile İş Yapmak” konulu toplantı düzenlemiş. Rusya’nın İzmir Fahri Konsolosu Eray Gürler, “Bu ülke turistlerini Ege’ye, İzmir’e çekme” çağrısında bulunmuş: “Egeli turizmcilerin tanıtım atağına geçmesi gerekiyor. Bu sene için yine 4 milyon civarında rezervasyon söz konusu. Rusların il tercihi yıllardır Antalya. Onlar için yeni bölge Ege olmalı. Ege turizmi ile ilgili ortak yatırımlar, atılımlar yapmalıyız.”
Ne diyeyim, turizmdeki olumsuz tablonun silinmesi için elden gelen yapılmalı tabii ki, kolay gelsin.

-----

SÖZ SİZİN 

Tek yön işareti
ama görebilene




FOTOĞRAFTAKİ trafik işaretinin olduğu yer, Şehit Nevres Bulvarı ile Kızılay Caddesi’nin kesiştiği köşe. Tek yönü gösteriyor, tabii görebilirseniz.

Doğan Göksaltık

-----

BİR DAVET

Haydi keyifli bir
gün geçirmeye

SEFERİHİSAR Belediyesi yarın saat 12.00’de Sığacık Meydanı’nda başlayacak bir etkinliğe çağırıyor. Tüm gün müzik, dans gösterileri, heykel ve seramik atölye çalışmaları sergilenecek, yerli tohum dağıtılacak, çocuklarla lavanta fideleri dikilecek. Katılımcılar, dilek ağacına çaput bağlayacak. Belediye Başkanı Tunç Soyer, baharın ilk günlerinde herkesi keyifli bir güne davet ettiğini belirterek, “Bizi birbirimize bağlayan bağların ne kadar güçlü olduğunu göstermek ve umutlarımızı tazelemek istiyoruz” diyor.

-----

BİR ALINTI
Gürol Tulunay’dan: İyi insanlar kaybetmez, kaybedilir... (Peyami Safa)

Yazının devamı...

Kabus yola artık el atılıyor sanki

14 Mart 2017

TİRE-Belevi yolundan ne zaman söz etsem, bıkmadan şöyle başlarım:

“O yol var ya... Kapkara bir yaradır bende. Ciğerimizin bir parçasını yitirmiştik 13 Mart 2014’te. Yeğenim Tuncay Güryıldız’ı, 39 yaşında almıştı o yol. Anımsadıkça ve bu satırları yazarken yutkunmaktan boğazımı acıtan, gözlerimi dolduran, kimi yaşların sakalıma karışmasını engelleyemediğim fidanımızı...”



BAKAN DA YANITLAMIŞTI
CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, çok sayıda kişinin ölümüne neden olan Tire-Belevi yolunu TBMM’de birkaç kez gündeme getirdi. Son olarak geçen aralık ayında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, yolla ilgili son gelişmeleri soran Sertel’e, “Yolun ihalesi yapıldı. İlgili katılımcılara bildirildi. Yasal itiraz süreçleri bekleniyor. İdareye iki itiraz var” yanıtı verdi.
ÇALIŞMALAR BAŞLIYOR
Karayolları Genel Müdürlüğü Proje Etüd Daire Başkanı Mehmet Tutaş da Sertel’i arayarak Tire–Belevi yolunun duble yapılma çalışmalarına başlayacaklarını açıkladı. Tutaş, yol çalışmalarına nisan ayında başlanabileceğini ve gelecek yılın ortasında tamamlanabileceğini bildirdi. Ve Sertel’in girişimiyle görüşülen Karayolları Genel Müdür Yardımcısı Uğur Kenan Adiloğlu’nun açıklaması:
SON KARAR VERİLDİ
“Tire-Belevi yolunun ihalesini 2016 yılı haziran ayında yaptık. Bu ihaleye itirazlar ve süreleriyle ilgili değişkenlikler oldu. Bundan sonra Kamu İhale Kurumu’na (KİK) müracaatlar oldu. KİK’te daha sonra bir takım düzeltici işlemler yapıldı. KİK son kararını 21 Şubat 2017 itibarıyla İzmir Bölge Müdürlüğü’ne iletti. Bu son karardır. Bize intikal ettikten sonra bu karar üzerine ilgili firmaya tebliğ edeceğiz. Bu tebliğin de yasal olarak 10 günlük süresi var, ancak daha kısa da olabilir. Firmayı sözleşmeye davet edeceğiz ve sözleşmemizi yapacağız.
TAHMİNEN 2018’DE TAMAM
Bu demektir ki, martta sözleşmemiz tamam olacak. Hemen akabinde iş yeri teslimi yapılacak. Firma şantiye kurma ve yerleşmesini tamamlayıp çalışmalara başlayacak. Bitim süresi sözleşmede var, ancak burası 20 kilometrelik bölünmüş yol ve sıcak karışım olacak. Dolayısıyla iki sezonu bulabileceğini, tahminen 2018’de tamamlanmış olacağını düşünüyorum.”
Sertel’e verilen bu yanıtlar, o yolun kabus olmaktan çıkarılacağı umudunu artırdı bende de. Dilerim, başka canlar almadan, o kabus yola el atılsın... Ve tabii ki, umutlar hayal kırıklığı olmasın...

-----


BİR HOŞLUK

İzmir’de kadınlara
Mardin’den armağan

BAŞBAKAN Binali Yıldırım’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İzmir’de verdiği davete katılanlara saten kese içinde, iğne oyasından yapılmış broş armağan edildi. Mardin Valiliği’nin Yalımköy Aile Destek Merkezi’ndeki kadınların yaptığı ve çok beğenilen armağanlar hemen yakalara takıldı. Kadınlar, özel günler için yeni bir hediyelik adresi de bulmuş oldu. Belki Ege’de de örnekler vardır, ne dersiniz?

-----

SÖZ SİZİN

Işıkkent Ayakkabıcılar
Sitesi çöplük mü

BU yakınmaya bir şey eklemek gereksiz. Çünkü belli ki, artık sabırların taştığı aşama... Herkese mesaj var (Sadece yer darlığı yüzünden biraz özetledim):
“Daha önceler de defalarca gerek belediye organları, gerek köşe yazarlarına şikayetlerimizi bildirdik, fakat maalesef hiçbir zaman çözüm bulunamadı, hatta birçok kişi kayda alıp dönüş bile yapmadı!
ÇÖZÜM ÜRETİLMİYOR
Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi 6131 Sokak çöplüğe dönüştü. Burası planda çöplük olarak da gözükmüyor, imarlı arsadır. Türkiye’nin şu anki zor şartlarında Işıkkent’te imalat yapmaya çalışan bir firmayız. Devletimize bütün vergilerini geciktirmeden ödeyen, 30 kişilik istihdam sağlayan orta ölçekli bir firmayız. (Çöp vergileri dahil) Yurt dışından misafirlerimiz geliyor, ihracata çalışıyoruz. Fakat etrafı gördüklerinde adamlar çöplüğün ortasında izbe bir yer zannediyorlar.



NASIL BİR YER BURASI
İkna etmemiz imkânsız gibi... Sonuçta yurt dışında böyle bir durum görülmesi imkansız... Firmamıza her gelen, ‘nasıl bir yer burası’ diyor. Biz de suratımızı yere düşürüp utana sıkıla ‘kendi ayıbımız’ gibi cevap vermeye çalışıyoruz. ‘Belediye işini yapmıyor mu’ sorusu ile karşı karşıya hep kalıyoruz...
KADERİMİZ Mİ BU
Biz çöplerimizi çöp tenekelerine atıyoruz. Fakat bunlar da artık toplanmamaya ve aksatılmaya başlandı. İlgili her yere şikâyet ediyoruz. Çözüm bulamıyoruz ya da haftalık toplanıyor, kalıcı çözüm bulunamıyor...
Güzel İzmir’imizin kaderi çöpler içinde yaşamak mı? Şimdi havalar ısınmaya başladığında burası resmen fare yuvası haline geliyor. Fareler etrafta cirit atıyor tabi ki, insan sağlığıyla oynanıyor.
SANAYİ SİTESİ NE DEMEK
İstanbul’da ayakkabıcılar sitesine gidiyoruz. Orası buradan çok daha büyük bir sanayi sitesi, bir tane çöp bulamazsınız... Burada sanki çok fazla sanayici varmış gibi, belediyeden, ‘sanayi sitesi orası’ diye bir cevapla karşılaşıyoruz. Sanayi sitesi, çöplük mü demek acaba? Daha önce de önerimiz olmuştu. Burada belediyenin arazileri var, bunlara ağaç dikiyor, telle çeviriyor, bunlardan bir kısmını çöplük yapsa, insanları oraya çöp atmaya yönlendirse belediye de çöpleri oradan toplasa... Çevremiz temiz ve hijyenik olsa, çok mu zor bunları yapmak?
FACİA MI BEKLENİYOR
Ekte göreceğiniz resimlerde çöpler yanıyor ve önünde kamyon park etmiş, facianın eşiğinden dönüldü. O kamyon sahibi 15 dakika içinde bulundu, ya bulunamasaydı? Sizden ricamız bu konuya köşenizde yer vermeniz.
Kaan HANCI

-----

BİR ALINTI
Yeşim Alca’dan: Çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak yerine, dünyaya daha iyi çocuklar bıraksanız, sorun kendiliğinden çözülecek aslında.
(Aziz Nesin)

Yazının devamı...

Turizmci gözünü Hindistan’a dikti

11 Mart 2017

Sektörün sıkıntılarını yeri geldiğince çekinmeden dile getirir, çözüm önerilerini sıralar. Ve de Okutur, turizm için somut girişimler gerektiğine inanır. Nitekim Yücel Okutur, turizmin sıkıntılı dönemi atlatması için Hindistan’ı mercek altına aldı. Muğla Ticaret Odası Başkanı Bülent Karakuş, meclis üyeleri Hasan Şahin ve Fatih Dağdelen’le Mumbai ve Yeni Delhi’deki turizm fuarlarına katılan Okutur’u dinliyoruz:

BİZE GELEN ÇOK AZ
“Hindistan 1.2 milyar nüfusla dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi. Milyarderler listesinde Amerika ve Çin’den sonra 3’ncü sırada... 236 bin kişinin mal varlığı 1 milyon doların üzerinde ve 60 milyon kişi pasaport taşıyor. Yılda 18 milyon kişi yurt dışına çıkıyor. Türkiye’yi ziyaret eden Hintli misafir sayısı, transit yolcuları çıkardığınızda maalesef 100 binin çok altında kalıyor.
TANITIMDA BÜYÜK EKSİKLİK
Yeni Delhi Turizm Bakanı Kapil Mishra ile tanışma fırsatı bulduk. OTOAI (Outbound Tour Operators Association of India) Başkanı Guldeep Singh Sahni, Mumbai Başkonsolosumuz Sabri Ergen ile toplantı yaptık. Başkan Sahni ile mayıs ayında OTOAI üyelerini Dalyan’da ağırlamak ve Muğla’yı tanıtmak üzere sözleştik. Yaklaşık 200 acenteye Muğla’yı anlattık. İstanbul’u, Antalya’yı ve Kapadokya’yı bilen acenteler Muğla’yı duymamıştı. Demek ki, tanıtımda çok büyük eksikliğimiz var.
FİLMCİLERİ GETİRMEK ŞART
Hindistan’da, Bollywood’a mekan danışmanlığı yapan bir grupla ortak çalışma yapacağız. Muğla’dan daha doğal bir film stüdyosu düşünemiyoruz. Geçen yıl İsviçre’de çekilen bir Hint filmi sonrasında tüm Hindistan akın akın İsviçre’ye tatile gitmiş. Muğla’da film çekimi için olanaklarımızı seferber etmeliyiz. Birçok ülkenin ve ülkelere ait havayolu şirketlerinin, film yapımcılarına indirimli uçak bileti ve kargo, vergi iadesi gibi kolaylık sağladığı bu rekabetçi ortamda, hem yerli yapımcıların, hem de Tanıtma veya Sinema genel müdürlüklerinin desteği ile turizme de destek sağlayacak güzel projeler hazırlanabileceğine inanıyoruz.
DİZİ OYUNCULARI GİTMELİ
Ayrıca bazı Türk dizilerinin de çok beğeniyle izlendiğini öğrendik. Dizi oyuncularının çok sevildiği bu ülkeye yapacağı ziyaretler de Türkiye tanıtımı için ciddi önem taşımaktadır. Hatta bunu bedelsiz yapmalılar... Bazı televizyonlar, Türkiye’de fazla bir izleyici kitlesine ulaşmayan tozlu raflara kaldırdıkları diziler için astronomik rakamlar talep etmiş. Aslında bunlar çok ciddi tanıtım malzemeleridir ve reklamdır. Daha fazla Türk dizileri yollayabilmeliyiz bu ülkeye...
UÇAK SEFERLERİ ARTIRILMALI
Hindistan Pazarı, bizim düşük sezon dediğimiz sezonda tatil yaptıkları için ideal misafir profili oluşturuyor. Bu anlamda Mumbai ve Yeni Delhi’ye olan seferlerde artış, bilet fiyatlarında da indirim gerekiyor. Maalesef THY’nin, Hindistan uçuşlarında Qatar ve Emirates gibi havayolları ile rekabet edebilmesi ve Hindistan’daki Ahmedabad gibi potansiyel taşıyan noktalara uçuş koyabilmesi için devletler arası ilişkileri geliştirmemiz gerekiyor. Mevcut uçuşların büyük bir kısmı transit yolcu taşıdığı için THY para kazanamıyor.
ALTERNATİF PAZARDIR
İlerleyen dönemlerde ise hedefimiz Avrupa’nın birçok şehrinden olduğu gibi Hindistan’dan gelip Dalaman’a inen charter uçakları olmalı... Cumhurbaşkanımızın ve başbakanımızın, bu ülkeye yapacağı ziyaretlerin ikili ilişkilere ve turizmcilere çok büyük pozitif katkıları olacağına inanıyoruz. Muğla için alternatif pazar Hindistan’dır.”

-----


SÖZ
SİZİN

Asfalt bekliyoruz

KARABAĞLAR Esenlik Mahallesi sınırlarında kalan Polat, Ant, Şükrü Karaduman caddeleriyle 9027, 9054 ve 9056 sokaklarda, altyapı için kazı yapıldı. İddiaya göre yaklaşık 5 ay önce tamamlanan çalışmaların ardından kazılan alanlara dolgu malzemesi döküldü. Esenlik Muhtarı Zakir Çin, asfalt beklediklerin belirterek, yakınıyor:
ARAÇLAR ZARAR GÖRÜYOR
“Ancak, İZBETON yetkilileriyle defalarca görüşme yapmama rağmen bir sonuca ulaşamadık. Vatandaşlarımızdan yoğun şikayet alıyoruz. ‘Bugün, yarın’ denilerek oyalanıyoruz. Aylar geçmesine rağmen mağduriyetimiz giderilmedi. Dolgu malzemesi yağmur nedeniyle çöktü ve çukurlar oluşmaya başladı. Sokaklarımız köy yollarını andırır hale geldi. Vatandaşlarımızın araçları zarar görüyor, sorunumuzun çözülmesini istiyoruz.” Tufan HAMARAT, DHA

-----


BİR ETKİNLİK


Açık Stüdyo’da bugün Saat: 20.00-21.00
DİYALOGLAR / MÜZİKAL BİR MEKTUP
BU akşamki buluşmada mekansal uzaklığın getirdiği bir iletişim şekli ortaya çıkıyor. Dansçı Şebnem Yüksel, mekanda fiziksel olarak bulunmayan müzisyen Anıl Karaoğlu’ndan müzikal bir mektup alacak. İlk defa sahnede duyacağı müzikle etkileşime geçecek olan Yüksel ile izleyiciler henüz bilmedikleri bir yolculuğa çıkacak. Rezervasyon: info@acikstudyo.com / 0535 366 03 41

-----

BİR ALINTI
Engin Yavuz’dan: Bir kadını ortadan ikiye böl... Yarısı annedir, yarısı çocuk, yarısı sevgili, yarısı aşk...
Cemal SÜREYA

Yazının devamı...

Deniz eskisi gibi temiz olacak mı

7 Mart 2017

Merak ediyorum ve de vurguluyorum. Amacım Çeşme turizmine zarar vermek değil, olamaz da. Neden söylüyorum? Kimse inanmaz ama, belki de olumsuz düşünenler var diye. 

Konu; geçen 18 Aralık’ta Çeşme Pırasa Adası yakınlarında karaya oturan Lady Tuna gemisi. Karaya oturdu da ne mi oldu? Çeşme’de, bugüne kadar ki en büyük çevre felaketine neden oldu. Efendim iddiaya göre, gemiden sızan 80 ton yakıt çeşitli yöntemlerle bloke edildi ve denize karışmasına engel olundu.
50-60 ton yakıt her yerde
Ama 50-60 ton yakıt için çok geçti, Paşa Limanı ile Ilıca Yıldız Burnu arasında sahile kadar geldi. Ve de denize karıştı. Temizleme çalışmaları başlatıldı. Turizmciler doğal olarak tedirgin oldu. Çeşme Turizmci Otelciler Birliği Başkan Yardımcısı Yakup Demir, kirlilik nedeniyle büyük ıstırap çektiklerini, rezervasyon iptallerinin söz konusu olduğunu bildirdi, “Dileriz, bu petrol atığı en kısa zamanda Çeşme’nin denizinden tamamen temizlenir, yaz geldiğinde de hiçbir misafirimize petrol atığının yansıması söz konusu olmaz. Bu kötü algıyı da hızlı bir şekilde Çeşme olarak üstümüzden atmayı diliyoruz” dedi.
Kirlilik yargıya da taşındı
Kirlilik konusunu iş adamı Mehmet Refik Soyer yargıya da taşıdı. Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç ise, biraz daha rahat izlenim verdi, rezervasyon iptallerinin söz konusu olmadığını vurguladı, denize karışan yakıtın temizleme çalışmalarını titizlikle izlediklerini, sezon öncesi olumlu sonuç alınacağını beklediklerini dile getirdi.

İŞTE YANIT BEKLEDİKLERİM
7 Mart itibarıyla merak ediyorum, etkililerden, yetkililerden yanıt bekliyorum:
* Lady Tuna adlı gemiden sızan yakıtın miktarı ne kadardır?
* Çeşme kıyılarının nereden nereye kadarını etkilemiştir? (Örneğin Paşa Limanı ile Ilıca Yıldız Burnu arasını mı?)
* Temizleme çalışmaları ne aşamadadır? Kıyıya vurup da çıkarılan yakıtın miktarı nedir?
* Denize karışan yakıt miktarı nedir? Ya da ne kadar yakıt karıştığı tahmin edilmektedir?

İÇİMİZ RAHAT OLSUN MU?
* Denize karışan yakıtı temizleme yöntemi var mıdır? Varsa, başarı oranı nedir?
* Sezon öncesi, ilçeye gelmesi beklenen yerli-yabancı turistin içi rahat olmalı mıdır?
* Daha da önemlisi, Çeşme’de evi, yazlığı olanlar, ilçenin cennet sahiline ve denizine güvenmeli midir?
* Sezon öncesi Çeşme’de reklam tabelalarının nasıl olacağı, dışarıda, kıyıda (Örneğin kirlendiği iddia edilen Yıldız Burnu’nda) nerelere, hangi saatler arasında sandalye konulacağı kuralları açıklandı. İyi de oldu.
* Peki, sezon öncesi etkili ya da etkililerden kim, hangisi Çeşme’deki deniz ve kıyı kirliliğiyle ilgili açıklama yapacak?
* Örneğin kim ya da kimler, “Kimse merak etmesin Çeşme’nin denizi tertemiz. Herkes (Öncelikle biz, ailemiz, çoluk, çocuğumuz, yakınlarımız) denize iç rahatlığıyla girebilir. Asla tehlike yok. Huzurla yüzebilirsiniz” diyebilecek?

KABUS GİDERİLDİ Mİ?
* Sonuç olarak Çeşme’ye kabus olan yakıt kirliliği giderildi mi?
* Ve de nokta: ÇEŞME’NİN DENİZİ TEMİZ Mİ, DEĞİL Mİ?
(Dilerim herkese rahat soluk aldıracak bir yanıt alırım. Ve de bu köşede mutlulukla duyururum. ‘Yanıtla ilgili de son sözüm: Umutlar asla tükenmez.’ Bekliyorum efendim. Ve yineliyorum, bu olayın kötü bir anı olarak kalmasını, Çeşme’nin deniziyle, sahiliyle ‘pırıl pırıl bir cennet’ olarak anılmasını, çok ve de çok iyi turizm sezonu geçirmesini diliyorum.)


-------------------------------


SÖZ SİZİN


Küçükpark üzerine
28 şubat 2017 tarihli “okur köşenizdeki” paylaşım üzerine, biz de kendi belediyemizin (Bornova Belediyesi-İzmir) Küçükpark sakinlerine layık gördüğü yeni düzenlemesinin fotoğrafını göndermek istedik. Geniş bir beton yığını, tabuta benzeyen banklar, kalan bir avuç toprağa dikilmiş kuru otlardan oluşan ve akşamları da açık hava meyhanesine dönen 2017’nin İzmir’ine yakışan Küçükpark’ın fotoğrafı.

Yonca Şenyılmaz

------------------------------------------


BİR ALINTI
Nevin Bubik’ten
Ne kadar anlatırsan anlat, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.



BİR KUTLAMA
Yarın 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü. Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm kadınlara kutlu olsun. Kadınlar şiddet görmesin, ağlamasın, barışla yaşasın, mutlu olsun ve hep gülsün...

Yazının devamı...

Gençlerden görsel şölen

4 Mart 2017

Buca Belediyesi’nin desteğiyle, Güven Karahan, Mehmet Yasin Uçar ve Onur Orhankop’tan oluşan grafiti sanatçısı ekip, 26 trafo ve duvarı boyamış, kente güzellik katmış. Doğrusu çok hoşuma gitti, kolay gelsin. 7. sayfada



ÇOK HOŞUMA GİTTİ DOĞRUSU

Trafolarda duvarlarda
gençlerden görsel şölen

BİR süre önce belediyelere, “Sokaklarınızı duvar sanatıyla şenlendirin” demiştim. Grafiti sanatçısı gençlere fırsat tanınmasını, hatta duvar sanatıyla süslenecek sokaklar oluşturulmasını önermiştim. Çünkü, bazı küçük dokunuşların bile, kentlere hoşluk kattığına içtenlikle inanıyorum.
GÜZEL BİR ÖRNEK: BUCA
Ve öğrendim ki, Buca’nın trafo ve duvarları grafiti sanatıyla renkleniyormuş. Buca Belediyesi’nin desteğiyle 3 sanatçı genç kente güzellik katmaya başlamış. Güven Karahan, Mehmet Yasin Uçar ve Onur Orhankop’tan oluşan grafiti ekibi, belediyeden malzeme ve ulaşım desteği alarak 26 trafo ve duvarı boyamış. Sanatçı gençlerin tek isteği ise grafitilerin üzerine çirkin yazılar yazılmaması. Çok hoşuma gitti, kolay gelsin...

-----

 

100 BİNİNCİ OLAMADIM, AMA GALERİDEKİ ÖNEMLİ SERGİYİ GEZDİM

‘Sevmek güzel meslek reis’

FOLKART Gallery 2’nci yılını doldurdu. İki yıldaki 100 bininci ziyaretçi olan öğretmen Okşan Filik’e Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak çiçek ve anı armağanı verdi. Galeride 13 Şubat’ta açılan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Sevmek güzel meslek reis” adlı sergi sürüyor. Galerinin 100 bininci ziyaretçisi olamadım, ama bu güzel sergiyi doya doya gezdim ve çok etkilendim. Eyüboğlu’nun İzmir’le ilgili, “Gecekondular” tablosunun önünde fotoğraf bile çektirdim. Sergi, 12 Mart akşamına kadar açık. Bence mutlaka zaman ayırın ve gezin. Pişman olmazsınız.

-----

ÇOK SAĞLIKLI BİR ALINTI

Hasta olmak istemiyorsan

SEVGİLİ İklil Ulueren’den çok özel bir alıntı... Brezilyalı bir doktora ait bu yazıyı mutlaka okuyun ve hatta her gün yeniden okuyun... Eğer hasta olmak istemiyorsan:
Duygularını anlat
* Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular; gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar.
* Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!
* Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir!
Karar vermelisin
* Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır.
* İnsanlık tarihi kararlardan oluşur.
* Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir.
* Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.
Olduğundan farklı yaşama
* Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir.
* Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.
Kabullen
* Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır.
* Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar.
* Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.
Çözümler bul
* Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler.
* Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır, fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir.
* Biz ne düşünüyorsak oyuz.
* Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.
Güven
* Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan, bir ilişki de olamaz. Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.
Hayatı üzgün yaşama
* Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir.
* Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir. “İyi mizah bizi doktorun elinden korur.”
* Mutluluk sağlık ve terapidir...
Dr. Dráuzio Varella

-----

VE BİR ALINTI DAHA

Engin Yavuz’dan
Sevdiklerinize zaman ayırın, yoksa zaman sizi sevdiklerinizden ayırır...
Gerald GOLDING

Yazının devamı...

İşsize iş olanakları vardı da neden seferberlik beklendi

28 Şubat 2017

Ve art arda açıklamalar geldi, “Şu kadar istihdam yaratılacak, bu kadar kişi işe alınacak” diye. Ne yalan söyleyeyim, şaşkınlıkla izliyorum açıklamaları, konuya ilişkin haberleri. Ve aklımdan geçenlerin bir bölümünü geçenlerde Adnan Kaya dile getirdi, “Bol keseden atmayalım” dedi.

Hepsinin takipçisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Hepsinin de takipçisiyim. Söz verip de yerine getirmeyenleri tüm ülkeye ifşa edeceğim” sözlerini de anımsatan Kaya, kendi adına İzmir ve Ege’nin çetelesini tutmaya başladığını duyurdu ve noktaladı:
“Olur da verdiği sözü tutmayan, bu konu üzerinden prim yapmaya çalışanlar çıkarsa, o listeyi isim isim duyuracağım. Zaman zaman da, ‘Şu ana kadar kimleri aldınız açıklayın da kamuoyu bilgilensin’ diyeceğim. ‘Alacağım’ diye gazetelerde boy boy haber olanların da gözüm üzerlerinde olacak.”

Hedef en az 100 bin kişi
Sevgili Kaya’nın bu mesajının altına ben de imzamı içtenlikle atarım. Bir de işin başka yönü var. Tamam, işsize iş olanağı sağlayacaklara bazı teşvikler açıklandı... Ama yine de kafamı bir şeyler kurcalıyor. Ne mi? Bölgemizden gazete haberlerine bakalım... İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, işsizlik oranını aşağı çekebilmek için yoğun mesaiye başladıklarını söylemiş:
“Üyelerimize mektup göndererek, ’Artık sıza bizde. Her işletmenin en az bir işçi almasını hedefleyin’ çağrısında bulunduk. 75 bin üyemiz mevcut. Hedefimiz en az 100 bin istihdam sağlamak. Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz sözü yerine getirmek için çalışıyoruz.”

Muğla’dan 30 bin sözü
Muğla Valisi Amir Çiçek de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iş dünyası ile bir araya geldiğini anımsatarak şöyle demiş:
“İşverenin işçilerin önünde durmaması gerektiğini, çalıştırabildiği kadar işçi çalıştırması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda sadece Muğla ilimizde 30 bin işsizimize iş imkanı sağlanacak. En az 2-3 aydır işsiz olan ve iş arayan gençlerimize destek verilecek. İşverene de sigortası ve maaşı dahil, personele ödediği paranın yarısı ödenecek. Bu tüm sektörlerde olacak.”
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, işsize iş olanağı sağlanabilmesi için üyelerine mektup gönderdiklerini bildirmiş.

Tabii ki herkes iyi niyetli
Bunlar, istihdam seferberliği girişimlerinden bazı örnekler. Ve yeni iş olanakları sağlamak isteyenlerin içten açıklamaları. Özellikle vurguluyorum, herkes iyi niyetlidir, katkı çabasındadır. Ama kafama takılanları da dile getirmeden edemeyeceğim. Örneğin İzmir Ticaret Odası üyelerinin 100 bin kişiye iş sağlama olanağı vardı da, neden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istihdam seferberliği ilan etmesi beklendi? 100 bini geçtim, seferberlik ilan edilmeden 25-30 bin kişiye iş olanağı sağlanamaz mıydı?

Herkes bu çağrıya uymalı
Ya da Muğla’da 30 bini bir yana bırakalım, 7 bin 500-10 bin kişiye iş için çaba gösterilemez miydi? İlla Cumhurbaşkanı’nın, “İşsizlik oranını aşağı çekelim” çağrısı mı gerekliydi?
Sonuç olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan istihdam seferberliği ilan etti. Ve de her kesimden işsize iş sağlama sözleri var. Tabii ki tüm işverenlerin seferberlik çağrısına uymasını ve 100 binlerce işsizin iş bulmasını diliyorum.

------------

SÖZ SİZİN

O BELEDİYELERİN BAŞKANLARINA 
Çok hoş bir örnek




Merdivenli sokakları olan ilçelerimizin belediye başkanlarına örnek olmasını düşündüğüm fotoğraf, Sicilya Adası’ndan. Çalışmayı başkanların bilgisine sunarım. Çiçeklerin canlı ve sardunya cinsi olduğunu da söylemek isterim. (Yer: Sicilya Caltagirone – İtalya Fotoğraf: internet, anonim.)
Gürol TULUNAY

------------------------------------------

12 AYLIK EĞİTİM
36 engelliye
meslek fırsatı
Buca Belediyesi’nin Çamlıkule Pırlanta Merkezi’nde kurulan Konak Rotary Engelsiz Mesleki Eğitim Merkezi’nde, ilçede yaşayan bedensel engelli bireylere yönelik mesleki eğitimler verilecek. 12 aylık proje süresince 36 engelliye web tasarımı ve masaüstü yayıncılık eğitim programı açılacak. Buca Halk Eğitim Merkezi’nin vereceği eğitim, 1 Mart’ta başlayacak ve bilgisayar kullanmayı bilen, her bedensel engelli başvurabilecek. Meslek kurslarını başarı ile tamamlayanlara sertifika verilecek ve İŞKUR’a kayıtları yapılacak. Başvuru ve detaylı bilgi için www.kremem.org web sitesi izlenebilir.
Konak Rotary Kulübü İrtibat kurulacaklar için: Buca Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Harun Kara, tel- 0506 959 16 97



BİR ALINTI

Emine Kantarcı’dan
Birçok kez bir dokunuşun, bir gülümsemenin, bir kelimenin, dinleyen bir kulağın, içten söylenmiş güzel bir sözün ya da değer veren en ufak bir davranışın gücünü küçümseriz. Bunların hepsinin hayatımızı değiştirme potansiyeli var. / Leo Buscaglia

Yazının devamı...

Bütün koşullara uygun mezbaha neden açılmaz

25 Şubat 2017

Ödemiş’te sorun yok

“İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ödemiş, Kiraz, Tire, Bayındır, Selçuk, Urla, Bergama, Aliağa’daki mezbahaları AB kriterlerine uymadığı gerekçesiyle 17 Ocak’tan beri kapalı. Yalnız Aliağa’dakine geçici izin verildi. Oysa hayvancılığın başkenti kabul edilen Ödemiş’teki AB kriterlerindeki et entegre tesisi 3 yıldır açılmayı bekliyor. Önceki Belediye Başkanı Bekir Keskin, ‘Orada hiçbir sorun yok. Tesisler de belediyenin kendi arazisi içinde. Sundurmaları bile hiçbir araziye dokunmuyor. Vakit geçirilmeden tesisler açılsın. Orası AB kriterlerinde. Lisanslı sucuk imalatı için alt katta yer bile yaptık’ dedi.

Karkas ithaline gerek kalmaz
Ve Keskin’den seçmeler: ‘Hemen olmazsa bile 1 ay içinde devreye alınabilir. 250 büyükbaş, 400 küçükbaş buranın kapasitesi. Şöyle örnek vereyim. Bir gemiyle gelen hayvanı Ödemiş Et Entegre Tesisleri 1 ayda kesebiliyor. Bunun gibi birkaç tesis daha yapılsa belki de karkas et ithalatına gerek kalmayacak. İddia ediyorum Ege Bölgesi’nde Ödemiş Et Entegre Tesisi gibi bir tesis yok. Ben o tesislerin her şeyiyle bizzat ilgilendim. Eski mezbahadan buraya hiç bir şey getirmeyin her şey yeni olsun dedim.’

Yeni yönetmelik uygulandı
‘Biz orasını yaparken Tarım Bakanlığı 2012’de yönetmeliği değiştirdi. Orayı o yönetmeliğe göre yaptık. Her şeyi bakanlık tarafından onaylı o tesisin. Tarım Bakanlığı’nın yönetmeliğini, en ince ayrıntısına kadar o tesislerde uyguladık. AB standartlarında bir tesis. Üst katta bir oturma odası var. Önü cam ve mezbaha görülüyor. Hayvan sahibi üst katta çayını içerken, kendi hayvanının kesimini izleyip, hangi raylardan nereye gittiğini görebilecek.’

Sucuk imalathanesi de var
‘Sucuk ruhsatı almak çok zor. Yeni Gıda Yönetmeliği’ne göre, bir kasap kendi imkanlarıyla sucuk üretse markasını basamıyor. Bizim mezbaha yönetmelik koşullarını sağlıyor. Bodrum katında laboratuvarıyla birlikte sucuk imalathanesi var. Yani karma oranları, ne kadar yağ, ne kadar et, ne kadar baharat konulacağını sucuğun nasıl basılacağına kadar gösteren bir tesis kurduk. Orası lisanslı bir sucuk imalathanesi aynı zamanda. Biz onu da ilaveten koyduk.

Ben gurur duyuyorum
Tesisleri kurduğumuz zamanlarda, bir kasabın sucuk imalathanesi kurmasının maliyeti 400-500 bin liraydı. Biz kasaplarımızın sucuk imalathanesi kuramayacağını düşünüp, (Ödemiş’e böyle bir tesis kazandıralım) dedik ve bunu da bodrum katında gerçekleştirdik. Sadece onunla da kalmadık. Bir bölüme işkembe temizleme, bir bölüme bağırsak temizleme ünitesi kurduk. Ben o projeyle gurur duyuyorum.”
Keskin’in sözleri böyle. Peki, gerçekten bu tesis neden açılmıyor?
---------------------------------------



BAYRAKLI’DA ÖNEMLİ SAĞLIK HİZMETİ 

Tansiyon ne alemde
farkında mısınız



Tansiyon, hele yüksekse, herkesin kabusu... Peki, tansiyonun kabus haline geldiğini herkes biliyor mu? Farkında mı? İşte bir örnek. Bayraklı Belediyesi ile Hipertansiyonla Mücadele Derneği (HMD) 2014-2016 arasında bin 14 erkek, bin 349 kadınla görüşülmüş, tansiyonları ölçülmüş. Değerlendirilen 2 bin 355 kişiden (8 kişi 18 yaş altı olduğu için değerlendirme dışı tutulmuş) 976’sı yüksek tansiyonlu, bin 379’u normal bulunmuş. İşin ilginç yanı, o 976 kişinin 280’i, yani yüzde 28.7’si bu ölçümler sırasında yüksek tansiyonlu olduğunu öğrenmiş. Bu da tansiyon hastası olan kişiler içerisinde 3- 4 kişiden birinin bunun farkında olmadığını gösteriyor.

Bayraklı iyi durumda
HMD Derneği Başkanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, Bayraklı’da hipertansiyon konusunda farkındalık oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu söylemiş:
“Bayraklı bu konuda iyi. Bunun da sağlık evleri sayısının yüksek olmasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Sağlık evleri tansiyon konusunda vatandaşı bilinçlendirmiş. Ancak yüksek tansiyon hastası olanlar tedaviyi önemsemiyor. 50 yaşında birinin hipertansiyona yakalanma ihtimali yüzde 50. Yaş arttıkça bu oran da artıyor. Aslında bu yaşlanmanın kaçınılmaz neticesi. Herkesin, ‘Yüksek tansiyon ben de var mı’ diyerek tansiyonun belli periyodlarla takip etmesi gerekiyor.”
Vatandaş ölçtürebilir
Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ da, “Sağlık evlerimiz aracılığı ile hipertansiyon konusunda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bu konuda başarılı olduğumuzu görmek bizleri oldukça mutlu etti. Vatandaşlar sağlık evlerimizde tansiyonlarını ölçtürebilir. Arkadaşlarımız her zaman yardımcı olacaktır. Tansiyon konusunu önemsiyoruz” demiş.
Bu haberi, gözden kaçıranlar için yineliyorum. Bence iyi bir hizmet. Ne dersiniz?
---------------------------------------------

YİNE BİR ÖNEMLİ DUYURU

MEMLEKETİ ELAZIĞ BASKİL DOĞANCIK’TA KURULUYOR
Şehit Fethi Sekin Kütüphanesi
için kitap bağışına devam

İzmir Adliyesi’ne 5 Ocak’ta yapılan hain saldırıda canını feda ederek, yüzlerce insanın hayatını kurtararak şehit olan polis memuru Fethi Sekin adına memleketi Elazığ Baskil ilçesi, Doğancık Köyü’nde, “Atatürk Çocukları Şehit Polis Fethi Sekin Kütüphanesi” kuruluyor. 25 Mart’ta açılacak kütüphanede başta Atatürk’le ilgili olanlar, yerli ve yabancı yazarların romanları, araştırma – inceleme, çocuk, kişisel gelişim, sağlık kitapları, edebiyat – sanat, Atlas dergileri yer alacak... Kitaplar 15 Mart’ta yola çıkıyor.
Fethi Sekin ve diğer Atatürk kütüphaneleri için kitap bağışları için lütfen arayınız
HABER HÜRRİYETİ – İbrahim Irmak: 0533 414 24 57- Mesut Tim : 0533 030 91 00

11 / 2 Sokak No: 18 / A Üçkuyular – KARABAĞLAR/- İZMİR
--------------------------------------------

BİR ALINTI
Engin Yavuz’dan
Hangisi daha çok can yakar? Bir şeyi söyleyip, keşke söylemeseydim demek mi? Yoksa bir şey söylemeyip keşke söyleyebilseydim demek mi? (Halk deyişi)

Yazının devamı...