"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Cengiz Semercioğlu

Bu kadını ben yarattım

21 Ocak 2018

◊ Size Yılmaz Güney’i sormadan bir röportaj yapmak istiyorum...

- Beni çok mutlu ettin. Bugüne kadar bana Yılmaz Güney’i sorduklarında, her zaman “Kocam diye değil, hocam” diye anlattım. Artık bıktırmış vaziyetteyiz. Bazı insanları da rahatsız ediyor bu durum.

◊ Evet, mesela Fatoş Güney’i...

- Evet, haklı o da. Fatoş Hanım da oyuncu olsa o da benzer şeyleri yaşayacaktı benimle. Ona da hep Yılmaz sorulacaktı. İkimiz de aynı adamla evlendik çünkü. Ben kimsenin sırtından geçinen bir kadın değilim zaten. Buna ihtiyacım yok.

◊ 3 sene sonra “Yuvamdaki Düşman” ile ekrana dönüyorsunuz. Biraz yeni dizinizden bahseder misiniz?

- 3 senedir yoktum ve yeni işimde çok değişik bir Nebahat Çehre olmak istiyordum. Ama 3 sene içinde çok değişik bir proje gelmedi. Dominant, şık ve salon kadını rolleri geliyordu. Beni bu kalıba oturttular. Ve ben bu kalıptan çıkamayacağımı anladım. Yeşilçam’da 127 film yaptım.

Neyin nereye kadar gideceğini biliyorum. Beni çok üzen durumlardan biri; dizilerin bir anda yayından kalkması. O yüzden projeyi seçerken çok dikkat ettim. 3 yıl içinde kabul etmediğim diziler çok kısa zamanda yayından kalktı. Sonradan haber gönderdim “Nebahat Çehre’nin tecrübelerine inanın” diye. “Yuvamdaki Düşman”ın güzel bir senaryosu ve iyi bir kadrosu var.

Genç oyuncular çok güzel oynuyor ve çok disiplinli çalışıyorlar. Karakteri ön plana çıkarıyorlar. “Şimdi ne olacak?” sorusunu sorduracak bir dizi. Çok bilinçli bir yönetmenle çalışıyoruz.

Yazının devamı...

Rolleri kaptıran kadınlar ne olacak?

20 Ocak 2018


Hürriyet Pazar’da Mehmet Y. Yılmaz eleştirdi beni, “Evet Cengiz, ‘kadına ne kadar hoşsun, seni çok beğeniyorum’ demek tacizdir” dedi.
Eğer kadın eski tabirle ‘pas atmadıysa’ diye de ekleyerek.
Ayşe Arman da bu eleştiriye imzasını attı.
İyi de Mehmet Abi, işin püf noktası tam da burası değil mi; kadının pas attığını nasıl anlayacağız?
Kimine göre bakmak bile pas atmak olabilirken, senin gibi bir centilmene göre (bana göre de) karşılıklı yemek yemek bile pas değildir.
Senin de dediğin gibi flörtle taciz arasında çok ince bir çizgi var.

Yazının devamı...

Çocukluğunun şekerlerinden varsa hemen gönder Hıncal Abi

19 Ocak 2018


“Çocukluğumda çikolatasız, şekersiz günüm geçmedi. Bakın 80 yaşındayım, bana bir şey oldu mu” diye soruyor.
Sana bir şey olmaması bugünün çocuklarına bir şey olmayacağı anlamına gelmiyor Hıncal Abi.
Çünkü 75 yıl önce her şey gibi şeker de organikti.
Endüstriyel gıda bu boyutta değildi...
Senin çocukluğunda yediğin şekerlemelerin, çikolataların, keklerin içinde kıvam artırıcılar, kabartıcılar, asitik düzenleyiciler, koruyucular, emülgatörler bu boyutta mıydı Hıncal Abi?
Şimdi çocuklarımızın yediği her şey katkı maddelerinden geçilmiyor.

Yazının devamı...

Bu çocukların günahı hepimizin boynuna

18 Ocak 2018

İstanbul-Küçükçekme-ce’de sadece tek bir hastaneye...
Sadece 2017’nin ilk 5 ayı içinde...
18 yaşından küçük 115 çocuğun hamile olarak geldiği tespit ediliyor.
Bu çocukların 38’inin 15 yaşından küçük olduğu ortaya çıkıyor.
Bu çocukların emniyete raporlanmadığı (oysa 18 yaşından küçük çocukların bildirilmesi gerekiyor) belgeleniyor.
Hastanede vicdan sahibi bir sosyal hizmet uzmanı durumu tesadüfen fark ediyor.
Geçmişe dönük araştırma yapıyor ve sadece 5 ayda hamile 115 çocuk tespit ediyor.

Yazının devamı...

Uçuruma düşen aşk

17 Ocak 2018

31 yaş farkıyla iki insan ne paylaşır dedikçe, “onların hayatı” dediler.
Buyrun Levent Yüksel’le Lidya Özdemiroğlu ayrıldı.
Çiftler arasında 31 yaş fark olabilir. Kadın 30’lu yaşlarındaysa ister 60 yaşında adamla beraber olsun, ister 80 kime ne?
Ama kadının yaşı 22 olunca, işte orada işler karışıyor.
53 yaşındaki bir erkek, 22 yaşındaki bir genç kadının aklını çelebilir.
Kimi karizmasıyla, kimi parasıyla, laf cambazlığıyla, kimi toplumsal statüsüyle bunu yapabilir.
Levent Yüksel de iyi bir müzisyen. Mutlaka genç kadınları etkileyecek bir aurası vardır.

Yazının devamı...

Sezen ve Candan MSG’ye el koyuyor

16 Ocak 2018

Yıllardır alınan teliflerin azlığı, neye göre telif dağıtıldığı tartışılır durur hep.
Canlı yayında ağırladığım, aldığı 70 lira telifi sallayıp “Bunu MSG’ye iade ediyorum” diyen şarkıcılar bile olmuştu.
Geçen hafta MSG Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Göçer’e “Madem yapılacak iş değil, neden yıllardır o koltuklardan kalkmıyor yöneticiler?” diye sormuştum.
O da, “Çok zor soru bu. Konuşursam ortalık karışır” diyerek yanıt vermekten kaçmıştı.
İşte şimdi müzik camiasının önde gelen isimleri, yıllardır uygulamaları tartışma konusu olan MSG ile ilgili ellerini taşın altına koymaya karar verdiler.
Bu toplantılar sonrasında da Candan Erçetin, MSG başkanlığına aday olmaya karar verdi.
Üstelik Sezen Aksu’nun tam desteğiyle...

Yazının devamı...

Babam küser diye öpüşme sahnesi yazmıyorum

14 Ocak 2018

◊ Deliha’nın ilk filmi ile ikinci filmi arasındaki fark ne Gupse?
- Bence oyunculuğum da, yazarlığım da gelişti. 4 sene oldu. Her iş zaman geçtikçe daha iyi olur. Ben de hata yapa yapa, kendi hatalarımı göre göre daha iyi bir iş çıkardım. İlk filme göre ikincisi bence daha iyi.

◊ Şimdi baktığında ilk filmde neleri eksik görüyorsun?
- Yazarken karakterin derinliğini oturtamamışım, skeç gibi yazmışım. Çok fazla bel altı küfür yoktu ama cinsiyetçi söylemler vardı. Şimdi bakınca “Ulan ne gerek vardı” diyorum bazı şeylere.

◊ “Deliha 2”de cinsiyetçi söylemler ya da bel altı küfür yok mu?

Yazının devamı...

3.5 saatte İzmir

13 Ocak 2018


Bunu şimdiden söylüyorum.
Ama bu yolun “İstanbul-İzmir 3.5 saat” diye pazarlanmasına başından beri itiraz ediyorum.
Mümkün değil, 3.5 saatte İzmir’e gitmemiz...
Şehirler arası hız limiti 120 kilometre...
Bırak Avrupa’yı Anadolu yakasından çıksak kesintisiz bu hızla gitsek 3.5 saatte 420 kilometre yol yaparız...
Projenin tamamı 433 kilometre...

Yazının devamı...