"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Cengiz Semercioğlu

Aman dikkat Deniz

18 Kasım 2017

Cezaevindeyken ziyaretine gitmiş röportaj yapmıştım, o ziyaretin nezaketen karşılığını vermek istemiş, Papermoon’a davet etti beni.
Oturduk uzun uzun lafladık.
“Cengiz daha ben cezaevinden çıkalı 5 ay oldu, bu kadar sürede benim her şeye adapte olmamı bekliyorlar. Ama ben orada 3,5 yıl yaşadım. Neler gördüm neler... Bu yaşadıklarım kolay şeyler değildi. İnsanlar benim hepsini unutup normal magazin, sahne, sosyal hayata karışmamı bekliyorlar” dedi.
O kadar hak verdim ki...
Bu kadar süre, dört duvar arasında yaşamak hiç kolay değil.
Oradan çıktıktan sonra da hiçbir şey olamamış gibi davranmak kolay değil.
Aşk, ayrılık, nişanlısı, ihanet, tokat meseleleri üzerine ‘off the record’ konuştuğumuz şeyler bende kalacak, onları yazacak değilim.

Yazının devamı...

Dikine, dikine...

17 Kasım 2017

İnternet reklamlarında da içeriğe göre reklam dağılımı yapılıyor ya, o sırada Ataköy sahilde yeni biten gökdelen projelerinin tanıtımı çıktı karşıma.
Benim çocukluğum Ataköy-Bakırköy sahillerinde geçti. Bakırköyspor’un tesisinde de düğünlere, davetlere kaç kere gittim kim bilir...
Şimdi Ataköy sahilinden geçerken deniz tarafına dikilen gökdelenler, rezidansları, otelleri gördükçe içim cız ediyor.
Sadece Ataköy mü? Sahil yolu neredeyse baştan aşağı böyle yeni inşaatlarla doldu. Hepsi de son 10 yılda oldu.
Bakırköy Belediyesi de, Bakırköyspor’un sosyal tesisini yıkmış arada...
Oraya da birileri gökdelen diker herhalde.
Dikey yapılaşmaya karşıyız ama dikine dikine gitmeye devam ediyoruz...

Yazının devamı...

Bu sefer gişeyi patlatabilir

16 Kasım 2017

4 ay önce sosyal medyadan ayrılmıştı Cem Yılmaz.
“Ne gerek var, üç gün sonra filmin çıkacak, hiçbir şey için değilse bile pr için lazım olacak sosyal medya” demiştik.
Cem Yılmaz dayanamadı, bir süre önce döndü sosyal medyaya.
Dönmesiyle birlikte eskisinden daha da yoğun kullanmaya başladı.
Her önüne gelene laf yetiştiriyor şimdi.
Gece boyu oturup, kendisiyle kimi şaka kimi ciddi ağız dalaşına girenlere laf sokmak için mesai harcıyor.
Takipçileri de “Hayırdır sen hiç böyle yapmazdın. Filmin reklamı için mi böyle yapıyorsun” diye sormaya başladı.

Yazının devamı...

Melek Baykal rahat uyuyor muydu?

15 Kasım 2017

“Keşke bu paralar oyunculara adaletli dağıtılsa” dedikten sonra şunları söylemiş Tülay’a:
“Şimdi bir pasta düşün, bu pastanın dörtte üçünü tepedeki oyuncuya veriyorlar. Dörtte biri kalıyor, onu da kalan oyuncular ve teknik ekip kendi arasında pay ediyor. Bu büyük bir haksızlık ve adaletsizlik. O baştaki oyuncu kafasını yastığa koyduğu zaman mutlu ve huzurlu uyuyabiliyor mu acaba merak ediyorum...”
Melek Baykal’ı severim ama doğru başladığı bir eleştiriyi yanlış şekilde bitirdiği için kendisini eleştireceğim.
Dizi sektöründeki haksızlıklardan, set çalışanlarının aldığı düşük ücretlerden bahsetse, “Bunlar yükseltilmeli, oyuncular olarak biz bununla da mücadele etmeliyiz” dese sözlerine şapka çıkarırım.
Ama bu adaletsizliği, başrol oyuncularına bağlamış Melek Baykal.
Kenan, Halit, Kıvanç, Tuğba, Bergüzar’ın uykuları çok para aldıkları için neden kaçsın?
Birilerinin paralarını gasp etmiyorlar ki, onlar haklarını alıyor.

Yazının devamı...

Evine böcek koyan kim Murat Boz?

14 Kasım 2017

Murat Boz’un bu konuda savcılığa şikayette bulunması, savcının da “Ünlüler böyle haberlere katlanmak zorunda” diyerek takipsizlik kararı vermesiyle olaydan haberdar olduk.
İşte o günden beri eve böcek koyup izinsiz ses kaydı yapan o muhabiri arıyorum.
Bulsam önce ben canına okuyacağım!
Murat Boz “Evimde bile rahat konuşamayacaksam nerede konuşacağım” diyerek takipsizlik kararına sitem etti.
Hadise elinde bidonla koşup benzini döktü; “Murat Boz’un evine böcek koydular” diye ortalığı yangına verdi...
Ben ise muhabiri arıyorum hâlâ...
Bizim gazetenin Bodrum ekibine soruyorum, “Kim yapmış olabilir bunu?” diye...

Yazının devamı...

AKM’yi beğenmeyen kimse yok mu?

10 Kasım 2017


Beğenmeyen bir Allah’ın kulu yok.
Bir tek Fatih Altaylı, “Görünümüyle daha çarpıcı bir mimari olabilirdi” dedi ama ona da aman abicim ‘less is more’ diyorum...
Zorlamanın anlamı yok çünkü kaş yapayım derken göz çıkarırız biz.
Peki AKM yıkılmasın diyenler, yeni AKM’ye itiraz edenler, bunun için eylemler yapan oyuncular, sanatçılar, yazarlar, muhalifler ne oldu?
Oluşturulan iklim nedeniyle seslerini mi çıkaramıyorlar, yoksa onlar da mı yeni AKM’yi beğendi?
Daha önce de yazdım, bir kez daha söylüyorum.

Yazının devamı...

Uzaklaştırma kararı

9 Kasım 2017

Şiddet gören, tehdit alan bir kadın aile mahkemelerine başvurup tehditkar eşini kendinden uzaklaştırma kararı aldırabiliyor.
Kağıt üzerinde çok doğru ama bu iyi niyetli uygulama son dönemde ciddi şekilde istismar edilir oldu.
Kafasına esen, sevmediği kişi hakkında uzaklaştırma kararı almaya başladı.
Mesela ben çok rahat gidip ‘beni tehdit ediyor’ diyerek mahalledeki bakkal için uzaklaştırma kararı aldırabilirim.
Mahalle bakkalıyla benim ilişkimin Aile Mahkemesi’ni enterese eden ne gibi bir durum olabilir?
Gerçekten tehdit ediliyor muyum, edilmiyorum kimsenin baktığı yok.
Hemen uzaklaştırma kararı veriliyor.

Yazının devamı...

Taksim meydanı önce taksicilerden kurtulmalı...

8 Kasım 2017

Lütfen Gezi Parkı’nın Divan Otel tarafındaki kavşakta bir gününüzü geçirin...
Divan’ın oradan Tarlabaşı’na dönen kavşakta alt geçit yapıldığı ilk günden beri burası içinden çıkılmaz bir hale dönüştü.
Günün 24 saati trafik var...
Mete Caddesi’nden gelip Divan’a doğru dönen kavşak her zaman kilit.
Taksim Meydanı’nın Harbiye tarafına bakan cephesinden yapılan U dönüşü, sanki araçların dönmemesi için tasarlanmış. Bir de orada belediye otobüslerinin kullandığı cebi kaldırdılar şimdi, iş iyice arapsaçına döndü...
Şu an Gezi Parkı’nın her üç yanı da ağır trafik işkencesi altında, 4’üncü tarafı da meydana bakıyor zaten, araç trafiğine kapalı.
Şimdi Gümüşsuyu’ndan gelip AKM’nin önünden geçip Mete Caddesi’ne bağlanan trafik de yer altına alınacak...

Yazının devamı...