"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Öğrenci kankalar, yaşlı teyze, Yağmur ile Pınar, Cem ile Defne ve bütün mahalle... Kültür-sanatın oksijen çadırları

21 Nisan 2019

Yanınızdakinin yaşı hiç mühim değil. Çok uzun boylu olmadığı sürece ön koltukta kimin oturduğu da: Kadın, erkek, işkolik ya da emekli... 

Önemli olan bir-iki saatliğine de olsa hep beraber başka bir dünyaya dalmak, aynı şeylere şaşırıp aynı repliğe kahkaha atmak, aynı ritmde sallanıp nakaratta birlikte coşmak. Şehrin kaosundan, karmaşasından biraz uzaklaşıp ortak zevklere sahip olduğumuz insanlarla o anın keyfine varmak.

Hatta selamlaşıp, tanışıp, arkadaş, ahbap belki de sevgili, eş olmak.

Koca İstanbul’da sayıları bir elin parmakları kadar ya var ya yok ama şehrin kültür-sanat adacıkları, sergiler, performanslar, temsiller ve konserlerle işte bize bunu vaat ediyor.

Çarşamba akşamını kültür-sanat müdavimleriyle birlikte Zorlu PSM’de geçirdik. Kentin nabzı en kuvvetli atan kültür-sanat damarı. Aynı anda bir müzikal, bir tiyatro ve iki konser vardı farklı salonlarda.

Bahçede, fuayede
konsere gelmiş gençler, tiyatro izleyecek yaşlı teyzeler, ciddi iş insanları, kulağında kulaklık, telefonundan başını kaldırmayan ergenler... Her yaştan, her bütçeden, her semtten, her zevkten insanlar...

Cem Yılmaz, Defne Samyeli ve kızlarıyla bir masadaydı. Pınar Altuğ ile eşi Yağmur Atacan ayakta. Saatin gelmesini sabırsızlıkla bekleyen türbanlı da var, bankta bağdaş kurmuş pembe saçlı bir kız da...     

Yazının devamı...

ODTÜ şenliği kurtuldu

19 Nisan 2019

Salı günü rektörlüğün bahar şenliğini iptal etmesini eleştirmiş, “32 yıldır yeten teknik imkanlar bu sene neden yetersiz?” diye sormuştum.
İptal açıklamasında teknik imkansızlığın yanı sıra bütçe imkansızlığından bahsedilmişti.
Ama Haluk Levent, Selda Bağcan gibi birçok müzisyen ve grubun festivalde ücretsiz sahne almaya hazır olduğunu açıklamasından sonra, gözlerin yeniden rektörlüğe döndüğünü yazmıştım.
Artık bütçe mazereti de ortadan kalkmıştı çünkü.
ODTÜ’de aklıselim galip geldi ve rektörlükle öğrenciler arasındaki zıtlaşma son buldu.
Bahar Şenliği yapılacak. Hem de öğrencilerin istediği (ve geleneklere de uygun olarak) gibi Devrim Stadyumu’nda...
Bu inatlaşmanın en iyi yanı, şenliğe tarihinde olmadığı kadar büyük bir sanatçı katılımını sağlaması oldu.

Yazının devamı...

ODTÜ şenliği ne olacak?

16 Nisan 2019

Rektörlük, ODTÜ’de 32 yıldır devam eden bahar şenliğinin bu yıl yapılamayacağını duyurdu: “Şenliğin üniversitemizin mevcut teknik ve idari olanaklarıyla gerçekleştirilmesi mümkün olmadığından, 33. Bahar Şenliği’nin yapılamayacağını bilgilerinize sunarız.”
Şaşırtıcı çünkü koskoca Ortadoğu “Teknik” Üniversitesi’nin “teknik” imkanları, bir bahar şenliği düzenlemeye yetmiyorsa, kimin yeter diye düşünüyor insan.
Kaldı ki 32 yıldır yeten imkanlar, bu sene neden yetersiz olsun?
İşin rektörlükle festivalin öğrenci ayağı olan Uluslararası Gençlik Topluluğu arasında bir zıtlaşmaya dönüştüğü anlaşılıyor.
Açıklamada yer alan, “idari imkanların” yetersizliğinden de herhalde festival için bütçe olmadığı kastediliyor.
Rektörlük bu konuda haklı olabilir ama günümüzde festivaller, şenlikler büyük ölçüde sponsorların katkılarıyla yapılıyor.
Keşke iptal edileceğine, önce bu imkanların seferber edilmesi denenseymiş.

Yazının devamı...

Aşkta sarı mı kırmızı mı yoksa mor musunuz?

12 Nisan 2019

 Artık yüzlerce evlilik firması var, biliyorsunuz. Ciddiye almıyorum çünkü bana kalırsa görücü usulünün modern versiyonu. Hâlâ tesadüflere inanmak çok daha gerçekçi.
Ama bu firmalardan biri (Commeetment) yakında bir kitap çıkarıyor:
Etrafta İnsan Çok, Neden Doğru İnsan Yok?.
Kurucularından biri Boğaziçi Siyaset, diğeri Bilgi Psikoloyi’yi “yüksek onur”la bitirmiş insanlar olunca, merak ettim, önden bazı bölümlerini istedim.
İçindeki en çarpıcı bölümlerden biri, John Alan Lee’nin Aşkın Renk Çemberi Teorisi.
Bakın bakalım, size hangisi uyuyor...

Rengini seç, aşka yürü

Yazının devamı...

Beren Saat’i seviyorsanız takip etmeyin

9 Nisan 2019

Baktım: Beren Saat’in sosyal medyadan yazdığı 35 yaş manifestosu hakkında 1 Mart’ta yazmışım.
Instagram’daki yazının altında 7 bin yorum vardı.
Rahat 5-6 binini taramışımdır.
Çoğu, “Nice mutlu yaşlara”, “Sen bizim kraliçemizsin” gibisinden zevzek zevzek şeylerdi.
Ben de takipçilerine çemkirmiştim:
“Yahu madem Beren Saat’i bu kadar seviyor, takip ediyorsunuz...

Yazının devamı...

Tolga Karel erdi mi?

6 Nisan 2019

Tolga Karel basın mensuplarına orta parmak işareti yaptı...
Tolga Karel Beyoğlu’nda bir barda dayak yedi...
Tolga Karel lüks aracıyla Taksim’de ters yöne girdi, bir taksiye çarptı...
Tolga Karel az daha linç edilecekti...
Survivor’da Tolga Karel’den Turabi’ye şok tokat...
Tolga Karel uçakta alkollü halde rezalet çıkarınca dayak yedi...
Tolga Karel ile şarkıcı Nez sahnede birbirine girdi...

Yazının devamı...

Yeşim Salkım Hanım’ın taneleri

2 Nisan 2019

◊ 48 yaşımdayım. Müziğin içine doğdum. Babam müzisyendi. Zeki Müren’in kucağında fotoğraflarım var. Ama müzisyen olmamın bununla ilgisi yok. Zaten doğduğumuzda müzikle doğuyoruz. Bağırmak, ses çıkarmak da müziktir aslında. İnsanın bedenini enstrüman olarak kullanmasıdır.
◊ Babam, “Müzik işine girme, üzülürsün” derdi. Haklıymış adamcağız. “Keşke girmeseydim” dediğim çok zaman oldu. Çünkü artık iyi müzik yapıldığını düşünmüyorum. Azınlıkta.
◊ Safiye Ayla’yı çok okudum, araştırdım. Tanıdığım, Şırnaklı bir duvar ustası var. Oğlu sekiz yaşında. Chopin çalıyor çocuk. Müzik için çok iyi bir ailede doğmanız, çok iyi eğitimler, özel okullar gerekmiyor. Bu resim için de tiyatro için de geçerli.
◊ Konsere çıktığımda “İnşallah şarjınız biter” diyorum: “Ya boyun fıtığı olacaksınız, ya bel fıtığı...” Diye diye öğrettik, insanlar açmıyor artık telefonlarını. Bırak, anı yaşa. Çekiyorsun da napıyorsun, zaten sileceksin üç gün sonra.
◊ Müzikte 34’üncü yılım. 22 albümüm var. Yüksek lisansım psikoloji üzerine. Müzisyen olmasam herhalde mesleğimi yapardım.
◊ 90’larda ne oldu, tam bilmiyorum. Yeni başlamıştım. Küçük bir kızım vardı. Para kazanmak derdindeydim. Piyanist şantörler ve arabeskten vardı... Müzikte ikinci yeni ortaya çıktı. O dönemin özelliği, herkesin bir rengi vardı. Şimdi ayıramıyorsun, Gülşen’e benzeyen 10 kişi sayarım sana. Radyoda ayıramıyorsun.

Yazının devamı...

24 saatte Şanlıurfa

26 Mart 2019

07.30: THY’nin cumartesi günleri sabah 07.30’da Şanlıurfa’ya direkt uçuşları var. İstanbul’dan yaklaşık iki saatlik bir uçuşla Urfa’da oluyorsunuz.

09.30: Havaalanından şehir merkezine 45 dakikalık bir yolculuk gerekiyor. Urfa deyince aklınıza çorak, sarı bir yer gelebilir. Çınar, söğüt yok ama yol boyunca uçsuz bucaksız fıstık, badem ve çam ormanları görüp şaşırıyorsunuz.

10.00: Kente giriş yaptığınız Karaköprü mevkii, şehrin modern kısmı. Buradaki lüks mahalle ve konutlarda görece hali vakti yerinde insanlar oturuyor.

10.30: Ciğerle kahvaltıyı ertesi güne bırakın. O, ayrı bir ritüel ama daha erken gitmek lazım. Günün ilk öğünü için, mutlaka isot ve peynirle yaptıkları omleti tadabileceğiniz bir yer seçin.

Yazının devamı...