"Duygu Sedefoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Duygu Sedefoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Duygu Sedefoğlu

“Çukurova topraklarının bereketini herkes bilmeli…”

21 Mart 2017

 Fotoğraf: Sude UÇAROĞLU – DHA

 

Bu haftaki röportaj konuğum genç girişimci Hediye Sönmez. Yaklaşık iki yıl önce www.hediyelikbahcem.com olan e-ticaret şirketini kurdu.

Eskiden anne babalarımız eşe dosta çuvallarla, kolilerle narenciye gönderirlerdi. Hediye Sönmez, bu işin daha modernize olmuş halini yapıyor. Ailesi de çiftçi olunca çok da zorluk yaşamıyor.

Bir süre İstanbul’da özel bankaların teknoloji departmanında çalıştıktan sonra kafasında kendi işini şekillendirip, Adana’ya dönme kararı alıyor. En büyük destekçi olarak da ailesini görüyor. Ki zaten “Aile olmazsa olmaz” diye de güzel özetliyor.

Buyurun birlikte okuyalım…

Biraz sizi tanıyabilir miyiz?

Adana’da doğdum, büyüdüm, yetiştim. Almanca Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonra TOBB Üniversitesi, Endüstri Mühendisliğinden mezun oldum. Mezuniyet sonrasında da hemen İstanbul’a gitmeye karar verdim, İstanbul’un yoğun temposu, koşturmalı iş hayatına girip kendimi orada geliştireyim dedim. Şansım da iyi gitti, mezun olur olmaz bir bankada danışmanlık bölümünde çalıştım.

Yazının devamı...

“Başarı bir yolculuktur, bitiş noktası değildir…”

13 Mart 2017

Geçtiğimiz Çarşamba Kadınlar Günü’ydü… Ziyapaşa’nın sokakları fena hareketliydi… Nasıl güzel şenlendirmişler… Bando takımları, yürüyen heykel kadınlar, anneler, askerler vardı… Emekçi kadınlar vardı…

Mesela bu Kadınlar Günü etkinliklerinin birinde bir kadının hikâyesini dinledim… O kadar etkileyici ki “Kadın isterse her şeyi yapar” diyor insan, hem de en sıfırdan! Hayali bankacı olmak ama şartlar öyle ilerliyor ki!!!!  Hayali olan o meslek için banka kapısından içeri adım atıyor fakat banka hizmetlisi olarak! Yıllarca orada canla başla çalışırken eğitimine devam etmeyi ve kendini geliştirmeyi de ihmal etmiyor… Ve şimdi bir işyerinde Yönetici olarak iş hayatına devam ediyor! Bu Emel Kostal’ın hikâyesi…

 

Ayşe Çalıkantürk, soyadı gibi o da çalışkan bir kadın hem de fena renkli, şen kahkahalı… “Ne düşünüyorsunuz Kadınlar Günü için?” dedim… “Kadın mıyım erkek miyim ben bilemedim!” dedi. Sadece gözüne baktım, hiçbir şey diyemedim…

Sonra başka kadınlarla da muhabbet ettim… Zeynep Apaydın, Bahar Topuz, Nermin Sönmez… Onların da duygu ve düşünceleri var…

Buyurun hep birlikte okuyalım;

Yazının devamı...

“Ben seni anlıyorum sen de beni anla”

6 Mart 2017

 

 

 

“Bir anne, bir çocuk yetiştirir, bir çocuk bir toplumu değiştirir…”

 

 

Bir insanı tanımaktan öte en önemli şeydir karşı tarafı anlamak, anlayabilmek… Adana’da kalbi güzel insanlar bir araya gelip hayata karşı zorlukla mücadele eden kadınları anlamak için kafa patlatmışlar, çok kısa süre içerisinde de organize olup proje yaratmışlar.

 

Yazının devamı...

13 Yaşındaki yürekli kız Roza...

27 Şubat 2017

 

Fotoğraf: Bilge ÇAKIR 

Bu haftaki röportaj konuğum İşadamı ve aynı zamanda yazar Hamit İzol…

Barış sonrası büyük Türkiye, Kürt’ün Türk aşkı, Ağa’nın akmayan gözyaşları, Aşiret ve Roza kitaplarının yazarı…

Bütün kitapları bir solukta okunacak türden… Aşiretin içini dışını her şeyini anlatıyor, töre cinayetlerini anlatıyor… Beni en etkileyen son kitabı Roza oldu…

2011 yılında Adana otogarında yaşanan hepimizin içini parçalayan “Kahretsin yine mi töre” dediğimiz, bizi derinden sarsan zayıf, masum, çaresiz pembe bluzlu, 21 yaşındaki Ceylan’ın o hüzünlü hikâyesi şimdi Hamit İzol’un kalemiyle karşımıza çıktı… Roza ve Ğezal’ın hikâyesi… 13 yaşındaki büyük yürekli kız Roza…

 

İzol ile hem aşireti, hem de Roza’nın hikâyesini konuştuk…

Yazının devamı...

Modanın kurumsal hali…

16 Ocak 2017

 Fotoğraf: Halil Can ÖNDEMİR (DHA)

Birçok farklı alanlarda iş hayatına devam ettikten sonra kendi işini kurma kararı alıyor. Hem de sıfır sermaye ile! Sonra Allah “Yürü ya kulum” diyor, şimdi Adana ve bölgesinde çok güzel işler alarak yoluna devam ediyor.

Bir de oğlu Yiğit Atak var, hayatını oğluna adamış, onunla beraber mutlu mesut yaşayan bir anne…

 

Yani hem anne, hem iş kadını… Sıfırdan var olmanın en güzel ve en net örneklerinden…

 

Buyurun birlikte devam edelim…

 

Yazının devamı...

Herkesin umudu 2017

4 Ocak 2017

2016’ya girerken bir dolu umutlar, hayaller, dilekler vardı. Kimi belki gerçekleşti kimisi gerçekleşmedi… Ülke olarak da çok zor bir yıl geçirdik, inşallah kötü olan her şey geride kalır… Ve gerçekten 2017 hepimize ilaç gibi gelir…

Yeni yılın ilk gününde bu köşe okuyucularımıza açık… Herkes umutlarını yazdı… Daha bir sürü temenniler vardı, ancak bu kadarını yayına alabildik…

Yeni yılın ilk günüyle başlasın bütünn güzellikler. Sağlık olsun başta… Kalplerde aşk olsun, evlerde kahkahalar olsun… Ülkemizde barış olsun, huzur olsun… Herkesin kalbine göre olsun…

Bikem ULUDAĞ Hoş geldin yeni yıl!!!! Senden neler mi istiyoruz? Sağlıkk, huzur, mutluluk, başarı, aşk, sevgi-saygı, kardeşlik, dostluk, hoşgörü, neşe, para-pul, mal-mülk, şan- şöhret  istiyoruz da  istiyoruz!!!! :) İnsanların dileklerini gerçekleştirebilmeleri için, gerekli olan şeyin "KENDİLERİ" olduğunu hatırladıkları ama her şeyden önce "INSAN" olmayı hatırladıkları bir yıl; barış dolu bir dünya, birlikte huzur dolu bir Türkiye diliyorum.

Mukaddes ÖZOĞUL Çocukların güldüğü, kadınların özgür olduğu, hayvanların eziyet görmediği bütün hayallerimizin gerçek olacağı huzur dolu bir yıl diliyorum.

Yazının devamı...

“Sinir uçları açık insanlarız…”

26 Aralık 2016

 Fotoğraf: Sude Çavuşoğlu (DHA)

 

Bundan birkaç yıl önce şehrin takımları için çok güzel kampanya başlatılmıştı “Şehrin takımına sahip çık…”

Şehrine sahip çıkmakla başlar her şey… Önce mahallenden başlar, bakkalı, kasabı, berberi, manavı… Mahallenin esnafıdır kalkındıran, sonra şehrin markasına geçer… Derken şehrin ticareti canlanır…

 

İşte tam da onun gibidir şehrin özel tiyatroları da…

 

Hepimiz ilkokuldayken, ortaokuldayken sınıf arkadaşlarımızla el ele tutuşup, öğretmenlerimizin eşliğinde bu tiyatrolara gidip, çocuk oyunları izlemişizdir… Muhtemelen izlediğimiz o oyunları da unutmuşuzdur. Ama o tiyatrolar bugün hala ayakta ve yetişkin oyunlarıyla sahnedeler.

Yazının devamı...

Dedelerinden aldıkları bayrağı zirveye taşıdılar

26 Aralık 2016

 Fotoğraf: Sude UÇAROĞLU (DHA)

 

Bu haftaki röportaj konuğum 1955 Yılında kurulan Madenci Kahve’nin Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Madenci.

İlkokul yıllarında çalışmaya başlamış. Öyle zorlamalarla filan değil, baya baya isteyerek… Hem çalışmış hem de okumuş. Babasının tek istediği “Okuyun ama Adana olsun…” 4 kardeş de babalarının bu isteğini geri çevirmiyor. Hem okuyup hem çalışıyorlar.

 

Biri Gıda Mühendisliğinden, ikisi İşletme Fakültesi’nden, erkek kardeş de Makine Mühendisliği’nden mezun oluyorlar ama hepsi de Çukurova Üniversitesi’ni kazanıyorlar, mezuniyetten sonra da işlerinin başına geçiyorlar.

Baba Nurullah Madenci rahmetli olmadan önce de iş dağılımı yapıyor. Rahmetli olduktan sonra da anne Işıl Madenci Yönetim Kurulu Başkanı olarak devam ediyor.

Şimdi bir fabrikaları, “Madenci Kahve” olarak 3 şubeleri ve kahvenin dışında üretim yaptıkları ürün çeşitleriyle yollarına devam…

Yazının devamı...