"Duygu Sedefoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Duygu Sedefoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Duygu Sedefoğlu

Karnaval başlıyor!

7 Nisan 2017

 

Kim bilir kaç kişi Adana’da portakal çiçeklerinin büyüsünü fark edeli epey zaman oldu ve onunla yaşadı… Ve kim bilir kaç kişi karnavaldan sonra farkına vardı da bu kokuya âşık oldu… Bütün Adanalılar olarak hepimiz artık çok net farkındayız, biliyoruz ve keyfini çıkarıyoruz.

 

Ocak ayında “Donuyoruz” dediğimiz, yaz ayında da “Yanıyoruz” dediğimiz bir şehir burası… Ama ne olursa olsun 10Km bile uzaklaşılsa insanın deli gibi özlediği bir memleket... Havası, suyu, toprağı… Vazgeçilemeyen şehir…

Şimdi Portakal Çiçeği Karnavalıyla tam vazgeçilmez şehir oldu Adana… Sınırsızca eğlenilen, yenilen, içilen, kahkahalar atılan güzel şehir…

 

Toyota'nın CEO'su Ali Haydar Bozkurt ile 2012 yılında yaptığımız röportaj geliyor aklıma… “Nasıl olur, neler olur” derken şimdi insanlar heyecanla 5. karnavalı yaşamak için sabırsızlanıyor…

Yazının devamı...

Beyaz altın parlak günlerine dönecek

3 Nisan 2017

Fotoğraf: Sude UÇAROĞLU – DHA

 

Bu haftaki röportaj konuğum İyi Pamuk Uygulamaları (İPUD) Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi, Uluslararası Pamuk Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Leon Piçon. Konumuz “İyi pamuk uygulamaları”

İyi Pamuk Uygulamaları şartları arasında bulunan maddelerden benim için en önemlisi de “Kadın-erkek eşitliği, iş güvenliği ve iş sağlığının önemsenmesi”

Tarım işçiliğinde kadın-erkek aynı işi yaparken kadının erkekten az kazanması çok da adil bir sistem değil maalesef…

İyi pamuk uygulamalarındaki bölgesel oranlarda Çukurova Bölgesinin üretimle aynı oranda olması ve ilerleyen zamanda bu uygulamaya teşviğin de verilmesiyle beyaz altın eski parlak günlerine dönecek gibi görünüyor.

 

Yazının devamı...

“Çukurova topraklarının bereketini herkes bilmeli…”

21 Mart 2017

 Fotoğraf: Sude UÇAROĞLU – DHA

 

Bu haftaki röportaj konuğum genç girişimci Hediye Sönmez. Yaklaşık iki yıl önce www.hediyelikbahcem.com olan e-ticaret şirketini kurdu.

Eskiden anne babalarımız eşe dosta çuvallarla, kolilerle narenciye gönderirlerdi. Hediye Sönmez, bu işin daha modernize olmuş halini yapıyor. Ailesi de çiftçi olunca çok da zorluk yaşamıyor.

Bir süre İstanbul’da özel bankaların teknoloji departmanında çalıştıktan sonra kafasında kendi işini şekillendirip, Adana’ya dönme kararı alıyor. En büyük destekçi olarak da ailesini görüyor. Ki zaten “Aile olmazsa olmaz” diye de güzel özetliyor.

Buyurun birlikte okuyalım…

Biraz sizi tanıyabilir miyiz?

Adana’da doğdum, büyüdüm, yetiştim. Almanca Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonra TOBB Üniversitesi, Endüstri Mühendisliğinden mezun oldum. Mezuniyet sonrasında da hemen İstanbul’a gitmeye karar verdim, İstanbul’un yoğun temposu, koşturmalı iş hayatına girip kendimi orada geliştireyim dedim. Şansım da iyi gitti, mezun olur olmaz bir bankada danışmanlık bölümünde çalıştım.

Yazının devamı...

“Başarı bir yolculuktur, bitiş noktası değildir…”

13 Mart 2017

Geçtiğimiz Çarşamba Kadınlar Günü’ydü… Ziyapaşa’nın sokakları fena hareketliydi… Nasıl güzel şenlendirmişler… Bando takımları, yürüyen heykel kadınlar, anneler, askerler vardı… Emekçi kadınlar vardı…

Mesela bu Kadınlar Günü etkinliklerinin birinde bir kadının hikâyesini dinledim… O kadar etkileyici ki “Kadın isterse her şeyi yapar” diyor insan, hem de en sıfırdan! Hayali bankacı olmak ama şartlar öyle ilerliyor ki!!!!  Hayali olan o meslek için banka kapısından içeri adım atıyor fakat banka hizmetlisi olarak! Yıllarca orada canla başla çalışırken eğitimine devam etmeyi ve kendini geliştirmeyi de ihmal etmiyor… Ve şimdi bir işyerinde Yönetici olarak iş hayatına devam ediyor! Bu Emel Kostal’ın hikâyesi…

 

Ayşe Çalıkantürk, soyadı gibi o da çalışkan bir kadın hem de fena renkli, şen kahkahalı… “Ne düşünüyorsunuz Kadınlar Günü için?” dedim… “Kadın mıyım erkek miyim ben bilemedim!” dedi. Sadece gözüne baktım, hiçbir şey diyemedim…

Sonra başka kadınlarla da muhabbet ettim… Zeynep Apaydın, Bahar Topuz, Nermin Sönmez… Onların da duygu ve düşünceleri var…

Buyurun hep birlikte okuyalım;

Yazının devamı...

“Ben seni anlıyorum sen de beni anla”

6 Mart 2017

 

 

 

“Bir anne, bir çocuk yetiştirir, bir çocuk bir toplumu değiştirir…”

 

 

Bir insanı tanımaktan öte en önemli şeydir karşı tarafı anlamak, anlayabilmek… Adana’da kalbi güzel insanlar bir araya gelip hayata karşı zorlukla mücadele eden kadınları anlamak için kafa patlatmışlar, çok kısa süre içerisinde de organize olup proje yaratmışlar.

 

Yazının devamı...

13 Yaşındaki yürekli kız Roza...

27 Şubat 2017

 

Fotoğraf: Bilge ÇAKIR 

Bu haftaki röportaj konuğum İşadamı ve aynı zamanda yazar Hamit İzol…

Barış sonrası büyük Türkiye, Kürt’ün Türk aşkı, Ağa’nın akmayan gözyaşları, Aşiret ve Roza kitaplarının yazarı…

Bütün kitapları bir solukta okunacak türden… Aşiretin içini dışını her şeyini anlatıyor, töre cinayetlerini anlatıyor… Beni en etkileyen son kitabı Roza oldu…

2011 yılında Adana otogarında yaşanan hepimizin içini parçalayan “Kahretsin yine mi töre” dediğimiz, bizi derinden sarsan zayıf, masum, çaresiz pembe bluzlu, 21 yaşındaki Ceylan’ın o hüzünlü hikâyesi şimdi Hamit İzol’un kalemiyle karşımıza çıktı… Roza ve Ğezal’ın hikâyesi… 13 yaşındaki büyük yürekli kız Roza…

 

İzol ile hem aşireti, hem de Roza’nın hikâyesini konuştuk…

Yazının devamı...

Modanın kurumsal hali…

16 Ocak 2017

 Fotoğraf: Halil Can ÖNDEMİR (DHA)

Birçok farklı alanlarda iş hayatına devam ettikten sonra kendi işini kurma kararı alıyor. Hem de sıfır sermaye ile! Sonra Allah “Yürü ya kulum” diyor, şimdi Adana ve bölgesinde çok güzel işler alarak yoluna devam ediyor.

Bir de oğlu Yiğit Atak var, hayatını oğluna adamış, onunla beraber mutlu mesut yaşayan bir anne…

 

Yani hem anne, hem iş kadını… Sıfırdan var olmanın en güzel ve en net örneklerinden…

 

Buyurun birlikte devam edelim…

 

Yazının devamı...

Herkesin umudu 2017

4 Ocak 2017

2016’ya girerken bir dolu umutlar, hayaller, dilekler vardı. Kimi belki gerçekleşti kimisi gerçekleşmedi… Ülke olarak da çok zor bir yıl geçirdik, inşallah kötü olan her şey geride kalır… Ve gerçekten 2017 hepimize ilaç gibi gelir…

Yeni yılın ilk gününde bu köşe okuyucularımıza açık… Herkes umutlarını yazdı… Daha bir sürü temenniler vardı, ancak bu kadarını yayına alabildik…

Yeni yılın ilk günüyle başlasın bütünn güzellikler. Sağlık olsun başta… Kalplerde aşk olsun, evlerde kahkahalar olsun… Ülkemizde barış olsun, huzur olsun… Herkesin kalbine göre olsun…

Bikem ULUDAĞ Hoş geldin yeni yıl!!!! Senden neler mi istiyoruz? Sağlıkk, huzur, mutluluk, başarı, aşk, sevgi-saygı, kardeşlik, dostluk, hoşgörü, neşe, para-pul, mal-mülk, şan- şöhret  istiyoruz da  istiyoruz!!!! :) İnsanların dileklerini gerçekleştirebilmeleri için, gerekli olan şeyin "KENDİLERİ" olduğunu hatırladıkları ama her şeyden önce "INSAN" olmayı hatırladıkları bir yıl; barış dolu bir dünya, birlikte huzur dolu bir Türkiye diliyorum.

Mukaddes ÖZOĞUL Çocukların güldüğü, kadınların özgür olduğu, hayvanların eziyet görmediği bütün hayallerimizin gerçek olacağı huzur dolu bir yıl diliyorum.

Yazının devamı...