"Duygu Sedefoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Duygu Sedefoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Duygu Sedefoğlu

“Kapıyı kapatın, adet böyle”

26 Eylül 2016

 Fotoğraf: Sude UÇAROĞLU (DHA)

 Her genç kızın hayalidir derler ya hani, Down Sendromlu Yeşim için de en büyük hayaldi gelinlik giymek… Yeşim Menendiz dünya tatlısı bir o kadar da zeki bir kız… 24 yaşında… Ve geçtiğimiz Çarşamba akşamı İnci Otel’de o hayali gerçekleşti. Dünyanın ennnn güzel gelini oldu!

 

Düğün günü hazırlanacağı güzellik merkezinde buluştuk… Ona özel bir oda vermiş Pink Slim Güzellik Merkezi’nin sahibi. Hazırlık sürecinde bir eli benim elimde, diğer eli midesinde. Belli ki midede kelebekler uçuşup duruyordu!

 

Bir gelin nasıl hazırlanıyorsa özenle hazırladılar Yeşim’i ve bir gelin hazırlık aşamasında nasıl kaprisliyse aynen öyle de kaprisliydi Yeşim ama hepimizi gülücüklere boğarak!

 

“Gelinliğimi giyeceğim ama hemen çıkmam bak! Adet var, kapıyı kapatın!” dedi durdu… Ablası Yeliz geldi, “Önce Eve gideceğiz” dedi. “Hayatta gitmem ben otele gideceğim, akşam olsun hadi!” dedi durdu…

Yazının devamı...

“Bağışçının şartı bizim için talimattır…”

21 Eylül 2016

Bu haftaki röportaj konuğum Kızılay Adana Şube Başkanı Ramazan Saygılı… Konumuz kurban bağışları…

 

Günler öncesinden yapılan bayram alışverişleri sonrası bayram sabahını iple çeken çocukluk geçirdik, hala bu geleneklerin devam ettiğini bilerek yaşamak gerçekten büyük mutluluk… Bu röportaj sayesinde de işte o geleneklerin hala yaşadığını öğrendim… Kızılay’a bu sene her sene olduğundan daha fazla kurban bağışı yapılmış…

 

Ramazan Saygılı büyük bir gururla bağışları anlattı ve Kızılay Adana Şubesi olarak kan bağış oranının Türkiye’de kaçıncı sırada olduğunu…

 

Kimlerin Kızılay’a destek verdiğini ve ihtiyaçları konuştuk… Mesela şimdi Kuzey Adana’da kan bağışlarının yapılacağı bir yere ihtiyaç var ve bunun içinde yeni bağışçılara…

Yazının devamı...

Rüya’nın Çiftliği

5 Eylül 2016

Hayallerini gerçekleştiren insanlara bayılıyorummm!  Tek hedef, tek yol… Sonra hayatlar kalp kalp… Ve O’nunkisi kendi hayatında da adı gibi; Rüya!

 

Rüya Karabucak… Zamanı mutfakta geçiyor çünkü yemek yapmaya bayılıyor. Çocukken mutfağa merak salıyor, büyüyor vazgeçemiyor, İstanbul’dan Adana’ya gelip dedesinin çiftliğinde kendine küçük bir hobi bahçesi yapıyor. Ekip, biçiyor, pişiriyor… Sonra bu iş büyüyor, büyüyor ve “Bir kutu sağlık” sloganıyla “City Chef”i kuruyor.

 

Buyurun Rüya’yı beraber tanıyalım…

 

 

Yazının devamı...

JCI Adana Şubesi’nin 20. Yılı…

15 Ağustos 2016

Başkan Alkan Sönmez, 2012’den bu yana JCI’de aktif bir şekilde devam ediyor… JCI Adana Şubesi’nin 20. Yılına denk gelen başkanlık görevinde de haliyle iyice titizleniyor… Ve sadece gelecek dönem için değil geçmiş dönemlerde yapılmış projeleri de unutmadan iyileştirmelerle devam ediyorlar. 

Buyurun beraber okuyalım…  

Biraz sizi tanıyalım Alkan Sönmez kimdir?

1986 Adana doğumluyum. İlköğretim ve liseyi Adana’da tamamladıktan sonra Mersin Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Lisans Bölümüne girdim. 2008 yılında İsveç Boras Üniversitesinde Erasmus öğrenci değişimi programı dahilinde mühendislik eğitimi aldım ve 2009 yılında Mersin Üniversitesi’nden mezun oldum.2015 yılında Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimimi tamamladım. Farklı sivil toplum kuruluşlarında bulundum. Profesyonel kariyerime kamu sektöründe Çevre Yüksek Mühendisi devam ediyorum. Evliyim ve dünyalar tatlısı bir kız çocuk babasıyım. Müzisyen bir ailemiz var ben de bağlama ve yan flüte meraklıyım, amatör olarak ilgileniyorum. 

JCI ile ne zaman nasıl tanıştınız?

2012 yılında üye oldum. Direktörlük, proje komite üyeliği gibi farklı görevlerde bulundum ve birçok Ulusal ve Uluslar arası organizasyonlara ve eğitimlere katıldım. 2014 yılında Yönetim Kurulu üyeliği, 2015 yılında Baş Başkan Yardımcılığı yaptım ve 2016 yılında da Başkanlık görevimi gururla yerine getiriyorum.      

Yazının devamı...

Yaşlı Yaşam Merkezi

8 Ağustos 2016

Fotoğraf: İbrahim MAŞE (DHA)

 

Öyle bir yerde röportaj yaptık ki, inşaatın içinde tam da tepemizde 40 derece güneş varken klimasız ortamda… Ama ortada yapılan o kadar güzel bir iş var ki insan hiçbirine takılmıyor… Hele de o güzel yaşlılarımızın bu ortamda mutlu mesut yaşayacağını düşününce hiç takılmıyor.

 

Burası Türkiye Alzheimer Derneği Mersin Şubesi “Yaşlı Yaşam Merkezi” Aynur Hocanın ekiple beraber kolları sıvayıp işe giriştiği bir yer… Alzheimer hastası olan yaşlılarımızın aktif olabileceği, sohbet edebileceği, kaliteli zaman geçirebileceği bir merkez ve Türkiye’de bir ilk! Sadece bağışlarla 3 yıl 3 ay gibi bir sürede bitme aşamasına gelmiş.

 

Aynur Hoca bu merkezi o kadar güzel içten anlatıyor ki, bir kere geçmişteki değerlerini samimice anlatan bir insanın duygularının, sıcaklığının hasta ve hasta yakınlarına da dokunması kaçınılmaz… Diyor ki “Hasta ve hasta yakınları belki bir şeyin farkında değil ama hastanın hak ettiği saygı, önem, hak ettikleri sağlık hizmetinin biz farkındayız”

Yazının devamı...

Mucizeler dükkânı

1 Ağustos 2016

Fotoğraf: Tuğgül AKTAY

 

 

 

Bu haftaki röportaj konuklarım Nükhet Erturhan, Muzaffer Erturhan ve Pınar Erturhan…

 

Burası küçük, şirin bir dükkân… İçerisi ahşap merdivenli, misss gibi kâğıt, kalem kokan Anne, baba ve kızlarının işlettiği hediyelik kutu yapan bir yer… Baba Makine Mühendisi, anne Ankara Zübeyde Hanım Meslek Lisesi’nden mezun, kızları Pınar Grafiker…

Yazının devamı...

“Bilgi sonsuz bir süreç”

25 Temmuz 2016

 Fotoğraf: İbrahim MAŞE (DHA)

 

Kitabın arka sayfasında ki yazı sizi direkt kitabın içine sürüklüyor… “Her anı, cennet veya cehennem olabilen bir varlıksa insan, gönlümüzü yakan bu ateş bizi bize nasıl anlatır dersiniz?”

Kişisel gelişimle, Yaşam Koçluğu ile uğraşan insanların özel hayatlarını hep merak etmişimdir. Hiç mi kızmaz, hiç mi kavga etmez, küfretmez… “Rol büyük” derim. Ama hakikaten henüz bu saydığım olumsuzlukları sergileyeni de görmedim…

Sohbetimiz sırasında beni en etkileyen “Kişisel gelişim ortaokulda ders olarak verilmeli. Öyle yarım saat bir saat de değil. Ve sonraki eğitim hayatında da bu dersler devam etmeli…” diyor… Ve ekliyor “Her şeyin başı sonu SAYGI’dır… Saygı varsa sevgi de var, aşk da var…” Ve sonra başka bir konuyu konuşurken de diyor ki “İnsan kendi değerlerini yaşayamayınca huzursuz oluyor, mutsuz oluyor…”

Mesela bir kitap daha var o da Dr. Gray Chapman’a ait “Beş sevgi dili” bu iki kitap bence birbirine çok güzel eşlik eder, öneririm…

 

Nurcemal Tancıl kimdir biraz sizi tanıyalım?

Yazının devamı...

Hırdavat dükkânından ithalata…

25 Temmuz 2016

 

 1983 doğumlu. Bilkent mezunu. Okurken çalışmadığı şirket neredeyse kalmamış, gezmediği ülke neredeyse yok. “Çok okuyan mı çok gezen mi?” diye soruyorum “İkisi de” diyor.

 

3 buçuk yılda Bilkent’ten mezun olmuş “Sanki ben gelmezsem babam iflas edecekmiş gibi hızlıca bitirip, koştur koştur Adana’ya geldim” diyor ve gülüyor.

 Birçok farklı iş kollarından son olarak duvar kâğıdı üretimi yapıyorlar. Duvar kâğıdının çok basit bir iş olduğunu düşünürdüm. Kağıt üretilir, üzerine motifler, desenler baskılanır şeklinde… Hakan Güzel video açıp nasıl yapıldığını gösterdi. Kocaman bir silindir, başında usta. Tek tek adam bütün duvarı döverek işliyor ve kalıp çıkarıyor!

 

Çok fazla detay var bu röportajda, mesela dede ilk başta ortak başlıyor bu işe. Başka bir aile ile. Sonra nüfuslar artıyor iki ortak oturup konuşuyor “Ayrılalım, nüfus çok arttı” şeklinde, çünkü her aileye giren, her doğan o şirkette çalışmaya başlıyor. Sonra ayrılıyorlar.

 

Yazının devamı...