"Doğahan Giritlioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğahan Giritlioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğahan Giritlioğlu

Doğahan Giritlioğlu

‘10 yıldır beraber olan sizsiniz’

17 Mart 2019

Cumhur İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki, dün düzenlediği basın toplantısında Millet İttifakı Adayı Mansur Yavaş’a yöneltilen ‘sahte senet’ iddialarına ilişkin konuştu. Özhaseki özetle şunları söyledi: “Bundan üç ay kadar önceydi CHP adayı hakkında basında bir takım iddialar çıktı. O dönemde bu iddiaların çok da ben üzerinde durmadım. Tavrımı, tarzımı izah ettim. Birçok arkadaş çevrede, ‘bu konuya değin’ dedikleri halde bir cümle bile söylemedim. Çünkü beni ilgilendirmiyordu, cevap vermesi gereken tabii başkalarıydı. Bütün bu sorulara cevap vermesi gereken bir arkadaş var. O da olayın muhatabı olan Mansur Yavaş. Çıkıp dürüstlükle bunların ne olduğunu, kirli ilişkiler bütünlüğünün neler olduğunu izah etmesi gereken oydu. Biz de bekledik ki oradaki sorulara cevap verecek. Gördüğümüz şu, kısa bir bülten okudu, soru almadan sessizce bıraktı gitti. Ama bir şey daha yaptı; mağdur edebiyatı. Basını, parti sözcümüz Ömer Çelik’i ve beni suçladı. Ben böyle kurnazca işi ilk kez görüyorum. 10 yıldır beraber olan sizsiniz, ortaklık yapan sizsiniz.

MENFAAT ÇATIŞMASI VAR

Demek ki bu arkadaşların siyaset tarzı bu. Kirli bir şekilde siyaseti sürdürüyorlar. Bahsedilen bir şahıs var, o şahsı ömrümde görmedim. Ticari denilen işin ne olduğunu da bilmiyorum. Mahkeme kayıtlarına göre neredeyse 10 yıldır süren bir iş ilişkileri var. Fakat şimdi o şahıs hakkında suçlarını döküp saçmaya başlıyorlar. O senin arkadaşın. ‘Kriminal suçlu’ diye belirtiği şahıs her kimse biz görmedik hayatımızda. Senelerce birlikteliğin sürmüş demek ki şimdi menfaat çatışması var. Kesinleşmiş bir mahkeme kararı var. Yargıtay’ın onadığı ve hükmü kesinleştiği kararı var. Ortada bir sahte senet var. Kendisi hakkında ceza var bu kesin. Biraz daha devam etse daha çok şeyler çıkacak gibi görünüyor. Sırayla birkaç soru sormak istiyorum. Şunu da itiraf edeyim, yıllarca ticaretin siyasetin içinde bulundum ama bu kadar kirli ilişki yumağı görmedim.”

MAL VARLIĞINI AÇIKLADI

Toplantının sonunda basın mensuplarına mal beyanını dağıtan Özhaseki “Herhalde şimdiye kadar 25 defa mal beyanında bulunmuşumdur. Kendilerine de iadeli taahhütlü gönderdim. Burada bize düşen verilecek cevapları görmek olacaktır. Ben yine doğruları söylemeye devam edeceğim. Projelerimi tek tek anlatmaya devam edeceğim. 31 Mart’tan sonra da Ankara’da yeni bir destan yazacağız. Allah’tan dileğim de bu kirli ilişkilere bulaşmış insanların siyasetten uzaklaşması” diye konuştu. Dağıtılan mal beyanına göre Özhaseki’ye ait 500 bin lira değerinde bir ev, miras yoluyla kalan arsa, iş yeri ve meskende hisseler, hisse satışından 159 bin 500 lira, 293 bin 272 dolar tutarında alacak, dört şirkette ise kurucu hissesi bulunuyor.

SU FİYATLARINI TAKİP EDECEĞİZ

Özhaseki, dün Çamlıdere Barajı’nda incelemelerde bulunarak Bolu Gerede’den baraja taşınan suyun Ankara’ya ulaşmasını sağlayan vanayı açtı. Kesikköprü tarafındaki barajdan, Kızılırmak’tan gelen suyun artık Ankara’ya verilmeyeceğini anlatan Özhaseki, “Bir iki gündür Çamlıdere Barajı’nda biriken, Gerede’den gelen memba sularımız Ankara’ya verilmeye başlandı. Herkes çeşmelerini açıp gönül rahatlığıyla içebilir. Ankaralı hemşehrilerimize otobüs fiyatı en ucuz ne ise onu sağlamaya çalışacağız, ekmek fiyatlarında en ucuz ve en kaliteli ne ise ekmeği öyle yedirmeye çalışacağız. Su fiyatlarını yine takip edeceğiz. Belediyenin buradan para kazanması söz konusu olamaz. Maliyetleri en alt limitte tutarak Ankaralılar için fiyat tarifesini bu şekilde belirlemeye devam edeceğiz” diye konuştu. Çamlıdere’den AŞTİ’ye geçen Özhaseki, burada vatandaşlara lokma ikram etti ve esnafı ziyaret etti. Özhaseki daha sonra programın AŞTİ yönetimiyle toplantıda bir araya gelerek istişarelerde bulundu. Dün Çamlıdere Barajı’nda incelemelerde bulunan Özhaseki, Bolu Gerede’den baraja taşınan suyun Ankara’ya ulaşmasını sağlayan vanayı açtı, AŞTİ’ye giderek, otobüs firmalarının çalışanları ve yolcularla sohbet etti.

Yazının devamı...

Bilimin yetim hastaları ‘yaşam’ merkezi istiyor

14 Mart 2019

Deneysel çalışmaların sürdüğü ancak tedavisi bulunamayan genetik kas hastalığı ‘Duchenne Kas Distrofisi’ (DMD) ile mücadele eden Ankaralı hastalar yaşamlarını sürdürmeleri için gereken bakım ve kontrol hizmetlerine ulaşmakta sıkıntı yaşıyor. DMD hastalığı özelinde tedavi ve kontrollerin yapıldığı ‘Kas Hastalıkları Merkezi’nin yalnızca Antalya ve İzmir’de faaliyet gösterdiğini belirten hasta ve hasta yakınları Sağlık Bakanlığı’ndan aynı birimin devlet hastanesi statüsüyle Ankara’da da açılmasını talep ediyor. Duchenne Kas Hastalığı İle Mücadele Derneği Başkanı Dr. Atilla Çeri, “Farklı illere gitmek zorunda kalan ailelerin bakımlarını ihmal etmesi veya geciktirmesi hastanın yaşam süresinin kısalmasın sebep olabiliyor” dedi. Türkiye’de DMD hastalarının yaşam süresi ortalama 20-22 yıl iken, daha gelişmiş merkezlere sahip ülkelerde 30-34 yıla ulaştığının altını çizen Çeri şunları söyledi:

7 BÖLGEDE AÇILMASINI İSTİYORUZ

Her doğan 3 bin 500 erkek çocuğunda görülen DMD hastalığına ülkemizde 5 bine yakın kişinin mücadele ediyor. Çocukların en büyük sıkıntısı standart bakım hizmeti alabilecekleri merkezlerin yaygın olmaması. İzmir ve Antalya’da merkez var. Çok büyük sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle 7 bölgede kas hastalıkları merkezlerin açılmasını istiyoruz. Yurt dışındaki seminerler gittiğimizde görüyoruz. Aile derneklerinin yönettiği sertifikalandırılmış merkezler var. Bakanlığın 14 Kas Hastalıkları Merkezi yapım sözü var. Fakat şuana kadar hayata geçen iki tane. Türkiye’de bu konuda en gelişmiş yer Hacettepe Tıp. Ankara’daki hastaların çoğu da oraya gidiyor. Ancak Kas Hastalıkları Merkezi orada da yok.

BAKIM HİZMETİ ÇOK ELZEM

Aileler Standart bakım hizmeti veren merkezlerin açılması istiyor. Bu çocukların dışarı çıkması çok zor. Çıktıklarında hasta olabiliyorlar. Kendi illerinde hizmet alabilmeleri çok elzem. Bu hayatı uzatacak bir müdahale. Biz ne olduğunu, nasıl ilerlediğini bilirsek çözüm yollarımız da kolay olur. Merkezlerde tüm testler bir noktada oluyor. Farklı hastanelerde ise farklı farklı bölümlere gitmek gerekiyor. Bunların hepsinin bir birimde olması büyük ihtiyaç.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A MEKTUP YAZDI

Yenimahalle’de yaşayan ve doğuştan gelen DMD hastalığı ile mücadele eden Cihan Server Salıcı ve Ali Ömer Salıcı kardeşler de Ankara’da Kas Hastalıkları Merkezi açılmasını dört gözle bekliyor. Beş yaşındaki Ali hastalığın ilk seviyesindeyken, 18 yaşındaki Cihan kalp ve solunum yollarında sorunlar yaşıyor, tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürüyor. Baba Muhammed Salıcı (46) ve anne İlknur Salıcı (40) rutin bakım kontrolleri yaptırmakta büyük zorluk yaşadıklarını söylüyor. Yaşadıkları sorunları anlatmak için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a mektup da yazan baba Salıcı, şunları söyledi: “Çoğu çocuğumuz kas hastalığında yetkin doktorlara ulaşamıyor, düzenli kontrollerini 5 değişik poliklinikte (nörolöji, kardiyoloji, göğüs, endokrin, fizik) yaptırmak zorunda kalıyor. Ancak zorluklardan pes edip gitmiyor. Ankara’da Cihan’dan küçük bir okul arkadaşını ailesi düzenli kontrollerini yaptırmadığı için kalp yetmezliğinden kaybettik. Çocuklarımızın üniversiteye girdiklerini, yaşlandıklarını görmek istiyoruz. Ankara’da 5 bölümde yaptırdığımız tetkikleri tek bölümde yarım günde hallettik. Böyle kolaylık olunca çocuklar düzenli kontrolleri yaptırabilir. Ancak hastaneler yoğunluktan 6-9 ay sonrasına gün veriyor. Çocuklarımız zaman ile yarışıyor. Cihan hastalığın kritik seviyesi olan son aşamada. Kalp ve solunum sorunları başladı. Kas hastaları için her geçen gün kas kaybı demek ve zaman aleyhimize işliyor.”

 

Yazının devamı...

İstihdamda öncelik kadınların

10 Mart 2019


Cumhur İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Keçiören Neşet Ertaş Kültür Merkezi’nde Başkentli kadınlarla bir araya geldi. AK Parti Ankara İl Başkanlığı Kadın Kolları tarafından düzenlenen ‘Kadınlar Şehri Konuşuyor’ adlı programda kadınlar, Ankara genelinde yapılmasını istedikleri projeleri söyledi, Özhaseki ise kadınlar ve çocuklarla ilgili projelerini anlatarak, talepleri yanıtladı. “İstihdam sağlanırken kadınlara öncelik vermek lazım” diyen Özhaseki, şöyle devam etti:

SATIŞ STANTLARI OLUŞTURULACAK

(Kadınlarla ilgili) 

Mahalle konakları yapacağız, belediye bu hizmeti ücretsiz olarak oradaki mahalleli kadınlarımıza verecek. Birçok ilçemizde kadınlarımızın değişik el ürünleriyle üretimler yaptığını biliyorum. Bu üretimleri bir kooperatif kurarak pazarlanması da belediyenin işi. Belediye bir kooperatif kurarak bunların için satış stantları oluşturduğunda, üretim yapan her kardeşimizin satacağı ürün oradan ortaya çıkar. Mutlaka mahallelerde belediye kreşleri ve çocuk oyun evi olacak.

ÇOCUKLAR İÇİN SERVİS YAZILIMI

(Çocuklarla ilgili) 

Bir çok insan çocuğunu servislerle kreşlere, okullara gönderiyor. Servislerde değişik şeyler duyuyoruz. Anneler tedirgin, babalar tedirgin. Elbetteki şoförlerin güvenlikleri yapılıyor. Bir yazılım geliştirildi. Bu yazılımı biz bütün servislere koyacağız. Anne veya baba, çocuğu servise bindiği andan itibaren okula girinceye kadar takip edecekler. Kaç kişi var görecekler. Tek mi kaldı, araç nerelerde görecekler. Hepsini izleyip güven içerisinde olabilecekler. İnşallah bu da bizim tüm okula çocuklarını gönderen ailelere hediyemiz olur diye düşünüyorum.”

Yazının devamı...

Kitaplar arasında yolculuk başladı

15 Şubat 2019

 

300’ü aşkın yayınevi on binlerce kitap seçeneği ve fuara özel yayınlarıyla ATO Congresium’daki fuardaki yerleri aldı. Milli Eğitim Bakanlığı, KOSGEB ve Eylül Fuarcılık işbirliğiyle 13’üncüsü gerçekleştirilen ‘Ankara Kitap Fuarı’nın onur yazarı İlber Ortaylı, açılış töreninde Ankaralılarla bir araya geldi. Ortaylı okurları, kitaplarını imzalatmak için uzun kuyruklar oluşturdu. Fuarın bu seneki uluslarası konuk ülkesi İtalya’nın en çok okunan yazarlarından Donatella di Pietrantonio, kısa bir süre önce Türkçeye çevrilen ‘Dönüş (L’Arminuta)’ adlı kitabını ilk kez Başkent’te tanıttı.

İTALYAN KİTAPLIĞI KURULDU
Fuar programı kapsamında konuk ülke İtalya’nın Ankara Büyükelçiliği ile Ankara Üniversitesi (AÜ) İtalyan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı işbirliğinde ‘İtalyan Edebiyatı’ ana temasıyla etkinlikler düzenlenecek.Fuarda ayrıca İtalyan dilinden Türkçe’ye çevrilen eserlerin yayınlandığı ‘İtalyan Kitaplığı’ da merkalılarını bekliyor olacak. İtalya Büyükelçisi Massimo Gaiani, İtalya’nın tanımış isimlerinden şair Giacomo Leopardi, aydın Giovanni Papini ile yazarlar Primo Levi, Italo Calvino, Luigi Pirandello’nun çeşitli konferanslarda okurlarıyla buluşacağını söyledi. 

BİNDEN FAZLA ETKİNLİK
Türkiye’nin en çok okunan yazarlarının imza ve söyleşi programlarıyla katılacağı fuara, bu sene 550 binin üzerinde ziyaretçinin katılması bekleniyor. Misafirlerin 10.00 ile 20.00 saatlerinde arasında ziyaret edebilecekleri fuar 24 Şubat’a kadar sürecek. Yayınevlerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının da katılacağı programlar söyleşi, panel, şiir dinletileri ve çocuk aktiviteleriyle devam edecek, toplamda binden fazla etkinlik gerçekleştirilecek.

OKUMAYA PEDALLADILAR

Yazının devamı...

Ankara için şarkı yazsam ilham kaynağım soğuğu olurdu

30 Ocak 2019

 

Güliz Ayla, 2015 yılında kendi adını taşıyan albümündeki ‘Olmazsan Olmaz’ şarkısıyla müzik dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Son albümü ‘Parla’ ile çıkışını sürdüren genç şarkıcı, Sıla’ya benzetilmesine ilişkin, “Türkiye’de ilk beşte sayabileceğimiz şarkıcılardan. Etkisi altında kalmam normal, gurur duyuyorum” dedi. Lise yıllarını Ankara’da geçiren Güliz Ayla, “Ankara için bir şarkı yazsan ilhan kaynağın ne olurdu?” sorusuna “Soğuğuna şarkı yazılır” yanıtı verdi. Ünlü şarkıcı, müzik kariyeri ve özel hayatına ilişkin soruları yanıtladı.

 

 HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI ‘OLMAZSAN OLMAZ’

* ‘Olmazsan Olmaz’ parçasıyla birçok müzik ödülüne layık görüldün. Ayrıca YouTube’da 150 milyonun üzerinde izlenmeye ulaştın. O günden bu yana hayatında neler değişti?

Hayatıma tanınırlık geldi ama sosyal yaşamım açısından pek değişiklik olmadı. O parçayla insanların beklentisi arttı, benim de sorumluluğum çoğaldı. Yaptığım işe her zaman güvenim vardı ama olmazsa olmaz hayatımın dönüm noktası oldu. Bu kadar hızlı olmasını beklemiyorduk diyeyim.

* Şarkının hâlâ dillerde olmasını neye bağlıyorsun?

Yazının devamı...

Mansur Yavaş:Çiftçi ve köylüyü zengin etmeye geliyoruz

24 Ocak 2019


CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş’ın tanıtım toplantısı dün ATO Congresium’da gerçekleştirildi. Partililerin tamamını doldurduğu salona, CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve CHP’nin Büyükşehir Adayı Mansur Yavaş eşleriyle beraber giriş yaptı. Toplantıya İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray da katıldı. Yavaş’ın seçim sloganı olarak ‘İzan, nizam, irfan’ ve ‘Mansur, bereket ve huzur’ olarak belirlendi, Yavaş’ın seçim şarkısı ve klibi de ilk kez salonda seçmenlere tanıtıldı. Törende yaptığı konuşmada Ankara ile ilgili, “Bir beton ormanıyla karşı karşıyayız. Ama bunu değiştireceğiz” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, konuşmasında Ankara ile ilgili özetle şunları söyledi:

DÜNYANIN İLK PLANLI KENTLERİNDENDİ

“Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları Ankara’yı başkent olarak ilan ettikten sonra Ankara dünyanın ilk planlı kentlerinden biri olarak tarihe geçti. O bozkırı yemyeşil bir Ankara yaptılar. Bozkırı yeşilliğe dönüştüren o dönemin kahramanları, bugün beton Ankara’yla, bir beton ormanıyla karşılaşacağımızı asla düşünmüyorlardı. Bir beton ormanıyla karşı karşıyayız. Ama bunu değiştireceğiz.”

 SEÇİMDEN ÖNCE PROJEMİZ HAYATA GEÇTİ

Kılıçdaroğlu’nun ardından konuşan CHP Ankara Büyükşehir Başkan Adayı Mansur Yavaş, “Kardeşliğimizi pekiştirmeye, Ankaramızı yaşanılır kılmaya, huzurlu ve sağlıklı bir kent haline getirmeye geliyoruz” dedi. Büyükşehir Belediyesi tarafından önceki gün kararlaştırılan su ücretlerindeki yüzde 30 indirimi kast eden Yavaş, “Henüz seçim gerçekleşmeden bir projemiz hayata geçmiş durumda. İçme suyunda dün (önceki gün) yapılan yüzde 30’luk indirim ve fiyatların sabitlenmesi bizim daha işbaşına gelmeden gerçekleşen projemizdir. Keşke bu indirimi daha önce dile getirdiğimizde yapsalardı da Ankara halkının cebinden yüzde 30 eksiltilmemiş olsaydı” ifadelerini kullandı. Yavaş özetle şunları söyledi:

 HATALI OLANLARI ISLAH EDECEĞİZ

“Maalesef Ankara’da tasarı kelimesinin anlamına uymayan ne için yapıldığı bilinmeyen, planı programı olmayan ve estetiğe aykırı duran, milyarlarca paraya mal olmuş ama adeta ölü doğmuş onlarca proje var. Tabii ki biz yapılan iyi şeyleri yıkmaya gelmediğimiz gibi hatalı bulduğumuz projeleri bile ıslah edip halkımıza kazandırmayı hedefliyoruz. Bu kent yönetilirken betonlaşma uğruna insan gerçeği ihmal edildi, yok sayıldı. Beton severler kazandı ama insanımız kaybetti. Kendi yüksek ama ruhu olmayan binalarımız oldu. Sosyal hayatımız, vasıflarımız, güzel özelliklerimiz büyük darbe aldı. Maalesef şehrimiz insana göre değil, araçlara göre planlandı.

Yazının devamı...

Özhaseki’den yerli üretim vurgusu

24 Ocak 2019


Özhaseki, Ankara için daha önceden açıkladığı raylı sistemler projesini OSTİM merkezli yerli bir firmanın hayata geçireceğini söyledi. Özhaseki, “Bizim yollarda ve raylı sistemlerde yapacağımız işler neredeyse 20 milyar TL’yi buluyor. Biz bunu Ankara sanayisine kazandırıp, bu parayı burada döndürebiliriz. Bu kadar kabiliyeti olan bir sanayi sitesi varken, dışarıdan gidip birileri bulmak ve onları eşit şekilde yarıştırıp onlara doğru ihaleyi yönlendirmek hiç doğru değil. Belediyede kullanılacak ne varsa; banklardan, çöp sepetine aydınlatmaya kadar, sanayimiz bunları yapabilir. Kendi içerisinde bu ekonomiyi biz çok rahat bir şekilde döndürebiliriz” ifadelerini kullandı.

ERYAMAN STADI AÇILIYOR

İnşası süren Eryaman Stadı’nda müteahhit firma ve Büyükşehir Belediyesi arasındaki sıkıntıyı da çözdüklerini belirten Özhaseki, “10-15 gün sonra maç var, Ankaragücü inşallah bir daha dışarıya gitmeyecek” diye konuştu.

Yazının devamı...

ihracat tırmanışta

24 Ocak 2019

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) hazırladığı ‘İller Bazında Sektör Rakamları’na göre Ankara’da 2018’de yapılan ihracat rakamları 2017’ye kıyasla yüzde 16.54’lük artış göstererek, 7 milyar 672 milyon 774 bin dolar seviyesine ulaştı. Başkent’te en çok ihracat artışı yüzde 362.29 yükselişle fındık ve mamullerinin satışında yaşanırken, en büyük ticaret hacmini 1 milyar 242 milyon 502 bin dolar rakamıyla kimyevi maddeler ve mamulleri oluşturdu. En büyük düşüş ise yüzde 48’lik gerilemeyle süs bitkileri ve mamullerinin satışında yaşandı. TİM’in raporu doğrultusunda Ankara 2018’de Türkiye genelinde en çok ihracatın yapıldığı 5’inci il oldu.

 OTOMOTİVİ 1 MİLYAR 152 MİLYON DOLARLA DESTEKLEDİ

Makine ve aksamları ile otomotiv, milyar doların üzerinde ihracat rakamlarına ulaşan diğer 2 sektör oldu. Ankara, geçen yılı 31.6 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek ihracat rakamıyla kapatan Türk otomotiv sektörünü, 1 milyar 152 milyon dolarla destekledi. Başkent otomotiv ihracatı tarihinde ilk kez milyar dolar seviyesine ulaştı ve ülke genelinde 5’inci sırada yer aldı.

 

 

 DENİZSİZ ŞEHİRDE GEMİ-YAT İHRACATI YÜZDE 284 ARTTI

Denizsiz şehir Ankara’da gemi ve yat sektöründe yapılan ihracat rakamları yüzde 284 artış göstererek 5 milyon 825 dolar rakamına ulaştı. Zeytin ve zeytinyağı sektörü ihracatı yüzde 242’lik büyümeyle, kuru meyve ve mamulleri sektörü yüzde 171’lik büyümeyle dikkat çekti. Düşüş yaşayan sektörlerin başında ise yüzde 48’lik azalmayla süs bitkileri yer aldı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü de 2018 ihracatında yüzde 11’lik düşüş yaşadı.

AMERİKA İLK SIRADA 8 ÜLKEYE SIFIR İHRACAT

Yazının devamı...
Doğahan Giritlioğlu Kimdir?

Doğahan Giritlioğlu