"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Nilgün Tekfidan Gümüş

Trump'tan yaptırımla dış politika

10 Ağustos 2018

Kuzey Kore’de bu yolla önemli mesafe kateden, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’u müzakere masasına çekmeyi başaran Trump, 2015 tarihli nükleer anlaşmadan çıkarak yaptırım açıkladığı İran’ı da köşeye sıkıştırarak taviz vermeye zorluyor.

Washington Post gazetesinde geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir makaleye göre sadece Şubat 2018’de ABD, Kuzey Kore’nin yanı sıra, Kolombiya, Libya, Kongo, Pakistan, Somali, Filipinler, Lübnan ve daha başka ülkelerden grup ve bireyleri hedef alan tedbirler açıkladı. ABD önceki gün de, mart ayında İngiltere’de eski Rus ajan Sergey Skripal’in kimyasal bir maddeyle zehirlenmesinden ötürü Rusya’ya ağır yaptırım uygulamaya başlayacağını ilan etti.

Geçen hafta da NATO ortağı ve müttefik Türkiye’ye pastör Andrew Brunson’u serbest bırakmadığı için yaptırım açıklayan Trump yönetimi, yoğun olarak başvurduğu bu politikayı Ankara üzerinde de uyguluyor.


Yazının devamı...

Özil vakası

27 Temmuz 2018

Almanya, 65 yıldır ‘Türkiye kökenli göçmenler Almanya’ya ait midir, değil midir’ karar verememiştir. Bir de Suriyeli mültecilerin göçü eklenince entegrasyonla ilgili tartışma neredeyse başladığı yere geri dönmüştür. Geçen yıl, yabancılara, göçe şüpheyle yaklaşan aşırı sağcı ‘Almanya için Alternatif’ isimli partinin muhafazakâr Hıristiyan Demokratlardan oy çalarak üçüncü çıkması ise hem siyasi hem de toplumsal atmosferi olumsuz etkilemiştir.

GÜNAH KEÇİSİ ARARKEN

Dünya Kupası öncesinde mayıs ayında Mesut Özil’in İlkay Gündoğan ile birlikte Londra’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile fotoğraf çektirmesi Almanya’da ‘siyasi de bir anlamı var’ diye kamuoyunun kimi kesimlerinin tepkisini çekmiş olabilir. Ancak Alman basınının bir bölümü konuyu o kadar gündem de tuttu ki, Almanya kendisini ‘Bu Milli Takım Rusya’da ne yapar’dan çok ‘Özil ve Gündoğan özür dileyecek mi’ tartışmalarının içinde buldu. Alman Milli Takımı da işte şampiyona için Rusya’ya gittiğinde gereksiz uzayan bir tartışmanın tam orta yerindeydi.

Futbol Almanların gurur duydukları ortak noktalardandır. Uluslararası şampiyonaların da favorileri arasında yer alır. Mesut Özil de yıllarca milli takımın en önemli oyun kurucularından biri olmuştur. Dünya Kupası’ndan erken ayrılmak yarı finallere, finallere alışık olan Almanya’ya iyi gelmemiş olabilir. Ve başarısızlığın sorumlusu aranırken Mesut Özil meselesi yeniden alevlendi. Alman Futbol Federasyonu (DFB) ise ne kupa öncesinde ne de kupa sonrasında Özil’e sahip çıktığı gibi tartışmanın büyümesine de izin verdi.

Ve sonunda Özil’in geçen pazar günü açıkladığı milli takımdan ayrılma kararı geldi. DFB Başkanı Rheinhard Grindel’ı işaret ederek “Grindel gibiler için kazandığımızda Alman, kaybettiğimizde göçmenim” sözleriyle ırkçılığa maruz kaldığını belirtti. Sonuçta yenilgiye uğrayan tek başına Mesut Özil değil, Alman Milli Takımı’ydı.

BAKAN’IN TUHAF AÇIKLAMASI

Almanya Başbakanı Angela Merkel, tartışma süresince Türk asıllı futbolcuya sahip çıkan bir tutum izledi. Tüm bu süreç içinde vahim açıklamalardan biri Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas’tan geldi. Maas, 2010’dan bu yana Almanya dışında top koşturan Özil için, “İngiltere’de yaşayan ve çalışan bir multimilyonerin durumunun bize Almanya’nın entegrasyon kapasitesine dair bir fikir vereceğini sanmıyorum” dedi. Sosyal Demokrat Partili Maas’a yanıt ise kendi parti büyüğü eski Başbakan Gerhard Schröder’den geldi. Maas’ın sözlerini ‘katlanılmaz’ bulduğunu söyledi. Doğrusu Almanya’da Türklerin en çok oy verdiği Sosyal Demokrat Parti’den olan bir bakanın sözlerinde daha seçici olması beklenirdi.

Alman spiegelonline’da bir yazıda

Yazının devamı...

Trump, Almanya’yı niye hedef aldı

13 Temmuz 2018

Krizin nedeni para kavgası gibi öne çıkıyor, diğer yandan bir ayağını da Almanya’nın Rusya ile yaptığı Kuzey Akım 2 boru hattı anlaşması oluşturuyor.

NEDEN KIZIYOR

TRUMP, daha NATO zirvesi için Brüksel’e ayak basmadan attığı seri tweetlerle memnuniyetsizliğini ifade etti. NATO ortaklarını savunma harcamalarını GSYİH’nın yüzde 2’sine çekemedikleri için bombardımana tuttu.

NATO verilerine göre ABD, İngiltere, Yunanistan, Letonya ve Estonya dışında diğer üyeler yüzde 2’lik hedefi yakalayamıyor. Almanya’nın ise savunma harcamaları yüzde 1.24 seviyelerinde. Berlin’in hedefi yüzde 2’ye 2024 yılında ulaşmak.

İşte bu nedenle de Trump, daha çok da Almanya’ya çattı. Almanya’nın Rusya ile yaptığı Kuzey Akım 2 doğalgaz boru hattı anlaşmasına işaret eden Trump, “Almanya, Rusya’nın esiri oldu” dedi. Önceki gün NATO sonuç bildirisinde tam uzlaşmacı bir ton bulunduğu izlenimi oluşmuştu ki, ABD Başkanı yine Twitter’dan salvolarına devam etti.

“En çok da Almanya, Rusya’ya karşı koruma isterken Rusya’dan yeni boru hattı için milyarlarca dolar harcıyor. Kabul edilemez! Tüm NATO ülkeleri yüzde 2 taahhüdünü yerine getirmelidir, bu daha sonra yüzde 4’e çıkmalıdır” diye yazdı.

Gerilim dünkü toplantıda da sürdü.

KRİZİN İKİ BOYUTU

Yazının devamı...

Avrupa Birliği tamam mı devam mı

6 Temmuz 2018

Öyle ki, üye ülkelerin mülteciler nedeniyle popülist partilere verdiği tavizler AB’yi hem ilkesel hem de varoluşsal bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.

KRİZ NİYE ALEVLENDİ

TÜRKİYE ile AB arasında 2016 yılında yapılmış anlaşma büyük ölçüde Avrupa’ya yönelik göçü kontrol altına aldı. Haziran ayı sonunda yapılan AB zirvesinde de göçün en yüksek olduğu seviyeye göre yüzde 95 oranında azalmış olduğu teyit edildi.

İyi de göç bu kadar hız kesmişken, Avrupa’da mülteci krizi niye bu kadar alevlendi?

Almanya’da 2017 eylül ayında yapılan genel seçimlerde popülist Almanya için Alternatif partisi (AfD) üçüncü parti olurken Başbakan Merkel’in Hıristiyan Demokrat (CDU) partisinden oy çaldı. Avusturya’da aşırı sağcıların da ortak olduğu göç karşıtı bir hükümet kuruldu. Afrika kaynaklı göçte kendini yalnız bırakılmış hisseden İtalya’da da popülistler iktidar oldu.

ALMANYA’DAKİ KRİZ

ALMANYA’da 2015’te zirve yapan mülteci krizinden en çok Avusturya’ya komşu Bavyera eyaleti etkilendi. Çünkü mülteciler ilk durak olarak buraya geldi. Bavyera’da Merkel’in partisinin küçük ortağı Hıristiyan Sosyal Parti (CSU) iktidar. CSU’nun Başkanı Horst Seehofer, federal hükümetin de İçişleri Bakanı.

Ekim ayında Bavyera’da eyalet seçimleri var. CSU oylarını AfD’ye kaptırmaktan korkuyor. Bu nedenle

Yazının devamı...

S-400 mü F-35 mi?

29 Haziran 2018

Türkiye Rusya’dan S-400 alım sürecine devam edecek mi etmeyecek mi? Çünkü öte yanda ABD, ‘S-400’ler sevkedilirse F-35 savaş uçaklarının satışı durur’ tehditlerini daha güçlü bir şekilde gündeme getirmeye başladı.

Her ne kadar Türkiye, Müşterek Taarruz Uçağı, yani F-35’in proje ortağı olsa da Amerikalı yetkililer, ABD Kongresi’nin baskıları karşısında Trump yönetiminin bu uçakların satışını durdurma yetkisi olduğunu dillendirmeye başladılar.

ABD NİYE KARŞI ÇIKIYORS-400’ler; havadan saldırı araçlarını imha etmek üzere tasarlanmış bir hava savunma sistemi. S-400 radarları, 600 km uzaktaki tehdidi algılayıp 400 km’lik menzile girişine kadar birkaç dakikada tüm hesaplamaları yapıp füzeleri ateşleme konumuna geçebiliyor. Ancak bu füze sistemi Ruslar tarafından geliştirilmiş olduğu için Batı unsurlarını düşman olarak algılayacak şekilde kodlanmış durumda.

ABD, Türkiye’nin NATO sistemini kullandığını, S-400’leri konuşlandırması halinde Batılı uçakları düşman olarak algılayacağını savunuyor. Bir diğer itirazları da Rusların Türkiye’de yerleştirilecek S-400’ler sayesinde en gelişmiş savaş uçağı olan F-35’lerin teknolojisiyle ilgili erişime sahibi olacakları yönünde.

TÜRKİYE’NİN TAVRI NETÜRK yetkililer, hava savunma sistemini Batı’dan temin etmek istediklerini, ancak bu imkan sağlanmadığı için Rusya’dan alımı yapmak zorunda kaldıklarını söylüyorlar. Nitekim Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 4 Haziran’da Washington’da ABD’li mevkidaşı Mike Pompeo ile yaptığı görüşmenin ardından sızan haberlerde konunun burada da gündeme geldiği anlaşılıyor.

Türk tarafı görüşmelerde S-400’lerin NATO’nun herhangi bir sistemine tehdit oluşturmaması için hassas davranıldığı mesajını verdi. Buna göre, Ruslar, S-400’leri 9 ayda teslim etme kapasitesine sahipti. Ancak Moskova bu durumda kendi yazılımlarıyla sistemi sevkedecekti. Türkiye, füze sisteminin Türk ordusu kullanacak şekilde yazılımla donatılması için 19 aylık bir rötarı göze aldı.

İşte bu noktada bir uzlaşma olabilir mi? ABD, yazılımı NATO unsurlarını düşman olarak algılamayacak şekilde değiştirilmiş bir S-400 sistemine ikna olur mu? Ayrıca bazı ABD’li yetkililerin, Türk muhataplarına ‘Alın ama, kullanmayın’ diye öneride bulunduğu da gündeme gelmişti.

KONGRE’DEN ENGELLEME

Yazının devamı...

Menbiç pazarlığı

1 Haziran 2018

Ankara’dan gelen açıklamalara göre Türk tarafında terör örgütü PKK’nın uzantısı YPG’nin bölgeden çekileceğine dair olumlu bir beklenti söz konusu.

Bu konuda bir uzlaşmaya varılıp varılmayacağı ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 4 Haziran’da Washington’da ABD’li mevkidaşı Mike Pompeo ile yapacağı görüşmede belli olacak.

SÖZ TUTULMADI
MENBİÇ, Fırat Kalkanı operasyonu ile Türkiye’nin desteklediği Suriyeli grupların kontrol altına aldığı Gaziantep’e komşu Cerablus’un yaklaşık 40 km güneyinde yer alıyor. Fırat Nehri’nin 30 km kadar batısında. Arapların çoğunluk olduğu Menbiç, 2011’de başlayan savaş öncesinde kendi halinde bir yerleşimdi.

Yazının devamı...

İsrail’in yeni talebi

25 Mayıs 2018

İsrail İstihbarat Bakanı Israel Katz, Washington’un İsrail’in Golan Tepeleri’nde egemenliğini tanıması için pazarlık yaptıklarını, birkaç ay içinde sonuç alınabileceğini açıkladı.

50 YILLIK MESELE

GOLAN aslında İsrail ve Suriye arasında 50 yılı aşan bir sorun. Ortadoğu’daki birçok savaşın, krizin olduğu gibi İsrail’in Golan işgalinin kökeninde de su kavgası yatıyor.

Eski İsrail Başbakanı Ariel Şaron, biyografisinde 1967’deki Altı Gün Savaşı’nı anlatırken aslında Suriye ile savaşın iki yıl önce Şam yönetiminin Ürdün Nehri’nin iki yan kolundan su taşımak için kanal inşaatına başlamasıyla tetiklendiğini anlatmıştı.

Şaron, Suriye ile sınır sorunları yaşadıklarını, ancak Şam’ın suyun yolunu değiştirme girişiminin kendileri için ‘ölüm, kalım meselesi olduğunu’ kaydetmişti. Lübnan, Ürdün, Suriye ve İsrail arasında kalan 1200 km2’lik platoyu ele geçiren İsrail, böylece su ihtiyacının önemli bir bölümünü garantilemişti.

Anlaşılan bu yaklaşım devam ediyor.

CELİLE GÖLÜ ÖNEMLİ

1973 yılında

Yazının devamı...

Kudüs kararı ne anlama geliyor

18 Mayıs 2018

Müttefiklerin itirazlarına rağmen atılan bu adımlar ise bölgede var olan sorunların alevlenerek devamı, barışın ötelenmesi ve yeni sorunların ortaya çıkma riskini arttırıyor.

KRİZ PATLAMASI

EN başta Ortadoğu’nun en önemli sorunu olarak İsrail-Filistin barışının bir türlü sağlanamaması vardı.

Şimdi ise Ortadoğu’nun neresine baksanız bir kriz ya da savaş... Suriye’de 2011’den beri süren içsavaş. Terör örgütü DEAŞ’a karşı ilan edilen zafere rağmen hâlâ istikrara ulaşamamamış bir Irak. Suudi Arabistan’ın başını çektiği koalisyonun Yemen’de İran destekli Husilere yönelik askeri müdahalesi.

İran liderliğindeki Şii eksen ile Suudi Arabistan merkezli Sünni ekseni arasındaki gerilim... İran ile yakın ilişki içinde olduğu gerekçesiyle Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn tarafından ambargo uygulanan Katar. Ve tüm bu sorunların birbirine girmiş alt başlıkları.

TRUMP’IN FORMATI

BARACK Obama döneminde İsrail Başbakanı Netanyahu, Filistin topraklarına inşa edilen yasadışı Yahudi yerleşimleri nedeniyle Washington nezdinde itibar kaybetmişti. Yine Obama zamanında İran lehine gelişmeler yaşanırken bu adımlar Suudilerle de ilişkileri germişti.

Ancak

Yazının devamı...