"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer

Yeni Sarıyer vizyonu

15 Şubat 2019

CHP’li Belediye Başkanı Şükrü Genç ilçeyi 10 yıldır yönetiyor. AKP ise son 4.5 yıldır ilçe başkanlığı yapan Salih Bayraktar’ı aday gösterdi.

Adaylığıyla birlikte medyanın da gündemine giren Salih Bayraktar, Sarıyerliler nezdinde olumlu karşılığı olan bir isim. Sarıyerliler, Bayraktar’ın millet tarafından çabuk benimsenmesinin sebebini iki faktöre bağlıyor.

Birincisi ilçede yaşayanların neredeyse yüzde 90’ını ilgilendiren mülkiyet problemi için yaptıkları... İkincisi ise yine Sarıyer’in en önemli ihtiyacı olan sağlık hizmetleri konusunda 4.5 yıldır yaptığı çalışmalar.

Bayraktar, ilçe başkanı olur olmaz eski belediye başkanları, yardımcıları, muhtarlar, partisinin eski yöneticileri gibi 430 kişiyle 22 gün boyunca tek tek mülakat yapmış. Ardından da en acil sorun olarak belirlenen mülkiyet ve sağlık için harekete geçmiş.

‘İmar barışının mimarı’ olarak gösterilen Bayraktar, bu konunun hükümet gündemine girmesinde önemli pay sahibi... Yine denizden 5-6 kilometre içerideki mahallelerin öngörünüm engeli nedeniyle kanun dışı kalması üzerine devreye girerek binlerce insanın kanundan faydalanmasını sağlayan isim. İlçeye 350 yataklı, her gün 3 binin üzerinde hasta muayene edilen Hamidiye Etfal Hastanesi’nin hızlıca kazandırılmasında Bayraktar’ın büyük emeği var. Sarıyer’in kuzeyinde başta Zekeriyaköy’de olmak üzere pek çok site mevcut. Bu sitelerde ikamet edenlerin yıllardır çözemedikleri sorunları için başvurdukları adres de yine Bayraktar olmuş. Bu girişimci, çözüm odaklı ve siyasi parti farklılığı gözetmeksizin herkese kucak açan siyaset anlayışı Bayraktar’ın Sarıyer’deki 250 bin seçmenin tamamı nezdinde bir karşılık bulmasını sağlamış.

Salih Bayraktar’ı tanıyanlar için aslında tüm özellikler normal karşılanıyor. 150 yıllık Sarıyerli bir ailenin bir ferdi olarak balıkçılık yapmış, dünyaya deniz araçlarının motor ticaretiyle uğraşmış.

Aynı zamanda ‘Bayraktar Kardeşler’in kısaltması olan ve İnsansız Hava Araçları üreten ünlü Baykar Makina’nın sahipleri olan Özdemir ve Ömer Bayraktar kardeşlerin en küçüğü. Yani bu pratiklik aileden geliyor.

Bayraktar

Yazının devamı...

Seracılığın arka yüzü

14 Şubat 2019

1) Satış fiyatı kafadan zamla oluşmaz. Kâr hadleri ve kâr oranından oluşur. 1984 Milli Korunma Kanunu ve Kâr Hadleri Kanunu’nun kaldırılmasından sonra ithalatçılar, uyanık esnaf ve ağa babaları tüccarlar ‘serbest teşebbüs eşittir istediğin fiyatı uygula’ formülü ile büyük kârlar elde etmiştir. Üretici, tüketici ve gerçek sanayiciler perişan olmuşlardır. Bu yasalar ciddi olarak sert uygulanmalıdır.

Sebze-meyvenin satış fiyatı, ‘üretici fiyatı artı Antalya hal kabzımalının yüzde 10 kârı artı nakliye artı düşük hal rüsumları artı İstanbul kabzımal komisyonu yüzde 10 artı yüzde 30 kabzımal kârı artı yüzde 50 market kârı’ olarak uygulanmalıdır.

Oysa marketler ve satıcılar her operasyonda yüzde 100 kâr koyduklarından fiyatlar uçmuştur. Marketler göz boyamak için ön tarafa ucuz etiketler koymuşlar, arka taraftaki domates, patlıcan fiyatlarını değiştirmemişlerdir.

2) Nakliye, İstanbul içinde yeni ve uzun yollar kullandırılması yüzünden pahalanmıştır. Kısa yollardan hale erişilmelidir. Şoförler çok mutsuzdur.

3) Tüm üretim Antalya’ya binmiştir. Antalya’da arazi sınırlıdır. Aşırı yağmur sonucu seraları sel almaktadır. Adana ve Mersin, Hatay, Turgutlu 1990’a kadar Türkiye’yi beslememiş midir?

Uyanık esnaf, kısa olan 700 km’lik Antalya-İstanbul yolunu 1000 km olan Adana-İstanbul’a tercih edilmiştir. Ve de biraz sofistike olacak ama Hollanda gibi ‘çürük buhar’ (düşük basınçlı buhar) üreten rafineriler, termik santrallar yakınına ısıtmak için seralar yapılmalıdır. Örneğin Aliağa, İzmit, Kırıkkale, Afşin, Bursa, Pınarhisar ve benzeri tüm termik santralların yanına... Birkaç yıl önce Kırım’ın işgali neticesinde AB’nin sebze ve meyve boykotu nedeniyle Rusya, Türkiye’ye döndü. Ancak arada krizler yaşandı. Putin, geniş Rusya topraklarını oligarklara açmış, onlara yaklaşık 10 milyar kredi açarak bedava doğalgaz vermiş, AB’ye kamyonlarca ucuz domates göndermiştir. “Bende dünyayı besleyecek bakir topraklar var” dediği unutulmamalıdır.

4) Eskiden Adana’da tarlaları üzerine soğuktan korumak için km karelerce polietilen örtüler serilirdi. Seracılık mevsimi kısaltılırdı. Hava ısınır ısınmaz tarla tarımına geçilirdi.

Bu nedenle seracılık konseptini değiştirmeliyiz.

Yazının devamı...

Adana ve Mersin’de tepede uzlaşı olsa da sahada birlik yok

13 Şubat 2019

Devlet Bahçeli’nin konuşmasında “MHP, 50 yılda başkalaşmadan değişmeyi, özünden kopmadan gelişmeyi başarabilmiştir” demesi ilginçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kutlamalar sırasında Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ne ‘Alparslan Türkeş’ adının verildiğini açıklaması, Hüseyin Sözlü’ye ittifakın tam destek verdiğini gösterdi. Hüseyin Sözlü’nün, ‘Devlet Bahçeli köprüsü’nü hâlâ bitiremediğini gördük.

‘Cumhur’ ve ‘Millet’ ittifakları adaylarının başa baş bir mücadele verdiği Adana, aynı Ankara gibi... Oyların 1/3’ünün kullanıldığı Seyhan ilçesindeki dengelerin düğümü çözeceği konuşuluyor. Adana genelinde son milletvekili seçiminde Cumhur İttifakı yüzde 46, Millet İttifakı yüzde 40, HDP yüzde 13.5 alırken, dikkatlerin çevrildiği Seyhan’da ittifak oyları eşit, HDP oyu yüzde 20 olmuştu.

Halen büyükşehir koltuğunda oturan Cumhur İttifakı adayı MHP’li Hüseyin Sözlü, bu ilçede AKP’den aday gösterilen bu partinin il başkanı Fikret Yeni’ye güveniyorsa da tüm AKP’lilerin büyükşehir sandığında nasıl oy kullanacağına dair farklı yorumlar var. Millet İttifakı adayı CHP’li Zeydan Karalar ise Seyhan’da Belediye Başkanı olarak son 5 yılda yaptığı ve ‘yansız’ diye nitelendirilen hizmetlerine güveniyor. CHP’nin küskünlerinin ise bu ilçede aday gösterilen eski il başkanlarından Akif Akay’ı ‘desteklemek’ için sandığa gideceğinden söz ediliyor.

Böylece Adana seçiminde AKP’lilerin Seyhan’da ‘firesiz’ oy kullanıp kullanmayacağı ve HDP seçmeninin yüzde 20’lik oyunun CHP’ye akıp akmayacağı sonucu belirlemiş olacak.

Buna bir de büyük kavgalara neden olan belediye meclis üye adaylıklarının kesinleşmesi ile doğacak küskünlükleri eklemek gerekiyor.

Göründüğü kadarıyla, hem Cumhur İttifakı’nın adayı Hüseyin Sözlü, hem de Millet İttifakı adayı Zeydan Karalar’ın centilmence yarışacakları anlaşılıyor. Ancak her iki adayın Adana’nın ‘erkekliği’ konusunda ‘amatörce’ ürettikleri sloganları pek hoş değildi.

Yarış nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın Adana kazanacak.

Yazının devamı...

KİT’siz kalkınma olmaz

8 Şubat 2019

KİT’ler 1932’de Atatürk ve 1952’de Adnan Menderes dönemlerinde, özel sektörün gerek sermaye gerekse ve bilgi eksikliğinden kurulmuşlardır. Hiçbir doktriner yönü yoktur. Konu sadece ekonomiktir. KİT’ler bir hiç uğruna kapatılmış, yerine tesisler kurulmamış ve sadece onun nakitleri alıcılar tarafından harcanmıştır. Özel sektörün bu tesisleri yapacak sermayesi de olmamıştır 2004-2019 arasında... Teknoloji girdisini de sağlayamamışlardır. Kendileri hazır işleyen tesisleri ele geçirmişlerdir. Gazete haberlerinden ve hükümetin açıklamalarından anlaşıldığına göre, örneğin Soma’da işçiler bir KİT olan ‘TKİ’ kanalıyla istihdam edilmiştir. Politikacıların yurt gezilerinde en çok muhatabı ‘işsizlik ve yörelerine bir fabrika kurulması’ isteğidir. Devletin bunu yapabilmesi sadece devlet eliyle, belki de yüzde 50+yüzde 50 özel formülüyle mümkün olur. Öyle milyar dolarlık tesislere de gerek yoktur. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın, ‘81 ile fabrikalar kuracağız’ demeci KİT’lerin yeniden açılacağının bir emaresidir. KİT’siz bir kalkınma olmaz. Eskiden zarar eden bir KİT yoktu. Sadece, TTK (Türkiye Taşkömürü Kurumu) ve TCDD 1’er milyar TL zarar ederlerdi.

Özel sektörcüler anlasınlar ki herkes liberaldir. İster kendileri ister kamu yapsın, herkes kendi işletsin.  

Aslan ÖZMEN

 

SİYASETİN MİZAHI

GAZETECİLER Beşiktaş’ı her gün yazmalı, geçen dönemleri ile geleceği kıyaslamalı. Evet, Fatmagül’ün suçu neydi?.. Biz tren kalktıktan sonra mendil sallayanları istemiyoruz. Kartal Belediye Başkanı’na yapılanlara ağla...

 

 

Yazının devamı...

Sipahi, Çekmeköy DP adayı oldu

7 Şubat 2019

Sipahi son gelişmeler üzerine şunları söylüyor: “Murat Hazinedar’ın yeniden CHP’den aday gösterilmesi için büyük çaba harcadım ancak başaramadım. Yapabilecek gücüm olsaydı, aslında onu yapardım. CHP’nin aday gösterdiği Rıza Akpolat’ı ise tanımam, ortakçılığım da yoktur. Telefonla dahi görüşmüşlüğüm yoktur. Halkın teveccühü karşısında Süleyman Soylu’nun, Mehmet Ağar’ın genel başkanlık yaptıkları, şimdi de genel başkanlığını Afyon milletvekili olarak Gültekin Uysal’ın sürdürdüğü DP’den aday oldum. Cumartesi günü 14.00’de Çekmeköy Şahinbey Caddesi’nde kampanyamı başlatıyorum. İstanbul’un en renkli kampanyası olacağını göreceksiniz. CHP ve AKP’yi yeneceğim konusunda iddialıyım.”

GÜNÜN SÖZÜ

“TÜİK istatistikleri sebzedeki fiyat artışları ve pahalılığın tarihi rekorda olduğunu ortaya koydu. Buna göre yıllık sebze enflasyonu yüzde 94.72 oldu. Bu durum, tarımın can çekiştiğini gösteriyor. Sebzede fiyat artışı maaş artışının ortalama 4.7 katı oldu.” Turhan ÇAKAR Tüketici Hakları Dernek Başkanı

KESTANECİLER ZEHİRLENİYOR

KIŞ mevsiminde gezdiğimiz çoğu yerde kestane satıcılarını görüyorum. Sanırım belediyeler, bir süre önce tezgâhları da şıklaştırdı. Güzel görüntü veriyorlar, şehrin süsü ve lezzetli bir yiyecek. Ancak farkında mısınız, kestaneciler zehirleniyor. Bütün gün kömürden yayılan karbonmonoksit gazını ve yanan kabuklardan kaynaklanan dumanı soluyorlar. Kısa zamanda karbonmonoksit zehirlenmesi, uzun dönemde dumana bağlı kanser riski ile karşı karşıyalar.

Belediyeleri bu konuda acil önlem almaya davet ediyorum. Tezgâhların ocak kısmında küçük düzenleme ile zehirli gazları, dumanları kestanecilerden uzaklaştırmak çok kolay.

Dilerim belediyeciler, seçim telaşından fırsat bulup bu önemli konuya el atarlar. Dr. Gündüz TEZMEN

MHP 50 YAŞINDA

Yazının devamı...

‘Seçme, seçilme ve seçim’

6 Şubat 2019

1. kitapta bir seçim kampanyasının nasıl yürütüleceği ve hangi konulara ağırlık verileceği açıklanarak tartışılıyor. 2. kitapta ise Osmanlı İmparatorluğu döneminde uygulanan ‘millet sistemi’ndeki seçim yöntemlerinden başlayarak, imparatorluğun 1876 yılında toplanan ilk Meclis-i Mebusan’ı, 1908 tarihinde 2. Meşrutiyet’in ilanı, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin tek parti dönemi ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Milli Mücadele ve 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi dönemi ile 1946 yılında uygulanmaya başlanan tek dereceli seçim ve 1950 yılında 27 yıl süren CHP iktidarının değişmesi ele alınarak, izleyen yıllardaki demokrasi deneyimleri, askeri darbe dönemleri kitabın önemli bir bölümünü kaplamaktadır. Son olarak kitap, günümüze kadar yaşanan seçim sistemi değişikliklerini de içermektedir.

Kadınların dünyada ve ülkemizde seçim haklarına kavuşmaları ve kadın devlet başkanları ile yurdumuzdaki azınlıkların temsili konularına da ayrı bölümler ayrılmıştır.

 

BEŞİKTAŞ’TA OLANLARA ‘ŞERO’ GÖZYAŞI DÖKÜYOR

YİNE adayları sorgulayacağız... Evet, İstanbul’daki bu adaylar hangi kriterlere ve vizyona sahiptirler? Belediyeciliğe ne kadar hâkimler ve o ilçeleri ne kadar tanıyorlar? ‘Şak’ diye aday yapılıyorlar. Öncelikle bu Beşiktaş halkının çektiği nedir? Buna Genel Merkez’deki ‘Şero’ bile gözyaşı döküyor.

Beşiktaş için Erdoğan Toprak’ın eliyle getirilip aday gösterilen Rıza Akpolat’ın bağlantıları kimdir? Kimin koruması ve kollaması altındadır?

 

 

Yazının devamı...

Kemal Bey kulaklarını tıkamış

1 Şubat 2019

Kılıçdaroğlu ‘parti içi demokrasi’ sözünü beğeniyor ama yönetimi delegelerle demokrasi dışı ilişkilerde bulunuyor. Çünkü bütün MYK üyeleri kendilerine ‘yandaş belediye başkanı’ seçiyor, meclis üyesi seçiyor, il genel meclisi üyesi seçiyor. Seçiyor, seçiyor da ‘halkı’ ve parti üyesini görmüyor.

Büyük hatalar sonucu kamuoyunda yıpranıyorsunuz. Bu demokrasi değil, bütün adayları siz saptıyorsunuz. Bir parti genel başkanı bunları yapamaz; gelecek seçimlerde bunun hesabı sorulur, göreceksiniz.

KADIKÖY’DE YENİ İSİM

CHP’de geçen haftaki PM toplantısında, üyelerden biri “Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Bey’in yolsuzluğu yok. Sayın Genel Başkan, siz neden istemiyorsunuz kendisini” dediğinde Kılıçdaroğlu “Aykurt konusu benim için kapanmıştır. Çünkü hiçbir dediğimi yapmadı” diyor. PM’ye sunulan “10 Aralıkçı” ekipten Kadıköy için önerilen Av. Şerdil Dara Odabaşı’nın da oylama sonucunda adaylığı hukuken düştü. (Sabih Kanadoğlu’nun yorumuyla) Şu an geriye tek güçlü aday, 15 yıl Kadıköy’de başkan yardımcılığı yapan işadamı  Mustafa Demircan kaldı. Kadıköy’ün, Şişli’nin seçmen profilinin çoğu aydınlardan oluşuyor: Caddebostan, Suadiye ile Maçka ve Teşvikiye’de nasıl bir aday profili tespiti gerektiği düşünülmüyor.

KILIÇDAROĞLU’NUN ADAY KRİTERLERİ NEDİR 

Kılıçdaroğlu’nun 31 Mart için iki kriteri var:

1- Hangi kurultay delegesi olağanüstü kurultay için Muharrem İnce’ye imza vermişse, aday gösterilmeyecektir.

2- Hangi delege olağanüstü kurultay için imza vermemişse aday gösterilmiştir, hem de kazanılacak yerlerden...

Yazının devamı...

CHP’de neler oluyor?

31 Ocak 2019

Seyit Torun ve Oğuz Kaan Salıcı ikilisinin hazırladığı listeler büyük tartışmalara sebep olsa da geçiyor. CHP milyonlarca lirayı anket firmalarına ödedi ama hiçbir anket sonucuna göre hiçbir yerde aday atamadı.

Hatta Cumhurbaşkanı’nın rektör atamalarında yaptığı gibi anketlerde sonuncu olan veya sıraya bile giremeyen isimler aday olarak atandı. Madem anketleri dikkate almayacaktınız, o zaman milyonlarca lirayı niye anket firmalarına ödediniz? Ayrıca CHP bu dönem hangi firmaya ne kadar ödedi ve daha önemlisi bu firmaları kim seçti? Hangi MYK üyeleri bu işin içinde?

İstanbul listelerini Seyit Torun, Oğuz Kaan Salıcı, Canan Kaftancıoğlu, Ekrem İmamoğlu ve Erdoğan Toprak’ın hazırladığı söyleniyor. Canan Kaftancıoğlu’na da bir ilçe sözü verildiği iddia ediliyor. İl başkanlığından istifa etmeyen Kaftancıoğlu nasıl aday olabiliyor?

Avcılar’a bu ekip tarafından aday gösterilen, MYK listesinde Avcılar adayı olan Hüseyin Aksu da hâlâ CHP İstanbul İl Sekreteri ve hâlâ istifa etmemiş olmasına rağmen nasıl atanabiliyor? CHP bunlara nasıl izin veriyor? Son anda Avcılar’da Turan Hançerli’nin adaylığının ilan edilmesiyle sular duruldu mu? Yeni oylama yapılacak mı? CHP’deki bu kavgalar esas 31 Mart sonrası CHP’de kopacak fırtınanın habercisi sayılabilir.

 

ŞİŞLİ’DE BÜYÜK KAPIŞMA

CHP’den Şişli belediye başkan adaylığı için Şişlili işadamı Arif Hikmet Kılıç ile işkadını Fidan Aslan Eroğlu yarışıyor. Kılıçdaroğlu’nun Sarıgül engelini aşmak için bu iki ismi aylar önce belirlediği öğrenildi. Cumartesi bu iki isimden kimin aday olacağı partililer tarafından dikkatle izleniyor. Kılıçdaroğlu’nun Şişliden Erzurum’un Çat ilçesine gönderdiği Kılıç, güçlü ve etkin bir kampanya yaparak Doğu’da CHP’nin tek belediye başkanlığını Kılıçdaroğlu’na armağan etmişti. Kılıçdaroğlu, CHP’nin seçim kampanyasını Çat’ta açtı ve Kılıç’ın yaptırdığı İslam Eserleri Müzesi ve modern belediye binası ile birlikte 81 eserin toplu açılışını yaptı. Kılıçdaroğlu o gün konuşmasında bugünlere ders olacak şekilde “Kul hakkından yanayız, harama, israfa karşı dururuz” demişti.

Bir dönem

Yazının devamı...