"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer

Değerli insanları öne çıkaran yapı bizde yok

29 Mart 2017

Onlar sıra dışıdır. Yaşantıları farklı olduğu için hep yadırganırlar. Vasatı hayat felsefesi olarak benimseyen kitleler yenilikçi, araştırmacı, meraklı, üretken insanları anormal, uçuk olarak nitelendirir. “Sürüden ayrılma, icat çıkarma, eski köye yeni adet getirme” gibi ilerlemeyi dışlayan sözlerimiz bile vardır. Size bir insan tanıtacağım. Bunu reklam olarak anlayan şaşkınlar mutlaka olacaktır ama ben yine de gördüklerimi dile getireyim. Belki yeni girişimcilere ışık tutmuş olurum. Size tanıtacağım bu kişi maden mühendisi. Uzun yıllar kamuda ve özel sektörde bu ülke için çok faydalı çalışmalar yaptıktan sonra emekli olur. Çalışma hayatına nokta koyunca bir kenara çekilip ölümü bekleyenlerden olmamış. Borç bularak, risk alarak bir arazi alıyor. Buraya çok kaliteli, az rastlanan mavi ladin ağaçlarının tohumlarını ekiyor. 7-8 yıl emek vererek, teknolojik imkânları kullanarak 6000 adetlik bir ağaç çiftliğini ortaya çıkarıyor. Son derece kıymetli olan ağaçları Türkiye’nin her tarafına makul fiyatlarla gönderen bu değerli insanımız aslen Kastamonulu... Yıllarca Zonguldak ilinde görev yapmış. 10 yıldır da Bolu’da hayatını değer üreterek devam ettiriyor.

Topçu, popçu, köçek, şaklaban tayfasına gösterdiğimiz ilginin binde birini üreten insanlara gösterebilmiş olsak bu ülke şimdi olduğu durumdan 10 kat daha ileride olurdu... Önemli ile değerli ayrımını yapmayı, herkese layık olduğu kıymeti vermeyi ah bir öğrenebilsek...

Bu başarılı insan da kim diyorsanız, kendisine 0533 633 9089 telefon numarasından ulaşabilir, takdir edebilirsiniz.

 Ali ÖZDEMİR

Yazının devamı...

Galatasaray’dan kendi kalesine röveşata golü

28 Mart 2017

Avrupa’da en büyük borç batağı içinde bir kulüp olan Galatasaray için iktidarın bu ‘kıyağı’ hayati önemdeydi. Ancak genel kurulda FETÖ’cü üyeleri özellikle Hakan Şükür ve Arif Erdem için çıkan ‘ret’ kararı her şeyi altüst etti. Yandaş medyanın ‘sivri’ dillileri hemen durumdan ‘vazife çıkararak’ GS kulübünü topa tuttu. Yayınlar hakaret ve iftira boyutlarına ulaştı. GS genel kurul üyelerini ‘şerefsiz’ ilan etmek, salonunda ekran görüntülerinden üyelerini ise ‘deşifre’ etmek medya etiği ile hiç bağdaşmadı. Kimsenin kimseye ‘şerefsiz’ deme, hüküm verme hürriyeti olamaz.

Burada bir garabet varsa o da GS yönetiminin bir adım sonrasını görememesidir.

Yönetim ‘aidatlardan’ dolayı Hakan Şükür ve Arif Erdem’i, genel kuruldan önce üyelikten çıkarabilirdi. Yani, hükümet kanadından genel kurul kararına gelen tepkilere kalmadan bu işi baştan çözebilirdi.

Sonuç olarak yönetim siyasi baskı ile genel kurul kararı dışında başka bir ‘muvazalı’ gerekçe üreterek, -fonksiyon gasbı yoluyla- üye ihraç tasarrufunda bulunmuştur. Bir hukukçu dostumuzun görüşüne göre; GS yönetim kurulu son kararıyla, genel kurula rağmen ‘kanun/hukuk darbesi’ yapmıştır. Böylece, sorunları çözmekle yükümlü olan ‘YK’ları sorunlar yumağını daha da büyüterek tartışmayı çıkmaza sokmuştur.

AHMET ERSİN’DEN ANIMSATMA

GALATASARAY Kulübü, Hakan Şükür ve Arif Erdem’i aidatlarını ödememeleri nedeniyle ihraç kararı almışsa da, asıl nedenin bu kişilerin FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen’le olan ilişkileridir.

TBMM’de, 4.1.2005 tarihinde kurulan ve kısa adıyla ‘Şike Komisyonu’ olarak bilinen Meclis Araştırma Komisyonunun Başkanvekili olarak, yaptığım çalışmalarda edindiğim bilgilerle, (Hakan Şükür’ün, Fetullahçıların futboldaki sembol ismi, rol modeli ve Gülen’in bu alandaki en önemli temsilcisi olduğunu) açıklamış ve bu tespitimi kamuoyuyla da paylaşmıştım. Yani Hakan Şükür’ün FETÖ elebaşısı ile olan ilişkilerini, 12 yıl önce kamuoyuna açıklamıştım.

Benim bu açıklamalarım nedeniyle, o tarihte kulüp yönetimi dahil, çeşitli çevrelerden haftalar süren çok yoğun eleştirilerle karşılaşmıştım.

Yazının devamı...

Sarıyer 'çıta'yı yükseltiyor

24 Mart 2017

İstinye Park’ın komşusu burası. Orada devasa olacağı anlaşılan bir kamu binasının inşaatı, onun karşısında da Sarıyer Belediyesi’nin 1 Nisan’da açılacak ‘akıllı binası’ yer alıyor. Burası Sarıyer’in Pınar Mahallesi’nde kalıyor. Belediyenin bahçesine heykeltıraş Hüseyin Suna’nın büyük bir Atatürk anıtı ile Sarıyer’i simgeleyen balıkçı ve martı heykelleri yer alacakmış...

Belediyenin 750 çalışanı girişteki yürüyen merdivenle bir kat aşağıya indikten sonra servislerine geçebilecekler. Ana girişte sizi bir ‘yerel güç’ karşılıyor. Büyük kolonun ışıkları ‘hizmet mabedine’ giren insanların üzerine ışık saçıyor sanki.

Binayı Belediye Başkanı, İnşaat Mühendisi Şükrü Genç, Başkan Yardımcısı mimar Gökhan Zeybek, meclis üyeleri Ali Rıza Yılmaz, Salih Akıncı ile ziyaret ettik.

Belediyenin tüm hizmetleri (26 müdürlük) artık tek çatı altında 11 katlı 93 bin m2’lik ‘yeşil ve engelsiz’ merkez binada, bürokratik hizmetler dışında kent ile özdeşleyen ‘İstanbul Boğazı’, DEMOPARK bünyesinde yer alan simülasyon ile vatandaşların buluşması da düşünülmüş. Gençler, yaşadıkları kentin ve semtin tarihi ile aydınlanacakmış... Binanın galeri boşluğunu cam objelerle süslenmesi binaya başka bir güzellik katmış...

Yazının devamı...

Referandum ayrışmanın oylaması olmamalıdır

23 Mart 2017

Ayrıştırma, 20’nci yüzyılın siyasal vebası idi. 21’inci yüzyılda da benzer işlev devam ediyor. Ayrıştırma, ülkemizde çok ilkel bir şekilde kendini gösteriyor:

Siyasette ayrışmışız,
demokrasi gereği.

Fakat...

‘Selam’da ayrışmışız; solcusu ‘selam’ der, liberal ‘merhaba’, dincisi ‘selamünaleyküm’ der.

Tokalaşmada ayrışmışız; solcusu biraz kendisini geri atar ve dik durarak sertçe el sıkar veya samimiyetin ifadesi yanak yanağa gelir. Liberali sarmaş dolaş olur. Dincisi yanak yanağa gelir, milliyetçisi kafa kafaya tokuşur...

Bıyık ayrışması ayrı bir olgu; solcusu pos bıyıktır, romantiği bıyıksız, dincisi bıyığın kimyasını bozarcasına kazınmış bıyıklı, milliyetçisi sarkık bıyıklıdır (ki bir zamanlar devrimci bıyığı idi)...

Solcuya

Yazının devamı...

Turizmde ayağımızdaki kurşunu çıkarmak zor

22 Mart 2017

Otelci, havayolu şirketi ve turizmin diğer kesimlerinden işletmelerin sahip ve yöneticileri bu fuarlarda partnerleri olan tur operatörleri ile görüşmeler yaptı, bilgi aldı. Ayrıca bu fuarlar için hazırlanan raporlar açıklandı. Katılanların aldıkları bilgi iç açıcı değildi gözlemler de o yönde oldu.

Fuarlarda Türkiye bu kez bambaşka konular gündemdeydi. Konuşulan tek konu 16 Nisan’da yapılacak Anayasa halkoylamasıydı. “Bekleyelim” deniliyordu.
Tek umut veren pazar Rusya görünüyor. Rusya’daki fuarlara katılanlar, Rusya pazarının iyi gittiğini ama bunun uğranan kayıpları telafi edemeyeceğini söylüyor. Rusya’nın Sovyetler Birliği döneminden beri faaliyet gösteren tur operatörü Intourist’in genel müdür yardımcısı İsmail Bölükbaşı diyor ki:

“Rusya’da Türkiye satışları iyi gidiyor. Satışlarımız geçen yıla göre katlandı. Buna rağmen gidecek turist sayısı 3.2-3.5 milyon civarında olur. Rusya’daki büyüme iyi ama bu Türkiye’nin Avrupa ülkelerinden uğradığı kaybın yerini tutmaz.”

Yazının devamı...

AKP İBB grubunda sürpriz konuşmacı

21 Mart 2017

Daha sonra grup Başkanvekili Temel Başalan (Kağıthane) “Soru sormak isteyen var mı?” diye sorduğunda, meclis üyesi olmamasına karşın salonda bulunması garip karşılanan Yalçın Şahin el kaldırıp kürsüye çıkıyor. Ağır eleştiriler sırasında AKP İmar Komisyonu Başkanı Hadi Diler’in (Fatih) ismini veriyor. “O adam buraya gelecek” deyince grupta bir şaşkınlık yaşanıyor. “Beylikdüzü’nde imar değişikliği ile ilgili bana söz verdiği halde işimi yapmıyor” biçimindeki sözleri ile birlikte bazı ithamlarda, hatta başka iddialarda da bulunuyor. Sözlerini uzatınca da güvenlik çağrılıyor ve dışarı çıkarılıyor Şahin... Hadi Diler gruba açıklama yapmak zorunda kalırken, “Benden bir ilçede önce 1.50 emsal istedi, vermedim; 2.00 emsal istedi gene vermedim” diyor.

 

Gruptan çıkışta yine ağır sözler söylemeye devam ediyor. Facebook hesabında da Cumhurbaşkanı ile göründüğü bir fotoğraf koyuyor.

 

Türkiye’yi yöneten bir partinin yerelde en mahrem yeri olan grup odasına girerek böyle suçlamalarda bulunması bu kadar kolay mıdır? CHP’li bazı üyeler, “Adli mercilere başvuruldu mu? Ayrıca kişinin bahsettiği plan değişikliği şu an hangi konumda?” diye soruyor.

 

İBB meclisinde bu konu gündeme getirildiğinde AKP grup sözcüsü Faruk Aydın (Esenler) “Bu konunun burayla ne alakası var; bir meczup geldi, bağırdı çağırdı, biz de kendisini dışarı çıkardık” diyor ama işin bu kayıtlar karşısında ‘kapatılması’ kolay değil. Gerisini izlemek gerekiyor.

 

Yazının devamı...

Hollanda’ya nasıl kazıklanıyoruz!

17 Mart 2017

Buradan dünkü ‘Yabancı sermayede Hollanda 1. sırada’ yazısına gelmek istiyorum.

İşin gerçeği şu; yabancı yatırımcıların Türkiye’de elde ettikleri gelirlerden kesilen vergi oranı diğerleri için % 20 iken Hollandalılar için % 10’dur.

Çünkü, Hollanda’nın Türkiye ile çok eski tarihte yaptığı ‘Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’nda % 10 vergi kesintisi kabul edilmiştir; bu oran diğer devletlerle yapılan benzer anlaşmalarda % 20’dir.

Hollanda bu avantajının uluslararası alanda ticaretini yapar; Türkiye’de yatırım yapacak diğer ülke yatırımcılarının kendi ülkesinde kâğıt üzerinde şirket kurmasına izin verir. Sonuçta yabancı yatırımcılar, önce Hollanda’da kâğıt üzerinde binlerce şirket kurar, sonra o sözde ‘Hollandalı şirketler Türkiye’de yatırım yapar. Böylece Türkiye’de kâğıt üzerinde en çok Hollandalılar yatırım yapmış gibi görünür. Hollanda uluslararası yatırımların Türkiye’ye aktığı bir huni gibidir; bu huni Türkiye’de elde edilen gelirlerin dışarıya akıtılması için de kullanılır. Bu durumdan Hollanda devleti vergi geliri kazandığı gibi, kâğıt üzerindeki şirket kurma ve muhasebe işlerinden de Hollanda’daki muhasebe ve avukatlık firmaları büyük paralar kazanırken; Türkiye ise büyük miktarda gelir vergisi stopajı kaybeder. Özünde Türkiye % 20 vergi kesintisi yapacakken % 10 kesinti yaparak elde edebileceği vergi gelirinin yarısını kaybeder.

Nazik ama acıtıcı bir yaptırım için bu anlaşma ya hepten iptal edilmeli ya da kesinti oranı % 10’dan % 20’ye çıkarılmalıdır. 

Av. Mehmet GÜN-Daha İyi Yargı Derneği Başkanı

 

AYIPLI 50 METROBÜS GERİ GÖNDERİLSİN

Yazının devamı...

Yabancı sermayede Hollanda 1. sırada

16 Mart 2017

Ajans Press, 400 yılı aşkın bir süredir devam eden Türkiye-Hollanda ilişkilerine mercek tutmuş... Ekonomi Bakanlığı, TÜİK, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yabancı Sermaye Derneği (YASED) ve Türkiye Turizm Acenteleri Birliği’nin verilerinden derleyerek yaptığı araştırmada, Hollanda Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırım tutarı içerisinde ilk sırada yer alıyor. Toplam yabancı sermaye içinde Hollandalı firmaların payı yüzde 15.8 ile en yüksek paya sahipken; 2016 yılında Türkiye’ye en fazla uluslararası sermaye Hollandalılardan geldi.

Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 10. sırada yer aldı. Hollanda’dan en çok ithal ettiğimiz ürünler ise sırasıyla; metal cevheri, plastik, taşıt, petrol ürünleri ve organik kimyasal ürünler oldu. Turizm başlığına baktığımızda ise Türkiye’ye gelen Hollandalı turistlerin bireysel harcamaları 537 milyon dolar oldu. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den Hollanda’ya 87 bin 792 vatandaşımız seyahat etti.


TÜRKLER HİÇBİR KONUDA ADIM ATMIYOR


Yazının devamı...