"Şenol Kalyoncu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Şenol Kalyoncu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Şenol Kalyoncu

Bilim adamları ıspanaktan kalp üretti

10 Eylül 2018

Kalp vücudumuzun hiç durmadan çalışan en emektar organı. Bazı hastalıklar, yaşam tarzı zamanla kalpteki damarların tıkanmasına ve hasar görmesine yol açabilir. Bu hasarlar da zamanla hem kalbi yıpratır hem de kalp krizi gibi riskleri barındırır. Şimdiye kadar tedaviyle ilgili organ nakli ve kalp kası çalışmaları son zamanlarda giderek hız kazandı. Ancak organların başka bir vücuda uyum sağlaması oldukça zorken kalp konusunda bu durumun daha da hassas olması organ nakli ihtimalini de oldukça zorlaştırabilir. Daha önce yapılmaya çalışılan kalp kaslarında ise damar cerrahisi açısından problemler oluşabiliyordu. Üretilen dokularda kanı taşıyabilecek damar sisteminin kurulamamış olması bu gelişmelerin önünü tıkayabiliyordu. Bunun yanında 3 boyutlu yazıcılar da kullanıldı ancak bu tür biyomedikal cihazların hiçbiri kılcal damar ağlarını üretmeyi başaramadı. Bu çalışmayla ilk kez tam uyumlu bir damar sistemi elde edildi.




İNSAN HÜCRELERİ ‘EKİLECEK’

Yazının devamı...

Nedeni izah edilemeyen kısırlıkta yeni umut

3 Eylül 2018

Bu yapının en karmaşık sırlarından biri olan üremeyle ilgili çalışmalarını sürdüren Dr. Benjamin Kaupp, sperm hücrelerini yönlendirmeyi sağlayan molekülü keşfetti.
Üreme konusu, bilim dünyası için halen ‘mucize’ olarak ifade edilen bir kavram. Bu kavramla ilgili çalışmalara da her geçen gün yenisi ekleniyor. Özellikle kısırlık tedavisiyle ilgili yapılan çalışmalar bunların başını çekiyor. Çeşitli tahlillerle kısırlık sebebi belirlenebilen çiftlerde uzun zamandır uygulanan tüp bebek tedavisiyle çözüme ulaşılabiliyor. Ancak hiçbir sebep bulunamayan yani belirsiz infertiliteye sahip hastalar için durum biraz daha karışık. Özellikle belirsiz infertilite hastalarında etkili olacak bu çalışmalarda bulunan molekülle spermler yönlendirilerek yumurtaya ulaşması sağlanabiliyor.




TEDAVİ YÖNTEMİ OLARAK KULLANILACAK

Yazının devamı...

Gece körlüğünde biyonik göz...

21 Ağustos 2018

‘Tavuk karası’ ya da ‘gece körlüğü’ olarak bilinen hastalık genelde genetik olarak geçiyor. Çocuk yaşlardan itibaren hastanın yaşamını etkilemeye başlasa bile, teşhisi oldukça zor. Hastalıkta 100’den fazla gen etken. Bu yüzden belirtiler de kişiden kişiye değişebiliyor.
* * *
Genellikle retinadaki lekeler ile kendini belli edebilir ancak her zaman bu belirtileri vermeyebilir. Özellikle küçük çocuklar için hava karardığında ve loş ışıkta görme yetilerini kontrol etmeleri gerekli. Bu hastalığa küçük yaşlardan başlayarak optik kusurlar, katarak gelişimi, göz sinirlerinde zayıflama ve göz tansiyonu gibi belirtiler de eşlik edebilir. Bu yüzden teşhis edilmesi konusunda ailelerin dikkati çok önemli. Retina kendini yenileyemediği için iyileşme sağlanamayan bu hastalık zamanla kişinin görme yetisini tamamen kaybetmesine sebep oluyor.



* * *
25 yaşın üzerindeki ve görme sinirleri zarar görmemiş hastalar için uygulanabilen ‘biyonik göz’, ‘tavuk karası’ hastaları için umut niteliği taşıyor.

Yazının devamı...

Nörolojik hastalıklarda yeni umut

14 Ağustos 2018

Bilim dünyasında uzun süredir ilaçların insan vücudundaki etkilerinden bahsedilmekte. Bilim adamları, test edilseler dahi her yüz ilaçtan 95’inin insan beynine ve vücuduna zararlı olduğu görüşünde. Embriyonik kök hücreleri veya yetişkin deri hücreleri kullanılarak geliştirilen mini beyin ile bu ilaçların etkileri daha kolay araştırılabilecek.
* * *
Kök hücrelerden veya deriden alınan örneklerle petri kabında büyütülen mini beyinlerde; serebral korteks, retina ve tam gelişmiş bir yetişkinin beyninde hafızanın büyük ölçüde yer aldığı hipokampüs gibi beynin farklı bölgeleri geliştirildi. İki ay içinde maksimum boyutları olan 4 mm’ye kadar ulaşabilen beyinler, şimdilik bir seneye kadar hayatta kalabiliyor. Sadece beyin dokusundan ibaret olduğu için düşünme gibi yetisine sahip değil. Ancak şizofreni ve otizim gibi hastalıkların altında yatan sebeplerin araştırılması için oldukça faydalı olması öngörülüyor.




Yazının devamı...

3 hastalığın devası mucize ilaç

7 Ağustos 2018

Bu hastalıkların hepsi dünyada çoğu insanı etkileyen ve ciddi oranlarda ölümlere sebep olan hastalıklar. Hastalıklara sebep olan parazitlerin benzerlik göstermesinden yola çıkarak İngiltere’de York Üniversitesi’nde çalışmalarına başlanan ilaç tamamlandı.
* * *
Öncelikle bu hastalıkların ne olduğuna bakalım.
Chagas, genellikle Orta ve Güney Amerika’da görülen bir hastalık. Trypanazoma cruzi adı verilen parazite bağlı gelişir. Bu parazit, reduviid adlı bir böceğin ısırmasıyla bulaşır. Yüksek ateş, gözlerde şişme, vücutta kızarıklıklar gibi etkileri bulunur. Bu belirtiler zamanla sindirim problemleri, kalp yetmezliği, kalp ritim bozukluğu gibi hastalıklara evrilir. İlaçla tedavisi bulunur ancak ilacın yan etkileri oldukça ağırdır ve kullanırken bile kalp yetmezliğinden hayatını kaybeden çok sayıda kişi bulunuyor.
* * *
Şark çıbanı olarak bilinen hastalık da dişi tatarcık sineğinden bulaşıyor. Sineğin ısırmasının ardından deride ciddi kızarıklıklar görülmeye başlanıyor. Bu kızarıklıklar zamanla sert ve ağrılı, üstü zor kalkan bir kabuğa dönüşüyor. Vakaların çok büyük bir kısmı iyileşebiliyor ancak izler ömür boyu kalabiliyor. Şark çıbanının gözün yakınında, solunumu etkileyecek yerlerde ortaya çıkması da sağlığı büyük oranda etkileyebilir. Chagas kadar ölümcül olmasa da kişinin hayat kalitesini düşüren bir hastalık.

Yazının devamı...

Depresyona yeni çözüm deri altı implantı

31 Temmuz 2018

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre dünyada 322 milyon, Türkiye’de ise 3 milyon insan depresyonda. Amerika’da geliştirilen VSN isimli cihazla artık bu hastalık da kolaylıkla çözülebiliyor.
* * *
Öncelikle...
Depresyon ve depresif ruh hali nedir?
Bu sorunun yanıtına biraz bakalım
* * *
Depresif ruh hali herkeste görülebilen, süresi insanlara ve olaylara göre değişebilen bir kötü hissetme durumu. Bu ruh hali küçük olaylarla ya da sebepsiz bir şekilde ortaya çıkabilir ve sorun ortadan kalktığında ya da kendiliğinden kaybolur. Her an kötü şeyler olacak gibi hissetme durumu, günlük yaptığı işlerden zevk alamama gibi ruhsal durumlara yol açar ancak kolaylıkla ortadan kaybolur.

Yazının devamı...

Depresyona yeni çözüm deri altı implantı

24 Temmuz 2018

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre dünyada 322 milyon, Türkiye’de ise 3 milyon insan depresyonda. Amerika’da geliştirilen VSN isimli cihazla artık bu hastalık da kolaylıkla çözülebiliyor.
* * *
Öncelikle...
Depresyon ve depresif ruh hali nedir?
Bu sorunun yanıtına biraz bakalım
* * *
Depresif ruh hali herkeste görülebilen, süresi insanlara ve olaylara göre değişebilen bir kötü hissetme durumu. Bu ruh hali küçük olaylarla ya da sebepsiz bir şekilde ortaya çıkabilir ve sorun ortadan kalktığında ya da kendiliğinden kaybolur. Her an kötü şeyler olacak gibi hissetme durumu, günlük yaptığı işlerden zevk alamama gibi ruhsal durumlara yol açar ancak kolaylıkla ortadan kaybolur.

Yazının devamı...

Bel fıtığı tedavisinde yeni dönem

10 Temmuz 2018

NEDİR PEKİ BU BEL FITIĞI?

Omurga sistemi pek çok kemikten oluşur. Omurganın esnek olmasını sağlayan da bu kemikler arasındaki disklerdir. Bu disklerin hasar görmesiyle fıtıklaşma olur ve sinirlerde baskı oluşur. Bu baskı sonucunda da fıtık ağrıları dediğimiz şiddetli bel ve bacak ağrıları başlar. Genelde 30-60 yaş grubu arasında görülse de her yaşta ortaya çıkabilir. Sebeplerin başında obezite ve hareketsiz yaşam tarzı geliyor. Yanlış spor, ani hareketler hastalığın en önemli tetikleyicileri.

Şiddetli bel ve bacak ağrıları, ayakta uyuşmalar, idrar tutamama gibi belirtilerle kendini göstermeye başlıyor. Tabii ki her fıtık hastasının ameliyat olmasına gerek yok. Hastalık başlangıç seviyesindeyse yatak istirahati, ağrı kesici ve kas gevşetici kullanılması öneriliyor. Hasta hareketlerine ve yaşam tarzına dikkat ederek gerekirse fizik tedavi alarak ameliyata ihtiyaç duymadan bu hastalıkla baş edebilir. Ancak bel ve bacak ağrıları çözülemez duruma geldiğinde ameliyat da zorunlu hale gelir. Ameliyatla ve yeni yöntemle ilgili Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesinde görev yapan Prof. Dr. İbrahim Aşık’tan birkaç önemli nokta öğrendik.

YÜZDE 70 BAŞARI ORANIYLA İLERLİYOR

Bel fıtığı ameliyatlarında amaç diskin fıtıklaştığı kısmın çıkartılması. Klasik yöntemde yani açık ameliyatta fıtığa ulaşmak için kaslara, kemiklere ve bağlara bir miktar da olsa zarar verilir. İyileşme süresinin uzunluğu, fıtığın tekrar riski ve dokulara verilen zarar sebebiyle enfeksiyon riski bu yöntemi korkulan bir tedavi haline getirebiliyor.

Oysa ki perkütan diskektomi dediğimiz yöntemde ise iğne deliği kadar küçük bir bölgeden ilerletilen alet ile fıtıklaşan disklere ulaşılır ve fıtık temizlenir. İşlemden sonra aynı delikten 2 kez radyofrekans termokaogülasyon denilen sinir iletimini geçici olarak durduran bir işlem uygulanır. Görüntüleme eşliğinde uygulanan bu yöntem klasik yönteme göre oldukça basit. Lokal anestezi kullanılan yöntemde riskler ve iyileşme süreleri oldukça az. Hastalar hastaneye yatırılmadan ayaktan tedavi edilir.

Yazının devamı...