"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Merhaba, burada sabahlayabilir miyiz?

20 Kasım 2017

Ön ısınma/ön sevişme niyetine evde azıcık partilemiş ve yola çıkmışız.
Yeni açılan bir kulüp var, Hypnos. Oraya gidiyoruz.
Amma velakin git git bitmiyor.
Cendere yollarında, karanlıklarda tın tın ilerliyor, şu Vadi İstanbul’u filan da geçiyoruz.
En sonunda kara görünüyor, mekana geliyoruz.
Böyle çoğul çoğul yazıyorum, çünkü anladınız bir grup arkadaşız.
Bundan sonrasında ise tekil şahıs gözlemlerime geçiyorum, satırların ayarıyla oynamayınız.

Yazının devamı...

Çok hainiz çok

19 Kasım 2017

Genelliyorum, çünkü hepimiz az çok öyle düşünüyoruz.
Hangi konuda mı?
Çiftlerin birbirine yakışıp yakışmadığı konusunda.
Misal 1: Serenay Sarıkaya ve Kerem Bürsin çifti hafta içi bir davetteydi.
Yan yana bol bol fotoğraflandılar.
Çiftin fotoğrafları çevremde gören herkesin ortak yorumu şu oldu:

Yazının devamı...

Kadınlar hep aynı erkekler hep aynı

18 Kasım 2017

İster aşırı sosyalleşmenin getirdiği bir dipsiz kuyu deyin ister “aynılar kulübü”ne hoş geldin...
Neden birbirimizin aynısıyız?
“Çünkü”sü çok. Buyurun gözlemlediğim örneklere:
◊ Farklı olanı en ultra eğitimlimiz, en görmüş geçirmiş olanımız bile aslında anlamıyor ve birbirimizi sürekli aşağı çekiyoruz...
Misal: Sen yapacağın bir şey için çok heyecanlanırsın. Arkadaşın yahut çok yakının olan biri o fikrini duyunca, “İmkansız” der, “Saçmalama! Tam bir vakit kaybı.”
Umudunu, cesaretini daha ilk saniyede yer bitirirler, kalakalırsın.
◊ Yahut birine ilgi duyup âşık filan olursun. Bunu heyecanla paylaştıklarının ilk merak ettiği şey, “Ne iş yapıyor?” sorusu olur. Kimse hislerini, midende uçuşan kelebekleri sormaz. Herkes yıllık gelire odaklanmış vaziyettedir.

Yazının devamı...

‘Sığınak’ eğlenceleri ya da: Salla gitsin!

17 Kasım 2017

Önceki gece gittim, gördüm. Sahnede Baran Bayraktar vardı.
“Salla Gitsin” şarkısıyla tanıdığımız yeni bir şarkıcı.
Baran’ın çıkış şarkısının sözleri tam da şimdiki gece hayatına, ilişki durumlarına pek uygunmuş, bir kuple aktarayım:
“Salla gitsin! Unutuluyor be bir saatten sonra
Kimin aşktan öldü diye yazıyor mezar taşında
Olur böyle şeyler aşkta salla gitsin
Kapatma sakın kapıları yenisi girsin”

Yazının devamı...

Türkiye’nin öpüşmeyle bitmeyen sınavı

15 Kasım 2017

Olay iki:
İstanbul-Bodrum uçağındaki yeni evli çift birbirlerini yanaktan öpüyor.
Hatta onların tabiriyle, “Bayramlaşır gibi öpüşüyorlar”. Arkalarında oturan bir erkek yolcu, “Uçakta öpüşülür mü kardeşim?” diye tepki gösteriyor.
Olay üç:
Bir ay önce Samatya’da banklarda kız arkadaşıyla öpüşen Ali Neş’e çevreyi rahatsız etmekten ceza kesiliyor. Neyse ki Ali duruma isyan ediyor ve “Savcılığa itiraz edeceğim, cezayı ödemeyi düşünmüyorum” diyor.
Olay dört:
Fi dizisi yeni sezona başlıyor. En çok haber olan sahnesi Ozan Güven’le Serenay Sarıkaya’nın öpüşme sahnesi oluyor.

Yazının devamı...

Pazar yerinden seçmeler

12 Kasım 2017

PAZAR ŞARKISI
Kışlık fon şarkımız bulunmuştur: Yüzyüzeyken Konuşuruz grubunun “Sandal”ı.
Tekli olarak yayınlanan “Sandal” şarkısı yazın sıkça dinlediğimiz “Raf” gibi bir hit olmaya aday. Sözlerden bir kuple yazalım, içimizde kalmasın:
“Yollar aştım geldim Kuyulara düştüm kendim Tırmandım parmaklarımla Kirlensin tırnaklarım da”

PAZAR GEYİĞİ
Metin Hara’nın 2015 yılında TEDx için yaptığı bir konuşmanın final kısmı hafta içi aniden her yerde dolaşıma girdi ve dalga konusu oldu.

Yazının devamı...

O fotoğraftan önce hayat çok sıkıcıydı

10 Kasım 2017


Bu fotoğrafla beraber ortalık şenlendi, konuya en uzak kıyıda duranı bile geyik yapmaktan kendini alamadı.
Neden?
Çünkü Ajda işini biliyor.
Sır mır diyorlar ya; Ajda’nın sırrı apaçık ortada.
Kitlelerin, hangi dönem neye aç olduğunu biliyor ve ona göre bir ürün koyuyor ortaya.
E şimdi de bir sağlıklı/sportif yaşam deliliği ve “Ömrü nasıl uzatırız” hadisesi var.

Yazının devamı...

O psikolojik savaşta Özge yenildi

8 Kasım 2017

Meğer Özge Ulusoy’la ilişkisinin bitme sebebi onun telefonunda yakaladığı bazı küfürlü konuşmalarmış.
O konuşmalardan en büyük payı alan kişi de Hacı’nın annesi Arzu Sabancı’ymış.
Sevgili ya da eş, dost, akraba; hiçbirinin anneye küfür etmesi doğru değil.
Hacı haklı.
Tam bu konuyla ilgili haberleri okurken bir Türk filmi aklıma geldi.
Pek az izlenmiş, ama senaryosu gayet iyi bir Türk filmi:
Leyla Yılmaz’ın yönettiği 2011 yapımı Bir Avuç Deniz.

Yazının devamı...