"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Nasıl geçti habersiz hafta sonu

24 Nisan 2017

İSTANBUL’UN GELDİĞİ NOKTA...

◊ Amerika’da yaşayan arkadaşımız bir WhatsApp grubu oluşturup yardım istiyor: 

“Versace’nin tasarımcısı İstanbul’a geliyor arkadaşlar. Açıkçası kendisi biraz ürküyor. Nerelere gideceğini de tam bilmiyor, ona yardımcı olur musunuz?”

Mesajı okuyunca İstanbul’un geldiği noktaya bir kez daha üzülüyorum. Bir şehre gelirken korkmak, ürkmek çok ama çok fena bir şey.

 

KASE MUHABBETİ

◊ Cuma gecesi Nişantaşı’nda geçiyor. Önce Kase No16’da yemek. Burası son zamanlarda favorim. Küçük, samimi bir yer. Tüm yemekler mekanın adına uygun olarak kasede servis ediliyor. Kaseler çok şık. Özel yaptırmışlar.

Özellikle Tikka Masala ve sporcu kasesi gayet iyi yemekler. 

Yazının devamı...

Nil ‘tektaş’ını kendisi almıştı İrem ‘yüzükle kapımı çal’ diyor

23 Nisan 2017


Dosyanın oluşturulmasına katkısı olan jüride ben de varım.
Hakan Gence tam da bu dosya için aradığında İrem Derici’nin yeni single’ı Tektaş’a göz atıyordum.
Geçmişteki bir başka tektaş şarkısı, Nil Karaibrahimgil’in Pırlanta’sıyla kıyas yapmak için.
İrem Derici’nin şarkısını dinledikten sonra gördüm ki, Nil’in Pırlanta’sı hâlâ pırlanta gibi! Çünkü o şarkının kendi içinde bir duruşu, tavrı vardı.
Sözleri hızlıca hatırlayalım:
“Sağ eller havaya, pırlantalar buraya

Yazının devamı...

Şimdi Kadıköy’ün zamanı

22 Nisan 2017

Kadıköy’de olmamızın nedeni hayli sanatsaldı (onun ayrıntısı yarına) ama hazır oradayken elbette sokaklarda bolca dolanıldı, mekanlarda yiyip içildi. Ve şunu fark ettim: Hani Karaköy ve Arnavutköy sonrası neresi yükselecek diye bekleyip durduk ya, Kadıköy çoktan yükselmiş, en güzel dönemini yaşıyor aslında.



Çok farklı ve kendine has bir enerji yükseliyor oradan.
Yeldeğirmeni’nden başlıyor bu enerji, Bahariye’nin etrafındaki arka sokaklarda devam ediyor ve Moda’da final yapıyor. O enerjiyi tetikleyen en güzel şeylerden biri de duvar resimleri.
Çoğu belediye tarafından geçmiş yıllarda düzenlenmiş Mural festivallerinde yapılan duvar resimlerinin daha önce birkaçını görmüştüm. Ama görmediğim meğer çok resim varmış.
Mesela dünyanın en iyi 10 duvar resmi arasında gösterilen M-City’nin bir otoparkın yanındaki apartmana yaptığı bu resim!

Yazının devamı...

Popüler kültür deryasından son damlalar

21 Nisan 2017

 Kelebek’te haberini okuduğum günden beri kafamda Zehra var, yani Zehra Çilingiroğlu.
Söylenen o ki, Zehra Londra’da okula gitmekteymiş ama yağmurlu, puslu havaya artık dayanamaz hale gelmiş.
Annesi Hülya Hanım’a da dert yanmış, “Buralarda çok yağmur yağıyor anne” diye.
Hülya Hanım bu hayli lüks yakınmaya ne yanıt verdi acaba?
“Buralarda da hava bir açıp bir kapanıyor kızım, dün bir sağanak vardı inanamazsın, su bastı bizim villayı” filan mı?
Peki Zehra İstanbul’a geldiği vakitlerde yağmur yağarsa ne yapıyor? Eve mi kapanıyor? Annesi bu yağmur meselesini nasıl çözmeyi planlıyor?
Gibi gibi tam böyle güzel kafalardaydım ki, bir başka popüler kültür kahramanımız, stil ikoniçe Şeyma Subaşı takipçilerine bombayı patlattı: Evleniyoruum!

Yazının devamı...

Sokaklarda neler oluyor

19 Nisan 2017


Özde değişen bir şey olmadı, aynı Türkiye’deydik.
Misal: Dün taksisine bindiğim şoför yine ultra nazik bir adam çıktı.
Hemen önümüzde normal hızda seyretmekte olan aracı büyük bir zevkle solladı.
Aracın koltuğunda bir kadının olduğunu görünce de “Karıymış işte, ondan böyle kullanıyormuş” diye yüksek sesle söylendi.
Adamın üzerine kusmamak için kendimi zor tuttum.
Ya da Zorlu AVM’nin güvenliğinden geçmek için beklerken bir kadın çılgın bir aceleyle önüme geçti, az kalsın sıradaki herkesi eziyordu, “Pardon” bile demedi.

Yazının devamı...

Her ikisi adına da utanç verici

17 Nisan 2017

Ama işte bu iki şeyi birbirlerine karşı silah olarak kullanmaktan kaçınmıyorlar.
Çünkü hain bir şekilde biliyorlar ki, toplum gözünde böyle şeyler itibar kaybına yol açar.
Bir ortama girdiğinde herkes fısır fısır bu konu hakkında konuşur.
Üstelik gözlerinin içine bakıp ayıplayarak...
Yoksa Caner neden durup dururken direk dansını ortaya atsın?
Ya da Asena, “Onun da biseksüel arkadaşları var, ben de ona biseksüel mi diyeyim?” diye imalı bir cümle sarf etsin.
Bu da tipik Türkiye hali, madalyonun öteki fırıldak yüzü işte.

Yazının devamı...

Kadınlar neden bunu hep yapar

16 Nisan 2017

Uğruna savaşılan (ya da unutulamayan) adam genelde sessiz kalıyor ama kadınlar sürekli bir çekişme halinde olduklarını ele güne hep hissettiriyor.
En popüler örnek: Hadise ve Aslışah Alkoçlar.
Ortak noktaları malum, Hakan Sabancı.
Hakan hiç konuşmuyor, susuyor.
Ama iki kadın dolaylı mesajlara doyamıyor.



Yazının devamı...

Bu ilişki ağı ekrandaki dizilerden daha çekici

15 Nisan 2017

Hayır, yeni bir dizide oynamıyorlar.
Bizzat şu an bir gerçek hayat dizisinin içinde kendi hatalarını/doğrularını, yani hayatlarını oynuyorlar.
Ve sırlarıyla, başlarına gelenlerle, ilişki ağlarıyla ekrandaki herhangi bir diziden çok daha sürükleyiciler.

OLAYIN KISA ÖZETİ ŞU

Birce ve Sarp 2.5 yıllık evliliklerini noktalayıp boşanıyor.
Evliliğin ihanet nedeniyle bittiği konuşulmaya başlanıyor.

Yazının devamı...