"Ferudun Niğdelioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ferudun Niğdelioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Ferudun Niğdelioğlu

4 stat olsa yine dolardı

10 Mayıs 2012

CUMARTESİ günü Türkiye’de nefesler tutulacak, Süper Lig’in şampiyonunu belirleyecek maç için gözler Şükrü Saracoğlu’na çevrilecek. F.Bahçe ile G.Saray’ı karşı karşıya getirecek bu kritik derbi öncesinde, taraftarları da bilet heyecanı sardı. Taraftarlar, G.Saraylı seyircilerin deplasman yasağı gereği alınmayacağı mücadele öncesi, bilet bulabilmek için her imkanını seferber ediyor.

Galatasaray derbileri bir başka

Yaşanan yoğun talep, F.Bahçe yönetimi tarafından da doğrulanıyor. Öyle ki konuyla ilgili görüşünü belirten Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir, olayı en iyi şekilde özetliyor; “Fenerbahçe-Galatasaray derbilerine özel bir talep oluyor. Cumartesi yapılacak maça 200 bin kişiden bilet talebi geldi. Yani 4 Şükrü Saracoğlu Stadı olsa, yine dolardı” dedi.

Normal sezonda da ilgi üst düzeydi

F.Bahçe Kulübü’nün başkanvekili, “Süper Lig’in normal sezonunda 17 Mart tarihinde oynanan ve 2-2 sona eren Galatasaray maçına da inanılmaz bir ilgi olmuştu. İki takım arasındaki karşılaşmaların Türk futbolunda ayrı bir yeri var. İnsanlar bu derbiyi izlemek için her türlü imkanını kullanıyor” dedi.

Tam 3 bin bilet, 15 dakikada tükendi

Öte yandan sarı lacivertli kulüp tarafından dün kongre üyeleri için satışa çıkarılan yaklaşık 3 bin bilet, 15 dakika gibi kısa bir süre içerisinde bitti. Fenerbahçe Kongre Üyeleri’nin ardından bugün taraftar kart sahiplerine 7 bin adet biletin satışa çıkarılacağı ve bu biletlerin de 20-25 dakika içerisinde tükenmesinin beklendiği öğrenildi.

Kara borsaya ‘renk değiştirme’ önlemi

Talep sonrası stada girmek isteyen seyircilerin, kara borsa ve sahte biletlere yönelme ihtimaline karşılık önlemler alındı. Yeni renklerle çıkartılacağı belirtilen maç biletlerinin, hangi renk olacak henüz bilinmiyor.

Karaborsa biletle stada girilemeyecek

FENERBAHÇE Kulübü dün resmi internet sitesinden bir açıklama yaparak, karaborsa bilet konusuna açıklık getirdi. Sarı lacivertlilerin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Galatasaray maçı ile ilgili olarak karaborsa biletlere yönelik ekstra önlemler alınmıştır. Yönetimimiz ve Biletix firması tarafından bu maça özel biletler hazırlanmıştır” denildi.

Caddebostan Sahili’ne dev ekran

FENERBAHÇE yönetimi, Galatasaray ile cumartesi günü yapılacak olan derbi maçı stattan izleme imkanı bulamayacak olan taraftalarını da düşündü. Sarı lacivertli kulüp, Caddebostan Sahili’ne dev ekran kurdurarak, Fenerbahçe Dergisi üyesi, kongre üyesi ve taraftar kart sahiplerini ağırlayacak. Binlerce içecek ve yiyeceğin dağıtılacağı Fenerbahçe Dergisi’nin katkıları ile yapılacak bu organizasyon için çalışmalar sona erdi.

Yazının devamı...

Selçuk İnan ve Alex karşılaştırması

23 Nisan 2012

BU SEZON 4. FRİKİK GOLÜNÜ F.BAHÇE’YE ATAN SELÇUK İNAN GEREKLİ DESTEĞİ ALAMADI

1-Liderlik özelliği olan, oyunun her iki yönünü oynayabilen, oyunu yönlendirebilen Selçuk, ilk yarı takım arkadaşlarından gerekli desteği alamadı.
2-Daha çok oyun kuruculuk yapan, etkili bir pasör olan Selçuk İnan, açıkçası ne yapacağını şaşırdı. Geri dörtlüsüne yardım mı edecekti, yoksa 3. bölgeye top mu taşıyacaktı?
3-Bilinen özellikleri nedeniyle G.Saray’a transfer oldu. Etkili serbest atış kullanabilen, şutör bir oyuncu olarak bildiğimiz Selçuk, bu özelliklerini ikinci yarıda sergilemeye başladı.
4-Driplingle, topsuz dikine oynayabilme özelliklerini ikinci yarıda yansıtmaya, etkili oynamaya başladı. Necati’ye “al da at” dercesine bir pas verdi. Ancak Necati, sonuca gidemedi.

SELÇUK’UN KARNESi

-Yaş:27
- Boy:1.82
- Kilo:74
- Mevki:Orta Saha
- Sezon performansı:35 maç 12 gol

1: Selçuk’un F.Bahçe maçında bulduğu gol pozisyonu.

64: Selçuk’un derbide 78 pasın 64’ü isabetliydi.

88: Selçuk’un derbide topla buluşma sayısı.

3: Selçuk’un ikili mücadelede çaldığı top sayısı.

1: F.Bahçeli futbolcular, Selçuk’a 1 kez faul yaptı.

2: Selçuk maçta 7 orta açtı, bunların 2 tanesinde isabet buldu.

0.9: Selçuk’un normal sezonda girdiği isabetli şut sayısının ortalaması

ALEX’i OLAN KAZANIYOR

FENERBAHÇE’NİN KAPTANI GALATASARAY DEFANSINA ECEL TERLERİ DÖKTÜRDÜ

1-Maça sakin başladı, gerektiği anlarda hırslıydı. Yeri geldi ikili mücadelelerden kaçmadı. Forvet özellikleri üst düzey, ofansif orta saha oyuncusu olma yeteneğinin dışında da etkili rol üstlendi.
2-Oyun kuruculuktan çok, 3. bölge pasörlüğü çok etkili olan Alex yine yapacağını. Ziegler’e gol öncesi öyle güzel bir ara pası attı ki... Bu özelliği Türkiye’de hiçbir oyuncuda yok.
3-Takımı hücumdayken ceza sahası içine iyi koşan ve pozisyon üreten Alex, G.Saray defansına ecel tekleri döktürdü. özellikle ilk 20 dakikada rakibi sindirdi.
4-Gol bölgesinde pozizyon alması, savunmadan dönen topları takibi yine üst düzeydeydi. Resmen sahanın her yerine bastı. Hele hele genç Semih’e presi görülmeye değerdi.

1.96: Alex’e normal sezonda yapılan faul sayısının ortalaması

0.51: Alex’in normal sezonda açtığı isabetli orta sayısının ortalaması

1: Alex’e bu maçta yapılan faul.

31: Alex, maçta 31 kez topla buluştu.

0: Alex’in maçta açtığı orta sayısı

0: Alex, G.Saray kalesine hiç isabetli şut gönderemedi.

2: Alex’in maçta ikili mücadelede kaybettiği top sayısı.

26: Alex’in derbide verdiği isabetli pas sayısı

ALEX DE SOUZA’NIN KARNESİ

- Yaş:35
- Boy:1.75
- Kilo:71
- Mevki:Orta Saha
- Sezon performansı: 31 maç 14 gol

Yazının devamı...

Sow ve Burak Yılmaz karşılaştırma

16 Nisan 2012

Senegalli forvet, bordo mavililerin  plaka kodunda topu ağlara gönderdi.

1-Çok coşkulu ve istekli oynadı. Yorulmasının ve etkisizleşmesinin ardından Kocaman, fazla zorlamayıp oyundan aldı.
2-Ceza sahası içinde çok iyi pozisyon alıyor. 2 gol kaçırdı ama takım arkadaşları çok memnun belli ki. Attığı goldeki durduğu yer de çok önemliydi. Kendinden bekleneni yaptı.
3-Markajı sevmiyor. Fenerbahçe atak yaparken rakibin savunma dengesini bozması artısı. Diğer artısı ise, baskı yaratan rakip sahaya yaslanmak isteyen takım arkadaşlarına alan boşalttı.
4-Hem sırtı dönük, hem de yüzü dönük etkiliydi. Kocaman’ın her istediğini sahaya yansıttı.  Belli ki daha yeni yeni tanıdığı Alex ile Süper Final’e damga vuracak.
5-Fenerbahçe hücumlarında iyi duvar oldu. Sadece temposu çok iyi değildi. Attığı kritik dakikadaki golü takımının rahatlamasına neden oldu.

Semih’ten sonra bir sezonda ezeli rakiplerin hepsine gol atan ilk Fenerli

Hafif sakatlıklarda esnemeyi engelleyen bantla oynadı.

61’de F.Bahçe’nin Trabzon’a 100. golünü attı.

8 : Sow’un 12 maçta attığı gol sayısı.

0.67: Sow’un maç başına gol ortalaması.

SOW’UN KARNESi

- Yaş:26
- Boy:1.80
- Kilo:78
- Mevki:Forvet
- Sezon performansı:    13 maç 8 gol

BURAK YILMAZ’IN BURNU KIRILDI

Maç içinde girdiği bir mücadele sonrasında milli futbolcunun burnu kırıldı.

1-Çok etkisiz ve isteksizdi. Attığı goller hatırlanınca iyi savunma yapan takımlara karşı zorlandığı ortaya çıktı.
2-Çok top kaybı yaptı, sırtı dönük oynamadığında açığa çıktı. Fenerbahçe savunması da gerçi yüzünü döndüremedi.
3-Yüzü dönük etkili bir forvet ancak hiç pozisyon bulamadı. Takım arkadaşlarından da istediğini alamadı. Tek suçlu da kesinlikle kendisi değil. Konratak pasları alamadı. Yardımlaştı ama kendisi yeteri kadar yardım alamadı.
4-F.Bahçe defansı, savunma derinliğini iyi sağladı. Topla buluşturmadı. Orta alan savunmaya gelerek iyi sıkıştırdı hareket alanı bırakmayarak Burak’ın etkisiz olmasında en büyük etken oldu.
5-Sow’a göre Burak hiç pozisyona giremedi ama takım arkadaşlarına yardımcı rol üstlenmekle yetindi. Gol kralı, dün akşam ağları havalandıramadı ama tek suç onda da değildi.

Burak, 5 kez ikili mücadelede top kaybetti

Burak toplamda 19 isabetli pas verdi.

0 : Burak’ın maçta girdiği gol pozisyonu

34 : Burak’ın topla buluşma sayısı.

BURAK’IN KARNESi

- Yaş:27
- Boy:1.88
- Kilo:79
- Mevki:Forvet
- Sezon performansı: 41 maç 34 gol

Yazının devamı...

Fenerbahçe'ye genç Ali Şen lazım

5 Nisan 2012

1975 yılında dönemin en sert isimlerinin önüne dikildim. Muhittin Bulgurlu, Semih Bayülken ve Emin Cankurtaran’la savaştım.

Ben Fenerbahçe için savaştım ve kazandım. Şu an aday olacakların da savaşması gerek. Savaşmadan asla kazanamazlar.

ŞİKE operasyonu sonrası zor bir süreçten geçen Fenerbahçe’de gözler mayıs ayında yapılacak seçimli genel kurula çevrildi. Konu seçim olunca, tüm dikkatler efsane başkan Ali Şen’e çevriliyor. 1981-1983 ve 1994-1998 yılları arasında Fenerbahçe Kulübü’nde başkanlık yapan, 2 lig şampiyonluğunun yanı sıra birçok kupa kazandıran ve adı “Efsane başkan olarak” anılan Şen’le geçtiğimiz gün akşam saatlerinde uzun bir görüşme yapma şansı buldum.
Yaklaşan kongre ve başkanlığa aday olacakların nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda uzun bir görüşme oldu. Sözü fazla uzatmadan Ali Şen’e bırakıyorum. Bakın o neler söyledi:

Benim dışımda kim cesaret edebilirdi ki...

- Fenerbahçe’ye başkan olmak isteyen savaşacak. Öyle kenara çekilip yaşanacak ya da yaşanması muhtemel gelişmeleri beklemeyecek.
- Gerekirse devr-i sabık yaratmalı. Eğer herhangi bir açmaz varsa, geçmiş yönetimin hatalarını ortaya çıkarmalı. Aday olacak kişiler, savaşmadan hiçbir şey kazanılamayacağını bilmeli.
- Aslında Fenerbahçe’ye genç Ali Şen lazım. Ben çıktım, 1975 yılında o dönemin en sert isimlerinin önüne dikildim. Muhittin Bulgurlu, Semih Bayülken ve Başkan Emin Cankurtaran’la savaştım. Buna benim dışımda kim cesaret edebilirdi.
- Ben Fenerbahçe için savaştım ve kazandım. Şu an aday olacakların da savaşması gerek. Ben artık yaşlandım. Kısaca Fenerbahçe’ye genç Ali Şen lazım.

1,5 milyar dolar nereye harcanmış?

- 1,5 milyar doların üzerinde para harcanmış. Yıldırım’la 5 şampiyonluk yaşanmış.  Avrupa’da çeyrek final dışında başarı yok. Bu kadar para tesis dışında nereye harcanmış?
- 1998’den sonra her yıl nasıl hızla borçların büyüdüğünü tek tek üyelere izah etmeli.  Füze gibi artan borçların nedenlerini sene sene anlatmalı.

Önümüzdeki 20 yılın kongresi olacak

- HER yönetici, kanun gereği servet beyannamesi vermek zorunda.  Gruplar tabii ki biter. 9 tüzük maddesi değişip, 17 bin üye yaparsan gruplar biter. Biz zamanında Kastelli ile yarıştığımızda 800 üye vardı. 600 oy alıp kazanmıştım. O dönem gruplar hakimdi. Ama şimdi tüzük maddeleri değiştirilip bu kadar üye olunca grupçuluk kalmadı. Mayıs ayında yapılacak olan kongre önümüzdeki 20 yılın kongresi olacak. Kongre üyelerine çok iyi anlatılabilmeli. Aksi taktirde her gün gürültü, patırtı kopar. Sonra 6 ayda bir kongre olur ki, Fenerbahçe bunu kaldıramaz.

Genç takım başarırdı

- 13-14 yılda harcamalar ve alınan başarılar ortada. Bu sürede alt yapıda bir takım kurulsa, o kurulacak genç takım 2 şampiyonluk yaşardı sanırım.

Fenerbahçe yönetimi başkan kızını unuttu!

- OSMANLI İmparatorluğunun hanedan defterine kaydı yapılan son üyesi olan Neslişah Sultan’ı ebediyete uğurladık. 91 yaşında hayata gözlerini yuman Neslişah Sultan’ın bir yönüne kimse dikkat etmedi. O, 1920-1923 yılları arasında Fenerbahçe’de başkanlık yapan Şehzade Ömer Faruk’un kızı. Ne yazık ki bu detayı hem sarı lacivertli yönetim, hem de kamuoyu atladı.

Yazının devamı...

Kim organize gösterin

3 Nisan 2012

“Kim organizeymiş çıkın gösterin. Bu maç için bir haftadır çalışıyoruz.”

“Siz sahada kimin takım olarak daha organize olduğunuzu gösterin.”

“Bunca zamandır emeğimize gösterilmeyen saygıyı, çıkın ve siz alın.”

FENERBAHÇE’de Trabzonspor maçı öncesi Avni Aker Stadı’nda gergin bir ortam vardı. Teknik kadro ve futbolcular öylesine inanmıştı ki, birer savaşçı gibi maçın başlama düdüğünü bekliyordu. Soyunma odasında teknik direktör Aykut Kocaman, son taktiklerini verirken; stat hoparlörlerinden yükselen ve soyunma odasına kadar bangır bangır gelen “Organize İşler” şarkısını duydu.
Deneyimli çalıştırıcı, bunun üzerine teknik analiz toplantısını bıraktı ve “Duyuyorsunuz değil mi arkadaşlar” diye sordu.
Tercümanlar, yabancı oyunculara dönerek, “Hoca bu şarkıyı açıklamayı kast ediyor” dedi ve Kocaman konuşmasına devam etti: “Kim organizeymiş çıkın gösterin. Bir haftadır çalışıyoruz. Siz kimin organize işler yaptığını, kimin futbol takımı olarak daha organize olduğunuzu gösterin. Bunca zamandır emeğimize gösterilmeyen saygıyı, çıkın ve siz alın.”

Play-off için bana büyük ümit verdiniz

SARI lacivertli oyuncular, Aykut Kocaman’ın bu sözleri sonrasında soyunma odasında kenetlenerek ve “Haydi arkadaşlar, organizeyi gösterelim” diyerek Avni Aker Stadı’nın çimlerine ayak bastılar.
Karşılaşma bitip, soyunma odasına girdiklerinde ise durum biraz farklıydı. Futbolcular, galibiyeti kaçırmanın büyük üzüntüsünü yaşarken, oyuncuların başları aşağıdaydı. 
İşte burada teknik direktör Aykut Kocaman, içeri girdikten sonra takıma döndü ve şu konuşmayı yaptı:
“Sezonun en iyi futbolunu oynadık. Hepinizi tek tek tebrik ediyorum. Sanmayın ki, beraberliğe seviniyorum. Ama en iyi topu oynadınız. Play-off’lar için de müthiş bir umut verdiniz bana. Bugün her şeyi yaptık. Herkese de nasıl bir takım olduğumuzu gösterdik. Top kontrolü, pas yüzdesi... Her şey bizim toplantılarda konuştuğumuz gibi cereyan etti. Hepinizi tebrik ederim.”

Fenerbahçe’de twitter ültimatomu

TRABZON’a gelen Fenerbahçe yöneticileri Aziz Yıldırım’ın serbest bırakılmamasından dolayı son derece üzgündü.
Bunu sık sık dile getirdiler.
Aynı zamanda kendi içlerinde de sıkıntılarını konuştular.
Bu sıkıntılardan biri de sosyal medyaya yansıyan tartışmalar ve sosyal medya kullanımıydı.
Bazı yöneticiler, kulüple ilgili alınan kararlar konusunda taraftarlarla polemiğe girilmesinden son derece rahatsız olduklarını belirttiler ve eklediler:
- Twitter kullanımı nasıl olmalı bu konuyu tartışmalıyız.

İşte yönetimin aldığı kararlar

Sonunda şu karara varıldı:
1- Taraftarla bire bir tartışmaya girilmesin.
2- Yönetim Kurulu kararları hakkında bilgi verilmesin.
3- Güzel sözlere sadece teşekkür edilsin.
4- Doğru ya da yanlış yaptık gibi kurumu bağlayıcı ifade kullanılmasın.
Fenerbahçe yönetiminde twitter hesabı bulunan 3 yönetici var. Ömer Temelli, Cihan Kamer ve Murat Özaydınlı.
Bakalım bu tavsiye kararları, bu 3 yöneticinin twit’lerine nasıl yansıyacak.

Yıldırım’ın açıklaması fazla ağır bulundu

FENERBAHÇE yöneticilerinin Aziz Yıldırım’ın serbest bırakılmamasından dolayı üzgün olduklarını söylemiştik.
Aslında tepkililer de. Ama bunu tepki yerine üzüntü olarak dile getirmeyi tercih ediyorlar.
Ve krizi yönetirken mümkün olduğunca agresif olmaktan da kaçınıyorlar.
Bunun için de büyük çaba harcıyorlar. Örnek mi:
- Fenerbahçe yönetiminin Aziz Yıldırım’ın bir açıklamasını çok ağır bulduğu için yayınlamadığı ve Başkan’ı buna ikna ettiği konuşuluyor.

 


 

Yazının devamı...

Alex ve Emre’yi dinle

20 Mart 2012

F.Bahçe futbol şubesinin her sene hedefleri bellidir: Avrupa, lig şampiyonluğu, derbilerdeki başarısı ve Türkiye Kupası şampiyonluğu.
Aykut Kocaman’ı bu kıstaslara göre değerlendirmek (En azından şimdilik) çok mümkün değil. Avrupa’da (bu sezon oynamadı) başarısının olmadığını, Türkiye Kupası’nda çok başarısız olduğunu, derbilerdeki karnesinin de kırıklarla dolu olduğunu görebiliriz.
F.Bahçe’de 2 yıllık oturmuş bir kadro olmasına rağmen müthiş bir deplasman zaafiyetinin yaşandığı, çok ciddi anlamda kondisyon sorununun bulunduğu ve hücum aksiyonları olarak oldukça yetersiz ve kısır kaldığı da net olarak gözlenmektedir. Son olarak oynanan G.Saray derbisi, ısrarla görmezlikten gelinen hastalıklara dair çok güzel bir örnek ve modeldir:
 1-Takımın kondisyon sorunu net olarak gözüküyor. Oyuncular performanslarını 90 dakikaya yayamıyor ve oyun içinde büyük gelgitler yaşıyor. Bu sorun Kocaman tarafından çözülemedi.
 2-Geçmişte takımın en iyi ve tehlikeli bölgesi olan sağ kanadı bu sezon işlevsel halde olmaktan çok uzakta, sebebi de açık; küskün Gökhan Gönül ve hiçbir şekilde kesilemeyeceğini düşünen Mehmet Topuz’un vurdumduymazlığı.
 3-Dia-Stoch ikilisini verimli olarak kullanma yetisi bir türlü gösterilemedi. Bu ikiliden sadece Miroslav Stoch’tan yararlanıldı. Ama G.Saray maçında oyundan alınarak Stoch için de frene basıldı. Hatırlayın; Sivas maçını çeviren de Stoch ve Alex’ti. Her iki oyuncu da kötü günlerinde olmalarına rağmen, kenar yönetimi doğruyu yapıp iki oyuncuyu da oyunda tutarak maçı kazanmasını bilmişti. Ama Kocaman aynı sabrı G.Saray maçında gösteremedi.
 4-Oyuncularla diyalog problemi Aykut Kocaman’ın bir türlü aşamadığı, kendisini geliştiremediği dezavantajlı yönüdür. Bu noktada Zico dönemi oyuncular açısından özlenen bir dönemdir.
 5-F.Bahçe’nin oyun şablonu rakip takımlar tarafından ezberlenmiş ve buna hiçbir B planı veya alternatif geliştirilemedi. Geldiği ilk günlerde “Daum 2003’ten beri bu sistemle oynuyor. Kanser olmuş bu sistemi değistireceğim” diyen Kocaman ne yazık ki, bu değişimi hayata geçiremedi.
 6-Aykut Hoca’nın özellikle kritik anlardaki oyuncu değişiklikleri bugüne kadar hiçbir maçta bir kazanıma neden olamadı. Bu konuda çok ürkek ve statik davrandığı, risk alamadığı müsabaka neticeleri ile tescillenmiştir.
 7-F.Bahçe’nin mevcut kadrosunu şu hali ile bile tenkit edenler şu soruyu kendi kendine sormalıdırlar. Siz olsanız G.Saray’dan hangi oyuncuyu transfer ederdiniz? F.Bahçe’den hangi oyuncuları transfer edersiniz? Elbette F.Bahçe kadrosunun eksik yanları var. Gidenler önemli kayıptır. Ama rakip kadrolar ile karşılaştırdığınız vakit özellikle de daha 7-8 ay önce baştan aşağı yeni kurulan ve 9 puan önde bulunan Galatasaray kadrosu ile kıyasladığınız zaman farkın bu denli olmadığı net olarak anlaşılacaktır.
 8-Kongreye 2 ay kala (8 oyuncusunun sözleşmesi biterken) sözleşmesini 3 sene uzatması da duruş olarak kendi kimliği ile maalesef örtüşmemiştir.
 9-Oyuncularına kulak vermeyerek, hatalarını geçtiğimiz sezon gibi itiraf etmediği, sorumluluğu oyuncularının üzerine attığı sürece oyuncu kadrosunda yaşayacağı sıkıntılar da kalan üç maçta baş gösterecek gibi gözükmekte.

SONUÇ: Aykut Kocaman oyuncularını dinlemeli, onların görüşlerine saygı göstermeli. “Oyuncuya dayalı sistemi ortadan kaldıracağım” diyerek bir yere varamayacağını görmeli. Alex ve Emre gibi mücadele eden ve ellerinden geleni yapmaya çalışan isimleri küstürmez ve onların da görüşlerine değer verirse çözüme daha rahat ulaşır.

Yazının devamı...

Kocaman hüsran

18 Mart 2012

O en çok işleyen kulvarı 63. dakikada bozup bir de skoru koruma isteğiyle Selçuk Şahin’i oyuna sürdü. Herşeyi alt üst etti.
Bu olacak iş mi, yapılacak hamle mi?
Terim maçı kazanmak için tüm silahlarını sahaya sürdü. Kocaman, skoru koruma şıkkını seçti.
Maç öncesinde de sormuşlar ve cevaplamıştım. “Kaleciler ve antrenörlerin hamlelerinin konuşulacağı maç olur” demiştim. Öyle de oldu.
65. dakikadan sonra tüm kontrolü Galatasaray eline aldı. Aykut hocanın anlamsız hamleleri birbirini ardına devam etti.
Gökhan ve Mehmet Topuz ikilisi dururken anlamsızca önce Stoch, ardından da Alex’i kenara aldı. Böylece, Galatasaray’a hareket alanı doğdu.
Fatih Terim, takımının en kötü gününde Kocaman’ın tecrübesizliğinden yararlanıp kısa günün en karlı ismi oldu. Aykut hoca da gecenin kaybedeni.
Fenerbahçe adına asıl korkulması gereken Bursaspor, Trabzonspor ve Antalyaspor maçları. Bu üç karşılaşma dün geceki cenkten çok daha zor geçecek.

 

 

Yazının devamı...

Kocaman'dan sürpriz yok

16 Mart 2012

1- Aykut Kocaman kendinden emin. Bu tip derbilerde fazla söze gerek olmayacağını düşünüyor. Kocaman son konuşmasını maçtan önce yapacak. İlk 11’inde ise sürpriz yok. 4-4-1-1 dizilişi ile sahaya çıkacak. Volkan, Gökhan, Serdar, Yobo, Ziegler- M.Topuz, Cristian, Emre, Stoch-  Alex ve Sow

Kaptan yap bir babalık bize

2- Oyuncular da Sancaktepe’de sürekli birbirlerini motive ediyor. Gençlerbirligi ve Ankaragücü maçları öncesinde hem hocalarının, hem de kendilerinin verdikleri sözler hatırlatılıyor, “Bu maçı kazanıp şampiyon olma isteğimizi gösterelim” diyorlar.
3- Hafta başı yapılan ilk antrenmanda futbolcular ilk toplantılarını yaptılar. Ve bu toplantıda herkes birbirine, “Bu hafta iyi yaşayalım. Herkes kendine, özel hayatına dikkat etsin” uyarısında bulundu.
4- Sancaktepe’de espriler arka arkaya patlıyor özellikle de bilet konusunda. Alex’e giden oyuncular, “Kaptan sende bilet vardır. Yap bir babalık” derken, Alex de locasının tam kapasite dolu olduğunu ve bilet olmadığını söyledi.

Yöneticiler takımla kalacak

5- Derbi galibiyetinin primini 1 milyon dolar olarak vaat eden yöneticiler moral verecek. Bugün ve yarın takımla beraber olacak. Bir-iki yönetici yarın Sancaktepe’de takımla birlikte kalacak. Kahvaltı sonrası da takımla stada gidilecek.
6- Teknik kadro ve oyuncular zirveyi yakından ilgilendiren karşılaşma öncesi taraftarların statta yapacakları gösterileri ve sürprizleri merakla bekliyorlar. Onların destekleriyle maçı kazanacaklarını söylüyorlar.
7- Takımda tedaviye giden futbolcu yok. İlk kez bir maç öncesi sağlık ekibi rahat Galatasaray derbisi öncesi sakat oyuncunun bulunmaması ve tedaviye giden olmaması artı olarak değerlendiriliyor.

Yazının devamı...