Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Alex ve Emre’yi dinle

BAŞARILI bir teknik direktörü belirlemenin birkaç kriteri vardır ve bunlar takımın hedef gerçekleşme oranı ile doğru orantılıdır.

F.Bahçe futbol şubesinin her sene hedefleri bellidir: Avrupa, lig şampiyonluğu, derbilerdeki başarısı ve Türkiye Kupası şampiyonluğu.
Aykut Kocaman’ı bu kıstaslara göre değerlendirmek (En azından şimdilik) çok mümkün değil. Avrupa’da (bu sezon oynamadı) başarısının olmadığını, Türkiye Kupası’nda çok başarısız olduğunu, derbilerdeki karnesinin de kırıklarla dolu olduğunu görebiliriz.
F.Bahçe’de 2 yıllık oturmuş bir kadro olmasına rağmen müthiş bir deplasman zaafiyetinin yaşandığı, çok ciddi anlamda kondisyon sorununun bulunduğu ve hücum aksiyonları olarak oldukça yetersiz ve kısır kaldığı da net olarak gözlenmektedir. Son olarak oynanan G.Saray derbisi, ısrarla görmezlikten gelinen hastalıklara dair çok güzel bir örnek ve modeldir:
 1-Takımın kondisyon sorunu net olarak gözüküyor. Oyuncular performanslarını 90 dakikaya yayamıyor ve oyun içinde büyük gelgitler yaşıyor. Bu sorun Kocaman tarafından çözülemedi.
 2-Geçmişte takımın en iyi ve tehlikeli bölgesi olan sağ kanadı bu sezon işlevsel halde olmaktan çok uzakta, sebebi de açık; küskün Gökhan Gönül ve hiçbir şekilde kesilemeyeceğini düşünen Mehmet Topuz’un vurdumduymazlığı.
 3-Dia-Stoch ikilisini verimli olarak kullanma yetisi bir türlü gösterilemedi. Bu ikiliden sadece Miroslav Stoch’tan yararlanıldı. Ama G.Saray maçında oyundan alınarak Stoch için de frene basıldı. Hatırlayın; Sivas maçını çeviren de Stoch ve Alex’ti. Her iki oyuncu da kötü günlerinde olmalarına rağmen, kenar yönetimi doğruyu yapıp iki oyuncuyu da oyunda tutarak maçı kazanmasını bilmişti. Ama Kocaman aynı sabrı G.Saray maçında gösteremedi.
 4-Oyuncularla diyalog problemi Aykut Kocaman’ın bir türlü aşamadığı, kendisini geliştiremediği dezavantajlı yönüdür. Bu noktada Zico dönemi oyuncular açısından özlenen bir dönemdir.
 5-F.Bahçe’nin oyun şablonu rakip takımlar tarafından ezberlenmiş ve buna hiçbir B planı veya alternatif geliştirilemedi. Geldiği ilk günlerde “Daum 2003’ten beri bu sistemle oynuyor. Kanser olmuş bu sistemi değistireceğim” diyen Kocaman ne yazık ki, bu değişimi hayata geçiremedi.
 6-Aykut Hoca’nın özellikle kritik anlardaki oyuncu değişiklikleri bugüne kadar hiçbir maçta bir kazanıma neden olamadı. Bu konuda çok ürkek ve statik davrandığı, risk alamadığı müsabaka neticeleri ile tescillenmiştir.
 7-F.Bahçe’nin mevcut kadrosunu şu hali ile bile tenkit edenler şu soruyu kendi kendine sormalıdırlar. Siz olsanız G.Saray’dan hangi oyuncuyu transfer ederdiniz? F.Bahçe’den hangi oyuncuları transfer edersiniz? Elbette F.Bahçe kadrosunun eksik yanları var. Gidenler önemli kayıptır. Ama rakip kadrolar ile karşılaştırdığınız vakit özellikle de daha 7-8 ay önce baştan aşağı yeni kurulan ve 9 puan önde bulunan Galatasaray kadrosu ile kıyasladığınız zaman farkın bu denli olmadığı net olarak anlaşılacaktır.
 8-Kongreye 2 ay kala (8 oyuncusunun sözleşmesi biterken) sözleşmesini 3 sene uzatması da duruş olarak kendi kimliği ile maalesef örtüşmemiştir.
 9-Oyuncularına kulak vermeyerek, hatalarını geçtiğimiz sezon gibi itiraf etmediği, sorumluluğu oyuncularının üzerine attığı sürece oyuncu kadrosunda yaşayacağı sıkıntılar da kalan üç maçta baş gösterecek gibi gözükmekte.

SONUÇ: Aykut Kocaman oyuncularını dinlemeli, onların görüşlerine saygı göstermeli. “Oyuncuya dayalı sistemi ortadan kaldıracağım” diyerek bir yere varamayacağını görmeli. Alex ve Emre gibi mücadele eden ve ellerinden geleni yapmaya çalışan isimleri küstürmez ve onların da görüşlerine değer verirse çözüme daha rahat ulaşır.

X