"Ferudun Niğdelioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ferudun Niğdelioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Ferudun Niğdelioğlu

Esas mücadele Sancaktepe'de

18 Eylül 2011

Aykut Kocaman ve ekibi uzun zamandır futbol dışı olaylarla uğraşmak zorunda kalan oyuncularını maçlara motive etmek için olağanüstü çaba harcıyor. Geride kalan 2 haftada alınan Orduspor ve Gaziantepspor galibiyetleri Kocaman’ın son derece başarılı olduğunu ortaya koyuyor.
Peki, Kocaman futbolcularını maçlara nasıl hazırlıyor? Başarının formulü ne?
Teknik heyet, futbolcular ve idari personelle yaptığımız görüşmelerden sonra bu işin sırrını öğrendik. Öncelikle şunu belirtelim; mevcut şartlar gereği Aykut Hoca geçen sezonkinden daha farklı bir çalışma metodu uyguluyor. İlk hedef oyuncunun zinde ve moralli tutulması. Antrenmanların mümkün olduğunca eğlenceli geçmesi sağlanıyor. Böylelikle hem futbolcuların performansı artırılıyor hem de moralleri yükseltiliyor. Taktik çalışmalar da uzun tutulmuyor. Futbolculardan ne istendiği mümkün olan en kısa ve kolay şekilde anlatılıyor. Peki, Aykut Kocaman, futbolcularından ve Can Bartu Tesisleri’ndeki personelden neler istiyor?

Masajı aksatmayın

Bütün futbolcular maç öncesi ve sonrası rehabilitasyon sürecini mutlaka uygulayacak. Herkes antrenmanlardan sonra masaj yaptırıp, kasların rahatlamasını sağlayacak.

Beslenmeye dİkkat

Her oyuncu beslenmesine azami özen gösterecek. Diyetisyenlerin hazırladığı beslenme programına harfiyen uyulacak. Ayrıca bol bol su ve sıvı gıda tüketilecek.

Gece yaşamı önemlİ

Yazının devamı...

Fedakarlık sırası sizde

1 Eylül 2011

Taraftarlar, yöneticiler, Fenerbahçeli ünlüler bir yarış halinde kulüp için neler yapabiliriz diye kafa patlatıyorlar... Bunda bir nebze de olsa başarılı oldular... Fenerbahçe krizden çıkmak için ışığı gördü...

1) Taraftarlar ceplerini boşalttı

Fenerbahçe taraftarı, yaşanan süreçte Fenerium’lara adeta akın etti. Ceplerini boşalttılar ve sabah 4’lere kadar taraftar kartı alabilmek için kuyruklarda beklediler.

2) Yönetim elini cebine attı

Fenerbahçe yönetiminde Ali Koç, Nihat Özdemir, Cihan Kamer ve Ali Yıldırım gibi yöneticiler ellerini ceplerine atarak kulübün bu zor günlerinde ceplerinden para verdiler. Bu yöneticiler kulüpte para akışını sağlayabilmek adına fedakarlıklar yaptı.

3) F.Bahçeli ünlüler seferber oldu

Cem Yılmaz, Beyaz, Acun Ilıcalı gibi Fenerbahçeli ünlüler sarı lacivertlilere katkıda bulunabilmek adına pazar günü bir kampanyaya imza atacaklar.

Yazının devamı...

Ön libero olmazsa hüsran olur

23 Haziran 2011

Geçtiğimiz yıllara göre belki de ilk kez bu kadar hazırlıklı bir sezon başlangıcı yapılacak. Her yıl ya hoca belirsizliği yaşanır ya da takıma yapılması planlanan takviyeler ile ilgili gecikmeler olurdu. Bu belirsizlik takımın sezon çalışmasını yapacağı yerin belirlenmesini bile etkilerdi. Tüm bu sebeplerden ötürü hep sıkıntılı sezon başlangıçları ile start alınırdı.

Planlama 10’da 9

Aykut Kocaman ile bu durum değişti. Yönetim de geçmiş yıllardan belki de ilk kez ders çıkardı ve planlamayı bu sezon 10’da 9 yerine getirdi.  Takımın kamp yapacağı yer belli. Topuk yaylasındaki tesisler ile ilgili edindiğimiz bilgi mükemmelin üzerinde. Her türlü ortam mevcutmuş. Her yıl yurt dışı kamp yerlerine gittiğimizde ülkemizin güzelliklerinin içinde neden böyle tesisler olmaz diye iç geçirir dururduk. 
Şimdi başkan Aziz Yıldırım ve yönetimi tarafından hazırlanan bu ortam sayesinde oyuncular tam bir kamp havası içinde çalışmalarını sürdürecek. Yurt dışında yaşanan kamplardaki olası taraftar yoğunluğu, yakın akraba ziyaretleri de takımın çalışmasını engellemeyecek. Bu da tamamıyla takımın kafasını antrenmanlara vermesini sağlayacak. Buraya kadar her şey güzel aslında. Yıllardır takip ettiğim Fenerbahçe’nin ilk kez bir sezon başlangıcına bu kadar hazırlıklı girdiğini görüyorum.

Eksikler giderildi

Takımın ihtiyacı olan bölgelere asları bile yedek bırakması muhtemel oyuncular alındı. Serdar Kesimal, Orhan Şam, Sezer Öztürk ve Emenike. Bir de bu isimlere Selçuk İnan eklenebilseydi -Kocaman’ın en büyük isteği bu oyuncunun takıma dahil edilmesiydi- her şey 10’da 10 olacaktı o zaman. Ancak oyuncu hem Galatasaray tercihini kullandı hem de daha yüksek gelir elde edeceği takımı tercih etti...
Fenerbahçe’nin ise kadrosunda 30’un üzerinde oyuncu var. Hepsi takıma girebilmek için büyük bir mücadele vermek zorunda. Uzun yıllar sonra sarı lacivertli takım bu kadar alternatifli kadroyu bir arada barındırıyor. Şu an ki kadro ile ligde 2 takım ile mücadele edebilecek durumda. Ancak bana göre hala eksik var.

Orta sahaya savaşçı şart

Yazının devamı...

Aykut’un planı

27 Mayıs 2011
Aykut Kocaman tüm planlamalarını Emre, Mehmet Topuz ve Selçuk İnan’dan kuracağı orta alan üzerine inşa etmişti. Emenike transferini de bu nedenle istiyordu. Emenike’ye kavuştu. İki akıllı teknik adam Kocaman ve Fatih Terim, kendi takımlarına en çok katkı sağlayacak oyucular olarak zaten Emenike ve Selçuk İnan’ı belirleyecekti. Terim de Emenike’yi çok istiyordu ama alamadı.
Dengeler bozulacaktı
Kocaman da hem Emenike’yi hem de Selçuk’u alıp kadrosunu daha da güçlendirmek istiyordu. Ancak Selçuk’un Galatasaray tercihi, Kocaman’ın planlarının dışına taşıdı. Şartlar ortadaydı. Fenerbahçe yönetimi önümüzdeki sene sözleşmesi bitecek Emre’nin, Mehmet Topuz’un, şu an Fenerbahçe’den aldığı 1.5 milyon Euro yıllığa sözlü olarak yükseleceği sözü verilen Gökhan Gönül ile birlikte müthiş bir mali külfet ortaya çıkacaktı.
Aynı zamanda takım içi mali dengeler de bozulacak. Fenerbahçe bir taşla 4 kuş vurayım derken, 4 kuşundan da olmayı göze alamadı ve G.Saray’a yıllık maliyeti 4 milyon Euro’ya mal olan Selçuk İnan transferinden vazgeçti.
Bu açından Fenerbahçe yönetiminin yaptığını doğru bulmak gerek. Şimdi Kocaman bir tercih yapacak ya gelecek sezon uygulamayı düşündüğü 4-3-3 sisteminden vazgeçecek ya da Selçuk ayarında sert bir yabancı bir orta alan oyuncusu alınmasına çalışacak. İşte edindiğimiz bilgiler sonrasında 2011-12 sezonunda Kocaman’ın kafasındaki Fenerbahçe...
Cristian gidecek
Aykut Kocaman’ın düşündüğü kadroda en önemli isim olan Selçuk İnan’ın transferinin olmaması Cristian’ın kaderini de olumsuz etkiledi. Cristian’ın gitmesine izin verilecek ve orta alanda iyi top kullanabilen bir sert oynayabilen, takıma katkısı yüksek bir yabancı arayışına başlanacak.
GÜİZA VE BİLİCA’YA TEŞEKKÜR
Kocaman’ın gelecek sezon için düşündüğü kadroda Güiza, Bilica, Uğur Boral ve İlhan Eker yok. Bu oyunculara katkılarından dolayı teşekkür edilerek yollar ayrılacak.
SEMİH TAKIMDA KALACAK
Semih Şentürk’ün takım içindeki rolünü çok önemli bulan Aykut Kocaman tecrübeli oyuncunun takımda kalmasını istiyor. Kocaman, Semih ile kesin olarak anlaşılması gerektiğini düşünüyor.
EMENİKE 4-3-3’ÜN SAĞINDA
Kocaman, Emenike’yi gelecek sezon uygulamayı düşündüğü 4-3-3 ve 4-6-0 sistemlerinde sağ kanat için düşünüyor. Güçlü yapılarıyla rakip savunmaları sağdan Emenike soldan Niang ile delmeyi planlıyor. Bir çok kişinin ortak görüşü Emenike’nin Niang’dan daha çok gol atacağı.
VOLKAN BIRAKILMAYACAK
Avrupa’ya gitme planları olan Volkan ikna edilecek. Şampiyonlar Ligi hedefleri için Volkan Demirel’in tecrübesine güvenen Kocaman tecrübeli kalecinin kalması için ikna edilmesini istiyor.
GENÇ VE YABANCI STOPER ALINACAK
Kocaman’ın kafasındaki takımda yedek beklemeyi kabullenecek, gelecek vadeden bir stoper var. Bu isim henüz netleşmedi ancak araştırmalar sürdürülüyor. Genç bir yabancı stoper alınacak.
GÖKHAN’DA İYİLEŞTİRME YAPILACAK
Fenerbahçe’den yıllık 1.5 milyon Euro alan Gökhan Gönül’ün ücreti yıllık 2.2 milyon Euro’ya çıkartılacak. Takımın en önemli oyuncularından biri olarak gördüğü Gökhan’ın hak ettiği ücreti almasını isteyen Aykut Kocaman bu konuda da yönetime raporunu verdi. Yönetimin de şifahen Gökhan Gönül’e ‘Kafanı rahat tut, hakkın olan parayı size ödeyeceğiz’ dediği öğrenildi.
VE SÜRPRİZ... YOBO KALIYOR
Takımdan ayrılmasına yüksek ihtimalle bakılan Joseph Yobo’nun teknik heyet tarafından kalmasına karar verildi. Aykut Kocaman, Lugano ile iyi bir ikili oluşturan Nijeryalı oyuncunun takımda kalması için çalışmalara başlanmasını istedi.
Yazının devamı...

Pes artık!

16 Mayıs 2011

Hatta iş öyle noktalara geliyor ki yaklaşık 25 yıldır içinde bulunduğum futbol camiasında ilk kez duyduğum şeylerle karşılaşıyorum.

Bu sezon Fenerbahçe Kulübü bilindiği gibi bu tarz dedikoduların ne içine girdi, ne de bir yorumda bulundu. Onlar doğru olanı yapıp dedikoduları dikkate almayarak sadece işlerine odaklandılar. Hiçbir zaman da çıkıp konuşmadılar, rakiplerini rencide etmediler. Ancak önceki gün kulağıma gelen bir dedikodu bana bile “pes artık” dedirten düzeydeydi. Hem de bu dedikodu ismi bende saklı olan, çok güvendiğim ve futbol camiasında saygın bir yere oturtulan bir kişiden gelmişti. Bu sözleri oturup haber yapamazdım. Çünkü ispatlayabilmem imkansızdı. Ama bir gazeteci olarak bunu kamuoyu ile de paylaşmam gerekiyordu. Sonunda hiç yorum yapmadan sadece bana anlatılanları yazıp yorumu tamamen size bırakmak istedim.

Hedef kart göstermekOlay önceki gün gerçekleşiyor. Ankaragücü’nde futbol oynayan önemli bir oyuncu, bu dostumu arayarak durumu anlatıyor. Bana anlatılanların noktasına virgülüne dokunmuyorum. Yorum sizin. “Ağabey bu iş artık çığrından çıkmaya başladı. Bizler bir yandan olmayacak dedikodularla yıpratılıyoruz, bir yandan da öyle şeylere tanık oluyoruz ki insanlığımızdan utanıyoruz. Ankaragücü taraftarı içinde bir grup var. Bu grup karşılaşma boyunca Emre’ye, ailesine varan çok ağır hakaretler edecek. Böylece Emre sinirlendirilmeye çalışılıp kart görmesinin sağlanması hedefleniyor.”
“Sakin ol” uyarısı yapıldı

Yazının devamı...

13. madde ve harakiri

8 Mayıs 2011
Kongre öncesi kulübün üyelere gönderdiği gene kurul gündeminin 13.ncü sırasında yer alan gündem maddesi bazı üyelerin kafalarında soru işareti bırakmıştı. Üyelerin bir kısmı bu maddenin istişare edilmeden aceleye getirilip onaylanmasının yanlış olduğunu, bu maddenin ileride kulübe zarar verebileceğini söylüyordu. Bu şekilde düşünen üyelerin düşüncelerini dün yine bu sütunlarda ifade etmiştik. Bugün ise, diğer tarafların görüşlerini aktaracağız... Önce hukukçulardan başlayalım... Türkiye Futbol Federasyonu’nda (TFF) konunun uzmanı olan hukukçular, tartışmalara yol açan 13. maddenin kendi standart metinleri olduğunu; Galatasaray’ın da, Trabzonspor’un da, Göztepe’nin de, İstanbulspor’un da aynı metin ile futbol şubesini, dernekten anonim şirkete geçirdiğini ifade ettiler.

13. maddeyi tartışanların en çok üzerinde durduğu soru ise şu; futbol faaliyetinin bir anonim şirkete devri ileride kulübe zarar verebilir mi?

180 derece döndüler!

Şimdi F.Bahçe Yönetim Kurulu üyeleri bir yandan akıllarında bu soru olan kulüp üyelerini ikna etmeye çalışırken, diğer yandan da bu yanlış anlamaya neyin sebep olabileceğini çözmeye çalışıyorlar.“Bu 13. maddeye neden takıldıklarını anlayamıyoruz” diyorlar ve ekliyorlar: “Bu madde kabul edilmezse Fenerbahçe büyük zarar görür. Buna karşı gelmek kulüp için harakiri yapmak demektir. Daha düne kadar kulübümüzün şirketleşme modelinin yanlış olduğunu, en doğru modelin Beşiktaş’ınki olduğu eleştirisi yapılırken. Bugün ne oldu da bu eleştiriyi yapanlar 180 derece döndüler! Futbol şubesinin faaliyetlerinin giderlerinin Beşiktaş’ta olduğu gibi, anonim şirkette birleşmesinin istenmemesi, gerçekten akıl almaz bir tutum.

Kulüp niye satılsın?

Şunu açıkça şöyle söyleyebiliriz ki; kulüp şirketin sahibidir. Yani şirket kulübündür. Şirketin büyük hissedarı kulüptür. Kulübün her hangi bir kişiye ya da şirkete satılması ise zaten tüzüğe göre mümkün değildir. Daha evvel futbol faaliyetinin gelirleri anonim şirkete devir edilmişti. Şu an da yapılan ise futbol faaliyetinin giderlerinin şirkete devri. Şu anki modelde futbolun tüm gelirleri şirkete ait olduğundan şirket sadece kar ediyor ve bunun büyük bölümünü temettü olarak dağıtıyordu. Bu da kulübe büyük getirmekteydi. Ama bu devirden sonra futbolun giderleri de şirkete ait olacak.”

Hüsnü Güreli’nin eseri

Yaptığımız araştırmadan ortaya çıkan sonuç halka açılmada esas alınması gereken en başarılı model Beşiktaş’ınki. O da siyah beyazlı kulübün eski yöneticisi Hüsnü Güreli’nin eseri. Güreli bu konunun uzmanı; en iyi o biliyor. Anlaşılan o ki, ilk başta farklı bir modelle halka açılan Fenerbahçe, G.Saray ve Trabzon’un piyasa değerleri bugün başlangıç değerlerinin 10 katına ulaştı. Ama bunu sağlayabilmek için her yıl büyük oranda temettü dağıtıldı. Şimdi bu şirketler için en yüksek fayda noktasına gelindi. Bu da Beşiktaş modeline geçiş için iyi bir fırsat. Onun için Galatasaray, Trabzonspor ve Fenerbahçe peş peşe şirketleri birleştirme sürecine girdi. Beşiktaş ise daha işin başlangıcında farklı bir model ile halka açıldığından değerinde anlamlı bir artış olmadı. Ama bugüne kadar da kimseye de temettü dağıtmadı. İşte bütün mesele bu.

Seçim kongresi gibi

Şimdi muhalefetin bir kısmı 13. maddenin tüzüğe aykırı olduğunu düşünüyor. Bu maddenin ibra edilip yetki verilmesi halinde, bu yetkiden hareketle ileride kulüp herhangi bir şirkete dahi satılabilir diyorlar. Dolayısıyla bu maddenin kulüp menfaatleri adına çok kritik olduğunu söyleyenler var. Biz iki gündür yazılarımızda iki tarafın da görüşlerini vermeye çalıştık ve şu izlenimi edindik; bugünkü mali kongre, olağan seçimli kongre gibi geçecek.

F.Bahçe iyi karar verdi

Biz, konuyla ilgili olarak Hüsnü Güreli’nin de görüşlerine başvurduk. Beşiktaş’ta şirketleşmeye giderken İngiltere Premier Ligi’ndeki kulüpleri örnek aldıklarını vurgulayan Güreli, şu ifadeleri kullandı: “G.Saray, Trabzon ve F.Bahçe şirketleşme modelleri yüzünden çok zarar ettiler. Keşke bize sorsalardı. Ya da bizim sistemimizi bugüne kadar uygulasalardı. Esasında Fenerbahçe ile Galatasaray’ın halka arzları şirket mantığına aykırıdır. Bir tarafta sürekli kar eden ve 3. şahıslara temettü dağıtan bir şirket var, diğer tarafta ise sürekli gideri olan... Çalışma hayatında sürekli zarar eden şirket zaten iflasını açıklar. Bu model ayrıca kulüplere de bir fayda sağlayamamaktadır. Temettü dağıtan şirketlerin gelirleri üzerinden %15 stopaj vergisi kesilir. Bu da kulüplerin zararıdır. Birleşmek kulüpleri büyük zararlardan korur. F.Bahçe çok iyi bir karar verdi.”w
Yazının devamı...

Baba-Oğul karşı karşıya

7 Mayıs 2011

Sarı lacivertliler yarın iki ayrı heyecanı bir arada yaşayacak . Kalpleri bir yandan şampiyonluk kovalayan futbol takımları için çarparken, diğer taraftan da Mali Genel Kurul’da yönetim ve muhalefetin sert hesaplaşmasına tanık olacaklar. Peki yarınki büyük hesaplaşma öncesi neler oluyor? Gelin hep birlikte göz atalım...

Tüm üyelere telefon açılıyor

F.Bahçe Yönetimi kulüp personelini görevlendirerek kongre üyelerine tek tek telefon açıp Mali Genel Kurul’a davet ediyor. Aziz Yıldırım’a yakın olan dernekler de kongre üyelerine mesajlar göndererek kongreye davet ediyor. Kongrede yaşanacak sert tartışmalarda muhalefete karşı güçlü olmak isteyen yönetim bu nedenle seferber olmuş durumda.

İlan karmaşaya yol açtı

Konuşan Fenerbahçe Platformu’nun verdiği ilan karmaşa yaratmış durumda. Platform üyeleri hafta sonu aralarında seçecekleri kişilere kürsüde sert konuşmalar yaptırarak yönetimi eleştirecek. Kongrelerde eleştirdikleri zaman sert tartışmalar çıktığını belirten platform üyeleri bu nedenle tıpkı Fenerbahçe yönetiminin yaptığı gibi kongre üyelerini tek tek arayarak destek almaya çalışıyor.

Antu.com’dan destek verdi

F.Bahçe’nin eski başkanlarından Ali Şen platform üyelerini arayarak verdikleri ilandan dolayı tebrik ederken “Yaptığınız hareket çok demokratik” sözlerini kullandı. Oğlu Metin Şen’in sahibi olduğu Antu.com sitesinde yayınlanan bildiride ise “Ligin bitimine üç maç kala, gereksiz işlerle meşgul olanları tarih ve camiamız affetmez. Yapılacak iş çok basit, sadece üç maç boyunca, konsantrasyonumuzu bozacak söz ve eylemlerden kaçınmak. O kadar! Bu kadarcık şeyi umarız herkes başarabilir” denildi. Baba-oğul ters düştü.

200 üye ibra etmeyecek

Yazının devamı...

Güiza Güiza I love you Güiza

26 Nisan 2011

Aykut Kocaman, yanından geçen Güiza’ya önce omuz attı, sonra onu şaka yollu yumrukladı. İspanyol golcü şaşkına döndü. Oysaki hocası onunla ilişki kurmaya çalışıyordu.

Onu kazanmak için her yolu denedi

SAMANDIRA’da Aykut Kocaman’dan herkes çekinir. Kocaman’ın ciddi ve otoriter yanı nedeniyle hoca ile şakalaşmak çok kolay değildir.
Siz hiç Kocaman’ı koridorda bir oyuncuya omuz atarken düşünebilir misiniz? Bu çok kolay rastlanan bir durum değildir. Ama elbette her teknik direktör gibi Aykut Kocaman’ın da her oyuncuya ayrı bir yaklaşımı vardır. Geçtiğimiz sezondan bu yana çeşitli problemler yaşayan Güiza, bu farklı yaklaşımdan nasibini alan oyunculardan biriydi. Eğer o diyaloglar olmasa, bugün belki de Güiza İspanya’da olacak, F.Bahçe de şampiyonluk yarışından kopmuş olacaktı.
İsterseniz lafı uzatmadan Güiza’ya getirelim ve öncelikle onun geri dönüşündeki 3 önemli unsuru özetleyelim.

Yazının devamı...