"Fatih Tekeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Tekeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Tekeci

Serviste ihmal

10 Aralık 2018

Misal.
Bu fotoğraftaki çocuk (U.G.T.) 11 yaşında.
Bacağında çok ciddi iki kırık var.
İkinci bir ameliyat gerekebilir.
Ve bu süreçte bir aksilik olmazsa en az 45 gün daha okuluna gidemeyecek.
*
Arkadaşlarıyla şakalaşırken, oynarken veya top peşinde koşarken değil...

Yazının devamı...

Bu bir Ankarakart hatırlatmasıdır

3 Aralık 2018

Okurumuz Kamil Karakoç, Ankarakart’ın artık ÖHO’larda da geçerli olmasını bekleyen milyonlarca Ankaralıdan biri.
Haklı beklentisini şu ifadelerle aktarmış:

DOKUNULMAZLIKLARI MI VAR?

“Zaman zaman gündeme getirdiğiniz ‘mavi otobüslere akıllı kart okuyucu (Ankarakart)’ takılması yazılarınızı, Hürriyet Gazetesi okuru ve Hürriyet Ankara eki aboneniz olarak takip ediyorum. Çoğu kez, zaman da verilmesine rağmen bu mavi otobüslere neden akıllı kart okuyucu takılmaz acaba? Mavi otobüs işleticilerinin ekstra bir dokunulmazlıkları mı var? (Otobüs içinde yaşanan olay ve tavırları anlatmak istemiyorum.) Lütfen, etkin ve iletişim ağı çok güçlü olan Hürriyet Ankara ekindeki sayfanızda, bu olay gerçekleşene kadar yer verir misiniz?”
*
İşte, Ankara’nın ve Ankaralının beklentisi bu.

SÖZ YETKİLİDE

Yazının devamı...

Plastik iz yollar toplanacak

25 Kasım 2018

Maalesef...
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yanlış malzeme seçimi/tercihi nedeniyle plastik sarı bantlı iz yollar (kabartmalı yol) paramparça oldu.
Kış aylarında buz tutan sarı bantlı iz yollar, görme engellilere kılavuzluk yapmak yerine, kâbus yaşattı. Ve, bu kâbus hâlâ da devam ediyor.
İşte bu yüzden, geçen hafta Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Daire Başkanlığı’na şu iki soruyu yöneltmiştim:
1) Plastik sarı bantlı iz yollar neden hâlâ duruyor?
2) Neden kaldırılmıyor?

Yazının devamı...

Bu insanları ayazdan Koru’yun

18 Kasım 2018

O kadar yoğun ki...
İğne atsan, yere düşmüyor.
Fotoğrafı çeken okurumuz Mehmet Gürer, standart bekleme duraklarının yoğunluğu kaldırmadığına dikkat çekmiş.
Ve.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna’dan şu taleplerde bulunmuş:
YARI KAPALI DURAKLAR ARTIK YETMİYOR
“Çayyolu metrosu açıldıktan ve ring uygulamasına geçildikten sonra Koru istasyonu çıkışı, kentin en yoğun otobüs duraklarından biri haline geldi. Duraklarda sabahın ayazında bekleyen insanlar, soğuktan tir tir titriyor. En fazla 10 kişinin sığabildiği yarı kapalı duraklar artık yetmiyor. Buraya, üstü tamamen kapalı, uzun ve korunaklı bir durak yapılmalı. Çok da zor olmasa gerek...”

Yazının devamı...

Abone olcaksan gel

12 Kasım 2018

Mevzu, Başkentgaz İşlem Merkezi.
Ama.
Bu defa yaptığı işlemlerle değil, yapmadığı işlemler nedeniyle şikâyet konusu.
Okurumuz demiş ki:

İPTAL İŞLEMİ YAPMIYOR

Yazının devamı...

Komşu komşunun park şekline muhtaçtır

5 Kasım 2018

Evden acilen çıkıp, otoparktaki aracınıza yöneldiniz...
Bir de ne göresiniz!
Vurdumduymaz komşu, “Ulus, Cebeci, Çankaya... La bize her yer otopark vallaha” der gibi, aracını park etmiş...
Ve, sizin aracınızın çıkışını kapatmış.
*
“Komşu komşunun külüne muhtaçtır” atasözünün yerini “Komşuluk öldü” sözünün aldığı günümüzde...
Eğer bir de Ankara’da yaşıyorsanız, şunu da unutmamak lazım:

Yazının devamı...

Sosyete duman altı

29 Ekim 2018

Peki bu neyin dumanı ve nereden geliyor?
Bu sorunun yanıtı, ‘Aksu Caddesi esnafları’ adıyla gelen iletide -özetiyle- şöyle aktarılıyor:

SANKİ SİS BULUTU KAPLAMIŞ GİBİ

“Perşembeleri kurulan Yenişehir Sosyete Pazarı, Aksu Caddesi’ne kadar taşıyor. Pazarın taşan bu kısmında, ikinci el ürünler ile köfte ve çay tezgâhları açılıyor. Bazı tezgâhlarda odun ateşinde yemek yapılıyor. O kadar çok duman çıkıyor ki, caddeyi sanki sis bulutu kaplamış gibi göz gözü görmüyor. İş yerlerimizin penceresini açamıyoruz.

Yazının devamı...

Dilek feneri ve dikine park tehlikesi!

22 Ekim 2018

Yazıyı başlamadan önce bu bilgiyi teyit ettim.
Evet, doğru.
Ankara İtfaiyesi’nin raporuna göre de yangının nedeni...
Dilek feneri (balonu).
*
Havaya saldıktan sonra “Aaa ne güzel uçtu”, “Aaa ne kadar uzağa düştü” diye ardından bakarken, üç-beş dakika süren bu hazzın adı ‘eğlence’ olamaz...
Olmamalı da.

Yazının devamı...