"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Küba’da kanser aşısı

14 Aralık 2017

Geçen yıl Türk Hava Yolları’nın yeni hat açılışıyla Küba’ya gittiğimde bunun nedenini öğrenmiştim.
Bildiğiniz üzere ABD yönetimi yıllarca Küba’ya ambargo uyguladı.
1961 yılında başlayan ambargo, 1963 yılında ABD’nin ülkeyle finansal işlem yapmasını yasaklamasıyla daha da içinden çıkılmaz hâl aldı.
Uzun süre devam eden bu süreçte Küba, gelişmiş ülkelerin ilaç dahil hiçbir şeyinden faydalanamayınca zorunluluklar doğdu tabii. Bu yoksunluğun Kübalı doktor ve bilimadamlarını kendi yöntemlerini keşfetmeye, uygulamaya ittiğini anlamak zor değil.
Son dönemde gündemde olan kanser aşısının arka planında da işte bu mecburiyetten doğan gelişmeler yatıyor.
Doktorlar kesin çözüm ya da mucize demese de bu aşıyı yaptıranların olumlu geri dönüşleri yok değil. THY direkt uçuşla Küba imkanı da sunduğundan, ülkemizden pek çok kişi bunu daha rahat denemekte.
Arif Sağ da işte onlardan biri.

Yazının devamı...

Dört Yapraklı Yonca gibi tören

12 Aralık 2017

Sadece Türkiye değil, dizilerimizin takip edildiği yabancı ülkelerde de ilgi ve merak odağı.
Bir göz attım... Özellikle Arap dünyası törenin canlı yayınına bizler kadar ilgi göstermiş.
Bence gelecek yıl törenden Araplara özel simultane çevirili bir internet yayını yapılmalı.
Özellikle dizi oyuncuları Arap dünyası için çok çok önemli.
Bizlerin starlarına gelince.
Töreni yerinde ya da Kanal D’deki canlı yayınında takip edenler 45 dakika içinde Ajda Pekkan, barkovizyondan gelen sesiyle Sezen Aksu, Tarkan ve Cem Yılmaz’ı art arda izledi.
Bu, Dört Yapraklı Yonca’yı bulmak gibi bir şey. Kim, ne yapsa üstüne çıkamaz artık.

Enes Batur’un Altın Kelebek alması

Yazının devamı...

Erkekler ağlamaz mı!

7 Aralık 2017

Çok acayip bir durum.
Erkekler yapsa suç oluyor, tacizci oluyor, kadınlar yapınca normal!
E hani nerede kadın erkek eşitliği?
Bununla bitse iyi!
Daha neler sayarım.
Kadın tokat atınca normal, erkek atsa olay.
Kadın sohbet sırasında erkeğe istediği kadar dokunabilir, erkek dokununca kadını taciz etmiş olur.

Yazının devamı...

Ey iktidar, Allah’ınızı seviyorsanız...

5 Aralık 2017

Ben sonuna kadar izleyemedim o videoyu, izleyen arkadaşlarım “İyi ki son hamleyi yapıp öldürmüş, yoksa travma geçirip uzun süre can çekişecekti zavallı kedicik” dediler.
Kendini savunacak durumu olmayan el kadar bir canlıya bunu yapan hasta ruhlu yaratık, bu davranışıyla askerimize ve ordumuza da hakaret etmiş oldu.
Peki ya onu hiçbir şey demeden izleyen diğerleri.
En az onun kadar suçlular ve ceza almalılar.
Ceza mı dedim!
Bu yasayla mı!
Bu cümle dilimizde tüy bitirdi, ama yazayım yine; mevcut yasalar yetersiz.

Yazının devamı...

5 kardeşin hikayesi

3 Aralık 2017

◊ Hayırlı olsun yeni diziniz. Sanem sen nasıl dahil oldun diziye, biraz rolünden bahseder misin?
- Sanem Yeles: Menajerim aracılığıyla geldi iş. Bundan önce oynadığım karakterden çok farklı biri Selva. Daha önce romantik komedideydim, şimdi ise dram. İstediğim de bir şeydi aslında. Böyle denk gelmesi beni mutlu etti.

◊ Nasıl bir karakter Selva?
- Sanem Yeles: Selva, ailenin en büyük kızı. Çok genç yaşta âşık olmuş, kaçarak evlenmiş. Kayınvalidesi ile yaşıyor. Hem kayınvalidesinden hem eşinden çok fazla psikolojik şiddet görüyor. Silik, kimseyle tartışmaya bile girmeyen, özgüveni yerle bir olmuş biri.

◊ Gerçek hayatta kardeşin var mı?

Yazının devamı...

Yumurta dondurmak için beklemeyin

30 Kasım 2017

Dünyadaki yeni trend, yumurtaları genç yaşta dondurmak. 
En son İngiliz şarkıcı Rita Ora yumurtalarını 20’li yaşlarının başında dondurduğunu açıkladı. 
Doktoru bu işlemin genç yaşta yapılmasının çok daha sağlıklı olduğunu söylemiş. 
Nedenini ise şöyle açıklamış:
30’lu yaşlardan sonra kadında yumurta kalitesi düşmeye başlıyor.
Aynı erkeklerde sperm kalitesinin düştüğü gibi.
Şu anda dünya genelinde yumurta dondurma yaş ortalaması 35 ve bu bile hayli geç.

Yazının devamı...

İlgililere çağrımız var

28 Kasım 2017

Bugün ortaya çıkan üzücü resmin, sokaklardan hayvan toplanmasının ve hayvana şiddetin büyük sorumlusu olarak belediyelerin üzerlerine düşen kısırlaştırma işlemlerini yapmamalarını, üretimin ve satışın devam etmesini, hayvana şiddete ceza uygulamasının yürürlüğe girmemesini görmekteyiz.
Ankara’da toplantılar devam ederken hayvanları oldukları yerden etmeyecek, merhamet merkezli bir çözüm önerimiz var.

Sayın ilgililer:
Bilindiği üzere Dünya Sağlık Örgütü’nün kısırlaştır-aşılat-yaşat (KAY) projesinin esas alındığı 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 1.7.2004 tarihinde yürürlüğe girmesinin üzerinden 14 yıl geçmiş olmasına rağmen belediyelerin yanlış uygulamaları ve konuya bilimsel/etik yaklaşmamaları sebebiyle hayvan popülasyonunun kontrol altına alınamadığını ve mevcut şartlarda devam edildiği takdirde daha da içinden çıkılamaz hale gelmesinin kaçınılmaz olduğunu gözlemlemiş bulunmaktayız.
Konuyla ilgili sivil toplum örgütleri, sahada hizmet veren gruplar olarak aşağıda belirttiğimiz çözümler konusundaki önerilerimizin dikkate alınmasını ilgili kurumlar ve devletimizden talep etmekteyiz.
Madde 1: 5199 no’lu yasaya ilave edilecek bir maddeyle veya bir yönetmelikle, mevcut kliniklere ücretlerini, hak edişlerini bağlı bulundukları ilçe belediyelerinden almak suretiyle ayda 5 adet sokak hayvanı kısırlaştırma veya tedavi zorunluluğu getirilmelidir.

Yazının devamı...

Kendinizle çıkar mıydınız?

23 Kasım 2017

Kendinize tahammül edebilir miydiniz?
Kızmadan, küsmeden, darılmadan birlikte yaşayabilir miydiniz?
Sürekli karşınızdakini suçlamak yerine çuvaldızı biraz da kendinize batırmayı bir deneyin.
Bakalım ne olacak?
Cevabınızı merak ediyorum.
Neden ve niçinleriyle birlikte yazarsanız, haftaya bir anket dahilinde bu köşede okuyabilirsiniz...

Kış ve spor

Yapmayın, kış geldi diye salmayın, sporla aranızı açmayın.Kilo verme, fit olma, ince görünme derdi ilkbaharda başlar genelde.Yaz yaklaşıyordur, mayo, bikini giyme, plaja, havuza inme, geceleri tiril tiril gezme sezonu ufukta göründüğünden, hepimizin aklına ilk gelen spor yapmak olur.Kış geldiğinde ise kalın kazaklar, gocuklar, montlar kiloları saklayacağından sporla aramıza mesafe koymakta sakınca görmeyiz genelde.Ama yapmayın, bahane üretmeyin.Kışın salar da kilo alırsanız, yaza doğru gireceğiniz stresi bir düşünün. Ya spor salonunun sıcak ortamını tercih edin, olmadı evde yapın sporunuzu ve hatta giyinin kuşanın dışarı çıkın, temiz havada fit kalın.“Kışın soğukta yapılan yürüyüşler yazın sıcağında ter içinde yapılanlardan çok daha yararlı” diyor uzmanlar.Kış geldi, bol ve kalın kıyafetlerle kilomu örterim nasılsa seçeneği bahaneniz olmasın.

Yazının devamı...