"Mehmet Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Soysal

Mehmet Soysal

Savruluşlar

16 Ekim 2019

“1974’te biz adına ‘Barış Harekâtı’ desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi ‘Barış Pınarı’ desek de akan su değil kandır. Bu nedenle bir an önce diyalog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir.”

Bu yazdıklarına tepkiler olunca da “Sözlerim çarpıtılıyor” diyor.

Rumlar katliam yaparken bizlerin oturup seyretmesini mi istiyordu yani...

*

Sabah yatağından kim nasıl kalkıyor ve güne nasıl başlıyor bilmiyoruz ama hemen her gün bir yerlerde ezber bozma adına birileri tuhaf bir şeyler konuşuyor, yazıyor.

Açılım, değişim masalları adı altında yeni bir şeyler söyleme meraklıları kuyulara bir taş atıyor, sonra bir ülke bunu çıkarmak için seferber oluyor.

Ve hemen her gün birileri uçurumların kenarına savruluyor.

*

Yazının devamı...

Yüzleşme

14 Ekim 2019

Ve Türkiye’ye karşı tepkiler de büyüyor...

Yani biz barıştan yana tavır alırken dünya barışa karşı duruyor...

Demek ki bizden başka barış isteyen yok gibi...

*

Türkiye’ye karşı ağır silahlarla donatılan terör örgütlerinin ne kadar tehlikeli olduklarını da hep birlikte görüyoruz işte...

Kırk yıldan beri hain saldırılara maruz kalmamıza rağmen hâlâ birileri dünya kamuoyunu etkilemek uğruna “Kürt halkına saldırılıyor” diyor...

Ve böylesine bir karalama kampanyası yürütenler Nusaybin ve Akçakale’deki sivillere ateş eden teröristlerin 8 vatandaşımızı şehit etmesine ve 85 kişiyi de yaralamasına sessiz kalıyor...

Ve saldırılarına hâlâ devam ediyorlar.

Yazının devamı...

Ve har içinde

12 Ekim 2019

Teröristlerin attıkları havan toplarıyla 9 vatandaşımız şehit oldu, 85 kişi de yaralandı.

Yani, sınırlarımızın biraz ötesinde küresel güçlerin kurdurduğu, silahlandırdığı terör grupları meğerse tüm hazırlıklarını yapmış ve “iblisin talim ettiği yolda” bir hayli ilerlenmiş... Cumhurbaşkanı Erdoğan “Sınırlarımızda tehdit altındayız” derken olayları demografik yapı değişikliğine taşımaya çalışarak Türkiye’yi karalamaya devam ediyorlar...

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Artık söz bitmiştir” derken ne kadar da çok haklıymış...

Sınırımızda açılan tünelleri, silahlandırdıkları teröristleri ve beton duvarları gördükçe anlıyoruz ki terör örgütleri büyük bir saldırının hazırlığını yapıyormuş...

*

Dünya kamuoyunu kirli bilgi akışıyla olayı ırk savaşına çekmeye çalışmak isteyenlere ise yine Cumhurbaşkanı Erdoğan cevabını verdi:

“Bizim Kürtlerle ilgili bir meselemiz yok, terör örgütleriyle bir savaşımız var.”

Yazının devamı...

Ateşle oynayanlar

9 Ekim 2019

Kim kimleri oyalıyor?

Veya kimler kimlere tuzak kuruyor belli değil.

Siyaseti ve yolu, kararı belli olan tek ülke Türkiye... Bunun dışındakilerin hemen hepsi krizi derinleştiriyor ve ateş topuyla oynamaya devam ediyor.

Yüz yıl önce bu coğrafya Osmanlı Devleti’nin şehirleri olmasına rağmen dünyaya açık olarak “Kimsenin toprağında gözümüz yok” diyen tek ülke; Türkiye.

Suriye’ye çöreklenen Rusya, ABD, İsrail’in ise açıkça ne dediğini anlayan dahi yok.

*

Beyaz Saray bu yaşananlara karşı diyor ki;

- Türkiye, yakın zamanda Suriye’nin kuzeyine uzun süredir planladığı operasyon için harekete geçecek. ABD Silahlı Kuvvetleri, bu operasyonu desteklemeyecek ya da bu operasyona dahil olmayacak.

Yazının devamı...

Karadelikler

7 Ekim 2019

Ve masumiyetini kimselere anlatamayanları...

*

Bu insanların sayılarının gittikçe artarak kalabalıklaştığı bir coğrafyaya dönüştüğümüzü de biliyor muyuz...

İslam coğrafyasında yaşayanların büyük çoğunluğu canının ve ekmeğinin derdine düşmüş iken azınlığı da çöllere, denizlere gökdelen dikmekle, lüks araç ve yatlarla israfın zirvelerinde gezinmekle meşgul.

Bu insanlara dünyayı sorarsanız üç günlük” diyerek tarif eder ama binlerce yıl sürecekmiş gibi hesaplarını yapar...

Karıncaların biriktirme hastalığına yakalandıklarından beri kimsenin iki yakası bir araya gelmiyor.

*

Tepelerde bekleyenler aşağıdakilerin çektiği çileyi ve yalnızlığı, açlığı, yokluğu anlayamıyor...

Yazının devamı...

Güz sancısı

5 Ekim 2019

Ve hazan mevsimi eylülü öyle güzel anlatıyordu ki...

Hüzünleriyle geçip gitti işte.

Bir başka deyişle ayrılıkların,

belaların,

kopuşların,

ihanetlerin,

savaşların,

kavgaların ayı gibidir sanki...

Yazının devamı...

Boşluğun ihtişamı

2 Ekim 2019

Sallanan sadece İstanbul değil, sorumsuzluklarımızın ortaya çıkmasıyla bizler de sallanıyoruz ama farkında değiliz.

Zaruretin kanunları doğurduğu modern bir çağdayız ama gereğini yerine getirmekte ihmalkâr davranıyoruz. Çünkü yaşamayı keyif çatmaktan ibaret görüyoruz.

Ülke için yaşamayı dert etmek lazım...

Lakin iki gerçeği olanların bu duyguyu anlaması oldukça zor.

Ve boşluğun ihtişamını yaşıyoruz...

*

Aklımıza İsmail Yıldırım’ın yazdığı yaşanmış bir hikâyesi geldi...

1938 yılında Ege’nin ıssız bir köyünde, bir muhtarın halkla el ele vererek bir meseleyi nasıl çözdüğüne dair...

Yazının devamı...

Mavi bir gezegen

30 Eylül 2019

Ve belirsizlikler...

Bilmiyoruz, çünkü 99 depremindeki belirsizliklerin hiçbiri giderilmemiş gibi gözüküyor ya da bu durum iyi anlatılamıyor...

Her şeyi devletin sırtına yükleyip, bir kenara çekilip seyretmekten de bıkıp usanmadıkça bir şeyler düzelmeyecek gibi görünüyor...

*

Unutarak yaşamayı gelenekselleştirmeyi başarabilmişiz...

Halk, deprem toplanma merkezlerinin neresi olduğunu hâlâ bilmiyor...

Ve o toplanma merkezlerine nasıl gidileceğini de...

Gökdelenlerin arasına sıkıştırılmış küçük bir mezarlığı

Yazının devamı...
Mehmet SOYSAL Kimdir?

Mehmet SOYSAL