"Sinem Vural" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sinem Vural" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sinem Vural

Artık gençler kanmıyor

10 Ağustos 2018


Edis ilk Harbiye konserinde 6 bin kişiyi coşturmakla kalmadı, 2 Eylül Harbiye müjdesini de verdi.
Ben de sizlerle aynı şeyi düşünüyorum... Sadece 3 single ve 1 albümle nasıl böyle büyük bir kitle edindi?
Kısaca açıklayayım...
Genç bir isim Edis.
Yetenekli.
Dans edebiliyor bir kere, hem profesyonel bir dansçı gibi, yani “mış” gibi yapmıyor. Sesi güçlü, şova meraklı, hem alçak gönüllü.

Yazının devamı...

İki ihtiyar delikanlı festivale giderse...

9 Ağustos 2018

Almanya’daki Dithmarscher Huzurevi’nden kaçan iki ihtiyar delikanlı; sabaha karşı 03:00’ sularında, coşkulu, kafaları karışık ve aşırı mutlu bir şekilde Wacken Açık Hava Festivali’nde (dünyaca ünlü bir metal müzik festivalidir) bulundu.

İkili 4 gün süren festivalden ayrılmak istemiyordu ama polis ikna etti, yeniden huzurevinin yolunu tuttular.

Bunu en iyi kim anlar biliyor musunuz...

Anadolu’daki bir festivale katılmak için saatlerce otobüs yolculuğu çeken, üstüne de çadırda kalan seyirci anlar...

Sevdiği grubu dinlemek için bir bütün yıl para biriktirip türlü transferlerle yurtdışına çıkan izleyici anlar.

Yurda gelen müzisyeni kaçırmamak için erken bilet alan, günlerce konseri bekleyen ve sabah erkenden konser mekanına gidip yer kapan dinleyici anlar. Yani müziği hayatında önemli bir yere koyanlar anlar.

 Döndür dursun

Nekropsi’nin uzun süren sessizliği nihayet bozuldu. Yeni şarkı “Sekizler”, grubun 2013’te her ay bir şarkıyla tamamlanan “Aylık” albümünden bu yana yayınladığı ilk kayıt olma özelliği taşıyor.

Yazının devamı...

Canlı dinlemediyseniz hiç Athena dinlemediniz

6 Ağustos 2018


Gruptaki bütün değişiklikleri (Captain Hook dönemlerine yetişemedim, yaş haddinden ötürü) ska’dan elektronikle harmanladıkları alternatif rock’a geçişlerini yakından izledim.
Her zaman gruptaki müzisyenler birbirlerine yakın çalmaktan hoşlandı ve bu 20 yıldır değişmedi.
5 bin kişinin karşısına yine kompakt bir sahne düzeni, muazzam bir ses ve ışık sistemi ile çıktılar.
Beklentim haliyle yüksekti. Neyse ki yüzümü kara çıkarmadılar.
Birkaç ufak sorun oldu, Hakan Özoğuz ve Gökhan Özoğuz’un gitarında.
Ama öyle şarkılar seçmişlerdi, öyle bir enerji pompalıyorlardı ki inanın o bile sorun sayılmazdı.

Yazının devamı...

Tek gece yetmez

4 Ağustos 2018


Albümü dinledikten sonra köşemde yazdığım “Yaz Kenan Doğulu ile geldi” adlı başlıklı yazımda yanılmadığımı bir kez daha anladım. Doğulu’nun tropikal ortamına ayak bastığımız konser, tam da bu hikayeyi destekleyen bir animasyon film ile başladı.
Yeni albümün çıkış parçası “Issız Ada” ile başlayan konser aynı hızla birbiri ardına şarkılarla devam etti. Pop, elektronik, etnik, house gibi müzik türündeki şarkıların yer aldığı konser caz havasına da sahipti. Bir de Karayipler tadında düzenlemelere... Tropik hava her yerdeydi.
Özellikle “İhtimaller” albümünde caza kanı kaynadığı açıkça gözlenen Kenan Doğulu bu kez şarkıları abi Ozan Doğulu ile birlikte elektronikle de harmanlamış.
Sahnesindeki slow şarkıların sayısını azaltan, seyirciyi tabiri caizse coşturan Doğulu, konser başındaki “dans edin” yönündeki çağrısının karşılığını da aldı.
Kendisiyle 2 saatlik bir müzik terapi seansı vaat eden Doğulu, albümünün yeni şarkılarını kimlerle buluştuğunu tek bakışta anladı.
11 kişilik ekibiyle Kenan Doğulu’nun performansı alışılmışın dışında düşük bir enerjiyle başladı. Kenan Doğulu konserlerine gidenler bilir, kendisi cıvıl cıvıldır, aşırı aktiftir.

Yazının devamı...

Onlar mı aşırı özenli bizimkiler mi özensiz

2 Ağustos 2018


Haberde, Metallica’nın gittiği her şehir için farklı bir set list hazırladığı, önce Spotify verilerine bakarak o şehirde en çok hangi şarkıların dinlendiğini tespit ettikleri yazıyordu.
Metallica bile listesindeki küçük değişiklikler için bu verileri gözden geçiriyor.
Peki bizimkiler ne yapıyor?
Konserden 10 dakika önce “Tamam bunu çalıyoruz” diyorlar ve bam! 2 saatlik konser sadece 10 dakika önce hazırlanmış oluyor.
İki albümlü sanatçılar için konuşmuyorum elbette, yıllardır müzik sektöründe olanlar bizim konumuz...
Metallica gibi köklü bir grup mu aşırı özenli yoksa bizimkiler mi özensizlikten kırılacak, bilemiyorum. (Bazı isimleri tenzih etmekte de fayda var. Çünkü günlerce çalışan, şarkıları yeniden düzenleten, öncesinde-sonrasında çalacağı parçaları ayarlayan grup ve kişiler de var.)

Yazının devamı...

Alternatif popun Harbiye zaferi

30 Temmuz 2018

Böyle diyorum çünkü şarkıcının ilk Harbiye konseriydi bu.

Aylardır içten içe buna heyecanlanan, hazırlık yapan, öyle ki son günlerde psikosomatik semptomları nedeniyle alerjileri çıkan Mabel (bunu sahnede de açık açık söyledi) nihayet sahnede yerini aldı.

3.5 saat süren 30 şarkılık konserde neler yoktu ki?

Dans ekibi, muazzam bir sahne ve ışık tasarımı, (tabii pop sanatçısına yaraşır krallıkta) 8 kişilik ekip, Göksel ve Sıla.

Ondan da öte dört albüme yetecek kadar şarkı...

Önce iyilik ve güzelliklerden bahsedeyim.

Bir kere Mabel sesi, şarkıları, söylemleri, şarkı yazarlığıyla kabul gördüğünü 5 bin kişilik koroyla birlikte resmen ilan etti.

İl il gezdiği Anadolu’dan biriktirdiklerini, heybesindekileri boşalttı.

Yazının devamı...

Bu teşekkür hepinize

28 Temmuz 2018

Nice büyük isimler üst üste sahneye bu kadar çıkmadı, üst üste salonu dolduramadı...

Sıla’nın Harbiye’deki beşinci gününde konsere bir saat kala kapıdaki kuyruk karşıladı beni. Şaşkındım.

“Ne Sıla’ymış” dedim.

Bir konser serisinin beşinci gününde bu kadar kalabalık beklemiyordum.

İçeri girebildiğimde yaş sınırı olmaksızın sevenlerinin Açıkhava’yı doldurduğunu gördüm.

Genci, yaşlısı “Sıla” diye diye giriyordu içeri.

Konser 21.30’da başlıyor. Sahne bir R&B/Pop divasına uygun olarak tasarlanmış.

Vokaller de aynı şekilde... Sahnede 10 kişi Sıla ile 2.5 saatlik bir yolculuk için hazır.

Yazının devamı...

Yeni trend 90’lar

26 Temmuz 2018

Bu yıl eğlence mekanlarının müzik trendleri poptan elektroniğe kaydığı kadar, günümüz popundan 90’lara doğru da bir gerileme sürecine girdi.
Nasıl ki 70 jenerasyonu 80’lerin müziklerini beğeniyordu, 80 jenerasyonu da 90’ların rüzgarına kapılıp gitti.
İstanbul’un lüks mekanlarında ayda bir yapılan 90’lar partileri, haftada bir yapılır oldu. Eller havaya eğlencesi yerini eskilerin teknolojiye mesafeli popuna bıraktı. DJ’ler setlerine sıklıkla koyuyorlar 90’ların pop şarkılarını.
Yani artık Serdar Ortaç ile göbekten zeytin yiyip Seden Gürel ile “Çalkala”yabilirsiniz. Hatta Oya-Bora etkisiyle bir anda geçmişe ışınlanabilirsiniz. Tüm bu nostalji artık gece eğlencelerinin bir parçası.
Hem de yaşlı hissetmenize izin vermeden...

Soundtrack havası

Second ile yaptığı punk müziğin ardından dümeni banjosundan yana kıran Özgün Semerci, “A Nightmare on Clawhammer Banjo” ile geri döndü.

Yazının devamı...
Sinem Vural Kimdir?

Sinem Vural