"Cansel Oruç" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cansel Oruç" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cansel Oruç

Rusya pazarında biz de varız

5 Aralık 2018

Toplamda 18 firmanın bulunduğu UR-GE’de, Moskova ziyaretine 10 firma katılırken, Kimya Sektör Konsey Başkanı İlker Duran, heyete başkanlık yaptı.
Kimya sanayi, pek çok sektöre ara mal ve hammadde temin eden bir sanayi dalı olarak, gerek üretim gerek dış ticarette önemli bir role sahip.
Kimya sektöründen ham madde kullanılmaksızın üretilen çok az sayıda ürün bulunuyor. Dolayısıyla da UR-GE kapsamında yer alan firmaların ürün yelpazesi birbirinden çok farklı.
Coğrafi yakınlık Türkiye-Rusya ticari ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde önemli avantaj sağlasa da 2016’ya kadar düşüş gösteren Rusya’ya ihracat, 2017’de yükselerek 2.7 milyar doları buldu ve yaklaşık yüzde 60 arttı.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre kimya sektöründe Rusya 2017’de tüm ülkelerden 4,7 milyar dolar ithalat yaptı. Almanya tedarikçilerde birinci olurken, Türkiye 17. sırada yer aldı.
Tam da bu noktada BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen Moskova ziyareti, ikili işbirlikleri için önemli bir kapı açtı.
İlk gün Rus firmalar kendi iş yerlerinde ziyaret edildi; ikinci gün B2B görüşmeleri ile daha çok firmaya ulaşıldı.

Yazının devamı...

Kırsal turizme yönelmek iyi mi?

20 Kasım 2018

Dünyada genel turizm algısı sadece deniz ve tarih turizminden alternatif doğa ve kırsal turizme dönmeye başladı.
Kırsal turizm, Türkiye Turizm Strateji Planı 2023’ün hedefleri arasında yer almasına karşın, hala yaygın ve profesyonelleşmiş düzeyde değil.
Ki ülkenin arkeolojik, tarihî ve doğal kaynakları; yerel özellikleri ve kırsal turistik mekânların çokluğuna rağmen.
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Bursa İl Koordinatörü Ömer Berksun, “Alternatif mekân arayan insanların değişen talepleri ile kırsal turizm Türkiye’nin kırsal kalkınmasında önemli bir rol oynayabilir. Kıyılar ve başlıca turizm beldelerindeki ana akım turizme ek olarak Türkiye’nin yüksek doğal, arkeolojik, kültürel değerlerini tanıtması gerekmekte. Bunu, bahsi geçen yerlerdeki altyapıyı geliştirmeden başarmak olanaksızdır. Yeni konaklama tesisleri ve rekreasyonel alanlara ihtiyaç olduğu gibi hâli hazırda mevcut olan tesislerin de yenilenmeleri gerekmekte” diyor.
*
Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi Ve İş Geliştirme tedbiri içerisinde “Kırsal Turizm ve Rekreasyon Faaliyetleri” (302-4) alt tedbirinin, kentin tanıtımı ve potansiyelinin kullanımı içerisinde ciddi bir öneme sahip olduğunun altını çizen Ömer Berksun, Bursa Koordinatörlüğü olarak IPARD I dönemi (2013-2016) 6 Kırsal Turizm Projesi ve içinde bulunulan IPARD II döneminde son sözleşme imzalanan projeler dahil 4 Kırsal Turizm Projesi olmak üzere toplamda Bursa’da 10 proje destek verdiklerini kaydediyor.
Desteklerin sürdüğünü hatırlatan Berksun, “10 projenin toplam yatırım tutarı 17 milyon 360 bin TL, verilen hibe miktarı toplam 7 milyon 250 bin TL. İlimiz özellikle dağ bölgesi, İznik göl çevresi ve Mudanya gibi sahil ilçeleri gibi doğal güzellikler sahip. Türkiye’de oransal olarak yeşil alanlarını bu kadar sanayileşmeye rağmen koruyabilen nadir şehirlerden birisi. 2010 yılından 2016 yılı sonuna uzanan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait veriler tesisleşme ve yatak kapasitesindeki ciddi yükselişi ortaya koymakta. Bursa’da bakanlık belgeli turizm konaklama tesislerinde 2016 yılı sonu itibariyle oda sayısı ilk kez 5 bini, yatak sayısı da 10 bini aştı. 2010-2016 döneminde kentteki tesis sayısı 45’ten 66’ya çıkarken oda sayısı 3 bin 109’dan 5 bin 95’e yükseldi. 2010 yılında 6 bin 335 olan yatak sayısı ise 2016’da 10 bin 394’e ulaştı. 2017’deki yatırımları da dikkate alırsak bu rakamın 11 bine dayandığını rahatlıkla söylemek mümkün” bilgilerini veriyor.

Yazının devamı...

Farkındalık yaratalım

6 Kasım 2018

Ama maalesef her çocuk eşit şartlarda dünyaya gelmiyor, ya da hayat şartları içinde eşit şartlarda olamıyor.
Bazı çocuklarımız küçük yaşlardan itibaren lösemi hastalığı gibi tedavisi zor, ama imkansız olmayan hastalıklarla tanışabiliyor.
Evet tedavisi zor, ama imkansız olmayan bu hastalık türü için öncelikle erken teşhis, sonrasında ise moral çok önemli.
Yaklaşık 20 yıldır lösemili çocuklar için ışık olmayı ilke edinen Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV), “Hayatımız çocuklarımız” sloganı ile 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nda farkındalık yaratacak bir kampanyaya ev sahipliği yapıyor.
Kampanyanın amacı lösemili çocuklara umut olmak ve farkındalık yaratmak.
Çocuklar bir o kadar masum, bazen de bir o kadar acımasız olabiliyor.
Okulda birlikte eğitim aldıkları maskeli, lösemi tedavisi gören arkadaşları ile alay ederek, onlara yaptıkları kötülüğün farkına varmayabiliyorlar.

Yazının devamı...

Bursa, TURQUALITY Destek Programı’nın neresinde?

10 Ekim 2018

Özelikle de yurtdışında yapacağınız markalaşma, sizi rekabette bir adım öne taşıyor.
Bu anlamda 2004 yılında başlatılan TURQUALITY de firmalara önemli destekler sunuyor.
Programının odağında, klasik ihracat desteklerinden farklı olarak salt ihracatı artırmak yerine firmaların markalaşma hedeflerine katkıda bulunmak yer alıyor.
Aslında bu çok önemli bir dip not.
İhracat yapmak artık, teknoloji ile birlikte kolaylaştı.
Fakat si markalaşma yoluna gitmezseniz, bir süre sonra kenara çekilmek durumunda kalabilirsiniz.
Ayakların yene sağlam basması gerekiyor.

Yazının devamı...

Birlik, beraberlik duygularını hatırlama zamanı

3 Ekim 2018

Sanırım tam da o günlerin içinden geçiyoruz.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Oda Sicil Müdürlüğü’nün oda kayıt verileri baz alınarak hazırladığı (Oda bulunan Gemlik, Orhangazi, İnegöl, Karacabey, M.K.Paşa, Yenişehir, İznik ilçeleri hariç.) Bursa’da açılan-kapanan firma sayılarına göre Eylül 2018’de açılan firma sayısı 312.
Bir önceki yılın Eylül ayında açılan firma sayısı ise 268.
Dokuz aylık rakamlara bakıldığında ise 2018 yılı açılan firma sayısı 3 bin 285.
Bir önceki yılın dokuz aylık verilerine göre açılan firma sayısı ise 3 bin 28.
Burada aslında çok da anormal bir durum yok.
Kapanan firma rakamlarına bakınca durum gerçekten de kötü.

Yazının devamı...

Ruhu da beslemek lazım

27 Eylül 2018

“Hayatın ne kadar uzun olduğu değil, nasıl yaşandığı önemlidir” felsefesiyle hayatı dolu dolu yaşamayı seven, sporun her dalıyla yakından ilgilenen ve yelkenli tutkusu olan bir iş insanı HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Sezer. Yelkenli tutkusu, hayat, gençlik, hobi üzerine söyleşi yaptık.

İLK YELKENLİM

- Yelkenli merakınız ne zaman başladı?
Yaklaşık 12, 13 yaşlarındayken küçük Kumla’da bir pansiyonda kalıyorduk. Babamın eniştesi o zaman bize bir yelkenli tekne yaptı. Abim benden iki yaş büyük. O dönemde ikimiz Gemlik Körfezi’nde kendi teknemiz ile gezmeye başladık. Yelkenin, rüzgarın, tabiatın, denizin tadını o zamanlarda aldık. Yelken tekniğini de o zaman öğrendik. Ondan sonra biraz daha büyüttük o işi pirat denilen bir teknemiz oldu. Ondan sonra işte okuldur falan derken bu merakımız öyle bir kenarda kaldı. Teknemizi de o zaman sattık.

MARMARİS’İN KOYLARI

- Sonrasında yelkenli ile tekrar buluşmanız nasıl oldu?

Yazının devamı...

Üretici kadınlar e-ticaret dedi

25 Eylül 2018

Çağımızın artık dijital üzerine olduğunu da düşünürsek, bizi şu anda dijitallikte ne kadar var olduğumuz geleceğimizi belirleyecek.
Bugün mağazaların ivme kaybettiği, internetten ticaretin sürekli arttığı bir dönemden geçiyoruz.
Bunun içindir ki en son Alibaba.com Türkiye’ye giriş yaptı.
Oturduğumuz yerden alışveriş yapmayı çok sevdik.
Önce giysi tekstil ürünleri ile başlayan bu trend, şimdi gıdayı da içine aldı.
Aklınıza gelebilen her şeyi artık internetten almak mümkün hale geldi.
Tam da bu noktada yaptıkları çalışmalar ile kendilerini gösteren ve kadının iş hayatında olması gerektiğinin en güzel örnekleri arasında yer alan Bursa’da kurulan Üreten Kadın Dernekleri Federasyonu üyeleri e-ticareti öğrenmek için Uludağ Üniversitesi’nin kapısını çaldı.

Yazının devamı...

Kibar davranışlar dünyayı güzelleştirir

21 Eylül 2018

İLETİŞİMİN temeli olan dinleme, anlama, empati yapma, hoşgörü ve incelikle yaklaşma gibi kavramların yerini, daha ben merkezli iletişim kurma şeklinin aldığını belirten Eğitimci Yazar ve Zarafet Akademisi kurucusu Gökhan Dumanlı ile okulların açıldığı bugünlerde 1. sınıftan 4. sınıfa kadar her sınıfın seviyesine göre ayrı ayrı kaleme aldığı “Değerlerimiz ve Görgü” ders kitapları hakkında konuştuk. Dumanlı, Değerlerimiz ve Görgü konusunun okullarda ders olarak okutulması için verdiği çabayı, çocuklarda bu dersin kazanımları ve geleceğe etkisini, çocuklarımızın gelişimi ile ilgili düşündüren noktaları anlattı.

UNUTULUYOR

- Zarafet neden hayatımızda olmalı? Türkiye’de zarafet ile birlikte değerlerimizin son durumu nedir?
Türkiye, tarih boyunca belirli evrensel değerlere sahip ve bunları da koruyan bir kültüre sahip iken bugün bir takım değerlerin unutulduğunu görüyoruz. Teknoloji, nüfus yoğunluğu, çok kültürlülük, televizyon, eskinin kötü, yeninin iyi olduğu psikolojisi ile sürekli bir tüketim odaklı mesajlar ve içerikler bu durumun en önemli sebepleri arasında. İletişimin temeli olan dinleme, anlama, empati yapma, hoşgörü ve incelikle yaklaşma gibi kavramların yerini, daha ben merkezli iletişim kurma şekli aldı. Salt görgü kuralları ile günlük ahlak arasındaki ayırımı yapmakta başarısızlığa uğradık. Nezaket kurallarının modasının geçtiğini düşündük içimizden, ne gerek var öğrenmeye, uygulamaya dedik, ama farkına varmadan insanlarla ilişkilerimizi düzenleyen, bizleri diğerlerine yaklaştıran, toplumu toplum yapan bazı güzel alışkanlıkların da ortadan kalkmasına sebep olduk. Çevremizdekilere saygı göstermenin, toplu taşıma araçlarına itilmeden inip binme haklarına saygı duymak olduğunu unuttuk. Biz aslında sosyal açıdan ilerlemenin, gelişmenin medeni olmak, kibar olmak, görgü kurallarına uymak demek olduğunu unuttuk. 

İŞİM DEĞİL, YAŞAM AMACIM

- Neden böyle bir işe adım attınız?

Yazının devamı...
Cansel ORUÇ Kimdir?

Cansel ORUÇ