"Selim Öztürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Selim Öztürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Selim Öztürk

Selim Öztürk

Whatsapp'a bu özellik hiç gitmedi hiç!

22 Mart 2017

Facebook Snapchat'i bitirmeyi kafayı takmış; bu çok net. Pek çok özelliğini ilk Instagram'a alarak Snapchat'e büyük darbe indirdi indirmesine; ama olay Instagram'la sınırlı kalacak gibi değil. Facebook'a da yakında Hikayeler özelliğinin geleceğini biliyoruz; ancak öncesinde Whatsapp'a bu güncelleme geldi bile!

Ancak Whatsapp'ta olumlu tepkiler almadı bu özellik. Instagram'ın aksine Whatsapp'ta kendi adıma Hikayeler özelliğinin yoğun olarak kullanılmadığını görüyorum. Benim de açıkçası paylaşasım gelmiyor; hani Instagram neyse de Whatsapp'ta ayrıca görüntü paylaşmaya nedense ihtiyaç duymuyorum sanırım; çünkü bence Whatsapp bu iş için uygun bir mecra değil; sohbet eder konuşursun; ancak sosyal medya olarak bu uygulamayı kullanmaktansa gerçekten iletişim için bu uygulamanın daha çok tercih edildiği muhakkak.

Facebook, elbette Whatsapp'a bu özelliği getirerek yeni yeni bir şeyler deniyor şüphesiz; ancak siz de dikkat ettiğiniz üzere bu özellik pek tutmadı; üstüne de herkesin yoğun olarak kullandığı Durum ve Favori bölümleri atıldı.

Whatsapp, tepkilere kulak vererek Durum özelliğini geri getirdi getirmesine de bakalım Hikayeler özelliğini de aynı son mu bekliyor? Bekleyip göreceğiz.

Yazının devamı...

Horizon Zero Dawn için PlayStation alınır!

8 Mart 2017

Horizon Zero Dawn'da hayat verdiğiniz karakterin ismi Alloy. Daha bebekliğinden itibaren onunlasınız; onu büyürken izliyor, onunla beraber siz de öğreniyor, gelişiyor ve genç yaşlarına kadar kısa süreli de olsa Alloy'un yanında oluyoruz. Bu da karaktere oyunun en başından itibaren daha çok bağlanmamızı sağlıyor. Tabii oyun ilk etapta birbiriyle çelişen pek çok dış etkene de sahip. Modern teknoloji çağının beraberinde getirdiği demir leblebiler yani canavar makineler insanlığı esir almışken; nasıl oluyor da Alloy ve diğer kabileler hala oklarla, mızraklarla avlanabiliyor? İnsanlık neden eski çağlarda yaşamak durumunda?



Oyuna başladığnız anda daha küçük yaşlarınızda bile bu metal dinozorları yere indirmeye çalışıyorsunuz; inanılması güç ama bunu okla, mızrakla yapıyorsunuz; öyle gelişmiş teknolojik silahlarınız da yok!



Oyunun oynanışı ise tıpkı Assassin's Creed serisi veya Batman gibi... Oyuna çabuk ısınıyorsunuz!



Ana karakterinizin ismi Alloy. O bir outcast yani kabile üyesi olarak kabul edilmeyen, dışlanmış gruptan. Alloy'un neden böyle doğduğunu ise oyunun sonlarına doğru öğreniyorsunuz; daha fazlasını anlatmayayım!



Oyunda pek çok görevi yerine getiriyor, tecrübe kazanıyor ve seviye atlıyorsunuz. Ancak Alloy olarak asıl aradığınız şey 'Alloy nereden geliyor', 'Annesi kim?' sorularının yanıtı aslında.



Oyunun zamanı bugünün dünyasının kabaca 1000 yıl sonrasında geçiyor! Yani dinozor makinelerin her yerde cirit attığı, en modern teknolojinin kullandığı dönem. Ama aynı zamanda terk edilmiş kasabalara da rastlıyoruz, sırtımızdan da yay eksik olmuyor.



İnsanlığın teknolojinin bu denli gelişmiş olmasına rağmen neden kabile hayatı sürdüğünü merak ediyoruz. Acaba neden?



Ve daha da önemlisi bu robot canavarları kim yaptı, neden her yerde varlar ve insanlara saldırıyorlar?



Oyunda pek çok makineyle karşılaşacaksınız; kimisini 'indirmek' kolay olacak; kimi ise tekrar tekrar ölüp oyunu inatla oynatmaya sizi devam ettirecek. Pes etmek yok!



Oyun sık sık kendini kaydediyor; ancak siz de gittiğiniz yerlerde bulabileceğiniz (haritada da gösteriliyor) ateş yakabildiğiniz bölgelerde oyununuzu kaydedebiliyorsunuz. Bu noktalar aracılığıyla hızlıca teleport da olabiliyorsunuz ki bunun için 'fast travel' denilen özel bir ekipmana sahip olmanız gerekiyor. Çünkü Horizon Zero Dawn'ın dünyası o kadar büyük ve tehlikeli ki her seferinde o yolları arşınlamak yerine hızlıca geçmeniz çok daha makul!



Horizon Zero Dawn'ın görüp görebileceğiniz en devasa makinesi. Bakmayın devasa göründüğünde; saldırgan bir yanı yok; zaten onunla çok farklı bir işiniz var!



Oyunda küçükten büyüğe çok farklı makineler karşınıza çıkacak; hele hele Thunderjaw olanını gördüğünüzde 'ben bittim' dememeniz için hiçbir neden yok sanırım!



Oyunda topladığınız bitkiler, ağaç dalları sizin ok yapmanıza, panzehir yaratmanıza yarıyor;  o yüzden dolaşırken gördüğünüz çalı çırpı ne varsa toplayın!



Alloy zaman içinde sadece bu makineleri öldürmekle kalmıyor, onları kendi lehine kullanmayı da öğreniyor; mesela binek atı olarak kullandığınız bu makine ile gideceğiniz yere çok daha hızlı varıyorsunuz!



Tüm makinelere binemiyorsunuz elbette; bazılarını ise ele geçirdiğinizde sadece sizin yanınızda savaşmasını sağlama şansınız var; bu da geçici bir süre ama!



Oyunun çok canlı bir atmosfere sahip olduğunu söylemek lazım; yağmur, kar, sis, dağlar taşlar, derin ormanlar, karlı dağlar, gece ve gündüzün birbirini düzenli takip etmesi... Yani etrafınızda devam eden bir hayat var ve bunun fazlasıyla farkındasınız!



Şu an bir dağın tepesindeyiz; Alloy ve binek makineler birçok engebeyi rahatça aşabiliyor; çıkamam deyip olay yerinden hemen uzaklaşmayın!



Oyunda o kadar çok görev var ki böylesine geniş bir dünyada görevleri yapmak için bir oraya bir buraya koşturmak bile en az 50 saatinizi alacak; benden söylemesi!



Assassin's Creed serisinde veya Tomb Raider'da olduğu gibi Horizon Zero Dawn'da da gizli dehlizler var ve sırrını çözmeye çalışıyorsunuz.

Kısacası ben oynarken büyük zevk aldım; oyunun sadece PlayStation'larda çalışıyor olması dolayısıyla bir oyun için bile konsol alınır fikrindeyim. Bir deneyin, bana hak vereceksiniz!

Yazının devamı...

Mobil Dünya Kongresi'nde bu yıl neler var?

1 Mart 2017

Asıl sürprizi Nokia yaptı aslında. Aylardır 'geri dönüyor' iddialarına kulak kabartarak yaptığımız haberlerin ardından şirket gerçekten de yıllar önce milyonlarca satan Nokia 3310'u yenileyerek karşımıza çıkardı. Öyle Android'le çalışan bir telefon olarak da çıkmadı karşımıza; eskisi gibi Nokia kendi işletim sistemi Nokia Seris 30+'ı kullanmayı tercih etti. Tasarımı eski modele göre çok daha renkli elbette; özellikleri ise nispeten daha iyi sayılır! Fiyatı ise 50 dolar seviyelerinde. Türkiye'ye gelir mi bilinmez ama fiyatının çok daha yüksek olacağını söylemeye sanırım gerek yok. 


Nokia 5

Nokia 3310 dışında Nokia 3, Nokia 5 ve Nokia 6 isimli üç farklı telefona daha imza atmayı ihmal etmedi şirket. Bu cihazlar Android işletim sistemiyle çalışan ve günümüz akıllı telefon tabirini hak eden cihazlar elbette ve orta segment telefon pazarını kızıştıracağa benziyor. Özellikle Nokia 3, Nokia 5 ve Nokia 6'nın tasarımının başarılı olduğunu söyleyelim; ama cihazı yakından kullanmadan son sözü söylemeyelim elbette. 


Huawei Watch 2

Nokia dışında, Samsung iki yeni tabletiyle gelirken, Sony de Xperia serisini yeniledi. HTC'den ise maalesef hiç ses yok; HTC 11'in adından çok bahsedildi; ancak bu kongrede cihazı görmek kısmet olmadı. Huawei ise yeni telefonları Huawei P10 ve Huawei P10 Plus dışında iki yeni akıllı saatiyle de dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Akıllı saat pazarı da malum şu sıra oldukça hareketli; Apple Watch, Samsung Gear S3 derken hemen her şirket bu alanda ürünleriyle boy göstermek istiyor.
BlackBerry Mercury (KEYone)

LG, uzun süredir beklenen LG G6 ile gelirken, Lenovo da Moto serisini yenilemeye devam ediyor ve Moto G5 ile birlikte Moto G5 Plus şirketin bu yıla damga vuracak yeni ürünleri.

Ama asıl sürpriz Nokia ile birlikte sanırız BlackBerry'den. Mercury yani KEYone, öldü ölecek derken şirketin bu alanda çıkardığı en yeni telefonu olma özelliğini taşıyor. Özelliklerine gelince; KEYone'ın teknik özellikleri arasında 1620x1080 piksel çözünürlükte 4.5 inç ekran, alüminyum kasa, Snapdragon 625 işlemci, Adreno 506 GPU, 3 GB RAM, 32 GB genişletilebilir dahili hafıza, 12 MP arka kamera, Quick Charge 3.0 teknolojili 3505 mAh pil (36 dakika içinde yüzde 50 doluluğa ulaşabiliyor), Android Nougat 7.1 işletim sistemi yer alıyor. Firma öte yandan yeni modelde QWERTY klavyeden yine vazgeçmemiş.


Galaxy S8'e ait olduğu iddia edilen bir görüntü

Kısacası yine çok hareketli bir Mobil Dünya Kongresi'ni geride bırakıyoruz. Ancak kongrede olmayan ama önümüzdeki haftalarda göreceğimiz sürprizler de olacak. Örneğin Galaxy S8! 29 Mart tarihinde New York'ta yapılacak etkinlikte göreceğimiz yeni telefon, Samsung'a göre şirketin bugüne kadarki en iddialı ürünü olacak. Bekleyip göreceğiz!

Yazının devamı...

Televizyon almadan önce nelere dikkat etmeli?

22 Şubat 2017

Sanırım 5 yılı aşkın bir süredir eve televizyon almadım. Evet, teknoloji editörü olarak ömrüm belki bu cihazlarla geçiyor ancak kendi evimde kullandığım halen eski bir model. Bu aralar düşünüyorum, acaba ne almalıyım? Bu sorunun yanıtını beraber aramak istiyorum. 

TV almayı düşünüyorsanız çok fazla opsiyonunuz var: HD, 4K, UHD, HDR, OLED, LED gibi gibi. Televizyonlar artık sadece bir ekrandan ibaret değil, birer bilgisayardan farkları kalmadı. TV kanallarını izlemek dışında internete de girebiliyoruz, YouTube gibi platformlardan film izleyip müzik de dinleyebiliyoruz. 
Şimdi isterseniz TV alırken dikkat edeceğimiz hususlara maddeler halinde şöyle bir bakalım: 

1. Görüntü kalitesi

TV alırken aklınızda olması gereken ilk şey görüntü kalitesi elbette. Ancak şunu da unutmamalı ki en iyi görüntü kalitesi beraberinde yüksek fiyatı da getiriyor. Yani bütçemize de bakarak optimum ürünü bulacağız. Örneğin en iyi görüntü kalitesini arıyorsak o halde TV ekranımızın OLED teknolojisini kullanıyor olması gerekiyor. LG'nin bu anlamda çıkardığı OLED TV'leri olduğu gibi Samsung'un da QLED adını verdiği modelleri bulunuyor. İkisi de üç aşağı beş yukarı benzer teknolojiler aslında.

Eğer OLED size çok maliyetli geliyorsa, o halde görüntü kalitesinden çok da ödün vermeden daha uygun fiyatlı modellere bakmamız gerekecek. Bunun için de 4K ve HDR teknolojilerini sunan bir LED TV işinizi fazlasıyla görecektir. Samsung'un 65 inç'lik LED TV'leri olduğu gibi diğer teknoloji devlerinin de hayli iyi LED TV'leri bulunuyor. 

2. TV'lerde 4K deneyimi

4K TV'ler (kimi zaman UHD TV veya HD TV olarak da bilinirler) normal HD TV'lere oranla iki kat daha fazla çözünürlük sunar. Ancak gerçekte görüntü kalitesindeki farkı doğrudan göremeyebilirsiniz; keskin hatları yoktur. TV'den biraz uzaklaştığınızda, standart HD TV'lerden görüntü kalitesinin daha iyi olduğunu fark edebilirsiniz. 4K teknolojisi standart halini almaya başladığından bugün için artık HD TV almanızı önermem söz konusu değil elbette.

3. HDR çok ama çok önemli bir özellik

Ekran kalitesinden bahsetmişken HDR teknolojisinin üzerinde durmazsak olmaz. Peki nedir HDR? Açılımı High Dynamic Range yani Yüksek Dinamik Aralık olan HDR'yi şöyle açıklayabiliriz:

Görüntülerin temeli siyahlar ve beyazlar diyebiliriz. Aslında evet birçok etken mevcut sadece siyah ve beyazla kısıtlamamak lazım fakat görüntüye esas derinliği katan etkenler bunlardır. HDR’ın görüntülerdeki gölgelerin arkasında saklanan ince detayları görebilme ve renkleri oldukça gerçekçi kılmak gibi bir güzelliği mevcut.


HDR teknolojili ekran (solda) ve olmayan... Görüntü farkı net olarak ortada!

Karanlık ve aydınlığın mükemmel uyumu sayesinde görüntülerin gerçekçiliği, kalitesi, keskinliği ve detayları artıyor. Yer alan yüzlerce örnekten de bunu rahatlıkla görüyoruz ki bu teknoloji bu kadar konuşulmayı hak ediyor. Ekranınız 4K olsa bile söz konusu desteğe sahip değilse yeterince detaylı görüntüler elde edemezsiniz. Ayrıca HDR teknolojisi her boyuttaki ekranlarda çalışmak üzere geliştiriliyor ve kalite hep daha yüksek oluyor.

4. Peki ya 3D ne olacak?

Güldürmeyin beni! 3D mi kalmış sahi? Yıllar yıllar önce Avatar'la sinemalarda başlayan 3D akımının artık esamesi okunmuyor; TV alırken adını bile telafuz etmeyin, artık bir şey ifade etmiyor.

5. Akıllı TV'ler?

Bugünün TV'leri artık WiFi bağlantı desteğiyle geliyor. Yani bilgisayardan farksızlar. Netflix, YouTube gibi platformlara TV'lerden girip kendi istediğimiz içeriği izleyebiliyoruz. Akıllı TV almak zorunda değilsiniz; bir Apple TV ya da oyun konsolu bile aynı işi görecektir. Yani akıllı TV kavramının üzerinde çok durmanıza gerek yok; zaten piyasada pek akıllı olmayan da yok ya!

6. Ekran büyüklüğü ne olmalı?

Tamamen size kalmış. Odanıza, iş yerinize yani nereye koyacağınıza göre ve tabii ki bütçenize göre bu kararı vermelisiniz. Ekran büyüdükçe fiyatın arttığını da hep akılda tutmalı. 

Yazının devamı...

Twitter'dan onaylanmış hesap nasıl alabiliriz?

15 Şubat 2017

Twitter, daha önceki süreçte kullanıma sunduğu onaylanmış profil rozetlerini sınırlı sayıda kullanıcı kitlesine dağıttığı gerekçeleriyle eleştirilere maruz kalmıştı. Twitter'ın, spor, siyaset, magazin, basın vb. mecralardan tanınmış kişilere, ünlü markalara sağladığı onaylanmış profil rozetlerinin şimdiki süreçte daha fazla kullanıcıya ulaşabileceği yeni bir bağlantısı var artık.

2009 yılı itibariyle kullanıma sunulan özellik, günümüze dek yaklaşık 200 bini aşkın onaylanmış profilin meydana gelmesini sağlamıştı.

Uygulama bünyesinde profillerin güvenilirlik ve tanınmışlık düzeylerini öne çıkaran rozetler, Twitter'ın yeni kararıyla daha fazla kişiye ulaşabilecek.

Twitter hesabı nasıl onaylatılır?

Kullanıcıların onaylanmış profil rozetlerine sahip olmaları için izlemeleri gereken birkaç aşama bulunuyor:

İlk olarak yeniden kullanıcıların başvurusuna açılacak doğrulama paneline, onaylanmak istenen kullanıcı adı yazılacak.

Daha güvenilir bir profil deneyimine sahip olunması için kullanıcılarıntelefon numarası, e-posta adresi, tam teşekküllü profil bilgileri panele kaydedilecek.

Shiftdelete.net'in haberine göre Twitter kullanıcıların profillerinin güvenilirliğini test etmek amacıyla, profilleri neden onaylatmak istediğini sorgulayarak, profil bağlantısının en az iki web sitesinde yer almasını isteyecek.

Kullanıcılar son aşamada, pasaport, ehliyet, nüfus cüzdanı gibi fotoğraflı kimlik belgelerini ekleyerek profillerini onaylatmış oluyorlar.

Kullanıcılar hesaplarını bu bağlantıdan onaylatma yoluna gidebilecekler.

Yazının devamı...

Telefonunuzun batarya ömrünü artırın!

8 Şubat 2017

İsviçreli, İsveçli bilim adamlarının geliştirdiği yeni nesil bataryaların günlerce ve hatta haftalarca kullanıcıları prizden uzak tutacağına dair zaman zaman haberler alıyoruz; ancak bunların hiçbiri bir türlü hayatımıza girmiyor ve hep bilim adamları yaptığıyla kalıyor. En iyisi biz bilim adamlarını beklemeyeli bırakalım da kendi başımıza batarya ömrünü nasıl artırabiliriz, ona bakalım!

Arka plan etkinliğini azaltın

Bu ipucumuz, muhtemelen herkesin işine gelmeyecek. Ancak arka plandaki uygulamaların çoğunu kapatmak, onların pili tüketmesine engel olacaktır. Twitter'da birisi sizden bahsettiğinde uyarı almak çok önemli değilse, bu işlevi kapatabilirsiniz. Benzer biçimde Drive, Amazon gibi arka planda çalışması çok gerekli görmeyen uygulamaları "Background App Refresh" bölümünden kapatarak, arka planda işlem gücünü kullanmalarına engel olabilirsiniz.

Belirli uygulamaları daha az kullanın

Facebook, Twitter gibi uygulamaların arka planda çalışmasına engel olduğunuzda, bu sefer onları sıkça kontrol etmenizi söyleyen bir dürtüyle baş başa kalabilirsiniz. Ancak Facebook gibi bazı uygulamalar, pil ömrüne fark edilir derecede etki edebiliyorlar. Hangisinin daha çok pil harcadığını anlamak için tüketimi takip etmeniz gerekiyor. Pili sohbet etmediğiniz zamanda bile hızla tüketen uygulamalar arasında Google Hangouts'un da bulunduğunu söyleyelim.

Uyarılar

Cihazınıza gelen uyarıların ekranınızı açıp, sizi bilgilendirmesi çok pratik olabilir. Peki susturmanız gereken uygulamalar da var mı?

Ekranın kısa süreyle açılıp kapanması önemsiz gibi görünse de, bunun gün içinde onlarca kez tekrarlanması pilin tükenmesini destekleyecektir. Hangi uyarılara ihtiyacınız olduğunu düşünün ve ayarlarınızı buna göre değiştirin.

Bir adım daha ileri gitmek isterseniz, epostaları otomatik olarak kontrol etmeyi de durdurabilirsiniz. Ancak sanırız çoğu kullanıcı, internetle bağını bu kadar çok koparmak istemeyecektir.

Uçak modu

Uçak modunu sadece uçakta kullanılan bir ayar olarak düşünmeyin. Rahatsız edilmek istemediğinizde veya pil tüketimini yavaşlatmak istediğinizde uçak modu, çok faydalı olabiliyor. Ayrıca uçak modunda telefonunuz herhangi bir işlem yapmadığından çok daha hızlı bir şekilde şarj olduğunu da unutmayın.

Konum

Bazı uygulamaların konumunuzu takip etmesi, gerçekten işe yarıyor. Bazılarının ise bunu yapmasına pek gerek yok, çünkü kendi hayırlarına, sadece bilgi toplama amaçlı çalışıyorlar.

Konum takibi pil ömrünü önemli ölçüde etkilediğinden onu tamamen kapatabilir veya belirli uygulamaları konumla ilgilenmekten alıkoyabilirsiniz.

Yazının devamı...

3D TV resmen öldü! Yaşasın akıllı TV!

1 Şubat 2017

3D TV'nin resmen öldüğünü artık söyleyebiliriz; zira bugüne kadar ısrarla 3D TV üretimini durdurmayan LG ve Sony de bu alanda artık yer almıyor. Dolayısıyla 3D TV'yi sahiplenen ufak çaplı markalar dışında hemen hiçkimse kalmadı. 

AVATAR İLE 3D TV RÜZGARI BAŞLAMIŞTI

Avatar'ın vizyona girmesiyle birlikte 3D teknolojisi zirve yapmış ve şirketler birbiri ardına yeni 3D TV'leriyle tüketicilerinin karşısına çıkmak için sayısız reklam kullanmıştı. Ancak Avatar'ın üzerinden geçen 7 yılın ardından bu teknolojinin tutmadığı görüldü. Bugün için daha çok sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve diğer giyilebilir cihazlarda tercih edilen bu teknoloji artık başlı başına hiçbir şey ifade etmiyor. 



NEDEN 3D TV TUTMADI?

Öncelikle yeteri kadar içerik hiçbir zaman olmadı. 3D TV'ler piyasaya çıktı çıkmasına; ancak yeterli sayıda 3D film ve diğer içeriklerden fazlaca olmayınca televizyonların 3D özelliğini kimse istediği gibi kullanamadı; teknoloji yaygınlaşamadı.

Gözlükler de 3D TV'nin önündeki en büyük engellerden biriydi. Uzun süreli TV izleme alışkanlığını fazlasıyla baltalayan gözlükler kullanıcılar için yorucu bir deneyimden öteye gidememişti.



3D TV'ler aslında iyileştirilmiş bir 2D TV'ydi ve 3D özellikleri o kadar da sık kullanılamadı. 

Ve Blu-ray diskler... Blu-ray'in fazlasıyla pahalı bir çözüm olduğu gerçeği 3D TV'lerin yaygınlaşmasını engelleyen bir diğer etkendi. Pahalı filmleri izlemek istemeyen kullanıcılar, 3D filmlerden uzak durmak zorunda kaldı.

ARTIK AKILLI TV'LER MODA!

TV endüstrisi 4K, HDR ve akıllı TV teknolojilerine yoğunlaşmış durumda. Henüz 4K teknolojisi ülkemizde çok yaygınlaşmamış olsa da, yayıncılar da yavaş yavaş bu yayın formatına uymaya başladı. Gelecekte ise 8K çözünürlüğünde TV'ler yavaş yavaş evleri doldurmaya başlayacak; ancak bunun için en az 5 yıl beklememiz gerekecek!

Yazının devamı...

Bu uygulamalara mutlaka bir şans verin

18 Ocak 2017

Uygulamalar telefon geliştiricileri için ciddi bir ekosistem. Apple'ın uygulama mağazasında her gün yüz binlerce uygulama telefonlara indiriliyor. Bazıları adını duyurmayı başarıyor ve milyonlara ulaşıyorken, bazı işe yarar uygulamalar ise kendini tanıtma şansı bulamayıp yok oluyor.

Şimdi isterseniz benim de kullandığım ve faydasını fazlasıyla gördüğüm uygulamalara şöyle bir göz atalım; ilginizi çekerse, herhangi bir ücret ödemeden de hemen deneme şansınız var nasılsa!



Wetransfer

Bu uygulama sayesinde ücretsiz olarak 10 GB'a kadar tüm dosyalarınızı internete yükleyebilir, yüklediğiniz adresi arkadaşlarınızın dosyaları indirmesi için paylaşabilirsiniz.

MHRS

MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) isimli bu uygulama sayesinde telefonunuzdan hızlıca aile hekiminizden veya dilediğiniz bir hastaneden istediğiniz zaman diliminde randevu alabilirsiniz.

Free vpn proxy by VPN Master

Özellikle ülkemizde sık sık internet erişim sorunu yaşadığımız muhakkak. Facebook, YouTube, Twitter ve hatta Whatsapp'a bile zaman zaman erişim sorunu yaşıyoruz. Bu uygulamalara erişmenin en basit yolu ise iyi bir VPN aracı kullanmak. Telefonlarda üstelik ücretsiz olarak da indirebileceğiniz "Free vpn proxy by VPN Master" isimli uygulama kullanıcıların herhangi bir ücret ödemeden yurtdışında herhangi bir sunucuya bağlanarak uygulamalara erişebilmesini sağlıyor. Tek yapmanız gereken uygulamayı açtıktan sonra 'kalkan' simgesine dokunmak ve beklemek. Görüntüdeki dünya simgesi kask giymiş hale döndüğünde VPN'e bağlanmış oluyorsunuz. Uygulamanın hem iOS hem de Android sürümleri bulunuyor. Uygulama ücretsiz olduğundan yer yer karşınıza reklamlar çıkıyor.



Here WeGo

Here WeGo isimli harita uygulaması, Google Maps ve Apple Maps'in aksine kullanıcılara çok kullanışlı bir özellik sunuyor. Siz offline olsanız da yani internete bağlı olmasanız da haritayı önceden yükleme şansınız olduğu için internet bağlantısına muhtaç kalmadan haritada rahatça dolaşabiliyorsunuz. Özellikle yurtdışına sık sık çıkan ve harita ihtiyacı içinde olan kullanıcıların WiFi noktası bulduğunda Avrupa, ABD, İngiltere gibi ülke ülke ya da bölge bölge haritaları telefonlarına indirmesi ve roaming yapmadan bu haritalara offline olarak erişebilmesi mümkün.

Fitness Point

Fitness Point isimli uygulama özellikle spor yapmaya başlayacaklar için biçilmiş kaftan. Spora başlamayı yardım almadan başlamayı düşünüyor, ama tam olarak hangi noktadan başlayacağınızı bilmiyorsanız bu uygulamayı bir rehber gibi düşünebilirsiniz. Fitness Point ile karın, kol vb. tüm vücut hareketlerini nasıl yapmanız gerektiğini görüntü desteğiyle öğrenebilir, kendi programınızı yaparak size en uygun programı da oluşturabilirsiniz. Ücretsiz sürümü de bulunan uygulamayı indirdikten sonra özelliklerini daha geniş geniş kullanmak için ise cüzi bir ücreti gözden çıkarmanız gerekiyor.



Recontact: Istanbul

Recontact: Istanbul, bugüne kadar benzerine pek rastlamadığınız türden bir mobil oyun deneyimi sunuyor. İstanbul sokaklarında çekilen gizli kamera görüntüleri üzerinden ‘şüpheliyi’ bulmanızı bekleyen oyun, etkileyici müzik ve kurgusuyla dikkat çekiyor. Oyunda her biri Beyoğlu ve çevresinde çekilmiş 10 farklı görüntü için kullanıcılardan tarif edilen kriterlere uyan kişiyi bulmaları bekleniyor. Kullanıcılar şüphelinin kadrajda olduklarını düşündüğünde ekrana dokunuyor ve ‘zoom’ yaparak kadrajdaki bir kişiyi seçiyor. Oyunda yanıldığınız her 2 tercih için 60 saniye kadar beklemeniz gerekiyor, bu süreçte ekranda yazan cümle ise şu: ‘Çok fazla hata yaptınız, dikkatli davranmanız için biraz zamana ihtiyacınız var.’

Speedtest

Speedtest isimli uygulama, internet hızınızı anında öğrenebilmenizi sağlıyor. Bu şekilde evinizdeki WiFi'ını öğrenebileceğiniz gibi, 4.5G veya 3G üzerinden internete bağlanırken de yine hız ölçümü yapabiliyorsunuz. Ücretsiz olarak indirilebilen uygulamada özellikle hücresel veri kullanırken çok sık test yapmamanızda fayda var; zira yapılan her testte uygulama internet hızını ölçme işlemi sırasında kotanızı kullandığından kota aşımı sorunu yaşayabilirsiniz.

Yazının devamı...