"Selim Öztürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Selim Öztürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Selim Öztürk

Selim Öztürk

Amazon'dan evlilik teklifine 'hayır'

11 Ekim 2018

Tüm bunları zaten biliyoruz; ancak sanal asistanlarla 'muhabbet'i daha öteye taşımaya çalışanlar da aramızda yok değil! Örneğin Siri'ye 'benimle evlenir misin' sorusunu yönelten azımsanmayacak sayıda kullanıcı bulunuyor. Siri, kibarca bunu reddediyor elbette; ancak Amazon'un Alexa'sının verdiği cevap gerçekten de duyanları şaşırtmaması mümkün değil!

Amazon'un sanal asistanı Alexa, gün geçtikçe büyüyen bir platform. Özellikle ABD'de geniş bir kullanım ağına sahip olan bu özel teknolojiyle içli dışlı olan bazı kullanıcılar, sadece 2017'de Amazon Alexa'a 'benimle evlenir misin' sorusunu yöneltiyor. Peki Amazon buna nasıl yanıt veriyor dersiniz?

Maalesef Alexa evlilik teklifi eden herkesi reddediyor. Bu soruyu soranlara verdiği yanıt ise kulağa epey tanıdık geliyor: "Biz ayrı dünyaların insanıyız, sen Dünya'da yaşıyorsun, bense 'bulut'ta."

Bu cevaptan farklı olanı duymak isteyenler tekrar tekrar aynı soruyu Alexa'ya yöneltiyor; ancak olumsuz yanıt değişmiyor elbette. Bu soruyu sorarken kullanıcılar eğlenceli yanıtlar duymayı istiyor ya da o an can sıkıntısından bunu yapıyor.

Sebebi ne olursa olsun, sanal asistanlar bir şekilde hayatımıza iyiden iyiye yerleşiyor ve birer sanal 'arkadaşımız' oluveriyorlar.

Yazının devamı...

Arabada dikkat dağınıklığını yok eden buluş

8 Ekim 2018

Trafik kazalarının meydana gelme nedenlerine baktığımızda yüzde 70 oranında uyku sersemliği dahil insan hatası büyük rol oynuyor. Yani kaza çoğunlukla araçtan değil, insan kaynaklı. Teknoloji de bu yönde çözüm bulmalı ki kaza oranlarında ciddi bir düşüş görebilelim. Bu kapsamda uzun süredir yeni bir proje üzerinde çalışan Fujitsu mühendisleri, insan hatası faktörünü hesap ederek özel bir teknoloji geliştirdi. Henüz satışta olmayan ve test aşamasında olan bu ürün işte bu konuda sürücüye yardımcı oluyor. 

Fujitsu, giyilebilir bir cihaz olan ve güvenli sürüşü destekleyen FUJITSU Drive Drowsiness Detector (DDD) sensörü geliştirmiş. Bu sensörlü cihaz sürücünün yorgunluğunu nabzı kontrol ederek belirliyor ve hem sürücüyü hem de araç filo yöneticisini bilgilendiriyor.


Fujitsu Drive Drowsiness Detector (DDD)’ün araç, otobüs ve taksi şoförlerinin, sürüş esnasında daha az dirençle kullanabilmeleri için kulak klipsi ile adapte edilmişt. Sürücüler kulak klipsi sensörünü taktığında, sensör sürücünün nabız bilgilerini toplamaya başlıyor. Cihaz nabız düştüğünde sürücüye titreşim gönderiyor; böylece dalgınlık söz konusu olduğunda bir uyandırma vazifesi görüyor.

Toplanan nabız bilgisi özel bir algoritma kullanılarak analiz ediliyor. Cihaz ve sürücüler arasındaki farklar nedeniyle toplanan verilerin dağılımı düzenleniyor. Cihaz, toplanan verilerden sürücünün yüksek derecede uyku sersemi olduğunu tespit ettiğinde, araçtaki cihazdan ya da telefondan titreşim şeklinde bir uyarı veriyor.

Bu şekilde bir durum olduğunda cihaz; bir filo yönetim sistemine bağlanarak, otobüs ve diğer taşımacılık şirketlerinde filo yöneticilerine veri gönderiyor.

Yazının devamı...

Telefonlarda performans hilesi mi yapılıyor?

30 Eylül 2018

Türkiye dahil dünya genelinde satışa sunulan telefonların sayısı gün geçtikçe artıyor. Telefon almak istediğimizde artık pek çok seçeneğimiz var. Biz de alım yaparken ya markaya, ya batarya ömrüne, ya kamerasına ya da tasarımına bakarak karar veriyoruz. Ve tüm bunların ışığında fiyat/performans karşılaştırması da yapmayı ihmal etmiyoruz. Ancak ortaya atılan bazı iddialar var ki telefon üreticilerinin performans ölçümlerinin üzerinde oynadığı konuşuluyor. Daha önce bu iddialarla anılan isimler Samsung, Oppo, Huawei ve HTC idi. Ancak bu saydığımız şirketler kesinlikle bu iddiaların doğru olmadığını savunuyor. 

Donanımhaber.com editörü Erdi Özüağ ise performans hilesi tartışmasına yeni bir boyut getirdi ve manipülasyon iddialarıyla ilgili Hürriyet'e şu açıklamaları yaptı: "Samsung, Apple ve Huawei hem en çok akıllı telefon satan markalar hem de kendi platformlarını geliştiren şirketler olarak yaptıkları her şey dikkat çekiyor. Yaptığım testler Huawei ve alt markası olan Honor'un üst seviye telefonlarında performans hilesi olduğunu gösterdi. Hile ifadesi önemli çünkü ortaya çıkana kadar böyle bir gizli modun olduğu şirket tarafından açıklanmamıştı."

Diğer yandan özellikle Huawei ve OPPO, kıyas uygulamaları açıldığında telefonlar normalde çalıştığından daha yüksek performansta çalışıyor böylece daha yüksek sonuçlar elde ediliyor. Bu durum her ne kadar hile olarak atfedilse de karşıt görüşler de var. Bu yaygın görüşe göre işlemcinin sunabileceğinden daha fazla, "sahte" bir sonuç elde edilmiyor; aksine işlemci daha fazla ve daha sıcak çalışıyor. Çünkü her üretici, satacağı ürünün en iyi durumdaki performansını reklam yapmak isteyecektir.

Son karar sizin...

Yazının devamı...

iPhone XS mi iPhone XR mı?

17 Eylül 2018

Apple'ın yeni iPhone'ları ortaya çıktı; şimdi akıllardaki soru şu: iPhone XS ile iPhone XR arasında ne fark var? Hangisini almak en mantıklısı? Açıkçası Türkiye fiyatları belli olduğunda her iki telefon da cepleri fena halde yakacak; buna şüphe yok. Bu yazı, daha çok iPhone'u yurt dışından almayı planlayanları hedefliyor; zira fiyatları da ABD'den baz alacağız. Öncelikle iPhone XR, iPhone XS'e göre çok daha makul bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bunda en başta fiyat faktörü önemli bir rol oynuyor. Zira iPhone XR, iPhone XS'e göre 250 dolar daha ucuz; elbette bu fark Türkiye'de daha yüksek olacak. iPhone XS'in ABD fiyatı 999 dolardan başlıyor; iPhone XR söz konusu olduğunda ise bu rakam 749 dolarda kalıyor. Bu fark önemli.


iPhone XR'ın iPhone XS'e göre sunduğu önemli avantajlardan biri de renk seçenekleri. XR söz konusu olduğunda siyah, beyaz, sarı, kırmızı, mavi dahil 6 farklı renk seçeneğine sahipsiniz. iPhone XS serisi söz konusu olduğunda ise uzay grisi, gümüş ve altın renk seçenekleri dışında bir opsiyonunuz bulunmuyor. 



Yazının devamı...

Instagram'da onaylı hesap isteyen?

29 Ağustos 2018

Instagram'da bazı profil hesaplarında mavi tik görüyoruz. Buna onaylı hesap deniyor. Daha çok tanınmış kişilerin kullandığı bu onaylı hesabı herkes kullanamıyor. Özellikle hesabı taklit edilmeye çok açık veya mağdur olabilme ihtimali olan hesaplar onaylı hesaba dönüşebiliyor. Peki Instagram onaylı hesaba geçişi nasıl yapıyor?

Bugüne kadar kullanıcıların doğrudan başvurmasının ötesinde Instagram, kendi kriterlerine bakarak otomatik olarak onaylı hesaba geçişi yapıyordu. Yani kullanıcılar bu konuda herhangi bir girişimde bulunmuyordu. Ancak Avustralya'da ilk olarak başlayan bir özellik, tüm dünyada yakında kullanıcılara sunuluyor. Yani artık sadece profil sayfanıza girip ayarlar kısmından onaylı hesap için 'başvuru'da bulunabiliyorsunuz. Ancak burada 'başvuru' kelimesinin altını çizmek gerek. Çünkü bu özellik her ne kadar kullanıcılara Ayarlar altında sunulacak olsa da, sonuçta 'başvuru'dan öte bir şey olmayacak. Yani siz başvuracaksınız; Instagram gerçekten hesabınızın mavi tik almasına gerek olup olmadığını kontrol edecek ve gerekli görürse bu talebinize olumlu dönüp sizi onaylı hesaba geçirecek.

Ancak Instagram'ın bu talebinize ne kadar sürede yanıt vereceği bilinmiyor. Bunu, özellik hayata geçtiğinde göreceğiz. Ancak olumlu ya da olumsuz mutlaka Instagram tarafından yanıt alacaksınız.

PEKİ ŞU AN ONAYLI HESAP ALMAK MÜMKÜN MÜ?

Instagram'ın bu konudaki açıklaması şöyle:

"Şu anda yalnızca bazı tanınmış kişilerin, ünlülerin ve markaların doğrulanmış simgeleri bulunmaktadır. Şimdilik doğrulanmış simgesi talep etmeniz veya satın almanız mümkün değildir. Hesabınızda doğrulanmış simgesi yoksa, insanlara kimliğinizin gerçek olduğunu bildirmenin başka yolları da vardır. Örneğin resmi internet sitenizde, Facebook sayfanızda veya Twitter hesabınızda Instagram profilinizin bağlantısına yer verebilirsiniz."

PEKİ YA FACEBOOK'TA ONAYLI HESABI OLUP DA INSTAGRAM'DA OLMAYANLARA NE OLACAK?

Instagram'ın bu konuda da bir açıklaması bulunuyor:

Yazının devamı...

Google geçmişini en kolay yoldan temizleyin!

6 Ağustos 2018

Ancak her şeye rağmen Google'ın arama geçmişinizi saklaması sizi tedirgin ediyorsa, aşağıdaki adımları takip ederek bu işlevi devre dışı bırakabilirsiniz.

Google, hesap ayarlarınıza ve oturum açmış olmanıza bağlı olarak, telefonda, tabletinizde ve bilgisayarda yaptığınız aramaların kaydını tutabiliyor. Bu veriler normalde kimseye gösterilmese de, parolanızı bilen biri aramalarınızı ve hatta Chrome kullanıyorsanız hangi sayfaları ziyaret ettiğinizi görebilir. Daha kötü bir senaryoyu ele alırsak, hesabınızın hack'lenmesi halinde tüm yaptıklarınız ortaya dökülebilir. Bu ise hem güvenlik, hem de gizlilik bakımından sorun yaşamanız demek.

Geçmiş aramaları, tarama geçmişinizi ve diğer türdeki etkinliklerinizi Google hesabınızdan silebilirsiniz. Bunun için Etkinliğim sayfasını ziyaret edin (oturum açmanız gerekebilir) ve Google arama geçmişini silmek için aşağıdaki yöntemlerden birini izleyin.

Öğeleri tek tek silme: Etkinliğim sayfasına gidin ve silmek istediğiniz öğeyi bulun. Bunun için arama veya filtreleri kullanabilirsiniz. Silmek istediğiniz öğenin üzerine gelip "üç nokta" üzerine dokunun ve Sil'e tıklayın. Gerekirse seçiminizi onaylayın.

Belirli bir güne veya döneme ait etkinliği silme: Etkinliğim sayfasına gidin ve Diğer üzerine tıklayın. Burada "Etkinlik silme ölçütü"nü seçin. Açılır menüden günü veya tarih aralığını belirleyin ve son olarak Sil'i seçin.

Her şeyi silme: Etkinliğim sayfasını açın ve sağ üstteki üç nokta düğmesi üzerine tıklayın, ardından "Etkinlik silme ölçütü" üzerine tıklayın. Şimdi "Tarihe göre sil" altında Aşağı ok'a tıklayın ve Tüm zamanlar'ı seçin. Son olarak Sil'i seçin ve gerekirse seçiminizi onaylayın.

Yazının devamı...

IGTV gerçekten de YouTube'a rakip mi?

22 Haziran 2018

Bu haliyle hayır. Instagram, video tüketiminin artmasıyla ihtiyacı karşılamak adına IGTV'yi ortaya çıkardı. Gayet mantıklı bir adım. Bir saate kadar video çekebiliyor, yan bir uygulama olan IGTV'yi Instagram'la bütünleşik olarak kullanabiliyoruz. Ancak IGTV'nin sınırları halen var elbette. Burada altını çizmek istediğim 1 saatlik süre değil elbette; 1 saat aslında gayet uzun bir süre. Ancak örneğin çekilen videoların zorunlu olarak dikey formatta olması biraz sıkıntılı bir durum.

Dikey video çekimi her zaman isteneni vermiyor; objektife her şeyi sığdıramıyorsunuz; etrafınızı ekrana gösterebilmek hayli zor oluyor. Instagram'ın bu desteği ilerleyen süreçlerde vermesi şart.

Diğer yandan uzun videoları kullanıcılar niye çeksin? Elbette burada akla reklam modeli geliyor. YouTube'un reklam modeli hayli başarılı ve Google'da yapılan aramalarda da rahatça ulaşılabiliyor. Peki IGTV'de her aradığımız videoya kolayca ulaşabilecek miyiz? Reklam modeli nasıl olacak? IGTV'de yayın yapan kullanıcılar bu işten nasıl para kazanacak?

Zamanla taşların yerine oturmasını bekliyoruz elbette; ancak IGTV bu haliye YouTube'a bir rakip olmaktan öte Snapchat'le yarışıyor desek daha doğru olur.

IGTV'yi Layout ve Boomerang gibi ayrı bir uygulama olarak App Store veya Google Play Store'dan indirebilirsiniz. Uygulamada kendi videolarınızı yüklemek için önce kanal açmanız gerekiyor; ancak üç adımlık basit bir işlem sadece.

Yazının devamı...

ABD sokaklarında elektrikli scooter çılgınlığı

9 Haziran 2018

Bird isimli elektrikli scooter şirketi gerçekten akıllıca bir iş yapmış. San Francisco ve Los Angeles sokaklarında her köşe başında bulabileceğiniz elektrikli scooter'ları uygulamaya dahil edip bir eko sistem yaratmış. Önce Bird isimli uygulamayı telefonunuza indiriyorsunuz. App Store üzerinden ücretsiz bulabilirsiniz. Ardından uygulama sizden ehliyet lisans numaranızı ve kredi kartı bilgilerinizi istiyor. Bu bilgileri doğru bir şekilde girdikten sonra geriye sadece herhangi bir noktada bulunan elektrikli scooter'ı bulup üzerinde yer alan barkoda telefonun kamerasını odaklıyorsunuz. Unlock yani kilidi aç yaptıktan sonra da scooter'a atlıyorsunuz ve şehirde herhangi bir noktaya gönül rahatlığıyla gidebiliyorsunuz. 

Scooter'la işiniz bittikten sonra da aynı şekilde telefondan Lock yani kilitle butonuna dokunup kaldırımda herhangi bir yerde scooter'ı bırakıp yolunuza devam edebiliyorsunuz. Hepsi bu!

Scooter'a binmenin maliyetine gelince... Dakikası sadece 15 cent. Bir arkadaşınızı Bird uygulamasını indirmesi için davet ederseniz 5 dakika boyunca bedava scooter'a binebiliyor. Scooter'ın batarya ömrünü de yine telefondan takip edebiliyorsunuz. Bataryası dolu scooter'ı seçmek önemli elbette, sonra yolda kalmak da var!

Ayrıca şarjı biten scooter'ları şarj etmek de ayrı bir iş ve aynı zamanda para kazandıran bir sistem! Scooter'ları evinde şarj eden kullanıcılar karşılığında cüzi bir ücret alıyor. Yani şarj sorununu da şirket böyle çözmeyi başarmış!

Yazının devamı...