"Selim Öztürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Selim Öztürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Selim Öztürk

Selim Öztürk

Otonom araçlar trafik için kabus mu olacak?

4 Şubat 2019

Tüm dünya, otonom araçların her açıdan pozitif olacağını düşünüyor. Fakat insanların davranışları sonucunda otonom araçlar trafik nedeni de olabilir. Yapılan bir çalışmaya göre, eğer sürücüler pahalı park ücretleri ödemek yerine otonom araçları belirli bir rota üzerinde sürekli gidip gelmesi için ayarlayabilir. Park ücretinden daha az bir yakıt masrafı çıkması için oldukça yaklaşık 10 km/s gibi bir sürat ile ilerlemesi gereken araç, bu sayede arkasında uzun kuyruklar oluşturabilir.

Bu yöntem teoride, New York, San Francisco gibi şehirlerin park ücretlerini ödemekten daha uyguna gelebiliyor.

Elektrikli bir otomobillerde ise durum trafik açısından daha kötü bir hâlde. Çünkü elektrik tüketimleri çok daha az olduğu için neredeyse 4 saat dolaştığında bile park ücretinden daha ucuza gelmiş olabiliyor.

Sürücüsüz otomobil demişken pek çok şirketin bu alana yatırım yapmak istediğini biliyoruz. Apple'ın Project Titan adı altında -henüz kabul etmese de- otonom araçlar üzerine çalıştığı düşünülüyor. Ancak şirketin geçtiğimiz günlerde bu projede yer alan 200 çalışanıyla yollarını ayırması, işlerin pek de Apple'ın istediği gibi gitmediğini ortaya koyuyor.

Sürücüsüz otomobillerle ilgili henüz yolun çok başındayız. Ancak bu araçları aramızda görmek sandığımız kadar kolay olmayacak.

Yazının devamı...

Senaryo yazan izleyici dönemi

16 Ocak 2019

Peki bu gerçekten kullanıcıyı ekrana nasıl bağlıyor? Oyuna olan bağımlılığı, inandırıcılığı artırıyor mu yoksa bizim için o kadar da önemli bir 'olay' değil mi?

Kesinlikle önemli. Öncelikle bize dayatılan bir hikayeyi oynamakla kalmıyor, bir karakterin nasıl davranması gerektiğini belirli seçenekler dahilinde biz belirliyoruz. Ki bu hiç göz ardı edilecek bir durum değil; çünkü farklı senaryoları görebilmek adına aynı oyunu 4 kez bitirdiğimi söyleyebilirim.

Ve oyunu her bitirdiğimde farklı bir sonla karşılaştım. Açıkçası 4 farklı oyun oynamış gibi hissettim. Gerçekten müthiş! QuanticDream'in ilk işi bu oyun değildi elbette; daha önce de Heavy Rain, Beyond Two Souls ve hatta Fahrenheit oyunlarının da altında bu şirketin imzası var ve yıllardır bu temada ilerliyorlar.

Peki ben aylar önce satışa çıkan bir oyundan örnek vererek yazıma neden başladım? Açıkçası Netflix'te son günlerde dikkat çeken bir yapım var: Black Mirror - Bandersnatch. Filmin bu kadar büyük bir ilgi uyandırmasında en büyük rolü oynayan etmen ise lügatımıza "Kendi Maceranı Kendin Seç" olarak geçen ve sonunun izleyicinin tercihleriyle belirlendiği bir anlatıya sahip olması.

BBC'de yer alan haberde Black Mirror: Bandersnatch'ın televizyonun tüketilmesi açısından büyük yenilikler getiren bir yapım mı yoksa büyük bir reklam stratejisi mi olduğu tartışılıyor.

Bandersnatch, "Kendi Maceranı Kendin Seç" anlatımına sahip, birden fazla tercih ortaya sunarak birden fazla sonla bitebilen bir kitap.

Yazının devamı...

Call of Duty küllerinden yeniden doğdu

24 Aralık 2018

Geçtiğimiz ay Black Ops 4'ün betasını inceledim ve genel olarak olumsuz şeyler yazdım. Gerçekten de oyundan pek bir umudum yoktu. Tek kişilik senaryonun eksikliği bir yana, multiplayer deneyiminin de farklı bir şey sunmaması ve her şeyden biraz alma çabası çok yavan ve sıkıcı gelmişti. Jenerik birbirini takip eden geçiştirme bir Call Of Duty oyunu ile karşı karşıya kalacağımızı düşünüyordum. Fakat hiçbirimiz bir ay içerisinde Treyach'ın bu kadar toparlayabileceğini düşünmüyorduk.

FPS'lerin en iyi tarafları 

Call Of Duty: Black Ops 4'ün betadaki en büyük problemi her şeyden biraz alma çabasıydı. Biraz Counter-Strike, biraz Overwatch gibi modern arcade FPS'ler ve tabii ki de Battle Royale. Oyunun betası bunların hepsini yeterli ama kendine has olmayan tarzda veriyordu. Oyunun tam sürümü ise gerçekten komple bir multiplayer FPS deneyimi sunmayı başarıyor. Devasa bir FPS kompleksine girdiğinizi hayal edebilirsiniz. En önemli şey de oyunun genel olarak eğlenceli akıcı olması. Call of Duty: Black Ops 4'ün üç ana multiplayer modu var. Bunları klasik CoD multiplayer'ı, Black Out ismindeki Battle Royale ve zombi modu olarak üçe ayırabiliriz. Üçünü de kendi içinde ayrı ayrı inceleyeceğim şimdi.


Yazının devamı...

Amazon'dan evlilik teklifine 'hayır'

11 Ekim 2018

Tüm bunları zaten biliyoruz; ancak sanal asistanlarla 'muhabbet'i daha öteye taşımaya çalışanlar da aramızda yok değil! Örneğin Siri'ye 'benimle evlenir misin' sorusunu yönelten azımsanmayacak sayıda kullanıcı bulunuyor. Siri, kibarca bunu reddediyor elbette; ancak Amazon'un Alexa'sının verdiği cevap gerçekten de duyanları şaşırtmaması mümkün değil!

Amazon'un sanal asistanı Alexa, gün geçtikçe büyüyen bir platform. Özellikle ABD'de geniş bir kullanım ağına sahip olan bu özel teknolojiyle içli dışlı olan bazı kullanıcılar, sadece 2017'de Amazon Alexa'a 'benimle evlenir misin' sorusunu yöneltiyor. Peki Amazon buna nasıl yanıt veriyor dersiniz?

Maalesef Alexa evlilik teklifi eden herkesi reddediyor. Bu soruyu soranlara verdiği yanıt ise kulağa epey tanıdık geliyor: "Biz ayrı dünyaların insanıyız, sen Dünya'da yaşıyorsun, bense 'bulut'ta."

Bu cevaptan farklı olanı duymak isteyenler tekrar tekrar aynı soruyu Alexa'ya yöneltiyor; ancak olumsuz yanıt değişmiyor elbette. Bu soruyu sorarken kullanıcılar eğlenceli yanıtlar duymayı istiyor ya da o an can sıkıntısından bunu yapıyor.

Sebebi ne olursa olsun, sanal asistanlar bir şekilde hayatımıza iyiden iyiye yerleşiyor ve birer sanal 'arkadaşımız' oluveriyorlar.

Yazının devamı...

Arabada dikkat dağınıklığını yok eden buluş

8 Ekim 2018

Trafik kazalarının meydana gelme nedenlerine baktığımızda yüzde 70 oranında uyku sersemliği dahil insan hatası büyük rol oynuyor. Yani kaza çoğunlukla araçtan değil, insan kaynaklı. Teknoloji de bu yönde çözüm bulmalı ki kaza oranlarında ciddi bir düşüş görebilelim. Bu kapsamda uzun süredir yeni bir proje üzerinde çalışan Fujitsu mühendisleri, insan hatası faktörünü hesap ederek özel bir teknoloji geliştirdi. Henüz satışta olmayan ve test aşamasında olan bu ürün işte bu konuda sürücüye yardımcı oluyor. 

Fujitsu, giyilebilir bir cihaz olan ve güvenli sürüşü destekleyen FUJITSU Drive Drowsiness Detector (DDD) sensörü geliştirmiş. Bu sensörlü cihaz sürücünün yorgunluğunu nabzı kontrol ederek belirliyor ve hem sürücüyü hem de araç filo yöneticisini bilgilendiriyor.


Fujitsu Drive Drowsiness Detector (DDD)’ün araç, otobüs ve taksi şoförlerinin, sürüş esnasında daha az dirençle kullanabilmeleri için kulak klipsi ile adapte edilmişt. Sürücüler kulak klipsi sensörünü taktığında, sensör sürücünün nabız bilgilerini toplamaya başlıyor. Cihaz nabız düştüğünde sürücüye titreşim gönderiyor; böylece dalgınlık söz konusu olduğunda bir uyandırma vazifesi görüyor.

Toplanan nabız bilgisi özel bir algoritma kullanılarak analiz ediliyor. Cihaz ve sürücüler arasındaki farklar nedeniyle toplanan verilerin dağılımı düzenleniyor. Cihaz, toplanan verilerden sürücünün yüksek derecede uyku sersemi olduğunu tespit ettiğinde, araçtaki cihazdan ya da telefondan titreşim şeklinde bir uyarı veriyor.

Bu şekilde bir durum olduğunda cihaz; bir filo yönetim sistemine bağlanarak, otobüs ve diğer taşımacılık şirketlerinde filo yöneticilerine veri gönderiyor.

Yazının devamı...

Telefonlarda performans hilesi mi yapılıyor?

30 Eylül 2018

Türkiye dahil dünya genelinde satışa sunulan telefonların sayısı gün geçtikçe artıyor. Telefon almak istediğimizde artık pek çok seçeneğimiz var. Biz de alım yaparken ya markaya, ya batarya ömrüne, ya kamerasına ya da tasarımına bakarak karar veriyoruz. Ve tüm bunların ışığında fiyat/performans karşılaştırması da yapmayı ihmal etmiyoruz. Ancak ortaya atılan bazı iddialar var ki telefon üreticilerinin performans ölçümlerinin üzerinde oynadığı konuşuluyor. Daha önce bu iddialarla anılan isimler Samsung, Oppo, Huawei ve HTC idi. Ancak bu saydığımız şirketler kesinlikle bu iddiaların doğru olmadığını savunuyor. 

Donanımhaber.com editörü Erdi Özüağ ise performans hilesi tartışmasına yeni bir boyut getirdi ve manipülasyon iddialarıyla ilgili Hürriyet'e şu açıklamaları yaptı: "Samsung, Apple ve Huawei hem en çok akıllı telefon satan markalar hem de kendi platformlarını geliştiren şirketler olarak yaptıkları her şey dikkat çekiyor. Yaptığım testler Huawei ve alt markası olan Honor'un üst seviye telefonlarında performans hilesi olduğunu gösterdi. Hile ifadesi önemli çünkü ortaya çıkana kadar böyle bir gizli modun olduğu şirket tarafından açıklanmamıştı."

Diğer yandan özellikle Huawei ve OPPO, kıyas uygulamaları açıldığında telefonlar normalde çalıştığından daha yüksek performansta çalışıyor böylece daha yüksek sonuçlar elde ediliyor. Bu durum her ne kadar hile olarak atfedilse de karşıt görüşler de var. Bu yaygın görüşe göre işlemcinin sunabileceğinden daha fazla, "sahte" bir sonuç elde edilmiyor; aksine işlemci daha fazla ve daha sıcak çalışıyor. Çünkü her üretici, satacağı ürünün en iyi durumdaki performansını reklam yapmak isteyecektir.

Son karar sizin...

Yazının devamı...

iPhone XS mi iPhone XR mı?

17 Eylül 2018

Apple'ın yeni iPhone'ları ortaya çıktı; şimdi akıllardaki soru şu: iPhone XS ile iPhone XR arasında ne fark var? Hangisini almak en mantıklısı? Açıkçası Türkiye fiyatları belli olduğunda her iki telefon da cepleri fena halde yakacak; buna şüphe yok. Bu yazı, daha çok iPhone'u yurt dışından almayı planlayanları hedefliyor; zira fiyatları da ABD'den baz alacağız. Öncelikle iPhone XR, iPhone XS'e göre çok daha makul bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bunda en başta fiyat faktörü önemli bir rol oynuyor. Zira iPhone XR, iPhone XS'e göre 250 dolar daha ucuz; elbette bu fark Türkiye'de daha yüksek olacak. iPhone XS'in ABD fiyatı 999 dolardan başlıyor; iPhone XR söz konusu olduğunda ise bu rakam 749 dolarda kalıyor. Bu fark önemli.


iPhone XR'ın iPhone XS'e göre sunduğu önemli avantajlardan biri de renk seçenekleri. XR söz konusu olduğunda siyah, beyaz, sarı, kırmızı, mavi dahil 6 farklı renk seçeneğine sahipsiniz. iPhone XS serisi söz konusu olduğunda ise uzay grisi, gümüş ve altın renk seçenekleri dışında bir opsiyonunuz bulunmuyor. 



Yazının devamı...

Instagram'da onaylı hesap isteyen?

29 Ağustos 2018

Instagram'da bazı profil hesaplarında mavi tik görüyoruz. Buna onaylı hesap deniyor. Daha çok tanınmış kişilerin kullandığı bu onaylı hesabı herkes kullanamıyor. Özellikle hesabı taklit edilmeye çok açık veya mağdur olabilme ihtimali olan hesaplar onaylı hesaba dönüşebiliyor. Peki Instagram onaylı hesaba geçişi nasıl yapıyor?

Bugüne kadar kullanıcıların doğrudan başvurmasının ötesinde Instagram, kendi kriterlerine bakarak otomatik olarak onaylı hesaba geçişi yapıyordu. Yani kullanıcılar bu konuda herhangi bir girişimde bulunmuyordu. Ancak Avustralya'da ilk olarak başlayan bir özellik, tüm dünyada yakında kullanıcılara sunuluyor. Yani artık sadece profil sayfanıza girip ayarlar kısmından onaylı hesap için 'başvuru'da bulunabiliyorsunuz. Ancak burada 'başvuru' kelimesinin altını çizmek gerek. Çünkü bu özellik her ne kadar kullanıcılara Ayarlar altında sunulacak olsa da, sonuçta 'başvuru'dan öte bir şey olmayacak. Yani siz başvuracaksınız; Instagram gerçekten hesabınızın mavi tik almasına gerek olup olmadığını kontrol edecek ve gerekli görürse bu talebinize olumlu dönüp sizi onaylı hesaba geçirecek.

Ancak Instagram'ın bu talebinize ne kadar sürede yanıt vereceği bilinmiyor. Bunu, özellik hayata geçtiğinde göreceğiz. Ancak olumlu ya da olumsuz mutlaka Instagram tarafından yanıt alacaksınız.

PEKİ ŞU AN ONAYLI HESAP ALMAK MÜMKÜN MÜ?

Instagram'ın bu konudaki açıklaması şöyle:

"Şu anda yalnızca bazı tanınmış kişilerin, ünlülerin ve markaların doğrulanmış simgeleri bulunmaktadır. Şimdilik doğrulanmış simgesi talep etmeniz veya satın almanız mümkün değildir. Hesabınızda doğrulanmış simgesi yoksa, insanlara kimliğinizin gerçek olduğunu bildirmenin başka yolları da vardır. Örneğin resmi internet sitenizde, Facebook sayfanızda veya Twitter hesabınızda Instagram profilinizin bağlantısına yer verebilirsiniz."

PEKİ YA FACEBOOK'TA ONAYLI HESABI OLUP DA INSTAGRAM'DA OLMAYANLARA NE OLACAK?

Instagram'ın bu konuda da bir açıklaması bulunuyor:

Yazının devamı...