"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Güçlü festivale güçlü sponsor

27 Haziran 2017

Önceki gün oturduğumuz kafede BBC’ye ayarlı televizyon Taksim’deki Onur Yürüyüşü’ne polisin plastik mermiyle saldırısını sürekli alt başlık olarak geçiyor.

Kahve filan içmeyi unutmuşum gözüm peş peşe dönen alt başlıkta.

Yanımda oturan İngiliz arkadaşıma gel de Onur Yürüyüşü’ne polis müdahalesini anlat.

Turizmcilerin kan ağladığı bir dönemde Türkiye’nin imajına esaslı bir darbe daha.

Yazının devamı...

Türkiye’nin tanıtımında iki kadının adı var

23 Haziran 2017

Bu soruna kim ne kadar, nasıl kafa yoruyor, ne gibi çözümler üretiyor bilmiyorum. Kesin bildiğim bir şey var o da şu:

Dünyanın en önemli iki trendi olan “iyi yaşam” ve “yeme içme” konularında iki Türk kadının adları geçiyor. Her ikisi Türkiye’nin tanıtımına, imajına müthiş katkı yapıyor.

Bu kadınlardan biri sıkça bu köşede adı geçen, Mardin’e ve bölgedeki kadın istihdamına büyük emeği geçen ünlü Cercis Murat Konağı’nın yaratıcısı Ebru Baybara Demir.

Diğeri dünyada 2014 yılından beri bir Küresel İyi Yaşam Günü” (Global Wellness Day) kutlanmasını sağlayan Aksoy Grup Yönetim Kurulu üyesi ve Richmond Otelleri Kreatif Direktörü Belgin Aksoy Berkin.

 

DÜNYADA 100 ÜLKE 4 BİN NOKTA

Bu yıl İstanbul’da Büyükçiftlik Parkı’nda çok sayıda kişinin katıldığı “Küresel İyi Yaşam Günü” dünyada 100 ülkede 4 bin noktada kutlanmış.

Yıllardan beri, her yıl başka bir ülkede düzenlenen iyi yaşam zirvelerine katılan

Yazının devamı...

Netaş Çinli ortak ile teknolojide uçacak

20 Haziran 2017

Endekste Türkiye açısından şu nokta önemli:

İnovasyonda bunca teşviğe rağmen Türkiye, endeksin inovasyon kategorisinde, 2014 yılında 56. Sırada iken,  2016-2017 endeksinde 15 basamak gerileyerek 71. sırada yerini bulmuş.

Endeskte “Teknolojik Hazırlık” ve “İş Dünyasının Yetkinliği” kategorilerinde de hatırı sayılı gerileme var.

Bu tabloyu görünce insan “4. Sanayi Devrimi’ni nasıl yakalayacağız” diye sormadan edemiyor.

Oysa Müjdat Altay ile sohbette, teknoloji adına ne umut verici gelişmeler duyduk.

Türkiye’nin en büyük sistem entegratör şirketinin geçmişte de teknoloji adına neler yaptığını da hatırladık.

Örneğin İTÜ Taşkışla’da, öğrencilere yönelik “Bilim Merkezi”ne öncülük.

Örneğin,

Yazının devamı...

Güneşi kucaklamaya hazır mısınız?

16 Haziran 2017

Güneş Anne”liği rafa kaldırdığımı sanıyordum meğer öyle değilmiş. Avrupa’da, İspanya’dan sonra ikinci büyük güneş ülkesi olan Türkiye’de “güneş enerjisine” inanmaktan hiç vazgeçmediğim geçenlerde çıktı ortaya..

Hafta başında Türkiye’de güneş enerjisine en büyük yatırımın açıklanacağı toplantıyı kaçırınca içime kurt düştü ve dün yatırımı yapan Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer’e ulaştım. Enerji sektöründe faaliyet gösteren Tunçmatik’in ikinci nesil patronu Mehmet Özer ile “Güneş Anne” günlerimden tanışıklığımız var. Dokuz yıl önce yaptığımız görüşmede, güneşe yatırım için dört gözle yasayı beklediklerini söylemişti.

O günden bu yana Türkiye’de ve dünyada çok şey değişti.

ABD ve Çin güneş enerjisine hızlı bir giriş yaparken, Türkiye’de 2012 yılında güneş yasası çıktı ve 2013 yılından yasanın önü açıldı.

Güneş enerjisindeki son gelişmelere değineceğim ama önce Mehmet Özer’in yatırımı.

Özer dünkü konuşmamızda “Güneş enerjisi için bugüne dek alınan en büyük krediyi, 73 milyon doları Aktif Bank’tan alarak 8 ilimizde güneş santralı kuruyoruz.” Türkiye güneşi geniş çapta kucaklamaya hazır.

Özer’in verdiği bilgiye göre, 73 milyon dolarlık kredinin tamamı 2017 sonunda yatırıma dönüşmüş olacak ve elektrik üretilmeye başlanacak. Güneş enerjisi santralları Kütahya, Muğla, Uşak, Afyon, Karaman, Elazığ, Ankara ve Mersin’de kurulacak. Bu 8 ilden yılda yaklaşık 123 milyon kWh elektrik enerjisi üretilecek. Bu rakam 41 bin hanenin bir yıllık enerji kullanımına denk geliyor. Santrallerden biri Akkuyu Nükleer Santralı’nın eli kulağında olduğu Mersin’de kuruluyor.

Keşke tüm

Yazının devamı...

Çinlilere zeytini sevdireceğiz

13 Haziran 2017

Prof. Canan Karatay’ın “her gün 30-40 tane yiyin” dediği zeytinin ne büyük nimet olduğunu bir kez daha hatırladık.

Balıkesir, Havran’daki 120 metrekarelik alanda, vaktinde İspanyolların “anahtar teslim” kurdukları tesiste Fora Zeytin tanıdığımız bir marka.

Uzun yıllar İş Bankası iştiraki olan Fora Zeytin 2014 yılında, aynı zamanda Billur Tuz’un sahibi olan sanayici Mehmet Mermer tarafından satın alınmış.

60 milyon liraya satın alınan tesise o günden bu yana 100 milyon liralık yatırım yapılmış.

Ayağımızda özel ayakkabılarla gezdiğimiz tesiste zeytinler boylarına göre ve hatta renklerine göre ayrılıyor.

Modern makinelerin yanı sıra el işçiliği de önemli.

Çarşıdan aldığınız içi kırmızı biberle dolu iri zeytinlerin her biri elle dolduruluyor örneğin.

Tesisi gezerken bize

Yazının devamı...

İstanbul turizmine can suyu: 50 milyon lira

10 Haziran 2017

Evde yazıya oturduğum sırada mesela, sokağımdaki ve arka sokağımdaki bina yıkımı nedeniyle pencereler kapalı.

Makinelerin çıkan uğultusundan telefonda konuşulmuyor.

Oysa birkaç saat önce müthiş bir İstanbul deneyimi yaşamışım.

İstanbul Rehberler Odası eski Başkanı Şerif Yenen ile birlikte Zeytinburnu, Kazlıçeşme, Yedikule’de Bizans dönemi kara surlarının peşine düşmüşüm.

Yüzyıllara meydan okumuş, Bizans döneminde imparatorların şehre girdikleri Porte Aurea’nın(Altın Kapı) maalesef sadece girişini görmüşüm.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u alıncaya kadar yaklaşık binyıl bu kapı İstanbul’un en önemli kapısı.

Has bir İstanbullu olup Altın Kapı’yı tanımıyorum çünkü ziyarete açık değil.

16-9 KULELERİNİN DİBİNDE

Yazının devamı...

2 bin 310 yaşındaki zeytin ağacına nasıl kıyacaksınız?

6 Haziran 2017

BM kararıyla 1972 yılından beri 5 Haziran’da kutlanan Çevre Günü, bu yıl dünyada Trump’ın çekildiği Paris İklim Anlaşması, bizde ise doğanın en büyük nimeti zeytin ağaçlarıyla ilgili hararetli tartışmaların sürdüğü günlere denk düştü.

Tartışmalardan çevreyi fazla konuşamadık yazık ki.

Biz konuşmasak da rakamlar bizim için konuşuyor.

Şöyle ki, bugünkü tüketim ve üretim modellerini koruduğumuz takdirde 2050 yılında üç gezegene daha ihtiyacımız olacak.

Sadece plastik tüketiminde rakamlar korkunç.

Arabadan, cep telefonlarına oyuncaklara kadar dünya ekonomisinin vazgeçilmezi olan plastiğin üretimi 2015 yılında 322 milyon tona ulaşmış.

2050 yılında dört katı olacak.

Her yıl okyanuslarda biriken plastik atığın miktarı

Yazının devamı...

İlk feminist kabine bakanının desteği

2 Haziran 2017

Zira Türkiye’de olduğu gibi, Avrupa’da akademi dünyasında cinsiyet eşitsizliği oldukça yaygın. Brüksel’in tarihi Solvay Kütüphanesi’ndeki konferansa geçmeden önce bazı rakamlar.Türkiye’de akademi dünyasında kadınların oranı yüzde 40 iken, kadın rektör oranı sadece yüzde 7. Avrupa’da ise kadın rektör ortalaması yüzde 20. Avrupa’da akademi dünyasında “cam tavan sendromu” olmadığını sanmayın.Brüksel’deki konferans sırasında akademik kariyerlerinde önleri kesilmek istenen kadın rektörlerin deneyimlerini dinledik. Örneğin, eğitim ve halk sağlığı alanlarındaki hizmetlerinden ötürü İngiltere Kraliçesi tarafından ödüllendirilmiş olan Prof. Dr. Pamela Gillies’e rektör adaylığından çekilmesi için baskı yapılmış.

“Yılmayın ve kendi yöntemlerinizle mücadele edin” diyor Prof. Gillies.Konferansın açılış konuşmasını yapan Prof. Sağlamer, İTÜ rektörlük yarışmasında 11 aday arasında tek kadın olduğunu ve en yüksek oyu olmasına rağmen atanmasına karşı çıkıldığını anlatıyor.“Karşı çıkanlar mühendis değil mimar olmamı gerekçe olarak öne sürdüler. Demirel’in desteği üzerine atandım” diyor. EWORA’nın konuşmacıları arasında İsveç Yüksek Eğitim ve Araştırma Bakanı Helene Hellmark Knuttson da var.

Kendisini “dünyadaki ilk feminist hükümetin” bakanı olarak tanımlayan Knuttson’a bakarsanız istihdamda eşitliği sağlamayı başarmış olan İsveç’in zayıf  noktalarından biri akademi.

Akademi dünyasında rektörlük seviyesinde kadın erkek eşitliği yüzde 27’de kalmış.Avrupa’nın ortalamasının üzerinde olmasına rağmen Knutsson “Bu durumdan mutlu değiliz. Kat edilecek uzun bir yol var” diye konuşuyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin en üst seviyelerde olduğu İsveç durumundan mutlu değilse biz ne diyeceğiz? Bu arada yeri gelmişken belirteyim, kabinede eşit sayıda kadın ve erkek bakanı sahip İsveç artık dünyanın tek feminist hükümetine sahip değil.

Fransa’da Macron da kabineyi kurarken kadın-erkek eşitliğini ön planda tuttu.

EWORA toplantısında iki şey dikkatimi çekti. Artık “Cinsiyet Eşitliği”nden ziyade “Cinsiyet Dengesi” kavramı öne çıkıyor. Nedenini sorduğumda “Cinsiyet Eşitliği bir insan hakları ve zaten olması gereken. Cinsiyet Dengesi eşitliğin ötesinde bir kavram.  Kadın ve erkek arasında her alanda dengeli bir dağılım sadece kadın için değil tüm toplum için daha iyidir” cevabını aldım.

İkinci dikkatimi çeken nokta

Yazının devamı...